HZ İSA TEKRAR GELECEK Mİ ?

  • 28 Cevap
  • 9515 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

HZ İSA TEKRAR GELECEK Mİ ?
« : 14 Nisan 2009, 01:40:49 ÖS 13 »
İslam alimleri arasında tartışmalı konulardan birisi de Hz İsanın tekrar yeryüzüne gelip gelmeyeceğidir. İslam alimleri bu konuda derin ihtilaf halindedirler. Ve ayet tefsirlerini farklı yapmaktadırlar.

VE BU KONUDA HADİSLER DE MEVCUTTUR

Şimdi biz hangi tarafın görüşünün ağır bastığı hakkında yorum yapalım Hadislerin kurana uygunluğunu inceleyelim ve ben de görüş belirtip yorum yazacağım. Tabii ki en iyisini ve en doğrusunu Allah bilir diyeceğiz.

VE ONUN EMRİYLE İLİMDE UZMANLAŞMIŞ İLİM SAHİPLERİ DE...


ÖNCE GELECEK DİYENLERİN AYET TEFSİRLERİNE BAKALIM

HZ İSA ÖLDÜ MÜ YOKSA ÖLDÜRÜLDÜ MÜ ?
« Yanıtla #1 : 14 Nisan 2009, 01:49:01 ÖS 13 »
ÖNCE HZ İSA ÖLDÜ MÜ YOKSA ÖLDÜRÜLDÜ MÜ ? KURANDAKİ BU SÖZE BAKALIM

Kuran'da peygamberlerin ölümlerinin aktarıldığı kıssalarda geçen kelimelerle, Hz. İsa'nın ölümünün anlatıldığı ayetlerin incelenmesi, Hz. İsa'nın ölümüyle ilgili önemli bir gerçeği ortaya çıkarmaktadır. Bu bölümde ( hz isanın yeryüzüne tekrar gelip gelmeyeceğinden önce ) Hz. İsa'nın ve diğer peygamberlerin ölümlerini ifade eden kelimelerin Arapça karşılıklarını ve Kuran ayetlerinde ne şekilde kullanıldıklarını inceleyelim.

HZ İSA NASIL ÖLDÜ ? ÖLÜMÜ NASIL OLDU ?
« Yanıtla #2 : 14 Nisan 2009, 01:56:39 ÖS 13 »
Kuran'da peygamberlerin ölmesi veya öldürülmesiyle ilgili olarak kullanılan kelimeler "katele (öldürmek), mate (ölmek), haleke (helak olmak), salebe (asmak)" ya da birkaç özel kelimedir.

Oysa Hz. İsa için, Kuran'da çok açık bir ifadeyle, "Onu öldürmediler (ma katelehu) ve asmadılar (ma salebuhu)" ifadesi kullanılarak hiçbir öldürme şekliyle öldürülmediği vurgulanmaktadır. Hz. İsa'nın bir benzerinin gösterildiği ve onun Allah katına yükseltildiği bildirilmektedir. Al-i İmran Suresi'nde ise Hz. İsa'yı Allah'ın vefat ettireceği ve onu Kendi katına yükselteceği bildirilmiştir:
 
Hani Allah, İsa'ya demişti ki: "Ey İsa, doğrusu seni Ben vefat ettireceğim (müteveffiyke), seni Kendime yükselteceğim (rafiuke), seni inkar edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim..." (Al-i İmran Suresi, 55)
 
Kuran'da ölüm anlamı içeren kelimelerin ve Al-i İmran Suresi'nde geçen "vefat ettirme" kelimesinin kullanım şekilleri şöyledir:

HZ İSA BİLDİĞİMİZ MANA DA MI ÖLDÜ ?
« Yanıtla #3 : 14 Nisan 2009, 02:03:55 ÖS 14 »
TEVEFFA: VEFAT ETTİRME
 
Ayette geçen "vefat" kelimesinin karşılığı Türkçe'de kullanılan ölme anlamından farklı anlamlara gelmektedir.

Ayetlerin Arapça karşılıklarının incelenmesi, Hz. İsa'nın bildiğimiz manada ölmediğini açıkça ortaya koyar. Maide Suresi'nin 117. ayetinde ölüm olayı şu şekilde aktarılır:

"Ben onlara bana emrettiklerinin dışında hiçbir şeyi söylemedim. (O da şuydu:) 'Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin.' Onların içinde kaldığım sürece, ben onların üzerinde bir şahidim. Beni vefat ettirdiğinde (teveffeyteni), üzerlerindeki gözetleyici Sen'din. Sen herşeyin üzerine şahid olansın."
 
