KURAN VE SÜNNETE GÖRE ŞARKI,MÜZİK DİNLEMEK

  • 11 Cevap
  • 10032 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

KURAN VE SÜNNETE GÖRE ŞARKI,MÜZİK DİNLEMEK
« : 13 Ocak 2010, 03:27:44 ÖS 15 »


KİTAB VE SÜNNET’E GÖRE

ŞARKI, TÜRKÜ MÜZİK

Hamd; ancak Allah’a mahsustur. Salât-ü selâm; Rasûlullah’ın, O’nun A’li ve Ashab’ının ve de Kıyamet’e kadar onların yoluna ittiba edenlerin üzerine olsun...

Allah’ın kullarını saptırmada ve O’nun yolundan kaydırmada Şeytanın kullandığı araçların başında müzik ve türevleri olan şarkılar, türküler vb. gelmektedir. Müzik, İnsanın dili ve kalbinde meydana getirdiği kötü etkilerden dolayı Allah’ın Kitab’ının dinlenilmesine bir set olmaktadır. Böylece Kuran’da bildirilen şeylere karşı bir gaflet meydana gelir ve şeytanın yolu açılmış, Rahmanın yoluna engel konulmuş olur.

Müzik, İnsanı gaflete sevk ederek, namazla kâim olan ve erişilen tüm güzelliklerin aksi etkiler doğurur. Namazın kötülük ve aşırılıktan menetmesine karşın, müzik bunlara yol açar. Müziği kendinden bir parça haline getiren bir kimse, bu haliyle Allah Azze ve Celle’nin hoşnut olacağı yola asla ulaşamaz.

İnsanların beyinlerini kontrol altına almada müziğin büyük bir etkisi vardır. Yahudi, Hıristiyan ve diğer işbirlikçilerinden müteşekkil Şeytan orduları, uluslararası iletişim ağını ellerine geçirerek korkunç bir şekilde nefisleri tahrik edici unsurları kullanmaya başladılar. Bunun için kadın erkek şarkıcılardan bir ordu tesis ettiler. Allah Azze celle’nin, hakkında hiçbir hüküm indirmediği bu fiillerini içki ve maddeyle pekiştirdiler. Ancak bundan sonra halkları İslama karşı birtakım hedeflere hizmet eder bir hale getirebildiler. Genç kızlarımızı insan görünüşlü kurtların pençesine düşüren nice şarkıların varlığı bir vakıadır. İslam vahdetinden uzaklaştıran, İslam’ı karalayan ırkçı yada yöresel gazellerin, “ilhâdi’ (ateist) düşüncenin yayılmasında çok etkisi olmuştur...

Bu sebeplerden dolayı, sizlere faydalı olabilmek amacıyla genel olarak Kur-’ân ve Sünnete, hususan âlimlerin görüşlerine göre müziği ve hükmünü açıklayan bu risaleyi hazırladık. Yüce Allah’tan hatalarımızı düzeltip affetmesini, bizi rüşde erdirmesini, gönlümüz ve kalbimizdeki perdeleri hakkı görmemiz için kaldırmasını, duymayan kulaklarımızı açmasını ve bizi dosdoğru yoluna iletmesini istiyoruz. Şüphesiz, O buna Kâdirdir.

Şarkı nedir: Birtakım duyguları tahrik kastıyla, seslice bir ritim takip edilmek suretiyle okunan şiir ya da nesire şarkı denir. Çalgı aletleri eşliğinde olabileceği gibi, alet yardımı olmaksızın da söylenebilir.

Müzik nedir: Yunan asıllı (fr. musique; lat. musica; yun. musike’den) bir kelime olan müzik, Ud, keman, davul, ney, darbuka vb. âletlerle yapılan sanat dallarının tümüne verilen addır.

Alimler müzik, şarkı ve türküleri sevkettiği unsurlardan dolayı çeşitli terimlerle adlandırmışlar, “boş söz (lehv); hevâ, batıl, yalan söz (zûr); ıslık (mükâ); alkış (tasdiye); zinâ davetçisi (rukiyyetü’zzinâ); şeytan sesi (savtu’ş-şeytân); nifak yeşerten (münbitu’n-nifak)” gibi isimleri onu tarif etmek için kullanmışlardır.

Müziğin özellikleri ve zararları kısaca şunlardır:


Haramlara teşvik eder ve onları güzel gösterir.


Fıskı, fücuru ve azgınlığı emreder.


Nefsi şehevi fiillere iter.


İnsanın adalet ve mürüvvetini giderir.


Kalbi meşgul ederek Allah’ın zikrinden alıkor.


Kalbi karartarak iyilik ve kötülüğü ayırt edemez bir hale getirir.


Şeytani hal ve fiillere güç vererek kötü işlerin yolunu açar.


