AYETLERLE BEŞ VAKİT NAMAZ

  • 4 Cevap
  • 122533 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

AYETLERLE BEŞ VAKİT NAMAZ
« : 04 Aralık 2009, 01:19:16 ÖS 13 »
AYETLERLE 5 VAKİT NAMAZ (VAHY'İN IŞIĞINDA)

Evet, kuran ayetlerine göre bize emredilen namaz vakitleri günde 5 vakit midir, yoksa 3 vakit mi kılınacak?

AYETLERİN DİLİ NE DİYOR ?

Bu soru son günlerde namazın kaç vakit olduğu hakkında tartışmalara yol açmaktadır ki, bu ayetlere göre açık ve net midir ? Delil olarak öne sürülen hac da namazın öğle ile ikindi vakitlerinin cem edilerek, ve akşam ve yatsı vakitlerinin de birleştirilerek 3 vakit olarak kılındığıdır.
ve şiilerin de namazı 3 vakit kıldıklarıdır.

HADİSLERE BAKTIĞIMIZDA ZATEN BU SORUN NET ÇÖZÜLMÜŞ VE GÜNDE 5 VAKİT OLDUĞU KESİN İKEN HADİSLERE DAİMA ŞÜPHE İÇİNDE YAKLAŞANLAR, AÇIK AYET DELİLİ ARAMAKTADIRLAR. HER İKİ TARAFIN GÖRÜŞÜNÜ ELE ALIP, NEREDE HATA YAPIP VE NASIL YANILDIKLARINI GÖRELİM

Tartismayi yerli yerine oturtabilmek icin bende Mehmet adlı bir arkadasin yazdigi namazin 3 vakit 2 rekat olduguna dair yaziyi akatariyorum.

ÖNCELİKLE 3 VAKİT 2 REKAT DİYENLERİN DELİLLERİ
MEALCİ -HAFİFLERE VE ŞİİLERİN KUR'ANDA NAMAZA BAKIŞI

BİZZAT MEALCİ VE ŞİİLERİN YAZILARINDAN İSTİFADE ETTİK

GİRİŞ;

Yazar : M.?

"Kur'an'a göre" Namaz derseniz, buyrun başlayalım. Namaz kaç rekat buradan ayetleri bulalım önce?

Hûd 114: Gündüzün iki tarafında ve geceye yakın saatlerde namaz kıl. ..

İsra 78 : Güneşin en üst noktasından, gecenin kararmasına kadar namazı kıl. Sabah Kur'an'ını da gözet. Çünkü sabah okunan Kur'an tanıklarca gözlenmektedir.

Etrafen en nehar başka yerde de tarafeyn en nehar=GÜNÜN İKİ TARAFI, gündüzün iki tarafı. Yani gündüze iki namaz vakti vermiş, GECEYE İSE TEK vermiş. Geceye yakın diye bir şey yok orada.

Olay şu, İsteyen gecenin bir yerinde kalkıp, dilediği kadar namaz kılabilir (üç vakit farz yani emir kipidir). Ama "Gecenin bir yerinde kalkıp namaza dursalardı, "dendiğinde emir değil DİLEK KİPİ olur. Serbestsiniz kılıp kılmamakta... Ama dikkat ediniz günün iki yanında ve gecede üç vakit emrolunmuştur. Vitir olan ise arzunuza bırakılmıştır. Orada üç vakit bellidir. Dördüncü olanı (Yani dilek kipi olanı) isegece yarısından sonraya tehir etmiştir ayet.

Hûd 114: ve akımıssalate tarafıeyninnehari ve zülefen minelleylinnelhasenati yüzhibnesseyyiat zalike zikra lizzakiriyn

Akımetüsselat= İkame edilen (Yerine konan) namazdır. O bir kredi borcudur. Yani Kalu Bela'da verilmiş sözümüzdür ve vakitli farz olduğu için bu namaz kılarız.

Akıymetüsselat=Bilinen namazdır. Ama Akıyme (İkame, Kaim) denmediğinde o NAMAZ DEĞİLDİR, DUA anlamına gelir. Örneğin "Allah ve melekleri nebilerine SALAT ederle...." ayetinde SALAT=NAMAZ derseniz bir çarpılırsınız ki sormayın. Allah ve Melekleriniçin "Peygambere" tapıp namaz kılsınlar...

Doğru yanıt şu: "Allah ve melekleri nebilerine DUA ederler..." İşte bu ince ayrımdan inceleyin ayetleri. Göreceksiniz ki, şimdiye kadar özenle seçtiğiniz ve ezberlediğiniz ayetlerde"

1. Dua var

2. Namaz var.

3. Dua ve Namaz yok VAKİT var.

Yukarıdaki Hud 114'de AkımetüsSelat=Kıyam, Rüku, Secde veka'deli namaz apaçık var. Namaz vakitlerini ise GÖLGE (Güneş) belirliyor. Ak iplik ile kara iplik ayırt edilince (Gölge en uzun olunca) sabah giriyor.

Gölge giderek kısalıyor ve kısalıyor. Öyle ki direğin dibine düşüyor. İşte onunla ilgili ayette, "SALATI VUSTA=ORTA DİREĞE DİKKAT" ediniz diyor. AkıymetüsSelat demiyor. Yani öğle Namazı KILIN ve DİKKAT edindemiyor. İkame kelimesi yok. Tam tersine VASAT'tan (Ortalama, ortadan) türeme ve bizim çok iyi bildiğimiz ORTA DİREK=VUSTA var. Direğin gölgesin dibine düşene kadar günün bir yanı yani taraflardan biridir "Amman dikkat, eğer gölge direğin öteki tarafına geçerse, günün ikinci tarafı üzerine namaz VAKTİ başlamış oluyor diyor ayet...

Namaz'dan söz etmiyor, NAMAZ VAKTİNDEN SÖZ EDİYOR.

Hanifliğe niyet etmek iyi de, bir de yol yöntem bilmek gerekecek dostlarım. Günün iki tarafı diye sadece yukarıdaki ayette değil iki ayrı aytete de geçmektedir. Birinde etrafen diğerinde tarafeyn diye geçmektedir. Nehar=Gündüz ve Taraf+eyn=İki taraf demektir. Fakat aynı ayet şöyle diyor. Öğle vakti çok kısa olan gölge giderek uzar uzar ve güneş batarken en uzun halinialır.

Bir süresonra ak ve kara ipliği de ayırt edemezsiniz. (Mesela kitap okuyamazsınız). Bununanlamı şudur: GECE GİRDİ. SABAHA KADAR TÜM GECE İÇİN BİR TEK VAKİT VAR. Öğlen direk vardı öte tarafta, ama dünyanın gece olan yüzünde bir direk ve gölge olamayacağı için, direği gece bölümüne nokta nokta uzatın. Göreceksiniz ki gece de ikiye ayrılıyor. Biri geceyarısından önceki ve farz olanı, ötekiise "Onlar gecenin bir yerinde kalkıp namaz kılsalardı, haklarında çok iyi olurdu" ayeti uyarınca VİTİR denen veisteği bağlı bir namaz daha var. Farz değil. Dileyen kılar ya da hiç kılmaz

İşte Hud 114'deki "Geceye yakın" denen ayet ile anlatılan meal budur. Şimdi başka bir Namaz ayeti daha bulunuz. Onu da inceleyelim. Bana 5 vakit diye bir tekayet göstermeniz mümkün değildir (Malleri bozmaları beni bağlamaz. Ben Allah'ın bildirdiğine inanırım).

Bakara 238: Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a saygı ve bağlılık içinde namaz kılın. “Hafizu alessalavati vessalatilvusta vekuumu lillahi kaanitiym”

"Orta namaz" dediği deminki SalatıVusta orta direğe dikkat ediniz diyor. Hafizu=Muhafaza edin/koruyun/gözetleyin/amankaçırmayın, alesselavati=Selatlarınızı (NAMAZ KILIN DEMİYOR, Akımetüsselat yok burada) ves selatilVUSTA=Günün iki yanının ayıracı olan DİREK=Vusta

İsra 78: Güneşin en üst noktasından, gecenin kararmasına kadar namazı kıl. Sabah Kur'an'ını da gözet. Çünkü sabah okunan Kur'an tanıklarca gözlenmektedir. “Ekımissalate lidülükişşemsi ila gasakılleyli kuranelfecr innekuranelfecri kane meşhuda”

"Ekımüsselat=Namaz kılın diyor. Güneş'in en yüksek (Öğle direği) olduğu yere ve sonra da onun arkasından güneşin battığı yere kadar ve daha sonra da FECR=Gün ağarana kadar ÜÇVAKİT sayıyor, namaz kılın diyor. Ayrıca sabaha karşı meleklerin devri teslimi nedeniyle kılınan o namazında şahitli olduğunu bildiriyor (Gecenin şerri bitmektedir).

 KUR'ANDA NAMAZA BAKIŞI DEVAMLA..

İkindi ! Namazı

Bana kim kur'an'da "5 vakitnamazı buldum yeri de şurası" diyebilir? İkindi namazı şöyle var: İkindi demek ASR demek dolayısıyla ASR Suresi=İKİNDİ namazı oluyor (muş). Asr=İkindi suresinde namazın nasıl kılındığını yazabilir misiniz? Asr suresi üç ayet olup, ikindi namazını ve nasıl kılınacağını anlatmaktadır. İzleyelim:

1. Asra yemin ederim ki

2. İnsan gerçekten ziyan içindedir.

3. Bundan ancak imanedip iyi ameller işleyenler,birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.

Şimdi lütfen bana bulunuz

1. Burada ikindi namazı nerede

2. Nasıl kılınır

3. Salat veakimetüssalat var mı?

4 Bu İKİNDİ namazı mı?

Arapça ASR=YÜZ YIL, AŞR=ON YILdemek (Aşar,öşür, aşure ondalık ve on malzeme demektir). ASR=Asır=Yüzyıl demektir. İkindi ve yatsı namazları İslamiyet’te var elbette, Kur'an'da yok sadece.

Mâûn:

4: Vay haline o namaz kılanların ki,

5: Namazlarında gaflet içindedir onlar.

6: Riyaya sapandır onlar / gösterişyaparlar

İnsan hep hayalkırıklığına uğratmıştır yaratanını, ve yaratanımız bize Kenud=Nankör demektedir. “Doğrusu insan çok nankördür” ayeti gibi. Maun=Yüze çarpılan, geri çevrilip, yüzüneatılan, başa çalınan şey demekti



Namaz Kaç Rekat? Seferilik

Nisa suresi 101,102 ve 103:

101: Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman kafirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz, namaz ıkısaltmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz kafirler, sizin apaçık düşmanınızdır.

