HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...

  • 110 Cevap
  • 51063 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Albayrak: İsrail, gayrimeşru bir devlettir
« Yanıtla #15 : 31 Aralık 2008, 06:04:57 ÖS 18 »
Hakan Albayrak, İsrail'in Filistin'e saldırısını değerlendirdi. İsrail'in gayrimeşru bir devlet olduğunu söyleyen Albayrak, Türkiye'nin politikalarını da eleştirdi.

Kanalahaber.com'dan Mehmet Toprak, Yeni Şafak Gazetesi yazarı Hakan Albayrak ile İsrail'in son insanlık suçu olan Gazze katliamı üzerine konuştu. Kanalahaber.com'a özel açıklamalarda bulunan Albayrak, İsrail vahşetinin arkasındaki gerçek hedefin ne olduğu; Mahmud Abbas'ın İsrail ile işbirliğinde içinde olup-olmadığına ve Türkiye'nin bu insanlık suçu karşısında somut neler yapabileceğine dair çarpıcı tespitlerde bulundu.

 

"Türkiye, Filistin'deki tapularına sahip çıksın"

"Herhalde Anayasa'da Türkiye-İsrail stratejik ittifakı değiştirilemez diye gizli bir madde var"

"TBMM'de bir milletvekili İsrail ile yapılan anlaşmalar için neden soru önergesi vermiyor"

"Uluslar arası güçler tarafından İsrail'in bombalanması lazım"

"Türkiye'nin İsrail ile yaptığı askeri anlaşmaları yırtıp çöpe atması lazım"

"İsrail, gayr-i meşru bir devlettir"

"İsrail, Gazze'nin belini asla ve katta kıramayacak!"

"İsrail'in her saldırısından Hamas güçlenerek çıktı"

"Mahmud Abbas, Filistin devlet başkanı unvanına layık olmayan bir haindir"

"Hamas'ın ateşkesi bozması kuyruklu bir yalan"

"HAMAS'IN ATEŞKESİ BOZMASI KUYRUKLU BİR YALAN"

· İsrail'in Gazze katliamı ile ulaşmak istediği hedef nedir? Hamas'ın attığı roketler İsrail saldırılarının gerekçesi sayılabilir mi?

Hamas'ın attığı roketler İsrail saldırısının nasıl gerekçesi sayılabilir? Yani "Hamas, iki füze salladı, ateşkesi bozdu, bu harekâtta onun için yapılıyor" tarzındaki kuyruklu yalana inanabilmek için çok salak olmak lazım. Zaten İsrail ve işbirlikçileri de dünyayı salak yerine koyuyorlar. Bu kadar geniş kapsamlı ve sofistike bir harekatla, Gazze'deki bütün stratejik mevziler ve Hamas'ın bütün karakolları, üsleri yerle bir ediliyor. Bununla yetinilmiyor, cemaatlerin toplandığı bütün camiler, öğrencilerin bulunduğu üniversiteler yerle bir ediliyor ve Gazze'nin bütün hayat damarları kesiliyor. Bir soykırım uygulanıyor. Bu kapsamlı harekâtın 2 saat içinde planlandığına inanmamızı istiyorlar. Böyle bir şey yok.

"İSRAİL ATEŞKES YAPTIĞI GÜN SALDIRI HAZIRLIKLARINA BAŞLAMIŞ"

Nitekim şimdi ortaya çıkıyor ki İsrail Savunma Bakanı –daha doğrusu İsrail Saldırı Bakanı- Ehud Barak, 18 Haziran'da harekata hazırlık emrini vermiş. 19 Haziran'da da Hamas'la ateşkes imzalamışlar. İsrail'in bu ateşkes kararı barışa bir şans tanıma amacına matuf değildir. Başından beri Hamas ile nihaiyi hesaplaşma için vakit kazanmaya dönük bir dümendir. Amaç Hamas'la birlikte halkı da yerle bir etmek ve Gazze'yi İsrail yandaşlarına peşkeş çekmek. Mesele füzeler idiyse Hamas'ın ateşkese uyduğu aylar boyunca neden abluka ve ambargo kaldırılmadı? Bu katliamlar yeni değil ki… Zaten aylardır, yıllardır devam ediyor. Gazze'de ilaç bulamadıkları için, aç oldukları için ölen çocukların katili kim? İsrail değil mi? "Hamas'ın füzeleri yüzünden oluyor bunlar" yalanının önüne geçmemiz lazım. Hamas'ın seçimleri kazandığı günden beri, Filistin'e dönük İsrail'in ve ABD'nin başını çektiği bir ambargo var. Füze olmadan önce de zaten Filistin boğulmaya çalışılıyordu.

"FİLİSTİN'DE HAMAS YOKKEN DE İSRAİL SALDIRILAR YAPIYORDU"

Hamas'ın olmadığı yıllara gidelim. 1960'da Doğu Kudüs, Mescid-i Aksa işgal edildi. 1967 yılından 1987 yılına kadar Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin "İsrail bütün Batı Şeria'dan çekilsin" şeklindeki birçok kararına rağmen hiçbir uluslar arası kuruluş, İsrail'i işgal ettiği topraklardan geri çekilmeye zorlamaya dönük bir çaba içine girmemiş ve İsrail bu zaman zarfında uluslar arası hukuku çiğneyerek, Doğu Kudüs'te ve Batı Şeria'da yerleşim yerleri kurmuş, hiç kimse buna ses çıkarmamış. 1987'ye kadar Hamas diye bir şey ortada yok. Bugün işgal için gerekçe olarak Hamas gösteriliyor ama dün Hamas yokken işgalin derinleşerek devam ederek bugüne dek sürdüğünü görüyoruz. 1991'deki Oslo görüşmesi ve 1993'deki anlaşmaya göre İsrail 1999 yılına kadar yani 2000 yılına varmadan Gazze ve Batı Şeria'da bütün askerlerini ve yerleşimcilerini geri çekecek ve Gazze ve Batı Şeria'da bağımsız bir Filistin Devleti kurulacaktı. 2008'deyiz. Yani takvimi 9 sene geçtik. Neden yapılmadı bunlar? O zaman Hamas, Arafat'ın İsrail ile yaptığı görüşme ve anlaşmaları sessizce izliyor ve bir şey yapmıyordu
خديجة سلطان

Türkiye-İsrail dostluk grubundan istifalar sürüyor
« Yanıtla #16 : 31 Aralık 2008, 06:32:38 ÖS 18 »


307 üyeden oluşan Türkiye-İsrail dostluk grubundan istifa eden milletvekili sayısı 200'ü aştı.

Türkiye-İsrail Parlamentolararası Dostluk Grubundan istifa eden milletvekili sayısı 200'ü geçti.

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına tepki gösteren milletvekillerinin, dostluk grubundan istifaları sürüyor. 307 üyeden oluşan gruptan, şu ana kadar istifa eden milletvekili sayısı 200'ü geçerken, istifaların süreceği öğrenildi.

Kaynak : AA
خديجة سلطان

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4700
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Ynt: BU BİR İTİRAFTIR
« Yanıtla #17 : 31 Aralık 2008, 06:57:16 ÖS 18 »
BU BİR İTİRAFTIR


Kınıyor muyuz?

Kınıyoruz.

Ama israili değil; kendimizi...

1.5 milyar (!) nüfusa sahip Müslüman halkı. Ne halk ama...

Bu gün Filistin, ben Müslüman'ım diyen her bireyin onurunu, namusunu,
hilafetini yitirdiği yerdir.

Müslüman'a bir şey kalmamıştır geriye; övünebileceği, kabadayılığını
yapacağı ve başını dik tutacağı.

Filistin'le, Müslüman'ın altı üstüne gelmiştir.

Filistin'le Müslüman ram olmuştur; kendini zelil ve perişan etmiştir.

Bu bir itiraftır.

Ey ızdırap içinde olan!

Kendini kına.

İsrail senin düşmanındır. Düşman kınanmaz.

İsrail şeytanın askeridir; şeytan senin kınamana bakmaz.

