Davosta Kıyamet Kopuyor ...

  • 84 Cevap
  • 33980 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı serzeniş_

  • zemheri
  • ****
  • 597
  • "Kurşuna sitemdir hislerim Ağlıyor Ellerim!"
    • zemheri
Ynt: Davosta Kıyamet Kopuyor ...
« Yanıtla #75 : 23 Mart 2009, 08:47:43 ÖS 20 »
davosta bitti....
gazzede yaşanılanlarda unutuldu...
bakın tepkiler bile kalmamış...
hani yazılar....
ardı ardına verilen...
hayat işte...
böyle herşey unutulmaya mahkum...
öylemi acaba...

Alıntı
Ben yaptıklarımızın etkisinin başa ancak bu şekilde ulaştığını söylüyorum e biz nasılsak öyle yönetilmezmiyiz;)

şu cümlede meşhur oldu  :)
eee mübarekler öyle diyoruz da neden hala aynı tas aynı hamamda istikrarlı birşekilde gidiyoruz....
yöneticiyi seçen bizler...
ki ben seçmemek için elimden geleni yapıyorum  :D
ozaman birzahmet artık seçimlerimizde gerekçi olalım...
lafım sana değil sülfile  ;)
genele serzenişimdir  :)
he bu sözüm illa ben milli görşçüyüm diye orayada  gitmesin  ;)
ama artık aynı tas aynı hamamdan kendimizi soyutlamaya bir fırsat verelim ...
bu taslarda,hamamlarda onların olsun artık cidden hayırlısı olsun türkiye için....
bizler bu yöneticilerle imtihan olunmayalım artık...

Ynt: Davosta Kıyamet Kopuyor ...
« Yanıtla #76 : 23 Mart 2009, 10:59:50 ÖS 22 »
hakkımızda en hayırlısı hangisiyse o kazansın dicem ama ;hayırlı görünen pek bi alternatif yok  gibi...
ideal alternatif ;şeriatın giydigi siluet siseteminin yansıması  ancak adil huzuru getircektir.lakin böyle bir altenatif yoksa ... ??? oy kullanmadık farz edelim ;bu da en kötü alternatife pirim vermek olmazmı... ???aşağı tükürsem sakal yukarı tükürsem bıyık misali... ???

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5150
    • depo
Ynt: Davosta Kıyamet Kopuyor ...
« Yanıtla #77 : 23 Mart 2009, 11:43:32 ÖS 23 »
Alıntı
oy kullanmadık farz edelim ;bu da en kötü alternatife pirim vermek olmazmı... ???aşağı tükürsem sakal yukarı tükürsem bıyık misali... ???

akşam haberlerde ( tabiki sadece stv) fetullah gülenin seçim açıklamalarını izledim;

oy kullanmak vecibedir kullanmayan allah nezdinde sorumludur dedi...!!!
geçenelerde izmirde evlerin kapısının altından içinde oy kullanmak küfürdür gibi yazı yazan kagıtları atanlar hakkında densizler..vs gibi itham edici cümleler kurdu.

bu taraftakiler böyle diyor
karşı taraftakiler oy kullanılmaz kafir düzen küfür olur ..vs diyor

birisi sistem içinde mücadeleye cihad diyor
öteki sisteme karşı mücadeleye cihad diyor

şu son günlerin hit videosu olan avusturalyalı gencin müslüman olma stand up show anlatımında da dostumuz diyor ki
diger dinlerde herkes kendi yorumunu anlatıyor
ama sadece islamda ne sorsam bu kitapta (kuran) var diyorlar hiç yorum yapmıyorlar
diyor.

şeytan şimdi bana soruyor
dininiz islamda mı anormallik var
yoksa siz müslümanlar mı anormalsiniz ?

buyrun siz cevap verin..............

Ynt: Davosta Kıyamet Kopuyor ...
« Yanıtla #78 : 24 Mart 2009, 12:06:45 ÖÖ 00 »
Alıntı
oy kullanmadık farz edelim ;bu da en kötü alternatife pirim vermek olmazmı... ???aşağı tükürsem sakal yukarı tükürsem bıyık misali... ???

bu taraftakiler böyle diyor
karşı taraftakiler oy kullanılmaz kafir düzen küfür olur ..vs diyor

şu son günlerin hit videosu olan avusturalyalı gencin müslüman olma stand up show anlatımında da dostumuz diyor ki
diger dinlerde herkes kendi yorumunu anlatıyor
ama sadece islamda ne sorsam bu kitapta (kuran) var diyorlar hiç yorum yapmıyorlar
diyor.

