HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...

  • 110 Cevap
  • 51066 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #45 : 03 Ocak 2009, 03:34:33 ÖÖ 03 »
Gazze ateş altında... Gazze'de 00:10 sonrasında meydana gelen gelişmeleri sunuyoruz:

00:10 İsrail özel birlikleri, çok sayıda askeri birlikle Şucaiyye bölgesine doğru ilerliyor..

isra haber
Not font kurbaa

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #46 : 03 Ocak 2009, 04:09:06 ÖÖ 04 »
01:02 İzzeddin el-Kassam Tugayı, az önce yaptığı açıklama ile, İsrail askerlerini geri çekilmeye zorladığını duyurdu.

00:58 Gazze'nin kuzeyi bombalanıyor.

00:55 al Quds televizyonu, direnişin baskısı ile İsrail askerlerinin geri çekilmek zorunda kaldığını doğruladı.

00:45 İsrail özel birliklerinin, Filistinli direnişçilerin yoğun havan topu atışı ile geri çekildiği bildirildi.
Not font kurbaa

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah
« Yanıtla #47 : 03 Ocak 2009, 01:57:54 ÖS 13 »
Yazı biraz Uzun ama Lütfen okuyun ...
Gerçekten okunması gereken bir yazı ...




Rahman ve Rahim olan Allah'ın adı ile başlıyor, hamd âlemlerin Rabbi olan Allah'adır diyor, son peygamber olan efendimiz Abdullah oğlu Ebu’l- Kasım'a Allah'tan salât ve selam diliyorum.

 

Allah'ın selamı ve salâtı peygamberimizin temiz Ehlibeytine seçkin ashabına ve bütün gönderilmiş peygamberlere olsun diyor, efendimiz Allah'ın elçisinin torunu Eba Abdallah Hüseyin'e ve Hüseyin'in ashabına selam ediyorum. Es Selamu Aleyk Ya Hüseyn ve evladul Hüseyn ve ashabul Hüseyn.

 

Aziz kardeşlerim Allah'ın selamı ve bereketi sizlerle olsun.

 

1982'de İsrail'in Lübnan'dan çekilmesinin ardından birçok insanın sorumluluğunun eseri olarak görebildiğimiz bütün var olma biçimlerini var eden Allah'a hamd olsun. Yani eğer o süreçte 1982'de İsrail geldiğinde insanlar bize ne deyip sorumluluk yüklenmekten çekinseydi, İsrail ülkemize yerleşirdi.

 

Siyasete girmek için savaşmak anlamsızdır şeklinde bir kanı hâkim olsa idi parlamento bile İsrail tarafından atanır, ülke mallarına el konur, gençlerimiz hapse atılırdı. Ancak sorumluluk sahibi insanlar direndiler ve İsrail'i topraklarından çıkardılar. İşgalciler Beyrut'tan çıkarıldı, ardından Sayda'dan çıkarıldı, Sur'dan sınır şeridine kadar çıkarıldılar. Bu süreçte kimse çıkıp da Bint Cubeyl'den işgalcilerin çıkarılması orada yaşayanların görevidir, biz başkalarının yurtları için çalışmayız şeklinde bir tepki vermedi.

 

Bu çerçevede 1985'ten 2000 yılına kadar direnişi sürekli ve devamlı kılan, ulusal sorumluluk, ahlaki sorumluluk duygusudur. Bu nedenle sınır boylarının özgürleştirilmesine kadar sürdürülen bu direniş hareketi, ahlaki sorumluluk hissi ile sürdürülmüştür. Yoksa lüks içinde yaşama kaygısı olan insanlar tarafından sürdürülmemektedir.

 

Binaenaleyh biz şerefimizle vatanımızda özgür olarak yaşmak veya zelil olarak yaşmak arasında bir tercih yapma durumunda idik. Biz birincisini seçtik; ancak bu tercihin kurban vermek, zorluk çekmek gibi bazı zorunlulukları vardı. Ancak halk özgür ve şerefli yaşamak adına birinciyi seçti ve bunun zorunluluklarını da göze aldı ve bu şerefli ve özgür yaşama tercihinin en açık yansıması 2006 Temmuz Savaşı’dır.

 

Bu insanlar bu süreçte direnişi desteklediler, arkasında durdular ve ona kötü bir laf edilmesine müsaade etmediler. Şehit verdiler, yaralandılar, evleri yıkıldı; ancak bütün bu belalara karşı korkmadan ve dirayetle karşı durdular ve temmuz zaferi geldi.

 

Bu gün Gazze'de olanlar, -ben ilk gün de söyledim, Allah'a şükür bu söylediklerimizin doğruluğu bu gün daha da belirginleşmekte- 2006 Temmuz'unda Lübnan'da olanların bir kopyasıdır. Bununla kastım, savaşın arka planı ve gidişatıdır. Savaşın başlangıcından bu güne kadar geçen birkaç günün ardından şunları söylemek istiyorum.

 

Birincisi; savaşın başlangıcından bu yana sürdürülen direniş, halktan, yönetici tabakaya kadar bütün Filistin halkının sahip olduğu, ahlaki duruştan kaynaklanan, sağlam ve sadık kuvvetli bir sorumluluk duygusunun bereketidir. 

 

Allah'a güven, Allah'a iman, Allah'a itimat ile harmanlanmış imani ve dini bir duruşun bereketidir; zira bu insanlar “Allah insanların işlerini kendisine bırakabilecekleri en güzel vekildir” şiarıyla içinde bulundukları durumu Allah'ın gözünden anlamaya çalışan bir imani tavır içerisindedirler.

 

Temmuz Savaşı’nda yaşadığımız şeyler ve edindiğimiz tecrübe çerçevesinde bu gün Gazze'de yaşananları değerlendirecek olursak. Ben bu konuya kulak vermenizi ve bütün insanların kulak vermesini istiyorum; çünkü bu, bu gün Gazze'de yaşanan olayların iç yüzüdür.

 

Basın yayın organlarında baskın olarak gösterilen tabloda şehit sayısı 400'e yaklaşmış, yaralılar 1000'in üzerinde ve Gazze yıkım halinde. Bu savaşın bir yönüdür bu doğru; ancak savaş tamamen bu görüntüden ibaret değildir. Şimdi Temmuz Savaşı’ndan bu yana dillendirdiğimiz, savaşın diğer yönünü görelim.

 

İsrailliler ikinci Lübnan savaşından ders aldıklarından ve bu dersten bu savaşta istifade ettiklerinden bahsediyor. Ancak Hamas, bu savaştan onlardan daha çok ders aldı, İsrail ise savaştan ders almaktan ziyade onları tereddüt ve vehme itecek bir ruh haline duçar oldu. Bu konuda birkaç başlık halinde birkaç şey söylemek istiyorum.

 

Birincisi; hedefler meselesi. İsrailliler, ne Livni, ne Olmert, ne de Barak şimdiye kadar Gazze'ye yönelik saldırılarının hedefini açıklamadı. Temmuz Savaşı’nın başlangıcından beri Direniş ile ilgili olarak gerçekleşmesi mümkün olmayan hedefler ortaya koydular. Ancak Gazze'ye yapılan saldırıda açıklamış hedef nedir? Hatta İsrailliler hedeflerinin Hamas hükümetini düşürmek veya Gazze'deki direnişe son vermek şeklinde bir hedef ilan etmediler.

