Bir Şehadet Deyişi

  • 3 Cevap
  • 2895 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Bir Şehadet Deyişi
« : 04 Şubat 2009, 11:24:16 ÖÖ 11 »
Ey şehadet!.. Her sabah duamızın başına eklediğimiz dilekçesin sen!...

Gelişini beklediğimiz, gülüşünü beklediğimiz kutlu misafir!..

Bir annenin çocuğunu beklediği gibi sabırsızca, arzumuz derin, öyle içten…

Bir an olsun yerimizde oturmadan, asla rahatımızı düşünmeden, bir gün çıkıp geleceksin diye…

Ey kutlu misafir… Ey Hüseyn’in yakasında gül, Hamza’nın başında taç…

Seni kimlerden soralım?

Arabistan çöllerinde damla damla biriken hayat, Anadolu yollarında katar katar dizilen bereket… Soğuk işkence odalarında filizlenen darağacı… Kavgamızın en büyük varoluşusun sen… Seni kimlerden soralım?

Bir düştün toprağa, bin bereket getirdin… Bir çağrı yaptın vicdanlarımıza, cevap bekledin… Bir çağrı yaptın yeryüzünün mazlumları adına… Bir çağrı yaptın güneşin aydınlığınca… Yolumuzu aydınlatan sen ey Şehadet…

Senin okulunda okusak yeniden bir taze öğrenci gibi… Senin sevdanla boyansak açan bir gül gibi yeniden… Zindan duvarlarında Yusuf’u koklasak, İbrahim gibi açılsak ateş vadilerine… Hicret yollarındaki her bir kum tanesi kadar başımız olsa da koysak yoluna ey büyük sevgili…Yüreğimiz müjdeli haberini beklerken nasılda çarpıyor!.

Ne kadar soyludur gelişin, hadi gel… Ne kadar erken gelirsen o kadar delikanlıdır duruşumuz…

Onurumuzsun sen ey Şehadet!.. Şu alçaldıkça alçalan dünyada, tutunacak dalımızsın… Rabbimizden en değerli armağan, hadi gel!...

Yiğitlerin sabah kokan ruhlarından bir nefes üfle hadi!... Sabahımıza gel, ansızın gel… Filistin’den soluk getir daralan göğsümüze… Ölümün çığlıklarından kurtar bizi ey Şehadet, bize hayatı sunacaksın biliyoruz… Kudüs sofrasından bir salkım sun ki ruhumuza, dirilsin insanlığımız… Dünyayı sen dirilteceksin biliyoruz…

Bir bir şehit haberleri geliyor Filistin’den… Tekbir getiriyoruz evrenin o büyük boşluğunda… Yüreğimiz zafer davulları gibi gümbürdüyor… Kavrayamıyor zalim, nasıl arzu dolduğumuzu…

Ey Şehadet, gel bize de… Ahmed Yasin’e geldiğin gibi füzelerle gelmiyorsan bile, ufacık kurşunlarla gel… Çağın karanlık ufuklarına bir şafak vuruşu… Beynimizde yarım kalmasını istemediğimiz bir ödev… Kanımız neyin nöbetini bekliyor bilmiyoruz…

Sana layık değilsek, kusurumuzu bağışla… Seni unuttuysak dualarımızdan, sığınıyoruz işte Rabbimize… Bu oluk gibi akan mümin kanları şahit olsun ki, artık bir daha unutmamacasına şehadeti bekleyeceğiz… Bir uyanış olsun bize… Dirilişimize bir vesile olsun… Zilleti asla kabul etmeyip İzzeti yaşatacağız… Hakkı düştüğü yerden tutup kaldıracağız… Andolsun ki Şehadeti bekleyeceğiz…

O cennete giden çocukların yerine elbette taş atacak bizim çocuklarımız… Elbette Kudüs özgür olana dek sürüp gidecek bu direniş… İntifada başsız kalmayacak elbette… Kaç liderimiz şehit olursa o kadar sağlam basacak yere ayaklarımız…