............


PEKİ BU DURMDA ÖLÇÜDE KAYNAK KURAN TABİKİ KURANDAKİ ÖLCÜ NEDİR BU KONUDA VEYA SAHİH HADİSLERDEKİ ÖLÇÜ NEDİR...

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
Ynt: Davosta Kıyamet Kopuyor ...
« Yanıtla #79 : 24 Mart 2009, 12:58:15 ÖÖ 00 »
bu gün noldu
anlatayım da dinleyin
eve yeni gelmiştim ana yoldan yavaşlayan bi konvoy. evin ününde duruyor. altı oklar bağırışlar tempolu müzikler konuşmalar...
eve geliyorlar ( amanin yıllardır beklediğim şey) sekreteri kabul etmiyorum. başka adayı geliyor
yavaş yavaş toplanmaya d abaşlıyorlar bende evin önündeyim.
başkanla açık alanda başlıyoruz sorulu cevaplı diyaloğa.
tabiki karşımdaki bir insan sonuçta onu rencide etmeden
-başörtüsü sorunundaki tavırlarından tutun da
- halka rağmen varolan uygulamaları
- akp nin neden başardığını,
vs.. vs. yarım saat kadar o topluluk önünde siyaset yaptım:))))))
 evet ben
pişman değilim, çok da güzel oldu. partiye de çağırdılar beraber halkın tepkisi diye bir rapor oluşturup genel merkeze göndereceğiz diye de söz verdiler.. gideceğim de
oyumu onlara vermeyeceğimi de söyledim. partili olmadığımı da..
rasul ebu cehile kaç kere gitti. ben neden gitmeyeyim??
valla 4 yıl içerlerinde bulunduğum milli görüşcüler gibi anlaştık şimdilik..

bunu niye anlattım biliyormusunuz?
artık bu konuya bide başka kapılardan bakalım
belkide siyaset bizim tebliğ alanımız olacak..
elbette duruşumuzu bozmamak gerektiğini de söylemeliyim...
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
Ynt: Davosta Kıyamet Kopuyor ...
« Yanıtla #80 : 24 Mart 2009, 02:38:18 ÖÖ 02 »
ve vee
sadece oy verenler değil vermeyenler de artık gereksiz bu tartışmalar nedeniyle oyuna geliyor

bizim asıl meselemiz aşağıdaki linkte

buyrunuz........
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
BEN “SEÇİM”İMİ O GÜN YAPMIŞTIM
« Yanıtla #81 : 24 Mart 2009, 03:54:23 ÖS 15 »
BEN “SEÇİM”İMİ O GÜN YAPMIŞTIM 


 
 
Şükrü HÜSEYİNOĞLU 
 
 
 
Bu coğrafyada yaşayan bir Müslüman olarak, İslami uyanış süreciyle tanışıp “ilah”, “rab”, “ibadet” ve “din” kavramlarının Kur’ani anlamlarına vakıf olduğum ve bu bilgi ve bilinçle yeniden iman ettiğim gün “seçim”imi de yapmış bulunuyordum. 
 
28 Şubat sürecinin baskı ve dayatmalarına rağmen artan bir ivmeyle yükseldiği varsayılan “dindarlaşma” eğilimi üzerine, bu eğilimin niteliği ekseninde yazmayı düşündüğüm yazıyı erteleyip, seçim sath-ı mailine girilmesi ve Müslümanlar arasında oy verip-vermeme tartışmasının yeniden alevlenmesi sebebiyle bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum.

 

Bir Müslüman olarak “seçim”le ya da “oy”la bir sorunum olmadığını baştan söyleyeyim. Benim için mesele, “seçim”imde iman ettiğim ilke ve değerlere mutabık olmak, “oy”umun bu ilke ve değerlerle çelişkili olmamasıdır.

 

Bu çerçevede, “seçim”imi doğru yapmam için, öncelikle, iman iddiasında olduğum ilke ve değerlerin bilincine varmam gerektiğini ve içinde yaşadığım toplum ve bu topluma hükmeden siyasî organizasyon biçimini bu bilinçle algılayıp yorumlamam gerektiği bilmeliyim. Çünkü bu temel altyapı olmadan doğru “seçim” yapmak imkânı yoktur.

 

Bu coğrafyada yaşayan bir Müslüman olarak, İslami uyanış süreciyle tanışıp “ilah”, “rab”, “ibadet” ve “din” kavramlarının Kur’ani anlamlarına vakıf olduğum ve bu bilgi ve bilinçle yeniden iman ettiğim gün “seçim”imi de yapmış bulunuyordum.

