TASAVVUF AYRI BİR DİN

  • 307 Cevap
  • 168727 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: TASAVVUF AYRI BİR DİN
« Yanıtla #60 : 04 Haziran 2014, 04:15:02 ÖS 16 »

bu din çocuk oyuncağı değil. evet bu din şeyhlerin liderlerin ya da kıyasın ya da reyin ya da  hevasını vahyeynin(kuran ve hadis) önüne geçirenlerin oyun oynayacağı alan değil.


Dinin ne olduğunu bilmediğin için bu kelimeyi kullanıyorsun. Allah 'ın öteden beri gelen kanununa, yasasına, adaletine bir bak. Öndersiz bir zaman yaşatmış mı.?

Kainatı öndersiz, bir an boş bırakmış mı.?

Her zamana bir rehber, bir uyarıcı, bir resul, bir elçi gönderdik buyuran Allah c.c mi bizim için ehemmiyet ve önem taşıyan, yoksa bu kaide ve kurala karşı çıkan sen mi.?


Rabbin, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir resulü memleketlerin ana merkezine göndermedikçe, o memleketleri helak edici değildir. Zaten biz ancak halkı zalim olan memleketleri helak etmişizdir.
Kasas 59



Biz "ELÇİ" 'leri sadece müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim inanır ve uslanırsa onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Enam 48



Her şeyi evrensellikle zamanına uydurduğunu zannediyorsun. peki yukarıdaki ayetleri nasıl açıklayacaksın.?
"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: TASAVVUF AYRI BİR DİN
« Yanıtla #61 : 05 Haziran 2014, 03:13:58 ÖÖ 03 »
Tasavvuf erbabı kişiler, sebeplere takılı kalmaz.

Her hadise karşısında gördüğü tek şey, Yapan ve Yaptırandır.

Yani, "Hayrihi ve şerrihi minAllahû Teala" 'dır.

Yani, güç ve kudretin yegane Sahibi 'dir.


Azrail a.s Hz. Allah 'a ;

- Ya Rabbi, bana öyle zor bir görev verdin ki, bütün insanlık beni kötü bilecek.

Hz. Allah buyuruyor ki,

- Ben öyle sebepler halgederim ki, hiç kimse seni görmez.

Azrail a.s ' Hz. Allah 'a tekraren,

- Ya Rabbi, yarattığın öyle kulların var ki onlar da mı görmezler .?

Hz. Allah şöyle cevap veriyor;

- Onlar da seni görmez, BENİ görürler..!


Yapan, yaptıran, güç ve kudretin tek sahibi Hz. Allah 'tır.

Sebeplere takılı kalmak, imanda noksanlık demektir.






"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: TASAVVUF AYRI BİR DİN
« Yanıtla #62 : 05 Haziran 2014, 03:45:24 ÖÖ 03 »
Tasavvuf konusunda takılı kalınan VAHDET-İ VÜCUD hakkında ;


Bütün kainat ALLAH 'ın ilim ve iradesinin tecellisidir.

ALLAH 'ın bi-zatihi tecellisi değildir.

Kainat ilahî bir feyizdir. İslam 'da vahdet-i vücut budur.

Her varlık izafi varlıktır. Mutlak varlık değildir.
 
Hiçbir şey varlık sahasında kendi başına ayakta durmaya güçlü yaratılmadı!..

Hiçbir varlığa muhtaç olmayan ancak Hz. ALLAH 'tır.

Her varlık onun varlığından ibarettir ama Hz. Allah 'ın vücudu değildir!..

Hayat vasfı taşısın veya taşımasın, her varlık izafî bir varlıktır.

Mutlak varlık değildir.

ALLAH 'ın varlığı mutlak varlıktır, izafi değildir.

Mümkün değildir,

"Zaruridir".

Bir aynaya vuran ışık kaynağı gibi, aynadaki akis mecazidir ve iğretidir.

Kainatın bütün yüzleri iğretidir.

Cenab-ı Hak mutlak varlık olunca ma-adası olan her şey bir görüş ve bir vehimdir.


Mümkün: Var olmakla yok olmak kutupları birbirine müsavidir.

İzafî: Bağlı olduğu nesne ile değişen.

Zaruri: Mutlaka olması lazım.