Her gün yeniden doğar güneş Kudüs’te… Aşklara yeniden selam durur Gazze’nin çocukları… Esirgemezler sayılı nefeslerini, adarlar Allah yoluna… Bir gün dünya gül bahçesine dönecek diye…

Ey Gazze’de uzun süre ağırlanan Şehadet!.. Hamza’nın heybetiyle gel… Kerbela toprağı saç başımıza… Bizi arındır dünyanın kirlerinden… Kalbimizde biriken kibirden, cimrilikten, hasetten arındır bizi… Çevremizi saran şirk lekelerini temizle… Fethin mübarek olsun, buyur işte yüreğimiz…

Bu meydanlara sığmayacak kavgamız, saracak dünyayı… Ağzımızda durdurulamaz Şehadet marşlarıyla… Geceyi yakıyoruz, senin meşalelerinle…

Muhammed Çelik / www.cemaat.com 

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4812
  • Dosdoğru ol!
Ynt: Bir Şehadet Deyişi
« Yanıtla #1 : 04 Şubat 2009, 01:38:43 ÖS 13 »
harika yazılmış...
okumamıza vesile olduğunuz için Allah Razı olsun...
yazarı böylesi kutlu bir aşık olduğu için tebrik ederim (acizane)
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

Ynt: Bir Şehadet Deyişi
« Yanıtla #2 : 04 Şubat 2009, 02:39:10 ÖS 14 »

ALLAH sizden de razı olsun sayın serender.

Eskiterek tüketen bir varlık bu insanoğlu..hemde  futursuzca tüketirken ardına bile bakmayacak kadar garip,belki de bir parça nankör…

-Okul yıllarımda şehadet kelimesini duyduğumda kalbim heyecanla çarpar,hemen  afganistandaki -bosnada ki mucahidleri düşünür,hayatın en gerçek kefesine onları koyardım,HAYATI ONLARIN EKSENİNDE YORUMLAMAK TEK DOĞRUMDU ,bazen çevremdekilerden bu düşüncelerin çok hayalci,çok radikal olduğu tepkisini aldığım olsa da  içimden gelen sesin beni aldatmadığına inancım tamdı,bu muhabbetin menbaı kesinlikle rahmaniydi ondan hiç şüphe duymamıştım ve harbiden heyecanlanarak özlem duyardım,hatta o zamanlar,hiç unutmam iran yapıtı bir filim izlemiştim,şehadet şerbetini içmeye  ramak kalmış bir genç ve onun  ruh halini anlatan sahneleri oynuyordu, o filmin beni ne hallere soktuğunu anlatamam,izlerken boğazımız düğümleniyor,gözlerimiz yaşarıyordu,sadece ben öle değildim bunu çok iyi biliyordum,filmi  beraber izlediğimiz bütün arkadaşlar öleydi,herkes  sulanan gözlerini birbirinden saklamaya çalışırken ne kadar da masumane ne kadar kirletilmemişti o zamanlar   ..daha o zamanlar beheştileri,musavileri el_bennaları,kutubları duyuyor sevdalanıyor meydanlara çıkıp islambuliler gibi haykırmak istiyorduk.şehid bilal evimizde ki abimiz kadar yakındı bize,bilal öldü derler ise sakın inanma anaaaa ezgisini sölerken sanki kendi anamızı teskin edercesine heyecan ve özlem duyuyorduk şehadete,güzel günlerdi,bize bu güzelliği anlatan hiç bir kitap hiç bir makale yoktu,san ki direk merkezinden alıyorduk  bu bilgileri/aşkı,hem zaten yasir-sümmeye’de şehadete erdiklerinde  bu bilgileri bir yerlerden ihraçla almamışlardı,onlarla o zamanlar aramzıda çok fazla ortak nokta vardı,onlarda müşrik mekke toplumundaki kirlenmişlikten,kuşatılmışlığından  kurtulma derdindeydiler,bizlerde laik-putperest-çağdaş kemalistlerin egemen olduğu bir toplumdan kurtulma derdindeydik,onların da rahmana ait olmak adına içlerini kemiren bir boşluk vardı,bizimde,yaşımızın ve hidayete ram olmak isteyişimizin verdiği bir boşluğu vardı,onlarda bir sevgilinin  pazarlıksız  teslimiyetine muhtactılar,bizlerde,fitneden/hizipten/taasuptan sadece bizleri kurtuluş yolunda yanlız bırakmayacak birilerinin kılavuzluğuna ihtiyacımız vardı…onlarda iyliğe ve kötülüğe şahit olmuşlardı bizlerde..daha başka ortak noktalar olmakla beraber aklıma gelmiyor,hem zaten o zamandan şimdiye kalan  ne varki aklımızda ne kalsın..onlar şehid oldular  ama biz şahidliğimizi kirlettik,zamanla nasıl olduysa şehadetin akademik boyutuna girmeye onu hayatla iç içe yaşatmanın yollarını aradık,önce kavramın çok  fazla korkutucu hale getirilmeden insanlara kazandırılması palavrası ile zihinlerimizi kirlettik,bu zehirli düşünceye kendimizi o kadar kaptırdıkki  sonraları inandırmak istediğimiz insanlar ile aynı karede gördük kendimizi..artık eski dostları gördüğümüzde ortak nokta oluşturmak istediğimizde konuşur olduğumuz bir şey haline gelmişti şehadet,o zamanlar hayat iman ve cihaddır sözüne iman ederken zamanla gerçek hayatta  öle olmadığını aslında  hayat dedikleri şeyin bir parça ihanet ve mal sevgisi olduğunu öğrendik yada yaşadık…