 

Düşman hükümetinin başkan vekilinden saldırının hedefinin Hamas hükümetini devirmek olduğu yolunda bir rivayet yayıldı; ancak az önce bunu yalanladılar. Ya da saldırıların Gazze'den atılan füzelerin durdurulması olduğunu da ilan etmediler. Peki, neden İsrailli liderler açık bir hedef belirtmekten çekiniyorlar; zira böyle bir durumda eğer hedeflerini gerçekleştiremezlerse başarısız olacakları korkusunu taşıyorlar ve kesin galip olabilecekleri yönünde kesin bir inançları yok.

 

Ancak Gazze'de direnen kardeşlerimizden halk, savaşanlar ve yönetici kısım kendilerinden eminler ve zafere ulaşacaklarına dair kesin inançları var. Halbuki İsrailliler daha baştan hedeflerini gerçekleştirip gerçekleştiremeyecekleri noktasında bir korku ve endişe içindeler.

 

Tabi savaşın bir de reel hedefi var ve bu reel hedef gün geçtikçe daha da berraklaşıyor. Bu hedef, Gazze'deki Hamas hükümetini devirmek ve Hamas başta olmak üzere sair direniş guruplarını ortadan kaldırmaktır.

 

Yeni Amerikan hükümetinin idareyi ele alma aşmasında çok sağlam kaynaklardan gelen haberlere göre Amerika, İsrail, Avrupa ve ılımlı Arap devletleri dedikleri devletlerin katılımıyla bir konferans düzenlenecek ve Filistinlilerin gerçek sorunu olduğu kabul edilen Hamas'ın ve Filistin sorunun, onlar için zillet denilecek şartlar altında çözümü yoluna gidilecek. Şu anda şahit olduğumuz savaşın temel nedeni budur; ancak bu hedef ilan edilememektedir.

 

Bu gün Olmert Arap liderlerin kendisini aradığını ve savaşa devam edilmesi gerektiğini ve bunu desteklediklerini ifade ettiklerini söyledi. Ancak İsrail'in gerçekleştirmek istediği herhangi bir hedef veya diriltmek istediği herhangi bir şiar yoktur. İsrail sadece yeniden caydırıcı güç olmaya çalışmaktadır; zira bir güç ve kuvvet iddiası taşımaktadır.

 

İkincisi; şimdi ilk gün uygulanan senaryoya dönelim, size bunun aynısı olduğunu söylemek istiyorum, ben Temmuz'da bunun Allah'ın bir lütfü olduğunu söylemiştim. Biz 12 Temmuz'da düşman askerlerini esir etik; ama daha bahardan beri bize yönelik savaş hazırlıkları yapılmaktaydı.

 

2006 baharında bizim için hazırlanalar, Gazze için hazırlananların aynıdır. Bütün dünya bunlara yazılar gönderip dediler ki bunlar hiçbir şey değil. Ardından seksen savaş uçağı ve helikopter havalanıp üç dakikada tonlarca bombayı Gazze üzerine attılar ve yüzlerce şehit düştü.

 

Ancak bundan daha önemli olan direnişin bu saldırıları sağlam bir şekilde karşılamış olmasıdır. İsrail ve bazı Arap devletleri sandılar ki direniş bu saldırılara teslim olacak ve bunda da çok ısrarcı davranacak. Zira bu adamlar bizim Temmuz'da 33 gün boyunca verdiğimiz mücadeleden bir şey öğrenmediler.

 

İlk gün yapılan bombardıman nedeniyle şehit olan ve yaralanan direnişçi ve direniş hareketlerinin kadrolarındaki şehitler nedeniyle Hamas hükümetinin ve direniş guruplarının düşeceğini ve Arap devletlerini arayarak; nasıl isterseniz öyle yapın biz bu savaşa kadir değiliz diyeceklerini umdular.

 

Bu sırada Gazze içindeki ve Arap ülkelerindeki iş birlikçiler İsrail'i arayacak Gazze'de direniş çok kötü durumda, şartlar çök kötü kara operasyonuna başlayabilirsiniz diyeceklerdi. Plan bu idi.

 

Başlattıkları savaşın bu şekilde sonuçlanacağını düşünüyorlardı. Temmuz savaşanda da böyle düşünmüşlerdi, bu nedenle Olmert çıkıp zafer ilan etti; ama Allah zaferi bize nasip etti.

 

Gazze'deki kardeşlerimiz ilk saldırıyı iyi karşılayabildiler, duruma hâkim oldular, evet birçok şehit ve yaralı olabilir; ama direniş liderliğine bağlı kaldılar. İsrailliler ilk güden düşeceğini hesap ettikleri direnişin daha önce hiç görmedikleri mesafede füzelerine maruz kaldılar.

 

Üçüncüsü; tamam hava silahları işini bitirsin; ancak hava silahları bir savaşı kesin neticeye ulaştırmaya yetmez. Bunu diyen ben değilim Winograd raporunda İsrail'in üst düzey yetkilileri söylüyorlar. Yani İsrailliler vurulması gereken yerlerin vurulduğunu söylüyorlar. Bizde de dört beş gün sonra vurulması gereken hedefler vurulmuştu.

 

Nedir bunlar, önemli merkezler, karargâhlar, liderlerin evleri depolar, bütün bildikleri yerleri bombaladılar. Bunlardan bombalayacak yerleri kalmadığında sivillerin evlerini bombalamaya başladılar.

 

Bunların Gazze'de ne yaptıklarını kestirmek zor değil; çünkü aynısını Lübnan'da da yapmışlardı. O zaman insanlar Dahye'yi, Baalabek'i ve Hermel'i terk etmek zorunda kalmışlardı. Bu nedenle İsrail'in birçok şehri artık boş yerleşim yerleri ile sınırlıydı. Ama bunu bir buçuk milyon insanın yaşadığı Gazze'ye nasıl yapacaklar, bu insanlar nereye gidebilirler. Hamas liderleri de orada değiller, bu saldırılarla ne hedeflenmekte?

 

İsrail uçakları ve helikopterleri Gazze üzerinde hiç durmadan uçuyorlar, su tesislerini ve sair önemli yerleri bombalıyorlar ki bunu 2006 Temmuz Savaşı’nda da yapmışlardı; ancak bu saldırılar böyle günlerce dahi devam etse savaş kesin bir sonuç vermeyecektir. Peki, elde kalan diğer seçenek nedir? Kara operasyonu.

 

Kara operasyonu öncesinde Gazze'deki duruma bakacak olursak direnişin durumu kontrol altında tuttuğunu görmek mümkün. Direnişçiler günde elli ve seksen beş arasında füze atıyorlar ve bu füzeler İsrail'in ortalarına kadar gidiyor. Olmert de direnişçileri kışkırtmak için iki yüz tane de atabilirler diyor.

 

Direnişçiler iki yüz hatta üç yüz füze bile atabilirler; ama tabi bu bunu yapmak gibi bir planları olduğu anlamına gelmez. Biz Temmuz harbinde günde bin hatta iki üç bin kadar füze atabilirdik; ama atmadık. Bu konuda ne depolarımız ne mekân bakımından bir sorunumuz yoktu.

