HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...

  • 110 Cevap
  • 50732 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Gazze'nin Yüreğine Dokunmak
« Yanıtla #30 : 01 Ocak 2009, 09:04:51 ÖS 21 »
FATMA GÜLBAHAR MAĞAT

Tükenmiş kelimeler.

Lal olmuş diller.

Kör bakıyor gözler.

Mühürlenmiş tüm kalpler!

Yanıyor Gazze alev alev! Kanla sulanıyor topraklar yine! Her dilde, her kalpte öfke ve nefret çığlıkları yükseliyor İsrail için. Ama nafile, yükselen çığlıkları duymuyor kulaklar. Sinek vızıldaması gibi algılanıyor adeta. Tüm dünya seyirci. İçi yananın, yüreği kan ağlayanın, gözyaşlarını yanaklarına ve yüreğine akıtmaktan öte bir şey gelmiyor elinden...

Birer birer değil, topluca toprağa seriliyor Filistin halkı. Tarihi bir kıyım yaşanmakta Gazze’de. Yıllardır öldürülen binlerce insanın hesabını kim verecek? Dünya sessiz, dindaşları sessiz, ülkem(devlet/hükümet) sessiz bu soykırım karşısında. Her geçen gün gücüne güç katarak zulmünün şiddetini arttırıyor İsrail!

“Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.” (Maide 51)

Ya rabbi! Dostlar düşman, düşmanlar dost edinilmiş. Zulüm altında yardım isteyen kullarına el uzatılmıyor yıllardır. Katiller; küçük, kadın, yaşlı, erkek demeden katlediyor vicdansızca.

Ya rabbi! Yahudiler kendilerine yapılanları, esir kamplarını, gaz odalarını çok çabuk unuttular. Yıllar önce yaşadıklarının daha fazlasını Filistinlilere yaşatmaya ant içmişler adeta. Bir avuç İsrail milleti, 1,5 milyar olduğu söylenen Müslüman halkın gözünün içine bakarak işliyor bu cinayetleri. Ve herkes susuyor, birer korkak gibi kabuklarına çekilmişler. Muhammed (s.a.v.) ümmeti, Yahudilerin zulmü karşısında sindi, silindi, adeta yok olup uçtu gitti. Sanki Müslümanlar kalmamış gibi esiyor rüzgârlar, başına buyruk, gururlu. Karşısında dikilecek cengaverlerin olmamasının cesareti ve mutluluğuyla!..

Ya rabbi! Savaş meydanlarının en alaları yaşanıyor Gazze’de. Başrolde çocuklar, kadınlar. Kudüs iğrenç ayaklar altında eziliyor, çiğneniyor ve sahipleri hunharca katlediliyor. Ve debdebenin, şaşanın, zenginliğin içinde fink atan ırkdaşları, dindaşları, dildaşları gözlerini kapatıyor bu zülme. Kardeşlerinin çığlıklarına kulak tıkayıp, menfaatler krallığının sahillerinde gizleniyorlar.

Ya rabbi! Teknolojinin tavan yaptığı, insan haklarının bayraklaştırıldığı, soykırım nedeniyle ülkelere faturaların kesildiği, böylesi iddiası olanların desteklendiği ve böylesi ayıpların yaşanmaması kınamalarının yapıldığı günümüzde, senin düşmanların, seni sevmeyenler, peygamberlerine icabet etmeyenler, onları öldürenler, Müslümanlardan nefret edenler, ucu kendilerine dokunmadığı için, yaşanan bu soykırımı görmezden geliyorlar.

Hükümetimiz ve diğer Müslüman ülkelerin yöneticileri, kınamaların ötesinde ‘bu katliam durdurulmalı, İsrail cezalandırılmalı, Ateşkes yapılmadığı sürece İsrail’le ilişkiler dondurulmalı, Gazze’yi cehenneme çevirenlerin de yurdu cehenneme çevrilmeli, Allah’ın lanetlediği bu milletin artık başı ezilmeli, bu gün onların, yarın bizim canımıza, malımıza, namusumuza kastedebilirler. Kolay lokma olmadığımız gösterilmeli, Müslüman topraklara ayak basmaya teşebbüs edecekleri zaman, bin kere düşünmeleri sağlanmalı, İmam Humeyni’nin dediği gibi, Müslümanların tükürüğüyle artık İsrail boğulmalı’ diyemiyorlar.

Müslüman kanı, Müslüman olmasalar dahi insanların kanları akıtılmakta. Günümüz Müslümanları, ataları Hüseyn’i örnek alma yürekliliğini gösterememekte ya Rabbi! Kendisinden yardım isteyenlere 72 kişiyle icabet ederken Hüseyn, 1,5 milyar Müslüman, içlerinden “size yardım için biz varız” diyebilecek 3-5 milyon mücahidi bulamamakta. Onlarla omuz omuza çarpışacak, ortak davamız diyebilecek cesur yürekler çıkaramamakta!..

Anında peygamberlerinin ardından putlara tapan, verdiğin nimetlere karşı nankörlük edip yenilerini isteyen, zulüm, fitne ve tefrikada bir örneği bulunmayan Yahudiler karşısında, adeta mucizeler beklemekteyiz ya Rabbi. Bizler yorulmadan, menfaatlerimizi zedelemeden, senin göndereceğin bir yardımla, Filistinli kardeşlerimizin kurtuluşunu ümit eder hale geldik.

Firavn’un zulmüne karşı Musa’nın asası vardı. Ben de, Siyonist İsrail ve yardakçılarının zulmüne karşı Müslümanlara bir ‘asa’ yardımı diliyorum ya Rabbi!

Kabe’yi yıkmak için saldırıya girişen Ebrehenin fillerine karşı, evini korumak için Ebabil kuşlarını göndermiştin. Bugün de Kudüs, Mescid-i Aksa saldırıya uğruyor. Bu kez de, Siyonist İsrail ve yardakçılarının saldırılarına karşı kuşlarını göndermen için yalvarıyorum ya Rabbi! Bizim bize faydamız yok, ‘Allah aşkına’ diyerek yardım dileyenlerin ellerini boş çeviriyoruz. Bizler halifen olarak, ancak kendimize zarar dokunduğunda şahlanıp ayaklanabiliyoruz… Acımasız, vicdansız kullarına inat, mazlum kullarını sen koru ve muhafaza eyle ya Rabbi!

İman edip tevekkül edenlerden ‘Ve haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyanlardır’ (42/39) ayetince sokaklara dökülen, gücü yettiğince yapılan katliamları, soykırımı haykırarak kınayan, insanların vicdanlarına hitap ederek Gazze’nin yüreğine dokunmayı, İsrail’e karşı durmayı sağlamaya çalışan bir avuç mü’min kullarına milyonları eklemeyi, göndereceğin meleklerinle (askerlerinle), Hamaslı mücahitlerin güçlerine güç katmalarını nasip eyle!

Bu zulmü, bu çaresizliğimizi anlatmaya kelimeler yetmiyor ya Rabbi! Şaha kalkmanın, kıyam etmenin, mazlumun ahını zalimin yanına koymamanın, Müslümanların yalnız olmadığını göstermenin, uyuşukluğu bırakıp silkinmenin, cana can, dişe diş diyerek kükremenin, Gazze’nin yüreğine düşürdüğü kor ateşlerle onları yakmanın, ataleti, ümitsizliği ve korkaklığı bırakıp, bir Gazze yerine, tüm İslam topraklarını Gazze bilip omuz omuza vermenin, sizin silahınız ve yandaşlarınız varsa, bizim de Allah’ımız var demenin zamanının geldiğini kazı gönüllerimizin en derinliklerine!

Ya Rabbi! “Dinlerine uymadıkça, Yahudiler de Hristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır” (2/120) ayetini yöneticilerimize hatırlatıp, sokaklara dökülen, figanları meleklerini dahi ağlatan kullarının seslerine kulak vermelerini ve üzerlerine düşen sorumluluklarını yerine getirmelerini sağla.

“(İşte) onlar (yahudiler),Allah’ın lanet ettiği kimselerdir. Allah kime lanet ederse artık ona asla bir yardımcı bulamazsın” (2/52)

İnna lillahi ve inna ilayhi raciun.

Selam ve dua ile.

Haksöz
خديجة سلطان

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #31 : 01 Ocak 2009, 09:08:31 ÖS 21 »
İsrail ordusu Hamas ve hükümete dair her şeyi yerle bir ediyor... İşte saat 14:55 sonrasında Filistin'de meydana gelen gelişmeler...





15:15 Rayyan'ın şehid düştüğü kesinleşti.

15:11 Rayyan ve ailesinin enkazın altında kalarak şehid düştüğü kaydedildi. Şehid sayısının artmasından endişe ediliyor.

15:09 el Cezire: Rayyan şehid düştü.

15:08 Rayyan'ın evinden ilk belirlemelere göre 5 şehid çıktı.

15:05 Rayyan'ın evi ve civardaki evler yerle bir oldu.

15:05 Rayyan'ın da şehid düştüğü ileri sürülüyor

15:05 Rayyan'ın evinde şehid düşenler var.

14:55 Rayyan'ın evinin 4 katlı olduğu bildirildi.

