Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!

  • 55 Cevap
  • 28471 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5167
    • depo
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #30 : 30 Ekim 2008, 02:24:10 ÖÖ 02 »

siz meclis kavramına odaklandı iseniz bilemem.
ben krala da padişaha da açığım.
allah yasakmı etmiş kralı padişahı ?
nice kral peygamberler var...

istişare yok derseniz;
vezirlerine danışan krallar, padişahlar var. demekki kral (tek adam) olsa bile istişare uygulanabilir.

allahın hükmü ile hükmettikten sonra bir kralı bu gibi meclislere tercih ederim.



*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #31 : 30 Ekim 2008, 03:35:20 ÖÖ 03 »
tamam eyvallah Allah ne diyorsa o bunu sen tercih edersin de
şimdi peygamber deveyle gidiyormuş in  arabadan diyemeyiz millete dimi
çünkü olay sadece senle bitmiyor.model de olmalı kabul de görmeli
valla bişey göstermek zorunda değilim. zaten kuran göstermiyor.
ben halkım denetlerim onaylar yada reddederim.
şu anı denetledim olamdı reddettim.
siyasi yönetime talip olanlar Allahın istediği bir nizamı oluştururken çağın gereklerini de görmeliler.buna göre sistemlerini kurarlar.
ozancayla anlaşamadığımız yerde burası
gelecek ile ilgili bişey söylenir bi sınır çizilirse o islam olamaz çünkü islam evrenseldir. dün ideal olan krallıktı bu gün ise tek adam tutmaz kabul görmez.
allah yasaklamadı tabi
iranda ki gibi bir rejim neden olmasın ama iran ayakkabısı türkün ayağına uymaz oda bi gerçek.
zamanın fıkhı kavramı açıklayıcı sanırım bu noktada
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #32 : 30 Ekim 2008, 03:42:10 ÖÖ 03 »
ayrıca tek adam osmanlı da tutmadı
arada bir iki padişah hariç yetkisini devletin bekası yönünde kullananlar oldu. hakkın üstünlüğü ile çelişse dahi.
şimdi hiç tutmaz.
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5167
    • depo
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #33 : 30 Ekim 2008, 04:17:35 ÖÖ 04 »

serender bu tezim doğrudur diyemem. sadece aklımda dolaşan fikirlerden biri bu.
ben sunayım anlatayım sizler tahlil edin eğrisini doğrusunu bulalım inşallah...

benim tanımladığım tek adam, eski devirlerdeki gibi sadece ve sadece tek adam değil.
halkın seçimi ile gelen ve istişare edeceği bir grup temsilcisi yada azası olan yönetim şekli.

günümüzde zaten ister istemez farklı alanlarda uzmanlaşmış ve güncel olarak adına bakan vs denilen kişiler ve görev paylaşımı olmalı zira artık devletler o kadar büyük ve komplike bir yapı ki tek kişinin her iş hakkında hüküm icraası imkansız.
uzmanlaşma ve görev paylaşımı büyüyen devletler ve yönetim biçimleri için bir ihtiyaçtır bu ihtiyaca binaen yönetim kadroları düzenlenir.


