Her AN Bir Ayet...

  • 339 Cevap
  • 128382 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı TaLiA

  • *
  • 3017
Ynt: Her AN Bir Ayet...
« Yanıtla #300 : 14 Aralık 2012, 02:17:11 ÖÖ 02 »

*

Çevrimdışı Maveraî

  • Haymatlos..
  • *
  • 497
  • ﺃَﺳْﻠَﻤْﺖُ ﻟِﺮَﺏِّ اﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ
Ynt: Her AN Bir Ayet...
« Yanıtla #301 : 27 Ocak 2013, 12:38:32 ÖÖ 00 »
                                           Mezmur: Bölüm 1,1-6

«Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez. Günahkârların yolunda durmaz. Alaycıların arasında oturmaz.
Ancak zevkini Rabbin Yasası'ndan alır. Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.
Böylesi akarsu kıyılarına dikilmiş ağaca benzer. Meyvesini mevsiminde verir, Yaprağı hiç solmaz... Yaptığı her işi başarır.
Kötüler böyle değil, Rüzgarın savurduğu saman çöpüne benzerler.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.
Çünkü, Rab doğruların yolunu gözetir; Kötülerin yolu ise ölüme götürür...»



                                              Zebur: 145,1-21

«Ey Tanrım, ey Kral(Melik)! Seni yücelteceğim, Adını sonsuza dek öveceğim.
Rab, büyüktür. Yalnız O, övgüye yaraşıktır; akıl almaz büyüklüğüne.
Rab, lütufkar ve sevecendir. Tez öfkelenmez, sevgisi engindir.
Rab, herkese iyi davranır. Sevecenliği bütün yapıtlarını(yarattıklarını) kapsar... Senin krallığın sonsuz bir krallıktır. Egemenliğin kuşaklar boyunca sürer.
Rab, verdiği bütün sözleri tutar. Her davranışı sevgi doludur.
Rab, bütün davranışlarda adil, yaptığı bütün işlerde sevecendir.
Rab, kendini çağıran, içtenlikle çağıran herkese yakındır...
Rab, korur kendisini seven herkesi; yok eder kötülerin hepsini.
Rabbe övgüler sunsun ağzım! Bütün canlılar O'nun kutsal adına, sonsuza dek övgüler dizsin.»



                                                I. Krallar 2-3

Davud'un ölümü yaklaşınca, oğlu Süleyman'a şöyle vasiyet etmişti.
«Tanrı Rabbin, verdiği görevleri yerine getir! O'nun yollarında yürü ve Musa'nın yasasında yazıldığı gibi Tanrı'nın kurallarına, buyruklarına, ilkelerine ve öğütlerine uy ki; yaptığın her şeyde ve gittiğin her yerde başarılı olasın.»
Aynayım, bakanlar beni değil ancak kendini görür..

*

Çevrimdışı kutbay

  • *
  • 2553
    • İslami Düşünce Platformu
Ynt: Her AN Bir Ayet...
« Yanıtla #302 : 01 Şubat 2013, 06:28:08 ÖS 18 »
Eğer siz Allah’a güzel bir borç verirseniz,
Allah onu size, kat kat öder ve sizi bağışlar.
Allah, şükrün karşılığını verendir,
halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).
O, gaybı da görünen âlemi de bilendir,
mutlak güç sahibidir,
hüküm ve hikmet sahibidir.

Teğabun suresi 17-18
Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm

*

Çevrimdışı Maveraî

  • Haymatlos..
  • *
  • 497
  • ﺃَﺳْﻠَﻤْﺖُ ﻟِﺮَﺏِّ اﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ
Ynt: Her AN Bir Ayet...
« Yanıtla #303 : 02 Şubat 2013, 06:02:24 ÖÖ 06 »
                                      Matta: 1-4 Bölüm 6/Yoksullara Yardım

"Doğruluğunuzu insanların gözü önünde gösteriş amacıyla sergilemekten kaçının! Yoksa, Rabbiniz den ödül alamazsınız.