Zaman ahir zamandır. Düğmeye basılmıştır. Herkes tarafını belli
ediyor. Sen hangi taraftasın.

Mısır'a sorsan onunda bahanesi vardı kapıları kapamak için.

İşte seninde bahanen var, oturup sadece kınamak için.

Sonra karnını iyice doldurup, coca colanı içip, nike markanı giyip
işine gideceksin.

Müslümansın evet.

Daha çok materyalizmin materyalisin ama;

Dünyaya bunun için gelmiş gibisin.

İnancın neye?

Demokrasi; insan hakları; birleşmişi milletler... Hangisinedir inancın?

Filistin'de ki ayıbından, rezil düşüşünden, korkaklığın ve
onursuzluğundan hangisi kurtaracak seni?

Bilmez misin ki bunlar yüzündendir bu hale düşüşün.

Sana ALLAH'IN sözlerini unutturup bu kuruluşların metinlerini ve
yasalarını ezberlettiler.

İmanını ürettikleri şeytani yasalara bağladılar görmez misin?

Kınıyorsun işte.

İstedikleri tepkiyi veriyorsun. Daha fazlasını değil.

Hey hat ki, hey hat.

İnancın yok, haberin yok.

Bu sendeki dünya sevgisi ne öyle?

Hiç ölmeyecek gibi dünyaya çalışıyorsun öyle mi?

Yetindin mi yoksa eline verilen oyuncakla?

İstemiyor musun RIDVAN'I?

 ALLAH yoluna Dünya'yı yeğ tutmuş gibisin.

Hakir olsa, ezik olsa bile mi?

O derece düştün mü?

ALLAH'TAN utanmaz mısın?

De ki:

Babalarınız,

oğullarınız,

kardeşleriniz,

eşleriniz,

akrabanız,

elde ettiğiniz mallar,

durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret,

ve hoşunuza giden evler,

sizce Allah'tan,

peygamberinden

ve Allah yolunda savaşmaktan

daha sevgili ise,

Allah'ın buyruğu gelene kadar bekleyin. Allah fâsık kimseleri doğru
yola eriştirmez *Tevbe-24

Yoksa Fasık mısın?

Mehmet Z Çakır
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

*

Çevrimdışı vervo

  • ****
  • 921
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #18 : 31 Aralık 2008, 09:56:10 ÖS 21 »
18:50: Beyaz Saray: Ateşkes için öncelikle Hamas'ın füzelerini durdurması gerekiyor.

18:45 İsrail 10. kanalı: Danimarka'da 2 İsrailli öldü.
Cafcaf İstanbul Temsilcisi

Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #19 : 01 Ocak 2009, 01:24:50 ÖÖ 01 »
İHH, Gazze’ye Yardımlarını Ulaştırdı

 İHH Gazze’ye acil yardım malzemesi olarak 450 bin YTL tutarında sağlık malzemesi, battaniye ve gıda dağıttı. Şehit ve yaralı ailelerine de ilk etapta 200 bin YTL’lik yardım yapıldı. Katliamda 5 kızını kaybeden ve evi yıkılan Ahmed Hasan'a da yardım ulaştırıldı


5 kızını şehit veren Ahmed Hasan ve katliamdan sonraki evinin hali...



İHH İnsani Yardım Vakfı ekipleri acil yardım malzemesi olarak 450 bin YTL tutarında ilaç, tıbbi malzeme, battaniye ve gıda yardımı dağıttı. Şehit ve yaralı ailelerine de ilk etapta 200 bin YTL'lik bir yardım yapıldı.

İHH'dan yapılan açıklamada Gazze'ye ilk etapta 1 milyon YTL'lik yardım yapılacağı belirtildi. Açıklamanın devamında, "Hayırsever halkımızın destekleriyle Gazze'ye devam eden günlerde 10 milyon YTL'lik bir yardım yapmayı hedefliyoruz" denildi.

İHH Başkanvekili Yavuz Dede, "Ekiplerimizden ve ajanslardan gelen haberler Gazze'de hayatın durduğunu gösteriyor. İsrail, Gazze'nin bütün hayat damarlarını kesti. Elektrik yok, yakıt yok. Gıda ve ilaç yok. Hastaneler ağzına kadar doldu. Yaralılar tedavi olamıyor. Morglar bile doldu. Gazze'de büyük bir vahşet yaşanıyor. Bu vahşete, bu katliama seyirci kalmayalım diyoruz. Karınca kararınca herkesin yapabileceği bir şeyler var. Biz de bize ulaşan yardımları en hızlı şekilde bölgeye ulaştıracağız" şeklinde konuştu. 

İsrail'in bombalarıyla harabe şehir haline getirdiği Gazze'de acı hikâyeler gelmeye devam ediyor.  İHH, 5 kızını kaybeden Gazzeli Ahmed Hasan'a da ulaştı. Acılı baba, "5 kızım vardı, beşini de kaybettim. Şimdi geride ne kızım ne de çocuğum kaldı, şehit oldular. Bu çocukların ne suçu var. Sadece okula gidiyor, Kur'an öğrenmekten başka şey yapmıyorlardı. Anlamıyorum gerçekten, bir anlam veremiyorum." dedi. 



İHH'nın Ambargo ve Bomba Altındaki Gazze'de Yaptığı Çalışmalar:

Son bombalama sonrasında 200.000 YTL (130.000$) tutarında acil yardım şehit ve yaralı ailelerine ulaştırıldı. Bölgedeki ekiplerimizce, 450.000 YTL (300.000$) tutarında tıbbi malzeme yardımı da halen sürmektedir.
Ambargo sürecinde Gazze'de son 1 yılda 8 ayrı kampta, 100.000 mülteciye acil gıda yardımı yapıldı.
Ambargo altındaki Gazze hastanelerine 320.000 YTL ilaç yardımı yapıldı.
Gazze bölgesinde yaklaşık 500 yaralının tedavileri gerçekleştirildi. Bunların 60 tanesi özel uçakla Türkiye'ye getirilerek tedavi edildi. Son bombalamalarda yaralananlardan Mısır'a geçmesine izin verilenlerin bir bölümü Mısır'daki İHH ekibi tarafından değişik hastanelerde tedavi edilmektedir.
Gazze'de de Kamu Hastanesi'ne Çocuk Bakım Ünitesi kuruldu.
Gazze'de yoksul 1.000 öğrenciye maddi yardım ve kırtasiye malzemesi desteği verildi.
Gazze İslam Üniversitesi'nin bilgisayar laboratuarı kuruldu, okuldaki 100 öğrencinin eğitim masrafları karşılandı.
Gazze'nin Cebalya bölgesinde bir bilgisayar merkezi kuruldu. Yine aynı bölgede 120 dul bayana mesleki eğitim kursu verildi.
Gazze'de yoksullara ve yetim ailelerine hizmet edecek bir ekmek fırını kuruldu.
Gazze'de fakir 200 ailenin sürekli geçimi üstlenildi.
Çoğunluğu Gazze'de olmak üzere 2.500 yetimin sürekli bakımı üstlenildi.
Bu hayırlı çalışmalarından ötürü İHH'ya teşekkür ediyor; Rabbimizden Müslümanların desteğiyle Gazze halkının yaralarının sarılmasına daha çok katkıda bulunmasını niyaz ediyoruz





kaynak


Heniyye: İşgalciler Yenilecek Bizse Kesin Zafer Kazanacağız
« Yanıtla #20 : 01 Ocak 2009, 02:06:35 ÖÖ 02 »
23:00 Kassam'dan İsraillilere mesaj var: Evlerinizden çıkın! Kassam füzeleri geliyor. Aksi takdirde cesetleriniz parçalara ayrıclacak.

22:57 Heniyye: Net olarak söylüyorum. Biz, Gazzenin Mısır’e vermeyiz. Bunu kabul etmeyiz. Batı Şeria’nın Ürdün’e verilmesine de karşı çıkıyoruz. Burası Filistin toprağıdır. Biz Rafah sınır kapısı dahil, tüm sınır kapılarının açılmasını istiyoruz. Burada savaş, ambargo acı var. O halde sınır kapısının açılması lazım.
isra haber

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #21 : 01 Ocak 2009, 02:52:54 ÖÖ 02 »
Gazze ateş altında... Direniş, savunma hattında... Saat 21:25 sonrasında Filistin'de meydana gelen gelişmeleri sunuyoruz:

23:13 Apachiler ve insansız uçaklar, Rafah üzerinde alçak uçuş yapmakta.