 

Gazze'deki kardeşlerimiz bu füzeleri atarak zaman kazanıyorlar ve bu onlar için büyük bir başarıdır. Kardeşlerimiz bunu Temmuz Savaşı’ndan ders alarak başarıyorlar. Şimdiye kadar hiçbir İsrailli yetkili ya da İsrail hava kuvvetleri bir füze rampasını füze atılmadan önce vuramadı, böyle bir haber gelmedi.

 

Bu Lübnan savaşında da böyle olmuştu; ancak füze atıldıktan sonra vurabiliyorlar ki bu pek anlam ifade etmiyor. Önemli olan füze atılmadan vurabilmek. İsrail bunda acizdir ve Gazze şeridinde Füzeler atılmaya devam ediyor. Şimdi size bu konuda bazı rakamlar vereyim:

 

Gazze şeridinden yirmi kilometreye kadar 115 İsrail yerleşim birimi var buralarda altmış bin küsur İsrailli yaşıyor. Otuz kilometreye kadar 268 yerleşim birimi var ve bu yerleşim birimlerinin içinde 555 bin nüfuslu Bi’ir Seb’a kenti de bulunuyor.

 

Gazze'deki kardeşlerimizin en son füze attıkları kırk kilometrelik menzilde 208 yerleşim birimi var ve bu yerleşim birimlerinde 635 bin İsrailli meskûn bulunmaktadır.

 

Bu nedenle İsraillilerin bu meseleye bir çözüm bulmaları gerekmektedir; zira seçimler yakın. Şu anda insanları sığınaklara indiriyorlar, okulları, üniversiteleri, fabrikaları bilfiil tatil ediyorlar. Bunu yapan mustazaf ve mütevazı şartlar altında savaşan; ancak sağlam bir iradesi olan Gazze'dir.

 

Yani şu anda 208 İsrail yerleşim birimi ve 635 bin İsrailli iktisadi, psikolojik ve maddi anlamda tehlike altındadır. Gazze'deki kardeşlerimiz buna devam edebilirler ve siz füzelere engel olamazsınız. Hava saldırısı bir şey gerçekleştiremez ve Hamas bu hava saldırılarını iyi karşılıyor ve duruma hâkim. Binaenaleyh Gazze halkı ise direnişe destek veriyor ve onları bağrına basarak direnişi destekliyor.

 

İsrailliler ise Lübnan'da da yaptıkları gibi -ki siz bunu çok iyi biliyorsunuz- direniş aleyhinde bir kamuoyu oluşturmaya ve varmış gibi göstermeye çalışıyorlar. Kadın ve çocukları konuşturup direnişten teslim olmalarını istediklerini göstermeye çalışıyorlar; ancak bu Lübnan'da tutmamıştır, Gazze'de de tutmamıştır ve tutmayacaktır.

 

Biz Gazze halkının tavrını basın yayın organlarından biliyoruz. Direniş önderlerinin konumu sabit, halk onlara destek veriyor ve direnişin devam etmesi yönünde onlara desteklerini ikrar ediyorlar. Bu durumda hava silahları ile ne yapabileler. Şimdi geriye kara saldırısı kalıyor. Ben kara saldırısı ihtimali yok demiyorum ve zaten böyle bir şey de söyleyemem. Fakat burada açık olan İsraillilerin kara harekâtı konusunda tereddütlü olduklarıdır.

 

Seçimler öncesinde bir kara saldırısı iki ucu keskin bir kılıç gibidir. Kazansalar ucu karşı tarafı keser, kaybetseler ucu kendilerini keser. Yani kaybetmek ve kazanmak arasında kara saldırısı söz konusudur. İsrailli uzmanların, stratejistlerin ve askerlerin kaybetme ihtimali İsrail'i tereddüde sokuyor. Evet İsrailliler ciddi ciddi yenilmekten korkuyorlar ve böyle bir yenilgi seçimler öncesinde, önce Ehud Barak'ı, Livni ve Kadima partisi’ni de Netenyahu ve Likud partisi karşısında zayıf duruma düşürecek. Çünkü söz konusu partiler eğer biz başta olsaydı yenerdik şeklinde bir koz elde etmiş olacaklar.

 

Ayrıca dar alanda hareket etmek zorundalar; çünkü bir buçuk milyon direnişi destekleyen ve binlerce direnişçi mücahit var ve kara savaşında eğer azim ve irade olursa çok büyük imkânlar gerekmiyor. Azim ve irade ise Gazze'deki kardeşlerimizde ziyadesiyle var.

 

Aslında İsraillilerin korkması ve çekinmesi çok garip değil. Zira Gazze'ye girdiklerinde göğüs göğse mücadele başlayacak ve İsrail'in yenilgisi açıkça ortaya çıkacak ve çığlıkları yükselmeye başlayacak. Burada olanlar, orada da olacak ve mücahitler burada bizim ulaştığımız yere ulaştıklarına zafer sizi bekliyor demektir kardeşlerim!

 

Yani bütün şehitlere ve yaralılara rağmen durum İsrail'in çıkarına bir durum değildir. Sokaklar işbirlikçiler ve İsrail aleyhinedir ve nereden bakılırsa bakılsın onlar baskı altındadır. Hatta diyebilirim ki akan bütün temiz kanlara rağmen durum zafer durumudur. Çünkü halk direnmektedir, direniş ayaktadır, liderleri ve kadroları ayaktadır ve dayatılan hiçbir şart kabul edilmemektedir. Yani İsrail şu anda bile açık bir yenilgi içindedir.

 

Hatırlarsanız ben Temmuz Savaşı sonunda şöyle demiştim; En kuvvetli hava silahı ancak çocukları öldürür, mescitleri yıkar, üniversiteleri yıkar. İsrail'in hava kuvvetleri Ortadoğu'nun en kuvvetli hava kuvvetleri olsa ne olacak, önemli olan kara harekâtıdır.

 

Lübnan'da kara harekâtı başladığında bombardıman devam etse de tanklar harap edildi askerleri öldürüldü. Zaman direnişin zamanıydı İsrail'in değil. Hatta o zaman İsrailliler Fransa, Türkiye ve başka devletlerin teklifi üzerine bir ateşkese yanaşmıyordu. Çünkü hiçbir hedefini gerçekleştiremediği için bu ateşkesin başarısızlığının ilanı olacağını düşünüyordu. Fakat bir şey değişmedi.

 

Evler yıkıldı, insanlar şehit oldu, bu savaşın olduğu yerde olan bir şeydir; ama İsrail hiçbir amacını gerçekleştiremedi. Yani sözü getirmek istediğim bu savaşın sonunda, Allah'ın izniyle, İsrail için başarısızlık olacağıdır.

 

Ümmetin bu meyanda görevi ise daha önce söylediğimiz gibi Mısır'ın Rafah kapısını açmasının Mısır'dan talep edilmesidir.

 

Eğer birilerinin Gazze'de zaferin direnişçilerin olacağından bir şüphesi varsa ilerleyen günlerde bu şüphesinden eser kalmayacaktır ve Gazze muzaffer olduğuna muhasara altıda galip olacaktır.