102: Sen içlerinde olup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir grup seninle namaza dursun; silahlarını da alsınlar. Bunlar secdeye varınca, diğerleri arkalarında beklesinler. Sonra namaz kılmamış olan diğer grup gelip seninle birlikte kılsınlar. ...

103: Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken Allah'ı anın. Huzura kavuşunca danamazı dosdoğru kılın; çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.

"Namaz seferde kısaltılır" (Seferyolculuk halidir ki savaş ve eşkiya korkusu da buna dahildir).

"Sen içlerinde bulunup da onlara namaz kıldırdığında”. Yani sen İMAM olduğunda diyor. Onları İKİYE Ayır diyor. Önce birinci grup gelsin namazını kılsın. Bir rekat tamamlanıca öteki grup da gelsin veikinci rekatı kılsınlar. Arkadaki cemaatnamazı KISALTIYOR, yani birer rekat kılıyorlar AMA İMAM KISALTMIYOR. Yani iki grubun da namazı bitirmelerini bekliyor. İmam namazı kısaltmıyor ve normal günlerdeki gibi kılıyor. Secde bir rekatın bitimidir. Her bir grup BİRER secde edecekler ilki edecek ikincisi etmeyecek diye bir şey yok.

Namaz 4 hareketlidir. Kıyam ile rekat başlar, rükuile eğilir, Secde ile rekatı tamamlarız. Ayağakalkarız ikinci rekata başlarız, namaz bitince de oturur KADE ederiz, yani dördüncü hareketi yaparız. Bu dördüncüsü namazı bitirir. Secde ise rekatları ayırır. Kıyam dik duruş, Rüku 90 derece eğiliş, Secde 180 derece eğiliş (Yer ile bir olmak), Kade=Oturuş. Yani sağa sola selam verirsin ve namazı kade halinde tamamlamış olursun. Önemli olan beden hareketlerinin temel olanlarıdır.

ÜÇ VAKİT var. Çünkü namaz müminler üzerine vakitli olarak farz edilmiştir. Her namaz ikişer rekattır.

Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah'ı anın. Bu salattır. Ama namaz değildir. Allah'ı anmaktasın. Bir namaz bitiriyor sonra salat yapıyorsun. Evet yanüstü, yüzüstü, sırtüstü diye bir namaz biçimi de var. Ayet: "Dini zora sokmayın kolaylatın. “Namazda kolayınıza geleni ve kısasını okuyun". “Dini sevdirin nefret ettirmeyin”. Para alan rahiplerin (imamların) arkasında durmayın. Hatta gruplaşılmış camileri YIKIN (Ayet geldiğinde Resulullah bir Camiyi yıkmıştı). Allah'ın emriyle o cami yıkıldı.



Gecenin Bir Yerinde Uyanmak - Vitir

Allah'tan uzun kış geceleri geliyor. Gündüzleri 8 saat geceler ise 16 saat olacak. 8 saat uyursak 4 saat de hobby takılırsak, geriye 4 saat daha kalıyor İstediğin kadar "Gecenin bir yerinde kalk ve yalnızca sana ait olmak üzere namaz kıl". "Onlar gecenin bir yerinde kalksalar ve namaz kılsalardı ne hayırlı olurdu" ayeti var. Bir de, "Geceyi ikiye ya da üçe böylmeyi ve ibadet etmeyi" tavsiye eden ayet...

Müzzemmil (73)

2: Geceleyin kalk! Kısa bir süre hariç,

3: Gecenin yarısı ayakta ol, yahut bundan biraz eksilt.

4: Yahut buna biraz ekle ve Kur'an'ı ağır ağır, düşüne düşüne oku.

İşte burada şu var: 21 Mart ve 23 Eylül gece gündüz eşit 12=12. Yazın gün 16 saat gece 8 saat. Bu ayet YAZ için değil. 21.de ancak hava kararıyor, 03.30'da da aydınlanıyor. Hangi geceyi ikiye ya da üçe böleceksin, imkansız?

Ama kışın yani 23 Haziranın tersi olan 21 Aralıkta ise gündüz 8 saat günışığı var. Fakat gece koskoca 16 saat.16 saati anlattım ya demin. 8 saat uyudum. Haydi on saat uyudum uykumu aldım mı aldım. Bir de TV'de iki saatlik bir film izledim oldu 12 saat. Kaldı dört saat? bitmez tükenmez dört saat. İki saat bilgisayarda sanal gezdim Chat met, öff kaldı iki saat. Tamam bir saat de gazete mazete okuyayım, kitap bakayım, yine bir saat arttı.

O zaman kalkıp dilediğim kadar NAMAZ kılacağım. İşte her biri iki rekattan dilediğin kadar (222 rekat da olabilir). "Gecenin bir yerinde kalkıp", hani emir değil, farz değil. Hani "Yarabbi, gündüzün iki yan ve bir de gece 3 vakit x 2şer rekat=6 namaz beni KESMEDİ, namazı seviyorum, sen beni yormayasın diye, dini kolaylatasın diye üç vakit ve ikişer rekat yapmışsın. Ama ben bu uzun kış gecesinde kılsam, dün ve yarın kılmadım. Ötekisi gün ise şöyle 2 rekat, bir hafta hiç kılmadım ama bugece uykum kaçtı şöyle ikişer rekatta bir selam vermek kaydıyla 20 rekat namaz kılmak istiyorum desem kime ne?

Ynt: AYETLERLE BEŞ VAKİT NAMAZ
« Yanıtla #1 : 04 Aralık 2009, 01:32:37 ÖS 13 »
 KUR'ANDA NAMAZA BAKIŞI DEVAMLA..

HADİS-KUR'AN

Makalelere henüz izin çıkmadı. Çünkü grup içinde çok kişi sapır sapır dökülecek. Namazı anlatmaya kalktığımda çok kişi gitmiş olacak... Daha yazmadığım neler var neler. Kur'an'daki namazın tam biçimi. Hem şaşıracaksınız, bu din ne kadar kolaymış, hem de üzüleceksiniz, bu kadar emeğimize ne oldu diye?

Bunun sizinle ilgisi yok. Bu bir strateji meselesiydi. Biz Hanifler ÇOK AZ VE ÇOK GİZLİ İDİK. Bizim dışımıda ise iki tip İslam vardı: (Yazar A.D)

1. HADİS İSLAM

2. HANİF İSLAM

Yani biz HANİF olduğumuzu açıklayana kadar kimsenin haberi yoktu. Bir yanda Süfyaniler, bir yanda da Hafif müslümanlar. Biz HANİF kanada dokunmuyorduk. Daha önce de yazdığım gibi iki türlü yanıt veriyorduk:

1. İslama göre Namaz 5 vakittir.

2. Kur'an'a göre namaz 3 vakittir.

3. Hadislere göre ise 11 vakit. Sabah ile öğlen arasında Duha namazı var. Geceleyin de biri vitir biri teşehhüt olan üç namaz var (Gece uyuma namaz kıl hesabına getirmek için, uyku süresine tam üç vakit sığdırmışlar. Bir de Akşam var, etti dört vakit. Öğlen ve ikindi, kuşluk namazı, vecibe namazı (Bayram namazının kılındığı saatte kılınıyor). Kafayı yersin. Nafile, mendup, müstehab bunlar başka başka namazlar Daha Teravih namazı falan var. Üç aylarda 90 gün oruç için evyabin namazı var. 90 cami gezeceksin her cami için ikişer rekat mescidelhıyr namazı var.

Kur'an'da üç vakit geçen namazı, sünnettir diye beşe daha sonra sıkı sünnettir, şefaattir diyerek 6=Vitir, 7=Kuşluk vb. diye diye abarttılar. Çünkü Hadis çok önemli "55 Vakitti, Allah onu BEŞ vakte indirdi”. Nasıl oluyorsa?

Bir kere ÜÇ vakitten beş vakite İNMEZ aklın yolu bir ÇIKILIR demek gerekir.

O kişi Musa, bir rivayete göre ise İsa. Bir rivayete göre ise İbrahim imiş. Müslümanlar=ZALİM'dir ama müslümanlık=SALİM'dir. İslamiyet bir KURUM'dur onu temsil edemeyenler ise kurumun karalekesidir.

Dolayısıyla Müslümanlar=Zalim Müslümanlık=Salim'dir (Salim, selam=BARIŞ demek biliyoırsunuz).

Şifreler şunlar:

1. Akımetissalat=Namazı vakitli kılmak (Günün iki yanında ve bir de bütün gece)


2. Namazı dosdoğru kılmak:


Açılış tekbirinden sonra Euzü besmele ve bir kolay kısa sure -mesela fatiha-okunur. Rüku var. Secde var. (Semiallahü limen hamideh, Rabbena lekel Hamd yok. Hepsirne sadece Allahüekber deniyor. İlk Allahüekber farz diğerleri değildir, ama ben söylüyorum. Sübhane Rabbiyel ala/azim'leri de söylüyorum. İkinci rekat oturuyorum. Bir zammı sure (Mesela ASR) okuyorum, selam veriyorum ve namaz bitmiş oluyor.



Namazdan sonra yani namaz bittikten sonra dua ederken de Sübhaneke, Allahümme Barik, Rabbena'yları ve kunutları okuyorum. Bunları namaz içinde okursan namazın bozulur. Çünkü saydıklarımın hiçbiri ayet değildir. Namazı dosdoğru kılmanın ilk şartı şudur:



**Namaz mutlaka iki rekattır ve iki rekat bitiminde selam verilir. *

*Namaz içinde KIRAAT farz olduğundan=Kur'an'dan SURE okumak anlamına geldiğinden, asla Sübhaneke vb. okuma..


Bunlar şiir yani ilahidir ve aslında sadece Cenazede kullanılmıştır. Cenaze namazı NAMAZ değildir (Törendir. Namazda mutlaka secde olur, mutlaka rüku vardır). Zaten Sübhaneke ve Ettehiuyyatü'yü MALİKİ MEZHEBİ de okumadığından benim anlattığım aynı zamanda EHLİ SÜNNET görüşüdür.

Nisa 101 ve 102'de namazın İKİ rekat olduğunu (1420 yıl sonra) nihayet görebileceğiz.

101. Yeryüzünde dolaştığınız zaman, küfre sapanların size tedirginlik vermesinden korkarsanız, namazı kısaltmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Şu bir gerçek ki, küfre batanlar sizin için açık bir düşmandır.



102. Sen içlerinde olup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir grup seninle namaza dursun; silahlarını da alsınlar. Bunlar secdeye varınca, diğerleri arkalarında beklesinler. Sonra namaz kılmamış olan diğer grup gelip seninle birlikte kılsınlar. ...



