İNSAN DAVRANIŞLARININ OLUŞMASI[KADER OLAYI]

  • 5 Cevap
  • 4230 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

İNSAN DAVRANIŞLARININ OLUŞMASI[KADER OLAYI]
« : 28 Ekim 2010, 12:34:34 ÖS 12 »
Ahlaki davranışların oluşması,doğrudan doğruya insanın özgürlüğü ve kader tartışmalarını ilgilendirmektedir.Esasen kuranda kader,kainatın Allah tarafından düzene koynulması anlamında kullanılır.insanın alın yazısı veya başına geleceklerin önceden Allah tarafından tayin edilmesi anlamında kader inancı ahli sünnette bir inanç esası olarak belirlenmiştir.bu sorun kuranda sarih olarak bir inanç esası olarak tayin edilmediği ve özü itibariyala da insanın davranış hürriyetini ilgilendirdiği ortadadır.
Bu konu hakkında geçmişten günümüze kadar olan görüşler üç tanedir ve bugörüşleri sıralayıp peşine KURANIN AYETLERİ İLE AMA KONU BAYAĞI UZUN OLSADA AYDINLATILMASINDA CEHD EDECEM İNŞAALAH...

GÖRÜŞLER,..1.CEBRİYE GÖRÜŞÜ..insanının davranış özgürlüğü yoktur.O rüzgarın sürüklediği bir yaprağa benzer.Hertürlü fiili Allah tarafından önceden belirlenmiştir.

2.MUTEZİLE..Allah insanın hiç bir fiilini belirlememiştir.İnsan tamamen hürdür,her kes kendi fiilini kendisi yapar.sorumluluk ve ahiretteki hesap için bu şarttır.

3.EHLİ SÜNNET..İnsan hürdür.Ahirette insanın sorumlu tutulması için bu zorunludur.Ancak inasanın ne yapacağını Allah önceden bilir,bildiği içinde belirlemiştir.
Ehli sünnetin itikat konusunda iki kanadı vardır. bunlar EŞARİLİK VE MATURADİLİK TİR.
Kader konusunda eşarilik cebriyeye,maturadilikte ise mutezileye daha yakındır.Ehli sünnete hakim görüş EŞARİLİĞİN görüşü olmuştur.islam tarihinde cebriye gibi bir meshebin doğmasını ve ehli sünnetten bir gurup alimin buna yakın bir çözüme kaymasını kolaylaştıran temel unsurlardan biri de,kuranda Allah ın insanla ilgili bazı olayları anlatırken,kendini mutlak fail olarak ifade etmesidir.ne varki kuran baştan sona dikkatle tetkik edilirse,bu ifadelerin kainat nizamındaki KADER gibi,birey olarak insanın ve toplumun uyduğu zorunlu yasaları [sünnetullah] anlattığı görülür.örneğin bir çok ayet Allah ın insanların kalplerini mühürlediğini veya dilediğini hidayete erdirdiğini,dilediğinide delalete sevk ettiğini söyler.Bu tip ifadeler,kuranın ana fikrinden kopuk olarak ve allahu alem,Allahın insan ilişkisinde KURANIN USLUBU [mecaz,sembolik anlatım,istiare,teşbih,deyimler vs] göz önünde bulundurulmadan lafzı olraka anlaşılırsa,KURANDAN CEBRİYECİ ANLAYIŞ rahatlıkla çıkartıla bilir.Halbuki ,bu ifadelerde Allahın kendi fiili olraka sahiplendiği şey,İNSANIN ÖZGÜR İRADESİYLE BAŞLAYAN VE SEBEP-NETİCE ilişkisiyle devam eden KANUNDUR.Allah kendi hikmeti,adeleti ve merhameti koyduğu kanunla İHLAL ETMEZ RAST GELE İŞ YAPMAZ.Bu anlamda KADER ,M.ikbalın dediği gibi,çizilmiş bir çizgi değil,Allah ile insanın ortaklaşa çizdikleri bir çizgi olarak ALGILANA BİLİR..

1.İNSANIN DAVRANIŞLARININ ALLAH TARAFINDAN BELİRLENMESİ.