*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #34 : 30 Ekim 2008, 12:21:25 ÖS 12 »
Birde Anayasa hakkında bir küçük detay anlatmak istiyorum ...
Gerçi konumuz genel olarak anayasa nedir ne degildir degildi ama ...
Sanırım işin temeline inmek hasıl oldu ...
Kendi tarihimizde ilk anaysamızı bizzat Peygamber Efendimiz hazırlatmıştır ...
Medineye hicretinden sonra , kısa zaman içinde hazırladıgı bir medine anayasası vardır ki ...
Bu bugunde elimize ulaşmıştır ..
Ne var bunda demeyelim ...
Pek çok yönüyle bu Anayasa hazırlıgı çagımıza ışık tutar ...
1- Peygamber ( Max bu seninde tezine cevap oluyor aynı zamanda ) konumu itibariyle digerleri gibi seçilmiş insan degildi ...
Peygamber-Kral da diyebilecegimiz insanlar birzat Allah'ın takdiri ile seçilen insanlardır ...
Ve dolayısıyla İlahi bir seçim olduklarından kendilerine iman edenlerin mecburi olarak liderligini kabul ettikleri kişilerdir ..
Yani Peygamberligini kabul edip , Krallıgını kabul etmeme durumu söz konusu olamaz ...
Çunku ilerleyen süreç içinde inen vahiyle kanun açıklayıcı  , izah edici , uygulayıcısı oldugundan Doğal bir krallık hakkı nazil oluyor ...
Krallıgını kabul edip Peygamberligini kabul etmeme durumu söz konusu olabilir ..
Ki nitekim MEdine bölgesi yahudileri söz konusu anayasa ile bu pozisyona geçmişlerdir ...
Hem peygamberligini hemde krallıgını kabul etmeme hadisesi ise zaten konuyla alakalı degil ..
Buradanda anlaşılacagı üzere Peygamberlerin Devlet Liderleri olması İlahi bir takdirdir ....
Liderligi seçime baglı olmayan , iktidarını korumak için ayrıca bir çabaya ihtiyaç duymayan bir liderin ...
Kendisinide baglayıcı olacak bir Anayasa üzerinde düşünmesi ve icra etmesi gerçekten hem o Liderin ehliyetine , hemde Anayasanın ehemniyetine işarettir ...
2-Sözlü bir gelenegin Hüküm sürdügü bir zaman diliminde böylesi bir anlaşmayı yazıya dökme çabası gerçekten bu zamana ışık tutucudur ...
( bu kısmıda Seni İlgilendiriyor Sayın Serender ) Degil Devletin içerigi , pek çok ticari , hukuki anlaşmaların bile sadece şahitler huzurunda sözlü olarak yapıldıgı bir dönemde Peygamberin birzat bu anayasayı kaleme aldırmış olması manidardır ..
Sözlü bir gelenek yerine yazılı bir metin icra etmiş olması ..
Günümüz açısından bakınca Muslumanların belli peryodlarla güncelledikleri bir taslaklarının olmaması abesle iştigal etmektedir bence ...
Sonra konu buraya geldiginde oldukca yuvarlak konuşmak zorunda kalmaktayız ...
Devrine göre Devlet anlayışı olarak ilerici bir Lider profili sergilemiş olması bilmem bizlere ders olurmu ...
3- Egemen toplum Müslümanlar olmasına ragmen azınlıkta olan yahudileri anayasa ile tanımış olması ...
Ve onlarıda kendi iç hukuklarında serbest bırakması Müslüman şeriatını sadece Müslümanlara zorunlu kılması gibi hususlar gene özgürlüklere verdigi önemi göstermektedir ..
Hiç bir mecburiyeti olmadan bunca şeyi yapmış olması Aslında Anayasaya , yani yönetim halk kaynaşmasına verdigi önemi göstermektedir ...
İçinde Allah varmı var ...
Selamlar ...
Not font kurbaa

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #35 : 30 Ekim 2008, 12:41:44 ÖS 12 »
Gelelim Krallık - Padişahlık konusuna ...
İslam geleneginde Saltanat yer bulmamıştır , bulamazda ...
Mevcut var olan saltanatlar ise bir çok açıdan sakıncalara sebeb olmuş halada günümüzde bunların izlerini taşmamıza sebeb olmuşlardır ...
Saltanat çevresinde kümelenen alim sınıfı ve saltanatına meşruiyet kazandırmak isteyen Hükümdarlar Dinde oldukca büyük yaralar açmışlardır ..
Fakat milletler tarihinde bir gerçek varki ..
Oda milletlerin zor dönemlerinde çıkışları hep tek adamlarla olmuştur ..
Burada mecburi bir yöneliş söz konusu iken , devamında bu tek adamlık sekteye ugramış ve otoritesini kaybetmiştir ...
Tarihteki bu tek adamlar ( ki Mustafa Kemalde buna son örnektir ) kendi dönemleri için tercih sebebi olsada süreklilik arzetmemişlerdir ..
Tek adam günümüzde belki ilk hamle için banada uyar ama devamında asla kabullenemem ..
Herzaman için muhalif düşünceye izin veren bir anlayış içinde olunması taraftarıyım ..
Tek yönlü düşünme Müslüman idarecilerin bile sonuç alabilecegi , toplumlarını huzura ve mutluluga taşıyabilecegi bir yol degildir benim gözümde ...
O yuzden tek adamlık süreklilik açısından savunulamaz bir görüştür bence ..
Selamalr ..
Not font kurbaa