23:10 Han Yunus'a düzenlenen bombardımanda 2 Filistinli yaralandı.

23:10 Heniyye: Gazze'de meydana gelenler gerçek bir savaştır. Bir soykırımdır. Herşeyi hedef alan bir savaş bu savaş. Camiler, üniversiteler, hayır kurumları, güvenlik ve hükümet binaları hedef alındı. Kasıtlı olarak siviller özellikle de çocuklarımız hedef alındı. Çocuklarımız işgalcilerin bu gerçek yüzünü gördüler. 5 Çocuğumuz, uyurken enkaz altında kaldı. 70'den fazla çocuğumuz hayatını kaybetti. Bu bir savaş. Savaş, çünkü büyükten önce küçüğü askerden önce sivili hedefi almaktadır. Bu savaş sadece Hamas'ı ve hükümeti hedef almamakatadır.(Her ne kadar gerekçesi Hamas olsa da ki bu bizim için şereftir) Fakat savaş hakikatinde tüm Fiistin halkının hedef almaktadır. Filistin halkının geleceğini hedef almaktadır. Hayatın her alanını hedef almaktadır.

23:01 Mofaz: Ateşkes söz konusu değil. İlerleyen günler, daha sert geçecek.

23:00 Kassam'dan İsraillilere mesaj var: Evlerinizden çıkın! Kassam füzeleri geliyor. Aksi takdirde cesetleriniz parçalara ayrıclacak.

22:57 Heniyye: Net olarak söylüyorum. Biz, Gazzenin Mısır’e vermeyiz. Bunu kabul etmeyiz. Batı Şeria’nın Ürdün’e verilmesine de karşı çıkıyoruz. Burası Filistin toprağıdır. Biz Rafah sınır kapısı dahil, tüm sınır kapılarının açılmasını istiyoruz. Burada savaş, ambargo acı var. O halde sınır kapısının açılması lazım.

22:55 İsrail savaş gemileri, Gazze sahilini bombalıyor.

22:53 Heniyye: Ambargo sona ermelidir. Çünkü Gazze’deki tüm insani krizin sebebi, ambargodur. 6 aylığına ateşkese varmamızın gerekçesi de buydu. 6. aya girildiği zaman, sınır kapılarını kapattılar, düşmanca saldırı düzenlediler. Önce düşmanca saldırılar sona ersin ve sınır kapıları açılsın. Sonrasında herşeyi olumlu yönde konuşuruz.

22:52 İsrail savaş uçakları, Han Yunus'a 3 füze fırlattı.

22:44 Gazze'nin kuzeyine düzenlenen bombardımanda bir kişi şehid düştü, bazı Filistinliler de yaralandı.

22:41 Apachiler, Şucaiyye'nin üzerinde...

22:37 Nasrullah: Siyonist düşman, başarısızlıktan korktuğu için Gazze'ye girmekten endişeli.

22:36 Gazze'ye saldırılar karşısında sessiz kalamayız" diyen Başbakan Erdoğan, Ortadoğu turunun ikinci ayağında Ürdün'de... Erdoğan, Ürdün Kralı Abdullah ve Filistin Yönetimi Başkanı Abbas'la görüştü.

22:34 Şucaiyye mahallesinde şiddetli patlama meydana geldi. İsrail ordusunun top atışı olduğu tahmin ediliyor.

22:33 Heniyye: Ateşkes için düşmanın derhal, hiçbir şart ve kayıt koşmaksızın saldırılarına son vermesi, sınır kapılarının açılması ve ambargonun sona erdirmesi gerekiyor. Bundan sonra herşeyi konuşabiliriz. Öncelikle bu delice savaş sona erdirilsin.

2:26 Gazze, yeni bir bombardıman dalgasına maruz kaldı. Şimdi de Gazze'nin doğusu, İsrail ordusunun topçu birlikleri ile vuruluyor.

22:26 Gazze'yinin kuzeyinde bir eve füze isabet etti.

22:26 Heniyye: Ey sabreden halkım! Sabredin! Zafere çok yakınız. Bu savaş savaşın adı “furkan”dır. Çünkü savaş öncesi ile sonrasında Gazze’nin durumu çok farklı olacak. Zafer kazanacağız inşaallah. Bu savaşın sonu kesinlikle bir zafer olacaktır. Üzerimizdeki uçaklara, tankkalra, savaş feribotlarına rağmen zaferin işaretlerini şimdidenn gördük. Zafer geliyor. Çünkü Gazze ve direniş, sabit kaldı, direndi, sabretti. Zafer kazanacağız işgalciler ise yenilecek. hHiçbir hedefine ulaşamayacak.

21:43 Heniyye: Bana bir Hristiyan mesaj gönderdi. Mesajında "Hepimiz size, Gazze'ye fedayız" dedi. Teşekkürler... Gazze'ye bağlılığınız için teşekkürler.

21:42 Heniyye: İşgalcilere sözümüz: Sizden daha güçlü işgalciler vardı dünyada. Gazze'deki bu yıkım, zaferin ve izzetin işaretidir.

21:40: Heniyye: Gazze! hüzünlenme. Allah bizimledir. Bazıları sizden vazgeçse de Allah sizinledir. Allah'ın yardımı sizinledir. Allah, mümunlerin kalbine sukunet indir. Allah, kulların görmeyeceği askerler indir. Bu güç dünyadaki hiçbir orduda yoktur. Kesinlikle zafer kazanacaksınız. Bazılarının tasavvur edemeyeceği kadar yakın bir zamanda zafer kazanacaksınız.

21:38 Heniyye: Gazze bu savaştan zaferle, selametle çıkacak.

21:25 Kısa bir süre sonra Filistin Başbakanı İsmail Heniyye, basın açıklaması ile Gazze'deki son gelişmeleri ve Arapların tutumunu değerlendirecek. Başbakan Heniyye'nin İsrail'e de sert mesaj vermesi bekleniyor.

isra haber
Not font kurbaa

Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #22 : 01 Ocak 2009, 04:16:53 ÖÖ 04 »
İsrail, gece gündüz Gazze'yi vuruyor... 23:20 sonrasında Filistin'de meydana gelen gelişmeler.....

01:05 Savaş feribotları, İsmail Heniyye'nin evine yakın bölgeleri bombalıyor.

01:03 Askola bölgesinde şiddetli patlama sesleri duyuldu.

01:03 Tal İslam'daki Adalet bakanlığına ait bina vuruldu.

01:02 Gazze yoğun bombardıman altında. İsrail savaş feribotları, Gazze sahilini vuruyor.

01:02 Şimdi de Nusayrat bombalanıyor.

01:00 Gazze'nin Ömer Muhtar caddesinde patlama sesleri duyuldu.

00:55 Gazze'nin her bir köşesinde patlama sesleri duyuluyor.

00:52 Apachiler, Han Yunus'ta 5 katlı bir apartmanı hedef aldı.

00:50 Halkın Sesi: F-16'lar Cebeliya'daki polis merkezini hedef aldı.

00:49 İsrail savaş uçakları Gazze'nin her bir köşesinde alçak uçuş yapmakta.

00:44 Gazze az önce şiddetli bir patlama ile sarsıldı.

00:41 Nasrullah: 288 yerleşim merkezi, 635 bin yerleşimci Gazze direnişinin tehlikesi altında.