“Sen içlerinde olup da onlara namaz kıldırdığın vakit”, burada "Sen" denen kişi İMAM'dır, içlerinden bir grup seninle namaza dursun; silahlarını da alsınlar. Bunlar secdeye varınca, diğerleri arkalarında beklesinler. Bir secdeye varmak BİR REKATTIR. Yani Cemaat ikiye ayrılıyor. İlki BİR TEK REKAT kılıyor, sonra namaz kılmamış olan diğer grup gelip seninle birlikte kılsınlar. İkinci grup da gelip BİR tek rekat kılıyorlar. Onlar namazı kısayltıp BİR REKATA indiriyorlar ama İMAM kısaltamadığı için, HER GÜNKİ gibi 2 REKAT KILIYOR. Yani Cemaat BİR rekat, İMAM İSE KISALTMADAN İKİ REKAT kılıyor.


Bunun anlamı şu: Yarısı bir rekat eden namazın TAMAMI KAÇ REKATTIR? Savaş halinde şunları yapabilirsin: Savaş=Sefer yolculuk da buna dahil ama biz savaşı ele alalım:



1. Namazı BİR REKAT kılabilirsin.



2. Doğa koşullarında SAVAŞMAYABİLİRSİN.



102: ... Yağmurdan zarar görecekseniz veya hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanıza engel yoktur, fakat dikkatli olun. Allah kafirlere süphesiz ağır bir azap hazırlamıştır.

Evet fırtına, soğuk ve grip dahil hastalık bile savaşmamaya mazarettir. Eskiden karınca sürüsü gibi öldürülüyorduk. Şimdi ise BİR TEK CAN bile kıymetli.

Yani açıkçası Amerika’ya bir Vietnam’lı öldürmek 50bin dolara mal oluyordu. Şimdi bu daha da arttı. Çünkü artık ASKER öldürülmemeli ALLAH da yukarıdaki ayette bunu söylüyor. Tutup da şehitlik adıyla yakamızı açıp "Vurun beni alçaklar, vurun ben şehid olup Cennet'e giricem" diyemiyorsunuz. Onlar eskidendi. Allah artık bizlerin "CANININ" bir yağmurdan bir gripten bile ZARAR görmesini istemiyor. Değil ÖLMEMİZİ İSTEMEK...



Şimdi yukarıdaki ayetten "SAVAŞ" seferi durumunu çıkarıp, YOLCULUK SEFERİ DURUMUNA GETİRİYORUM: (Yolculukda da BİR TEK REKAT kılınacaktır).


Miracımız "AZ ve ÖZ" oldu. Günde 40 rekat ve 5 vakit angaryasıyla ne dosdoğru namaz kılar ne de H U Ş U alırsın. Artık o işkencedir ve hiç bir genç de bu yüzden 5 vakit 40 rekat namaza başlamak istemiyor. Onlara bir Allah'ın kulu deseki 3 vakit x 2 şer rekat, zerrece imanı olan bir milyar insan NAMAZA BAŞLAR. Bunu söyleyen ve yazan ben değilim ALLAH ve ayetleri...

 KUR'ANDA NAMAZA BAKIŞI DEVAMLA..

Ayetler "Günün iki yanında=Tarafeyn en Nehar", iki vakit namaz olduğunu, bu iki vakti Salatı Vusta=Gölgenin Direğin dibine en kısa düştüğü öğlen dikmesinin ayırdığını yazıyor.

Günün iki yanında:

a) öğlene kadar iki rekat

b) Öğleden sonra iki rekat

c) Bütün gece iki rekat

Bunların adı FARZ vakitli ve emirdir. Asla ve asla kaçırılmaz, kazası olmaz, hizçbir şekilde yerine konmaz. Sabah namazı vakti şu: "İki ezan arası BİR VAKİTTİR". Bu durumda sabah namazının vakti öğlene kadardır (Sabah gün doğarken çok makbuldür, çünkü şahitli namazdır, gece-gündüz melekleri devri teslim etmektedirler). Yani sabah GÖLGE en uzundur.

En kısa olan ÖĞLEN'e kadar bir vakit. Sonra yeniden gölge öteki yönde uzar ve gün batana kadar İKİNCİ vakit. Bu iki namaza TARAFEYN (İki taraf) denir. İlkine Subh(Sabah), ikincisine Nehar da deniyor.

İkindi ve Yatsı Kur'an'ın hiçbir yerinde geçmez. Sadece ZORAKİ meallere sıkıştırmaya çalışırlar. Bütün gece (Akşam ile Yatsı tek namazdır ve TÜM GECEDİR). Ak iplik-kara iplikten yine ak iplik-kara iplik seçilene kadar tüm gece bir tek vakit ve İKİ rekattır.

Bu farz dışında, Allah şöyle buyuruyor: "Allah sizlerin gündüz işleriyle meşgul olduğunuzu bilmektedir. Siz Kur'an'dan kolayınıza geleni okuylunuz", "Bir de keşke gecenin bir yerinde kalkıp salata dursalardı ne iyi olurdu" diye bir ayet var.

Bu KALK ve NAMAZ KIL diye emreden bir ayet değil, o rica eden, fazla bir mesai teklif eden ve DİLEK KİPİ (Bunun tersi farzlar EMİR KİPİDİR) senin dileğine bırakmış. Canın istersen kılıyorsun ve istediğin kadar kılıyorsun.

Farzlar 6 rekattan ibaret ama benim canım geceleyin (Hele ki kış geceleri bir uzun ki uzun) kalkıp her biri İKİŞER rekatta bir selam vermek üzere, 2-22-222 rekat daha kılabilirim. Buna vitir deniyor. Vitir mutlaka, "Gecenin bir yerinde kalkıp, uykudan ya da istirahatten kalkıp, geceyarısından sonra kalkıp" kılınması DİLEĞE bırakılmış bir DÖRDÜNCÜ NAMAZ gibidir.

Oysa Sünnetler sizi gündüz oyalıyor. Evvel sünnet, son sünnet, bu müekkede bu gayrı müekkede. Neden ben kısıtlı sayıda nafile namaz kılayım. Allah demiyor mu? "Gecenin geç bir saatinde kalk ve dilediğin kadar namaz kıl"

Evet tüm Şii camiası ile Hanifler ve Hz. İbrahim dini ÜÇ vakit kılıyorlar. Biz de Hacca gittiğimizde (Minareye kılıf olsun diye sözde CEM ediyormuşuz) hacda ÜÇ VAKİT kılıyor hacılar... Şiilerin tamamı üç vakit kılıyor. Çünkü birden bire bir AYRILIK olmadı. Bir hakem Ali'yi aldattı. Onun taraftarları o günden beri kendilerine "Mağdur=Şii" diyorlar. O gün namaz beş vakitten ÜÇE inmedi. Tam tersine ÜÇ iken BEŞ'e çıktı ki MEZHEBLER ARASINDAKİ UÇURUM derinleşsin.

Evet Hz. İbrahimden beri 3 vakit x 2 rekat olan namaz Ebuf Süfyan-Muaviye-Yezid denen üç kuşak boyunca 5 vakit oldu. Resulullah Medine'den dönüp kansız biçimde Mekkeyi aldı. Kendinden sonra gelen halifeler seçimle şura ile belirlendi . Ama, Bu Ebu Süfyan ve elbette veliahtı. Yani yeni kral olması gereken Muaviye ve onun oğlu Yezid bu işi babadan oğula geçecek biçimde tezgahladılar. Cumhuriyeti (Halifeliği) yıkıp yerine sayltanatı koydular.


VİTR NAMAZI

Ala ve Azim Allah'ın iki adıdır. Subhanallah en doğrusudur. Rabbena'lar muhtelif... Atina... Rabbenağfirli... ve kunut duaları. DUA diyoruz bunlara adı üzerinde... AYET değil. Namaz içinde elbette ayetteki metinler okunacak... Ben diyorum ki, namaz dışında diğerlerini de okuyunuz. Yani elimi açtığımda (selamdan sonra) Kunut’un tamamını okuyorum. Sübhaneke okuyorum, Rabbenaları okuyorum, Kur'andaki Atina'yı ise namaz içinde okuyorum. Allah'ın orijinal Kelamullah ve Sünnetullah'ına bağlılık için...

Kur'an Allah'ın bize bildirdiği TEK KONUŞMASIdır. Yani Allah Mütekellim DEĞİL İDİ. Çünkü Tevrat ve İncil tahrif edilmişti. Ama Kur'an inince bu kez ALLAH MÜTEKELLİM=Sözsöylemesi vardır SIFATINI onayladı. Kur'an bunun için ÇOK mübarektir.

Kunut duasını namaz içinde okuyamam... Dinden taviz verilemez çünkü. Okursam bozulur... Bunu vitir namazı için Resulullah'ın okuduğu söylenmiş.

Vitir namazı şudur:

"Gecenin bir yerinde kalkıp namaz kılsalardı çok iyi olurdu" ayeti, FARZ değil... İster kılın ister kılmayın (fazla mesaidir) ve üstelik gecenin BİR YERİNDE (bu takvime göre gece 24.15 ile sabah fecr arasındaki bir süre oluyor). Kur'an'da her namaz ikişer rekattır. Vitiri 2,4,6,8, ....88 istediğin kadar kılabilirsin.

Yani Sünnet namazı adı üzerinde SÜNNET. Ama Allah'ın bizden "Dilek olarak" önerdiği ise VACİB dir. Hangisi daha kutsal?

Devamı Gelecek...
_İSLAMİ AMLAYIŞA GÖRE
NAMAZ 5 VAKİTTİR AYETLERDEN DELİLLERİ (SÜNNET EHLİNE GÖRE)
.
.
.

GİRİŞ :


İSRA-78: Güneşin batıya yönelmesinden gecenin kararmasına kadar namaz kıl; sabah vakti de namaz kıl, zira sabah namazına melekler şahit olur.

ESED TEFSİRİ. Peygamber'in uygulamasıyla da (sünnet) sabit olduğu gibi, bu ayet, yetişkin erkek, kadın her müslüman için farz kılınan günlük beş vakit namazı vakit bakımından tam olarak çerçevelemektedir: Sabah namazı (fecr), güneşin doruğu -zevâl- aştıktan kısa bir süre sonra öğle namazı (zuhr), ikindi namazı (‘asr), gün batımından hemen sonra akşam namazı (mağrib) ve gecenin bütünüyle çöküşünden sonra da yatsı namazı (‘işâ’).