Özetle, "Yaradılanı severim, Yaradan 'dan ötürü" sözü bunun için söylenmiş bir sözdür.

Her şeyde, canlı veya cansız her varlıkta, Allah 'ın subuti sıfatlarını müşahede etmek Tasavvuf erbabının imanındandır. Her şey O 'nunla vardır, her şey O 'nunla hayat bulur. Her zerreye Tecelliyat olarak görmek gerekir.

Yoktan var edildik, var iken yok olacağız. Düşünmek, tefekkür etmek gerek.

İşte bu yüzden Ruh ebedi kalıcıdır. Ölüm yalnızca cesede vardır.

Kıyamette ölüm öldürülecek, ölüm diye bir şey olmayacak.

Ve sonrasında ebedi hayat ..!



"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

Ynt: TASAVVUF AYRI BİR DİN
« Yanıtla #63 : 05 Haziran 2014, 05:24:02 ÖÖ 05 »

bu din çocuk oyuncağı değil. evet bu din şeyhlerin liderlerin ya da kıyasın ya da reyin ya da  hevasını vahyeynin(kuran ve hadis) önüne geçirenlerin oyun oynayacağı alan değil.


Dinin ne olduğunu bilmediğin için bu kelimeyi kullanıyorsun. Allah 'ın öteden beri gelen kanununa, yasasına, adaletine bir bak. Öndersiz bir zaman yaşatmış mı.?

Kainatı öndersiz, bir an boş bırakmış mı.?

Her zamana bir rehber, bir uyarıcı, bir resul, bir elçi gönderdik buyuran Allah c.c mi bizim için ehemmiyet ve önem taşıyan, yoksa bu kaide ve kurala karşı çıkan sen mi.?


Rabbin, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir resulü memleketlerin ana merkezine göndermedikçe, o memleketleri helak edici değildir. Zaten biz ancak halkı zalim olan memleketleri helak etmişizdir.
Kasas 59



Biz "ELÇİ" 'leri sadece müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim inanır ve uslanırsa onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Enam 48



Her şeyi evrensellikle zamanına uydurduğunu zannediyorsun. peki yukarıdaki ayetleri nasıl açıklayacaksın.?

evrensellik derken nebinin sünnetine ittibanın bir döneme tahsis edilemeyeceğine dikkat çektim. yazdığın ayetlerin konuyla ilgisi yok.

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: TASAVVUF AYRI BİR DİN
« Yanıtla #64 : 05 Haziran 2014, 06:13:59 ÖS 18 »
evrensellik derken nebinin sünnetine ittibanın bir döneme tahsis edilemeyeceğine dikkat çektim. yazdığın ayetlerin konuyla ilgisi yok.

Diyorum ki;

Hz. Allah kainatı öndersiz, bir an boş bırakmamış.

Her zamana bir rehber, bir uyarıcı, bir resul, bir elçi gönderdik buyuran Hz. Allah ..!


Rabbin, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir resulü memleketlerin ana merkezine göndermedikçe, o memleketleri helak edici değildir. Zaten biz ancak halkı zalim olan memleketleri helak etmişizdir.
Kasas 59



Biz "ELÇİ" 'leri sadece müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim inanır ve uslanırsa onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Enam 48



Ve yine diyorum ki, her şeyi evrensellikle zamanına uydurduğunu zannediyorsun. peki yukarıdaki ayetleri nasıl açıklayacaksın.?



evrensellik derken nebinin sünnetine ittibanın bir döneme tahsis edilemeyeceğine dikkat çektim. yazdığın ayetlerin konuyla ilgisi yok.


Ben de tam bu noktayı işaret ederek, Elçi, Uyarıcı, Resul, Evliya ayetleri günümüz için de geçerlidir. Yalnızca geçmiş dönemlere değil, kıyamete kadar bu zaman, her an, her zaman için geçerlidir.

İşine geldiği gibi yanıtlayamazsın. Nebi 'den bu zamana hangi yaşam tarzı kaldı.? Abdest, namaz, oruç ve hac dışında .?

Madem ki evrensellikten bahsediyorsun, belirli şeyleri içinde, bazılarını da evrenselliğin dışında tutamazsın.