İnsanın sözlü ifade yeteneğini azaltır, zihni boş ve faydasız şeylerle meşgul eder.

Hüküm açısından, teğanni çeşitleri Şarkı ve türküler, mübah ya da haram olmak üzere hüküm açısından ikiye ayrılır:

Mübah teğanniler: Çalgı aletleriyle eşlik edilmeksizin sadece bir nâmeyle ve seslice ardarda söylenen sözlerdir. Ancak, bunun mübah olması için bazı şartlar vardır:


Muhtevasında: İçkiye, kadına teşvik, İslam ve Müslümanlarla alay etmek, kafirleri övmek gibi İslama aykırı sözler bulunmamalı.


Erkeklerin görmemesi için yeterli önlemler alınmış olsa da, erkeklerin duyma ihtimali varsa eğer, bülûğ çağına ermiş bir kadın tarafından söylenmemeli.


Farzların edasını engellememeli, sonuçta buna sevk etmemeli.


Aşırılığa gidilmemelidir.

Mübah Olan Teğanni Çeşitleri:

1- İş ve çalışma sırasında: İş esnasında sıkıntıyı azaltmak, bıkkınlığı gidermek ve azmi artırmak için söylenen ilahiler, marşlar ve güzel nağmeler.

2- Savaş kasidesi ve nağmeler. Mücahidleri teşvik etmek için söylenir.

3- Beşikteki çocuğu sakinleştirmek için annenin söylediği ezgi ve ninniler.

4- Kadınların düğün, sünnet merasimleri ve bayramlarda alet kullanmadan ya da yalnız zilsiz tef kullanarak söyledikleri ezgi ve dizeler. Ancak bu durumda, tefden başka çalgı aletinin olmamasına, erkeklerin değil kadınların çalmasına, tefin kenarlarında zil bulunmamasına, ayrıca aşırılığa giderek bu ruhsatın aşılmamasına dikkat edilme zorunluluğu vardır.

Haraın teğanniler:

Yukarıdaki şartları taşımayan her tür melodi, ezgi, şarkı ve türkü çeşidi bu gruba dahildir.

Çalgı aleti eşliğinde söylenen her nevi ezgi, şarkı ve türkü haram olan gruba girer. Dolayısıyla bunlar, farzın edasını engelleyen; İslam’a aykırı sözler ihtiva eden; kadının erkeğe hitaben söylediği, içkiye, fuhşa çağıran; harama götüren; ehl-i fücûrun besteleyip söylediği haram sınıftan olup kesinlikle caiz değildir. Bunların tümü Allah’ı anmaktan alı koyar ve insanın yaratılış gayesi oları Allah’a kulluktan tamamen uzaklaştırır.

KUR’AN’DAN DELİLLER

Birinci ayet: ×İnsanlardan öyleleri var ki, herhangi bir ilmi delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra da onunla alay etmek için boş sözü (“lehve’l-hadîs”i) satın alır. İşte onlara rüsvay edici bir azap vardır.Ø(Lokman, 6)

Abdulah b. Mesud Radıyallahu Anh’a, “lehve’l hadis”in ne olduğu sorulduğunda, “Allah’a andolsun ki, bu çalgıdır’ diye cevap verdi ve bunu üç kere tekrarladı. Sahabenin önde gelenlerinden İbni Abbas, İbni Ömer ve Cabir b. Abdullah Radıyallahu Anhum da “lehve’1-hadîs”in şarkı olduğunu söylemişlerdir. (İbn Kesir, Taberi)

Tefsir usûlünde, Sahâbi sözü ve icma ettikleri takdirde Tâbiin sözünün de delil kabul edildiği bilinen bir kuraldır. Bu ayetle ilgili olarak da Sahâbe ve Tâbiin’in tamamı, aksi hiçbir görüş olmaksızın “lehve’l-hadîs”i müzik olarak tefsir etmiştir.

İkinci ayet: ×Allah, (Şeytana “defol) git” dedi. Onlardan kim sana uyarsa, iyi bilin ki, Cehennem hepinizin cezasıdır. Mükemmel ve tam bir cezai Onlardan gücünün yettiği kimseleri sesinle (davetinle) yerinden oynat (şaşırt): Süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ, mallarına ve evlatlarına ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun. (Onları oyala dur.) Şeytan insanları aldatmadan başka bir vaadde bulunmaz. Şurası muhakkak ki, benim (ihlaslı) kullarım üzerinde senin hiçbir ağırlığın (hakimiyetin) olmayacaktır. (Onları) koruyucu olarak Rabb’in yeter.Ø (isra-63/65)

Tabiin’den olan müfessirlerin imamı Mücahid Rahmetullahi Aleyh, bu ayetteki “sesinle’ (“bi-savtike’) ifadesiyle ilgili olarak; “bu; şarkı, müzik, çalgı aletleri, boş ve batıl sözlerdir” demiştir. Dahhâk b. Mezâhim de, “çalgı aletlerinin sesidir” demiştir. (Kurtubi 10/288)