14:55 İsrail savaş uçakları, Hamas'ın önde gelen liderlerinden olan Nazzar Rayyan'ın Cebeliya'daki evine füze yağdırdı.

isra haber
Not font kurbaa

İsrail, büyük katliama hazırlanıyor
« Yanıtla #32 : 01 Ocak 2009, 09:14:23 ÖS 21 »
Gazze'de çoluk çocuk ayırımı yapmadan büyük bir katliam yapan İsrail, büyük bir saldırıya hazırlanıyor. İsrail, ağır silah ve piyadeleri şehre giriş için konuşlandırdı.

Avrupa Birliği önceki gün İsrail'in saldırılarına 48 saat süre ile ara vermesini istemişti. Ancak Tel Aviv yönetimi, bu öneriyi reddetti. İsrail, ateşkes için bu anlaşmayı denetleyecek gözlemcilerin Gazze'ye yerleşmesini istiyor.

Askeri sözcüsü Binbaşı Avital Leibovich, kara harekatı için hazırlıkları tamamlandığını söyledi. Leibovich, "Piyadeler, ağır silahlar ve diğer güçler pozisyonlarını aldı. Gazze'nin etrafında konuşlandılar. Girmek için işaret bekliyorlar." dedi. Uzun süreli bir savaş değil huzur istediklerini belirten İsrail Başbakanı Ehud Olmert, "Gücümüzü göstermek istemiyoruz. Ancak gerekirse gösteririz." diye konuştu.

Hükümet yetkilileri, ateşkes anlaşmasını kontrol edecek uluslararası gözlemcilerin Gazze'ye yerleştirilmediği sürece Olmert'in ateşkes ilan etmeyeceğini de kaydetti. Yetkililer, Olmert'in bu duruşunu, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve diğer ateşkes isteyen liderlere aktardığını belirtti.

İsrail'in 2006'da Lübnan'a yönelik saldırısı da bu ülkenin İsrail sınırına uluslararası güç yerleşmesi ile sonuçlanmıştı. Ancak bu sefer, Tel Aviv'in istediği askeri güç değil gözlemci.
خديجة سلطان

Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #33 : 02 Ocak 2009, 01:29:22 ÖÖ 01 »
           


                       


                      Hamas Liderlerinden Reyyan, Ailesiyle Şehit Oldu


"Siyonistler evimi terk etmem için beni az önce yine tehdit etti. Ben yine evimi terk etmeyeceğim. Belki bugün son günümüz. Yolumuz bellidir. Sonuna kadar direneceğiz ve kazanacağız. Ya saadete ereceğiz ya şehit olacağız. Filistin halkına ve Filistin'in davasına destek veren Müslüman halklara teşekkür ediyorum. Filistin davasına gereken hassasiyeti göstermeyen halkı Müslüman ülkelerin hükümetlerini şiddetle kınıyorum. Bugün Allah'a gidersem hepsini şikayet edeceğim ve Allah'ın huzurunda hepsine hesap soracağım…"


"Hasbunallah ve ni'me'l-vekil"

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4700
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #34 : 02 Ocak 2009, 12:33:09 ÖS 12 »
İHH Gazze ile ilgili yardımlar ve haberler için yeni sitesi açılmıştır.

http://acilen.ihh.org.tr/
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #35 : 02 Ocak 2009, 01:39:55 ÖS 13 »
BURSA KÜLTÜR DERNEKLERİ ORTAK KINAMA GECESİ

Gazze'de yapılan soykırıma bir tepki de Bursa Kültür Derneklerinden geliyor. Barışmanço Kültür Merkezinde düzenlenecek olan kınama gecesine Özgür-Der Bursa Şubesi ve Grup Yürüyüş de destek veriyor.  İntifada marşının hep birlikte tek yürek olarak söyleneceği bu geceye içinde kardeşlerinin acısını hisseden ve kendisine ben nasıl yardım edebilirim diye soran herkesi davet ediyoruz.

Tarih: 4 Ocak 2009 Pazar

Saat: 18:00 - 24:00

Yer: Barış Manço Kültür Merkezi
       Yıldırım/ Bursa
Dinle ey İsrail!Ey gökler dinleyin, ey yeryüzü kulak ver! RAB’in öfkesi dinmedi, eli kalkmış durumda

Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #36 : 02 Ocak 2009, 03:34:45 ÖS 15 »
http://www.tefsirdersi.com/canliyayin.php

Mustafa İslamoğlu'nun Filistin'e ilişkin cuma hutbesi şuan yayınlanmaktadır. Yukarıdaki adresten dinleyebilirsiniz.
Dinle ey İsrail!Ey gökler dinleyin, ey yeryüzü kulak ver! RAB’in öfkesi dinmedi, eli kalkmış durumda

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #37 : 02 Ocak 2009, 06:18:16 ÖS 18 »
İsrail, Gazze'yi vurmaya devam ediyor... Saat 14:25 sonrasında Filistin'den yaşanan son gelişmeleri sunuyoruz:

15:11 Kisufim'e yığınak yapan İsrail tankları, Gazze'ye havan topu atışında bulunuyor.

15:10 Kassam'ın vurduğu Eshkol'da ağır maddi hasar'ın meydana geldiği bildirildi.

15:09 Kassam savaşçıları: Tel Aviv'i vurmaya az kaldı. Sadece 20 km. Tel Aviv'i de vuracaz. Tel Aviv'den sonrasını da...

15:08 Haaretz: Dakika'da 4 füze Askalan'a düşüyor

15:06 Gazze için dayanışma yürüyüşüne katılan İhvan Genel Sektereteri, yürüyüşün sona ermesinden sonra serbest bırakıldı.

15:05 Kassam, Kisufim'e havan topu atışında bulundu.

15:03 Kassam, az önce yerleşim merkezlerini vurdu.

14:59 Nusayrta ve Gazze'nin orta bölgelerinde insansız ve savaş uçakları yoğun bir şekilde uçuyor.

14:58 Hamas: Siyonist düşman işlediği katliamlara pişman olacak. Direnişin önünde tüm yollar açıktır.

14:54 Han Yunus'un doğusuna düzenlenen bombardımanda en az 5 kişi yaralandı.

14:51 Kahire'de Gazze ile dayanışma yürüyüşüne katılan İhvan-ı Müslimin Genel Sekreteri Mahmud İzzet'in tutuklandığı ileri sürüldü.

14:48 Mısır yönetini, Cuma namazı sonrasında büyük gösteriler olur gerekçesiyle camilerce Cuma namazı kılınmasını yasakladı.

14:46 Arap sanatçılar birliği, İsrail ile ilişkilerin askıya alınmasını istedi.

14:44 Şehid sayısı 428'e yükseldi.

14:27 İsrail kaynakları: Hamas, Rayyan'ın şehadetine büyün bir eylemle yanıt verecek.

14:25 Bureyc'de bir ev bombalandı. Bombardıman sonrasında yaralanan olmadığı öğrenildi.

14:25 İsrail savaş uçakları, Han Yunus'un Karara bölgesini vurdu. Üç Filistinli çocuk şehid düştü.

isra haber
Not font kurbaa

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Not font kurbaa

*

Çevrimdışı vervo

  • ****
  • 921
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #39 : 02 Ocak 2009, 09:44:00 ÖS 21 »
İsrail'in Gazze'ye saldırıları, yurdun dört bir yanında cuma namazının ardından protesto edildi. Cami çıkışında toplanan cemaat slogan ve eylemlerle vahşete karşı tepkisini koydu
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, yurdun çeşitli yerlerinde cuma namazı sonrası yapılan gösterilerle protesto edildi. Saldırılarda, hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kılındı.




 -İSRAİL SALDIRILARI HACI BAYRAM CAMİSİ'NDEKİ CUMA NAMAZI SONRASINDA PROTESTO EDİLDİ

İsrail'in Gazze'ye saldırıları, Hacı Bayram Camisi'nde kılınan cuma namazının ardından protesto edildi.

Saldırıları protesto eden grup, cuma namazından sonra Gazze'de ölenler için gıyabi cenaze namazı kıldı.

Cami çıkışında toplanan grup, İsrail'i protesto eden sloganlar attı ve daha sonra basın açıklaması yapıldı.

Anadolu Gençlik Dergisi Altındağ Temsilciliği adına yapılan açıklamada, dünyanın tarihin gördüğü en vahşi soykırım girişimlerinden birine sahne olduğu ifade edilerek, İsrail'in ateşkes sırasında ambargo ile ateşkesten sonra da füzelerle Gazze halkını yok etmeye çalıştığı iddia edildi.

Filistin davasının, İslam dünyasının ortak davası olduğu belirtilen açıklamada, ''Bizim bu büyük vahşete ve soykırıma seyirci kalmamız mümkün değildir'' denildi.

Açıklamada, ''Batmış bir ekonomiye, işgal edilmiş topraklara, yıkılmış okullara, açlığa, susuzluğa ve hastalığa rağmen, hala o toprakları bırakmamak için mücadele veren Filistin, gerçek bir destek beklemektedir. Filistin halkı insanlığın sessiz bakışları arasında yok edilmeye çalışılırken, İslam dünyasının parçalanmışlığı ise İsrail'e cesaret verip katliamlarını pervasızca uygulamalarına sebep olmaktadır'' ifadelerine yer verildi.