00:37 Heniyye:Abbas ile ihtilafımızın sebebi sadece işglcilerdir. Biz, bu savaştan önce diyalogu, iç barışı sağlamak için çok çalıştık. Şartısz bir diyalog istedik. Diyalogun başlaması için tutukluların serbest bırakılması gekemiyor mu? Sınır kapılarının açılmasını yüksek sesle söylemek gerekmiyor mu? Filistin halkının kanının aktığı bir dönemde siyonist düşmanla yürütülen müzakerelerin durdurulması gerekmiyor mu? Biz iç barış istiyoruz. Fakat öncesinde bu isteklerimizin yerine gelmesi gerekiyor.Batı Şeria’daki 400 siyasi tutuklunun serbest bırakılması gerekiyıor. Kanları akan 400 şehidin canı için siyasi tutukluları serbest bırakın. İç barış istediğinizi, diyalog istediğinizi ispatlayın.

00:19 İsrail ordusuna ait insansız uçaklar, Rafah'ta alçak uçuş yapmakta.

00:15 Ebu Abir: Arap Dışişeri Bakanlarının, gözlemci gönderilmesi kararına karşı çıkıyoruz. Gelirseler işgalci muamelesi görecekler.

00:13 Rafah'taki tüneller yeniden bombalanıyor.

00:12 Heniyye: Biz, etrafımızda olanları takip ediyoruz. Ümmetin mübarek intifadasını, yürüyüşlerini, gösterilerini takip ediyoruz. Ümmet, bu duruşuya delice savaşın Gazzeye karşı devam etmesine izin vermeyeceğini, ümmetin ayakta olduğunu, Filistin davasının merkezi bir dava olduğunu, Filistin davasının ümmeti birleştiren merkezi bir dava olduğunu, Gazze’ye karşı başlatılan delice savaşta Gazze’nin yalnız kalmadığını, Gazze halkını tasfiye etmesinin mümkün olmadığını, Gazze’yi ümmetten tecrit etme girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlandığını, Gazze’ye karşı düzenlenen saldırı karşısında ümmetin vakit geçirmeksizin bir araya geldiğini, Gazze’nin milyonların kalbinde olduğunu göstermiştir.

00:10 İsrail kaynakları, Beersheba'ya az önce 2 füzenin düştüğünü itiraf ettiler.

00:08 Kassam savaşçıları: 2009 yılına ellerimizdeki cihad sancaklarını yükselterek, İslam ümmetinin şerefini savunarak giriyoruz.

00:05 Irak Sadr Hareketi, Arap ülkelerinin İsrail ile ilişkileri kesmesini istedi.

00:04 Cemal Hudari: Arap Dışişleri Bakanlarının kararı "ümid kırıcı"

00:01 Rafah'taki şehidlerin İzzeddin el-Kassam'a mensup olduğu, yaralıların ise kadın, çocuk ve yaşlılarda oluştuğu ileri sürülmekte.

23:55 Rafah'ın Şabura bölgesine düzenlenen bombardımanda 2 Filistinli şehid düştü, çok sayıda yaralı var. En az 60 Filistinlinin yaralandığı ileri sürülüyor.

23:54 Savaş uçakları, Rafah denizi üzerinde.

23:50 Filistin direnişinin füzeleri etkisini gösteriyor. Direnişin füzesi, Askalan'daki erken uyarı istasyonunu yerle bir etti.

23:48 İsrail savaş uçaklarının az önce Rafah'ta bir Kassam komutanının evine düzenledikleri saldırıda, onlarca ev yerle bir oldu. Tıbbi kaynaklar, en az 15 Filistinlinin yaralandığını bildirdi.

23:45 Kassam Grad füzelerini ateşledi. Grad'ın, Beersheba'ya düştüğü İsrail tarafından da itiraf edildi.

23:26 İsrail savaş uçakları, Rafah'ın Şabura bölgesindeki bir evi füzeyle vurdu.

23:26 Nalen'de Filistinli gençlerle İsrailliler arasında çatışma çıktı.

23:25 Heniyye: Gazze’de 2 tabol var. Birincisi, savaşın her türlü yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen, katliam, bombardıman, yıkım… İkincisi ise direniş, sabır, tahammül. Çocuklarını kaybeden anneler var. Fakat direnen, sabreden anneler. “Taviz vermeyeceğiz” diyenler var. Çocuklarını kaybedenler “çocuklarımız kudüse fedadiır, İslam’a fedadır diyenler“ var. Direniş, 5 gün içeriisnde zafer kazandı. Ve daha da kazanacak inşaallah . Zavallı bu çocuk, uçaklara karşı zafer kazanacak . kan kılıca galip gelecek.

23:20 Maarev: Gazze'ye kara operasyon düzenleyecek olan İsrail'in önündeki en büyük engel, İzzeddin el-Kassam'dır.

isra haber

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #23 : 01 Ocak 2009, 04:21:30 ÖÖ 04 »
Filistin Enformasyon Merkezi



İslami Direniş Hareketi (Hamas)’ın askeri kanadı durumundaki İzzettin el-Kassam Tugayları, alevli bölgeyi genişlettiğini belirterek, ilk defa Kiryat Malachi ile Gazze’den kilometrelerce uzaklıktaki Biru’s-Seba’yı vurduğunu duyurdu.

Kassam Tugayları dün (30 Aralık Salı) yayınladığı ve Filistin Enformasyon Merkezi’ne de ulaşan bildiride şunları ifade etti: “Kasam Tugayları’na bağlı mücahitler, Biru’s-Seba ile Kiryat Malachi şehirlerini Grad füzeleriyle vurmayı başardı. İsrail televizyonu da verdiği haberlerde direniş füzelerinin Gazze’den 55 km uzaklıktaki yerlere düştüğünü duyurdu.”

Füzelerin Siyonist işgal ordusunun Gazze halkına karşı başlattığı vahşi saldırılara misilleme olarak atıldığının belirtildiği bildiride, işgal ordusunun aptalca gerçekleştirdiği bu katliamla kendisine cehennemin kapılarını açtığı ifade edilerek, “İşgal güçleri artım biden söz değil, eylem beklesin.” dendi.

Siyonist televizyonlardan 10. kanalın verdiği haberde ekranlara, Kassam füzelerinin düşmesinden sonra büyük bir panik ve korku içinde kaçışan yerleşimcilerin görüntüleri yansıyordu.

Yine birçok kişi televizyon ekranlarından, işgal hükümeti bakanlarından birinin Eşdud’u hedef alan Kassam füzelerinin düşmesinin ardından korku ve dehşet içinde kendisini kum torbalarıyla araba lastiklerinin arkasına atışını izledi.
Not font kurbaa

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #24 : 01 Ocak 2009, 04:24:46 ÖÖ 04 »
Filistin Enformasyon Merkezi



Siyonist çete devletindeki bazı gözlemciler, Gazze’deki savaşın dünyadaki diğer savaşlar gibi çok karmaşık bir hal aldığını belirterek, İsrail ordusunun vurduğu ilk darbenin artık etkisini kaybettiğini, Hamas’ın da savaşın ilk şokunu atlattığını ifade ettiler.

Haaretz gazetesinin siyasi uzmanlarından Aluf Ben, yazdığı makalede Gazze savaşının devam ettirilip ettirilmemesi konusunda Siyonist liderler arasında ihtilaf baş gösterdiğini, İsrail ordusunun belirlenen hedefleri tamamıyla vurduğunu fakat Hamas’a öldürücü darbe indirmek isteyen sihirli havanın sona erdiğini ve saldırıların bu güçlere çok fazla zarar vermediğini belirtti.

2006 yılında Güney Lübnan’da meydana gelen savaştan ders alınması gerektiğini söyleyen Aluf Ben, yetkililerin bu aşamada ya savaşı devam ettirip, kara harekâtına başlamak için karar almaları, ya da savaşın burada bittiğini ilan edip bundan sonra füze atışlarının devam etmesi halinde daha ağır darbeler indirecekleri konusunda Hamas’ı tehdit etmekle yetinmeleri gerektiğini söyledi.

Bakanlar Kurulu toplantısından çıkan kararın bu operasyonun 3–4 hafta sürebileceğini gösterdiğini, hatta hükümete savaşı uzatma ve Gazze’yi tamamıyla işgal etme olanağı verdiğini belirten yazar, buna mukabil Dışişleri Bakanlığı’nın operasyonu en kısa zamanda sona erdirmekten yana olduğunu ifade etti.