Üçüncü ayet: תimdi siz bu söze -Kur-’ân’ a- mı şaşırıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz ve siz habersizce eğleniyorsunuz?Ø (Necm- 59/61)

İbni Abbâs Radıyallahu Anhüms ayetteki “eğleniyorsunuz” ifadesinin şarkı olduğunu söylemiştir. Zira Yemen lehçesinde, bizi eğlendir (Esmid lenâ) denildiğinde, bize şarkı söyle (“ğanni lena) anlamı kastedilir. Mücâhid Rahmetullahi Aleyh de buradaki ifadenin anlamının, şarkı olduğunu söylemiştir. Aynı şekilde Yemenliler, falan eğlendi (“semede fülân) dedikleri zaman, (“ğanne fülân) falanın şarkı söylediğini anlatmak isterler. (İğasetü’l-Lehfan.1/258)

Dördüncü ayet: ×Onların (müşriklerin), Beytullah yanındaki duaları da ıslık çalmak ve alkıştan başka bir şey değildir.Ø (Enfal, 35)

Islık çalmak (mükâ), alkış (tasdiye); nağme ve tempo tutmak gibi davranışlardır.

SÜNNET’TEN DELİLLER


“Yemin ederim ki, ümmetimden bir topluluk gelecek; zinayı, içkiyi, ipek elbiseyi ve çalgı aletlerini helal sayacaktır.” (Buhari)

Hadisin metninde yer alan “el-meâzif”, bütün çalgı aletlerini ve onlarla eğlenceyi de kapsayan, bu anlamda geniş bir ifade alanı olan bir kelimedir. Siyer kitaplarında hakkında genişçe yer verildiği üzere bu, Rasûlullah (S.A.V.)’in az sözle çok şey ifâde etme (“cevâmiu’l-kelim”) vasfındandır.


“Rabbim Azze ve celle bana içkiyi, kumarı, “kûbe”yi ve şarkı söyleyen kadınları haram kıldı.” (Sahih, İmam Ahmed, 1/274)


“Kûbe”: -Maalesef onsuz neredeyse hiçbir teğanninin olmadığı- darbukadır.


“Bu ümmet içerisinde zillet, zulüm ve çöküntü olacak”. Müslümanlardan biri, “bunlar ne zaman olacak” diye sordu. Rasûlullah (S.A.V.) “içki içilip, kadın oynatıldığı, çalgı aletleriyle şarkı söylenip eğlenildiği zaman diye cevap verdi.” (Tirmizi)


“Ümmetimden bazı insanlar, içkiye başka isimler vererek içerler. Şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleriyle başlan iner kalkar. Allah, onları yerin dibine batırır da domuzlar ve maymunlar kılar.” (İbni Mace)


“İki ses mel’undur. -Bunlar- nimet anında çalgı sesi, musibet anında vahlama sesidir.-” (Silsületü ehâdisi’s-sahiha”, 427)


“Ümmetimden bir kısım insanlar aşağılanacak, zillete düşüp zulme uğrayacaklardır”. Sahabeler sordu: “Yâ Rasulallah! Bunlar, Lâ ilâhe İllallah şehâdetinde bulunacaklar mı?” Efendimiz (S.A.V.) şöyle cevap verdi, “Evet, ama, o zaman içki içilecek, çalgı aletleri çalınacak, ipek elbiseler giyilecek”. (Hasen, İbni Ebi Şeybe, 5/164)


“Rasûlullah (S.A.V.) çalgı aletleriyle para kazanmayı yasakladı.” (sahih, El-Beğavi;”şeru’s-sünne”8/22)


İbni Ömer Radıyallahu Anh’ın kölesi Nâfi anlatıyor: İbni Ömer’in peşinden gidiyordum. Kaval çalmakta olan bir çobana rastladık. İbni Ömer hemen ellerini kulaklarına tıkayarak yürümesini hızlandırdı ve bana “Ey Nâfi! Bir şey duyuyor musun?” dedi. Ben de, hayır dedim. Bunun üzerine ellerini kulaklarından çekerek şöyle dedi: “Bir gün Rasulullah (S.A.V.) ile beraberdim. O da bunun gibi bir şey işitince böyle yapmıştı.” (Ebu Davud) Müfessir Kurtubi Rahmetullahi Aleyh, İbni Ömer’den bu rivayeti naklettikten sonra şöyle diyor: “Böyle bir ses karşısında bile onlar bu tür bir tavır takınıyorlarsa, çağımız şarkı ve çalgı aletleri karşısında durum ne olur?! ..”