Bu nedenle, birisine sadaka verirken bunu borazan çaldırarak ilan etmeyin! İkiyüzlüler, insanların övgüsünü kazanmak için havralarda ve sokaklarda böyle yaparlar. Size doğrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini almışlardır..

Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin!

Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın.. Gizlice yapılanı gören Rabbiniz sizi ödüllendirecektir."



                                           Matta: 5-14/Dua (Luka 11: 2-4)

"Dua ettiğiniz zaman ikiyüzlüler gibi olmayın! Onlar, herkes kendilerini görsün diye havralarda ve caddelerin köşe başlarında dikilip dua etmekten zevk alırlar. Size doğrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini almışlardır..

Ama siz dua edeceğiniz zaman, iç odanıza çekilip kapıyı örtün ve gizlide olan Rabbinize dua edin! Gizlilik içinde yapılanı gören Rabbiniz sizi ödüllendirecektir.

Dua ettiğinizde, putperestler gibi boş sözler tekrarlayıp durmayın! Onlar söz kalabalığıyla seslerini duyurabileceklerini sanırlar...

Siz onlara benzemeyin! Çünkü Rabbiniz, nelere gereksinmeniz olduğunu siz daha O'ndan dilemeden önce bilir.

Bunun için siz şöyle dua edin: 'Rabbimiz, Adın kutsal kılınsın! (Adının yüceltilmesi: İlay-ı Kelimetullah)

Egemenliğin gelsin! Gökte olduğu gibi, yeryüzünde de Senin istediğin olsun!

Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver!

Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi, Sen de bizim suçlarımızı bağışla!

Ayartılmamıza izin verme! Bizi kötü olandan kurtar! Çünkü egemenlik, güç ve yücelik Sonsuzlara dek senindir.'

Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, Rabbiniz de sizin suçlarınızı bağışlar.''



                                                    Matta: 16-18/Oruç

 "Oruç* tuttuğunuz zaman, ikiyüzlüler gibi surat asmayın! Onlar, oruç tuttuklarını insanlara belli etmek için kendilerine perişan bir görünüm verirler. Size doğrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini almışlardır..

Siz, oruç tuttuğunuz zaman başınıza yağ sürüp, yüzünüzü yıkayın!...

Öyle ki, insanlara değil, gizlide olan Rabbinize oruçlu görünesiniz.... Gizlilik içinde yapılanı gören Rabbiniz sizi ödüllendirecektir!"



                         Matta: 19-24/Göksel Hazineler (Luka 12: 33-36; 16:13)

"Yeryüzünde kendinize hazineler biriktirmeyin! Burada güve ve pas onları yiyip bitirir, hırsızlar da girip çalarlar.

Bunun yerine kendinize gökte hazineler biriktirin! Orada, ne güve ne pas onları yiyip bitirir; ne de hırsızlar girip çalar...

Hazineniz neredeyse, yüreğiniz de orada olacaktır.

Bedenin ışığı gözdür. Gözünüz sağlamsa, bütün bedeniniz aydınlık olur...

Gözünüz bozuksa, bütün bedeniniz karanlık olur... Buna göre, içinizdeki 'ışık' karanlıksa, ne korkunçtur o karanlık!...

Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Allaha, hem de paraya kulluk edemezsiniz."



                                 Matta: 25-34/Kaygılanmayın (Luka 12: 22-31)

"Bu nedenle size şunu söylüyorum: 'Ne yiyip ne içeceğiz?' diye canınız için, 'Ne giyeceğiz?' diye bedeniniz için kaygılanmayın! Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemli değil mi?

Gökte uçan kuşlara bakın! Ne eker, ne biçer, ne de ambarlarda yiyecek biriktirirler... Rabbiniz yine de onları doyurur. Siz onlardan çok daha değerli değil misiniz?...

Hangi biriniz kaygılanmakla ömrünü bir anlık uzatabilir?...

Giyecek konusunda neden kaygılanıyorsunuz? Kır zambaklarının nasıl büyüdüğüne bakın! Ne çalışırlar, ne de iplik eğirirler...