Gazze’ye açılan savaş ile İsrail seçimleri arasında bir bağ kuran yazar, bu savaştan Savunma Bakanı Ehud Barak’ın, Dışişleri Bakanı Tzipi Livni’ye göre daha kârlı çıkacağını iddia etti.

Diğer taraftan Yediot Aharanoot gazetesinin önde gelen yazarlarından Nahum Bernea da dün (30 Aralık Salı) “2006 Yılını Hatırlayın” başlıklı yorumunda şunları yazdı: “İsrail’in savaşlarla dolu tarihi bize, bir savaşın başındaki başarının sonunda görülemeyebileceğini gösteriyor. Bu sadece bizde değil, dünya savaş tarihinde de böyledir. İkinci Lübnan savaşında da bunu yaşadık.”

Bernea yazısında, operasyonların Hamas’ın ateşkesi kabul ettiği an durdurulması gerektiğini belirterek, “Bu, 2006 yılında Lübnan’da yaşadığımız hatalardan edindiğimiz tecrübedir.” dedi.
Not font kurbaa

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #25 : 01 Ocak 2009, 12:53:34 ÖS 12 »
Gazze yoğun bombardıman altında... 01:10 sonrasında Filistin'de meydana gelen önemli gelişmeleri sunuyoruz:

03:57 Filistin Meclisî vuruluyor.

03:56 Gazze şehri yeni bir bombardımanla sarsıldı.

03:44 İsrail, pasaport dairesini bir kez daha vurdu.

03:43 İnsansız uçaklar Nusayrat üzerinde alçak mesafeden uçmakta.

03:23 Vurulan bölgede yangın çıktı. Ambulans ve itfaiye araçların bölgeye doğru yöneldiği bildirildi.

03:21 Bakanlıklara yakın bölgeler vuruldu.

03:19 Han Yunus'ta yaralananların olduğu bildirildi

03:17 Han Yunus'ta bir Kassam direnişçisinin evi vuruldu.

03:13 Gazze'nin orta bölgelerinde yeni patlama sesleri duyuldu.

03:12 Gazze'den yeni Gradlar ateşleniyor.

02:48 İsrail savaş gemileri, Gazze sahilini tekrardan vurmaya başladı.

02:38 F-16'lar Mısır sınırındaki güvenlik birimlerinin bürosu hedef alındı.

02:36 Rafah yeniden bombalanıyor.

02:34 Libya temsilcisinin konuşması Filistinliler tarafından takdirler karşılandı.

02:29 Libya BM temsilcisi:İsrail 2007 yılından itibaren Gazze'ye ambargo uyguluyor. Ateşkese Filistinli hareketlerin bağlı kalmasına rağmen İsrail, 190'dan fazla deldi. 25 Filistinliyi şehid etti. Sınır kapılarının açılmasına imkan tanımadı, bir çook kez kapattı.

02:28 Apachiler, Beyt Hanun'u vurdu. Herhangi bir can kaybı yada maddi hasarın oluşmadığını söyledileri.

02:15 İsrail, kuruluşundan itibaren vurulmadığı bölgelerde ilk defa vurulduğunu itiraf etti.

02:12 Fransa’da Paris ve Nantes kentlerinde binlerce protestocu İsrail’i kınayan gösteriler düzenledi. İngiltere’nin başkenti Londra’da, 300’u kişi İsrail Büyükelçiliği önünde eylem yaptı. 21 İngiliz sivil toplum örgütü ise, The Guardian Gazetesi’ne verilen ilanda, Başbakan Gordon Brown’un "sağır edici sessizliğine" son verip tepki göstermesini istedi.

02:10 İsrail’in, Gazze Şeridi’ne cumartesi gününden bu yana düzenlediği operasyon, önceki gün ABD’nin birçok kentinde protesto edildi

02:00 Güvenlik Meclisi, Gazze gündemi ile toplandı. BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, Gazze'den yerleşim merkezlerine füze fırlatan Hamas'ı kınadı, 100 bin yerleşimcinin tehdit altında olduğunu, 4 İsrail askerinin öldüğünü söyledi.

01:49 Çok sayıda İsrail savaş uçağı Gazze semalarında.

01:48 İçişleri bakanlığı ve emniyet güçlerinin, 5 gün süren aralıksız bombardımana rağmen, güvenliği sağladığı bildirildi.

01:46 Hamas lideri Ebu Ros'un evinde bulunan bir kişi yaralandı.

01:45 Ankara Alperen Ocaklarına üye bir grup, yeni yıla dakikalar kala büyükelçilik binası önünde toplandı. İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırıda yaşamını kaybeden Filistinliler için dua okuyan grup, daha sonra ''Kahrolsun İsrail'' sloganları atarak, tekbir getirdi.

01:40 4 tane Grad füzesi yerleşim merkezlerine doğru ateşlendi.

01:36 İsrail ordusu Nusayrat'taki Faruk camisi yanındaki Hamas liderlerinden Tevfik Ebu Ros'un evini ikinci kez vurdu.

01:32 Selahaddin Nasır Tugayı, 11 Nasır ve Grad füzesiyle yerleşim merkezlerini vurdu. İsrail kaynakları bir İsraillinin sağlık durumunun tehlikeli olduğunu bir İsraillinin ise şoka girdiğini itiraf etti.

01:31 Halkın Sesi: F-16'lar Nusayrat'ı vurmaya devam ediyor.

01:29 Nusayrat'ta bir Filistinli vatandaşın evi vuruldu.

01:24 Gazze'nin orta bölgesinde şiddetli patlama sesleri duyuldu.

01:24 Kassam'ın az önce Kisufim askeri karargahı vurduğu bildirildi. Kassam'ın en az 14 havan topu attığı kaydedildi.

01:24 Bureyc mülteci kampı yeni bir bombardımanla sarsıldı.

01:22 İsrail savaş uçakları, Hamas liderlerinden Tevfik Ebu Ros'un evini hedef aldı.

01:21 İzzeddin el-Kassam'a yakın kaynaklar, İsrail seçimleri öncesinde İsrailli liderler için Kassam'ın bir süprizinin olacağını belirttiler.

01:19 Filistinli direnişçiler, Kisufim'i vurdu.

01:15 İsrail ordusu Gazze'deki sivil savunma kurumunu hedef aldı.

01:15 Ayyaş bölgesinde şiddetli patlama sesleri duyuldu.

isra haber
Not font kurbaa

*

Çevrimdışı ...MuVaHHiD...

  • Sabredenleri müjdele !
  • **
  • 193
    • filistineselam
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #26 : 01 Ocak 2009, 02:33:56 ÖS 14 »
Filistin'den mektup var; Kardeşim....