Kuran 'ın, İslam Dini 'nin tümü birden ya evrenseldir, ya değildir ..!
"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

Ynt: TASAVVUF AYRI BİR DİN
« Yanıtla #65 : 05 Haziran 2014, 07:29:31 ÖS 19 »
Allah subhanehu ve teala kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamış ve dinini tamamlamıştır. Nebisi de bu dini beyan etmiştir. Dolayısıyla Kur'an  ve yaptırım açısından kur'an ile eşit olan sünnet bizim tek kaynağımız ve ölçümüzdür. Allah ihtilaf halinde olduğumuz meseleleri kur'ana ve nebisinin sözüne arz etmemizi istemektedir. Ve bu ayetler her zaman geçerlidir.

bahsettiğin ayetlerin konuyla ilintisini anlamakta güçlük çekiyorum. resuller gelmiştir ve son resul (aynı zamanda nebi) olan muhammed aleyhisselamdır. artık kim muhammed aleyhisselamın getirdiğinden yüz çevirirse o helak olmuştur. bizim tek imamız İmamı azam olan muhammed aleyhisselamdır. alimler ise bu dinin hamilleridir. onların değeri dinde varisler olmaları nedeniyledir. yoksa onların kendi reylerinin hiçbir değeri yoktur.

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: TASAVVUF AYRI BİR DİN
« Yanıtla #66 : 06 Haziran 2014, 04:23:45 ÖÖ 04 »
Allah subhanehu ve teala kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamış ve dinini tamamlamıştır. Nebisi de bu dini beyan etmiştir. Dolayısıyla Kur'an  ve yaptırım açısından kur'an ile eşit olan sünnet bizim tek kaynağımız ve ölçümüzdür. Allah ihtilaf halinde olduğumuz meseleleri kur'ana ve nebisinin sözüne arz etmemizi istemektedir. Ve bu ayetler her zaman geçerlidir.

bahsettiğin ayetlerin konuyla ilintisini anlamakta güçlük çekiyorum. resuller gelmiştir ve son resul (aynı zamanda nebi) olan muhammed aleyhisselamdır. artık kim muhammed aleyhisselamın getirdiğinden yüz çevirirse o helak olmuştur. bizim tek imamız İmamı azam olan muhammed aleyhisselamdır. alimler ise bu dinin hamilleridir. onların değeri dinde varisler olmaları nedeniyledir. yoksa onların kendi reylerinin hiçbir değeri yoktur.




Senin çabalamana gerek yok kalemşör. Hadisler, ayetlerin önünde seyrediyor.

Bütün alem, elinde Kuran var iken anlaşamaz, geçinemez, boğuşur durumda. 

Sen, elindeki hadislerle gayet iyi durumdasın. İşin içinden çıkabiliyorsun.

Her zaman geçerlidir de. Hangi durumlarda her zaman .?

Sen var dedin mi, var ..!  Yok dedin mi yok oluyor. O zaman bu zaman mı .?

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: TASAVVUF AYRI BİR DİN
« Yanıtla #67 : 06 Haziran 2014, 05:01:31 ÖÖ 05 »
Tasavvuf, hakikati yaşamaktır. Çünkü Hz. Allah 'ın öteden beri devam eden kanunu budur. Zamanınızda yaşayan Evliya 'yı bulup tabii olmak, biat etmek, ahirette gerçek kurtuluşa erenlerden olmanın tek yoludur.

Adem a.s 'dan başlar, peygamber efendimiz Hz. Muhammed Mustafa s.a.v 'e kadar hep aynı buyruğu devam eder gelir. Peygamberler efendilerimizin irtihallerinden sonra ise Uyarıcı, Elçi, Resul ve Evliya 'lar kainatta bir an bile eksik olmamışlardır.

"Habibim, beni seviyorlar ise sana tabii olsunlar".. Hitap geneledir.

Hitabın karşılığı günümüzde Evliya 'ya tabii olmaktır. Ahirete irtihal eden bir Peygambere, Elçiye, Resule, Evliya 'ya biat olmaz. Tabii olunamaz. Hayatta olan kişiye tabii olunur, biat edilir.

Yaşadığı zamanda Peygamberi hayatta değil ise, varisi olan Evliya 'ya biat edilir.

Her ilim içerisinde kendi ilim adamını barındırır. Her hangi bir ilim için hocasından, öğretmeninden ders almak gerekir. "Ustasız sanat haramdır" denir. Bu söz sanatın haram olduğu manasına gelmez.