 

Binaenaleyh refah kapısının açılması gerekmektedir, yaralıların Mısır'ın dışına çıkarılmasına müsaade edilmelidir. Gereken tıbbi ve hayati ihtiyaçlar Gazze'ye ulaştırılmalıdır. Geçtiğimiz birkaç gün içerisinde Mısırlıların yaptıklarına sebep olarak gösterdikleri ise dayanaksız gerekçelerdir ve Arap dünyasında ve İslam âleminde akıl ve vicdan sahibi kimseyi ikna edememektedir.

 

Bu gerekçelerin siyasi, hukuki dini ve ahlaki hiçbir değeri yoktur. Bu nedenle Rafah sınır kapısının açılması vaciptir. Biz ve sizler zaferine, sebatına ve ihlâsına inandığımız bu direnişe destek vermek elimizden gelen desteği vermeliyiz ve elimizden gelen her şeyi yapmalıyız.

 

Bu zafer bütün dünya için ilahi bir mucize olacaktır; çünkü oradaki kardeşlerimiz çok zor şartlar altına entrikaların döndüğü, işbirlikçilerin her yanlarını kuşattığı bir ortamda direniyorlar.

 

Bu zafer ve bu entrikaların yenilgisi ilahi bir vaattir ve bizler hep birlikte kardeşlerimizin yanında olmalıyız.

 

Allah'ın selamı ve bereketi sizlerle olsun.
Not font kurbaa

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
Gazze'ye yardım tüm ümmete farzdır!"
« Yanıtla #48 : 03 Ocak 2009, 06:27:15 ÖS 18 »
Gazze'ye yardım tüm ümmete farzdır!"
 
 
Gazze ile dayanışmak için Katar’da yapılan gösteride konuşan Yusuf el-Karadavi, ümmeti direnişe desteğe ve Gazze halkına yardım etmeye çağırdı.
02.01.2009 19:42


Allame Yusuf el-Karadavi, Siyonist düşmanı rezil ve rüsvay bir şekilde Filistin topraklarından çıkarmak için Gazze direnişine yardım etmenin ve onunla dayanışmanın Cakarta'dan Rabat'a kadar bütün ümmete farz olduğunu belirterek, bu farziyetten hiç kimsenin muaf olmadığını ifade etti.

Gazze halkıyla dayanışmak ve yapılan vahşeti telin etmek için Katar'ın başkenti Doha'da dün yapılan mahşeri gösteride konuşan Allame Yusuf el-Karadavi, Gazze'ye yardım etmenin her Müslümana farz olduğunu belirterek, herkesin gücüne göre bunu ifa etmesi gerektiğini söyledi.

Toplanan topluluğa seslenen Şeyh Karadavi, Gazze halkı için meydanlara dökülen İslam ümmetinin evlatlarını içtenlikle selamladığını belirterek, yapılan gösterilerin ümmetin daha ölmediğini ve diri olduğunu gösterdiğini, kardeşleri için her türlü fedakârlığı yapmaya hazır olduklarını tavırlarıyla ortaya koyduklarını belirtti. Karadavi, sorunun halklarda değil, Gazze halkına karşı işlenen vahşete dur demek için izzetli bir karar alamayan idarecilerde olduğunu ifade etti.

Hamas'ın içerde ve dışarıdaki liderlerine de seslenen Karadavi şöyle konuştu: "Gösterdiğiniz sabırdan dolayı ümmetin kalbi sizinle atıyor. Kuşatma, ambargo ve baskılara rağmen siz; kahramanlık timsali insanlarsınız. Adam gibi adamlarsınız. Kesinlikle ye'se kapılmayın. Üzülmeyin ve gevşemeyin. Ye's, küfrün uzantısıdır. Hakkınıza sahip çıktıkça kesinlikle kaybetmeyecek ve mağlup olmayacaksınız. Daha önce haçlılara, ardından Tatarlara ve ondan sonra da sömürge ülkelerine galip gelen bir ümmete korsan çete devletinin galip gelmesi mümkün değildir. Bu ümmet değerlerine ve hakkına sahip çıktığı müddetçe Allah'ın izniyle Siyonist çete devletine de galip gelecektir."

Duanın müminin silahı olduğunu belirten Karadavi, cami imamlarından namazlarında kunut dualarını okuyup; müminlere zafer dileyip, zalimlere de beddua etmelerini istedi.

İslam ümmetini Gazze halkına maddi yardımlarda bulunmaya davet eden Karadavi şöyle dedi: "Kardeşlerimizin kendilerini yalnız hissetmemeleri için cihadın bir çeşidi sayılan malımızla onlara destek çıkmamız, onların sıkıntılarını hafifletmemiz gerekir."

(FEM)
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #49 : 03 Ocak 2009, 08:44:14 ÖS 20 »
Gazze ateş altında... Saat 17:30 sonrasında Gazze'de meydana gelen son gelişmeleri sunuyoruz:

17:42 Savtul Quds: Cami saldırısında en az 10 şehid var.

17:41 Kamal Udvan hasyanesine 5 şehid getirildi. En az 8 şehidin olduğu bildiril.

17:39 Cami saldırısı sırasında en az 4 şehid var.

17:37 Cami içerisinde çok sayıda şehidin olduğu bildirildi.

17:35 Caminin vurulduğu ve içinde çok sayıda namaz kılanın da olduğu yerel kaynaklar tarafından doğrulandu.

17:33 Vurulan camide şehidlerin olduğu ileri sürüldü. Haber, Aksa ve al Quds televizyonu tarafından da doğrulandı. al Quds muhabiri, olayı ağlayarak anlattı.

17:33 Vurulan cami içerisinde namaz kılanların olduğu öğrenildi. Görgü tanıkları, yeni bir katliamın işlendiğini söylediler.

17:31 İsrail ordusunun, HAMAS lideri Dr. el-Mukadime mescidini hedef aldığı bildirildi.

17:30 İsrail, Beyt Laheya'da bir camiyi hedef aldı.

isra haber
Not font kurbaa

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #50 : 03 Ocak 2009, 08:57:52 ÖS 20 »



Gazze, çirkin komplolara karşı direniyor... Filistin'de 16:30 sonrasında meydana gelen gelişmeleri sunuyoruz:

17:23 Gazze halkına karşı olumsuz haberler yayınlayan, İsrail ordusunun sözcülüğü gibi konuşan Al Arabiya televizyonun Gazze ofisi, Filistin İçişleri Bakanlığı tarafından kapatıldı.

17:21 Kassam, Gazze işgaline kalkışılması halinde İsrail askerlerinin esir alınacağı tehdidinde bulundu.

17:20 Cebeliya'da şiddetli patlama sesleri duyuldu.

17:19 İsrail'in hava ve karadan, zirai alanları bombalaması, kara işgali için hazırlık olarak değerlendirilmekte.

17:17 Türkiye, 13 ton tıbbi yardım malzemesini Gazze'ye gönderdi.

17:16 Çok sayıda Apachi, Gazze semasında.

17:15 Görgü tanıkları, bombaların yer düşmeden patladığını söyledi.

17:13 Gazze'nin kuzeyinde patlama sesleri duyuldu.

17:11 Mısır-Rafah sınırı 4 füzeyle vuruldu.

17:10 Binlerce Afganistanlı, İsrail'in Gazze katliamını protesto etti.

17:09 İsrail tankları, Beyt Laheya'ya 50 havan topu fırlattı.

17:05 Lübnan'daki Mısırlılar, elçiliklerinin önünde pasaportlarını yaktı.