 

O zamana kadar bilinçsizce tekrarlayıp durduğum “Lâ ilahe illallah”ın, yeryüzünde yüce Allah’ın hükümranlığına boyun eğmeyen, başkaca hükümler uydurarak O’nun hükümlerini geçersiz kılmaya çalışan tüm otoritelere açık bir reddiye olduğunu kavramış ve bu bilinçle “seçim”imi yapmıştım.

 

Artık, Allah’a imanın ön şartının tağutu reddetmek olduğunun bilincindeydim. (Bkz. Bakara 2/256)

 

Tarafımı bu bilinçle belirlemiş ve “oy”umu tağuti düzenleri tüm kavram, değer yargısı ve sembolleriyle reddetmek yönünde kullanmıştım.

 

Gelelim meselenin “29 Mart” kısmına…

 

Tüm kavram, değer yargısı ve sembolleriyle reddi yönünde “seçim”de bulunduğum bir sistemin genelde ya da yerelde kimler tarafından işletileceği yönünde yapılan oylamalar benim seçimim değildir ve olamaz. Bu oylamalara iştirak etmek suretiyle, yaptığım köklü “seçim”le çelişkiye düşmekten Allah’a sığınırım.

 

Allah’ın insanlar için belirlediği hayat ölçüleri dışındaki tüm anlayış ve idolojilerin ortadan kalkması ve yeryüzünde yalnız Allah’ın ölçülerinin hakim kılınması dâvâsına gönül vermiş biri olarak, bâtıl bir sistemin daha iyi işletilmesi yönünde yapılan bir yarışa iştirak etmeyi kendimi tekzip etmek sayarım.   

 

Mevcut sistemi idare edecek aktörlerin belirleneceği bir oylamaya katılmanın, bu sistemi ayakta tutan “kanat siyaseti”ne dahil olmak, ona hayatiyet vermek anlamına geldiğinin bilincinde olarak, “seçim”imde sabit kadem olmayı yeğlerim.

 

Ve ben bilirim ki, “Bir toplum kendilerinde olanı değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirecek değildir.” (Bkz. Ra'd 13/11) Dolayısıyla, yapılması gerekenin, bâtıl sistemlerin ömrünü uzatan oylamalarla oyalanmak yerine, var olan potansiyel ve enerjiyi davet eksenli ciddi bir toplumsal dönüşüm mücadelesine kanalize etmek olduğuna inanırım.

 
islam ve hayat
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı ilayda

  • **
  • 75
  • тÜм zαliм νє zulÜм dÜzєηlєяiηє " ﻻ " diуoяuz
Seçmece Bunlar!
« Yanıtla #82 : 24 Mart 2009, 04:24:48 ÖS 16 »
Seçmece Bunlar!

“Kar-buz” mevsiminin tadına varamadan “karpuz” mevsimi yaklaştı. “Seçmece bunlar!” diye bağıran karpuz satıcısı, tezgâhındaki içi ne renk belli olmasa da dışı yeşil karpuzlar arasında tercih yapmada vatandaşı serbest bırakıyor. Seçildikten sonra servise sunulunca belli olur; hangisinin içi kırmızı, hangisinin ak-kırmızı karışımı, hangisinin renksiz olduğu…

 
Gardiyanınız çatık kaşlı mı olsun, yere bakan yürek yakan cinsten mi? Boş verin zindandan çıkış yolu aramayı; siz gardiyanlarınızı seçin.

 
Tepsin diye kırk katır mı istersiniz, kessin diye kırk satır mı? En iyisi, ölümü görün, sıtmaya râzı olun. Düşünmeyin! Düşünmek sizin işiniz değil, acele karar verin, daha doğrusu sizin adınıza karar verenlere uyun, uyuyun. Sürüye katılın, seçime katılın.

 
AIDS mi olmak istersiniz, yoksa kanseri mi tercih edersiniz? İsterseniz değişik hastalık sebebi farklı mikropları da tercih edebilirsiniz. Düzen bataklığı ne güne duruyor? Size mikrop üreterek hizmet etmeyecek de ne yapacak? Mikrobu çok düzenin, sizden mi esirgeyecek, seç beğen al, kullan. Beğenmez ve hayatta kalırsan, bir dahaki seçime başkasını denersin.