Fakat, bir profesörden ders almadan doktor olacağım diyen kişi yalan söyler. Bir şoförden ders almadan araba kullanacağım diyen kişi yalan söyler. Bir pilottan ders almadan uçak veya benzeri araç kullanacağım diyen kişi yalan söyler.

İslam Dini için de aynı kurallar geçerlidir. Bu gün, geçmişin tatbiki, uygulamasıdır. Geçmiş peygamberler zamanı nasıl yaşanmış ise, bu zamanla arasında hiç bir farklılık söz konusu değildir, olamaz.

İslam 'da bu güne ışık tutan dündür.

Neye göre rehber edindik .?

Kime göre önder edindik .?

Eğer ki maksat, günümüzde Peygamber efendimizin sünnetlerine sahip çıkmaksa, hangi sünnetleri yaşıyoruz.? Sünnet diye aralara serpiştirilenlerle iştigal ediyoruz.?

Sözde mezhep denilen (dört büyük mezhep) konular irdelendiğinde ortaya çıkan sonuç :

Peygamber efendimizin yaşantısından başka bir şey değildir. Fakat bu bile insanlar arasında farklılık arzediyor, peygamberler yarıştırılıyor, kavgalar ediliyor, cinayetler işleniyor.

Neden, mezhepçilik yüzünden. Aslında hangisini seçerseniz seçin, ortaya çıkacak olan, tek ve bütün olarak , "Peygamber Efendimizin yaşantısıdır". Dışında bir şeyin çıkması mümkün değildir.

Tasavvuf 'u din dışı bir olgu gibi göstermeye çalışanlar, yarın Hakk 'ın divanında nasıl bir gerçekle karşılaşacaklarının farkında değiller.

Karalanan kim, karşı çıkılan ne .? Batıl gibi gösterilmeye çalışılanın aslında gerçeğin ta kendisi olduğunu fark edecekler amma, iş işten geçmiş olacak. Asla ve asla telafisi mümkün olmayacak.

Dilerim ki dünyada iken idrak etsinler, anlasınlar. Eğer ki ahirete bırakırlarsa ..

Allah-u alem İşleri zor ..!
"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: TASAVVUF AYRI BİR DİN
« Yanıtla #68 : 06 Haziran 2014, 05:45:01 ÖÖ 05 »

Kıyas falan batıldır. maturudilikte kelam mezhebidir. hanefilikte kıyas ve rey çoktur. biz zahiriler ise hadise yapışanlarız.



Kıyas neden batıl olsun.? Zamana göre nasıl yaşayacaksın.? Hani evrensellik..!

Maturidi itikat imamıdır. İmanın şartı olarak Kuran 'dan Amentüyü çıkaran kişidir. Kelam mezhebi olduğunu nereden çıkardın.?




"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: TASAVVUF AYRI BİR DİN
« Yanıtla #69 : 06 Haziran 2014, 06:04:39 ÖÖ 06 »
Biz "ELÇİ" 'leri sadece müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz.

Kim inanır ve uslanırsa onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
 
Enam 48



Yukarıdaki ayet gayet açık ve net. "Kim inanır ve uslanırsa". .!

Damlada ummanı görebilmek, Vahdet 'i Vücud 'u, Tevhidi idrak edebilmek..

Yukarıdaki ayeti günümüze, zamanımıza uyarlamak ve uygulamak, İslam 'ın evrenselliğini savunmaktan ziyade yaşamak, Tasavvuf ehlinin işidir.

Tasavvuf kelam işi değil değil, HAL 'işidir.

Tasavvuf sureta değil, SİRET 'tir.

Tasavvuf YAŞAMAK 'tır.


Aynası iştir kişinin lafa bakımaz. O da eserinde görülür.
"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

Ynt: TASAVVUF AYRI BİR DİN
« Yanıtla #70 : 06 Haziran 2014, 07:16:56 ÖÖ 07 »

Kıyas falan batıldır. maturudilikte kelam mezhebidir. hanefilikte kıyas ve rey çoktur. biz zahiriler ise hadise yapışanlarız.



Kıyas neden batıl olsun.? Zamana göre nasıl yaşayacaksın.? Hani evrensellik..!

Maturidi itikat imamıdır. İmanın şartı olarak Kuran 'dan Amentüyü çıkaran kişidir. Kelam mezhebi olduğunu nereden çıkardın.?