Bu ayetlerde geçen ve Türkçe meallerde öldürme ya da vefat ettirme olarak çevrilen kelime Arapça'da "teveffa" kökünden türemiştir ve bu kelime ölüm manasına değil, "canın alınması" manasına gelmektedir. İnsanın canının alınmasının ise her zaman ölüm anlamına gelmediği yine Kuran'da bize bildirilmektedir. Örneğin "teveffa" kelimesinin geçtiği bir ayette insanın ölümünden değil, uykuda canının alınmasından bahsedilmektedir:

Sizi geceleyin vefat ettiren (teveffakum) ve gündüzün "güç yetirip etkilemekte olduklarınızı" bilen, sonra adı konulmuş ecel doluncaya kadar onda sizi dirilten O'dur... (Enam Suresi, 60)
 
Bu ayette "vefat ettirme" olarak tercüme edilen kelime ile, Al-i İmran Suresi'nin 55. ayetinde kullanılan kelime aynıdır, yani her iki ayette de "teveffa" kelimesi geçmektedir. İnsanın, gece içinde bulunduğu durum ölüm olmadığına göre yukarıdaki ayette kullanılan "teveffakum" kelimesinin ölümü kastetmediği, doğru tercümenin "geceleyin canlarınızı alan" şeklinde olması gerektiği açıktır.

Aşağıdaki ayette ise aynı kelime şu şekilde kullanılmaktadır:
Allah, ölecekleri (mevt) zaman canlarını alır (teveffa); ölmeyeni de uykusunda (canını alır) (lem temut). Böylece, kendisi hakkında ölüm kararı (el mevte) verilmiş olanı tutar, öbürüsünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir... (Zümer Suresi, 42)
 
Bu ayetten de anlaşılacağı gibi, Allah uyuyan insanın canını almaktadır, ama hakkında ölüm kararı verilmemiş olanı eceli gelinceye kadar tekrar salıvermektedir. Bu haliyle insan bildiğimiz manada ölmüş olmaz. Yalnızca geçici bir süre için ruhu bedeninden ayrılmış farklı bir boyuta girmiş olur. Uyanacağı zaman ise tekrar ruhu bedenine iade edilir.
 
Prof. Dr. Süleyman Ateş de tefsirinde "teveffa" kelimesini şu şekilde açıklamıştır:
Teveffinin, uyku manasında kullanıldığını söyleyenlere göre -ki çoğunluk bu görüştedir- ayetin takdiri "Seni uyutacağım" şeklindedir.

Sonuç olarak Hz. İsa'nın uykudakine benzer bir duruma sokularak Allah katına yükseltildiğini, olayın bildiğimiz ölüm olmadığını, sadece bu boyuttan bir ayrılış olduğunu söyleyebiliriz. (Doğrusunu en iyi Allah bilir.) (Prof. Dr. Süleyman Ateş, Yüce Kur'an'ın Çağdaş Tefsiri, Cilt 2, Syf: 49-50)

HZ İSA BİLDİĞİMİZ MANA DA MI ÖLDÜ ?
« Yanıtla #4 : 14 Nisan 2009, 02:11:33 ÖS 14 »
KATELE: ÖLDÜRMEK
 
Kuran'da ölüm konusu anlatılırken genelde kullanılan kelime Arapça'da "öldürmek" anlamına gelen "katele" kelimesidir. Mümin Suresi'nde "katele" kelimesi şu şekilde kullanılmaktadır:
 
Firavun dedi ki: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim (aktul) de o (gitsin) Rabbine yalvarıp-yakarsın... (Mümin Suresi, 26)
Ayette geçen "Musa'yı öldüreyim" ifadesinin Arapçası "aktul Musa" şeklindedir. Bu kelime katele fiilinden türemiştir. Bir diğer ayette ise aynı kelime şu şekilde kullanılmaktadır:
... Peygamberleri haksız yere öldürmelerindendi (yaktulune)... (Bakara Suresi, 61)
Ayette geçen "öldürmelerindendi" kelimesinin Arapçası "yaktulune" şeklindedir ve yine aynı şekilde katele kelimesinden türemiştir. Ve çeviride de açıkça ifade edildiği gibi "öldürmek" anlamına gelmektedir.
Aşağıda peygamberlerin ölümünü açıklayan bazı ayetlerde "katele" fiilinin ne şekilde kullanıldığı belirtilmektedir. Parantez içinde anlamları bildirilen tüm kelimelerin fiil kökleri KATELE'dir:
... Onların bu sözlerini ve peygamberleri haksız yere öldürmelerini (katlehum) yazacağız... (Al-i İmran Suresi, 181)
... Büyüklük taslayarak bir kısmınız onu yalanlayacak, bir kısmınız da onu öldürecek misiniz? (taktulune) (Bakara Suresi, 87)


