Güzel Ahlakın Önemi

  • 6 Cevap
  • 5591 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Güzel Ahlakın Önemi
« : 18 Aralık 2008, 06:18:20 ÖS 18 »
Âlimler din binası dört kattır der. Sıralamayı da şöyle yapar:

1-Akaid 2- ibadat 3-muamelat 4-ahlak.

Oysaki, Kur’an’a baktığımızda Rabbimiz din binasını örmeye AHLAK la başlar. Temeli, ana katı olarak AHLAK zikredilir.

Kitap’ın hemen başında “Bu Kitap’ın” Muttakiler için “Hidayet Rehber’i “ olduğundan bahsedilir. İyide hidayete kavuşmadan muttaki olunur mu?

Hidayetten önceki İTTİKA/ SAKINMA nedir diye sorsak?
Hidayetten önceki TAKVA= Sorumluluk ahlakıdır derim.

Muttakiler için hidayette budur işte. Yani önce muttaki olacaksın ki sonra hidayet gelsin. Hidayetin ilk baştaki, olmazsa olmaz şartı budur.

Sen kitap nedir, iman nedir bundan önce bilmezdin” ama
Sen muhteşem bir ahlak üzeresin

Şimdi bu iki ayeti birlikte okuduğumuzda nedir bunun anlamı?
Fıtratı bozmadan korumak= Allah’ın fıtratında var ettiği AHLAK’ı üzere kalabilmenin hidayete giden yolda en önde gelen unsur olduğunun ipuçlarını veriyor bu iki ayet bize.

Elbette Peygamberimizin Haniflerden olduğunu ve hiçbir zaman küfre saplanmadığını biliyoruz.
Ancak; “Sevdiklerine bile hidayet etmeye güç yetiremeyen” Sen bu bozulmamış fıtrat üzere koruduğun AHLAK’ından dolayı Elçi olarak seçilip hidayete erdirildin bilgisiyle bizim içinde hidayete giden yolun temel taşının ne olduğu uyarısına muhatap oluyoruz.

İşte temeldeki hidayetten önceki TAKVA budur. Onun için ön takvaya sahip kâfirler hidayete erer imana gelir, mü’min olurlar.
Ahlaki yönden fıtratına yabancılaşmamış kimselerin hayatında bir dönüm noktası, kırılma noktasıdır İslam (=  Yaratıcı’sına teslim) la şereflenmek.

Tekrar din binasının katlarının sıralamasına dönersek;
 
 1-Ahlak 2-Akaid 3-İbadet 4-Muamelat olması daha uygun olur kanısındayım.

Bizler bu sıralamayı 1-Akaid 2-İbadat 3-Muamelat 4- Ahlak şekline soktuğumuzdan Ahlak temellerine oturmuş her türlü sarsıntıya dayanaklı din binası yerine adeta kaçak kata dönüştürdüğümüz ahlakın esamesi okunmayan, dokunmadan yıkılıveren gecekondulara dönüştürmüş oluyoruz yaşam tarzımızı.

Bir başka ifadeyle Allah’ın ilk sıraya koyduğu AHLAK’ı son sıraya alarak, sıralamayı bozmuş oluyoruz. Bunun neticesi bozulmayı getiriyor beraberinde.

Nitekim günümüze baktığımızda

Gece alel acele yapılan gündüz en ufak bir dürtmeyle yıkılan gecekondular misali
Ahlaktan yoksun olduğu için yap-boza dönen “gecekondu tarzı din binaları”na toz kondurmayan,

Kendisini “ sapa sağlam din binaları” sanan sürülerle karşılaşmıyor muyuz?

Ya peki bizler? Hangi tarz örülmüş/dürülmüş binalardanız dersiniz?

Tamam, kişinin kendi öz eleştirisini tarafsız olarak yapması hele bunu sesli dile getirmesi nefsimize zor gelse de, en azından bir gececik olsun muhasebe yapıp Allah’ın Ahlak’ıyla mı ahlaklanmışızın sorusuna bir kerecik olsun samimi cevap verme yürekliğini gösterebilirmiyiz acaba?

Selam ve muhabbed ola..