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5167
    • depo
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #36 : 30 Ekim 2008, 12:54:10 ÖS 12 »
açıklamalar için allah razı olsun ozanca, güzeldi.
lakin tek adam tanımlamasını eski örneklerde görüldüğü gibi "ben ne dersem o olur" tipinde değil de;
seninde belirttiğin gibi istişareye ve muhalefete açık öncelikle allahı sonralıkla halkı razı etme yolunda dengeyi gözeten lider düşünüyorum ben.

neo-kral mı denir buna :) hadi kral padişah kelimeleri itici geldi ise başkan diyelim. mr Presidents  :)

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #37 : 30 Ekim 2008, 01:54:18 ÖS 13 »
Aziz Max ..
Neo yu Ceo yu karıştırmayalım ...
Kral , Başkan , Padişah adı ne olursa olsun ..
Yasama ve yürütmeyi tek elde toplamak sakıncalar dogurur ..
Birde buna yargıyı dahil edersen al başına belayı ..
İslam geleneginde yargı kısmende olsa bagımsızdır ...
Fakat İmamı Azamın zamanın halifesine direnişi yargının direnişine bir örnektirki buda güzel bir örneklik teşkil eder bize ..
Evet yavaş yavaş aslında konumuza gelebiliyoruz ...
Yasama ,Yürütme ve Yargıyı konuşabiliriz artık ...
En genel manada ..
Yasama ; yani Kanun koymak , Bakanlar kurulunu denetlemek , Bütçe ve hesaplara karar vermek , Devlet başkanını seçmek (eskidendi ), Savaş ilanında bulunmak ( tezkere vs ..) gibi görevleri bünyesinde toplayan MECLİS dir ...
Tüm partilerin katılımı ile görevini icra eder ...
367 krizinde önemini anladık :)
Yürütme ; İcraatın içinden yapmak :) , Anayasaya bağlı kalarak ve yasamaya hesap vererek ülkeyi idare eden güç yani HÜKÜMET ...
Yargı ; Ülkemizde parti kapatmak işini yapar :) Halkı adına bagımsız hareket eden MAHKEMELER dir ...

İşte bu üç gücün aslında hakkıyla çalışması , istismara sebeb olmaması , birbirlerinin yetki ve alanlarına mudehale etmemesi durumunda ...
Aslında Modern çagın devlet idare şekli olarak kabul edilir ..
Burda henuz demokrasi yok rahat olun :)
Demokrasi yasama ve yürütmenin belirlenme şeklidir :)
Aslında burda Hukukcular devreye girmesi lazım ama arkadaşlar uyuyor sanırım :)

Şİmdi Max ın dedigi gibi Başkanlık sistemine gececek olursak ...
Bu arada Başkanlık sistemi şu an dogru duzgun olarak sanırım sadece ABD de uygulanıyor ..
Max sen amerikancımısın yoksa :)...

Aslında BAşkanlık sistemine benzer sistemler bu topraklarda denendi ...
Meşrutiyet dedigimiz şey kısmende olsa başkanlık sistemini andırır ...
Zamanına göre iyi denemeydi aslında ama elbette istismar edildi ve çabuk çöktü ...
Yani Yürütmeyi yapan bir Padişah , Yasamayı yapan bir meclis vardı ...
Yarı monarşi gibi bir şey söz konusu yani ...