17:03 Filistin Televizyonu: İsrail tankları Cebeliya'dan 100 metre içeriye girdi.

17:00 İsrail tankları ve buldozerler, Cebeliya'ya doğru yöneldi.

16:53 Han Yunus'da şiddetli patlama sesleri duyuluyor. Gazze'de İsrail'in kara birlikleri tarafından vuruluyor.

16:51 Gazze'nin orta bölgesi yoğun bombardıman altında. Bölgede dumanlar yükseliyor.

16:48 İsrail kaynakları: İsrail, hava operasyonu ile Hamas'a aniden darbe vurduğu gibi, kara operasyonunda da Hamas'ı aniden vurmayı planlıyor.

16:48 Haaretz: Kara operasyonu başladı.

16:46 Olmert'in Beersheba'ya düzenlediği ziyaret esnasında sirenler çaldı, Olmert sığınağa kaçtı.

16:45 Gazze'nin orta bölgesinde patlama sesleri duyuldu.

16:44 İsrail savaş uçakları, Cebeliya'nın doğusunu vurdu.

16:43 Gazze, yoğun bir şekilde havan topları ile vuruluyor.

16:42 al Quds: Filistinli direnişçiler, İsrail'in bombardımanından kurtuldu.

16:41 İsrail topçı birliği, Tuffah mahallesini vuruyor.

16:28 Tanklar ve uçakların Gazze bombardımanı devam ediyor.

16:35 Lübnan'da yayınlanan Sefir gazetesinin İddiasına göre, son günlerde Ramallah, Mısır, İsrail, Amerika ve İsrailli yetkililer arasında Kahire'de yoğun toplantı yapıldı. Bu toplanlara Muhammed Dahalan da katıldı.

16:30 Dahlan'a bağlı birliklerin, İsrail'in Hamas'ı tasfiyesinden sonra Gazze'ye girmek, Gazze'nin kontrolünü ele geçirmek için hazır bekledikleri öğrenildi.

16:30 Rafah sınır kapısında bekleyen Fetihliler, 14.06.2007 tarihinde Gazze'den kaçan Fetih lideri Muhammed Dahlan'a bağlı birlikler olduğu öğrenildi.

16:30 400 kadar Fetihli, Rafah sınır kapısında hazır bekliyor.

isra haber
Not font kurbaa

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
İsrail, Camiyi Vurdu! 16 Şehid ve 50'den Fazla Yaralı Var
« Yanıtla #51 : 03 Ocak 2009, 09:06:42 ÖS 21 »


17:56 Gazze'de vurulan caminin Kemal Udvan hastanesine çok yakın olduğu bildirildi.

17:54 Gazze'nin bir çok bölgesinde elektrikler kesildi.

17:53 Cami saldırısında şehid sayısı 16'ya yükseldi.

17:51 Gazze sınırındaki, topçu birlikleri yoğun bir şekilde Gazze'yi vuruyorç

17:49 Filistin stadyumunun olduğu bölge savaş uçakları tarafından vuruldu.

17:48 Cami saldırısında 50'den fazla Filistinlinin yaralandığı bildirildi.

17:46 Filistinli direnişçiler füze fırlattı. Füzelerin Sderot ve Netivot'a düştüğü bildirildi.

17:45 Savaş uçakları, Rafah'taki tünelleri vuruyor. En az 5 yaralı var

17:44 Görgü tanıkları, caminin F-16'lar tarafından vurulduğunu bildirdi.

17:43 Gazze'nin orta, güney ve kuzey bölgeleri bombalanmakta.

17:42 Savtul Quds: Cami saldırısında en az 10 şehid var.

17:41 Kamal Udvan hasyanesine 5 şehid getirildi. En az 8 şehidin olduğu bildiril.

17:39 Cami saldırısı sırasında en az 4 şehid var.

17:37 Cami içerisinde çok sayıda şehidin olduğu bildirildi.

17:35 Caminin vurulduğu ve içinde çok sayıda namaz kılanın da olduğu yerel kaynaklar tarafından doğrulandu.

17:33 Vurulan camide şehidlerin olduğu ileri sürüldü. Haber, Aksa ve al Quds televizyonu tarafından da doğrulandı. al Quds muhabiri, olayı ağlayarak anlattı.

17:33 Vurulan cami içerisinde namaz kılanların olduğu öğrenildi. Görgü tanıkları, yeni bir katliamın işlendiğini söylediler.

17:31 İsrail ordusunun, HAMAS lideri Dr. İbrahim el-Mukadime mescidini hedef aldığı bildirildi.

17:30 İsrail, Beyt Laheya'da bir camiyi hedef aldı.

isra haber
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı şimal

  • ***
  • 398
İsrail Filistin'e kara harekatını başlattı

İsrail, Filistin'e yönelik sürdürdüğü vahşetin sekizinci gününde, kara harekatını da başlattı.

Cumartesi, 03 Ocak 2009 20:50

İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü vahşetin sekizinci gününde, bir süredir hazırlıkları devam eden kara herakatıyla ilgili bölgeden ilk haberler gelmeye başladı.

Hava bombardımanın ardından karadan Gazze Şeridi'ne giren İsrail, binlerce yedeği askere çağırdı. Hamas'a sürpriz destek ise El Fetih'e bağlı El Aksa'dan geldi.

İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak'ın makamından yapılan açıklamada, Gazze Şeridi'ne yönelik kara harekatı çerçevesinde binlerce yedeğin seferber edildiğini duyuruldu.

Helikopter desteğindeki İsrail kara birlikleri Gazze'ye giriş yaptı. Bögedeen kaynaklar, şiddetli çatışmaların yaşandığını duyururken, İsrail onbinlerce yedeği de askere çağırdı.

Günler süren hava bombardımanın ardından İsrail kara birlikleri Gazze sınırından girmeye başladı. İsrail'in Kanal 10 televizyonu da askerler, Gazze'ye girerken şiddetli çatışmaların olduğunu duyurdu. Görgü tanıkları, İsrail tanklarının Gazze'nin kuzeyindeki Hamas mevzilerine ateş açtığını belirtirken, tanklara havan topuyla misilleme yapıldı. 

Filistinli görgü tanıkları da İsrail askerlerinin karadan Gazze Şeridi'ne girdiğini duyurdu. Görgü tanıklarına göre, helikopterler desteğindeki küçük bir İsrail askeri araç konvoyu Gazze Şeridi'nin kuzeyine geçerek Beyt Lahiya'da sınır çitlerini aştı.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ne giren kara birliklerinin Filistinli militanların İsrail'e roket attıkları bölgelerin kontrolünü ele geçireceğini bildirdi. Askeri sözcü Avital Leibovitch, "Amaç operasyon bölgesinde Hamas'ın terör altyapısını çökertmek" dedi. Leibovitch, Hamas'ın kullandığı fırlatma alanlarının bir bölümünü ele geçireceklerini söyledi.

YEDEKLER ASKERE ÇAĞRILDI

İsrail kara harekatının başlamasıyla birlikte binlerce yedeği de askere çağırdı. İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, binlerce yedeğin askere çağırıldığını açıkladı.

İsrail ordusu, Gazze halkını Hamas'a yardım etmemeleri için tehdit ediyor. Ordudan yapılan açıklamada, Hamas'a yardım edenler uyarıldı.