Bu başlık altında islam tarihinde kaderciliğin doğmasına yol açtığı öne sürülen ançak yanlızca yanlış yorum neticesinde kaderci bir anlayışa sebebiyet verebilecek ifadeler içeren pasajlar ve kaderciliğe karşı çıkan ifadeler bir araya getirilmiştir yanlış anlaşılmış bulunan veya yanlış yorumlanmaya elverişli görünen yerlerde gerekli açıklamalar yapılmıştır Allah'ın insan davranışlarını önceden belirlediği şeklinde yorumlanan pasajlar bu konuyu Allahın gücü açısından ele alınmaktadır. Allah dilediğini yapar çünkü O insan ile kalbi arasına girmektedir ancak bu ntür pasajlar bir arada ve dikkatlice okunduğunda görülürki Allah gücünü bu yönde kullanmamış Ahlak alanını bireyin özgür tercihine bırakmıştır. KURAN BÜYÜK ÖLÇÜDE sıcak bir diyalogtur dolayısıyla Kuranda yer alan ifadelerin arkasında muhattabı etkileme, çözme,bağlama gibi temel amaçlar yatmaktadır. Bu diyalog yerleşik bir dini-kültürel ortamda gerçekleştiği için, kuranın uslubunda bu arka plana yönelik bir siyaset egemendir. Allaha bir çok ortakların koşulduğu uluhhuyetin parçalandığı bir ortamda Allahın gücünü ve mutlak uluhiyetin vurgulanması yolunda Allahın bütün olan bitenin (bu arada insan fiillerininde) gerçek paylı olduğunun söylenmiş olması bu siyasetin bir sonucudur. aşağıdaki pasajlar arasında içinde kadera kökünden türeyen kelimelerin ( kader,takdir vb) geçtiği pasajlara yer verilmemiştir.zira kuran da bu kelimeler Allah ın bir fiili olarak ,hep tabii (fizik) varlık alanına ilişkin belirlemelere taalluk etmektedir...

konularına göre kuran...prof dr.ömer öz soy
prof dr.ilhami güler


DEVAMI SADECE KURANIN BÜTÜNLÜĞÜ İÇERİSİNDE AYETLERLE (NUMARALARI) YAYINLANACAK İNŞAALLAH

Ynt: İNSAN DAVRANIŞLARININ OLUŞMASI[KADER OLAYI]
« Yanıtla #1 : 29 Ekim 2010, 11:20:05 ÖÖ 11 »
devamı...

ilk başta kuranın beyanında şu üç başlıkla konuyu açacaz inşaallah...

1.İnsan davranışlarınınAllah tarafından belirlenmesi hakkındaki ayetler.

2.İnsanın davranış özgürlüğü ve sorunluluğu.

3.Ahlaki davranışın oluşmasında çevrenin rölü..


1.İnsan davranışlarınınAllah tarafından belirlenmesi hakkındaki ayetler.


müddesir süresi.56.. Allah dilemedikçe onlar öğüt almazlar; takvanın sahibi (onu kabul etmeye ehil olan) O'dur, mağfiretin sahibi (bağışlamaya ehil olan da) O'dur.

tekvir süresi.29.
29- Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.

tin süresi,4,5,6.
4- Doğrusu, Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.
5- Sonra aşağıların aşağısına çevirdik.
6-Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir vardır.

yasin.süresi.7,8,9,10,11
7- Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar.
8- Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır.
9- Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler.
10- Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar.
11- Sen ancak, zikre (Kur'an'a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah')a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele.

fatır süresi.8.- Kötü olarak işledikleri kendisine çekici-süslü kılınıp da onu güzel gören mi (Allah Katında kabul görecek)? Artık şüphesiz Allah, dilediğini saptırır, dilediğini hidayete eriştirir. Öyleyse, onlara karşı nefsin hasretlere kapılıp gitmesin. Gerçekten Allah, yaptıklarını bilendir

enam süresi.148,149.ve 107
148- Şirk koşanlar diyecekler ki: "Allah dileseydi ne biz şirk koşardık, ne atalarımız ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de, Bizim zorlu-azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar. De ki: "Sizin yanınızda, bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak "zan ve tahminle yalan söylersiniz."
149- De ki: "En 'üstün ve apaçık' delil Allah'ındır. Eğer O dileseydi elbette tümünüzü hidayete yöneltip-iletirdi."