HALEKE: ÖLMEK
 
Kuran'da öldürme fiili için kullanılan bir diğer kelime ise "haleke" fiilidir. Haleke kelimesi ayetlerde "helak olmak, ölmek" anlamlarında kullanılmaktadır. Örneğin Mümin Suresi'nin 34. ayetinde şu şekilde geçmektedir:
... Sonunda o, vefat edince, (haleke) demiştiniz ki; "Allah, ondan sonra kesin olarak bir elçi göndermez... (Mümin Suresi, 34)
Ayette, Türkçeye "vefat edince" olarak çevrilen ifadenin Arapçası "iza heleke" şeklindedir ve bu kelimenin anlamı da ölmektir.

EL MEVTE: ÖLÜM


 

Ynt: HZ İSA TEKRAR GELECEK Mİ ?
« Yanıtla #5 : 14 Nisan 2009, 02:19:26 ÖS 14 »
EL MEVTE: ÖLÜM
 
Kuran'da peygamberlerin ölümüyle ilgili olarak kullanılan bir diğer kelime ise "el mevte" kelimesidir. Mate kelimesi ayetlerde "ölmek" anlamında kullanılmaktadır. Bunlardan biri Sebe Suresi'nde Hz. Süleyman ile ilgili olarak bildirilmektedir:
Böylece onun (Süleyman'ın) ölümüne (el mevte) karar verdiğimiz zaman, ölümünü (mevtihi), onlara, asasını yemekte olan bir ağaç kurdundan başkası haber vermedi... (Sebe Suresi, 14)
 
Aynı kökenden gelen bir diğer kullanım ise Hz. Yahya'ya yönelik olarak kullanılmaktadır:
... Ona selam olsun; doğduğu gün, öleceği gün (yemutu) ve diri olarak yeniden-kaldırılacağı gün de. (Meryem Suresi, 15)
 
Bu ayette "öleceği" şeklinde çevrilen kelimenin Arapçası "Yemutu" kelimesidir. Aynı kelime Hz. Yakub'un ölümü ile ilgili ayetlerde de geçmektedir. Bakara Suresi'nde şu şekilde geçer:
Yoksa siz, Yakub'un ölüm anında (el mevte) orada şahidler miydiniz?.. (Bakara Suresi, 133)
Bu ayette geçen "el mevte" kelimesi de yine aynı kökten gelmekte ve ölüm anlamı taşımaktadır.

Hz. Muhammed ile ilgili bir ayette ise "katele" ve "mate" fiilleri aynı anda kullanılmaktadır:
Muhammed, yalnızca bir elçidir. Ondan önce nice elçiler gelip-geçmiştir. Şimdi o ölürse (mate) ya da öldürülürse, (kutile) siz topuklarınız üzerinde gerisin geriye mi döneceksiniz?... (Al-i İmran Suresi, 144)
 
Mate (ölmek) kökünden gelen mevt kelimesi, yine peygamber ölümlerinin anlatıldığı başka ayetlerde de geçmektedir:
... Dedi ki: "Keşke bundan önce ölseydim de (mittu), hafızalardan silinip unutuluverseydim." (Meryem Suresi, 23)
 
Senden önce hiçbir beşere ölümsüzlüğü (el hulde) vermedik; şimdi sen ölürsen (mitte) onlar ölümsüz mü kalacaklar? (Enbiya Suresi, 34)
 
"Beni öldürecek (yumituni), sonra diriltecek olan da O'dur," (İbrahim peygamber) (Şuara Suresi, 81)

HALİD: ÖLÜMSÜZ
Ayetlerde yer alıp, doğrudan ölmek ya da öldürmek fiilini değil, ancak ölümsüzlüğü ifade eden bir başka kelime ise "halid" kelimesidir. Halid kelimesinin anlamı kalıcı olmak, bekası devam etmek şeklindedir. Enbiya Suresi'nde "halid" kelimesi şu şekilde kullanılmıştır:
Biz onları, yemek yemez cesetler kılmadık ve onlar ölümsüz (halidiyne) değillerdi. (Enbiya Suresi, 8)