Filistin sınırında 10 bin askerini bekleten İsrail, bugün ilk kez Gazze'yi topçu ateşiyle vurmuştu. Topçu saldırısı kara harekatının habercisi olarak yorumlanmıştı.

İSRAİL'DEN GAZZE HALKINA TEHDİT

Günler süren hava bombardımanın ardından karadan Gazze Şeridi'ne giren İsrail'e ait tankların, Hamas'a ait mevzileri vurduğu bildirildi.

Görgü tanıkları, İsrail tanklarının Gazze'nin kuzeyindeki Hamas mevzilerine ateş açtığını belirtirken, havan toplu misillemeye maruz kaldıklarını aktardı.

Öte yandan, İsrail ordusunun, Gazze halkını, Hamas'a yardım etmemeleri için tehdit ettiği bildirildi.

Ordu açıklamasında, ''İsrail'e karşı Hamas'ın teröristlerine yardım edenlerin'' bunu yapmamaları konusunda uyarıldığı belirtildi.

İSRAİL ORDUSU, GAZZE HAREKATININ UZUN VE KAPSAMLI OLACAK

İsrail askeri sözcüsü, Gazze'ye kara harekatının günlerce süreceğini söyledi.

Başsözcü Avi Benayahu, Kanal 2 televizyonuna yaptığı açıklamada, "Bu bir okul gezisi değil. Birçok günden bahsediyoruz" dedi.

Ordu sözcülerinden Avital Leibovich de kapsamlı bir operasyon olacağını belirterek, "Birçok hedefimiz var. Tahminime göre bu uzun bir operasyon olacak" diye konuştu.

SICAK GELİŞMELER

İsrail askerinin Gazze'ye başlattığı kara harekatı sonrasında Gazze'de Hamas güçleri ile İsrail askerleri arasında çatışmalar yaşanıyor. Hamaslı yetkililer İsrailli askerlerin öldürüldüğünü açıklıyor.

Son gelen bilgilere göre İsrail'in deniz birliklerinin de harekata katıldı.

Son yapılan bir açıklamaya göre El Fetih'e bağlı El  Aksa kuvvetleri de Hamas'la birlikte İsrail'e karşı savaşacağını açıkladı.

Gazze'nin büyük bir bölümünde elektrikler yok. Şehrin küçük bir bölümünde elektrikler var. Şehrin üzerinde savaş uçakları uçmaya devam ediyor.

HAREKAT SİNYALİ GÜNDÜZ GELMİŞTİ

İsrail saldırısı ikinci haftasına girerken, saldırının ilk aşamasının sonuna gelindiğine dair bazı işaretler bulunduğu savunuluyordu.

Hava saldırılarının çoğunda artık boş binalar, terk edilmiş alanların bombalandığına işaret edilerek, İsrail'in hedef alacağı yerlerin tükenmekte olduğu kaydediliyordu.

İsrail topçularının bugün ilk kez Gazze'yi topa tuttukları bildirilirken, bunun saldırının yeni bir aşamaya girdiğinin işareti olabileceği belirtiliyor. Bombardıman açık sahalara yapılsa da kara saldırısının yakın olduğu görüşü dile getiriliyor.

İsrail savunma yetkilileri göre, tank ve ağır silahlar desteğindeki 10 bin İsrail askeri Gazze sınırında istila için hazır bekliyor. Ancak üst düzey komutanların kara birliklerinin Gazze'ye gönderilmesi konusunda anlaşmazlık içinde bulundukları ifade ediliyor.

İsrail, 27 aralıkta başlattığı saldırıda şimdiye kadar aralarında sivillerin de bulunduğu 430'un üzerinde insanı katletti

İSRAİL, KARA, HAVA VE DENİZDEN SALDIRIYA GEÇTİ

İsrail üç koldan saldırıya başladı. Yoğun silahlı çatışmaların olduğu hava destekli kara harekatında, denizden de saldırıların yapıldığı bildirildi

YEDEK ASKERLER SİLAH ALTINA ALINDI

İsrail'in yedek askeri de silah altına bildirildi.

İSRAİL YETKİLERİNDEN İLK AÇIKLAMA

İsrail savunma yetkilileri, İsrail kara birliklerinin Gazze sınırından girmeye başladığını belirtti.

Filistinli görgü tanıkları da helikopterler desteğindeki küçük bir İsrail askeri araç konvoyunun Gazze Şeridi'nin kuzeyine girdiğini söyledi.

Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Lahiya'dan bir görgü tanığı, birliğin sınır çitlerini aştığını kaydetti.

Ancak tanık, İsraillilerin Filistin topraklarına ne kadar girdiği konusunda bilgi vermedi.

İSRAİL'İN GAZZE'YE BAŞLATTIĞI SALDIRININ KRONOLOJİSİ

İsrail, dünyanın çeşitli kentlerinde binlerce insanın protesto ettiği Gazze saldırılarına 27 Aralık 2008 tarihinde başladı.

Filistinli hastane kaynaklarına göre, 75'i çocuk ve 21'i kadın toplam 452 Filistinli öldüğü ve 2 bin 290 kişinin yaralandığı saldırıların kronolojisi şöyle:

27 ARALIK 2008 CUMARTESİ

-İsrail, Gazze Şeridi'nin denetimini elinde bulunduran Hamas'ın roket saldırılarını gerekçe göstererek, Filistin topraklarında 1967'den beri eşine rastlanmayan çapta hava saldırısı başlattı.

-Hamas'ın, Suriye'de sürgündeki siyasi lideri Halid Meşal, üçüncü intifada hareketi için çağrıda bulundu.

-Hastane kaynaklarına göre çoğu Hamas polisi en az 230 Filistinli öldü.

-Uluslararası toplum, hem bombardımanın hem de roket saldırılarının durması için çağrıda bulundu.

28 ARALIK 2008 PAZAR

-İsrail, 6 bin 500 yedeğin seferberliği için yeşil ışık yaktı. İsrail ordusu Gazze sınırına zırhlı araçlar yığdı.

-İsrail, Mısır ile Gazze arasındaki sınırda 40 kadar tüneli bombaladı.

-Mısır, Filistinliler sınırı zorlamaya çalışınca Refah geçiş noktasını yeniden kapattı. Gazze'den açılan bir ateşte Mısırlı sınır muhafızı yaralandı. Kapı izleyen günlerde bir açıldı bir kapandı.

-Dünya kentlerinde İsrail saldırılarını protesto gösterileri başladı

29 ARALIK 2008 PAZARTESİ

-İsrail, ''Hamas'ı düşürmek için savaşa girişti'' ve Filistin topraklarını ''kapalı askeri alan'' ilan etti.
-Filistin ateşinde dördüncü İsrailli öldü.

30 ARALIK 2008 SALI

-Sürmekte olan saldırılar İsrail güvenlik kabinesi tarafından onandı ve 2 bin 500 kişilik oluşan yeni bir yedek kuvvetin seferberliğine de yeşil ışık yakıldı.

31 ARALIK 2008 ÇARŞAMBA

-Saldırılar tüm hızıyla sürdü.

-106 uluslararası insani yardım kamyonu Gazze'ye gitmek üzere İsrail'den geçmeye başladı.