Ama size şunu söyleyeyim, bütün görkemine karşın Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiş değildi.

Bugün var olup, yarın ocağa atılacak olan kır otunu böyle giydiren Allah'ın, sizi de giydireceği çok daha kesin değil mi, ey kıt imanlılar?

Öyleyse, 'Ne yiyeceğiz?' 'Ne içeceğiz?' ya da 'Ne giyeceğiz?' diyerek kaygılanmayın!...

Uluslar, hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Rabbiniz bütün bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.

Siz öncelikle O'nun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir...

O halde yarın için kaygılanmayın! Yarının kaygısı yarının olsun. Her günün derdi kendine yeter..."
Aynayım, bakanlar beni değil ancak kendini görür..

*

Çevrimdışı Maveraî

  • Haymatlos..
  • *
  • 497
  • ﺃَﺳْﻠَﻤْﺖُ ﻟِﺮَﺏِّ اﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ
Ynt: Her AN Bir Ayet...
« Yanıtla #304 : 15 Şubat 2013, 04:36:39 ÖÖ 04 »
                                      Matta: 1-6/Bölüm 7 (Luka 6: 37-38,41-42)

''Başkasını Yargılamayın!

Başkasını yargılamayın ki, siz de yargılanmayasınız.

Çünkü nasıl yargılarsanız öyle yargılanacaksınız. Hangi ölçekle verirseniz, aynı ölçekle alacaksınız.

Sen neden kardeşinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteği fark etmezsin?

Kendi gözünde mertek varken kardeşine nasıl, 'İzin ver, gözündeki çöpü çıkarayım' dersin?...

Seni ikiyüzlü! Önce kendi gözündeki merteği çıkar, o zaman kardeşinin gözündeki çöpü çıkarmak için daha iyi görürsün...

Kutsal olanı köpeklere vermeyin! İncilerinizi domuzların önüne atmayın! Yoksa bunları ayaklarıyla çiğnedikten sonra, dönüp sizi parçalayabilirler."



                                     Matta: 7-12/Allah'tan Dileyin (Luka 11: 9-13)

"Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır...

Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapı çalana açılır...

Hanginiz kendisinden ekmek isteyen oğluna(evladına) taş verir?

Ya da balık isterse yılan verir?

Sizler kötü yürekli olduğunuz halde çocuklarınıza güzel armağanlar vermeyi biliyorsanız, Rabbinizin, kendisinden dileyenlere güzel armağanlar vereceği çok daha kesin değil mi?

İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın.... Çünkü Kutsal Yasa'nın ve peygamberlerin söylediği budur."



                                   Matta: 13-14/Dar Kapı, Geniş Kapı (Luka 13: 24)

"Dar kapıdan girin... Çünkü yıkıma götüren kapı geniş ve yol enlidir... Bu kapıdan girenler çoktur.

Oysa, yaşama götüren kapı dar; yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır...."



                         Matta: 15-23/Ağaç ve Meyvesi (Matta 12: 33-35; Luka 6: 43-44)

"Sahte peygamberlerden sakının! Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır.

Onları meyvelerinden tanıyacaksınız... Dikenli bitkilerden üzüm, deve dikenlerinden incir toplanabilir mi?

Bunun gibi; her iyi ağaç iyi meyve verir, kötü ağaç ise kötü meyve verir...

İyi ağaç kötü meyve, kötü ağaç da iyi meyve veremez...

İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.

Böylece sahte peygamberleri meyvelerinden tanıyacaksınız.

Bana, 'Ey Öğretmen, Ey Öğretmen! diye seslenen herkes Göklerin Egemenliği'ne girmeyecek... Ancak Rabbimin isteğini yerine getiren girecektir....

O gün birçokları bana diyecek ki: 'Ey Öğretmen, Ey Öğretmen! Biz senin adınla peygamberlik(elçilik=tebliğ) etmedik mi? Senin adınla hastaları iyileştirmedik mi? Senin adınla birçok iş yapmadık mı?'