Türkiye-İsrail ilişkilerinin de eleştirildiği açıklamada, saldırının İsrail Başbakanı Olmer'in Türkiye'ye yaptığı ziyaretin hemen arkasından gerçekleşmesinin ''zihinlerde soru işaretlerine sebep olduğu'' iddia edildi. Açıklamada, Hükümet'in Olmert'le yapılan görüşme hakkında kamuoyunu mutlaka bilgilendirmesi gerektiğini savunuldu.

İsrail'le bütün diplomatik, ticari ve askeri ilişkilerin sona erdirilmesi gerektiği görüşüne de yer verilen açıklamada, ''Senelerdir Müslüman kardeşlerimize yapmadıkları işkenceyi bırakmayan İsrail'le dost olunamayacağı, bu saldırılarla bir kez daha görülmüştür'' denildi.

Açıklamanın ardından saldırılarda ölenler için dua okundu.

VAN'DA İSRAİL'E TEPKİ   

Van'da Cuma namazında çıkan binlerce kişi tekbirler ve sloganlarla İsrail'i protesto etti. Polisin yürüyüş yapmalarına izin vermediği kalabalık grup, İsrail bayrağını önce ayakları ile çiğnedi daha sonra ateşe vererek yaktı.   

  Hz. Ömer Camii'nde kılınan Cuma namazının ardından camide çıkan binlerce kişi tekbirlerle İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırıları kınadı. İsrail'in 2004 yılında Gazze'ye düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybeden Hamas'ın lideri Şeyh Ahmet Yasin'in posterleri ile Filistin bayraklarını da taşıyan grup, 'Muhammed'in ordusu kafirlerin korkusu', 'Hamas'a selam direnişe devam', 'Kahrolsun İsrail' seklinde sloganlar ve tekbirlerle İskele Caddesi'nden Cumhuriyet Caddesi'ne doğru yürüyüşe geçti. Beşyol Kavşağı'na gelen kalabalık Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'ne bağlı polis ekipleri tarafından önü kesilerek yürüyüşüne izin verilmedi. Uzun süre polise direnerek yürümek isteyen kalabalık, oluşturulan polis barikatını geçemeyeceğini anlayınca ellerine aldıkları İsrail bayrağını önce ayakları altına alarak ezdikten sonra ateşe vererek yaktı. Bir süre slogan atan kalabalık grup, daha sonra İskele Caddesi'ne doğru tekrar yürüyüşe geçti. Yaklaşık 200 metre yürüyen kalabalığın önü tekrar polis ekiplerince kesilince sesiz bir şekilde dağıldılar.   

  Az sayıda bayanın da katıldığı protesto eylemi boyunca babasının omuzlarında inmeyen 6 yaşlarındaki bir çocuğun ellerine aldığı 2 adet uzun namlulu oyuncak silah ise dikkatlerden kaçmadı. Üzerinde 'Gönüllü adam Filistin'e kalkan olarak bekleriz' yazılı beyaz gömlek giyen bir kişi ise eylem süresince kalabalık tarafından hiç omuzlardan indirilmedi.   

DİYARBAKIR'DA ZÜLFİKAR'LI İSRAİL PROTESTOSU

Diyarbakır'da Cuma namazı çıkışı İsrail'i protesto etmek için binlerce kişi bir araya gelirken, ismi henüz tespit edilemeyen bir kişi ise eline geçirdiği 2 adet Zülfikar olarak adı bilinen çift başlı kılıcı alarak binanın çatısına çıkıp gösterilere destek vermesi dikkat çekti. 

  İsrail'in Filistin'e yaptığı saldırıları kınamak amacıyla bugün Diyarbakır'da Cuma namazı çıkışı Ulu Camii önünde toplanan binlerce kişi İsrail, ABD, Almanya ve İngiltere'ye lanet yağdırdı. Sıksık, "La ilahe illallah İsrail lanetillah, La ilahe illallah Amanya lanetillah, La ilahe illallah Amerika lanetillah, Hamas'a selam direnişe devam" şeklinde sloganlar atıldı. Kalabalık grup adına basın açıklaması okuyan İlim-Der Diyarbakır İl Başkanı Fırat Taçlıgil, yapılan saldırıyı kınadıklarını belirterek "İsrail yaşlı, kadın, çocuk demeden hergün Filistin'li kardeşlerimizi acımasızca katlediyorlar. Bu saldırı bütün islam ümmetini öfkeye bsoğmuş ve derinden yaralamıştır" dedi. 

  Basın açıklamasına gelen binlerce kişi sık sık slogan atarlarken, Ulu Camii bitişinde bulunan tek katlı bir binanın çatısına çıkan ve henüz kimliği tespit edilemeyen bir kişi ise Hz. Ali'nin kılıcı olan çift başlı Zülfikar'ın benzeri olan iki çılıçla gösteriye katılması dikkat çekti. Elindeki iki adet Zülfikar'ı sallayarak atılan sloganlara destek olan kişi mitingin bitmesi ile ortadan kayboldu.   

  Taşlıgil'in Filistinliler için dua etmesinin ardından grup, İsrail aleyhine bir süre slogan attıktan sonra dağılırken Pazar günü İstasyon meydanında miting düzenleyeceklerini söyledi. 

KONYA'DA CUMA NAMAZI SONRASI TOPLANAN CEMAAT, GIYABİ CENAZE NAMAZI SONRASI SLOGANLAR ATARAK İSRAİL'İ LANETLETİ

İsrail'in Filistin'e düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden müslümanlar için Konya'da cuma namazı sonrası gıyabi cenaze namazı kılındı.

İsrail ordusu tarafından Filistin'in Gazze şehrine düzenlenen bombalı saldırılar sonucu yüzlerce müslüman yaşamını yitirmişti. Dünyanın dört bir yanında tepki çeken İsrail'in saldırısına bir tepki de Konya'dan geldi. Konya'da Şerafettin Camii'nde cuma namazı sonrası toplanan cemaat Filistin'de hayatını kaybeden müslümanlar için gıyabi cenaze namazı kılarak dua etti. Dua ederken cemaatten bazı vatandaşlar gözyaşlarını tutamadı. Cenaze namazının ardından Filistin bayrakları açan kalabalık, "Kahrolsun İsrail", "Hamas'a selam direnişe devam", "Dişe diş, kana kan intikam" sloganları atarak tekbir getirdi.

KAYSERİ'DE FİLİSTİNLİLER İÇİN GIYABİ CENAZE NAMAZI

İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Filistinliler için Kayseri'de Cuma namazı sonrası gıyabi cenaze namazı kılındı.

Hunat Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Gazze'de hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kılındı. Cami avlusunda toplanan yüzlerce kişi, İsrail aleyhine slogan atarak, saldırıyı kınadı. Kayseri eski Müftüsü Hamdi Göktaş'ın kıldırdığı gıyabi cenaze namazının ardından Filistinliler için topluca dua okundu.

Bu arada cami avlusunda bulunan bir başka cenaze ise, kalabalık nedeniyle uzun süre bekletildi. Cami avlusunda toplanın kalabalık, olaysız şekilde dağıldı.

DENİZLİ'DE İSRAİL BAYRAKLARI YAKILDI

İsrail'in Gazze'ye yönelik sürdürdüğü saldırılar tüm yurtta olduğu gibi Denizli'de de protesto edildi.

Cuma namazı sonrası Delikliçınar Meydanı'nda toplanan Gönüllü Teşekküller Platformu üyesi çok sayıda kişi, ellerindeki İsrail bayraklarını yaktı. Memur-Sen, Müsiad, Ahiyad, Anadolu Gençlik Derneği, Anodul İmam Hatip Lisesi Derneği, Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Çaresizlere YardımDerneği, Denizli İlahiyat Fakültesi Yaptırma Yaşatma Derneği, Denizli İlmi Araştırmalar ve Hizmet Vakfı, Ensar Vakfı, Fakit ve Muhtaçlara Yardım Derneği, Gökkuşağı Aile Derneği, Gülçev,Gaye Vakfı, Kepenekoğlu Vakfı, Işık Eğitim ve Sağlık Hizmetleri Vakfı, İmam Hatip Mezunları Derneği, İlim Yayma Cemiyeti, Karamil Muhtaçlara Yardım Derneği, Kırmızısu Termal Turizm Derneği, Muradiye Kültür ve Eğitim Vakfı, Mutçalı Vakfı, Ahmet Hulusi Eğitim Kültür ve Sağlık Vakfı, Şafak Yıldızı, Şura Eğitim Araştırma Derneği, Tümsiad ve Yeşilay Derneği'nden oluşan platformu üyeleri Türk Bayrağı ve İsrail saldırılarını kınayan dövizler açtılar. Annelerin çocuklarıyla katıldığı eylemde okunan basın bildirisinde, İsrail'in Filistinli müslüman halk üzerinde tarihte görülmemiş bir zulüm yaptığı, İsrail Devleti ve onlara arkasındaki alçak güçleri protesto ettikleri belirtildi. Basın açıklamasının okunmasının ardından, İsrail ve ABD aleyhine slogan atan grup, daha sonra İsrail bayrakları yaktı. Bir genç yanan bayrağın ateşini avucunun içinde söndürürken, bir kişi de yanan bayrağa tükürüp ayaklarının altına atarak çiğnedi.