-İsrail hem AB'nin hemde AB, ABD, BM ve RUsya'nın oluşturduğu Ortadoğu Dörtlüsü'nün ateşkes çağrılarını reddetti.

1 OCAK 2009 PERŞEMBE

-İsrail saldırılarını sürdürdü, bakanlıkları, meclis binasını, kaçakçılık tünellerini, ''roket imalathanelerini'' bombaladı.

-Hamas'ın önemli liderlerinden Nizar Rayan bir saldırıda öldü.

-İsrail'in güneyine 40'tan fazla roket fırlatıldı.

2 OCAK 2009 CUMA

-''Öfke günü'': Binlerce Filistinli Batı Şeria'da gösteri düzenledi.

-Dünya Gıda Programı, ''korkunç durumu'' kınadı.

Halid Meşal, Hamas'ın durmayacağını, boyun eğmeyeceğini ve İsrail'in Gazze'ye adımını atması halinde, ''İsrail'in kara yazgısıyla karşı karşıya kalacağını'' söyledi.

-ABD Başkanı George W. Bush, ''gerçek bir ateşkes için'' Hamas'a baskı çağrısında bulundu.

3 OCAK 2009 CUMARTESİ

-Hamas, sabaha karşı bir İsrail birliğinin Gazze'ye girişini engellediğini açıkladı. İsrail ordusu, ''olaydan haberdar olmadığını'' bildirdi.

-İsrail Gazze'yi havadan ve karadan vurmayı sürdürdü.

-İsrail Gazze Şeridi'ne ilk top atışında bulundu.

-Hamas, İsrail kara harekatına girişirse, İsrailli asker kaçırma tehdidinde bulundu.

İsrail, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cebaliye'de bir camiyi vurdu, en az 16 Filistinli öldü.

AA


*

Çevrimdışı şimal

  • ***
  • 398
Çocuklar İstanbul'da Gazze için yürüdü... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #53 : 04 Ocak 2009, 01:24:00 ÖÖ 01 »
Çocuklar İstanbul'da Gazze için yürüdü


Galatasaray Lisesi önünde toplanan binlerce çocuk, İsrail'in Filistin katliamını protesto için yürüdü.





Özgür Çocuk Kulübü ve İHH'nın çağrısıyla Galatasaray Lisesi önünde velileriyle toplanan binlerce çocuk, Gazze'de katliamını protesto ettiler. "Çocuk Katili İsrail Filistin'den Defol!" yazılı pankartla yürüyen çocuklar, Gazzeli kardeşlerine sahip çıktılar.

Üzerinde "Ölen Benim!" yazılı önlükleriyle yürüyen çocuklar, değişik pankartlar ve Filistin'deki dramı yansıtan resim ve yazılı dövizler taşıdılar. Düzenli saflar halinde yürüyen çocuklar, katılım arttıkça bütün İstiklal caddesini kaplayarak yürümeye başladılar.

Çocuklar hep bir ağızdan "Hepimiz Birer Filistinliyiz", "Savaş Olmasın Çocuklar Ölmesin". "Katil İsrail", "Çocuk Katili İsrail", "Filistinli Çocuklar Yalnız Değildir", "Her Yer Filistin Hepimiz Filistinliyiz", "İstanbul'dan Gazze'ye Direnişe Bin Selam" ve benzeri sloganlar attılar, tekbir getirdiler.

Soğuk ve yağış altında kortej halinde Taksim'e kadar yürüyen çocuklar, Taksim Tramvay Durağı'nda büyük bir daire oluşturdular. Çocuk korosu işgal karşıtı marşlar söyledikten sonra atılan sloganlarla eylem sona erdi.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #54 : 04 Ocak 2009, 02:49:04 ÖÖ 02 »
ihh den filistine giden bir yetkili şu an canlı yayınd abir radyod akonuşuyor.
şiddetli çatışmalar varmış. onlarca israil askeri öldürülmüş(görgü tanığı)(en.tv canlı yayında)
acilen dua edelim arkadaşlar .. hemen abdest alıp dua edelim. inşallah şu ilk akşamda geri püskürtülür..
rasul böyle durumlarda secdeden kalkmazdı.
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı şimal

  • ***
  • 398
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...Gelin İsrail'i çökertelim!
« Yanıtla #55 : 04 Ocak 2009, 03:55:32 ÖÖ 03 »
 
Gelin İsrail'i çökertelim!

   

İsrail devletinin Filistin'de yapmış olduğu katliamlar üzerine boykot kararı aldıklarını belirten Tüketici Hakları Merkezi TÜ-MER Genel Başkanı Ömer Keser, “Türkiye tüketicisini, İngilizce ve Türkçe olarak hazırlanan boykot ve kınama mektubunu İsrail'de bulunan kurum, kuruluş ve birliklere göndererek tepki göstermeye, İsrail ürünlerini ve hizmetlerini boykot etmeye davet ediyoruz” dedi.



Tüketici Hakları Merkezi (TÜ-MER) Genel Başkanı Keser'in konu ile ilgili açıklaması ve çağrısı şöyle:

İsrail Devleti masum Filistin halkı üzerine bomba yağdırmaya devam etmektedir. Bu saldırılar neticesinde yüzlerce insan/çocuk yaşamını kaybetmiş, binlerce insan/çocuk yaralanmış hatta sakat kalmıştır. Filistin halkı tüm dünyaya yardım çağrısında bulunmak zorunda bırakılmıştır.

İnsanlık, İsrail tarafından yapılan bu katliama öfke duymaktadır.

Bizler Türkiye tüketicileri olarak, İsrail tarafından gerçekleştirilen bu saldırıları nefretle kınıyoruz. Ve masum Filistin haklı üzerine yağdırılan bu bombalara katkı sağlamak istemiyoruz.

Bu nedenle Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanan boykot ve kınama mektubunu İsrail'de bulunan kurum, kuruluş ve birliklere elektronik posta ile gönderiyor ve duyarlı tüm tüketicileri bu eyleme katılmaya davet ediyoruz.

Türkiye tüketicileri olarak, İsrail ürünlerini ve hizmetlerini satın almayacağımızı ve İsrail markalarını boykot edeceğimizi tüm dünyaya duyuruyoruz.

Öte yandan; yaşanan bu gelişmeler karşısında hükümetimize de tarihi görevler düşmektedir. Bugün tüm tepkilere rağmen katliamlara devam eden İsrail ile ilgili ekonomik ve siyasi ilişkilerin tekrar gözden geçirilmesinin zamanı gelmiş ve geçmektedir.

TÜRKÇE MEKTUP

İlgilinin dikkatine;

Mensubu olduğunuz İsrail Devleti, çocuk, kadın, yaşlı, sivil, asker, insan, canlı tanımaksızın masum Filistin halkı üzerine bomba yağdırmaktadır.

Bu saldırılar neticesinde yüzlerce insan yaşamını yitirmiş, yaralanmış veya sakat kalmıştır. Başka bir deyişle mensubu olduğunuz devlet insanları katletmektedir.

Şu unutulmamalıdır ki tüm dünya, devletinizin bu saldırılarına öfke duymaktadır. Devletiniz tarafından ısrarla sürdürülen insan hakları ihlallerinin hesabını bir gün tüm dünyanın gözü önünde vereceğinizi unutmayınız.