O zaman ben de onlara açıkça: 'Sizi hiç tanımadım, uzak durun benden, ey kötülük yapanlar!' diyeceğim."



                              Matta: 24-29/Sağlam Temel, Çürük Temel (Luka 6: 47-49)

"İşte bu sözlerimi duyup uygulayan herkes, evini kaya üzerine kuran akıllı adama benzer.

Yağmur yağar, seller basar, yeller eser, eve saldırır; ama ev yıkılmaz... Çünkü kaya üzerine kurulmuştur.

Bu sözlerimi duyup da uygulamayan herkes, evini kum üzerine kuran budala adama benzer.

Yağmur yağar, seller basar, yeller eser, evi sarsar. Ev yıkılır; yıkılışı da korkunç olur...

İsa konuşmasını bitirince, halk O'nun öğretişine şaşıp kaldı.

Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu....''
Aynayım, bakanlar beni değil ancak kendini görür..

*

Çevrimdışı Maveraî

  • Haymatlos..
  • *
  • 497
  • ﺃَﺳْﻠَﻤْﺖُ ﻟِﺮَﺏِّ اﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ
Ynt: Her AN Bir Ayet...
« Yanıtla #305 : 19 Şubat 2013, 03:56:29 ÖÖ 03 »
Matta: 1-4 Bölüm 8/İsa Bir Cüzzamlıyı İyileştiriyor (Matta 1: 40-45; Luka 5: 12-16)

''İsa dağdan inince büyük bir kalabalık O'nun ardından gitti.

Bu sırada cüzzamlı (hastalıklı) bir adam yaklaşıp, 'Ey Öğretmen, istersen beni temiz kılabilirsin' diyerek O'nun ayaklarına kapandı.

İsa elini uzatıp adama dokundu, 'İsterim, temiz ol!' dedi. Adam anında cüzzamdan temizlendi.

Sonra İsa adama, 'Sakın kimseye bir şey söyleme!' dedi. 'Git, kâhine* görün ve cüzzamdan temizlendiğini herkese kanıtlamak için Musa'nın buyurduğu sunuyu(10-1=9 emir buyruğunu tebliğ et) sun.''



                   Matta: 18-20/İsa'yı İzlemenin Bedeli (Luka 9: 57-62)

''İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.

O sırada din bilginlerinden* biri O'na yaklaşıp, 'Öğretmenim' dedi. 'Nereye gidersen, senin ardından geleceğim.'

İsa ona, 'Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlu'nun* başını yaslayacak bir yeri yok' dedi...''



Matta: 9-13 Bölüm 9/Matta'nın Öğrencilere Katılması (Matta 2: 13-17; Luka 5: 27-32)

''İsa oradan geçerken, vergi toplama yerinde oturan birini gördü. Matta adındaki bu adama, 'Ardımdan gel' dedi. Adam da kalkıp İsa'nın ardından gitti.

Sonra İsa, Matta'nın evinde sofrada otururken, birçok vergi görevlisiyle* günahkâr gelip O'nunla ve öğrencileriyle birlikte sofraya oturdu.

Bunu gören Ferisiler, İsa'nın öğrencilerine, 'Sizin öğretmeniniz neden vergi görevlileri ve günahkârlarla birlikte yemek yiyor?' diye sordular.

İsa bunu duyunca şöyle dedi: 'Sağlamların değil, hastaların hekime ihtiyacı var...

Gidin de, <Ben kurban değil, merhamet isterim....> sözünün anlamını öğrenin. Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim...''



                       Matta: 27-34/İki Körle Bir Dilsizin İyileştirilmesi

''İsa oradan ayrılırken iki kör, 'Ey Davut Oğlu, halimize acı!' diye feryat ederek O'nun ardından gittiler.

İsa eve girince körler yanına geldi. Onlara, 'İstediğinizi yapabileceğime inanıyor musunuz?' diye sordu. Körler, 'İnanıyoruz(iman/teslimiyet), Ey Öğretmen!' dediler.