Dedigim gibi yasama ve yürütmeyi tek ele devretmek sanırım faciaya kucak açmak olur ...
Güçü iktiadardan uzaklaştıracak tüm yollar kapanmış olur ..
Böylesi durumlarda Yargıyıda atama o tek elin elinde oldugundan ...
Sanırım sistem tek adam etraıfnda döner durur ..
Ne meclisi ne hakimi kalır sonucta ...
Zaten sıkıntıda burda ülkemizde ...

Yürütmenin icraatlarında daha fazla özgürlük ve daha fazla eşitlik saglama yönündeki etkin olmaya çalışması ...
Yasamanın buna engel olamaması ..
Yargının dengeyi bozarak Yürütmenin alanına müdehale etmesi ...

Evet şimdi kopan fırtınayı bir daha gözden gecirelim derim ..
Sahi olay neydi :)

Selamlar ..
Not font kurbaa

Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #38 : 30 Ekim 2008, 05:38:42 ÖS 17 »
Alıntı
Hakimiyet (el- hakimiyye) insanlığın yaratıcısı Allah’a aittir. Egemenlik (es-siyade ) Allah’ın egemenliğinin temsilcisi olan Sudan halkına aittir. Bu temsilciliği, Sudan halkı Allah’a kulluk, emanete riayet, ülkeyi imar, adalet, özgürlük ve meşvereti yaygınlaştırmak, anayasa ve kanun tanzim etmek amacıyla kullanır “ …..

Benim kafam karıştı.En iyisi gelin Sudan Anayasası üzerinde anlaşın.
Ne dersiniz?
Hakimiyet sorunu yok, halkın da seçme iradesi var.

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #39 : 30 Ekim 2008, 05:56:16 ÖS 17 »
Aklıma son anda bir şey daha geldi ...
Dikkat burası muhim ...

Anayasalarda egemenligin diger bir ifade ile hakimiyetin kimin oldugu konusu surekli ihtilaf konusu olmuştur ..
Heleki bizim gibi bir Akide üzerine hayatlarını inşa eden topluluklarda Hakimiyet makamda düşünebilecegimiz tek bir varlık vardır ...
Olaya şöyle yaklaşırsak ..
Din Allah'ındır ilkesi geregi ...
Gerek ibadet gerekse iman esasları konusunda Hüküm koyan Sadece Allah'tır ...
Peygamberine gizli ve açık şekliyle bu hususları bildirmiştir ....
Fakat günümüz şartlarında vahyin son bulup , son peygamberininde dunyadan ayrıldıgı bir zamanda ...
Ortaya çıkan gerek itikadi , gerekse ameli konularda yeni proplem ,imkan ve pozisyonlarda ...
Birileri "içtihad " dedigimiz o kavramı geliştirerek Allah'ın koydugu hükümleri esas almak süretiyle "hüküm" vermektedir ...
Din Allah'ın oldugu halde " müctehidler " buna bir şekilde dahil olmakta ...
Ve halk nazarında üstelik itibarlı olmaktadırlar ...
"Hüküm" koyan Allah ise "içtihad" neden var ....
"İçtihad" var ise Hakimiyet Allah'ın degilmidir ?
Şeklinde sorgulama gitmiyoruz elbette ..
Biliyoruzki Herşeyin sahibi Allah Hükmünü Müçtehidler eli ile icra etmekte ..
O istemese cümle insanlık bir araya gelse dahi tek bir hüküm verememektedir ...
Dogrusuyla yanlışıyla birer imtihan sebebi olarak kılınan bu hükümler halk arasında uygulanmakta ...
Ve Allah'ın hakimiyetine kimsenin ortak oldugu düşünülmemektedir ....
Elbette kavramsal olarak Allah'ın açık hükümleri ile müctehidlerin ictihadları aynı kefeye konmamaktadır ...

