YASİN 6. VE SECDE 3. AYETLERİNİN YORUMU

  • 17 Cevap
  • 15477 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ynt: YASİN 6. VE SECDE 3. AYETLERİNİN YORUMU
« Yanıtla #15 : 12 Şubat 2010, 04:34:58 ÖS 16 »
Alıntı
Bende Esenlikler diliyorum Abdulhamit kardeşim, güzel bir diaolog oldu benim için.Ayrıca üye olduğum ama sürekli yazmadığım bu foruma da, bu vesile ile iki kelam etme imkanımız oldu, sanalda dolanırken eskilerden beni düşündüren bir ayetin konu edildiğini görünce yazamadan edemedim, tüm foruma esenllikler diliyorum, genel itibari ile sakin ve huzurlu bir yere benziyor,

Mutlu kalın,

Evet sayenizde güzel bir diyaloğumuz oldu. Ama ben hala din hakkındaki düşüncenizi net olarak öğrenmiş değilim. İsterseniz bu diyaloğumuzu karşılıklı bilgi çerçevesinde sürdürelim.

Bir önceki pasajınızda KURAN 2010 insanına hitap etmez onları hedef almıyor demiştiniz ve

Alıntı
1400 yıldır aynı sözleri söyleyen bir ilah tasavvuru, yaratıcılığı sınırlanmış, tarihlenmiş bir ilahtan farksızdır, varlık işlevi ile beraber vardır, ve her an o bir iştedir.

DEMİŞTİNİZ.

Kur'an'ın muhammed'e el-ilah tarafından indirildiğine inanıyorum, SÖZLERİ DE SİZE AİTTİR.

YAŞANTINIZDA REHBER OLAN NEDİR ? KURANIN VAHİY SÖZLERİNİ UYGULUYOR MUSUNUZ YOKSA BU SÖZLER 1400 YIL ÖNCEKİ İNSAN TOPLULUĞUNA SÖYLENMİŞ SÖZLERDİR BENİ VE BU ZAMAN İNSANINI  BAĞLAMAZ MI DİYORSUNUZ.

SAYGILAR






Ynt: YASİN 6. VE SECDE 3. AYETLERİNİN YORUMU
« Yanıtla #16 : 13 Şubat 2010, 02:40:27 ÖS 14 »
Selamlar Sevgili Abdulhamit Kardeşim,

Yeryüzündeki tüm diller insanın yabancı dilidir,

Seslere, sözlere verilen anlamlar gerkeçlikleri ile anlaşılır,

Suratı asık adam gerçeği, üzgün, sad kelimelerinin ruh'udur,

İçerdeki acı suratı asılan adamın ruh'udur,

Esma ruh'un can bulmuş halidir,

Mimikler ruh'un ete kemiğe bürünmüş halidir,

Ruh'u olmayanların da esmaları zandır,

Kur'an tarihin belirli bir döneminde, belirli bir coğrafyada yaşan insanlara sunulan bir esmadır,

Taşınması gereken O'nun yazıları, ifadeleri, teklifleri, sözleri, sesler, cümleleri değil Ruh'u dur,

Şu anda islam dünyası denilen, hanifi, kurancısı, islamcısı, vesair cümlesi, 1400 senedir taşınan cümlelerden, sembollerden(durumların, duyguların sembolü olan kelimeler,sesler vs), anlam çıkarmaya çalışan ve kağıttan, mürekkepten anlam çıkartmaya çalışan mantığın içinde düşmüş durumda malesef,

"hoppp" nidası, uçurumun kenarında duran adama yapılan bu çağrı koltuklarında oturan adamlar tarafından, yazıya dökülmüş halde muhattap edilirse, "p"lerin sayısından anlamlar çıkarma derdi ile, "p" harfi sayısı kadar gruplaşma ve kutuplaşmalarla ya da bilimkurgu senaryoları ile katledilmiştir,

Yazıya aktarılan her söz eksiktir,

Göz ile söz ile söyleneni kalem ile mürekkep ile kalıcı kılmak mesajı budamıştır,

İsimlerden ruh elde etmeye çalışmak ancak hayatın doğal akışına aykırıdır,

Kur'an mushafını okurken Allah ile konuşmazsınız,

Muhammed döneminde yaşasaydınız konuştuğunuz Muhammed olurdu,

Bu dönemde konuştuğunuz da ancak O'nun hikayesini anlatan insanlardır,

Geçen bir kardeşe papatya falından bahsetmiştim bir şarkıda geçiyordu,

Papatyanın tüm yapraklarını atmış bir tane kalmış ve o da seviyor çıkmış,

Aradan yüzyıllar geçmiş, insanlar bu yaprağı numune kılmışlar ve papatya falı bakmaya çalışan her aşığa dur bu işe kalkışma zaten bakılmışı var al seviyor....