107.107- Eğer Allah dileseydi onlar şirk koşmazdı. Biz seni onlar üzerinde bir gözetleyici kılmadık; sen onlar üzerinde bir vekil değilsin.

zümer.19.
19- Azap sözü kendisi üzerinde hak olmuş kimse mi (onlarla bir tutulur)? Ateşte olanı artık sen mi kurtaracaksın?

bu konu BAŞLIĞI hakkındaki diğer ayetler ve numaraları..

zuhruf.20..
nahl.35..
secde.13
nisa.78.
enfal.24.
insan.29
hud.22,23
tevbe.51,77,115

not.konu şu başlıkta kuran ayetleri ile devam edecektir inşaallah


İNSAN DAVRANIŞ ÖZGÜRLÜĞÜ VE SORUMLULUĞU

Ynt: İNSAN DAVRANIŞLARININ OLUŞMASI[KADER OLAYI]
« Yanıtla #2 : 30 Ekim 2010, 04:09:43 ÖS 16 »
Allah razı olsun kardeş çok güzel bi çalışma...
Bu dünyası olmayan dinin, öteki dünyası da yoktur..!

Ynt: İNSAN DAVRANIŞLARININ OLUŞMASI[KADER OLAYI]
« Yanıtla #3 : 30 Ekim 2010, 05:08:20 ÖS 17 »
İNSAN DAVRANIŞ ÖZGÜRLÜĞÜ VE SORUMLULUĞU

Kurana göre insanoğlunun yeryüzündeki serüvenin nihai anlamı,onun denenmesidir.Ahlaki anlamda denenme zorunlu olarak özgür iradeyi ve fiillerin seçiminde ve icrasında hürriyeti gerektirir.Ahirette insanları sorumlu tutmanın,dolayısıyla onlara mükafat olarak cenneti ,ceza olarak cehennemi vermenin temeli budur.Aşağıdaki ayetler bu gerçeklere işaret etmektedir..

kalem süresi.7.- Elbette senin Rabbin, kimin Kendi yolundan şaşırıp-saptığını daha iyi bilendir; ve kimin hidayete erdiğini de daha iyi bilendir.

müddesir.38.Her nefis, kazandıklarına karşılık bir rehinedir.

leyl.5-,6,7,8,9,10.- Biz de onu kolay olan için başarılı kılacağız.
8- Kim de cimrilik eder, kendini müstağni görürse,
9- Ve en güzel olanı yalan sayarsa,
10- Biz de ona en zorlu olanı (azaba uğramasını) kolaylaştıracağız.

necm .38.39,40,41..
38- Doğrusu, hiçbir günahkar, bir başkasının günah yükünü yüklenmez.
39- Şüphesiz insana kendi emeğinden başkası yoktur.
40- Şüphesiz kendi emeği (veya çabası) görülecektir.
41- Sonra ona en eksiksiz karşılık verilecektir

şems.7-10..
7- Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene',
8- Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun).
9- Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur.
10- Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp-saran da elbette yıkıma uğramıştır.

tin.4,5,6,.
4- Doğrusu, Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.
5- Sonra aşağıların aşağısına çevirdik.
6-Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir vardır.

kıyamet.36.insan oğlu kendisini başıboş bırakılacağını mı sanır.

konu hakkındaki diğer ayetler, ve numaraları...

kaf ,17,18, zümer.41,51,7 müminun.62.
araf.172,173,174 mumin.58 secde.18
araf,42, fussilet.34,40,46 tur.21
fatır,18-22 şura,8,13,30, mülk.22
meryem..76 casiye.15,21, rum.41,44,45
isra..84. kehf.29
enam.104. nahl.34,104,106,107,108,109
sebe.25. bakara,286
enfal.53 ahzab.5,72,43, nisa.79
muhammed.14 rad.11 insan.3
teğabun.2, 11 saf.5..

not konu.AHLAKİ DAVRANIŞIN OLUŞMASINDA ÇEVRENİN ROLÜ başlığında ayetlerle devam edecektir inşaallah...