Rasûlullah (S.A.V.) “Zil Şeytanın çalgısıdır” demiştir.(Müslim). Bir başka rivayet de, “Köpek ve zilin bulunduğu yere melekler girmez” şeklindedir. (Müslim)

Bir zil, meleklerin nefret etmelerine sebep oluyorsa, insanda her türlü his ve duyguyu uyandırıp harekete geçiren çağdaş elektronik müzik aletleri karşısındaki durum ne olur acaba?!.. Bunun tahribatını varın siz düşünün...


“İnsanoğluna zina yapmasından dolayı günahı yazılır. Bunun cezasını her nasılsa çekecektir. Gözün zinası (harama) bakma, kulağın zinası (haram ve müstehcen olan şeyleri) dinlemektir.” (Müslim)

ŞARKI VE MÜZİK HAKKINDA, SAHABE, TABİİN VE DÖRT İMAMDAN NAKLEDİLENLER


Ebu Bekir Sıddık Radıyallahu Anh, iki küçük cariyenin tef çalıp şarkı söylediklerini gördü ve onları azarlayarak “Rasulullah’ın yanında şeytanın çalgısını mı çalıyorsunuz?” dedi. Rasulullah (S.A.V.)’de bunu ikrar etti. (Buhari)


Sürekli Allah’ın zikriyle meşgul olan Osman Radıyallahu Anh, Allah’ın kendisine bir lütfu olarak hiçbir zaman bu masiyete bulaşmamıştır. Şöyle demektedir: “Ne şarkı söyledim, ne de boş hayallere daldım (bu iki masiyetten uzak kaldım).” (İbni Ebi Asım, 2/595)


İbni Ömer Radıyallahu Anhumâ ihramlı bir topluluğa uğradığında, içlerinden biri şarkı söylüyordu. Ona: “Allah senin ibâdetini kabul etmesin emi, Allah seni işitmesin emi!” dedi. (İbni Ebi’d-Dünya, ‘Zemmü’l-Melahi”)


İbni Mes’ud Radıyallahu Anh, “şarkı, kalpte nifak bitirir” demiştir.


Enes bin Malik Radıyallahu Anh, “en pis kazanç, şarkı ve çalgı aletleriyle kazanılandır” dedi. (İbni Ebi’d-Dünya ‘Zemmü’l-Melahi’)


İbni Abbas Radıyallahu Anh, “tef haramdır, çalgı aletleri haramdır, kûbe (yukarıda geçti) ve ney de haramdır” dedi. (Beyhaki. 10/222)


A’işe Radıyallahu Anhâ validemiz, bir ziyarette bulunuyordu ki evde başını sallayarak şarkı söyleyen bir adam gördü ve ona, “Yazıklar olsun sanâ. Bu şeytandır, bunu çıkarın dışarı” dedi, o da çıkartıldı. (Buhari, “Edebü’l-müfred”)


Ömer b. Abdülaziz şarkı hakkında; “başlangıcı şeytandan, sonu da Allah’ın gazabıdır” demiştir. (sireti Ömer de İmam Acûri rivayet etmiştir.)


Vâki’ b. el-Cerrâh, “İbni Ömer’in yaptığı gibi çalgı aletlerini alın ve onu sahibinin başında kırın’ dedi (Hilal, 126)


Fudayl b. İyâd Rahmetullahi Aleyn, “müzik ve şarkı, zinanın teşvikçisidir’ dedi. (İbni Ebi’d-Dünya)


İmam Ebu Hanife Radıyallahu anh, şarkı ve müziğin haram olduğunu oldukça sert bir şekilde savunuyor ve onu dinlemeyi günah sayıyordu. (İbni’lCevzi, “Teblisu’l-İblis’)


İmam Mâlik Radıyallahu anh’a şarkıdan soruldu. O da “bizim oralarda bu işi günah içinde yüzenler (fasıklar) yapar” dedi. (İbni Ebi’d-Dünya, “Zemmü’l-Melâhi”)


İmam Şâfi Radıyallahu anh, “Şarkı batıla benzeyen, insanı oyalayan boş ve çirkin bir sözdür. Kim onu çok dinlerse sefihtir (beyinsizdir) ve şehadeti kabul edilmez. Şarkı çirkin ve haramdır. Nitekim Allahu Telâla ×Allah küfrü, fıskı ve isyanı size kötü göstermiştirØ (Hücurat, 7) buyurmaktadır. İmam Şâfi sözüne şöyle devam etmiştir: “Irak’ta şarkı -tağbîr- denilen bir şey terk ettim ki, onu insanları Kur-’ân’dan uzaklaştırmak için zındıklar keşfetmiştir.”


İmam Ahmed Radıyallahu anh, “Kâval, ney, zurna, tanbur, saz, kemençe ve benzerleri haramdır” dedi.