SALEBE: ASMAK
 
Kuran'da peygamberlerin ölümleri anlatılırken kullanılan kelimelerden biri de salebe (asmak) fiilidir. Salebe fiili "asmak, çarmıha germek ve idam etmek" gibi anlamlara gelmektedir. Bu fiil ayetlerde şu şekilde kullanılmaktadır:
... Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar (ma salebu) ... (Nisa Suresi, 157)
... Biri efendisine şarap içirecek, diğeri ise asılacak (yuslebi)... (Yusuf Suresi, 41)
... Ancak öldürmeleri asılmaları (yusallebu)... (Maide Suresi, 33)
... Muhakkak ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi idam edeceğim (usallibennekum)... (Araf Suresi, 124)
gerçekten asacağım (usallibennekum). (Şuara Suresi, 49)
 

HZ İSANIN ÖLÜMÜ BİLDİĞİMİZ ÖLÜM MÜ ?
« Yanıtla #6 : 14 Nisan 2009, 02:22:05 ÖS 14 »
Ayetlerde de görüldüğü gibi Hz. İsa'nın vefatıyla diğer peygamberlerin ölümlerinin aktarıldığı ayetler birbirinden çok farklı kelimelerle ifade edilmektedir. Allah Kuran ayetlerinde Hz. İsa'nın öldürülmediğini, asılmadığını, insanlara onun bir benzerinin gösterildiğini, onu vefat ettirdiğini (yani uykudaki gibi canını aldığını) ve Kendi katına yükselttiğini bildirmiştir.

Hz. İsa için "canını almak" anlamına gelen "Teveffa" fiili kullanılırken, diğer peygamberler için normal ölümü ifade eden katele ya da mevt gibi ifadeler kullanılmaktadır. Bu bilgiler ise bize Hz. İsa'nın durumunun olağanüstülüğünü bir kez daha göstermektedir.
 
Sonuç olarak Hz. İsa'nın uykudakine benzer bir duruma sokularak Allah katına yükseltildiğini, olayın bildiğimiz ölüm olmadığını, sadece bu boyuttan bir ayrılış olduğunu söyleyebiliriz. (Doğrusunu en iyi Allah bilir.)


DEVAMI OLACAK

Ynt: HZ İSA TEKRAR GELECEK Mİ ?
« Yanıtla #7 : 14 Nisan 2009, 02:31:26 ÖS 14 »
KENDİ GÖRÜŞ VE YORUMUM:

ÖNCEKİ AYETLERE BAKARAK DA HZ İSANIN ÖLÜMÜNÜN GERÇEKTEN FARKLI BİR ÖLÜM OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİM Kİ, AYETLER VE İFADE  ŞEKİLLERİ BUNU DİLE GETİRMEKTEDİR.

İSTER UYKU ÖLÜMÜ OLSUN İSTER HAKİKİ MANA DA ÖLÜM OLSUN. HZ İSA (AS ) UYKU ÖLÜMÜNDEN SONRA MUHAKKAK HAKİKİ ÖLÜME DÖNECEKTİR.

ŞİMDİ BU BİR İSPAT OLABİLİR Mİ ? NEYE İSPAT ?

HZ İSANIN TEKRAR YERYÜZÜNE GELİP GELMEYECEĞİNE İSPAT

O HALDE ONUN HAKKINDAKİ DİĞER AYETLERE  VE FARKLI TEFSİRLERİ DE GÖRELİM


DEVAMI OLACAK

Ynt: HZ İSA TEKRAR GELECEK Mİ ?
« Yanıtla #8 : 14 Nisan 2009, 03:42:36 ÖS 15 »
Hz isanın uyku ölümünde olması ONUN TEKRAR geleceğine işaret olabilir mi ? Bu soruya cevabım

Evet olabilir veya olmayabilir de.


Eğer halen uyku ölümünde ise, ayet açık ki,  eceli gelmişse ona iade edilmeyeceği gelmemişse ona iade edileceğidir

Uyku ölümünde beden ne durumdadır ? Beden işlevini yerine getirmektedir. Delil olarak ASHABI keHF ve Bakara 259 ayetini delil gösterebiliriz ki,  uyku ölümlerinde bedeni bir ölüm yoktur. Tekrar ruhla birleşip dirilme söz konusudur. Ruhun iadesi ile biz zaten her uyduğumuzda ölmekte her uyandığımızda ise tekrarr dirilmekteyiz.