Bunun üzerine İsa körlerin(gözleri perdelenmişlerin) gözlerine dokunarak, 'İmanınıza göre olsun!' dedi...

Ve adamların gözleri açıldı(Hakka davet, hidayetlerine vesile oluş ile gözün görmesi) İsa, 'Sakın kimse bunu bilmesin' diyerek onları sıkı sıkı uyardı.

Onlar ise çıkıp İsa'yla ilgili haberi bütün bölgeye yaydılar.

Adamlar çıkarken İsa'ya dilsiz bir hasta(kitap nedir, iman nedir bilmeyen şaşkın kişi) getirdiler.

İsa adamı iyileştirince, adamın dili çözüldü(belagat gücü, hikmetli sözü aktarabilme yetisi). Halk hayret içinde, 'İsrail'de böylesi hiç görülmemiştir' diyordu.

Ferisiler ise, 'Hastaları, cinlerin önderinin gücüyle kovuyor' diyorlardı.''



                                  Matta: 35-38/Ürün Bol, İşçi Az

''İsa bütün kent ve köyleri dolaşarak havralarda öğretiyor, Rabbin* Müjdesi'ni duyuruyor, her hastalığı, her illeti iyileştiriyordu...

Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar...

O zaman İsa öğrencilerine, 'Ürün bol, ama işçi az' dedi...

'Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin....''
Aynayım, bakanlar beni değil ancak kendini görür..

*

Çevrimdışı vesâir

  • ****
  • 680
  • I'm muslim don't panic
    • vesair
Ynt: Her AN Bir Ayet...
« Yanıtla #306 : 27 Şubat 2013, 10:45:44 ÖS 22 »
Gözler O'nu idrak edemez ama O , gözleri idrak eder. O, en gizli şeyleri bilendir,(her şeyden) hakkıyla haberdar olandır En'am/103
"HAK İLE MEŞGUL OLMAZSAN ,BATIL SENİ İŞGAL EDER"

*

Çevrimdışı Maveraî

  • Haymatlos..
  • *
  • 497
  • ﺃَﺳْﻠَﻤْﺖُ ﻟِﺮَﺏِّ اﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ
Ynt: Her AN Bir Ayet...
« Yanıtla #307 : 02 Mart 2013, 06:06:39 ÖÖ 06 »

Matta: 5-15 Bölüm 10/İsa On İki Elçisini Göreve Gönderiyor (Matta 3: 13-19; 6: 7-13; Luka 6: 12-16; 9: 1-6)

''İsa Onikiler'i şu buyrukla halkın arasına gönderdi:
Öteki ulusların arasına girmeyin... Samiriyeliler'in kentlerine de uğramayın!

Bunun yerine, İsrail halkının yitik koyunlarına gidin!...

Gittiğiniz her yerde Rabbin hükümranlığının yaklaştığını duyurun.

Hastaları iyileştirin, ölüleri diriltin, cüzzamlıları* temiz kılın, cinleri kovun! Karşılıksız aldınız, karşılıksız verin!...

Kuşağınıza altın, gümüş, ya da bakır para koymayın!...

Yolculuk için ne torba, ne yedek mintan, ne çarık, ne de değnek alın. Çünkü işçi yiyeceğini hak eder...

Hangi kent ya da köye girerseniz, orada saygıdeğer birini arayın ve ayrılıncaya dek onunla kalın!...

Onun evine girerken, evdekilere esenlik dileyin!...

Eğer evdekiler buna layıksa, dilediğiniz esenlik üzerlerinde kalsın; layık değillerse, size geri dönsün....

Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrılırken, ayaklarınızın tozunu silkin...

Size doğrusunu söyleyeyim, yargı günü o kentin hali Sodom'la Gomore bölgesinin halinden beter olacaktır."


 
Matta: 16-25/Gelecekteki Sıkıntılar (Matta 13: 9-13; Luka 21: 12-17)

"İşte, sizi koyunlar gibi kurtların arasına gönderiyorum. Yılan gibi zeki, güvercin gibi saf olun.