 

Aynı delikten üç kez, beş kez mi ısırıldın, yetmez! Ölünceye dek seni ısıran sandığın deliğine uzat elini. Parmağına kan mı bulaştı? Yok canım, kan değil boyadır o. “Sıbğatullah” olmazsa olmasın o boya. Bakma sen “sıbğatuşşeytan” diyenlere. At oyunu, seçimini yap.

 
Halka hükmeden zihniyet, mânen idamına hüküm verdiği ve bu ölüm fermanının değiştirilmesi teklif bile edilemez kabul edildiği için mânevî yönden ölüme mahkûm olduğunu kabullenen insana cellâdını seçme hakkı lutfetmiş. Gözünü sevdiğim demokrasi, sen ne nimetler sunuyorsun! Cellâtlardan birini seçebilirsin. Daha haşin ve gaddar olanı veya sana biraz benzeyeni. Seç birini.

 
Sürü haline getirdikleri ve ilâhlarına adayıp rejimin büyük tâğutu adına kurban etmeye hazırlandıkları zavallıların, oy adına oynanan oyunun figüranı koyun haline getirilenlerin boyunlarını kesecek bıçakları seçme günü var. Koş sandığa; istediğin bıçağı seç; bıçağını ve kasabını.

 
Minareyi çalanlar gibi, cinayeti planlayanlar da kılıfı hazırlamış: Cinayete intihar süsü verecekler. Ama rollerini çok kibarca oynuyorlar: Zehirlerden zehir beğenmesi için halka seçim hakkı veriyorlar. Katıksız acı olan zehir var, içine birkaç damla bal şerbeti damlatılanı var. İstediğini seç.

 
Kırbaç altında ölümü mü tercih edersin, yoksa altın vuruşla öldürücü dozda uyuşturucu almayı mı? Seçme hakkı senin. Aman ha birini seç, berikini seç, yoksa ötekisi gelecek.

 
Allah’a isyan edeceksiniz, tamam da; baskı ile mi isyanı tercih edersiniz, iknâ edilip râzı edilerek mi; seçim sizin.

 
Sen Ata’nın ve atalarının yolundan vazgeçme. Ne demiş ataların: “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!” Sen de onların yoluna uy: “Bana, benim cemaatime, çalışmama, faaliyetime, derneğime, radyoma, televizyonuma… karışmayan yılan bin yaşasın!” de. Yoksa, sana hemen dokunacak yılan gelecek. Öteki yılanı tercih et. “Beriki de neslini zehirliyor, çocuğunun boynuna dolanıyor” diyenleri boş ver; ama oyunu boş verme, seç birini.

 
Tahterevallinin ister sağındaki ister solundakini seç. İster aşağıdakini kaldır, ister havadakini yere indir. Sana bu yetkiyi Demokrasi dini veriyor. Uy ona: “Güç sende! Sensin egemen olan.” Tahterevalliye oturtulanlar arasında bir tercih yaptığını unut; seçtirenlere itaat et. Ne diyor seçtiren derin güçler: “Sen, bizim seçtiklerimizden birini seçeceksin, seç!”

 
Kim diyor: “Egemenlik aslında kayıtsız şartsız yattığı yerden Atatürk’ündür, silahlı kuvvetlerindir, TÜSİAD’ın ve para babalarınındır, Ergenekon türü derin güçlerindir, Amerika’nındır. Seçtikleriniz sadece sekreter görevindedir” diye? Hele kimmiş onlar: “Egemenlik kayıtsız şartsız Allah’ın” diyen, “Allah’ın indirdiğiyle hükmetmeyenin kâfir, zâlim ve fâsık olduğunu” söyleyen? Hâlâ kaldı mı bunları dillendiren? Bırak onları. Onlar demokrasi düşmanları. Sen boş ver onları da görev ver oy dilencilerinin birine; Tâğut rızâsı için şu fakir(leştiren)e bir oy! Boş geçme ne olur!           

 
Yönetimi değil, yöneticileri; tokmağı vuranı değil, davul taşıyanları; yönetmeni değil, senaryosu belli filmin oyuncularını, iyi rol yapanları, derin güçlerin onaylayıp “görülmüştür, seçebilirsin”, hatta “seçmelisin!” dediklerinden birini seçecekmişsin; olsun! Seçiyorsun ya bu sana yeter. Seç, demokrasiye alternatifi düşünme, hemen seç!