Sizi geceleyin vefat ettiren (teveffakum) ve gündüzün "güç yetirip etkilemekte olduklarınızı" bilen, sonra adı konulmuş ecel doluncaya kadar onda sizi dirilten O'dur... (Enam Suresi, 60)

Allah, ölecekleri (mevt) zaman canlarını alır (teveffa); ölmeyeni de uykusunda (canını alır) (lem temut). Böylece, kendisi hakkında ölüm kararı (el mevte) verilmiş olanı tutar, öbürüsünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir... (Zümer Suresi, 42)
 
O halde hz isa uyku ölümünde ise ASHABI KEHF GİBİ ( ONLAR 300 KÜSUR YIL UYUTULMUŞLARDI ) bedeni 2000 yıldır muhafaza ediliyor demektir. Düşmanlarından saklanmak amacı ile bir mağara girmiş olabilir ve tekrar dirilmek üzere uyku ölümüne yatmış olabilir

Veya şu an uyku ölümünde değildir. Önce uyku ölümüne yatmış uyku ölümünden sonra hakiki ölüme geçmiş olabilir ki ayet buna da işaret eder. Eğer can iade edilmiyorsa ecel gelmiş ise bir daha uyanmayacaktır dirilmesi ahirette söz konusu olacaktır

DEVAMI OLACAK

*

Çevrimdışı Rahmetli

  • *
  • 1056
Ynt: HZ İSA TEKRAR GELECEK Mİ ?
« Yanıtla #9 : 15 Nisan 2009, 12:28:22 ÖS 12 »
YETEVEFFA/
Melekleri, onların yüzlerine ve arkalarına vurarak: "Yakıcı azabı tadın" diye o inkâr edenlerin canlarını alırken görmelisin. (Enfal/50)

YUTEVEFFA/
Ey insanlar, eğer dirilişten yana bir kuşku içindeyseniz, gerçek şu ki, biz sizi topraktan yarattık, sonra bir damla sudan, sonra bir alak'tan (embriyo), sonra yaratılış biçimi belli belirsiz bir çiğnem et parçasından; size (kudretimizi) açıkca göstermek için. Dilediğimizi, adı konulmuş bir süreye kadar rahimlerde tutuyoruz. Sonra sizi bebek olarak çıkarıyoruz, sonra da erginlik çağına erişmeniz için (sizi büyütüyoruz). Sizden kiminizin hayatına son verilmekte, kiminiz de, bildikten sonra hiç bir şey bilmeme durumuna gelmesi için ömrün en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilmektedir. Yeryüzünü kupkuru ölü gibi görürsün, fakat biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir, kabarır ve her güzel çiftten (ürünler) bitirir. (Hacc/5)

YUTEVEFFA/
O'dur ki, sizi topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir alak'tan (embriyo) yarattı; sonra sizi bir bebek olarak çıkarmakta, sonra güçlü (erginlik) çağınıza erişmeniz, sonra da yaşlanmanız için size (belli bir ömür vermektedir). Sizden kiminin daha önce hayatına son verilmektedir; adı konulmuş bir ecele erişmeniz ve belki aklınızı kullanmanız için (Allah sizi böyle yaşatır). (Mümin/67)

Bu ayetlerde teveffa kavramının kullanılışı geçici bir ölüm anından ziyade bildiğimiz ölüm anını belirtir şekilde... Bu ayetlerdeki kullanımı da incelerseniz daha net bir tablo çıkar diye düşünüyorum.
İyilik su gibidir, içmeyen ölür...

Ynt: HZ İSA TEKRAR GELECEK Mİ ?
« Yanıtla #10 : 15 Nisan 2009, 12:34:45 ÖS 12 »
Alıntı
Bu ayetlerde teveffa kavramının kullanılışı geçici bir ölüm anından ziyade bildiğimiz ölüm anını belirtir şekilde... Bu ayetlerdeki kullanımı da incelerseniz daha net bir tablo çıkar diye düşünüyorum

KATKILARINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM.

ZATEN BEN KONUYU ENİNE BOYUNA DERİN ARAŞTIRIYORUM. HER TÜRLÜ GÖRÜŞE YER VERECEĞİM VE SONRADA BU BİLGİLER IŞIĞINDA KENDİ YORUMUMU YAPACAĞIM.