Polisin güvenlik önlemleri aldığı eylem olaysız şekilde sona ererken, küçük bir çocuğun damla damla ağladığını gören annesi, "O da Filistin'deki çocuklar için ağlıyor" dedi.

SAMSUN'DA BAZI VATANDAŞLAR CUMA NAMAZI ÇIKIŞINDA PROTESTO GÖSTERİSİNDE BULUNULURKEN PROTESTOCULAR GAZZE'DE ÖLENLER İÇİN GIYABİ CENAZE NAMAZI KILDI

Samsun'da vatandaşlar cuma namazı çıkışında İsrail'in Gezze'ye yönelik saldırılarını protesto etti.

Cuma namazı için Site Cami'ne gelen bazı vatandaşlar namaz sonrası İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına tepki gösterdi. İsrail aleyhine slogan atan vatandaşlar saldırıların durdurulmasını istedi. Bazı guruplarca da 4 ocak'ta İstanbul'da yapılacak miting için camiden çıkan vatandaşlara broşür dağıtıldı.

Bu arada aralarında kadınların da bulunduğu protestocular, Gazze'de ölenler için gıyabi cenaze namazı kılarak dualar etti. Protestocular daha sonra dağıldı.


İSRAİL’İN İÇECEĞİ MANAVGAT SUYUNA 'KAN VE GÖZYAŞI' KARIŞTI

Manavgat'ta bazı sivil toplum örgütleri tarafından Gazze'de şehit edilen Filistinliler için Merkez Camii'nde Cuma namazından sonra gıyabi cenaze namazı dua edildikten sonra protesto gösterisi yapıldı. Cumhuriyet  Meydanında çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleştirilen protesto sırasında İsrail ve ABD bayrakları yakılırken, Busch ve Olmert'in kuklaları ayakkabı yağmuruna tutuldu. İsrail'de şehit edilenlerin kanını temsilen bir bidon kırmızı boya ile gözyaşını temsilen bir bidon su yıllar önce İsrail'e su satışı için tesislerin yapıldığı ancak anlaşma yapılamadığı için satışı gerçekleşmeyen ve adı israille birlikte barış suyu olarak anılan Manavgat Irmağı'na  döküldü. 

  Merkez Camiinde kılınan ve kadınların da saf tuttuğu gıyabi cenaze namazının ardından  topla olarak Cumhuriyet meydanına yürüyen grup, slogan atarak İsrail'i kınadı. Sivil toplum örgütleri adına Anadolu Gençlik Dergisi Manavgat temsilcisi Mehmet Gayretli tarafından okunan basın açıklamasında İsrail vahşetinin bir an önce sonlandırılması istenirken gösteriye katılan ak sakallı yaşlı bir amcanın gözyaşlarına hakim olamayarak ağladığı gözlendi. Kadınların da destek verdiği protestoda annesinin sürdüğü bebek arabasındaki  bebeğin taşıdığı döviz dikkat çekti. Döviz de İsrail saldırısında şehit düşen bir bebeğin eller üzerinde taşınışı ve altında yeralan 'Beni niye vurdular anne!' yazısı herkesi duygulandırdı.

-RİZE-

Rize'deki sivil toplum kuruluşları tarafından Sahil Camisi'nde cuma namazının ardından düzenlenen protesto gösterisinde, İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda ölen Filistinliler için gıyabi cenaze namazı kılındı.

Gösteriye katılan çok sayıda kişi, slogan atarak İsrail'in saldırılarını kınadı. Gıyabi cenaze namazının ardından gruptakiler bir süre yürüyüş yaptı.

Gösteriye AK Parti Rize Milletvekili Ali Bayramoğlu, Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı, Güneysu Belediye Başkanı Ahmet Minder, AK Parti Rize İl Başkanı Yılmaz Katmer ile vatandaşlar katıldı.

Fındıklı ilçe merkezinde toplanan çok sayıda kişi de İsrail'in saldırılarına tepki gösterdi.

-KOCAELİ-

İzmit Fevziye Caminde toplanan grup, cuma namazının ardından İsrail'in hava saldırıları sonucu Gazze'de hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kıldı.

Körfez İlim ve Kültür Dayanışma Derneği (KÖK-DER) Başkanı Metin Bezirci, namazın ardından yaptığı açıklamada, ''terörist devlet'' İsrail'in, hain yüzünü Filistin topraklarında gerçekleştirdiği saldırıyla bir kez daha gösterdiğini belirtti.

-SİVAS/TOKAT-

Tokat Ali Paşa Camisi'nde Cuma namazının ardından Tokat Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş, İsrail'in Gazze'ye yönelik hava saldırılarda hayatını kaybeden Filistinliler için gıyabi cenaze namazı kıldı.

Sivas'ın Gürün ilçesindeki Ulu Cami'de de Gazze'deki saldırılarda yaşamını yitirenler için  gıyabi cenaze namazı kılındı. Gürün Belediye Başkanı Mehmet Aktaş ve çok sayıda vatandaşın katıldığı namazın ardından dua okundu.

-ŞANLIURFA-

Şanlıurfa'da Balıklıgöl yerleşkesindeki Dergah Camisi'nin bahçesinde cuma namazı çıkışı toplanan vatandaşlar, saldırılarda hayatını kaybeden Filistinliler için gıyabi cenaze namazı kıldı. Namazda bazı katılımcıların gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü.

Namazın ardından İsrail'i kınayan dövizler açıp, slogan atarak yürüyüşe geçen çok sayıda kişi, kentin ana caddesinden geçerek yaklaşık 1.5 kilometre mesafedeki Sarayönü Caddesi'ne kadar yürüdü.

Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının da desteklediği yürüyüşte, gruptakiler daha sonra dağıldı.

Polis ekiplerinin, protesto gösterisi sırasında yoğun güvenlik önlemi aldığı gözlendi.

 MERSİN

Mersin'de, Ulu Cami'de cuma namazı çıkışı toplanan, aralarında kadınlarında bulunduğu bir grup, attıkları sloganlarla İsrail'i protesto ederek, Filistin halkına destek verdi.

Saadet Partisi Mersin Gençlik Kolları Başkanı Murat Seskin, grup adına yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin Gazze'ye yönelik düzenlediği ve halen sürdürdüğü saldırıları kınadıklarını bildirdi.

Saldırılarda çok sayıda masum insanın hayatını kaybettiğini belirten Sekin, ''Bu bir devlet terörüdür,  insanlık suçudur, adı konulmamış soykırımdır. İsrail, derhal saldırılara son vermelidir'' dedi.

Gösteride, temsili olarak İsrail bayrağının yakılması sırasında gruptan bir kişinin içinde benzin olan pet şişeyi tekmelemesi üzerine, bazı kişiler yanma tehlikesi geçirdi.

Grup, açıklamanın ardından dağıldı.

MARMARA ÜNİVERSİTESİNDE SALDIRILAR PROTESTO EDİLDİ

İsrail'in Gazze'ye yönelik hava saldırıları, Marmara Üniversitesi Öğrenci Konseyince protesto edildi.

Üniversitenin Göztepe Yerleşkesi içinde toplanan öğrenciler, ''Siyonizme ölüm Filistin'e özgürlük '' yazılı pankart açarak, sloganlar eşliğinde, yerleşkenin ana giriş kapısına kadar yürüdü. Üniversite Rektörü Prof. Dr. Necla Pur ve bazı öğretim üyeleri de öğrencilere eşlik etti.

Burada yapılan açıklamada, yeni bir yıla insanlık için utanç teşkil eden, İsrail'in masum Filistin halkına saldırıları ile girildiği belirtildi. Bu üzücü olayların tüm dünyanın gözü önünde yapıldığı, ağır silahlarla Filistinli masumlar, bebekler, kadınların katlediğinin ifade edildiği açıklamada, ''bunun bir savaş değil vahşet olduğu, bu vahşetin de hiçbir şekilde açıklanamayacağı ve haklı bir tarafının olamayacağı'' vurgulandı.

Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

''Bir kaç gün içerisinde tüm dünyanın gözü önünde 600'e yakın masum sivil katledilmiş, binlerce insan yaralanmış, yüzlerce aile evsiz binlerce çocuk anasız babasız kalmıştır. İnsanlık, üzerindeki ölü toprağı atmalıdır. BM, AB, İslam Konferansı Teşkilatı, Arap Birliği, dünyadaki sivil toplum kuruluşları, insan hakları örgütleri ayağa kalkarak tek ses, tek vücut zulmün karşısında dikilmelidir.

Dün tarih önünde mazlum konumundaki İsrail, bu gün zalim kimliğini acımasızca sergilemektedir. Marmara Üniversitesi ailesi olarak bu insanlık suçunu işleyenleri ve buna seyirci kalan egemen güçleri telin ediyor ve tüm benliğimizle şiddetle kınıyoruz.''

Grup, basın açıklamasının ardından dağıldı.

Öte yandan, KESK İstanbul Şubeler Platformu üyesi bir grup da, yaptığı açıklamayla geçtiğimiz hafta Marmara Üniversitesinde yaşanan öğrenci olaylarını protesto etti.