İki düşünce-iki kültür-iki din-iki dünya arasında ceyranda kalmışlar gibi üşütük serzenişler yapmak derdinde değilim ama  çokta samimi bir şekilde şehadetten  -ihlastan-uhuvetten bahsetmektende  haya ettiğimi hisediyorum…ve nasıl oldu da bu güzelim duyguları/değerleri bu kadar pervasızca bu kadar  rahatça haracayabildiğimizi anlayamıyorum..

şehadet şuurunda olacağımız günlerin ümidi ile ...

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4812
  • Dosdoğru ol!
Ynt: Bir Şehadet Deyişi
« Yanıtla #3 : 04 Şubat 2009, 04:49:34 ÖS 16 »
eyvallah erbain kardeş altına imzamı atıyorum
evt bize ne oldu -neler oldu da bu hale geldik. akevin çıkarttığı şehitler albümü her gün tekrar tekrar baktığımız ayna iken ??? hepsinin isimlerini kanlarıyla yüreğimize işlediğimiz o mücahitlerle aramızı kim açtı? biz ellerimizle yüreğimize nakşettiğimiz o abidelere karşı yine kendi ellerimizle ihanet eden acımasız muhannetler olamayız?
bize öyle öğretmemişlerdi halbu ki?
sözler altına kanlarla imzalanmadıkça hayat bulamaz demişlerdi. kazımışlardı bunu zihnimize..
sabah namazlarımızın alnına çatmıştık şehadeti oysa?
bizim starlarımız şehitlerimizdi . .. hangi toplantıda anmamıştık ki isimlerini?
hangi toplantıda gururla afganistandan hüzünle ve acıyla bosnadan.. imrenerek intifadadan bahsetmemiştik ki?
sahi bize ne oldu?
sanki bir başka el biz yaşayan cesetleri hayata ölüm sevdasıyla bağlayan ipi kopardı:( ve biz o gün bu gündür hayat damarından kopuk, ruhsuz salınıyoruz! bomboş!
evet halbuki ilk şiirim (şiirde denmez ya) intifadaydı .. kazıdığım küçük komri hala duruyor o duruyor ama ben çok uzaklardayım............

teşekkürler gazze....
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8