VERDİĞİNİZ AYETLERİ İNCELİYORUM

Alıntı
O halde hz isa uyku ölümünde ise ASHABI KEHF GİBİ ( ONLAR 300 KÜSUR YIL UYUTULMUŞLARDI ) bedeni 2000 yıldır muhafaza ediliyor demektir. Düşmanlarından saklanmak amacı ile bir mağara girmiş olabilir ve tekrar dirilmek üzere uyku ölümüne yatmış olabilir

Veya şu an uyku ölümünde değildir. Önce uyku ölümüne yatmış uyku ölümünden sonra hakiki ölüme geçmiş olabilir ki ayet buna da işaret eder. Eğer can iade edilmiyorsa ecel gelmiş ise bir daha uyanmayacaktır dirilmesi ahirette söz konusu olacaktır

HZ İSA HAKKINDA HADİSLERİN SAHİHLİĞİ !
« Yanıtla #11 : 16 Nisan 2009, 05:21:35 ÖS 17 »
HZ İSANIN TEKRAR YERYÜZÜNE GELİP GELMEYECEĞİNE DAİR HADİSLERİN SAHİHLİĞİNE BAKALIM.

SAHİH HADİS İSELER KURANLA NE KADAR UYUŞTUĞUNA BAKALIM


Hazret-i İsa, Hazret-i Mehdi ve Deccal Hazret-i İsa gökten inecektir

Sual: Bir yazar, “İsa ölmüştür, Mehdi ve Deccal hurafedir” diyor. Bu hususta bilgi verir misiniz?

CEVAP: Tefsirlere geçmeden önce, Nisa suresindeki iki âyetin mealine bakalım:

(Allah’ın resulü Meryem oğlu İsa’yı öldürdük dedikleri için yahudileri lanetledik. Halbuki onlar İsa’yı öldürmediler, asmadılar da, öldürülen kimse kendilerine İsa gibi gösterildi. Onun hakkında ihtilafa düşenler tam bir kararsızlık içinde; bu konuda zandan başka hiçbir bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler. Bilakis Allah İsa'yı kendi nezdine kaldırmıştır.)
[Nisa 157-158]

Allahü teâlâ, bu âyetlerde Hazret-i İsa’nın öldürülmediğini kesin olarak bildiriyor. İleride gelecektir, kendi nezdinden maksat, göğe kaldırılmasıdır. Yoksa Allah mekandan münezzehtir, gökte değildir. Gökleri de O yaratmıştır. Yaratılan şey, yaratana mekan olamaz.

En iyi tefsir elbette Resulullah efendimizinkidir.

Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:(On alamet çıkmadan kıyamet kopmaz. Biri İsa’nın gökten inmesidir.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace, Nesai, İ.Ahmed, Taberani, İ.Hibban, İ.Cerir] (İsa, âdil bir hakem olarak gökten inecek, haçı kıracak, [Hıristiyanlığı kaldıracak] domuzu öldürecek, [domuz etini yasaklayacak] İslam’dan başka şeyi yasaklayacaktır.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Ebi Şeybe] (İsa, yere inince evlenecek, bir oğlu olacak, kırk yıl kadar yaşayıp ölecek ve benim yanıma defnedilecektir.) [Tirmizi, Mevahib](Benim dinim üzerine İsa gelir, Deccalı öldürür, sonra kıyamet kopar.) [İ.Ahmed](İsa gelince Deccalı öldürür.) [Müslim, İ.Ahmed, Taberani, Ruyani, Ziya el makdisi] (İsa, Deccalı öldürdükten sonra iki kişi arasında düşmanlık kalmaz.) [Müslim](Bir ümmet ki başında ben, sonunda İsa gelir. Allah onları hor etmez.) [Hakim, Ebu Nuaym] (Ne mutlu İsa indikten sonraki hayata...) [E.Nuaym] (Ahir zamanda İsa indikten sonraki hayat ne güzeldir. Yağmur yağdırması için gökyüzüne, bitki bitirmesi için yeryüzüne izin verilir. Tohumu düz bir taşa ekersen yeşerir. Bir kişi aslanın yanından geçer aslan ona zarar vermez. Yılana basar da, onu sokmaz. İnsanlar arasında menfaat mücadelesi, karşılıklı haset ve kin olmaz.) [Ebu Said-en-Nakkaş](İsa, âdil bir hakem olarak indiği zaman kin, nefret ve haset kalkacaktır.) [Müslim](İsa, Mehdi’nin arkasında namaz kılacaktır.) [İbni Hacer-i Mekki](İsa inince İslamiyet ile hükmedecektir. O zaman Allahü teâlâ, Müslümanlardan başka herkesi helak edecektir. Sonra yeryüzünde sükun emniyet meydana gelecektir. O kadar ki aslan deveyle, kaplan inekle ve kurt kuzuyla serbestçe dolaşacak, çocuklar yılanlarla oynayacaktır. İsa ölünce cenazesini Müslümanlar kaldıracaktır.) [Ebu Davud](İsa benim yanıma gömülecektir.) [Tirmizi]


TEFSİR VE HADİSLERLE HZ İSA
« Yanıtla #12 : 16 Nisan 2009, 05:28:07 ÖS 17 »
Öldürülen ona benzetildi.