(duaekseni)

"Hasbunallah ve ni'me'l-vekil"

Ynt: Güzel Ahlakın Önemi
« Yanıtla #1 : 18 Aralık 2008, 07:01:59 ÖS 19 »
Çok güzel bir yazı olmuş Duaekseni...

Allah razı olsun.Allah'ın Ahlakı'yla ahlaklanmayı başaranlardan olalım inşaallah..

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4700
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Ynt: Güzel Ahlakın Önemi
« Yanıtla #2 : 18 Aralık 2008, 07:29:07 ÖS 19 »
Allah razı olsun Duaekseni kardeşim
Ahlakı hayatında öncelleyen kimselerin hidayete girmeleri daha kolay oluyor.Ahlakı sona bırakan kimseler ise her  ne kadar kendileri müslüman olarak tanımlasalar da Allahın istediği bir kul olmaktan uzaktalar.
Öyle değil mi ki müslümanım deyip de ahlakı bozuk olan,yalan söyleyen,üç kağıt yapan kimselerin verdiği zarar,inanmayan insanların verdiği zarardan daha büyüktür.
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

*

Çevrimdışı hattabhamza

  • ****
  • 540
  • şirkten boşanıp,şehadetle nişanlanmak
Ynt: Güzel Ahlakın Önemi
« Yanıtla #3 : 18 Aralık 2008, 08:13:02 ÖS 20 »
güzel bir konu ve güzel bir çalışma olmuş. Ben sıralamada bir değişiklik yapılması gerektiğini düşünüyorum. 1.Akaid 2.Ahlak 3.İbadet 4.Muamelat. Peygaberimizin davet metoduna baktığımızda sıralamanın bu şekilde olduğunu görüyoruz. Alimallah
Kan; Toprağın, Ter; Ekmeğin, Gözyaşı; Yüreğin Bereketidir...

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
Ynt: Güzel Ahlakın Önemi
« Yanıtla #4 : 18 Aralık 2008, 08:19:23 ÖS 20 »
teşekürler dua ekseni
akifin mısralarını hatırlattınız hamza kardeş..

Müslümanlık nerde! Bizden geçmiş insanlık bile
Adam aldatmaksa maksat, aldanan yok nafile
Kaç hakiki Müslüman gördümse hep makberdedir.
Müslümanlık bilmem amma galibe göklerdedir.

önce insan olmalı evet ...
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

Ynt: Güzel Ahlakın Önemi
« Yanıtla #5 : 18 Aralık 2008, 09:49:00 ÖS 21 »
Tüm katkıda bulunan kardeşlerime teşekkür ediyorum.Rabbim razı olsun.Dua ile..
"Hasbunallah ve ni'me'l-vekil"

Ynt: Kur’an Ahlakı ve İbadetlerimizle Hayatın İrtibatı”
« Yanıtla #6 : 22 Aralık 2008, 01:30:17 ÖÖ 01 »
"Kur’an Ahlakı ve İbadetlerimizle Hayatın İrtibatı”

Ramazan KAYAN, ahlaki alandaki yozlaşmanın hayatın akışına nasıl tesir ettiğini ve ahlakın biz Müslümanların hayatında nerede durması gerektiği hususunu açıklayarak sunumuna başladı. Müslümanların ahlakçı olmak yerine ahlaklı olması gerektiğini vurguladığı konuşmasını, 'Hangi ahlak?' sorusuna ilişkin örnekler üzerinden yaptığı açıklamalarla sürdürdü. Sadece ahlak ile hiçbir şeyin halledilemeyeceğini, ahlakı vahyin bütünlüğü içerisinde değerlendirmemiz gerektiğini ve ahlak kadar ahkam, amel ve akidenin de önemli olduğunun altını çizdi. Bu bağlamda kartezyen bir din anlayışından sıyrılıp, dini parçalamadan bütünsellik içerisinde değerlendirmemiz gerektiğini vurguladı.