İmam Şâbi Rahmetullahi Aleyh, “şarkı söyleyen de, dinleyen de mel’undur” demiştir. (ibni Ebi’d-Dünya)


Dahhâk Rahmetullahi Aleyh, “şarkı kalbi öldürür, Rabb’i öfkelendirir” demiştir. (İbni Ebi’d-Dünya)


Şeyhu’l-İslâm Ebu Abbâs İbn-i Teymiye Rahmetullahi Aleyh, “şarkı ve müzik, insanda şeytani duyguları harekete geçiren en etkili unsurlardan biri ve müşriklerin âdetlerindendir” demiştir. (Mecmuu’l Fetâva, 11/295)


İmamı Kurtubi Rahmetullahi Aleyh, “şarkı, Kitap ve Sünnetle yasaklanmıştır” demektedir.


İbn-i Salâh Rahmetullahi Aleyh de, “şarkı ve müzik aletlerinin haram olduğu konusunda icmâ vardır” demiştir.

İCMA’DAN DELİLLER

Bilindiği üzere Selef-i Salihinin (Sahabe, Tâbiin ve Etbâu’t-Tâbiin -Allah celle Velaluhuhepsinden razı olsun-, bir meselede görüş birliğine varması olan icmâ, Kitap ve Sünnet’ten sonra İslâmın üçüncü kaynağıdır. Dolayısıyla icmâ kesin hüccet olup, muhalefet etmek caiz değildir. Allah Azze ve celle ×Her kim de kendisine doğru yol ap-açık belli olduktan sonra Peygambere muhalefet eder ve müminlerin yolundan başkasına giderse, biz de onu döndüğü yolda bırakır, (Ahirette) Cehenneme atarız. O, ne kötü bir dönüş yeridir.Ø (Nisa, 115)

Bu ayeti kerimede, müminlerin yolundan başka bir yola giden bir kimsenin sonunun (Allah korusun) Cehennem olacağı uyarısı vardır. Müslümanların icmâsı haktır, her kim onların icmasına ters düşerse, bu ayet-i kerimede bildirilen cezaya müstehak olmasından korkulur.

Müzik hakkında Kur’ân-ı Kerim ve Sünnet-i Nebeviyye ışığında, en hayırlı devir olan Sahabe, Tâbiin ve Tebei Tâbiin’in-Allah onlardan razı olsun sözlerinden çıkan ortak hüküm, şarkı söylenmesini, çalgı aletlerinin çalınmasını ve dinlenilmesini, hakkında hiçbir ruhsat olmaksızın yasaklamış ve bununla iştiğal edenlerin çalgı aletlerinin başlarında kırılmasını emretmiştir.

İcmânın kesin bir hüccet olup, ona muhalefet edilemeyeceği ortaya çıktıktan sonra; “Müzik ve mubah olmayanlar kapsamında belirtilen melodilerin haramlığı ihtilaflı bir konu mudur? Yoksa tartışma kapısının kapatıldığı ve bu hususta icma edilen haram bir konu mudur?” gibi bir soru sorulursa şu cevap verilir:

Bu konu yukarıda geçtiği gibi Sahabelerin, Tâbiinin ve dört imamın, haramlığı üzerinde ittifak ettikleri bir meseledir. Çünkü ihtilaflı meselelerde fiili işleyenler üzerine bu kadar gidilmez; fasık, facir, mel’un ve şeytan gibi sıfatlar yakıştırılmaz.

“Müzik ruhun gıdasıdır” (mı?)

Bazı kimselerin diline doladığı ve çok garip olan bu söz, Kur’ân’dan ve Sünnetten kopanları insanların, eksikliğini yüreklerinin derinliğinde hissettiği bir boşluğu doldurmak, ne olursa olsun kendisiyle her zaman güçlü oldukları kaynaklara dönmesini engellemek amacıyla üretilmiş basit felsefeden öte bir şey değildir.

Böylece Allah düşmanları kendilerince alternatif(!) bir din oluşturma eğilimi göstermiş insan maneviyatına, ihtiyaç duyduğu desteği müzikle verebilecekleri vehmine kapılmışlardır. Bununla da kalmayıp, bu yolla halkları ve en önemlisi gençleri etki altına almayı başarmışlardır. Hatta bu doğrultuda sözde İslami olan “yeşil pop”(!) tartışmaları bile yapılmaya başlanmıştır. Müslümanları dağın öte yanındaki büyük felaketi görmeye ve yükümlü olduğumuz sorumlulukları eda etmeye davet ediyoruz...

Ruh, ancak böyle gıdalanır!


Son olarak...

İslam’da müziğin hükmü açıklandıktan ve müslümanın bundan uzak durması, kaçınması gereken haramlardan biri olduğu belli olduktan sonra, bu günaha düşen kimse artık, Allah Teala ve Rasûlü (S.A.V.)’in emrine boyun eğmeli ve teslimiyet içinde olmalıdır ki, hayat bulsun:

×Ey İman edenler! Hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah ve Rasûlüne (onların çağrılarına) uyun...Ø (Enfâl, 24)

Şayet kişi, böyle bir günahın içinde değilse, artık Allah’a hamdederek, hak üzere sabit kalmasını O’ndan dilesin ve kardeşlerine nasihatta bulunsun...