Önce kolay bulunması bakımından Tibyan tefsirine bakalım: Nisa suresinin 157 ve 158. âyeti tefsir edilirken, Hazret-i İsa’nın öldürülmediği, asılmadığı, öldürülenin ona benzetildiği ve Hazret-i İsa’nın ref edildiği, yani göğe kaldırıldığı bildirilmektedir. (Tibyan c.1,s.365) Al-i imran suresinin 55. âyetinin tefsirinde ise şöyle buyuruluyor:

(Hazret-i İsa diri olarak göğe kaldırıldı. Buhari ve Müslim’in rivayet ettiği hadiste, Hazret-i İsa, kıyamete yakın yere inecek, Peygamber efendimizin şeriati ile hükmedecek, Deccalı, domuzu öldürecek ve haçı kıracaktır. Yeryüzünde 7 sene, başka bir rivayette 40 sene kalacak ve vefat ederek cenaze namazı kılınacaktır. 40 sene dünyada kaldığı ömrü olabilir. Göğe kaldırılmadan önce 33, gökten indikten sonra da 7 sene kalacaktır. Toplamı 40 tır. (Tibyan c.1, s.233)

Zuhruf suresi 61. âyetinin tefsirinde ise şöyle buyuruluyor: İsa aleyhisselamın inmesi kıyamet alametidir. (Tibyan c.4, s.137)

Türkçe meallerin en kıymetlisi kabul edilen Hasan Basri Çantay’ın mealinde, Nisa suresinin 157 ve 158. âyetinde diyor ki: Hazret-i İsa öldürülmedi, asılmadı, öldürülen ona benzetildi ve Hazret-i İsa göğe kaldırıldı. Bu Celaleyn tefsirinden alınmıştır. (Kur’an-ı hakim ve meal-i kerim c.1, s150)Al-i imran suresinin 55. âyetinin tefsirinde ise diyor ki: (O zaman Allah, şöyle demişti: Seni öldürecek olan onlar değil, benim, seni kendime yükseltip kaldıracağım.)

Dip notunda ise, (Hazret-i İsa, Nisa suresinin 157 ve 158. âyetine göre, düşmanları tarafından öldürülmemiş, Allah onu ruhu ve cesedi ile birlikte, yükseltip kaldırmıştır.) Buhari ve Müslim’deki, Kıyamete yakın ineceğini bildiren hadis-i şerif nakledilmiş ve “Bu hususta sahih başka haberler de var” denmektedir. (Kur’an-ı hakim ve meal-i kerim c.1, s.92

Ynt: HZ İSA TEKRAR GELECEK Mİ ?
« Yanıtla #13 : 16 Nisan 2009, 05:32:45 ÖS 17 »
Zuhruf suresi 61. âyetinin tefsirinde ise, Hazret-i İsa’nın inmesinin kıyamet alametlerinden olduğu bildirilmektedir. Dipnotta ise, bu bilgileri Beydavi, Celaleyn ve Medarik’ten aldığı bildirilmektedir.

İbni Abbas hazretlerinin, (Hazret-i İsa’nın nüzulü (yere inmesi), kıyamet alametlerindendir) ifadesine de yer verilmiştir. Buhari ve Müslim’deki Hazret-i İsa’nın ineceğini bildiren hadis-i şerif de ilave edilmiştir. (Kur’an-ı hakim ve meal-i kerim c.3, s.900)

İmam-ı Kurtubi, El-camiu liahkamil Kur’an isimli eserinde diyor ki: Zuhruf süresi 61. âyetinde O muhakkak kıyamet bilgisidir, alametidir ondan şüphe etmeyin buyuruluyor.

İbni Abbas, Mücahid, Dahhak, Elsediy ve Katade yine buyurdu ki: Deccalın da kıyamet alametlerinden olduğu gibi âyet-i kerime Hazret-i İsa’nın çıkışının da kıyamet alametlerinden olduğunu bildirir. Çünkü Allahü teâlâ onu kıyametin kopmasından önce gökten indirecektir.