Kur'an Muhammed'in döneminde kavmi ile ilgili baktığı bir papatya falıdır,

Eğer O'nun yaptığı gibi bir iş yapmak niyetindeyseniz, yapmanız gereken döneminizde bahçenizde yetişen papatya'yı kullanmanızdır,

Yaprakları atarken izlediğiniz yol dininizdir, rastgele mi atıyorsunuz, denetleyerek deneyerek sorgulayarak mı atıyorsunuz, attıkları gibi mi atıyorsunuz, atmanızı istedikleri gibi mi atıyorsunuz, işte dininiz budur,

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sözü değerli kılan nedir?

Söyleyen, söylenen, söyleme şekli, muhtevası ve söylediği şey ile söylenen şeyin uyumu ?

Adaleti tesis edecek her iş el-ilah'ın emridir, iyliği tesis edecek her söz el-ilah'ın sözüdür,

Daha önce söylenen sözleri uygulayacağınız ortamlar yaratmak değil, var olan ortama daha önce söylenen ve daha sonra söylenecek sözlerin hedefini gerçekleştirecek, ruh'unu yansıtacak sözler sunmak,

Birader, bruder, brother, bremen dört farklı söz,

Ama tek bir gerçeklik,

İncil, Kur'an, Tevrat, Anamın Öğüdü, Babamın Göz Yaşı, Son Baharda Dökülen Yapraklar,

Kelimeler değişir ketebeler değişmez, yazılanlar değişir yazgı değişmez, el-kitaptan inenler değişir ama el-kitap değişmez,

Yağmur ve vahiy ilişkisi üzerinde biraz daha düşünmekde fayda görüyorum,

Hangi bölgeye hangi tip yağmur yağar, hangi ortama hangi tip vahiy iner, yağmur nereyi ıslatır vahiy nereye dokunur,

Abdulhamit Kardeşim, Benim sözlerim buraya kadar anlayış göstereceğini düşünüyorum, genel hatları ile kendimi ifade ettiğime inanıyorum, bu vesile ile tanışmamızdan ve dialogumuzun güzelliğinden memnun oldum, umarım ilerleyen dönemlerde farklı başlıklar altında dialogumuz sürer,
Esen kalın

Muhabbetlerimle





Ynt: YASİN 6. VE SECDE 3. AYETLERİNİN YORUMU
« Yanıtla #17 : 15 Şubat 2010, 05:03:07 ÖS 17 »
Sevgili Malik bin nebi  Kardeşim,

 Sözlerinizi pek açık ifade etmemekle birlikte ne söylemek istediğinizi neyi anlatmak istediğinizi nihayet anladım.

 Pek güzel veciz ve edebi sözlerle konuşuyorsunuz. Daha net ve açık cümleler kullanarak ne demek istediğinizi anlatabilirdiniz. Ancak Söz söyleme sanatı her zaman etkileyicidir
 
Alıntı
Kur'an tarihin belirli bir döneminde, belirli bir coğrafyada yaşan insanlara sunulan bir esmadır,

Taşınması gereken O'nun yazıları, ifadeleri, teklifleri, sözleri, sesler, cümleleri değil Ruh'u dur,

HALBUKİ BAKIN BEN NE DEMİŞTİM.

Alıntı
Abdulhamit
Kur'an'ın muhammed'e el-ilah tarafından indirildiğine inanıyorum, SÖZLERİ DE SİZE AİTTİR.

YAŞANTINIZDA REHBER OLAN NEDİR ? KURANIN VAHİY SÖZLERİNİ UYGULUYOR MUSUNUZ YOKSA BU SÖZLER 1400 YIL ÖNCEKİ İNSAN TOPLULUĞUNA SÖYLENMİŞ SÖZLERDİR BENİ VE BU ZAMAN İNSANINI  BAĞLAMAZ MI DİYORSUNUZ.