“Sallallahu alâ Muhammedin ve alâ âlihi ve Sahbihi ecmâîn”

VE’L-HAMDÜ LİLAHİ RABBİ’L ALEMİN


Ynt: KURAN VE SÜNNETE GÖRE ŞARKI,MÜZİK DİNLEMEK
« Yanıtla #1 : 15 Ocak 2010, 03:46:47 ÖS 15 »
AYETLERİN VE HADİSLERİN VE AYRICA ALİMLERİN GÖRÜŞLERİNİ ÇÜRÜTE BİLECEK BİR REDDİYE YANİ DELİL GETİRE BİLİYORMUSUNUZ.

Ve arkadaş konudaki ayet ,hadis ve sahabe ve alimlerin ortak görüşlerini bir çırpıda nasılda yok saydınız, buna galiba CAHİL CESARETİ DİYORLAR EMİNİM......BİRDAHA YAZIYI OKUYUN FAYDALI OLACAK İNŞAALLAH .

KONUDAKİ AYETLER VE HADİSLERİN ALAKASI YOK DEMİŞSİNİZ ACABA BU AYET VE HADİSLER SİZE NEYİ ANLAATIYOR SİZİN BUNLARDAN ANLADIĞINIZ NEDİR,YAZINDA BBENDE HATAMI ÖĞRENİP RABBİME TÖVBE EDEYİM VE ARAŞTIRMAMDAKİ SUNDUĞUM YAZIYIDA KALDIRAYIM AMA LÜTFEN YAZIN.......


Ynt: KURAN VE SÜNNETE GÖRE ŞARKI,MÜZİK DİNLEMEK
« Yanıtla #3 : 16 Ocak 2010, 01:08:44 ÖS 13 »
arkadaşlar müziğin hükmü hakkındaki geçmişten günümüze kadar gelen delilleri sundum ,gücüm nisbetince yok sizler biz peygamber ve sahabeden ayrıca tabiiden ve ayrıca hayatlarını islamı bütünsel olarak anlamak için harcayanlardan daha iyi kuran ve sünneti anlıyoruz diyorsanız yazın bu arkadaşınızada bizde öğrenelin. YOK ONLAR ÖMRÜNÜ VERMİŞ AMLAMAMIŞLARDA,BİZİM İŞTEN GÜÇTEN OYUNDAN OYALANMAKTAN MÜZİKTEN SONRA ZAMAN BULUNCA BU  ZAMANDAN İSLAMI DAHA İYİ ANLAMIŞIZ.,DİYORSANIZ YAZIN BİZDE ÖĞRENELİM.VALLAHİ ÇOK CİDDİYİM YAZIM

Ynt: KURAN VE SÜNNETE GÖRE ŞARKI,MÜZİK DİNLEMEK
« Yanıtla #4 : 17 Ocak 2010, 10:36:03 ÖÖ 10 »
selamun aleykum,

değerli Hocamız Mustafa İslamoğlu'nun mevzuya açıklık getireceğine inandığım bir videosunu paylaşıyorum.

buyrun izleyin:


http://www.youtube.com/watch?v=sem95V_VSQQ

ayrıca sohbette bahsi geçen soruyu da buraya alıntlıyorum

2) Hocam, bugünlerde "islamigundem.com" isimli bir sitede sizin, Alparslan Hoca'nın ve de Hocaefendi'nin müzik hakkındaki görüşleri ifade edilmiştir. Bu defa da şöyle sözlerle karşılaşıyoruz; def ve ney dışındaki enstrümanlarla çalınan müzikleri dinlemek caiz değildir. Aslında, hocam hakkında nassın olmadığı konularda ihtilaflar doğal görülmüyor. İlla ki kendi hocasının dediği olacak. Bu defa bunun için tartışma ya da kardeşler arasında soğuma oluyor hocam. Örneğin ben islamî müzik dinliyorken (ilahi, ezgi) bunu gören kardeş tuhaf karşılıyor. Şimdi ne yapmalıyız? Enstrümanlar hakkındaki görüşünüzü öğrenebilir miyim?