"Ağzındaki emziğiyle şehid olan 1 yaşındaki Muhammed'in acısını yüreğinde hisseden tek bir kurum bulamadım. Bütün kapılar yüzüme kapatıldı. Ne AGK'ten, ne LAHEY'den, ne AB'den, ne de BM'den olumlu bir yanıt alabildim."
Kardeşim!
Mektubumu, Filistinde doktorları şehit düşen, tıbbı malzemeleri enkaz altında kalan bir hastanenin bahçesinden yazıyorum. Evlerimiz yok artık. Çarşılarımız viraneye döndü. Bütün bunlardan öte yavrularımızı kaybettik. Halimizi herkes gibi sen de görüyorsun. Biliyorsun ki; İslam toprağına saldıran şu küfür yobazlarını ilk olarak sana şikayet etmiştim. Sana dair umutlarım vardı. Çünkü sen Filistin'i en az İstanbul kadar aziz gören Sultan Abdulhamid'in torunuydun. Fakat beklediğim gibi olmadı. İnkisari hayale uğradım. Anaların ağladığı, çocukların babasız kaldığı coğrafyaya gelmedin. Nasıl gelecektin ki, Abdulhamid'ten sonra devlet olmanın izzetini terk eden, mazlumlara sadece ekmek ve su dağıtan bir yardım kuruluşu haline dönmüştün. Ekmek gönderdin, su gönderdin. Halbuki ben ekmeğimi değil hürriyetimi kaybetmiştim. Senden hürriyetim için yardım istemiştim. Siyonistler yıkıyor, sonra sen yardım gönderiyor imar ediyorsun. Her defasında enkaz kaldıracak yerde bir defa da siyonizmi enkaza dönüştürmeyi düşünmeyecek misin?
Biliyorum, bu mektup eline ulaşınca biraz duygusallaşacak ve gönderdiğin ekmeklerin sayılarını artıracaksın. Fakat azizim ben ekmek istemiyorum. Hani düşünüyorum da ne de çabuk unuttun Allah Resulü'nün -sallallahu aleyhi vesellem- açlıktan karnına iki taş bağlayıp cihad ettiğini. Taş bağlamak boyunlara tasma takmaktan binlerce kat daha güzeldir. Çünkü ilkinde izzet ikincisinde ise zillet vardır. Bu yüzden sen karnımdaki taşı değil, ümmetin boynunda ki modern köleliğin tasmasını düşün.
Kardeşim!
Uzunca bir zamandır kendi kendime bu hal neyin nesidir, bu kavga sadece benim midir diye sorup duruyordum. Geçenlerde aklıma Ebu Davud'un rivayet ettiği şu hadis geldi: "Yakında milletler birbirlerini vahşi yaratıkların hemcinslerini sofraya çağırmaları gibi sizin üzerinize davet edecekler. Sahebe: "O gün biz az mıyız Ey Allah'ın Resulü?" diye sorduğunda, Efendimiz: "Bilakis, o gün sayı itibariyle çok olacaksınız fakat selin üzerindeki köpükten farkınız olmayacak. Allah Teala düşmanlarınızın kalbinden korkunuzu söküp alacak ve içinize "vehen" koyacak. Sahabe "vehen" nedir ya Resulellah diye sorunca Efendimiz: "dünyayı sevmek ve ölümden hoşlanmamaktır." buyurdu.
Yürekleri, dünya sevgisinin kapladığını 170 limuzinle dolaşan mümin kralın boy gösterisinden daha güzel ne anlatabilir ki?! Limuzinler ve saraylar... Oradan Kudüs'e, Grozni'ye gidilir ya da mustazafların çilesi anlaşılabilir mi?! İşte bunun için siz kocaman devletlerinizle sadece yardım kuruluşları olarak Filistine gelebilirsiniz.
Kardeşim!
Allah'tan gayri ilk ve son sığınak seni görmüş ve defalarca postacı, mektuplarımı sana taşımıştı. Bundan sonra daha yazmayacağım. Zira Filistin'de, Lübnan'da yüzlerce canımı toprağa koydum. Hanumanım yok oldu. Susuz-ekmeksiz kaldım. Zorluk namına her şey vardı. Tek sen yoktun. Bu durumda sana, yeni mektuplar yazmam zaman israfından başka ne ifade eder ki?!
Kardeşim!
Bir akşam üstüydü. İzlediğim batı ajanslarından şöyle bir haber geçiyordu. "Lübnan sahillerinde İsrail'in attığı zararlı atıklar arasında can çekişen hayvanlar batılı hayvan koruma dernekleri üyeleri tarafından kurtarıldı." O an kendime döndüm ve şöyle dedim: "Madem kardeşimden müsbet bir cevap alamadım. Bu kez mektubumu şu batılı adamlara yazayım. Hani birkaç hayvan için bütün kurumlarını seferber eden çağdaş adama..."
İlk mektubumu kapital gücün babası Beyazsaray'a yazdım. Başkana ulaşma ihtimali son derece düşükte olsa denemeliydim bunu. Tevafuk ya, olmaz olmuştu. İmza bekleyen evraklar arasına karışan mektup başkanın masasına kadar gelmişti. "Bu da ne?" diye sordu Bush. Bir taraftan hayretini ifade ediyor diğer taraftan da mektubu okuyordu. Okudukça keyiflendi, arada kaşlarını çattı, dudaklarını büktü, oh der gibi omuzunu salladı. İlkokul yıllarında ona aşılanan haçlı ruhu müthiş bir nefretle beynini istila etti. İşte tam bu noktada satırlara döktüğüm bütün umutları parçalayıp hizmetçinin ellerine tutuşturdu. Her ne kadar haçlı ruhunun gerçek propagandistleri olsalar da yine de insandırlar diye Vatikan'a/Papa'ya yazdım ikinci mektubu. Şüphesiz ben de biliyordum, papa gayretiyle (!) yapılan Kudüs ve Endülüs'teki Müslüman katliamlarını.
Bütün bunlara rağmen beni yazmaya iten güç, Müslüman kardeşlerimin uzun bir zamandır onlarla sürdürdükleri diyalog (!) çalışmalarıydı. Belki bizi tanımışlardır, imdada koşarlar diye umutlandım, fakat nafile. Papa İsrail'e dur demek şöyle dursun sükut ederek vahşeti ikrar etti. Anladım ki Batı, bütün kurum ve kuruluşlarıyla İsrail'in gönüllü ya da ödüllü işbirlikçileridir.
Kardeşim!
Senden sonra daha kimlere başvurmadım ki... Fakat ağzındaki emziğiyle şehid olan 1 yaşında ki Muhammed'in acısını yüreğinde hisseden tek bir kurum bulamadım. Bütün kapılar yüzüme kapatıldı. Ne AGK'ten, ne LAHEY'den, ne AB'den, ne de BM'den olumlu bir yanıt alabildim.
Kardeşim!
Tel-aviv gülerken sen de gülüyorsun. Gerçi aynı şeylere gülmüyorsunuz fakat gülüyorsunuz ya... İşte beni asıl bu vuruyor. Sen gülerken Bağdat'ta, Grozni'de, Beyrut'ta, Gazze ve Türkistan'da yine yeni güller soluyor.
Kardeşim!
Abdulhamid'in gidişinin yani ümmetin öksüz kalışının üzerinden bir asır geçti. Yüreklerde acı o kadar taze ki sanki Sultan'ım dün gitmiş gibi... Ben yine Sultanım'ı bekliyorum. O, idealleriyle dünyamıza yeniden dönecek. İslam birliği yeniden kurulacak ve o zaman Cava Adalarından Cebelitarık'a uzanan coğrafyada bütün Müslümanlar bir kardeşlik akdi imzalayacaklar. Bu yüzden yeni mektuplarımı günde beş defa O en büyük Sultan'a (c.c.) yazıyorum: "Allah'ım ümmetin başına yeni felaketler gelmeden onların başına Sultan Hamid gibi bir halife gönder. Gönder ki sadece ekmek dağıtan yardım kuruluşları olmadıklarını anlasınlar."
Allah ve Resul davasının divanelerinden Abdullah Muhammed
Nefsin elinden kaçarken yırtılmaktır aşk !Ve tadını en iyi Yusuf'un gömleği bilir !

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #27 : 01 Ocak 2009, 03:03:26 ÖS 15 »
Kassam, büyük bir hava üssünü vurdu... Saat 11:30 sonrasında Filistin'de meydana gelen son gelişmeleri sunuyoruz:

11:35 Israel Nes: Gazze'den fırlatılan füzeler ilk defa Gedera'ya ulaştı.

11:34 İsrail savaş uçakları Nusayrat'ta bir evi bombaladı.

11:33 Kassam tarafından az önce vurulan hava üssündeki uçakların başka bir hava üssüne taşındığı öğrenildi.

isra haber





Not font kurbaa

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4700
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Ynt:FİLİSTİNLİ MUSTAFA
« Yanıtla #28 : 01 Ocak 2009, 04:53:19 ÖS 16 »
FİLİSTİNLİ MUSTAFA

Hayatımın en sıkıntılı günlerini yaşadığım o günlerde aramıştı, üniversitenin son yıllarını birlikte okuduğum arkadaşım. Gazze"den gelen telefonun diğer ucundaki  acılı, çaresiz babanın sesiydi. Benden yardım istiyordu. Dört buçuk yaşındaki ikizlerinden birisi talihsiz bir kaza geçirmişti. Balkonun altında beş altı çocuk oynarken  kuyulardan  taşınan suyu üst katlara çıkartmak için balkona monte edilen çıkrık kırılmış, düşen beton parçaları  dört yaşındaki Mustafa"nın kafasına isabet etmişti. Halbuki daha bir kaç hafta önce, üç katlı evin merdiven boşluğuna düştüğünde, tel kafes sayesinde yara almadan kurtulmuştu.