İZMİR


Kamu-Sen İzmir İl Temsilciliği, İsrail'in Gazze'ye saldırılarını protesto etmek amacıyla Konak'ta basın açıklaması yaptı. Kamu-Sen İzmir İl Temsilcisi Ahmet Doğruyol, burada yaptığı açıklamada, İsrail'in saldırılarına ABD ve AB ülkelerinin de destek verdiğini belirterek, bu saldırının ''Haçlı zihniyetinin devam ettiğini gösterdiğini'' söyledi. ''Ermenilerden özür dileme kampanyası başlatanların Irak'ta ve Filistin'de öldürülenleri görmezden geldiğini'' kaydeden Doğruyol, şöyle dedi:

''Gazze'ye yapılan saldırı sadece Filistin'e değil, İslam camiasına da yapılan bir saldırıdır. Türkiye'nin bölge ülkeleriyle birlikte bu sorunu çözmek için girişimde bulunmalı ve İsrail'e uygulanabilecek yaptırımlar uygulanmalıdır. Bugün Filistin'de yapılanlar cinayettir, vahşettir, insanlık suçudur. Türkiye Kamu-Sen olarak bu vahşeti uygulayanları ve destek verenleri kınıyor, lanetliyoruz.''

-ADANA-

Saadet Partisi Adana İl Teşkilatı üyeleri, İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırıları protesto edip, ABD Konsolosluğu önüne, üzerinde ayakkabı bulunan siyah çelenk bıraktı. Saadet Partisi Adana İl Başkanı Sıktı Cengil, konsolosluk önünde yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısının soykırım niteliği taşıdığını söyledi.

Yaşanan olayların kabul edilemeyeceğini ve saldırıyı yapanların hamisinin ABD olduğunu öne süren Cengil, akan kanın bir an önce durması için tüm dünyanın tepki göstermesi gerektiğini ifade etti.

Açıklamanın ardından Cengil ve bir grup yönetici, ABD Konsolosluğu önüne İsrail'in Gazze'ye saldırılarına seyirci kaldığı gerekçesiyle üzerinde ayakkabı asılı bir siyah çelenk bıraktı. İsrail bayrağı yakan kalabalıktaki bazı kişilerin ise barikatı aşarak konsolosluk binasına yaklaşmak istemelerine polis izin vermedi.

Gruptakiler, daha sonra dağıldı.

-ORDU-

Ordu'da şehir merkezindeki şadırvan önünde toplanan Emek Partisi üyesi bir grup, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısını protesto etti.

Emek Partisi Ordu İl Başkanı Coşkun Özbucak, hiçbir haklı gerekçenin yüzlerce masum insanın öldürülmesinin nedeni olamayacağını söyledi.

Bu olay karşısında Türkiye'nin İsrail ile olan askeri ve diplomatik ilişkilerini kesmesi gerektiğini ifade eden Özbucak, şunları kaydetti:

''Gazze'de çocuk, kadın, genç ve yaşlı yüzlerce ölü, bir o kadar da yaralı var. Orta doğuyu kan ve göz yaşına boğan bu saldırıyı kınıyor ve bir an önce durdurulmasını talep ediyoruz. İsrail bu saldırının hesabını vermeli. Yapılan saldırıyı sadece kınamakla kalmamalıyız. İsrail ve ABD ile olan bütün askeri ve diplomatik ilişkilerimiz derhal kesilmelidir.''

İsrail aleyhine slogan atan grup, daha sonra dağıldı.

-YOZGAT-

Yozgat'ın Sorgun ilçesinde Salih Paşa Camisi'nde kılınan Cuma namazının ardından İsrail aleyhine pankartlar açan cemaat ve vatandaşlar, sloganlar atarak Cumhuriyet Caddesi'nden Belediye Meydanı'na yürüdü.

Burada düzenlenen mitinge Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek ve AK Parti İlçe Başkanı Oktay Rıfat Yılmaz da katıldı.

Belediye Başkanı Şimşek, konuşmasında, dünyanın Gazze'deki katliama seyirci kaldığını ifade ederek, ''Bu kış gününde evleri bombalanan, evsiz barksız kalan, karnını doyurmak için çöplüklerden ekmek toplayan Filistinli çocukların, ülkesini savunmak için tanka, topa, tüfeğe karşı sapanla mücadele veren Müslüman kardeşlerimizin yüreğine, evine düşen acılara ortak olmak için buradayız'' dedi.

Mitinge katılanlar, İsrail aleyhinde sloganlar atıp, İsrail bayrağını yırttı. Katılımcılar, konuşmaların ardından dağıldı.

-SAKARYA-

Sakarya'nın Kocaali ilçesinde İsrail'in Gazze'deki saldırıları protesto edildi. Adapazarı ilçesinde ise saldırılarda ölenler için gıyabi cenaze namazı kılındı.

Anadolu Gençlik Derneği Kocaali Şubesince, Zafer Meydanı'nda düzenlenen eylemde, İsrail'in Filistin ve Gazze'deki saldırıları protesto edildi.

Mitingde konuşan dernek temsilcisi Mahmut Öztopaloğlu, saldırıları insanlığın yüz karası olarak nitelendirerek, şunları söyledi:

''Biz Anadolu Gençlik mensupları olarak, işgalci siyonist güçlerin insanlık dışı katliam ve zulümlerini şiddetle kınıyor, lanetliyor ve avazımız çıktığınca haykırarak şu çağrıda bulunuyoruz; özelde İslam dünyası, genelde bütün dünya artık bunu anlamalı ve gereğini yapmalıdır.''

Grup basın açıklamasının ardından dağıldı.

Diğer yandan, Adapazarı Orhan Camisi'nde cuma namazı çıkışında Gazze'de ölenler için gıyabi cenaze namazı kılındı.

Namaz öncesinde İsrail'in Gazze'deki saldırıları lanetlenerek, tüm dünya ve Müslümanlar birlik ve beraberliğe çağrıldı. Gıyabi cenaze namazının ardından vatandaşlar ellerinde Filistin bayraklarıyla slogan atarak İsrail'i protesto etti. 

-ESKİŞEHİR-

İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırıları protesto etmek isteyen inşaat işçisi Eskişehir'den İstanbul'a yürüyüş başlattı.

Eskişehir Vilayet Meydanı'nda yürüyüş öncesinde gazetecilere açıklama yapan Rıza Demiralay (42), emperyalist ülkelerin kan, emek ve alın teri ile beslendiğini belirterek, söz konusu ülkelerin yıllardır kan, gözyaşı, yoksulluk, sefalet ve ahlaksızlık ürettiğini kaydetti.

Tüm çocuklara onurlu bir yaşam bırakmak istediğini ifade eden Demiralay, şöyle konuştu:

''Bu nedenle savaşa ve sömürüye hayır diyorum. Anneler çocuklarını toprağa vermesinler. Çocuklar dil, din, ırk ayrımı yapmadan büyüsün. Çocuklar birlikte yaşanabilen bir dünyanın var olduğunu bilsin. Onlar top oynasın, kardan adam yapsın, bayramlarda şeker toplasın. Sadece İsrail'in Gazze'ye saldırısını protesto etmiyorum. Emperyalist güçlerin nerede ne zaman ortaya çıkacağı belli değil. Bugün Gazze, Irak ve Somali olur. Tepkimizi koymazsak yarın Türkiye'de de yaşanabilir. Yolculuk boyunca güncel olaylar hakkında fikrimi beyan edeceğim. Tepkimi dile getireceğim.''

Demiralay, Bozüyük, Bilecik ve Adapazarı'nı takip ederek İstanbul'a ulaşacağını belirterek, İstanbul'da Taksim Meydanı'nda basın açıklaması yapacağını bildirdi.

Günde ortalama 30 kilometre yürüyeceğini anlatan Demiralay, ''Cebimde 20 YTL var. Bununla yola çıkıyorum. Duyarlı insanların olduğuna inanıyorum. Beni asla yolda bırakmazlar'' dedi.

-KİLİS-

Kilis'te sendika ve sivil toplum kuruluşları tarafından ortak düzenlenen miting ile İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları protesto edildi.

Memur Sen'e bağlı sendikalar ve sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenen miting öncesinde, Tekke Camisi'nde toplanan vatandaşlar, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kıldıktan sonra, yürüyerek Cumhuriyet Meydanı'na geçti.

Miting alanında toplanan grup, sloganlar atarak tekbir getirdi, İsrail ve ABD'yi kınayan pankartlar taşıdı.

Miting Tertip Komitesi Sözcüsü Necmettin Şekeroğlu, gruptakiler adına yaptığı açıklamada, İsrail'in çocukları ve hatta bebekleri acımadan öldürdüğünü belirterek,  İsrail'i şiddetle kınadıklarını söyledi.

Mitinge katılan grup, yapılan basın açıklaması sonrasında, İsrail ve ABD aleyhine sloganlar atıp, İsrail bayrağını ateşe verdikten sonra dağıldı.

Mitinge, sivil toplum kuruluşu ve sendika temsilcileri ile yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra, AK Parti Kilis Milletvekili Hüseyin Devecioğlu, Kilis Belediye Başkanı Abdi Bulut ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Miting sonrasında, Filistin'e yardım amaçlı bir kermes düzenlendi.