Kur'an'ın muhammed'e el-ilah tarafından indirildiğine inandıktan sonra taşınması gereken elbette ruhudur. Peki bu ruh ( bu mana )  kendini ne ile ifade edecek ?

Allahın sözleri ile değil midir ? Ruhu anlamlı kılan Allahın sözlerinden bir başkası olabilir mi ?

Kuran belirli bir döneme mahsustur. İçindeki yazılar ve teklifler bu zaman insanını bağlamaz demeniz , Kuran sonrası,  Günümüz ve gelecekteki insan toplulukları  için de yeni yeni ilahi vahiylerin ( Kitapların ) gönderilmesi anlamına gelmez mi ? Eğer bu düşünceniz Allah tarafından doğrulanıyorsa neden önceki toplumlara vahiy ( Kitap gönderildi de ) ondan sonrası neden kesildi demeniz gerekmez mi ?

Bakara 38. Onlara dedik ki: Hepiniz oradan inin. Benden size bir hidayet (Doğru yolu gösteren bir rehber; peygamber ve kitap. ) eriştiğinde, kim Benim hidayetime uyarsa, ne bir korku vardır onlara, ne de mahzun olurlar.

Taha  123. Onlara hitaben buyurdu ki: Kiminiz kiminize düşman olarak cennetten yere ininiz. Sonra ne zaman Benden bir rehber gelir de, kim ona tâbi olursa, artık o ne yolu şaşırır, ne de bedbaht olur. *

  BU SÖZLERİ SÖYLEYEN ALLAH ANCAK BELLİ BİR ZAMANDAN SONRA ( Hangi zaman ?)  SİZİ REHBERSİZ , KİTAPSIZ BIRAKACAĞIM ANLAMINDA MI SÖYLEMİŞTİR ?

Hicr 9 : Şüphe yok ki Kur'ân'ı biz indirdik ve şüphe yok ki onu mutlaka koruyacağız.

NEREYE KADAR KORUYACAK ?
ve NİÇİN KORUYACAK ?

EĞER KURAN SADECE O DÖNEM İNSANINA  HİTAP İSE YUKARIDAKİ SORULARI SORMANIZ VE CEVABIN VERİLMESİ KAÇINILMAZ OLACAK ?

Hâlık Teâlâ, insanı, hayattaki işlerini yürütmesi için sadece kendi aklına bırakmamıştır. Çünkü iyilik veya kötülük kişilere göre değişebilmektedir. Birine göre iyi olan bir şey, başkasına göre kötü olabilir. Gerçek iyiliğin ortaya konması ancak ilahi ölçülere  hareket etmekle mümkün olur. İyiliği ve kötülüğü belirleyen insanın aklı değil, Allahû Teâlâ gönderdiği şeraittir. Bu bir realitedir.ve zaruridir.

 Elbette ki, insan aklının ortak bir değer yargısı vardır ve vicdan. Bunlar sizin bahsettiğiniz gibi ninenizin sözleri de olabilir bir başkasının da  hatta sizin.

Kuran evrenseldir! ve her dönem insan içindir.

 İŞTE AYETLERLE İSPATI
 
FURKAN 1: Âlemlere (Bütün insanlara ve cinlere ) uyarıcı olarak Kur’anı kuluna indiren [Allah’ın şânı] ne yücedir.)

Biz seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı  olarak gönderdik; ama insanların çoğu [bu gerçeği] bilmez.) [Sebe 23] GERÇEKTEN DE İNSANLARIN ÇOĞU BU GERÇEĞİ BİLMİYOR

Şu âyette de net bir şekilde Kur'ân'ın evrenselliği vurgulanmıştır: "Kur'ân, başka değil, sadece bütün insanlar için bir derstir, evrensel bir mesajdır" (Yusuf sûresi, 12/104).

PEK BEĞENDİĞİM SÖZLERİNİZLE YAZIMI BİTİRİYORUM

Sözü değerli kılan nedir?

Söyleyen, söylenen, söyleme şekli, muhtevası ve söylediği şey ile söylenen şeyin uyumu ?

Adaleti tesis edecek her iş el-ilah'ın emridir, iyliği tesis edecek her söz el-ilah'ın sözüdür,

ESENLİKLER DİLERİM