İsra suresinin, (Güneşin kayması anından, gecenin kararmasına kadar ve sabah vakti namaz kıl) mealindeki 78. âyet-i kerimenin aslında geçen, (Dülûk-üş şems) öğle ve ikindi, (Gasak-ıl leyl) akşam ve yatsı namazı, (Fecr) de sabah namazıdır.(Beydavi)


MEVDUDİ TEFSİRİ: Arapça metindeki sözleri "güneşin kayması" diye tercüme ettik. Bazı sahabe ve tabiin bunun "güneşin batışı" anlamına geldiğini söyler.

Fakat sahabenin ve tabiinin çoğunluğu bunun "güneşin zirveden kayması" anlamına geldiği görüşündedirler. Hz. Ömer, İbn Ömer, Enes bin Malik, Ebu Berzet el-Eslemî, Hasan Basri, Şa'bi, Ata, Mücahid ve bir kavle göre İbn Abbas (Allah hepsinden razı olsun) bu görüştedir. Muhammed Bakır ve İmam Cafer Sadık da bu görüştedir. Bunların yanısıra, her ne kadar senedi kuvvetli değilse de Hz. Peygamber'den (s.a) bu görüşü destekler nitelikte hadisler de rivayet edilmiştir.

Bazılarına göre Arapça metindeki kelimeler, "gecenin tamamen kararması", bazılarına göre de "gece yarısı" anlamına gelir. Birinci görüş kabul edilirse bu, İşa (yatsı) namazanın başlangıç vakti, ikinci görüş kabul edilirse de yatsı namazının vaktinin sona erdiği sınır anlamına gelir.

Fecr kelimesinin anlamı "şafak", yani "gecenin karanlığından sonra sabahın başlaması"dır. Burada "sabahın Kur'an'ını okumak", sabah namazı demektir. Kur'an bazı yerlerde "salatı", namazı kastetmek için kullanmış, bazen de namazın herhangi belirli bir bölümünü, tüm namazı kastetmek için kullanmıştır. Örneğin tesbih, hamd, zikir, kıyam, rüku, sücud. Aynı şekilde "sabahın Kur'an'ını okumak" sadece Kur'an okumak demek değil bilakis namaz sırasında okumak demektir. Böylece Kur'an salatı oluşturan bölümleri salat yerine kullanmış ve Hz. Peygamber'in (s.a) , bu gün müslümanların kıldığı şekilde namazı formüle etmesine yol göstermiştir.

Hadislerde açıklandığına göre sabah namazına melekler şahitlik eder. Melekler her namazı ve her iyi ameli gözlediği halde, sabah namazına verilen özel önemi gösterir. Bu nedenle Hz. Peygamber (s.a) sabah namazında Kur'an'dan çok uzun bölümler okurdu. Onun örneğini sahabe de devam ettirmiş ve sonraki alimler bunu müstehap görmüşlerdir.
Bu ayetle, Mi'rac'ta belirli vakitler için farz kılınan namazın nasıl kılınacağı kısaca ele alınmıştır.

İlk namazın güneşin doğmasından önce ve geri kalan dört namazın güneşin kaymasından gecenin karanlığına kadar olan zamanda kılınması gerektiği bildirilmiştir.

Daha sonra Cebrail (a.s) gelmiş ve Hz. Peygamber'e (s.a) her namaz vaktinin sınırlarını bildirmiştir. Ebu Davud ve Tirmizi'de kaydedilen İbn Abbas'tan rivayet edilen bir hadise göre Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur: "Cebrail bana beş vakit namazı Kabe'nin yanında iki kez kıldırdı.

İlk günde Zuhr'u (öğlen namazı) hemen güneşin zirveden kaydığı ve herşeyin gölgesinin çok kısa olduğu zamanda kıldırdı. Sonra Asr'ı (ikindi namazı) herşeyin gölgesinin kendi boyuna eşit olduğu zamanda kıldırdı. Mağrib'i (akşam namazı) orucun iftar edildiği zamanda, İşa'yı (yatsı namazı) alaca karanlığın kaybolduğu zamanda ve Fecri (sabah namazı) oruç tutmak isteyenin yemek ve içmesinin haram olduğu zamanda kıldırdı.

Ertesi gün Zuhr'u herşeyin gölgesinin kendi boyuna eşit olduğu, Asr'ı herşeyin gölgesinin kendisinin iki katı olduğu zamanda kıldırdı. Mağrib'i bir önceki gün gibi kıldırdı, İşa'yı gecenin üçte biri geçtikten sonra, Fecr'i de aydınlık ortalığa yayıldığında kıldırdı. Bundan sonra Cebrail bana döndü ve dedi ki: "Ey Muhammed, bunlar peygamberlerin kıldığı namazların vakitleridir. En doğru vakit tayini iki vakit arasında olanıdır. "Cebrail'in ilk gün kıldırdığı namaz vaktin başı, ikinci gün kıldırdığı namaz vaktin sonudur. Buradaki son ifade, ikisinin ortasının daha kolay tespit edebileceğine işaret etmektedir.

Kur'an'da bu beş vakit namaza çeşitli yerlerde işaret edilir:

1) "Gündüzün iki tarafında ve gecenin yakın saatlerinde namaz kıl." (Hud: 114)

2) "... Güneşin doğuşundan önce (Fecr) ve batışından önce (Asr) Rabbini hamd ile tesbih et. Gecenin bir bölümümde (İşa) ve gündüzün uçlarında (Fecr, Zuhr, ve Mağrib) tesbihte bulun." (Taha: 130)

3) "Öyleyse akşama girdiğiniz vakit de, sabaha erdiğiniz vakit de Allah'ı tesbih edip (yüceltin) . Hamd O'nundur, göklerde de yerde de, günün sonunda da (Asr) ve öğleye erdiğiniz vakit (Zuhr) de." (Rum: 17-18) .

Namazın zamanlarının böyle belirlenmesinde büyük bir hikmet vardır. Bunlardan biri güneşe tapanların ibadet ettikleri zamanlarda namaz kılmamaktır. Çünkü güneş her çağda müşriklerin en büyük ilâhlarından biri olmuştur, onlar da genellikle güneşin batımında ve doğumunda ibadet ederlerdi. Bu nedenle bu iki vakitte namaz tamamen yasaklanmıştır. Bunun yanısıra onlar güneşin tam zirvede olduğu zeval vaktinde de ibadet ederlerdi. Bu nedenle İslâm, müslümanlara gündüz kılınan iki namazdan birini güneş doğmadan önce (Fecr) diğerini de güneş zirveden kaydıktan sonra (Zuhr) kılmalarını emretmiştir. Hz. Peygamber (s.a) de namaz vakitlerinin hikmetini hadislerde açıklamıştır.
Mesela Amr İbn Abese'den rivayet edilen hadiste Hz. Peygamber (s.a) bu konuyla ilgili bir soruya şöyle cevap vermiştir: "Sabah namazını kılın, fakat güneş tam doğmak üzere iken yükselinceye kadar namaz kılmaktan sakının. Çünkü şeytanın boynuzları arasından doğar ve kafirler o zaman ona secde ederler."

İkindi namazından bahsettikten sonra da şöyle demiştir: "İkindi namazından sonra güneş batıncaya kadar namazdan sakının. Çünkü güneş şeytanın boynuzları arasından batar ve kafirler o zaman ona secde ederler." (Müslim)
Güneşin şeytanın boynuzları arasından doğup batması bu hadiste sembolik bir anlatımdır. Şeytanın bu vakitlerde insanları saptırmaya uğraştığı anlamına gelir. Şeytan kafirlerin bu zamanlarda ibadet etmesine o denli sevinir ki, bunu onayladığının bir belirtisi olarak sanki güneşi tepesinde taşır. Hadisin bir yorumu Hz. Peygamber'in (s.a) "Kafirler ona secde ederler" ifadesine dayanmaktadır.

Devam ediyoruz...
İSLAMİ AnLAYIŞA GÖRE
NAMAZ 5 VAKİTTİR AYETLERDEN DELİLLERİ (SÜNNET EHLİNE GÖRE)

Kur'ân'da Beş Vakit Namaz

Kur'ân-ı Kerim'de namaz vakitleri, genelden özele doğru gidilerek açıklanmıştır. Namazların belli vakitlerde olduğunu bildiren genel bir âyetten sonra, Mekke döneminde beş vakit namaz emredilmezden önce sabah, akşam ve gece namazı olmak üzere üç vakit kılınan namaza, daha sonra da beş vakit namazın vakitlerine sarahat derecesinde işaret edilmiştir. Böylece Kur'ân'da namaz vakitlerinde bir ikmâlin olduğu, yani tedrîcî olarak tamamlanmaya gidildiği söylenebilir.

Beş vakit namaza işâret eden âyetlerden bazıları şunlardır: 'Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar belli vakitlerde namaz kıl ve özellikle sabah namazını kıl...' (İsrâ, 17/78), '.

..Güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbinin yüceliğini ilan et, O'na hamdet. Gecenin bazı vakitlerinde, gündüzün bazı tarafında da O'na ibâdet et ki, Allah'ın rızâsına eresin.' (Tâ-Hâ, 20/130);
'
Haydi siz akşama girerken, sabaha çıkarken Allah'ı takdis ve tenzih edin, namaz kılın. Göklerde ve yerde hamd, güzel övgü O'na mahsustur. Günün sonunda (ikindi) ve öğleye girerken de O'nu takdis ve tenzih edin, namaz kılın.' (Rûm, 30/17-18).

Kur'ân'ı tefsir eden âlimler, söz konusu âyetlerin işâreten de olsa beş vakit namaza delâlet ettiğini belirtirler. Meselâ Allâme Elmalılı'ya göre: 'Bu ve benzeri âyetlerle sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı olmak üzere beş vakit namazın vakitleri tayin edilmiştir.' (Elmalılı, ts, 3/71).

Sadece Tâ-Hâ Sûresi'ndeki yukarıda geçen âyet, tek başına beş vakit namaza işâret etmektedir: Güneşin doğmasından önce sabah namazı, batmasından önceki ikindi namazı, gecenin bir kısım saatleri akşam ile yatsı, gündüzün bazı taraflarındaki namaz ise öğle namazıdır.

Âyetlerde işâret edilen bu vakitlerin sınırlarının tam bir şekilde tespiti ve namazların nasıl kılınacağı bizzat Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından yapılıp izah edilmiş ve o zamandan beri de Müslümanlar tarafından ihtilâfsız uygulanmıştır. Bilindiği gibi Peygamber Efendimizin (s.a.s.) görevlerinden birisi Kur'ân'ı tebliğ etmek, diğeri de onu açıklamak, hayata tatbikini bizzat temsille, yani yaşayarak ortaya koymaktır.