KAYAN, konuşmasının devamında ahlakı tanımlayarak şu ifadelerle konuyu temellendirdi; "Ahlak, değer yüklenmiş eylemler bütünüdür. İnsanın yaratılış gerçeğine uygun davranış formlarını tercih etmesi yani fıtri olanı tercih etme durumu olarak açıklayabileceğimiz ahlak bir diğer anlamıyla insanın kendini gerçekleştirmesinin, insan olma sanatının, hevanın baskı ve tahakkümüne karşı özgürleşmenin diğer adıdır. İnsanı oluşturan eylem ahlaktır. Bu bağlamda değerlerimizden sıyrılarak, ilkelerimizi dışlayarak doğru bir ahlak tasavvuru oluşturmamız mümkün değildir."

Peygamberlerin toplumlara 'ahlaki dibe vurma' anlarında gönderildiğine dikkati çeken KAYAN, kalem suresinde geçen bahçe sahipleri temsilinde verilen ahlak dersinin çok önemli mesajlar içerdiğini ifade etti.

KAYAN, ahlakın olmadığı yerde; iktidarın tahakküme ve tekebbüre dönüşerek insanı Yezidleştireceğini, Haccaclaştıracağını; sermaye ve servetin insanı Karunlaştıracağını; bilginin ise insanı Belamlaştırıp merkepleştireceğini ifade ettiği konuşmasını, ahlakın olmadığı noktada heva ve hevesin insanı hayvanlaştıracağını, özne olması gereken insanın nesneleşmesine, nesnelerin ise hayatın merkezine yerleşmesine neden olacağını belirterek sürdürdü.

KAYAN, hareket ahlakı, mücadele ahlakı ve davet ahlakı noktasındaki hassasiyetlerimizi ve sorumluluklarımızı yeniden gözden geçirmemizin önemine vurgu yaptığı konuşmasını; ahlaki yozlaşma, çürüme ve ameli hayattaki savrulma sonucunda Müslümanların hayatında dünyevileşme merkezli nasıl dönüşümlerin oluştuğunu şu örneklerle açıkladı:

Mananın yerini meta, meadın yerini madde, değerlerin yerini çıkarlar, anlamın yerini yarar, ahlaklı olmanın yerini iş bitirici olma, idealizmin yerini realizm(idare-i maslahat), adaletin yerini kalkınma, felahın yerini refah, takvanın yerini kalite(marka), helal kazancın yerini karlı yatırım, bereketin yerini gelir artışı, sevap kazanmanın yerini daha çok kazanç, tasadduğun yerini tasarruf, kulluk yükümlülüklerinin yerini piyasa kuralları, adanmışlığın yerini benlik ve uyanıklık, kollektif ruhun yerini katı bireycilik, vahyin yerini mutlak akıl ve akılcılık, takva örtüsünün yerini başarı üniforması, iffetin yerini imaj, mahremiyetin yerini moda, sefer sorumluluğunun yerini seyir kültürü, olmanın yerini sahip olmak, direnişin mektebi evin yerini dışarısı, hayanın yerini karizma, tövbenin yerini özeleştiri, Salih amelin yerini sosyal faaliyet, medrese ve camiinin yerini STK, annenin yerini iş kadını, letafet ve nezaketin yerini itiraz ve isyan, irfanın yerini popüler kültür, kardeşliğin yerini kârdaşlık, mabedin yerini market, nefis terbiye ve tezkiyesinin yerini kişisel gelişim, davetin yerini propaganda, birbirine duacı olmanın yerini birbirine davacı olmak gibi 'Kur'an ahlakı'na uymayan olgu ve tutumların Müslümanları çevrelediğini ifade etti.

Müslümanların ahlaki donanımı ve ibadi hayatı nasıl olmalı? İslami kimliğimizi muhkemleştirmemiz için bu bağlamda hangi ilkeleri gözetmeliyiz? sorularına cevap niteliği taşıyan şu ifadelerle konuşmasını sonlandırdı.   

Allah'ın boyası ile boyanmalıyız.(Bakara-138)
Allah'ın ahlakı ile ahlaklanmalıyız.
Allah'ın izzeti ile izzetlenmeliyiz.
Allah'ın nuru ile nurlanmalıyız.
Allah'ın ruhu(vahiy) ile ruhlanmalıyız. (Hicr-29,Şura-52)
"Hasbunallah ve ni'me'l-vekil"