 
Unutma ha! Bak, düzen, seçmeyenleri seçim curcunasına katılmayan, alnına (pardon, parmağına) leke sürmeyenleri suçluyor, para cezasına çarptırıyor. Kork devletin azâbından! “Öte dünyadaki azap” mı diyorlar? Onlar hâlâ oralarda mı? Geç arkadaşım onları. Aş bu eski radikal düşünceleri, yumuşa biraz, değiş; çağa, konjonktüre uy! “Koyverme, oy ver”; Seç, seç!

 
Her maç gibi bu maç da şikeli bile olsa; kazanan, seçimden önce bilinse de, önemseme; sen seçmene bak! Sana figüranlık mı düşüyor? Olsun! Sana seçtirir gibi yapıyorlar ya, bundan yararlan. Sen rolünü oynamana bak. Oyuna bak sen, oynatanlara sakın bakma! Kuklalardan hangisini istersen özgürce seç.   

 
Ölümlerden ölüm, azaplardan azap, helâklerden helâk beğen. Semud kavminin yolunu mu, Lut kavminin yolunu mu istersin? Yoksa Şuayb kavmi ile Âd kavmi gibi olma arasında bir seçime ne dersin? Ya da modern halefleri Avrupa Birliği ve Amerika ile, Rusya arasında tercihin? Firavun’u mu istersin, Nemrud’u mu? (Biraz ağır mı kaçtı? Olur, hafifletelim:) Ebû Cehil’i mi seçersin, Ebû Leheb’i mi? Ebû Leheb’i seçmezsen iyi düşün, Ebû Cehil gelecek, unutma!

 
Demokratlık sadece eski Yunan’da bir zamanlar uygulanıp tarih çöplüğüne atılan ilkel bir yönetim tarzı değildi. Aynı zamanda Peygamber öncesi Mekke’de de uygulanan bir inanç biçimiydi. Ebû Cehiller de Mekke’deki vatandaşlarını serbest bırakıyorlardı; Mekkeliler özgürdü. Kâbe çevresindeki 360 puttan (put adayından) dilediğini seçebilir, istediği puta özgürce tapabilirdi. Demokrattı Mekke yöneticileri. Öyleyse sen de onlar gibi seç önüne konulan 360-560’tan birini.

 
O da ne demek oluyor? “Peygamberlerin yolu, Peygamber’in usûlü, Rabbânî metod, Sünnetullah…” Kafanı mı karıştırıyorlar? “Allah’ın hükmüyle hükmedecekse isterse ‘öteki’ gelsin; yok, O Kitab’ın hükmüyle hükmetmeyecekse ‘beriki’ de, hiçbiri de gelmesin!” Böyle mi diyorlar? Boş ver bu rahatsız eden sözleri. Hayır, asla! O gelmesin, bu gelsin! “Bay çok kötü” gelirse, bakarsın yine esnaf sokağa dökülür, halk düzene tavır alır, rejimi protesto edenler çoğalır; neme lâzım, rahatımız kaçar. “Halkı yücelt ki ‘devlet’ yücelsin” diyenleri yücelt. Sen kötüyü seçmezsen bak daha kötü gelecek, daha kötü gelecek, daha kötü… Bin defa söylesem az, öcü gelecek öcü! Seç, öcüyü değil, kötüyü seç. “Teğdü, teğmedü…” Sen teğmemüş diye seç. “Du bakalii n’olicek!?” de, seç ve bekle; bak bakalım daha neler olacak?

 
Hakka giden yol zor; dâvet/tebliğ istiyor, cihad istiyor, koşturma gerekiyor, çile ve bedel gerekiyor. Sen kolay olanı tercih et. Beş yılda bir sandığa git, vazifeni yap, vatandaşlık görevini ibadet düşüncesiyle îfâ et. Budur esas hizmet; ne demek “kulluk, ibâdet şuuru, İslâmî devlet?” Şerlerden birini seç; şerre râzı ol, ama büyük şerri seçme, “ehven”iyle avun. Açıkça bâtıl olana değil, bâtılın hak maskesi takanına takıl. Senin seçeceğin kötü, az kötüdür. Ne yani, Ebû Leheb dururken Ebû Cehil’i seçecek değilsin ya… Dâru’n-Nedve’ye de Ebû Bekir aday olacak değil tabii… Hem, bu kadar insan bilmiyor da tek sen mi bileceksin, sen mi bulacaksın hakkı? Gel, sen de kalabalığa katıl, sandığı boykot etme seçimlere katıl.

 
“Gazap edilmişlerin ve sapıtmışların yolu” mu diyorlar? Kulak asma onlara. Bak, büyüklerimiz “dost ve müttefiklerimizin yolu” diyor. Sen, büyüklere uy. “Uydum kalabalığa, demokrasi ekber!” de, oyunla bey’atini tazele. Ankara’daki imama uy. Ama, mutlaka önce oy!     