Devam ediyoruz...


_________________

Ynt: AYETLERLE BEŞ VAKİT NAMAZ
« Yanıtla #2 : 04 Aralık 2009, 03:38:21 ÖS 15 »
Alıntı
YAZARIN NOTU;


YAPTIĞIM UZUN VE TİTİZ ARAŞTIRMALARIM VE ÇALIŞMALARIM SONUCI NİHAYET YAZIMIN SONUNA ULAŞMIŞ BULUNMAKTAYIM.

ÇOK UZUN BİR YAZI NEREDEYSE BİR KİTAP MUHTEVİYATINDA OLDU.
MUHALİF FİKİRLERİ DE ALDIM . ÇEŞİTLİ TEFSİRLERİN YANISIRA BEN DE YORUMUMU YAZDIM.

BANA TEŞEKKÜR EDENLERE BEN DE TEŞEKKÜR EDİYORUM.

HAZIRLAYAN: İDB'den ABDULHAMİD KARDEŞİM ALLAH ONDAN ve Emeği Geçen Tüm kardeşlerimden RAZI OLSUN ..

DEMİŞSİNİZ.

Allah sizden de ve tüm müslümanlardan razı olsun değerli kardeşim.

Saygılarımla


Ynt: AYETLERLE BEŞ VAKİT NAMAZ
« Yanıtla #3 : 05 Aralık 2009, 07:07:56 ÖS 19 »
İSLAMİ AnLAYIŞA GÖRE
NAMAZ 5 VAKİTTİR AYETLERDEN DELİLLERİ (SÜNNET EHLİNE GÖRE)

Ve bazıları israrla madem ki namaz günde beş vakittir o halde hac da neden 3 vakit olarak kılınır. Diye sorabiliyor

Buraya çok dikkat edilirse, hac da kılınan namazda da 3 vakitte 5 vakitten yatsı ve akşamın öğle ile de ikindinin birleştirilmesi var. Bunun böyle kılınmasının elbette ki elbette bir hikmeti olmalı ki var. Bu hikmet nedir ? Araştırıp öğrenmeliyiz. Bana göre hac özel mekan ve özel zaman ve özel durumdur.

BİR YOLCULUK DURUMU GİBİDİR, YOLCULUKTA BU NAMAZ VAKİTLERİ CEM EDİLİVERİYOR VE Aynen bir savaş gibidir de .Yani nasıl ki, ayetlerle sabit olan bir savaş durumunda namzın kısaltılmasına bir ruhsat veriliyorsa.

Aynı durum burası için de geçerlidir. Ve unutmayalım ki, kuranın hiçbir ayetinde de hac da namazı yalnız 3 vakit kılacaksınız diye bir ayet de geçmez. Yapılan uygulamalar peygamberin uygulamasıdır ki, pegamber de heva hevesine göre Hareket etmeyeceği açıktır ki, bu ruhsat durum ortaya çıkmaktadır

VE ZATEN DİKKAT EDERSENİZ VAKİTLERİ CEM ETME YALNIZ HACCA DA ÖZEL DEĞİLDİR

BAKINIZ

İbnu Abbas (r.a.) anlatıyor: 'Resûlullah (s.a.s.) seferde/yolculuk halinde iken öğle ile ikindiyi birleştirdi, akşam ile yatsıyı da birleştirdi.'


Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: 'Resûlullah (s.a.s.), güneş batıya meyletmeden yola çıkınca, öğle namazını ikindi vaktine te'hir eder, ikindi olunca mola verir, ikisini cem ederdi (beraber kılardı). Yola çıkmazdan önce güneş batıya meyletti (öğle vakti girdi) ise, hareketten önce her ikisini de (öğle ve ikindiyi) kılar, sonra yola çıkardı.'


Hz. Enes (r.a.), 'Efendimiz (s.a.s.) sefere acele ettiği zaman öğleyi ikindinin ilk vaktine kadar te'hir eder; müteâkiben aralarını cemederdi. Akşam namazını da te'hir eder tâ şafak kaybolduğu vakit, onu yatsı ile beraber kılardı.' diye de nakilde bulunmaktadır.


Abdullah ibn Ömer (r.a.): 'Resûlullah (s.a.s.), yolculuğa çıkmak için acele ettiği zaman akşam ile yatsıyı bir arada kılardı.' demektedir (Değişik rivâyetler için bkz: Buhârî, 'Taksîru's-Salât,' 13-16; Müslim, 'Müsâfirîn,' 42-58; Ebû Dâvud, 'Salât', 274; Tirmizî, 'Salât', 138; Nesâî, 'Mevâkît', 42).

Devam ediyoruz...
İSLAMİ AnLAYIŞA GÖRE
NAMAZ 5 VAKİTTİR AYETLERDEN DELİLLERİ
(SÜNNET EHLİNE GÖRE)

Kur'an-ı Kerim' de beş vakit namaza mücmel olarak işaret eden ayetlerden Taha Süresinin 130 uncu ayetinde:

"...Güneşin doğmasından önce de, batmasın dan önce de Rabbını övgü ile tesbih et. Gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün etrafında (iki ucunda) da tesbih et ki, rızaya ulaşasın." buyurulmuş; güneşin doğmasından ve batmasından önce , gece saatlerinde ve gündüzün iki ucunda olmak üzere beş ayrı vakitte Cenab-ı hakk' ı tesbih yani namaz kılmak emredilmiştir.

Bakara Süresinin 238 inci "namazlara ve ayrıca orta namaza devam edin" mealindeki Ayet-i kerimede "namazlar" anlamındaki "salâvat" kelimesi çoğuldur. Arapça da çoğul üçten başlar. "İki'' ye tesniye denir ve ''iki namaz'' sözü "salateyn'' şeklinde söylenir. Demek oluyor ki, ayetteki ''salavat'' sözünden en az üç namaz anlaşılır.

Ayrıca bir de "orta namaz" var. Çünkü matuf, matuf aleyhten (üzerine atıf yapılandan) ayrıdır.

Bu sebeple "orta namaz", "namazlar'' ifadesine dahil olmadığı gibi, her iki yanında eşit sayı bulunmadığı için, üç namazın arasında yer alacak bir namaza ''orta namaz'' denilmesi de mümkün değildir.

O halde, ayetteki "salavat" kelimesi, en az dört namazı ifade eder. Orta namaz buna eklendiğinde beş vakit namaz ortaya çıkar. Orta namazın ikindi namazı olduğu bazı hadislerde açıklanmıştır.

Hüd süresinin 114'üncü ayetinde ise, "Gündüzün iki ucunda ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namaz kıl..." buyurulmaktadır.

.
Ayet-i celilede ''gündüze yakın saatler" anlamındaki "zülef" kelimesi, "zülfe" nin çoğuludur. Yukarıda belirtildiği üzere en az üç adedi ifade eder. demek oluyor ki, bu ayete göre gecenin gündüze yakın saatlerinde, (akşam, yatsı ve sabah namazı olmak üzere) en az üç namaz var. Ayrıca gündüzün iki ucunda da iki vakit var. Böylece bu ayet-i kerimeden de namazın beş vakit olduğu anlaşılmaktadır.


Bunlardan başka Nisa, 4/103. Hud, 11/114; İsra, 17/78; Rum, 30/17-18; Nur, 24/36; Kaf, 50/39-40; Dehr (İns8n) , 76/25-26 ayet.-i kerimelerinde de beş vakit namaza veya vakitlerine mücmel o1arak işaret eden ifadeler bulunmaktadır. Bu mücmel ifade ve işaretler, Rasulüllah ( s.8. ) , in söz ve uygulamalar ile açıklanmış, onun açıkladığı ve uyguladığı şekilde bütün Müslümanlar tarafından ameli uygulama olarak günümüze kadar devam ettirilmiştir. Asr-ı Saadetten beri her asırda Müslümanlar beş vakit namaz kılmış hiç kimse bunun aksini söylememiştir. Bu itibarla "Kur'an' da beş vakit namazın bulunmadığı iddiasının ilmi hiç bir değeri yoktur.

Devam ediyoruz...
__İSLAMİ AnLAYIŞA GÖRE
NAMAZ 5 VAKİTTİR AYETLERDEN DELİLLERİ
(SÜNNET EHLİNE GÖRE)

Kur'ân'da Beş Vakit Namazın olup, olmadığını eğer varsa buna hangi ayetlerin işaret ettiğini müfessirlerin görüşü ile açıklamaya çalışmıştım ki, buna bazıları ayetleri va anlamlarını delil göstererek 3 vakittir derken büyük bir çoğunluğu da YİNE ayetleri ve anlamlarını delil göstererek 5 vakittir demişlerdir.

BEN DE ŞİMDİ BU FARKLI 2 GÖRÜŞ ÜZERİNE GÖRÜŞ BELİRTECEĞİM ,OLMASI GEREKEN ( DOĞRU OLAN ) GÖRÜŞ HANGİSİDİR ONU İZAH EDECEĞİM

Kur'ân-ı Kerim'de namaz vakitleri, genelden özele doğru gidilerek açıklanmıştır. Namazların belli vakitlerde olduğunu bildiren genel bir âyetten sonra, Mekke döneminde beş vakit namaz emredilmezden önce sabah, akşam ve gece namazı olmak üzere üç vakit kılınan namaza, daha sonra da beş vakit namazın vakitlerine sarahat derecesinde işaret edilmiştir. Böylece Kur'ân'da namaz vakitlerinde bir ikmâlin olduğu, yani tedrîcî olarak tamamlanmaya gidildiği söylenebilir.

Şimdi tekrar ayetlere bakalım hem de aynı mealler olmamak üzere bakalım ve anlamları üzerinde duralım ve açıklayalım

İSRA-78: Güneşin batıya yönelmesinden gecenin kararmasına kadar namaz kıl; sabah vakti de namaz kıl, zira sabah namazına melekler şahit olur.

İSRA-78:Güneşin sarkmasından (aşağı kaymasından) gecenin kararmasına (yatsı vaktine) kadar namaz kıl ve sabahın Kur'an'ın(ı, uzunca Kur'an okunan sabah namazını) da (unutma). Çünkü sabah Kur'an (okuması) görülecek şeydir.

İSRA-78:- Ey Muhammed, güneşin batmaya yöneldiği andan, gece kararıncaya kadar namaz kıl , sabahleyin Kur'an okumayı da ihmal etme. Çünkü sabahleyin okunan Kur'an'ı izleyen (melek)ler vardır.

İSRA-78:
'Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar belli vakitlerde namaz kıl ve özellikle sabah namazını kıl...'