İnsanlardan sakının!... Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar!!!!....

Benden ötürü valilerin, kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara ve uluslara tanıklık edeceksiniz.

Sizleri mahkemeye verdiklerinde, neyi nasıl söyleyeceğinizi düşünerek kaygılanmayın! Ne söyleyeceğiniz o anda size bildirilecek....

Çünkü konuşan siz değil, Rab’binizin Cebraille gönderdiği doğrular olacak....

Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babaya başkaldırıp onları öldürtecek.

Benim adımdan ötürü herkes sizden nefret edecek. Ama sonuna kadar dayanan kurtulacaktır...

Bir kentte size zulmettikleri zaman ötekine kaçın (hicret)... Size doğrusunu söyleyeyim, İnsanoğlu* gelinceye dek İsrail'in bütün kentlerini dolaşmış olmayacaksınız.

Öğrenci öğretmeninden, köle efendisinden üstün değildir.

Öğrencinin öğretmeni gibi, kölenin de efendisi gibi olması yeterlidir. İnsanlar evin efendisine Baalzevul (şeytan) derlerse, ev halkına neler demezler!"



Matta: 26-33/Kimden Korkmalı (Luka 12: 2-9)

"Bu yüzden onlardan korkmayın! Çünkü örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur....

Size karanlıkta söylediklerimi, siz gün ışığında söyleyin! Kulağınıza fısıldananı, damlardan duyurun!

Bedeni öldüren, ama canı öldüremeyenlerden korkmayın! Canı da, bedeni de cehennemde mahvedebilen Rab'den korkun!...

İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Rabbin izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez...

Size gelince, başınızdaki bütün saçlar bile sayılıdır...

Onun için korkmayın, siz birçok serçeden daha değerlisiniz...

İnsanların önünde beni açıkça kabul eden herkesi, ben de Allah’ın önünde açıkça kabul edeceğim....

İnsanların önünde beni inkâr edeni, ben de Allah’ın önünde inkâr edeceğim....''



Matta: 37-42/İsa'ya Layık Olmak (Matta 9: 41; Luka 12: 51-53; 14: 26-27)

''Annesini ya da babasını beni sevdiğinden çok seven bana layık değildir. Oğlunu ya da kızını beni sevdiğinden çok seven bana layık değildir...

Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir...

Canını kurtaran onu yitirecek. Canını benim uğruma yitiren ise onu kurtaracaktır....

Sizi kabul eden beni kabul etmiş olur. Beni kabul eden de beni göndereni kabul etmiş olur....

Bir peygamberi, peygamber olduğu için kabul eden, peygambere yaraşan bir ödül alacaktır... Doğru birini doğru olduğu için kabul eden, doğru kişiye yaraşan bir ödül alacaktır...

Bu sıradan kişilerden birine, öğrencim olduğu için bir bardak soğuk su bile veren, size doğrusunu söyleyeyim, ödülsüz kalmayacaktır."
Aynayım, bakanlar beni değil ancak kendini görür..

*

Çevrimdışı Maveraî

  • Haymatlos..
  • *
  • 497
  • ﺃَﺳْﻠَﻤْﺖُ ﻟِﺮَﺏِّ اﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ
Ynt: Her AN Bir Ayet...
« Yanıtla #308 : 17 Mart 2013, 04:57:59 ÖS 16 »
                
Matta: 1-19 Bölüm 11/İsa ve Vaftizci Yahya (Luka 7: 18-35)

''İsa, on iki öğrencisine bu buyrukları verdikten sonra onların kentlerinde öğretmek ve Tanrı sözünü duyurmak üzere oradan ayrıldı.

Tutuk-evinde bulunan Yahya, Mesih'in yaptığı işleri duyunca, O'na gönderdiği öğrencileri aracılığıyla şunu sordu: 'Gelecek Olan Sen misin, yoksa başkasını mı bekleyelim?'

İsa onlara şöyle karşılık verdi: 'Gidin, işitip gördüklerinizi Yahya'ya bildirin.