Kıyasın batıllığı nas ile sabittir. Kitapta eksik bırakılmamış ve din tamamlanmıştır. Nebi de bu dini beyan etmiştir. Kıyasın yeri yoktur, bu dinde. 
Maturidi tevil ehli oldugu icin kelamcıdır. Zaten bunu inkar edende yok. İtikat imamı sözün çok sakat. Bu dindetek itikat vardır ve imamı nebidir.

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: TASAVVUF AYRI BİR DİN
« Yanıtla #71 : 07 Haziran 2014, 04:19:29 ÖÖ 04 »
hadise yapışanlarız. [/b]

Hadise yapışmak ne demek.? Yalnız Kuran ve Hadislerle ibadetleri nasıl ve ne şekilde yaşıyorsunuz.?

Diyanet sizin için bir şey ifade ediyor mu.?

Benim, senin itikadın farklı olabilir. İmanımızda olmasa da, itikadımızda farklılık olabilir. Fakat, işin aslı Hz. Kuran ve Hz. Muhammed Mustafa s.a.v 'in yaşantısı ise ..!

Kuran 'a iman eden kişi, ayetleri anladığı ile sınırlı tutamaz. Hz Kuran mukayese ve kıyas için örnek teşkil etmiyor mu.? Adem a.s 'dan, Hz. Muhammed s.a.v 'e kadar geçen zaman bizlere ne için sunulmuş olabilir .? Kıyas yok mu .?

Kuran-ı Kerim son kitap. Kıyas ve örnek teşkil etmeyecek olsaydı, Zebur, Tevrat ve İncil neden bahsedilmiş olabilir.? Evvelki peygamberlerin yaşantıları neden ifade edilmiş olabilir.? Kıyas yok mu.?

Kıyas yapılmadan bu gün İslam 'ı yaşayabilmeyi kolay mı zannediyorsunuz.?

Veyahut, yaşadığınız İslam 'ı kıyas edilmemiş olarak mı görüyorsunuz.? Bu gün İslam adına yapılan ibadetler de dahil, yaşadıklarınızdan hangisini Hz. Resulullah 'ın yaşantısı ile bağdaştırabiliyorsunuz.?


Kıyasın batıllığı nas ile sabittir. Kitapta eksik bırakılmamış ve din tamamlanmıştır. Nebi de bu dini beyan etmiştir. Kıyasın yeri yoktur, bu dinde. 
Maturidi tevil ehli oldugu icin kelamcıdır. Zaten bunu inkar edende yok. İtikat imamı sözün çok sakat. Bu dindetek itikat vardır ve imamı nebidir.


Dinde Kıyas nedir.? Mukayese etmek, karşılaştırmak, ibret ve ders almak Kuran ve Resulullah 'ı ölçü almak anlamındadır.


Kıyas, bir şeyi başka bir şeye benzetmek, onunla eş değer tutmak, veya yerine koymak demek değildir.

Edille-i şeriyye (yani din bilgilerinde, müctehid imamlara delil) dörttür: Bunlar,

-Kur'an-ı kerim,
-Sünnet,
-İcma,
-Kıyas-ı fukuha’dır.

Sünnet, icma ve kıyas, Kuran-ı Kerim 'de bulunmayan şeyleri eklemek değildir. Bunlar, Kuran-ı Kerim 'in içinde kapalı olarak bulunan bilgileri meydana çıkarmaktadır.

Müctehid, bir işin nasıl yapılacağını, Kuran-ı Kerim 'de açık olarak bulamazsa, hadis-i şeriflere bakar. Bunlarda da açıkça bulamazsa, bu iş için, İcma var ise, öyle yapılmasını bildirir.

İcma sözbirliği demektir. Yani, bu işi eshab-ı kiramın hepsinin aynı suretle yapması veya söylemesi demektir. Eshab-ı kiramdan sonra gelen tabiinin de icmaı delildir, senettir.

Günümüzdeki dinde reformcuların ve din cahillerinin ittifak ettikleri sözlere, icma denilemez.