Yukarıdaki farklı 4 İsra ayeti mealinde SABAH namazı apaçık, ismi ile birlikte zikredilerek geçmektedir. Diğer meallerde de aynı anlam kastedilerek Güneşin aşağıya sarkması= Güneşin geceyi oluşturmak için Batıya yönelerek dönmesi= Güneşin batmaya yönelmesi demektir.

Bu ifadelerden de açığa çıkan net anlatım, anlam ve sonuç şudur: Güneşin batıya yönelmesinden ifadesine bakacak olursak, Güneş nerede tam batıya yönelecek veya yöneliyor?

Tam doruk noktasına ulaştıktan hemen sonra , doruk noktasından hemen sonra değil mi ? O halde bu vakit ÖĞLE VAKTİDİR VE BU VAKİTTE NAMAZ KILINACAKTIR. BU VAKTİN NAMAZI ÖĞLE NAMAZIDIR.
Devam edelim ayete

Güneşin batmaya yöneldiği andan, gece kararıncaya kadar namaz kıl : Öğle vaktinden ki, o vakitte güneş batıya yöneliyor ve tepeden aşağıya sarkıyordu, işte o andan itibaren nereye kadar ? Gecenin kararmasına kadar, yani gecenin belirgin olarak kendini göstermesi, kendini farkettirip, kendini belli etmesi YATSI VAKTİDİR Kİ O VAKİT KARANLIĞIN TAM ÇÖKÜŞÜDÜR. KARANLIĞIN TAM ÇÖKÜŞ ANIDIR = GECE VAKTİDİR.

Bu zamana kadar,yani güneş battıktan gece vaktine kadar bu zaman içinde namaz kıl, bu zamanın vakti AKŞAM OLMAKTADIR ki, GÜNEŞ BATTIĞI HALDE , hala gündüzün aydınlığı hissedilmekte, Çünkü, tam gecenin karanlığı çökmemiştir.

O halde İSRA SURESİ 78 AYETİNDE BELİRGİN OLARAK APAÇIK, NET ORTAYA ÇIKAN SONUÇ: AYETLERDE GEÇEN 3 VAKİTTEN 3 VAKİT NAMAZDAN SÖZ EDİLMEKTEDİR Kİ, BUNLAR SABAH-ÖĞLE VE AKŞAM NAMAZLARIDIR.

GERİYE DAHA 2 VAKİT NAMAZ KALIYOR, BUNLAR İKİNDİ VE YATSI .
GERİYE DAHA 2 VAKİT NAMAZ DAHA OLABİLİR Mİ ?

Bunları da Diğer ayetlera bakarak cevaplayalım İNŞALLAh

İSLAMİ AnLAYIŞA GÖRE
NAMAZ 5 VAKİTTİR AYETLERDEN DELİLLERİ
(SÜNNET EHLİNE GÖRE)

"Gündüzün iki tarafında ve gecenin yakın saatlerinde namaz kıl." (Hud: 114)

VE HUD 114 ÜN DİĞER MEALLERİ DE ŞÖYLEDİR

Gündüzün iki tarafında (sabah, akşam) ve geceye yakın sa'atlerde namaz kıl; çünkü iyilikler, kötülükleri giderir. Bu, ibret alanlara bir öğüttür

Gündüzün iki ucunda ve gecenin ilk saatlerinde namaz kıl, iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlara bir hatırlatmadır

Gündüzün iki tarafında ve geceye yakın saatlerde namazı/duayı yerine getir. Güzellikler kötülükleri silip süpürür. İşte bu, Allah'ı ananlara bir öğüttür

(Ey Muhammed!) Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür

Ve gündüzün başında ve sonunda, bir de gecenin erken saatlerinde salâtta devamlı ol; çünkü muhakkak ki iyi eylemler kötü eylemleri giderir; [Allah'ı] hatırında tutanlar için bir öğüt, bir hatırlatmadır bu.

Ayet burada gündüzün iki ucundan söz ediyor. Bu gündüzün başlangıcı ile sonudur. Gündüzün ilk saatleri ile son saatleridir, gündüzü fark ettirecek SİYAH İPLİK İLE BEYAZ İPLİĞİ BİRBİRİNDEN AYIRIT EDEBİLECEK bir konumdur ve bu ilk konum ile son konum daima birbirine eşit olan yani benzer olan konumlardır. Şöyle ki, dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesi sonucu güneş ışınları gündüzün ilk saati ile (SABAH ) son saati (AKŞAM) aynı açıyı alırlar. yani demek istedim o ki, biz sabahın ilk SAATLERİNİn aydınlığı ile akşamın ilk saatlerinin aydınlığını hep aynı görürüz.

GÜNDÜZÜN SON SAATLERİ=GÜNDÜZÜN SONU = GÜNEŞİN BATIŞI=KARANLIĞIN TAM ÇÖKMEMESİ

O halde gündüzün ilk aydınlığı ( sabah ) yani siyah ip ile beyaz ipliğin ayırt edilebilen aydınlık ne ise aKŞAM VAKTİnDE de siyah iplik ile beyaz ipliği birbirinden ayırt edebilecek bir AYDINLIK O DUR, bu son aydınlığa kadarki vakit akşam vakti olmaktadır. Verilen örnekten siyah ip ve beyaz ipten kasıt, siyah ip gece, beyaz ip gündüz anlamındadır, O halde bu iplerin birbirlerinden ayırt edilebilmesi demek, gece ile gündüzün ayırt edilebilmesi demektir

Peki Ne zamana kadar ? Bu iki ipliği birbirinden ayırt edilemez bir hal alana ki o da gece vaktine kadardır Bu vakti de yatsı vakti olmaktadır.

O HALDE BU AYET DE ÇOK AÇIK GEÇEN GÜNDÜZÜN İKİ TARAFINDAN İLK TARAFI GÜNEŞİN DAHA HENÜZ DOĞMADAN ÖNCEKİ İLK VAKTİDİR. O DA SABAH VAKTİ (SABAH NAMAZIDIR ) GÜNDÜZÜN DİĞER TARAFI İSE, GÜNDÜZÜN SONA ERDİĞİ VAKİTTİR. YANİ GÜNEŞİN DAHA YENİ BATTIĞI VE TAM KARANLIĞIN ÇÖKMEDİĞİ ANDIR . BU DA AKŞAM VAKTİDİR ( AKŞAM NAMAZIDIR )

Çok dikkat edilirse, gündüzün her iki tarafında yani hem sabah vakti, hem de akşam vakti güneşi ve ışınlarını göremiyoruz . Fakat güneşin verdiği aydınlığı sabah vakti güneşin doğuşuna kadar geçen zaman, akşam vakti de güneşin battığı andan itibaren geceye kadar olan zamandır

Gecenin yakın saatlerinden maksat, gecenin akşama yakın saatleridir ki, henüz güneş daha yeni batmıştır ve hala güneşin son aydınlığı farkediebiliyor.veya gecenin sabaha yakın saatleridir ki, güneş doğmaya yakındır her iki zaman da gecenin gündüze yakın ilk saatlerini ifade eder( Bir gün öncesi ve bir gün sonrası ile ).

Buraya çok dikkat edelim ayet, ayeti tefsir ediyor. Hangi ayetler hangi ayetleri tafsir ediyor bakalım

HUD-114:Gündüzün iki tarafında (sabah, akşam) ve geceye yakın sa'atlerde namaz kıl; çünkü iyilikler, kötülükleri giderir. Bu, ibret alanlara bir öğüttür

Hud ayetinde apaçık namaz kıl emri veriliyor ve bu emir bu ayette yer alıyor

Şimdi de taha-130 ayetine bakalım, bu ayette apaçık namaz kıl emri geçmiyor ama hud 114 ü tefsir ediyor yani ne demek istiyor nasıl tefsir ediyor ? Bakınız

Taha-130:Artık, onların söylediklerine sabret; Güneş'in doğuşundan önce de batışından önce de Rabbini överek tespih et! Gecenin bazı saatleriyle gündüzün iki ucunda da tespit et ki, hoşnutluğa erebilesin.

Taha-130: Onların dediklerine sabret, güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbini överek tesbih et; gece sa'atlerinden bir kısmında ve gündüzün taraflarında da tesbih et ki memnun olasın!

Taha-130: Artık onların dediklerine sabret ve güneşin doğmasından evvel ve batmasından evvel Rabbine hamd ile tesbihte bulun. Ve gece saatlerinde de tesbih et ve gündüzün etrafında da. Tâ ki sen hoşnut olasın.

Ayetler dikkatli incelendiğinde, taha ayetinde

Gecenin bir bölümü saatleri= Yatsı namazıdır

Gündüzün etrafı (tarafları)= sabah, öğle ve ve akşam vakitleridir.

Bu vakitlerde ne yapılacak. Tespih edilecek (allah şanı ile anılacak ve övülecek) hud ayetin de de aynı vakitler için ne deniyordu bu vakitler için apaçık namaz kılın denmiyor muydu ? Bu vakitler her iki ayette de aynı vakitler, farklı vakitler olmadığı için demek ki, hamd ve tespihten maksat apaçık namaz kılmaya işaret etmiyor mu ?

Evet, hem de nasıl ! Hamd ve tespihten maksat her iki ayeti kıyasladığımızda görülen odur ki, namaz kılmaya işaret etmektedir. O halde hamd ve tespihten maksat=Namaz kılmaktır.

Fakat bu demek değildir ki, her ayette geçen hamd ve tespih sözcükleri namaz kılın ve öyle anlayın ve anlaşılacak anlamındadır. Hayır öyle değil, az önce de söylediğimiz gibi bu ayet bir başka ayeti tefsir ediyor aynı vakitleri dile getiriyor. bir ayette namaz diğer kıyas ayette de hamd ve tespih sözcüğünün karşılığını ifade etmektedir

Ayrıca bu ayette de ikindi vaktine de işaret vardır .Hud ayetinden bir de fazlalığı var ki, o da hamd ve tespih edin demekle güneş batmadan önce apaçık ikindi namazına da işaret ediyor ve diyor ki güneş batmadan önce bu hamd ve tespihe yönelin( bu hamd ve tespihin namazla olacağı kesindir nasıl ki, diğer vakitlerde hamd ve tespihin hud ayetinde namazla olacağı emrediliyorsa)

O HALDE TAHA AYETİNİN TEK BAŞINA TEFSİRİNDE BİLE 5 VAKİT NAMAZI BURADA APAÇIK EMİR OLARAK VERİLDİĞİNİ GÖRMEKTEN ACİZ OLAMAYIZ

Taha-130 ayeti ile Hud 114 ayetleri birbirlerini tefsir ediyor. Hem de karşılıklı olarak. Hud ayeti, taha ayetini mükemmel tefsir eder, Şöyle ki, taha ayetinde zikredilen vakitler ile hud ayetindeki vakitler aynı vakitlerdir. Bu vakitlerde hamd ve tespihin nasıl olacağı bize hud ayetinde açıklanmıştır.