İHA
Cafcaf İstanbul Temsilcisi

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5167
    • depo
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #40 : 02 Ocak 2009, 10:00:47 ÖS 22 »

bir haber sitesinde verilen istanbul beyazıt mitingi haberine şöyle bir yorum yapılmış :

Alıntı

CUMA namazından sonra beyazıtta eylem yapıldı,ben tv den izleyebildim ama bir kaç kanal gösteriyordu..ilginç olanı söyleyim sky türk 1 saat kadar canlı yayın yaptı röportaj düzenledi ama samanyolu haber oralı bile olmadı.sızıntı dergisinin 30. yılı daha önemliydi demek ki.mitingleri tv de gösteremezsek ne anlamı kalır ki..zaman internet sitesi de israil katliamına ,operasyon diyordu..isteyen arşivden bakabilir 27 aralık 2008 (israilin gazze operasyonu) İNŞALLAH hatalarını anlarlar bu yazıyla...



birisi yanlış olduğunu söylesin (diyecem ama ben malımı bilirim, söyleseniz de boş....)
buyrun başlık.haberin içeriğine bakın bir de isterseniz....


İsrail'in Gazze'ye operasyonunda ölü sayısı artıyor     

durmak yok diyaloğa devam
ha aklıma gelmişken;
fetullah gülen beyefendinin gazze katliamına binean açıklamasını gören duyan varsa benimle paylaşabilir mi.
merak ettim ne demiş....

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #41 : 02 Ocak 2009, 10:57:09 ÖS 22 »
Zaman yanlış yapıyor ..
Şu baglamda bir ibare vardı Zamanda ..
" İsrailin operasyonu sonucu 400 kişi öldü , ölenlerin ( burda şehit dedimi demedimi bilmiyorum ) dörtte birini siviller oluşturuyor bunun 42 tanesi çoçuk" gibi bir şey söyledi ..
Ben susuyorum ..
HAMAS bir halk hareketidir .....
HAMAS bir devletin düzenli ordusu degildir ...
Hamas silahlı kanadı dahi sıradan halktan başka kimse degildir ...
Asker ve sivil ayrımı GAZZE için söz konusu degildir ...
Hepsi mucahid hepsi sivildir ..

Selamlar ...
Not font kurbaa

*

Çevrimdışı ...MuVaHHiD...

  • Sabredenleri müjdele !
  • **
  • 193
    • filistineselam
filistin rachelleri bekliyor
« Yanıtla #42 : 02 Ocak 2009, 11:50:39 ÖS 23 »
Rachel Corrie isimli bir genç kız yaşadı bu dünyada, sağır duvarların yalıtımına takılmadan yolculuğunu sürdürdü... İsrail ordusunun Filistin Gazze Şeridi'ndeki bir doktorun evini ve ailesini yok etmesini engellemeye çalışırken, bir askeri buldozer tarafından ezilerek hayatını yitirdi.

Bir televizyon kanalında Filistin konulu haberleri izledim arka arkaya birkaç akşam. Filistin halkında mevcut olan bir yozlaşma, bir iç huzursuzluk hatta çatışma, haberlerin ortak teması. Gazze'de işsizlik oranı yüzde 80'miş; 2007 Mayıs ayı verilerine göre, geçim sıkıntısı yüzünden Filistinliler kendilerine gelen yardımları satışa sunuyorlarmış. Kız ve erkek öğrencilerin farklı günlerde ders gördükleri üniversitelerden de sözedildi ve kamera sık sık başörtülü öğrenci kızlara odaklandı.

Sanki dünyadan koparılarak zayıflatılmaya çalışılan, kurşunların delik deşik ettiği, yine de içerisini kolaylıkla göstermeyen yüksek duvarlarla kuşatılmış bir halkı anlamak o kadar kolay olabilirmiş gibi... Gazze bir açık hava hapishanesi ve Filistinliler, şehitlerinin arkasından ağlayamaz olmuş bir halk. Bir Filistinlinin ifadesiyle: Filistinli olmak işsizlik, Filistinli olmak bir hapishaneden dışarı çıkamamak, çıkabilince de geri dönememek...
Dünyanın globalleştiği, küçük bir köye dönüştüğü var sayıldığı halde, kişilerin veya toplumların birbirini doğru anlamasına izin vermeyen duvarlar, sinema ve edebiyatın başlıca konusu olmaya devam ediyor. Bilinmezliklerin oluşturduğu duvarlar, yerlerini kayıtsızlığın duvarlarına bırakıyor.
Ama Rachel Corrie isimli bir genç kız da yaşadı bu dünyada, sağır duvarların yalıtımına takılmadan yolculuğunu sürdürdü; bunu da biliyoruz.

16 Mart 2003'te 23 yaşındaki ABD uyruklu ve bir insan hakları gönüllüsü Rachel, İsrail ordusunun Filistin Gazze şeridindeki bir doktorun evini ve ailesini yok etmesini engellemeye çalışırken, bir askeri buldozer tarafından ezilerek hayatını yitirdi. Rachel'in bu süreçte ailesi ve arkadaşlarına Filistin'den yazdığı mektuplar www.filistindayanışma.org'da yer alıyor.

7 Şubat 2003'te şunları yazmış Rachel: ‘...burada 80 yaşında ihtiyarlar var, onlar global güç sisteminin nasıl işlediğinden benim birkaç yıl önce bildiğimden daha çok haberdarlar, en azından İsrail ile ilgili olarak. Yine de düşünüyorum ki, okumak, konferanslara gitmek, belgesel izlemek ya da anlatılanları dinlemek beni buradaki gerçekliğe hazırlamamış. Görmeden gözünüzde canlandıramazsınız; gördüğünüzde de biliyorsunuz ki, sizin gördükleriniz gerçeğin tam da kendi değil. İsrail ordusu silahsız bir ABD vatandaşını vurduğunda ne güçlüklerle karşılaşacağı, ya da bu ordu kuyuları yıktığında su alacak param olduğu, ve tabii ki buradan gitmek imkanımın da olduğu düşünüldüğünde. Benim ailemde kimse arabasını sürerken oturduğum şehrin ana caddesinin sonundaki bir kuleden atılan roketle öldürülmedi. ‘
Fotoğraflarına bakıyorum: Neşeli, dünyaya gülen gözlerle bakan hoş bir genç kızmış Rachel. En zor şartlar altında bile neşesini koruyor ve etrafındaki insanları da neşelendirmeye çalışıyormuş.

Filistin'de birlikte bulunduğu aktivist arkadaşı Stefan Vilkat'ın anlattıklarına göre, orta halli bir aileye mensup. Babası bir sigorta şirketinde çalışıyor, annesi ise öğretmen. Rachel'in çocukluğunda toplumsal sorunlar konusunda ilgisiz sayılabilecek olan ailesi bugün., Filistin sorununun çözümü için mücadelede aktif bir konumda bulunuyor. Doğduğu ve yaşadığı Seaatle'in güneyinde bulunan Olympia şehri oldukça radikal bir yerleşme olarak tanınıyor, okuduğu Evergreen lisesi de aynı şekilde eskiden beri radikal bir kolej olarak biliniyor. Lise yıllarında katıldığı sosyal değişim için mücadele eden örgütlerde çalışırken Rachel, bölgesel bir bakış açısına sahip olduğunu bunun da kişiliğini sınırladığı düşünerek kendisini eleştirmeye başlayacaktır. Bu eleştirisi nedeniyle de Olympia'dan Refah'a uzanan bir açıdan bir hayli zor yolu, kucağında kendi şehri Olympia'nın değişik okullarından Refah'ta yaşayan çocuklarla mektuplaşmak isteyen öğrencilerin mektuplarıyla dolu olarak, aşmayı başaracaktır.

Arkadaşı Vilkat'a göre Rachel'in Filistin'e gitme nedeni, ‘dünyayı daha iyi kavramak ve aynı zamanda ABD'nin dünya halklarına yönelik baskılarına en gerekli olduğu yerde karşı durmak' istemiydi. O, İsrail'in kullandığı silahların ABD'nin silahları olduğunun ve bunların ABD'nin halktan topladığı vergilerle üretildiğinin bilincindeydi. O, aynı zamanda bu gidişiyle, kendi doğup büyüdüğü yerdeki insanları İsrail'in Filistin'i işgaline karşı uyarmak ve mücadeleye katmak, böylelikle bir baskı oluşturmaya katkıda bulunmak istiyordu.
Oslo'dan sonra on yıl boyunca İsrail, Batı Şeria ve Gazze'de illegal yerleşimleri, tepelerde kurulmuş gerçek anlamda silahlanmış varoşları yerleşimcilerin sayısını iki katına çıkartarak finanse etmeye ve desteklemeye devam etti. Karşılıksız bir şekilde Filistin toprakları istimlak edildi, Filistinlilerin yerleşimlerini ve nüfuslarını bölen ve parçalara ayıran yol ağları inşa edildi ve bu yollar onlara yasaklandı.
Rachel işte bu yasak yolları aşarak, buldozerlerin
yıkıp geçtiği Filistin evlerine ulaşmayı başaran bir grubun üyesiydi.
Bir çekilme gösterisi, barış görüşmelerine dair dikkatli açıklamalar, arkasından daha şiddetli, işgali ve kırımı daha da ilerilere götüren yeni bir hamle... Yüksek, aşılmaz duvarlar, bu duvarların arkasında dünyanın unutur gibi olduğu insanlar...
Yerkürede bozulma, iki yanlı: Bir taraftan antartikadaki buzullar eriyor, diğer tarafta Filistin'de bir halk tükeniyor.
Modern ve uygar bir insan, düzgün vatandaş olmanın mantıki sonucu, düzgün bir işten emekli olduktan sonra turlara katılarak dünyayı gezmek, görmek. Rachel öylesine düzgün bir vatandaş olabilir miydi, emin değilim. Düzgün vatandaş, turistik yolculuk düşlerini tatiller ve emeklilik günleri için bir ödül gibi geliştiren bir hayat çizgisini yeğlerdi, olmazsa Katmandu'ya yapılan bir manevi keşif seferine katılırdı, genç yaşında Filistinlilere siper kalkan olmaya gitmek yerine.

cihan aktaş
Nefsin elinden kaçarken yırtılmaktır aşk !Ve tadını en iyi Yusuf'un gömleği bilir !