 
Oy vermezsen, daha büyük tâğut başa geçecek. Sen tâğutun ehvenini seç. Mutlaka seçime katıl. Katıl ki demokratik itaati, demokrasiye kulluğunu, vatandaşlık ibâdetini yerine getiresin. (Varsa) tâğutların cennetine eresin, azabından ve cezasından korunasın. Unutma, koş sandığa, sürüden ayrılma, seç seni güdecek çobanını. Yoksa “öteki” kurt kapar seni.

 
Ne!? Siz böyle bir seçimden yana değil misiniz? Vay geri kafalı radikaller vay! Siz demek ki kulluğu, tevhidi, Rabbânî metodu, İlâhî rızâyı, Kitab’ın hükmünü, dâveti, vahdeti, ümmeti, cihadı, inkılâbı, İslâmî devleti istiyorsunuz ha!... Vay düzen düşmanları, sizi Atatürk çarpsın e mi?

 
Halkı kim daha çok oyalıyor, o daha çok oy alıyor. Ver oyunu, gör oyunu! 

 
Sözün özü: Beşer olduğuna bakmadan kendisinin (veya kendisi gibilerin) kanun koyup hükmedecek olanlar, hevâsını putlaştıran ilâh taslakları kendilerine suç ortakları arıyor. Veballerine, isyanlarına, tuğyanlarına ortak olacağın tâğutlardan tâğut beğen. Ama dikkat et, öteki tâğutu değil, beriki tâğutu, kendi tâğutunu seç. Zindanlardan zindan, cehennem tabakalarından bir cehennem, zâlimlerden bir zâlim seç. Sen de kalabalığa uy, oy, oyun… “Seçmece bunlar! Kan kırmızı… Seç beğen al. İyi çıkmazsa bir dahaki seçimde değiştirirsin, değiştirsin, değişirsin!”

Ahmed KALKAN
Kıyam gününe hazır bekletilmeli güller ve yapraklar..!!

*

Çevrimdışı m.ufukalp

  • Mehmet Ufukalp
  • ***
  • 423
Ynt: Davosta Kıyamet Kopuyor ...
« Yanıtla #83 : 24 Mart 2009, 04:28:25 ÖS 16 »
İslami hareket, ne gayriislami rejimlerin oluşturacağı boşluklara göre hareket ederken onlarla uzlaşı içerisinde onlara angaje olan harekettir, ne de, sadece onları karşısına almış, varlığı onlara karşı olmakla anlamlandırmış bir antitez hareketidir.
İslami hareket, ilim, ihlas ve harekette her müminin gücü oranında yer aldığı, islama ve fıtrata uygun tarzda var olmaya çalıştığı, hayata islamın damgasını vurmak üzere, fertleri topluma dönüştürecek çalışmalar üzerinde odaklaştığı, bütün enerjisini bu yola teksif ettiği bir harekettir.
Bu öyle bir harekettir ki, hareketin içerisinde bulunan insanların bile göremeyeceği harekettir. Bu harekette reklamcılık, teşhircilik yoktur. Bu harekette makam mevki dünyalık, şöhret yoktur.
Bu hareket öyle bir harekettir ki, varlığı, yok edeceği tağutların ortadan kalkması ile belki anlaşilabilecektir.
Bu öyle bir harekettir ki, gül kokusu gibi temiz fıtratlara yayılır ve bu gül kokusu mikropları da sarhoş eder ve onların sonunu getirir.
İslamı hareket, başkalarının oluşturduğu gündemle yola çıkmaz, gündemi kendisi belirler.
İslami hareket, halkı karşısına değil yanına alan harekettir. İslami hareket halka tedavi edecek tarzda davranır, yargılayan bir hakim edasıyla değil.
İslami hareket, basit bir yolculuğa bile çıkarken aranızdan birini emir seçin diyen Rasulullahın, tevhide vahdete birliğe çağırdığı tarzda davranarak müslümanların bütün dünya da tek ümmet olması için hareket edeceği bir çaba içerisinde olduğu harekettir.

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: Davosta Kıyamet Kopuyor ...
« Yanıtla #84 : 04 Nisan 2013, 10:32:06 ÖS 22 »
Vay be ne gündü ama ...
Fena heyecan yapmışım yazdıklarımı okuyunca tekrar aklıma geldide ...
Evin içinde zıplayıp duruyordum yahu ...
Not font kurbaa