O da ancak namazla olacağı belirtilmiştir.
ve zaten namaz kılmakla Allah en güzel bir şekilde anılmış olunur ki. Çünkü, namazın içinde hem tespih de vardır hem de hamd ve zikr. Ama unutmayalım tek başına bir tespih veya hamd bir namaz değildir ve namazın yerini tutmazlar

Allahı en iyi anmanın yolu ve yöntemini, Allahı en iyi tespih ve en iyi hamd etme yolunu kuran bize gösteriyor. Bu yol ve yöntem namazlardan sonra yapılacak hamd, zikir ve tespih olmaktadır. Bakın ayetlere. Allahın en iyi anma yolunun ancak namaz ile olacağını bildiren açık ayet vardır. Allahı en iyi anma yolu namazla olmaktadır ki, taha 14 ayetinde bu çok açık ve net şekilde vurgulanır

Taha-14- "Hiç kuşkusuz ben Allah'ım. Benden başka ilah yoktur. Öyleyse bana kulluk et. Beni anmak için namaz kıl."

Nisa-103:Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin. Artık ‘güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.

Kaf 39.40: "...Rabbini övgü ile an: güneş doğmadan önce, batmadan önce; gecenin bir bölümünde ve secdelerin arkasından da O'nu tesbih et. "

( Kaf ayetine baktığımızda ise yine açık ve net ifadeyle karşılaşıyoruz ki, güneş doğmadan önce ki vakit sabah vakti ile, batmadan önceki vakit ikindi vakit olmaktadır ki, bu vakitlerde allah anılacak nasıl mı hud 114 tefsiri ile, nasıl mı isra 78 ayetin tefsiri ile de . İsra 78 de ne vardı. Sabah vakti ile Güneşin aşağı sarkması ve batıya yönelmesi vardı ve o vakitlerde ne emredeilmişti ? Namaz . O halde kaf ayetinde de secdelerin arkası demek bu vakitlerde namaz kılındıktan sonra değil midir ! )

Allahı anma vakitlerinde ( Sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı ) namazsız yapılacak her türlü hamdın, tespihin ve zikirin, daima eksik ibadet olacağı kuşkusuzdur. Çünkü, namaz hem zikir hem hamd ve hem de tespih ibadetini kapsar. Namaz kılmakla bunların hepsi eksiksiz bir şekilde yerine getirilmiş olunur


"Tur -48,49 :...Kalktığın zaman Rabbini övgü ile an. Gecenin bir bölümünde ve yıldızların batışının ardından da O'nu tesbih et."

( Yıldızların batışı hangi vakittir ? Sabah vaktidir ve sabah vaktinde ne yapılacağı zaten önceki ayetlerde belirtilmiştir Yani namaz kılanacağı emredilir. Bu Tur ayettinde ise tespih edin diyor. O halde şimdi ne oldu ve ne yaparsınız tespih mi edersiniz yoksa namaz mı kılarsınız ?

ve işte size bir ayet dahaİnsan-26: Gecenin bir bölümünde O'na secde et ve geceleyin uzun uzadıya O'nu tesbih et. ( Demek ki, Tespih secdelerin arkasından olacaktır. Yani namaz kıldıktan sonra sonradır )
İSLAMİ AMLAYIŞA GÖRE
NAMAZ 5 VAKİTTİR AYETLERDEN DELİLLERİ
(SÜNNET EHLİNE GÖRE)

AYETLERİN DİLİ İLE GÜNDE 5 VAKİT NAMAZ YAZIMA DEVAM EDeceğim

SUNDUĞUN AYET DELİLLERİ VE EN ÖNEMLİSİ KURANIN KURAN AYETLERİ İLE TEFSİRİNDEN GÖRMEKTEYİZ Kİ

Kuran ayeti bir başka ayeti tefsir ediyor ve de bu ayetler birbirini tefsir ediyor

AYETİN BİR BAŞKA AYETİ TEFSİRİNİ DE RUM AYETİNDE DE GÖRÜYORUZ

Rum -17: Artık tenzih edin Allah'ı akşama girince ve sabaha erince

Rum-17: Artık akşamladığınız vakit ve sabahladığınız vakit Allah Teâlâ'ya tesbihte bulunun

Rum-17: O halde tespih Allah için. Akşama erdiğinizde de sabaha erdiğinizde de...

Rum-17: Öyle ise akşama girdiğiniz zaman da, sabaha erdiğiniz zaman da tesbih Allah'ındır (O'nun şanının yüceliği anılır).

( Ayet çok net iki vakitten söz ediyor ve bunlar akşam ve sabah vakitleridir ve bu vakitlerde tespihin ancak allaha ait olacağı ancak allaha yapılacak olmasından bahsediliyor.

Tespihten maksat nedir ?

Ayetin ayet ile tefsinde gördük ki, bu vakitlerin aynısı hem hud ve hem de isra ayetlerinde geçmekteydi ve bu vakitlerde tespih ve hamd olarak namaz kılanacağı emredilmiştir ki ,rum ve taha ayetlerinde de bu vakitlerde aynı tespih ve hamd var . O halde hud ile isra ayetleri ile rum ve taha ayetleri birbirlerini bu şekilde karşılıklı tefsir eder ve bu vakitlerdeki hamd ve tespihten maksat namazdır. Bu namaz ibadeti en güzel tespih ve en güzel hamdla Allahı en güzel anış olmaktadır. )


Rum-18: Ve onadır hamd göklerde ve yeryüzünde; ve tenzih edin onu gündüzün sonlarında ve öğle vaktinde

Rum-18: Ve hamd, göklerde ve yerde O'na mahsustur ve gündüzün nihâyetinde de ve öğle vaktine vardığınızda da

Rum-18: Göklerde ve yerde, günün sonunda da, öğleye erdiğiniz zaman da hamd, O'na mahsustur

Rum-18: Göklerde ve yerde hamt da O'na; gün sonunda da öğleye erdiğinizde de

( Bu ayette öğle vakti ve öğle hamdı ve tespihi yani namazı vardır. Gündüzün sonu ise güneşin batmadığı vakitlerdir yani öğle ile akşam vakitleri arasıdır. Bu na göre bu vakit ikindi vaktidir. Yine bu ikindi vaktinde de hamd ve tespihin namzla yapılacağı ifade edilir )


Bir başka tefsiri de olabilir diye şu şekilde yapıyorum. Gündüzün iki ucu, gündüzün tarafları veya gündüzün etrafından söylenmek istenen ifade nedir ?

İSRA-78:- Ey Muhammed, güneşin batmaya yöneldiği andan, gece kararıncaya kadar namaz kıl , sabahleyin Kur'an okumayı da ihmal etme. Çünkü sabahleyin okunan Kur'an'ı izleyen (melek)ler vardır.( ÖĞLE, AKŞAM ve SABAH namazı )

HUD-114:Gündüzün iki tarafında ( iki ucunda ) ve geceye yakın saatlerde namazı/duayı yerine getir. Güzellikler kötülükleri silip süpürür. İşte bu, ALLAH'ı ananlara bir öğüttür

( Gündüzün iki tarafını SABAH-AKŞAM kabul edersek, gecenin yakın saatlerini de YATSI kabul edebiliriz. Şayet Gecenin gündüze yakın saatlerini AKŞAM vakti olarak da algılamak mümkün, o zaman da gündüzün iki ucu SABAH ile İKİNDİ olacaktır )

Taha-130: Artık onların dediklerine sabret ve güneşin doğmasından evvel ve batmasından evvel Rabbine hamd ile tesbihte bulun. Ve gece saatlerinde de tesbih et ve gündüzün etrafında da. Tâ ki sen hoşnut olasın.

( Güneşin doğmadan önceki vakti SABAH vaktidir. Batmadan önceki vakti ise İKİNDİ vaktidir ve gece burada çok açık geçer o da YATSI vaktidir. Gündüzün de etrafı veya tarafları ÖĞLE ile AKŞAM olmaktadır )

Rum-17,18: O halde tespih ALLAH için. Akşama erdiğinizde de sabaha erdiğinizde de...Ve onadır hamd göklerde ve yeryüzünde; ve tenzih edin onu gündüzün sonlarında ve öğle vaktinde

(SABAH, AKŞAM; ÖĞLE ve İKİNDİ )

Kaf 39.40: "...Rabbini övgü ile an: güneş doğmadan önce, batmadan önce; gecenin bir bölümünde ve secdelerin arkasından da O'nu tesbih et. "( SABAH, İKİNDİ, YATSI )

Tur -48,49 :...Kalktığın zaman Rabbini övgü ile an. Gecenin bir bölümünde ve yıldızların batışının ardından da O'nu tesbih et ( YATSI ve SABAH )

İnsan-26: Gecenin bir bölümünde O'na secde et ve geceleyin uzun uzadıya O'nu tesbih et. ( Demek ki, Tespih secdelerin arkasından olacaktır. Yani namaz kıldıktan sonra sonradır )

Hud ayetinde geçen Gündüzün her iki tarafı ile Taha ayetinde geçen gündüzün etrafı gündüzün sonu ile (akşam ) gündüzün başlangıcı sabah Vakitleri midir ? Eğer öyle ise önceki ayetlerin tefsini doğru yaptık demektir.

Ama Rum ayetinde akşam ve sabah ( Günün ilki ve sonu ) belirtildikten sonra ayetin devamında ayrıca bir defa daha gündüzün sonundan bahsediyor. O halde , bu durumda gündüzün son tarafı güneşin daha henüz batmadığı öğle ile akşam vakti arasında olan ikindi vaktini ifade ediyor olmalıdır.



Devam ediyoruz...




Ynt: AYETLERLE BEŞ VAKİT NAMAZ
« Yanıtla #4 : 05 Aralık 2009, 07:09:50 ÖS 19 »
İSLAMİ AMLAYIŞA GÖRE
NAMAZ 5 VAKİTTİR AYETLERDEN DELİLLERİ
(SÜNNET EHLİNE GÖRE)

Belirli şartları taşıyan Müslümanlara günde beş vakit namazın farziyeti Kitap, sünnet ve icma ile sabittir. Beş vakit namazın eda edileceği vakitlere ve ne şekilde eda edileceğineKur'an-ı Kerim'in bir kısım ayetlerinde mücmel olarak işaret olunmuş, bu işaretler Rasalül1ah (s.a.)'in kavli ve fiili sünnetiyle açıklık kazanmıştır.