Körlerin gözleri açılıyor, kötürümler yürüyor, cüzzamlılar temiz kılınıyor, sağırlar işitiyor, ölüler diriliyor ve Müjde yoksullara duyuruluyor...

Benden ötürü sendeleyip düşmeyene ne mutlu!....'

Yahya'nın öğrencileri ayrılırken İsa halka Yahya'dan söz etmeye başladı. 'Çöle ne görmeye gittiniz?' dedi. 'Rüzgarda sallanan bir kamış mı?

Söyleyin, ne görmeye gittiniz? Pahalı giysiler giymiş bir adam mı? Oysa pahalı giysi giyenler, kral saraylarında bulunur.

Öyleyse ne görmeye gittiniz? Bir peygamber mi? Evet! Size şunu söyleyeyim, gördüğünüz kişi peygamberden de üstündür...(üstün bir peygamberdir)

-İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacak- diye yazılmış olan sözler onunla ilgilidir.

Size doğrusunu söyleyeyim, kadından doğanlar arasında (o dönem içinde doğan) Vaftizci (suya batırmak=yıkamak=arındırmak) Yahya'dan daha üstün biri çıkmamıştır...

Vaftizci Yahya'nın ortaya çıktığı günden bu yana, zorlu kişiler onu ele geçirmeye çalışıyor*fx*.  *Göklerin hükümranlığı zorlanıyor...*

Yahya'ya dek bütün peygamberlerle Kutsal Yasa, olacakları önceden bildirdiler....

Eğer bunu kabul etmek isterseniz, gelecek olan İlyas odur.

Kulağı olan, işitsin!....

Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Çarşı meydanlarında oturup arkadaşlarına, -Size kaval çaldık, oynamadınız; Ağıt yaktık, dövünmediniz- diye seslenen çocuklara benziyorlar...

Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona -cinli- diyorlar...'

Mesih* geldiği zaman yiyip içti. Bu kez de diyorlar ki; -Şu obur adama bakın! Vergi görevlileri* ve günahkârlarla dost oldu!- Ne var ki bilgelik, ortaya koyduğu işlerle doğrulanır..."



Matta: 25-30/Yorgunlara Müjde (Luka 10: 21-22)

''İsa bundan sonra şöyle dedi: Yerin ve göğün Rabbi! Bu gerçekleri bilge ve akıllı kişilerden gizleyip (bilginler, ruhbanlar=kodamanlar) küçük çocuklara (masum, fıtratı bozulmamışlar) açtığın için sana şükrederim.

Evet Rab, senin isteğin buydu....

Rabbim her şeyi bana teslim etti. Oğul'u, Baba'dan başka kimse tanımaz. Baba'yı da Oğul'dan ve Oğul'un O'nu tanıtmak istediği kişilerden başkası tanımaz... (*)

Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar! Bana gelin, ben size rahat veririm...

Boyunduruğumu yüklenin, benden öğrenin... Çünkü ben yumuşak huylu, alçak-gönüllüyüm. Böylece canlarınız rahata kavuşur...

Boyunduruğumu taşımak kolay, yüküm hafiftir..."



(*)İşaretli ayette tasvir ve teşbih yapılmıştır; Mushaf'larda yapılagelen sıkça rastladığımız üzre. Mecazi olarak kullanılan bu kavram 'içeriği ya cehalet nedeniyle bilinmediğinden, yahut kasti olarak yapılıp' Hristiyan inancında vücut bulan şirki inancı tezahür ettirmiştir. Oysaki İsa Resul tarafından kullanılan Rab; Sahip, Efendi ve Terbiye ediciliği, sorumluluğu yönüyle 'Baba' sıfatını da ihtiva eder. Arapçada evin annesi/hanımına; 'Rabbetü'l Beyt: Evin Rabbi' denmesi gibi. Buradan yola çıkarak, kavramları "doğru olarak anlamayınca, idrak etmeden, sorgulamadan, üzerinde tefekkür edip kısmi de olsa bir araştırma yapmadan" içi boşaltılmış ve yanlış olarak, tam tersi şekilde doldurulmuş(yaratılış itibarı ile fıtrat boşluk kabul etmez) uygunsuz kullanım yorumlamalarla okuduğumuzda, akabinde oluşan algının ne kadar vahim sonuçlara sebebiyet verebileceğini görüyor ve anlıyoruz.
Aynayım, bakanlar beni değil ancak kendini görür..

