BeN PeÇeYi NiYe SeViYoRuM

  • 1 Cevap
  • 3471 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

BeN PeÇeYi NiYe SeViYoRuM
« : 04 Ağustos 2007, 10:32:06 ÖÖ 10 »
Taliban tarafından esir alınana denk, peçeli kadınlara durgun, sessiz ve ezilmiş yaratıklar olarak bakıyordum.

Afganistan’a gazete muhabiri olarak gönderildim. Baskıcı rejim altında gazeteye yazı yazmak yerine 10 günlüğüne esir alındım. Onlar beni kötü bir kadın olarak andılar ama ben Kuran okuyacağıma ve İslam’ı çalışacağıma dair söz verdikten sonra beni serbest bıraktılar.

Londra’ya döndükten sonra sözümde durdum ve İslam üzerine çalıştım. Kuran’da kadınların özgürlüğünü teşvik eden pasajlar buldum. Esir alınışımdan 2 yıl sonra İslam’ı seçtim. Bu tercihim arkadaşlarım ve akrabalarım arasında hayret, hayal kırıklığı ve cesaret karışımı bir şey üretti.

İslam dünyasında kadının ezildiğine dair hayıflanan Batılı erkek siyasetçiler ve gazeteciler gerçekte neyle ilgili konuştuklarından habersizler. Peçe, çocuk evliliği, kadın sünneti, namus cinayeti, zoraki evlilik konusunda yanlış bir şekilde İslamı suçluyorlar. Bu kişilerin kibirleri cehaletlerinden kaynaklanıyor.

Bunlar kültürel ve adetle ilgili meselelerdir ve bunların İslam ile alakası yoktur. İslamdaki kadın dinsel anlamda erkeklerle eşit kabul edilir ve kadının çocuk doğurması ve çocuğu yetiştirmesi olumlu bir özellik olarak görünür.

Niçin Batılı erkekler Müslüman kadınların kıyafetleri konusunda bu kadar takıntılılar?

İslamı seçip, başörtüsü kullanmaya başladığım zaman, yankılar inanılmazdı. Tüm yaptığım saçlarımı ve başımı örtmekti ama derhal ikinci sınıf bir vatandaş oldum.

Başörtüsü kişisel bir ifadedir. Nasıl ki Wall Street’ten bir bankacı, takım elbise benim dikkate alınması gereken bir görevli olduğumu gösteriyor diyorsa, benim kıyafetim de benim bir Müslüman olduğumu söyler ve ben de insanların buna göre davranmasını beklerim.

Ben uzun yıllar Batılı bir feminist idim, ama şunu keşfettim ki Müslüman feministler seküler örneklerine kıyasla daha radikaller. 2003 yılındaki güzellik yarışmasında Afganistan’dan, Vida Samadzai bikinili kıyafetiyle dünya güzeli seçildi. Bu kadının özgürleşmesi anlamında büyük bir adımdı. Bunu düzenleyenler kadın haklarının zaferini temsil ettiği için Samadzai’ye ayrıca özel bir ödül verdiler.

Bazı genç Müslüman feministler hijab ve nikab ı Batılı aşırılıklar olan içki alemini, gelişigüzel seksi ve esrar kullanımını reddeden siyasi bir sembol olarak görüyorlar. Hangisi daha özgürleştirici: eteğinin uzunluğuna dayalı bir değerlendirme mi yoksa karakterine veya zekana dayalı bir değerlendirme mi? İslamda, üstünlük sofulukla başarılır, güzellikle, güçle ve cinsiyetle değil.

İtalya Başbakanı Prodi’nin nikab sosyal ilişkileri zorlaştırıyor, nikabın giyilmemesi bir sağduyudur şeklindeki açıklamasına ne diyeceğimi bilemedim. Anlamsız geldi. Eğer gerçekten mesele bu ise, niçin günlük yaşamda cep telefonları, e-mailler, fax makinaları var. Kimse sunucunun yüzünü görmediği için radyoyu kapatmıyor.

Ben İslam altında saygı görüyorum. Evli veya bekar ne olursam olayım, İslam bana eğitim hakkım olduğunu söylüyor ve bilgiye erişmek benim vazifem. İslami çerçeve içerisinde hiç bir yerde kadınlar erkeklere yemek yapmalıdır, bulaşık yıkamalıdır bahsi geçmiyor. Aynı şekilde Müslüman erkeklerin hanımlarını dövmesine müsaade edildiği de doğru değildir. İslamı eleştirenler rastgele Kuran ayetlerini ve hadisleri kendi anlam dünyalarından kopararak iktibas ediyorlar. Bir erkek kızgınlıkla elini eşine kaldırdığında bile, Kuran’a göre bu erkeği eşine yönelik fiziksel şiddet kullanmaya itmemelidir. Kuran’ın bu örneklemesinin anlamı “Karını dövme aptal” demektir.

Kadınların yerini ve onlara nasıl davranılması gerektiğini yeniden değerlendirmesi gerekenler sadece Müslüman erkekler değil. Son Alo Şiddet Hattı araştırmasına göre, 4 milyona yakın Amerikalı kadın ortalama 12 ay boyunca partneri tarafından saldırıya uğruyor. Amerika’da günde 3’ten daha fazla sayıda kadın, eşi ve erkek arkadaşı tarafından öldürülüyor ki bu rakam 11 Eylül’den beri 5,500’e ulaştı.

Kadınlara karşı şiddet herhangi bir dinden veya kültürel kategoriden kaynaklanmaz. Dünyadaki her üç kadından 1 tanesi yaşamı boyunca dövülüyor, ilişkiye zorlanıyor veya diğer şekillerde tacize uğruyor. Bu dini, refahı, sınıfı, ırkı ve kültürü aşan küresel bir problemdir.

Batı da erkekler hala kadınlardan üstün olduklarına inanırlar ve eşit çalışma da bile daha fazla ücret alırlar. Kadınlara ise gücü ve etkisi doğrudan dış görünüşünden kaynaklanan, cinselleştirilmiş ürünler şeklinde bakılır.

Feminizm, kadınlardan eşlerini bırakmalarını, çocuklarını öldürmelerini, kapitalizmi yok etmelerini ve lezbiyen olmalarını isteyen sosyalist ve aile karşıtı siyasi bir harekettir.

Şimdi kim medeni, kim medeni değil söyler misiniz?

(Washington Post, 22 Ekim 2006, Yvonne Ridley)
ŞeN DüNYa iÇiNDe SeN
DüNYa iÇiNDe BiR aVuç ŞeN DünYaYDıN SEN

*

esedullahmurat

BeN PeÇeYi NiYe SeViYoRuM
« Yanıtla #1 : 06 Ağustos 2007, 02:53:59 ÖS 14 »
gazetici bayan taliban'a vermiş olduğu sözünde durarak, doğruyu hak yolunu bulmuş. İslam'ı araştırmış kalpten inanmış, Allah'a ve islam'a.
esir alınıp sonrada hak yolunu bulmak Allah'ım ne güzel bir lütuf. Avrupalıların gerçek yüzünü nede güzel açıklamış :)



harika bir makale tşkl LepYota

Alıntı
Başörtüsü kişisel bir ifadedir. Nasıl ki Wall Street?ten bir bankacı, takım elbise benim dikkate alınması gereken bir görevli olduğumu gösteriyor diyorsa, benim kıyafetim de benim bir Müslüman olduğumu söyler ve ben de insanların buna göre davranmasını beklerim.