İmdi ...
Müslüman oldugunu açık beyan eden bir halkın ...
Allhın koydugu açık "hüküm"ler çercevesinde yaşamayı beyan etmiş insanların ...
Karşısına çıkan siyasal ve toplumsal olaylar karşısında "ictihad"da bulunmasının ne gibi mahsurları olabilir ...
Sonuçta bir tek kişinin eliyle yapılmış hadiseden özü itibariyle bir farkı yoktur ...
Biri kendisine yöneltilen soru karşısında ihtisas sahibi birisi ...
Digeri yöneticilerin sundugu hayatı bir zatihi yaşayan ve o hayat şartlarında ihtisaslaşmış birileri ...
Neden burada hemen "hüküm Allah'ındır " yaygarası kopartılır anlayabilmiş degilim ...
İlkinde Allah'ın hükmü geçerli oluyorda kadro kalabalık oluncamı Allah'ın "hükmü"ne ortak koşuluyor ...
Elbette bugun Tayyipcigimin iktidar olması Allah'ın "Hükmü" degilde ne ?
Hayır ve şerrin Allah'tan geldigine iman etmiş bizlerin şerli dahi olsa Tayyip amcayı Allah'ın dışında biri gibi görmemiz ne derece saglıklıdır ...

Hasılı ...

"Bir millet neye layıksa o şekilde idare olunur" düsturu ..
Aslında bizlerin nasıl bir kimlige sahip olması gerektiginin yegane göstergesi degilmidir ...
Herzaman bunu kötü idarecilerin başımızda olması hali için kullansakta ..
Açtıgı ışık , koydugu kaide milletlerin kendi iradelerini sergilemesi olmaktadır ...

Netice ..
Büyüklerimin ellerinden ..
Küçükleirmin gözlerinden ..
Selam eder ..
Hürmetlerimi arz ederim ...

Selamlar ..
Not font kurbaa

*

Çevrimdışı ketum

  • *
  • 18
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #40 : 01 Kasım 2008, 09:09:47 ÖS 21 »
cumleten selamlar..
böle muhım bir konuyu görünce dayanamadım daldım başlıga.

en baştan başlarsam
anayasa nedir?
1. Maddî Anlamda Anayasa.- “Maddî anlamda anayasa , devletin temel organlarının kuruluşunu ve işleyişini belirleyen hukuk kurallarının bütünü olarak tanımlanmaktadır. Bu anlamda bir kuralın anayasa kuralı olup olmadığına o kuralın içeriğine, neyi düzenlediğine bakılarak karar verilir. Bir kural, içerik itibarıyla devletin temel organlarının kuruluşuyla veya işleyişiyle ilgili ise, o kural anayasal niteliktedir.

2. Şeklî Anlamda Anayasa.- “Şeklî anlamda anayasa , normlar hiyerarşisinde en üst sırayı işgal eden, kanunlardan farklı ve daha zor bir usûlle konulup değiştirilebilen hukuk kurallarının bütünü olarak tanımlanmaktadır. Bu anlamda bir kuralın anayasa kuralı olup olmadığına, onun içeriğine bakılmaksızın, o kuralın bulunduğu yere ve yapılış veya değiştiriliş şekline bakılarak karar verilir. Eğer bu kural normlar hiyerarşisinde en üst basamakta yer alıyorsa ve kanunlardan daha zor bir usûlle değiştirilebiliyorsa o kural, içerik olarak neye ilişkin olursa olsun bir anayasa kuralıdır.

dıyor kıtaplar.bu yuzden yapılan duzenlemelerın anayasaya uygunlugu hem içerik hem de şekıl bakımından çok önemlı.

ve tabıkı yönetım erkını elde bulunduranların durumunu düzenlemesi bakımından da baş tacı anayasa.lakın en buyuk problemlerın çıktıgı nokta burası .genelde iktıdarı gücü elıne geçiren makamlar beşer işi kanunları kendi fikirleri doğrultusunda yorumlayı bi kılıf uydurma derdindeler.

bunun en yakın tarıhli örneği c başkanı meselesi.1yıl önce 184 dıye kendını paralayan adam nedense 1yıl sonraya bu sayıya babasının lafına göre zam koyup artırabılıyor.