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5167
    • depo
Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #43 : 03 Ocak 2009, 12:13:30 ÖÖ 00 »
allah razı olsun efnan o güzel insanı hatırlattığın için
 ben de onu da andığım bir mail hazırlamıştım az önce ve foruma taşımayı düşünüyordum....

işte onurlular ve onursuzlar farkı :




onu hatırlamak için lütfen izleyiniz

mustafa islamoğlundan : Rachel Corrie: zamanımızın Muhayrık'ı









zaman gazetesini yukarıda zikretmiştik



Katliam, İsrail Konsolosluğu'nda lanetlendi

Sol kuruluşlar, İsrail Konsolosluğuna yürüdü. Bir grup Siyonistlerin ini önünde haykırırken bir grup da Galatasaray'da basın açıklaması yaptı.





Akşam saatlerinde Levent Metrosu'nda bir araya gelen ve Filistin bayrakları taşıyan 200'ü aşkın kişi, sloganlarla siyonist katliamı lanetledi, "Gazze'de vahşete son. Katil İsrail Filistin'den defol" yazılı pankart açarak İsrail Konsolosluğu'na kadar yürüdü. Aralarında Ezilenlerin Sosyalist Platformu, Halkevleri, DTP, EHP, HKM, SODAP, Partizan ve DHF'nin de bulunduğu çok sayıda kurum, ABD-Türkiye-İsrail stratejik ortaklığına ve anlaşmalara dikkat çekti. AKP Hükümeti'nin katliamda sorumluluğu olduğunu vurguladı.


http://www.haksozhaber.net/news_detail.php?id=6128




"Filistin davasına gereken hassasiyeti göstermeyen İslam ülkelerinin hükümetlerini şiddetle kınıyorum. Bugün Allah'a gidersem hepsini şikâyet edeceğim ve Allah'ın huzurunda hepsine hesap soracağım…"

Katil İsrail uçakları Hamas liderlerinden Dr. Nizar Reyyan’ın evini yerle bir ettiler. Dr. Reyyan ve tüm çocukları şehit düştü. Öte yandan Kassam, bir askeri hedefi vurdu.




HABERIN TAMAMINI OKUMAK ICIN = http://www.haksozhaber.net/news_detail.php?id=6159




ONUR KAVRAMINA O KADAR UZAKSINIZ Kİ!


302 üyesi ile en kalabalık “dostluk” grubu olan Türkiye-İsrail Dostluk Grubu'ndaki vekillerden istifa edenlerin 252’ye ulaştı. Lakin bu grubun neden feshedilmediği sorusu kara bir leke olarak TBMM’nin üzerinde duruyor. Haksöz Dergisi'nin 186. sayısında (Eylül 2006) yayınlanan ve sizlerle bugün de paylaşmayı uygun gördüğümüz aşağıdaki makale İsrail dostluğunu "onur" kavramı çerçevesinde değerlendiriyor:
01.01.2009 16:15


ONUR KAVRAMINA O KADAR UZAKSINIZ Kİ!
Rıdvan Kaya

Saygı değmez milletvekili,

Üyesi bulunduğunuz Türkiye-İsrail Parlamentolararası Dostluk Grubu'ndan istifa ettiğinizi basından öğrenmiş bulunuyoruz. İsrail saldırganlığına karşı kamuoyunun duyarlılığını yansıtmaya gayret eden kimi basın yayın organlarında istifanızın "onurlu" sıfatıyla duyurulduğunu görmüşsünüzdür. Muhtemelen istifanızı bu biçimde taltif etmek suretiyle bu basın yayın organları halen söz konusu gruba üyeliğini sürdüren az sayıda milletvekilini harekete geçirme kaygısı taşımaktadırlar.

Oysa açıkça vurgulamak isteriz ki, istifanız asla bu sıfatı hak etmiyor! Siz asla bu sıfatı hak edecek bir eylem gerçekleştirmiş değilsiniz. Olsa olsa boğazınıza kadar battığınız pislik çukurundan bir basamak yukarı çıkmış sayılabilirsiniz!

Basına da ilettiğiniz istifa dilekçenizde "masum insanları, kadınları ve çocukları hunharca katleden bir devletle dostluk grubunda daha fazla kalamayacağınıza" dair ifadeleriniz yer almakta. Pes doğrusu! Anında tepki ve hiç zaman kaybetmeme ancak buna denir herhalde! Sanırız şimdilerde tam zamanında ve dört dörtlük bir tepki vermenin huzurunu yaşıyorsunuzdur! Siz bir zamanlama ustası olmalısınız! İsrail'in işlediği suçlar karşısında sessiz kalmak ve üyeliğinizi devam ettirmek yakışık almazdı ve çirkinliği görür görmez bastınız istifayı değil mi? Gazetelerde resminizin altında tavrınızın "onur" sıfatı ile anıldığını görmekten büyük mutluluk ve gurur duymuş olmalısınız! Ayrıca seçmenlerinizden de koca bir teşekkürü hak etmişsinizdir mutlaka!

Acaba kamuoyu tepkisinden çekindiğiniz için mi, yoksa gerçekten de Beyrut'ta, Sur'da Kana'da yaşananlara tepki duyarak mı istifa ettiğinizi bilemiyoruz. Ama zamanlamanız ister istemez şu hükmü doğruluyor: Demek ki, Lübnan'a yönelik saldırganlık olmasaydı sorun yoktu! Yani dostu olduğunuz İsrail'in nasıl kurulduğuna, bugünlere nasıl geldiğine dair herhangi bir endişe, merak, olumsuz bir kanaat taşımıyorsunuz. Kudüs, Deir Yasin, milyonlarca mülteci, İntifada, kolları kırılan çocuklar, babasının koynuna sığınmışken vurulan Muhammed Durra, Gazze, Batı Şeria, Golan, Sabra ve Şatilla ve daha benzeri pek çok başlık, isim, hadise size hiçbir şey hatırlatmıyor. Tüm bunları belki de üzerinden zaman geçmiş, küllenmiş, artık unutulması gereken tarih sayfaları olarak görüyorsunuzdur, kim bilir?

Peki, ya dostluk ilanınızdan sonra yaşananlar? Onları da unutulmaya terk edemezsiniz herhalde. Görmedim diyemezsiniz, çünkü tüm dünya yaşananlara şahitti. Ve tüm bu yaşananların tam ortasında siz dostluk pozisyonundaydınız. İsrail her zamanki gibi işgalci kimliğiyle vuruyor, yakıp yıkıyordu. Sizin İsrail isimli Siyonist şebeke ile dostluğu sürdürdüğünüz bu dönemde de cinayet, hukuksuzluk ve işgal zinciri kesintisiz biçimde devam ediyordu. Burada zincirin bazı halkalarını size kısa başlıklar halinde hatırlatmakta yarar görüyoruz:

16 Mart 2003'te Gazze'de Rachel Corrie isimli uluslar arası barış aktivisti genç bir kız İsrail buldozeriyle ezildi. Değil mi ki Filistinlilerin evlerinin yıkılmasını engellemeye çalışıyordu, bu kişi ABD vatandaşı Yahudi bir ailenin kızı da olsa işgal devleti nezdinde ölümü hak etmişti. Rachel Corrie ABD'den gelip Filistinlilerin maruz kaldığı zulmü haykırmak için öldü ama siz katillerle dost kaldınız!

2003 Haziranı'nda Hamas ve İslami Cihad ateşkes ilan ettiler. Buna karşın 21 Ağustos'ta Hamas'ın siyasi liderlerinden İsmail Ebu Şeneb ABD yapımı bir Apaçi helikopterinden atılan füzeyle şehid edildi. Gazze İslam Üniversitesi Uygulamalı İlimler Fakültesi Dekanı ve Mühendisler Sendikası Başkanı sıfatlarını da taşıyan İsmail Ebu Şeneb iki korumasıyla birlikte Siyonistlerce katledildiğinde siz canilerle dostluğu sürdürüyordunuz!