Ynt: Her AN Bir Ayet...
« Yanıtla #309 : 18 Mart 2013, 03:00:51 ÖS 15 »
"Eğer mü’minlerden iki taife çarpışacak olursa; aralarını düzeltin. Şayet biri diğeri üzerine saldırırsa; saldıranlarla Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar savaşın. Eğer dönerlerse; artık adaletle aralarını bulun ve adil davranın. Şüphesiz ki Allah; adil davrananları sever."

(Hucurat/9)
Bu dünyası olmayan dinin, öteki dünyası da yoktur..!

Ynt: Her AN Bir Ayet...
« Yanıtla #310 : 20 Nisan 2013, 01:55:56 ÖÖ 01 »
"Biz ise, o yerde güçsüz düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve onları vâris kılmak istiyorduk."

(Kasas/5)
Bu dünyası olmayan dinin, öteki dünyası da yoktur..!

Ynt: Her AN Bir Ayet...
« Yanıtla #311 : 02 Mayıs 2013, 12:31:42 ÖS 12 »
"İman edenlere, vakti gelmedi mi ki, kalbleri Allah’ın zikrine ve inen Kur’an’a saygı ile yumuşasın; ve bundan önce kendilerine kitab verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçib de kalbleri katılaşmış ve çoğu fıska dalmış bulunanlar gibi olmasınlar."

(Hadid/16)
Bu dünyası olmayan dinin, öteki dünyası da yoktur..!

Ynt: Her AN Bir Ayet...
« Yanıtla #312 : 16 Ağustos 2013, 12:04:28 ÖS 12 »
•   (Tevbe Suresi), 14. Ayet
Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü'min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

•   (Tevbe Suresi), 29. Ayet
Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslam'ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın.

•   (Tevbe Suresi), 36. Ayet
Şüphesiz Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu Allah'ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allah'a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekûn savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekûn savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.

•   (Tevbe Suresi), 123. Ayet
Ey iman edenler! Kafirlerden (öncelikle) yakınınızda olanlarla savaşın ve sizde bir sertlik bulsunlar. Bilin ki Allah kendisine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.

Muhammedün beşerun veleyse ke'l-beşeri, Bel hüve yâkûtetün ve'n-nâsü ke'l-haceri

Ynt: Her AN Bir Ayet...
« Yanıtla #313 : 28 Mayıs 2014, 12:39:32 ÖS 12 »
Eğer kendisiyle dağların yürütüldüğü, yerin parçalandığı veya ölülerin konuşturulduğu bir Kur'an olsaydı (yine bu Kur'an olurdu). Hayır, emrin tümü Allah'ındır. İman edenler hâlâ anlamadılar mı ki, eğer Allah dilemiş olsaydı, insanların tümünü hidayete erdirmiş olurdu. İnkâr edenler, Allah'ın va'di gelinceye kadar, yaptıkları dolayısıyla ya başlarına çetin bir bela çatacak veya yurtlarının yakınına inecek. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez. (Veya miadını şaşırmaz.)  RA'D 31

Ynt: Her AN Bir Ayet...
« Yanıtla #314 : 18 Haziran 2014, 12:40:03 ÖS 12 »



İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp da O’na ortak koşanlar vardır.

Onları, Allah’ı severcesine severler. Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir.

Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah’ın olduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi!



Bakara suresi  165


++



İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler,

“Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar.

Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir.

Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.



Zümer suresi 3


Muhammedün beşerun veleyse ke'l-beşeri, Bel hüve yâkûtetün ve'n-nâsü ke'l-haceri