Ynt: İNSAN DAVRANIŞLARININ OLUŞMASI[KADER OLAYI]
« Yanıtla #4 : 30 Ekim 2010, 05:09:33 ÖS 17 »
Allah razı olsun kardeş çok güzel bi çalışma...


amin kardeş allah bütün müslümanlardan razı olsun ve ayaklarımızı vahiy yolunda sabit kılsın bize yardım etsin....

Ynt: İNSAN DAVRANIŞLARININ OLUŞMASI[KADER OLAYI]
« Yanıtla #5 : 01 Kasım 2010, 07:16:04 ÖS 19 »
KONUNUN DEVAMI...

AHLAKİ DAVRANIŞIN OLUŞMASINDA ÇEVRENİN ROLÜ

İnsan davranışlarının oluşmasında zorunlu bir olumsuz etken olarak şeytanın yanısıra,beşeri toplumsal çevrede ferdin ahlaki davranışlarının oluşumuna olumlu-olumsuz etki eden bir unsurolarak kabul edilmek durumundadır.Bu anlamda çevre şartları ile insan davranışları arasında nisbi bir determinizmden söz edilebilinir.Bundan dolayı Kuran ahlaki davranış konusunda bireyin özgür iradesine önem verdiği kadar,onu olumlu veya olumsuz yönde etkileyebilen toplumsal kültürel çevrenin öneminede dikkat çekmiştir.İnsanın manevi çevre şartlarını ıslah etme ve ahlaki bir toplum oluşturma yükümlülüğünde,insan toplumdan ve onun etkilerinden bağımsız düşünülemiyeceği temellendirilebilir...

konu hakkındaki ayetler...

NAS SÜRESİ.1-6..
1- De ki: İnsanların Rabbine sığınırım.
2- İnsanların malikine,
3- İnsanların (gerçek) İlahına;
4- 'Sinsice, kalplere vesvese ve şüphe düşürüp duran' vesvesecinin şerrinden.
5- Ki o, insanların göğüslerine vesvese verir (içlerine kuşku, kuruntu fısıldar);
6- Gerek cinlerden, gerekse insanlardan (olan her hannas'tan Allah'a sığınırım).

ARAF SÜRESİ.27,200,201,202.

27- Ey Ademoğulları, şeytan, anne ve babanızın çirkin yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini sıyırtarak, onları cennetten çıkardığı gibi sakın sizi de bir belaya uğratmasın. Çünkü o ve taraftarları, (kendilerini göremeyeceğiniz yerden) sizleri görmektedir. Biz gerçekten şeytanları, inanmayacakların dostları kıldık.

200- Eğer sana şeytandan yana bir kışkırtma (vesvese veya iğva) gelirse, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir.
201- (Allah'tan) Sakınanlara şeytandan bir vesvese eriştiğinde (önce) iyice düşünürler (Allah'ı zikredip-anarlar), sonra hemen bakarsın ki görüp bilmişlerdir.
202- (Şeytan'ın) Kardeşleri ise, onları sapıklığa sürüklerler, sonra peşlerini bırakmazlar

FATIR SÜRESİ.6.
6- Gerçek şu ki, şeytan sizin düşmanınızdır, öyleyse siz de onu düşman edinin. O, kendi grubunu, ancak çılgınca yanan ateşin halkından olmağa çağırır.

ENAM.68.
68- Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

FUSSİLET.25.
25- Biz onlara birtakım yakın-kimseleri 'kabuk gibi üzerlerine kaplattık,' onlar da, önlerinde ve arkalarında olanları kendilerine süslü gösterdiler. Cinlerden ve insanlardan kendilerinden önce gelip-geçmiş ümmetlerde (yürürlükte tutulan azap) sözü onların üzerine hak oldu. Çünkü onlar, hüsrana uğrayan kimselerdi.

BAKARA.268.
268- Şeytan, sizi fakirlikle korkutuyor ve size çirkin -hayasızlığı emrediyor. Allah ise, size Kendisi'nden bağışlama ve bol ihsan (fazl) vadediyor. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir.

ALİİMRAN.175.
175- İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Siz onlardan korkmayın, eğer mü'minlerseniz, Benden korkun

KONUNUN DİĞER AYETLERİ,

ahzab,67,68
nisa,97,98,99,140
nur.21