Tarih sizi yargılayacak ve bugün bizlerin vicdanlarında olduğu gibi cezalandırılacaksınız.

Bizler Türkiye'de yaşayan tüketiciler olarak devletinizin yapmış olduğu bu saldırıları nefretle kınıyoruz. Masum Filistin halkına yaptığınız saldırılardan dolayı İsrail ürünlerini satın almayacağımızı, İsrail ismi taşıyan hiçbir hizmeti kullanmayacağımızı, İsrail ürünlerini ve markalarını boykot edeceğimizi tüm dünyaya duyuruyoruz.

Filistin halkı üzerine yağdırmış olduğunuz bombalarda bizlerin katkısı olmasını istemiyoruz.

Tüketici Hakları Merkezi TÜ-MER

Consumer Rights Center

 

İNGİLİZCE MEKTUP

Just a little pity for the sake of humanity!!!

To whom it may concern:

The state of Israel which you belong to has been bombing on the innocent people of PALESTINE without considering if it's a child, a woman, an old, a civilian, a soldier, a human being or just a living.

As a result of these attacks, lots of people have been dead, wounded or disabled. In other words your state has been murdering people.

It shouldn't be forgotten that all the world has got angry about these attacks of your state or your government! Do not forget that you will pay the cost of the infringement of human rights disregarded by your state in front of the eyes of all the world.

History will judge you and you will be punished like the common conscience do now.

As consumers living in Turkey, We repreoach these attacks, which your state has done, with

hatred. We are making heard to all the world that we will not buy any product carrying the name ‘Israel' or any thing supported by Israel, we will not use any service by Israel and will boycott THE PRODUCTS AND TRADEMARKS OF ISRAEL because of the attacks on the innocent people of Palestine!!!

We do not want to contribute any bombs thrown on Palestine people by your goverment.

 
Tüketici Hakları Merkezi TÜ-MER




Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #56 : 04 Ocak 2009, 03:56:04 ÖÖ 03 »
İsra Haber

00:49 Hamas'ın Lübnan Temsilcisi Usame Hamdan: Düşman, yerleşim birimlere fırlatılan füzeleri engelleyemedi.

00:47 Kassam, bugün 24 füze, 17 havan topu ve 4 patlayı bomba ile düşmanı vurdu.

00:46 Hamas'ın Lübnan Temsilcisi Usame Hamdan: Düşman, bu savaşı ile direnişi tasfiye etmeyi düşüyor. Hamas sadece Filistin'i değil tüm ümmeti savunmaktadır.

00:44 Halk Direniş Komiteleri sözcüsü Ebu Mücahid: Direnişin durumu şuanda çok iyi. Direniş, şuanda meydanda. Tüm Filistinli direniş hareketler, birbirleri ile koordine halinde işgale karşı direniyor.

00:43 İsrail basını: Nakab'a 5 füze düştü.

00:41 Filistinli Milletvekili Mustafa Barğuti: Arap devletlerinden işgalcilerle tüm ilişkilerini kesmelerini istiyoruz.

00:39 Filistinli Milletvekili Mustafa Barğuti: Gazze halkının iradesi, düşmanı başarısızlığa uğratacaktır.

00:37 Filistinli Milletvekili Mustafa Barğuti: Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas'tan İsrail ile yürütülen tüm müzakerelere son vermesini istiyoruz. Abbas, şimdiye kadar bunu yapmadı. Abbas'ın müzakereleri askıya alma açıklaması ise ayıptır.

00:35 Filistinli Milletvekili Mustafa Barğuti: Devam eden operasyon, Gazze'yi işgal etme ve Gazze'deki tüm kurumları tasfiye etme operasyonudur.

00:33 Uluslararası Kızılhaç Komitesi, aralarında savaş yaralarının tedavisi konusunda bir uzmanın da yer aldığı tıp ekibinin İsrail tarafından Gazze Şeridi'ne girişin engellendiğini duyurdu.

00:32 İsrail ordusunun Gazze'ye düzenlediği kara işgaline, 10 binden fazla İsrail askerinin katıldığı tahmin ediliyor. İsrail hükümeti on binlerce yedek askerini göreve çağırdı.

00:31 İsrail 10. Kanalı: Kara harekatı, direniş nedeniyle yavaş yavaş ilerliyor.

00:30 Avrupa Birliği, İsrail’in kara harekatına başlamasını savunma için yaptığını açıklamış ve saldırılara destek vermişti.  Hamas ise AB'nin bu duruşunu eleştirmişti.

00:29 ABD, İsrail'in kara saldırısıtla ilgili sessizliğini koruyor.


Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #57 : 04 Ocak 2009, 04:06:06 ÖÖ 04 »
İsra Haber

00:56 Hamas'ın Lübnan Temsilcisi Usame Hamdan: Filistinli direnişçiler, sahabenin cihadını ve direnişini bizlere hatırlatmaktadır.

00:55 Hamas'ın Lübnan Temsilcisi Usame Hamdan: Ey Filistinli direnişçiler, zafere kadar direnişe devam edin!

00:54 Hamas'ın Lübnan Temsilcisi Usame Hamdan: Sabredin ey Gazze halkı! Zafer yakın!

00:53 Hamas'ın Lübnan Temsilcisi Usame Hamdan: Düşmanın telsiz kayıtlarının, direniş tarafındna dinlenmemesi için askerlerinin telsiz kullanmasını yasakladı. (Kassam, İsrail ordusunun telsiz kayıtlarını dinleyerek, 5 askerin öldürüldüğü itirafına ulaşmıştı.)

00:51 Hamas'ın Lübnan Temsilcisi Usame Hamdan: Düşman, Filistin direnişinin tuzağında.


*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #58 : 04 Ocak 2009, 04:16:24 ÖÖ 04 »
01:04 Kassam: İsrail askerlerinden ölenlerin sayısının 6'ya yükseldi. Son olarak, Kara birlik komutanı öldürüldü.

01:03 Amerika Dışişleri, kara saldırısından önce İsrail'i düşünmeye davet etti.

01:02 Halk Direniş Komiteleri sözcüsü Ebu Mücahid: Selahaddin Nasır Tugayından bir grup, Zeytun mahallesinde bombardımandan kurtuldu. Savaşçılarımız şimdi meydanda.

01:01 al Alem: İsrail ordu komutanı: Hamas'ı tasfiye etmek zor.

01:00 İsrail: Kara saldırısı zor durumda.

00:59 Kassam, kuşatma altına aldığı İsrail askerlerinin teslim olmasını ve silahlarını teslim etmelerini istedi.

00:58 Aksa televizyonu: Başlangıçta İsrail askerlerinin büyük kayıp vermesi, Filistinli direnişçilerin manevi duygularını güçlendirdi.

00:57 İsrail kaynakarı, 9 askerin öldürüldüğünü, 10 askerin de yaralandığını itiraf etti.

İsra Haber
Not font kurbaa

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #59 : 04 Ocak 2009, 04:16:33 ÖÖ 04 »
Alıntı
00:41 Filistinli Milletvekili Mustafa Barğuti: Arap devletlerinden işgalcilerle tüm ilişkilerini kesmelerini istiyoruz.
şimal bu isteğe rağmen israilli herhangi bir yetkiliyle iletişime geçmek (mail yolu bile olsa) caizmidir ki?
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8