 

Mustafa ölümle pençeleşiyordu.  Kederli babanın bozuk, ama ben dahil Türk dostlarına her daim smpatik gelmiş Türkçesi ile anlattığına göre Mustafa"nın kafasında, kafanın 4-5 katı şişme vardı. “Hapis şehir” Gazze"de yapılan müdahale yetersizdi ve ölüm tehlikesi devam ediyordu.

 

Çaresiz baba, Türkiye"den ayrılmadan kısa bir süre önce  kabul edildiği Türk vatandaşlığı sayesinde   Mustafa"ya da  Türk pasaportu almıştı ve buna güvenerek Türkiye Büyükelçiliği aracılığı ile İsrail yetkililerine başvurmuştu. Benden Türk yetkililer nezdinde girişimde bulunmam için arıyordu.

 

Türk Büyükelçiliğinin ısrarlı talebi üzerine, İsrailli yetkililer sınırı açmış ve hastayı kabul etmişlerdi ama genç olduğu için ne annesini ne babasını hastanın yanına almamışlardı. Refakatçi olarak ninesi kalmıştı yanında. Şükür Mustafa hayati tehlikeyi atlatmıştı ama burun kemiği alınmış, üst azı dişleri kökünden sökülmüştü. Gözünde de önemli problemler vardı, ama olsun Mustafa yaşayacaktı.

 

Gözündeki kazadan kaynaklı şaşılık, görme kaybı ve diğer kontroller için  tekrar Telaviv"deki hastaneye gitmesi gerektiğinde  İsrailliler yine problem çıkarmışlardı. Araya Türk Büyükelçiliği yetkilileri girmesine rağmen İsrailli yetkililer “Türk” Mustafa"ya  uzunca bir süre zorluk çıkarmışlardı. Hatta konu Zaman gazetesi aracılığı ise Türkiye kamuoyuna bile yansımıştı.Sonunda İsrailli yetkililer hastayı kabul etmişlerdi ama yine yaşlı bir yakınının refakatinde. Zira, İsrailli yetkililer için genç bir Filistinli her zaman tehlike demekti. Türk vatandaşı olmasına rağmen babasını dahi kabul etmemişlerdi. Mustafa"nın kontrolleri yapılmıştı ama  sağ gözündeki görme kaybı ve şaşılığın kalıcı olacağını söylemişlerdi.

 

Aradan uzunca bir zaman, yaklaşık  bir yıldan fazla zaman geçmişti. Yerel bir operatöre ait numarayla arayan telefonun ucundaki arkadaşımın o sempatik Türkçesi ile selam verişini işittiğimde hayrete kapılmış, şaşırmıştım. Istanbul"dan arıyordu. Yanında Mustafa vardı. Türkiye"nin önde gelen sivil insani yardım kuruluşlarından birisi aracılığı ile Mustafa"nın gözündeki şaşılığı ve görme kaybını gidermek amacı ile uzun uğraşlardan sonra, baba-oğul dünyanın “en büyük açık hapishanesi” Gazze"nin Mısır kapısından uzun uğraşlar  ve yine sahip oldukları Türk pasaportları sayesinde çıkmışlardı. Anne Gazze"de kalmıştı. Zira onda sadece İsrail"in verdiği pasaport vardı.

 Mustafa ve babası Istanbul"a gelir gelmez, tahsil sonrası Türkiye"de kalmayı tercih eden amcasının yanına yerleşmişti. Istanbul"da muayene ve tedavi işlemlerini beklemeleri bir kaç hafta sürmüştü.   

 

İlk fırsatta Istanbul veya Ankara"da buluşmak üzere anlaştık. Tedavi amaçlı göz operasyonu sonrası bir cuma günü Mustafa, babası ile birlikte Ankara"ya geldi. Mustafa ve ondört yıldır görmediğim arkadaşım karşımda duruyordu. Mustafa ürkek bir kedi gibi babasına sürünüyor, çekingen tavırlar ile kendisine yapılan ikramları babasının zorlamsı ile yiyiyordu.

 

Ofisten birlikte çıktık ve tüm hafta sonunu birlikte geçirdik. Mustafa eşimin yaptığı yemekleri yerken babası “Söyle Mustafa anneyin yemekleri kadar güzel mi ?”  diye soruyordu. Mustafa"nın  Arap usulü yemek yemesi çocuklarıma ne kadar garip geliyorsa, onun ürkek ama masum hareketleri onu o kadar sevimli yapıyordu.

 

Arkadaşımla uzun saatler hasret giderdik. Filistinli arkadaşımın geldiğini  duyan eniştem ve ablam da bize katılmıştı. Öğrenci iken üç yıla yakın Maltepe Pazarında ortak çalıştığım arkadaşımı ailedeki hemen herkes yakından tanıyordu. Arkadaşımın ilk şoförlük denemelerini Çubuk"ta abimin sarı renkli Murat 131 arabası ile yaptığında  sene  bin dokuz yüz doksan ikiydi.

 

Arkadaşım, Gazze"de yaşananların  söz ile ifade edilemeyecek kadar kötü olduğunu, bir buçuk milyon Filistinlinin hayatının gittikçe zorlaştığını, işsiz sayısının 400.000"i geçtiğini, kendisinin de bir buçuk yıldır  işsiz olduğunu, elektrik kesintilerinin hat safhaya geçtiğini, akaryakıt dahil bir çok ihtiyacın Gazze-Mısır sınırında kazılan 500 tünel ile sağlandığını, zaman içinde gıda kıtlığından ve ilaç yetersizliğinden ölümlerin başlayabileceğini  söylüyordu. Arkadaşım konuşmalarında bugün yaşanan trajedinin habercisi olacak şeyler de  vardı. Gazze hükümetinin politikalarına eleştiri getirirken, İsrail"in olası bir çatışmayı geniş çaplı bir hava saldırısına dönüştüreceğini, kara harekatını ilk etapta düşünmeyeceğini zira Hamas"ın kara harekatına daha hazırlıklı olduğunu söylüyor ve sivillerin bu durumdan en fazla etkilenecek kişiler olacağını söylüyordu. Ona göre her şey kötüye gidiyordu. Bu gidiş daha kötü şeylerin habercisiydi.

Durum o kadar vahimdi, ancak arkadaşım tanıdığım tüm Filistinliler gibi kendisine teklif edilen yardımları kabul etmeyecek kadar da gururluydu. Türkiye"ye kalıcı olarak gelme önerim için ise “Bu yaştan sonra gurbeti nasıl çekeriz? Biz gidersek, başkası giderse kim kalacak geriye” diyordu.

 

Mustafa"nın yaşadığı travmayı en yakından şahit olmuş babanın gözü kulağı ondaydı. Arkadaşım üç kardeşi ile birlikte tahsil amacı ile beş yıl yaşadığı şehirdeki büyük değişiklikleri hayretle izlerken, Mustafa"nın aklına lunapark düşmüş babasını sıkıştırıyordu. Arkadaşımla, okuldan ortak tanıdığımız bir arkadaşın babasının vefatının “yedisi”ndeki taziye gittik Keçiören"e, Mustafa"da yanımızda. Arkadaşım da bu ziyaretle bir çok eski dostunu gördü. Keçiören"den Kızılay"a giderken Atatürk Parkında verdiğimiz mola bir saatten fazla mola sürdü ve burada Mustafa"nın lunapark hevesini gecişi de olsa giderdik. Geçici diyorum zira babası ben daha fazla oynasın eğlensin derken “valla kardeş, Mustafa"nın bir ayda Istanbul"da bindiği oyuncağa Gazze"deki  tüm çocuklar bir yılda  binmemiştir” diyordu.  Mustafa ve babasını Kumrular Sokak"a  ellerinde çanta ve  kutular ile bıraktığımda  Mutluluk Peşinde filminin  Will ve Jaden Smith"i  aklıma geldi. Bir yanda hayata tutunmaya çalışırken, babalık sorumluluğu ile çocuğuna karşı görevlerini sonuna kadar yapmaya çalışan yalnız bir baba.