 İbni Abbas, Ebu Hüreyre, Katade, Malik bin Dinar ve Dahhak alamet olarak bildirdiler. İbni Mesud dedi ki: Resulullah miraca çıkarken Hazret-i İsa’yı gördü. Hazret-i İsa (Kıyamet alameti Deccalın çıkmasıdır, ben inip onu öldüreceğim) dedi. Deccal çıktığı an Allahü teâlâ İsa’yı gönderir onu koklayan kâfirin nefesi kesilip ölür ve Deccalı öldürür. (Müslim, İbni Mace, Ebu Davud, İ. Ahmed, Taberani, Suyuti, İ. Münavi, Nevevi, Kenzil ummal, Mecmul zevaid)

 (Eshab-ı Kehf, Mehdi’nin yardımcıları olacak ve İsa bunun zamanında gökten inecek ve Deccal ile harb ederken, Mehdi, onunla beraber olacaktır.) [İ.Süyuti](Yeryüzüne dört kişi malik oldu. İkisi mümin Zülkarneyn ile Süleyman idi. İkisi kâfir, Nemrud ile Buhtunnasar idi. Beşinci olarak, benim evladımdan biri yeryüzüne malik olacaktır.) [İ.Süyuti](Horasan tarafından gelen siyah sancaklılara katılın. Onların içinde Allah'ın halifesi Mehdi vardır.) [Hakim, İ.Ahmed, Deylemi]

(Nasıl helak olur bir ümmet ki, başında ben, sonunda Meryem oğlu İsa ve ortasında da ehl-i beytimden Mehdi vardır.) [Hakim, İ.Asakir]

TEFSİR VE HADİSLERLE HZ İSA
« Yanıtla #14 : 16 Nisan 2009, 05:40:26 ÖS 17 »
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

İsa aleyhisselam gökten inerek, ahir zaman Peygamberinin dinine uyunca, Onun hakîkati, kendi makamından yükselerek, Ona uyduğu için, hakîkat-i Muhammedînin makamına gelir. Onun dinini kuvvetlendirir. Bunun için, eski dinlerde, ülülazm Peygamberden sonra bin yıl içinde, yeni bir Resul gönderilirdi. Bunlarla, o Resulün dini kuvvetlendirilirdi. Onun dininin zamanı bitince, başka bir ülülazm Resul ile yeni bir din gönderilirdi.

 Muhammed aleyhisselam, Peygamberlerin sonuncusu olduğu için ve Onun dini hiç değiştirilemeyeceği için, Onun ümmetinin âlimleri, nebiler gibi oldu. İslamiyet’i kuvvetlendirmek işi bunlara yaptırıldı. Resulullahın vefatından bin yıl geçtikten sonra, gelecek âlimlerin sayısı az ise de, İslamiyet’i tam kuvvetlendirmeleri için, çok yüksek derecede olacaklardır. Bunlardan başka, ülülazm bir Peygambere de [Hazret-i İsa’ya da], Onun dinini kuvvetlendirme işi verildi. (m.209)Hazret-i İsa’nın gelişi

Üç hadis-i şerif meali şöyledir:(İsa, âdil bir hakem olarak gökten inecek, haçı kıracak, [Hıristiyanlığı kaldıracak] domuzu öldürecek, [domuz etini yasaklayacak] İslam’dan başka şeyi yasaklayacaktır.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Ebi Şeybe]

(İsa benim dinim üzerine gelir, Deccalı öldürür, sonra kıyamet kopar.) [İ.Ahmed]

(İsa, inince İslamiyet ile hükmedecektir. O zaman Allahü teâlâ, Müslümanlardan başka herkesi helak edecektir.) [Ebu Davud]Bu hadis-i şerifleri Müslüman bir kimse inkâr edemez. İslamiyet’ten başka hak din de arayamaz.

Çünkü Allahü teâlâ buyuruyor ki:(Allah indinde hak din ancak İslam'dır.) [Al-i İmran 19](Sizin için din olarak İslam'ı beğendim.) [Maide 3](İslam'dan başka din arayanın bulacağı din asla kabul edilmeyecektir.) [Al-i İmran 85] Bu âyet-i kerimeleri ve yukarıdaki hadis-i şerifleri hiçbir Müslüman inkâr edemez.

dinimizislam.comDAN ALINTIDIR