el-cevap:
2. Müzik konusunda Kur'an'da bir yasak yer almaz. Hatta iki âyette cennetliklerin musiki ile karşılanacakları haber verilir. Bunu bazı hadisler de teyit eder. Sünnette efendimizin omuzu üzerinden Hz. Aişe'nin Yemenli gösteri gurubunu seyrettiği rivayeti meşhurdur. Hadislerde musiki dinlemeyi ve çalgı aletlerini yasaklayan hadisler vardır. Fakat en meşhur ikisi, açıkça yasaklanan müziğin "Putperestçe şeyler" ve içki gibi haramlar eşliğinde icra edilenler olduğunu açıkça söyler. Bu yüzden sahabe arasında dahi müzik konusunda iki tavır oluşmuştur. Sahabeden bazıları müzik dinlemişler, kendileri söylemişler ve bunda bir beis görmemişlerdir. Bazıları da yasak kabul etmiştir. Ulema ve fakihler de bu iki tavra paralel bir duruş sergilemiştir. İbn Hazm el-Ğınau'l-Mulhi (Eğlence Müziği) adlı risalesinde bu konuda tüm hadisleri tek tek ele alır ve sonuçta müziği yasaklayan bir tek sahih haber olmadığı neticesine varır. Bu meseleyi Neylü'l-Evtar'da ele almış ve enli boylu tartışmış ve İbn Hazm'ın tam tersi bir sonuca varmıştır.

Sözün özü, bütün bu veriler ışığında içinde küfür, haram ve şehveti azdıran unsurlar yer almayan ve harama alet edilmeyen ne müzik, ne enstüman ve ne de musikiye dair bir başka unsur yasak değildir. Zira Allah sesin de Rabb’idir.


Yeryüzüne ezilenler varis olacak(Kasas;28/5)

Ynt: KURAN VE SÜNNETE GÖRE ŞARKI,MÜZİK DİNLEMEK
« Yanıtla #5 : 20 Ocak 2010, 02:04:16 ÖS 14 »
CHAMDALI. KARDEŞ SİZE GÖRE İSLAMDA DELİL NEDİR.

Ynt: KURAN VE SÜNNETE GÖRE ŞARKI,MÜZİK DİNLEMEK
« Yanıtla #6 : 21 Ocak 2010, 08:23:53 ÖÖ 08 »
aleykum selam chamdalı kardeş,

şimdi kardeş biz sadece kuran dersek,ve peygamberden ve daha sonra günümüze kadar

gelen SÜNNET VE HADİSİ TEVATÜRDEN ,yani nakilden araştırarak [ravilerinin ki siz buna rivayet diyorsanız ] ozaman kuran bizemi  vahyedildi vebiz peygamberi miki gördük tasdik edecez.

Bizlere kuran hangi yolla geldiyse,sünnet ve hadiste aynı yoldan gelmiştir.NAKİLLE]
                     
1.KURANDA BİZE BU RAVİLERDEN NAKİLLE GELMEDİMİ[RAVİLER GÜNÜMÜZE KADAR YAŞAYARAK MÜCADELE EDEN VE BAZI TAHLİLLERDEN GEÇEN MÜSLÜMANLAR, HER SÖZ GETİREN DEĞİL]

2. KURAN TEKER , TEKER İNSANLARA VAHYEDİLDİMİ.[SON PEYGAMBER HZ. MUHAMMEDDEN SONRA]

Ynt: KURAN VE SÜNNETE GÖRE ŞARKI,MÜZİK DİNLEMEK
« Yanıtla #7 : 22 Ocak 2010, 07:56:59 ÖÖ 07 »
Kur'an ve rivayetler;

Ne kaynakları açısından aynı statüdeler ne de kesinlik derecesi olarak.

Rivayetler sahih, zayıf, uydurma gibi kategorilere ayrılırken Kur'an ayetlerini böyle bir ayrıma tabi tutmuyoruz.

Kur'an ayetleri Allah / yaratıcı kaynaklı iken rivayetler insan kaynaklı.

Her ikisi de kaynağından çıktığı gibi gelse bile aynı değerde değerlendirilemezler[DEMİŞSİNİZ]

KARDEŞ KURAN,ve sahih sünnet ve hadisler lafız bakımından evet aynı kaynaklı değildirler ama,ikisinin bize ulaştığı kanal anıdır.Aksini idda edenler kuranın kendilerine vahyedildiğini  ancak söyleye bilirler.ve size sormak isterim KURAN SİZE NEYLE GELDİ,

Ynt: KURAN VE SÜNNETE GÖRE ŞARKI,MÜZİK DİNLEMEK
« Yanıtla #8 : 24 Ocak 2010, 11:38:08 ÖÖ 11 »
peki temiz kaynaklı kardeş,

şu kaynağını belirterek,Allah maide süresinde,ölüeti,kanı haram kılmıştır.siz balığı nasıl yiyiyorsunuz. hangi kaynağa ve delilini yazarmısınız, bu bir,

ikincisi,ARAF.1,MERYEM.1
TAHA.1,ŞUARA1,KASAS1.gibi  ayetler hangi guruba giriyor,kaynağını ve delilini yazarmısınız.