Bilindiği üzere Kur ' an-ı Kerim ' deki mücmel emir ve hükümleri açıklama yetkisi, Onu insanlara tebliğle görevli olan Peygamber (s.a.) Efendimize aittir. O namazı bizzat kılarak ve Müslümanlara imam olup kıldırarak nasıl kılınacağını öğrettiği gibi bunların vakitlerini de göstermiştir. Gerek kılınış şekli, gerek vakitleri ile ilgili bu uygulama ameli tevatür o1arak, günümüze kadar devam etmiştir.

Kur'an-ı Kerim' de beş vakit namaza mücmel olarak işaret eden ayetlerden Taha Süresinin 130 uncu ayetinde:

"...Güneşin doğmasından önce de, batmasın dan önce de Rabbını övgü ile tesbih et. Gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün etrafında (iki ucunda) da tesbih et ki, rızaya ulaşasın." buyurulmuş; güneşin doğmasından ve batmasından önce , gece saatlerinde ve gündüzün iki ucunda olmak üzere beş ayrı vakitte Cenab-ı hakk' ı tesbih yani namaz kılmak emredilmiştir.

Bakara Süresinin 238 inci "namazlara ve ayrıca orta namaza devam edin" mealindeki Ayet-i kerimede "namazlar" anlamındaki "salâvat" kelimesi çoğuldur. Arapça da çoğul üçten başlar. "İki'' ye tesniye denir ve ''iki namaz'' sözü "salateyn'' şeklinde söylenir.

Demek oluyor ki, ayetteki ''salavat'' sözünden en az üç namaz anlaşılır. Ayrıca bir de "orta namaz" var. Çünkü matuf, matuf aleyhten (üzerine atıf yapılandan) ayrıdır. Bu sebeple "orta namaz", "namazlar'' ifadesine dahil olmadığı gibi, her iki yanında eşit sayı bulunmadığı için, üç namazın arasında yer alacak bir namaza ''orta namaz'' denilmesi de mümkün değildir. O halde, ayetteki "salavat" kelimesi, en az dört namazı ifade eder. Orta namaz buna eklendiğinde beş vakit namaz ortaya çıkar. Orta namazın ikindi namazı olduğu bazı hadislerde açıklanmıştır.

Hüd süresinin 114'üncü ayetinde ise, "Gündüzün iki ucunda ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namaz kıl..." buyurulmaktadır.

Ayet-i celilede ''gündüze yakın saatler" anlamındaki "zülef" kelimesi, "zülfe" nin çoğuludur. Yukarıda belirtildiği üzere en az üç adedi ifade eder. demek oluyor ki, bu ayete göre gecenin gündüze yakın saatlerinde, (akşam, yatsı ve sabah namazı olmak üzere) en az üç namaz var. Ayrıca gündüzün iki ucunda da iki vakit var. Böylece bu ayet-i kerimeden de namazın beş vakit olduğu anlaşılmaktadır.

Bunlardan başka Nisa, 4/103. Hud, 11/114; İsra, 17/78; Rum, 30/17-18; Nur, 24/36; Kaf, 50/39-40; Dehr (İns8n) , 76/25-26 ayet.-i kerimelerinde de beş vakit namaza veya vakitlerine mücmel olarak işaret eden ifadeler bulunmaktadır. Bu mücmel ifade ve işaretler, Rasulüllah ( s.8. ) , in söz ve uygulamalar ile açıklanmış, onun açıkladığı ve uyguladığı şekilde bütün Müslümanlar tarafından ameli uygulama olarak günümüze kadar devam ettirilmiştir. Asr-ı Saadetten beri her asırda Müslümanlar beş vakit namaz kılmış hiç kimse bunun aksini söylememiştir. Bu itibarla "Kur'an' da beş vakit namazın bulunmadığı iddiasının ilmi hiç bir değeri yoktur

İSLAMİ AMLAYIŞA GÖRE
NAMAZ 5 VAKİTTİR AYETLERDEN DELİLLERİ
(SÜNNET EHLİNE GÖRE)

Hüd süresinin 114'üncü ayetinde ise, "Gündüzün iki ucunda ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namaz kıl..." buyurulmaktadır.

Ayet-i celilede ''gündüze yakın saatler" anlamındaki "zülef" kelimesi, "zülfe" nin çoğuludur. Yukarıda belirtildiği üzere en az üç adedi ifade eder. demek oluyor ki, bu ayete göre gecenin gündüze yakın saatlerinde, (akşam, yatsı ve sabah namazı olmak üzere) en az üç namaz var. Ayrıca gündüzün iki ucunda da iki vakit var. Böylece bu ayet-i kerimeden de namazın beş vakit olduğu anlaşılmaktadır

Ayet o kadar açık ve net ki, Gündüzün iki ucu anlamdaki ayet, iki tarafı ifade eder. Yani kesinlikle gündüz içinde kılınacak 2 vakit namaza işaret ediliyor. O halde gündüzün belirli iki vaktinde namazın olduğu apaçık anlaşılıyor.

ETTİ Mİ İKİ !

YA GECENİN GÜNDÜZE YAKIN SAATLERİNİ DE KATARSANIZ ( BUNLAR SABAH, AKŞAM DEĞİL MİDİR.

ETTİ Mİ DÖRT

HAYDİ ŞİMDİ DE ORTAYI ( Ayet Orta namazı da kılın diyor) BULALIM. DÖRDÜN ORTASI NEDİR DİYE SORSAM NE DERSİNİZ YOKSA BEŞİN ORTASInı mı sorsam hangisine cevab vermek mümkün ?

Bakara Süresinin 238 inci "namazlara ve ayrıca orta namaza devam edin" mealindeki Ayet-i kerimede AYRICA BİR ORTA NAMAZDAN DAHA BAHSEDİLİYOR Kİ, EN BASİT BİR MATEMATİK KAİDESİNE GÖRE ÇİFT SAYILARIN ORTASI DEĞİL ANCAK TEK SAYILARIN ORTASININ OLABİLMESİ MÜMKÜNDÜR

Yine aynı şekilde

Taha-130: Artık onların dediklerine sabret ve güneşin doğmasından evvel ve batmasından evvel Rabbine hamd ile tesbihte bulun. Ve gece saatlerinde de tesbih et ve gündüzün etrafında da. Tâ ki sen hoşnut olasın.

(SABAH İKİNDİ VE GECE AÇIK GEÇER, GÜNDÜZÜN ETRAFINDA DA YANİ TARAFLARINDAN GERİYE KALANLARDAN İSE iKİNDİ SÖYLENDİĞİNE GÖRE GERİYE KALAN ÖĞLE VE AKŞAM VAKİTLERİDİR )

Rum-17,18: O halde tespih ALLAH için. Akşama erdiğinizde de sabaha erdiğinizde de...Ve onadır hamd göklerde ve yeryüzünde; ve tenzih edin onu gündüzün sonlarında ve öğle vaktinde

(AKŞAM VE SABAH ÇOK AÇIK ZİKREDLİYOR AYRICA GÜNDÜZÜN ETRAFI VE TARAFLARI ANLAMINDA SABAH GÜNDÜZÜN BİR UCU İSE GERİYE KALAN TARAFLARI VEYA ETRAFI ÖĞLE VE İKİNDİ OLMAKTADIR )

Taha ayetinde geçen gündüzün etrafı veya tarafları rum ayatinde geçen gündüz sonu (İkindi ) ve öğle vakitleri ise, taha ayetinin başlangıcı zaten güneş batmadan önceki vakte yani ikindi vaktine işaret ediyor. Bu görüşe göre taha ayetinde geçen gündüzün tarafları=etrafı=Öğle ve akşam vakitleridir Kİ ikindi VAKTİ bir ayet önce gündüzün taraflarından biri olarak zaten söylenmişti

Ayetler birbirini net olarak tefsir ederken şöyle diyemezsiniz. Örneğin Ben yalnız RUM veya KAF veya TAHA surelerine uyarım Namaz kılmadan da Rabbimi hamd ve tespih ederim bu vakitlerde namaz kılmaya gerek yok ki bu ayetlerde yalnız tespih ve hamd edin var diyorsanız ve öyle yapıyorsanız ,Yanılıyorsunuz hud ve isra ayetlerini inkar etmiş oluyorsunuz ki bu ayetlerde de aynı vakitler vardır ve aynı vakitler için söylenmiş namaz kılın ifdesi vardır ve bu vakitlerde de namaz açık açık emredilmiş, O halde siz bu vakitlerde namaz kılmakla zaten tespihin ve hamdın en iyisini yapıyorsunuz öyle değil mi ?

Ayrıca da namazdan sonra da size bir hamd ve tespih yapma daha düşmüyor mu ? Düşecektir ki, bu tespihiniz ve hamdınız yan yatarken de otururken de ayakta iken de olacaktır( NİSA 103 ayeti gereği )

Fakat siz bu vakitlerde yalnız HUD ve İSRA ayetlerinin gereğini getirseniz bile yani namaz kılsanız sizaynı zamanda RUM; KAF; TAHA surelerdek ayetlerin de gereğini getirmiş olursunuz ki bu ayetlerdeki tespih ve hamdın karşılığı namaz olmaktadır. Ayetlerin işaret ettiği Bu vakitlerde namaz kılmadan yapılacak bir hamd , tespih daima ALLAHı eksik bir anma ve eksik bir ibadet olacaktır ..


YAZARIN NOTU;


YAPTIĞIM UZUN VE TİTİZ ARAŞTIRMALARIM VE ÇALIŞMALARIM SONUCI NİHAYET YAZIMIN SONUNA ULAŞMIŞ BULUNMAKTAYIM.

ÇOK UZUN BİR YAZI NEREDEYSE BİR KİTAP MUHTEVİYATINDA OLDU.
MUHALİF FİKİRLERİ DE ALDIM . ÇEŞİTLİ TEFSİRLERİN YANISIRA BEN DE YORUMUMU YAZDIM.

BANA TEŞEKKÜR EDENLERE BEN DE TEŞEKKÜR EDİYORUM.


HAZIRLAYAN: İDB'den ABDULHAMİD KARDEŞİM ALLAH ONDAN ve Emeği Geçen Tüm kardeşlerimden RAZI OLSUN ..

NOT KONUYU İYİ OKURSANIZ SONUÇ ELDE EDECEĞİNİZDEN EMİNİM ŞİMDİDEN HAYIRLI OLSUN