ve bizce anayasa nasıl olmalı dersek?
daha önce yazılmış yorumlara bakarak bence de çok ayrıntılı bı düzenleme olmamalı.esas noktalar belirlenmeli tabiri caizse mihenk taşları olmalı ve ona göre hareket edilmeli.aksi takdirde anayasa güncel ihtiyaçlara cevap vermede aciz kalır ve yamalarla kapatılma zorunluluğu doğar.

dediğim gibi sadece temel direkler olmalı yönetim binasında. sonrasında yaşanan güne göre tuğlalar konabilir sıvası ve rengi o toplumun isteğiyle şekillenir.
islami açıdan yeterli ilmi tahsil etmediğimden kısaca fikrim bu.

konu içinde sayısız soru var lakin bunlara kendi cevaplarımızı yazmak da bi haftada mümkün değil zaten öyle olsaydi  şimdiye kadar kendi anayasamızı yapmış ve feraha ermiş olurduk.
en önemli nokta yine eğitim neden mi?
kişiler kendini bilmediği sürece koltuk sevdasına düşüp halkın isteklerini göz ardı edip hakkaniyet dışı bi duruma razı geliyorlar.lider yada menfaat odakları ne demişse ona "hee" deyip günlerini gün etme derdinde olabiliyorlar.
velhasılı kelam
eğitim şart
haydi kızlar okula
meryem olmaya
isa lar bizi bekliyor.:)


*

Çevrimdışı ketum

  • *
  • 18
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #41 : 02 Kasım 2008, 12:40:14 ÖÖ 00 »
aklıma gelen başka bir nokta da şu ki:
anayasa yapımı kime bırakılmalı?
buna cevap olarak:işi ehlıne verin sözü ileri sürülebilir.kı dogru sonuçlar da verecektir.ama bizim tarıhımızde gördük ki yüksek makamlara gelenler kendi çıkarları doğrultusunda kanun yazar.genel huzur nasıl sağlanır toplum ne ister bunu gözetmez.bu yuzden eleştirilebilcek bi cevap ve referandum mevzusunda gündeme geldiği üzere ehil olmayan bireyler neyi ne için yaptığının bilincınde değil.

ve diğer çözüm şu ki bizim kanunlarımızdan en eski tarihli olan ve en az değişikliğe uğrayan 1924 tarihli köy kanunu.bunun sebebi ne? sebebi bu kanunun köy halkının dinlenerek oluşturulması.kanunun hitap ettiği kesimce yapılması..

ve bu yazıyı yazarken okudugum bi kıtap dıyor kı:kanun koymak Allahın işi...
kafam ıyıce karıştı yanı ???

sizce doğru olan hangisi?

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #42 : 02 Kasım 2008, 02:22:17 ÖÖ 02 »
Sevgili ve Saygılı Ketum ..
Öncelikle anayasa tariflerin güzeldi...
Belkide içimdeki saklı meslek Hukukcu olmak ...
Ama bu kadar şikeye yatkın bir bunyeye hukukculuk pek oturmazdı sanırım ...
Sanırım gunumuz şartlarında muhendis olmam en guzeliymiş ...

Kanun koymak Allah'ın işi bu çok dogru ve yerinde bir tespit ...
Nitekim biz insanların koydugunu düşündügü kanunlar aslında ilahi mekanizmanın çözümünden elde edilen sonuçlardır ...
Hukukculuktan sıyrılıp biraz fizikci olursak ..
Aslında fizikcilerin yaptıgının bir kaşiflik oldugunu görürürz ...
Keşfetmek var olanı göz önüne sermek ...
Sistemin nasıl işledigini keşfedip uygun yasayı formulüze etmek ...