faydalı olacak inşaallah.selametle kalın

Ynt: KURAN VE SÜNNETE GÖRE ŞARKI,MÜZİK DİNLEMEK
« Yanıtla #9 : 25 Ocak 2010, 11:25:55 ÖÖ 11 »
KARDEŞ KONU NERDEN NEREYE GELDİ HAYIRLISI OLUR İKİMİZİN AÇISINDAN İNŞAALLAH

şuna açıklık getirirsek,konu biraz daha netleşecek,ŞİMDİ KURAN HZ MUHAMMEDE VAHYEDİLDİ,ve peygamberde kendisiyle aynı dili konuşmalarına rağmen,o beldede yaşayanlara,ALLAH KURANI NEDEN OKU DEĞİLDE,AÇIKLA DEMİŞTİR VE PEYGAMBER aynı dili konuştukları insanlara kuranı okusaydı ki biz sadece bu gün kuran tek kaynaak dersek AÇIKLAMA askıda kalmaz mı.Ayrıca OKUMAK VE AÇIKLMAK AYNIMIDIR

*

Çevrimdışı Leyl

  • **
  • 169
    • Kabak Çiçeği
Ynt: KURAN VE SÜNNETE GÖRE ŞARKI,MÜZİK DİNLEMEK
« Yanıtla #10 : 25 Ocak 2010, 04:29:20 ÖS 16 »
Esselamu aleyküm

"Ey Kitap Ehli, size bizim peygamberimiz geldi. Bu peygamber elinizdeki kitabın öteden beri gizli tuttuğunuz bir hükmünü açıklıyor, bir çoğuna da değinmiyor.."(Maide 15)

"Ey Kitap Ehli, ilerde, "Bize bir müjdeci, bir uyarıcı gelmedi" demeyesiniz diye, peygambersiz geçen bir ara dönemin arkasından size gerçekleri açıklayan peygamberimiz geldi. İşte size müjdeleyici, uyarıcı geldi. Allah'ın gücü her şeye yeter."(Maide 19)

Sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler, diye. (Nahl 44)

Bilhassa Nahl 44. ayetin tefsirlerini incelemelinizi naçizane tavsiye ediyorum chamdali kardeşim.İnşaallah sorunuzun ayrıntılı cevabını burada bulacaksınız.

Son  olarak:

1- Kayan yıldız hakkı için.
2- Arkadaşınız Muhammed ne sapıttı ne de azıttı.
3- O havadan konuşmuyor.
4- Söyledikleri, kendisine indirilen bir vahiydir. (Necm)

Selam ve dua ile...

Adil Şahitler olarak Allah için Hakkı ayakta tutun. Maide 8

Ynt: KURAN VE SÜNNETE GÖRE ŞARKI,MÜZİK DİNLEMEK
« Yanıtla #11 : 26 Ocak 2010, 03:55:20 ÖS 15 »
chamdali kareş,ALLAH BU KİTABI AL OKU DEĞİLDE,AÇIKLA DEMİŞTİR PEYGAMBERE.
Size göre okumak ve açıklmak aynıysa  sorun yok.bu sizin bileceğiniz bir şey ,
ha yukardaki balık örneğini ise KURAN ÖLÜ ETİNİ YASAKLAMIŞ KEN HALEN SİZ NEYE GÖRE ÖLÜ BALIĞI YİYEBİLİYORSUZ BUNUDA ANLAMIŞ DEĞİLİM.Sizin kuranı anlama mantığınıza göre halbuki hiç kimse ölü balığı yiyemez olması lazım . ve UNUTMADAN KURAN İLK KAYNAKTIR AMA TEK KAYNAK DEĞİLDİR VE KURAN BANA NASIL ,HANGİ KANALLA ULAŞTIYSA SAHİH SÜNNET VE HADİSDE AYNI KANALLA ULAŞMIŞTIR. EVET KANALA ÇER ÇÖP KARIŞMIŞSADA HER DÖNEM ALLAHIN DİNİNİ YAŞAYANLAR OLMUŞTUR,HAYATLARI PAHASINADA OLSA BU BİR TARİH SÜRECİ,DİR VE İNKARDA EDİLEMEZ.Ve aayrıca aşağdaki ayettede bu sıralama net olarak belirtilmiştir.kıyamete kadarda insanlar tarafından bu din yaşanarak devam edecek, ama sizin mantığınıza göre KURAN SİZE VAHYEDİLMESİ LAZIM.Çünkü kuranda insanlarla günümüze kadar getirilmiştir ve yazılma kitap haline getirilme,çoğaltılma daha sonraları olmuştur.

59-Ey İnananlar! Allah’a bo*yun eğin, el*çisine boyun eğin, sizden olan yetkililere de. Bir konu üzerinde çeki*şince, eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız onu hemen Allah’a ve Resulüne götürün. Bu hem daha hayır*lıdır, hem de sonu daha iyi olur. (Nisa 4/59)