Bahsettiklerimin Kuran ile bağdaşmayan, Resulullah 'ın yaşantısına uymayan tarafı nedir.?
"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

Ynt: TASAVVUF AYRI BİR DİN
« Yanıtla #72 : 07 Haziran 2014, 07:38:15 ÖS 19 »
Allah'ın ayetleri ve Nebinin hadisleri sana yeterli gelir. Bu haktır! Hakka teslim ol! Yüz çevirenlerden olma! Kur'an ve sünnetin yeterli olmadığına inananlar kıyas ve reye başvurarak helak olmuşlardır. Şeytan kıyas ederek saptı. Güneş ve diğer yıldızlara ibadet edenlerde ancak kıyas ile saptılar. Allah'ın kendisi hakkında delil indirmediği bir illeti sen nasıl olur da Edille-i şeriyye cümlesinde zikredersin!

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: TASAVVUF AYRI BİR DİN
« Yanıtla #73 : 08 Haziran 2014, 04:04:28 ÖÖ 04 »
Peygamber efendimiz hayatta iken hadis yazılmasına müsaade etmiş midir.?

Kesin ve net cevap ..!

- EVET ,

- HAYIR ..!
"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: TASAVVUF AYRI BİR DİN
« Yanıtla #74 : 08 Haziran 2014, 04:49:06 ÖÖ 04 »
Allah'ın ayetleri

Hz. Kuran her konuda yeter.


ve Nebinin hadisleri sana yeterli gelir. Bu haktır!

Ayetler yeterli olurken hadislere ne kadar ihtiyaç duyulabilir.? Bence itirazınızın tek sebebi hadislerle fazla içli, dışlı olmanızdır. Sahih olmayan bir sürü ilavelerin yapıldığı diyanetçe de ifade edildi.

 Mes'ûd demiştir ki: "En güzel söz, Allah'ın Kitabı'dır." [38]

Ebû Hureyre, Hazreti Peygambere: " yâ Rasûlallah! Kıyamet günü senin şefaatine nail olacak en mes'ûd kimse kimdir?" diye sorduğu zaman, Rasûlullah (s.a.s.) ona şu cevabı vermiştir:

 "Senin hadîse karşı olan iştiyakını bildiğim için, bu hadîs hakkında hiç kimsenin bana senden Önce soru sormayacağını tahmin etmiştim. Kıyamet günü benim şefaatime nail olacak en mes'ûd kimse, hulûs-ı kalble lâ ilahe illa'llah diyen kimsedir"  [39]

http://hadis.diyanet.gov.tr/hadis_tarihcesi.aspx#_Toc152237685



Hakka teslim ol! Yüz çevirenlerden olma! Kur'an ve sünnetin yeterli olmadığına inananlar kıyas ve reye başvurarak helak olmuşlardır. Şeytan kıyas ederek saptı. Güneş ve diğer yıldızlara ibadet edenlerde ancak kıyas ile saptılar. Allah'ın kendisi hakkında delil indirmediği bir illeti sen nasıl olur da Edille-i şeriyye cümlesinde zikredersin! [/b]


Hakka teslim olmak için, Hakk 'ın kelamı ile iştigal etmek gerekir.

Bu sözüm, Resulullahın hadislerine karşı çıkmak olarak algılanmamalı. Fakat günümüz şartlarında hadislere kul kelamının karışmış olma olasılığı yüzde yüz.


Hazreti Peygamberin, hadîslerin yazılmasını iyi karşılamadığını gös­teren bir başka haber, Ebü Hurayra'dan rivayet edilmiştir:

"Biz hadîs ya­zarken Hazreti Peygamber yanımıza geldi ve: Yazdığınız şey nedir? dedi.

Senden işittiğimiz hadîsler, dedik.

Hazreti Peygamber: Allah'ın Kitabından başka kitap mı istiyorsunuz ? Sizden evvelki milletler Allah'ın Kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için dalâlete düştüler, dedi [76].

Kitabetle ilgili bu türlü yasak haberlerinin sahabe arasında yayılmasın­dan sonra, hadîs yazmak isteyen bazı sahabîler, arkadaşları tarafından dur­durulmuş ve onlara Hazreti Peygamberin hadîs yazmağa izin vermediği ha­tırlatılmıştır.

Zeyd Ibn Sâbit'in, bu yasağı hatırlatarak Mu'âviye'yi hadîs yazmaktan menetmesi, aynı konuda rivayet edilmiş çeşitli haberlerden bir örnek teşkil eder [77]

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..