İsrail'in Filistin halkının önderlerini hedef alan saldırıları kesintisiz sürdü. Daha önce de  suikast girişimlerine maruz kalmış Şeyh Ahmet Yasin 22 Mart 2004'te sabah namazından çıkarken füzeyle şehid edildi. Çocukluk çağından itibaren tekerlekli sandalyeye bağlı olmasına rağmen mücadele dolu bir hayat süren ve yıllarını Siyonistlerin zindanlarında geçiren Şeyh Yasin gibi Ümmetin yüz akı bir mücahidin katli dahi dostluğunuzu zayıflatmadı. 

İsrail direniş önderlerini hedef alan saldırılarına devam etti. Şeyh Yasin'in şehadeti üzerinden daha bir ay bile geçmemişti ki, 17 Nisan'da Gazze'de Abdulaziz Rantisi şehid edildi. Hamas'ın Şeyh Yasin'den sonraki lideri ve Gazze İslam Üniversitesi öğretim üyesi Rantisi'yi 25 yaşındaki oğlu Muhammed ile birlikte bir helikopterden atılan füzeyle katledenler yine sizin dostlarınızdı!

2004 Mayıs ayının 2. haftasında Refah mülteci kampında yaşayan Filistinlilere karşı büyük bir operasyon başlatan Siyonistler 50'den fazla insanı katledip, 300'ü aşkın kişiyi de yaraladılar. Siyonistler Refah'tan çekilirken geride büyük bir harabe yığını bırakmışlardı. Dünya medyasına yansıyan yan yana dizili onlarca ceset görüntüsü vicdanları sızlattı ama siz umursamadınız!

İsrail zindanlarında tutsak 8 binden fazla Filistinli'nin Siyonist işgali ve kötü koşulları protesto etmek için açlık grevine başlamaları da sizi hiç ilgilendirmedi.

İsrail tüm dünyanın tepkisine ve uluslar arası Lahey Adalet Divanı'nın kararına rağmen duvar inşaatına hız verdi. Toplam uzunluğu 650 km.'yi bulacak olan ve Filistin'i adeta gettolara ayırarak hayatı daha da çekilmez kılan duvar inşaatı nedeniyle topraklar gasp edildi, evler yıkıldı, 80 binden fazla ağaç kesildi. Ne var ki, duvar hukuksuzluğu da dostluğunuza gölge düşürmedi!

25 Ocak 2006'da yapılan seçimlerde Filistin Yasama Meclisi'ne girmeye hak kazanan 132 milletvekilinden 15'i tutukluydu. Bu şekilde işgale karşı direniş bilinci cezalandırılmaya çalışılırken, Filistin halkının iradesi esir alınmak isteniyordu. Siz ise iradesi teslim alınmak istenen Filistin halkıyla değil, işgalcilerle dostluğu tercih ettiniz!

Mart 2006'da İsrail Eriha'ya düzenlediği kanlı bir baskınla FHKC lideri Ahmet Saadet ve 3 kişiyi kaçırdı. Siyonist Turizm Bakanı Revaham Zeevi'yi öldürmekle suçlanan ve bu yüzden uluslar arası baskılar neticesinde Arafat'ın tutuklamak zorunda kaldığı Ahmet Saadet ve arkadaşlarının korsanvari bir yöntemle kaçırılması eylemini gerçekleştirenler yine sizin dostlarınızdı!

Hamas'ın seçimleri kazanması karşısında İsrail çılgına döndü. Seçimlerde iradesini direnişten yana belirlediği için Filistin halkının açlıkla, ambargoyla, kuşatmayla cezalandırılmasını tüm dünya lanetlerken siz İsrail ile dostluğunuzu aynen sürdürdünüz.

Haziran ayında Gazze kumsalında piknik yaparken bir İsrail hücumbotundan atılan topla aynı aileden 7 kişi katledildi. Ailenin hayatta kalan tek ferdi olan küçük Hüda'nın feryatları da dostluğunuzu sarsmadı.

İşgal sürdü; hukuk, insani değerler, onur, ahlak Siyonistlerce çiğnendi; hürmetler ayaklar altına alındı; başta İslam'ın aziz beldesi Kudüs olmak üzere Filistin toprakları talan edildi, yağmalandı; katliamlar birbirine zincir olup eklendi ama siz tüm bu vahşetin sorumlusu çete ile dost kaldınız! Ta ki, vahşet Lübnan'a yönelik saldırganlıkla birlikte artık örtülemez, gözlerden uzak tutulamaz boyutlara varana; ta ki, tüm dünya halklarıyla birlikte Türkiye kamuoyunda da İsrail ile birlikte İsrail'in dostlarına karşı da öfke dalgası kabarana kadar bu çirkinliği, utanmazlığı, ihaneti sürdürdünüz!

Bilmelisiniz ki, inanılmaz bir biçimde hala bu rezilliği sürdüren, Siyonist çete ile dostluktan vazgeçmeyen, büyük bir utanmazlıkla, pişkinlikle şuç ortaklığına mazeret üretenlerin de olması sizi asla temize çıkarmaz, suçunuzu hafifletmez. Olsa olsa insan soyunun gördüğü bu en sefil, en acınalısı yaratıklar ihanet çizgisinin nerelere vardırılabileceğini ve onursuzluğun zirvesini gösterir. Ama sizi onurlu kılmaya asla yetmez!

Bugüne kadar ki, tutumunuzla büyük bir vebalin altına girdiniz; İslam'a, insanlığa, kardeşlik hukukuna karşı suç işlediniz. Sadece şahsınızdan ibaret kalmayıp, temsil ettiğiniz varsayılan halkın da alnına kara bir leke sürdünüz. İstifanızın politik bir manevra olmayıp, samimi bir pişmanlık içermesi halinde Din gününün Sahibi karşısında belki hesabınız kolaylaşır. Ama bilin ki, bu halka yaşattığınız utanç asla unutulmaz. Biz unutmayacağız! Ve "onur" sıfatı ile adınızın yan yana anılmaması için elimizden geleni her zaman yapacağız.
Utanç içinde kalın!


http://www.haksozhaber.net/news_detail.php?id=6163




İranlı Öğrenciler Gazze İçin Havaalanına Hücum Etti

İslam İnkılabı Rehberi İmam Hamenei’in her Müslümanın Filistin’in savunulması için elinden geleni yapması gerektiği yönündeki emri üzerine birkaç gündür hava alanında toplanarak Gazze’ye gitmek için şartların oluşturulmasını yetkililerden isteyen İranlı öğrencilerin, son olarak İslam Devrimi Muhafızları Ordusu Komutanı Muhammed Ali Caferi’ye mektup yazdıkları bildirildi.

Fars News Haber Ajansının haberine göre mektupta şöyle deniyor:

“Bu topluluk, ölümsüz komutanları mühendis Ahmed Mütevessiliyan’ın komutasında 1982 yılında Lübnan’a gönderilen ilk İslam İnkılabı Muhafızları birliği olan “Muhammed Resulullah Kuvvetleri”nin hatırasını anmak ve  Gazze’ye kendi seçtikleri ad olan yeni bir “Muhammed Resulullah- Hacı Ahmed Mütevessiliyan Taburları” adlı kuvvetin gönderilmesini istemek için toplanmıştır.

Bu hareket, diğer yürüyüş, tebliğ, medya vs. gibi alanlardaki faaliyetlerden farklı olarak Gazze’deki bu büyük Aşura sahnesine ve bu azim Ahirzaman çatışmasına bilfiil katılmak amacında olduğunu ilan etmektedir…Bu son durumu büyük bir fırsat bilerek “İslam Dünyası Evrensel Besiç (seferber milis savaşçı) Ordusunu” ve “Hizbullahi Direniş Çekirdeklerini” dünyanın dört bir yanında tesis etmeliyiz ki bu, İmam Humeyni’nin büyük bir arzusu ve İmam Hamenei’nin ve tüm Hizbullahi ümmetin sizden isteğidir!”

Mektubun sonunda ise şöyle deniyor:

“Aziz komutan! Bugün Gazze’nin küçük çocuklarının, gözü yaşlı annelerinin ve Han Yunus’un, Refah’ın mücahitlerinin ve hepsinden de önce tarihin gözleri bizim yardım ellerimize dikilmiştir. Bizler Gazze’ye ulaşmanın zahirde kapalı olduğunu biliyoruz, fakat bu sorunun halli için bazı çarelerimiz var ki bu konuyu mektupta açıklamayı uygun görmüyoruz. Fakat bunları sizinle yüz yüze görüşmemizde açıklamaya hazırız. Aziz komutan! Şimdi işte biz buradayız ve işte sizden isteğimiz, yardımınızı talep eden bizleri meyus etmeyiniz.”




KAYNAK

Ynt: HAFTANIN GÜNDEMİ ... FİLİSTİN ...
« Yanıtla #44 : 03 Ocak 2009, 12:48:11 ÖÖ 00 »
Bugün Beyazıd da muhteşem bir miting yapıldı
mahşeri bir kalabalık vardı

Allah razı olsun ihh çalışanları hiç boş durmadı
en çok dikkatimi çeken sahne.....
Fransız kadın burada neler oluyor diye sordu
kızlar durumu anlattı
çat pat türkçesiyle
İsrail KÖTÜ ben onları sevmiyor dedi ve filistine destek amaçlı kermese katıldı



binler..namaz  kılarken...