Gelelim hukuka ...
İslamda hukuki ilişkiler 3 türe ayrılır ...
Allah- Kul arası Hukuk ...
Kul-Kul arası hukuk ...
Kul-Eşya arası hukuk ...
Ve din genel olarak hepsine tanımlama getirmiş yol göstermiştir ...
Kul-Kul arası hukukun belirlenmesi bizim asıl konumuz ...
Ve bunu en iyi kim yapabilir ...
O zaman hukukun tanımına inmemiz gerekir ...
Hukuku kabaca Toplumsal hayatı belirleyen kurallar bütünü olarak ele alırsak ...( konmuzla ilgili açıdan )
Yani Anayasa veya Kanunları yapabilmek için tanımamız gereken ilk aşama Toplumdur ...
Körlerin fili tarifi gibi Topluma bakış açısına baglı olarak farklı manalarda kimi zaman taban tabana zıt kanun maddeleri hazırlamıştır insanlar ...
Sonucta genel manada toplumu özel manada insanı nasıl gördügüne bakar açısı ...
Ve yaratıcısı oldugu Toplumu elbette en iyi tanıyacak olan Allah 'tır ...
Bu manada Kanun koyucu en direk manada Allah'tır ...
Ve Allahın koydugu kanunlar çercevesinde O'nun tanımlarıyla insana ve topluma yaklaşabilen , insanı ve toplumu tanıyabilen işi ehli insanların guncel ve pratige uygun hazırladıgı bir anayasa elbette en uygun ve guzel anayasa olur ...
Köy örneginde oldugu gibi anayasada pratikle ilişkili olmalıdır ...
Sonucta Hastalık Doktorun teşhis ettigi şey degildir ...
Hastalık bunyede mevcut olan bir arazdır ...
Doktor bu arazı tanımlamasada o vardır ...
Doktorun yapması gereken dogru tanımlama ve dogru tedavidir ...
Yani hukuk yazılmasada , konuşulmasda bir şekilde insan toplumlarında oluşuyor ...
Önemli olan bu işi dogru insanların , dogru kriterler ölçüsünde , tanıdıkları bunyeye göre tanımlamasıdır ...
Tanımların en güzelinin yer aldıgı Kuran ışıgında ...
Bunu yapacak dogru insanlarla ..
Bunu yaşayacak bilinçli toplumun olması gerekir tam bir anayasanın olabilmesi için ...

Anlatım biraz karışık oldu ama :)
Kafam çok dagıldı ..
Selamlar ...


Not font kurbaa

Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #43 : 02 Kasım 2008, 02:58:38 ÖÖ 02 »
Anayasa'nın amacı bellidir aslında.
Özetle devleti hukuk eksenine sokmak...
Eh tabii siyasal iktidarın keyfiliğine karşı da biçimsel olarak bir engellemedir...
Fakat sanki herşey Anayasa yüzünden sakatmış gibir bir hava var.
Genel olarak ülkelere baktığımızda göreceğiz ki: demokrasi, temel hak ve özgürüklere ilşikin düzenlemeler anayasalrda yer almış olsa da bu demokrasinin tıkırında olduğu,  hak ve özgürlüklerin sağlandığı anlamına gelmiyor.
Pratik ile teorik arasında daima fark oluyır.
Anayasa ilkeleri koyar, olması gerekeni gösteririr... Ama ona uyup uyumama, uygulamaının sorunu...
Sorun herşeyi hukutan beklemektede yatıyor.

Hukukun gücü tartışlılmaz. Ama bilinmelidir ki bu güç de sınırsız değil...

Yani sanıldığının aksine anayasa ne tüm sorunlaraın çöüzüm yeri, ne de şimdilerde bas bas bağrıldığı gibi sorunun kaynağı değil. Öyle olduğunu iddia etmek gerçekleşlerden uzaklaşmak anlamına gelir.

Bu bizim ülkemizin yıllardır düzelmeyen hastalığı. Suçu hep anayasada aramamız... 

Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #44 : 02 Kasım 2008, 03:28:51 ÖÖ 03 »
Birebir örnek olarak gösterme amacı gütmeden, Kur'an-Kerim'i ele alacak olursak :

Mükemmel yazılmış ( kusursuz, eksiksiz) mukaddes kitabımız da dahi, konunun uzmanları bir çok noktada orta yolda bulamazken,
İnsanların yapacağı ideal bir anayasa  ::)