 


Mustafa İle Atatürk Parkı

 

Mustafa  ve babası Istanbul"a dönmüşler ama Gazze"ye geri dönemiyorlardı. Gazze"ye giriş sağlayan tüm kapılar kapalıydı. İsrail"e çıkış yapan kapılardan giriş-çıkış sürekli kapalıydı. Sadece Mısır sınırındaki kapı bazen o da ayda bir kaç gün açılıyordu ve bu açılışın tarihini de kimse bilmiyordu. Arkadaşım Gazze"den gelecek habere göre apar-topar gideceğini ve o bir kaç gün içinde gerekli formaliteleri sağlayıp ailesinin yanına dönmeyi planlıyordu. Ankara dönüşü Istanbul"dan bir kaç defa görüştük.

 

Arkadaşımdan bir süre haber alamadım. Sonra 2 Aralık"ta bir e-posta mesajı aldım. On iki gün Gazze kapısında Mustafa ile bekledikten sonra Gazze"ye giriş yapmışlardı. İsrail"in katliama dönüşen son saldırısından önce, en son Mustafa"dan dört gün önce gelen e-posta ile haber aldım. Mesajın ekinde çekilmiş fotografta  ikizi Ahmet"le çekilmiş bir fotograf vardı.  Türkiye"den hediye olarak götürdüğü kiyafetleri giymişler ve kameraya öyle poz vermişlerdi. Babası da bu anı bizimle paylaşmak istemişti

 

 Mustafa ve Ahmed J. Gazze"deki evinde

 

Dün akşam haberlerde flaş haber olarak geçen İsrail"in Gazze"ye yaptığı ağır hava operasyonunda ilk aklıma gelen Mustafa ve ailesi oldu. Evdekiler ile birlikte kaygı ve merak içinde kaldık. Ajanslardan “İsrail, Gazze"de Katliam yaptı”, “Füzeli Katliam” “İsrail İnsanlığı Vurdu”  başlıkları ile verilen ve son 41 yılın en ağır bombardımanında acaba Mustafa ve ailesine bir şey olmuş muydu? Bütün insanlığın utancını o güzel ve aydınlık yüzünün arkasına atabilmeyi başarmış, ama yaşadığı her olayı artık unutamayacak yaşa gelen Mustafa şimdi ne durumdaydı?

 

Pazar gününe zulüm ve ölüm haberleri ile başlamıştık. Bütün gündem maddeleri anlamsızlaşmıştı. Hayat, zulüm ve ölüm ile yeniden adeta boşluğa düşmüştü. Çocukların göz yaşlarında biten insanlık, Gazze"ye, masum çocukların ve sivillerin ölümüne ne kadar da duyarsızdı. İnsanlık sessizlikte boğuluyordu.

 

 

Arkadaşıma pazar sabahı saat 11: 00"de ulaştım.  Mustafa"yı sordum. Mustafa ve ailesi saldırıdan yara almadan sağ kurtulmuştu. Mustafa da Ahmet de çok korkmuşlar. Rabbime hamd olsun ama evlerinin yirmi metre yakınındaki polis noktasına isabet eden bombalar  sadec evin kapı ve pencerelerini kırmıştı. Bu bombalar on binlerce Gazzeli çocuğun yüreğine atılmıştı. Arkadaşım ise telefon ile konuşurken saldırıların devam ettiğini söylüyor ve yalnızca dua etmemizi istiyordu.

 

Lütfen dua edelim.

Şakir ARIKAN
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

FİLİSTİN SAVAŞINI SATH-I CİHANA YAYMALIYIZ
« Yanıtla #29 : 01 Ocak 2009, 08:54:50 ÖS 20 »
ZEKİ SAVAŞ

Ortaokul öğrencisinin "Hasbünallah ve ni'mel vekil" diyerek koşmasını, yerde can vermek üzere olan bir Filistinlinin kelime-i şehadet getirmesini, toplam bine yakın şehit ve yaralının yürek yakan görüntülerinin gösterilmesini izledikten  sonra katil İsrailin cellat yöneticilerinin gözümüzün içine bakarak ve dünyaya meydan okuyarak işte biz sizi böyle cezalandırırız şeklindeki demeçlerini duyunca, biz de sizi ve sizi destekleyen Amerikalıları her gördüğümüz yerde cezalandırırız diye haykırmak istedim!

Sahi bir buçuk milyar müslümanın varlığından söz edilir. Dünya çapındaki Müslümanlar arasından milyonda bir, bir fedai Müslüman çıksa, binbeşyüz fedai yapar.

Bu cinayetlerden sonra da Amerikalılar ve İsrailliler aramızda elini kolunu sallayarak mı gezecek?!

Bu cinayetten sonra da İsraili haritadan silme yeminini etmeyecek miyiz?

Biz de sizi böyle cezalandırırız diyemiyecek miyiz?

Dünyayı sizin başınıza böyle yıkarız diye meydan okuyamayacak mıyız?

Dünyayı onlar için zindana çeviremeyecek miyiz?

Müslümanların canına, malına, dinine ve toprağına saldıranları biz de böyle cezalandırırız diyeceğimiz günleri getiremeyecek miyiz?

Bu kasvet, bu cinayet, bu vahşet, bu küstahlıktan sonra da İsrailliler ve Amerikalılar İslam dünyasında rahat mı dolaşacak?

Bu cinayet yeni bir milad olamayacak mı?

Bu katliam, İsrailin yok olacağı sürecin startı olamayacak mı?

Bu vahşetten sonra Amerika ve İsrailliler için dünyayı daraltamayacak mıyız?

Filistin savaşını sath-ı cihana yayamaz mıyız?

Her yer Filistin, her yer savaş alanı diyemez miyiz?

Her gördüğümüz yerde onları cezalandıramaz mıyız?

Bize hayat yoksa, size de yok diyemiyecek miyiz?

İslam dünyasındaki azim potansiyeli harekete geçiremeyecek miyiz?

İçimizdeki ateşi onları yakacak şekle sokamayacak mıyız?

Hep biz mi yanacağız?

Onların canını ne zaman yakacağız?

Bu savaşı sath-ı cihana taşımalıyız.

Göğüs göğüse savaşmalıyız.

Vuruşmalıyız.

Bu hayat bize cehennem olacaksa, onlara da olmalıdır.

Bütün dünyaları bu dünyadan ibaret olan bu dünyalarını başlarına yıkmalıyız.

 Onların cesareti bizim cesaretsizliğimizdendir.

Onların küstahlığı bizim gevşekliğimizdendir.

Onların saldırganlığı bizim hain yöneticilerimizdendir.

Bu hadiseden sonra İsraile yeşil ışık yakan melun ve hain Arap yöneticileri yine koltuklarında mı kalacak?

Yer yerinden oynamayacak mı?

Hainler cezalandırılmayacak mı?

Müslüman Arap halkları tarihini hatırlamayacak mı?

Müslüman halklar kendine gelemeyecek mi?

Şiir yazmadım. Şair değilim. Feryad etmek istedim. Ben ne yapabilirim? Sen ne yapabilirsin? O ne yapabilir? Biz, siz, onlar… Birbuçuk milyar Müslüman! Bir şeyler yapmalıyız. Her kim ne biliyorsa onu yapsın, çekinmesin, korkmasın. Bıçak kemiğe dayanmıştır ama her şeyden önce zerre kadar imanı ve insanlığı olan herkes bugün Filistin için sokağa çıkmalıdır, meydanları doldurmalıdır, feryad etmelidir, insanlığın vicdanını uyandırmalıdır. Bugün gün boyu meydanlarda olmalıyız. Bugün İslam dünyası ayakta olmalıdır.

Bugün hepimiz kıyam etmeliyiz. 
خديجة سلطان