Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!

  • 55 Cevap
  • 28472 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #15 : 28 Ekim 2008, 01:56:36 ÖS 13 »
anayasa diyinc aklıma gelen ilk söz

''Anayasa bir kere delinse birşey olmaz''

sanırım her gelen kendince delikler açıyor sonra her gelenden kendine uygun farklı renklerde yama...

sayın kararsızla anayasa hakkında birkaç gece yarısı konuşmuştuk.daha ilk anayasa hangisi o konuda bile anlaşamamıştık
ve kararsızın hukukçular sitesinden aktardığı son haber

-çoğu avukat diplomasını wc lere asmış :)

neyse
 islama göre anayasa?

Doğrusu, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği gibi hükmedesin diye Kitap'ı sana hak olarak indirdik; hakkı gözet, hainlerden taraf olma.nisa 105

Cahiliye devri hükmünü mü istiyorlar? Yakinen bilen bir millet için Allah'tan daha iyi hüküm veren kim vardır?*maide /50

Hayır; Rabb'ine and olsun ki, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem tayin edip, sonra senin verdiğin hükmü içlerinde bir sıkıntı duymadan tamamen kabul etmedikçe inanmış olmazlar.nisa/65

Aralarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve Peygambere çağırıldıkları vakit: "İşittik, itaat ettik" demek, ancak müminlerin sözüdür, işte saadete erenler onlardır.
nur/51

(Ahmet akgündüz islam anayasası kitabında anayasaları incelemiş ve örnek islam anayasası oluşturmuş.kitabın hepsini okumadım tavsiye değil yani alıntı.......)

ana maddeleri şöyle sıralamış
1-Sadece Allaha kulluk
2-sorumlulukla beraber şer'i hürriyet
3-merhametten ayrılmayan adalet
4-kardeşlikle teyid edilmiş eşitlik
5-kesret içinde vahdet
6-hayat ve devlet nizamı olarak meşveret

Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #16 : 28 Ekim 2008, 02:09:14 ÖS 14 »
Anayasa mahkemesinin ilk 10 maddesini Türkiye'nin bir İslam devleti olduğunu düşünerek değiştirmeye çalıştım ama başaramadım malesef.

Mesela 1. ve 2. maddeyi şöyle değiştirdim.

Anayasa`nın 1. Maddesi :
Devletin Şekli
Türkiye Devleti bir İslam devletidir.


Anayasa`nın 2. Maddesi :
İslamın Nitelikleri
İslam, son peygamber Muhammed (S.A.V.) tarafından tebliğ edilen, Allah’ın korumasında olup orjinalliğini kaybetmemiş olan ve insanlığın yararına olup dünya ve ahiret hayatının kurtuluşunu hedef alan Kur’anı Kerimde belirtilen hükümler bütünüdür.

Ama sonra baktım da aslında anayasa da tek bir maddenin değişmesi gerekiyor.

Anayasa`nın 6. Maddesi :
Egemenlik
Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Egemenlik, kayıtsız şartsız Allah'ındır.

Bu madde değiştikten sonra hiç bir sorun kalmayacak :)
Dinle ey İsrail!Ey gökler dinleyin, ey yeryüzü kulak ver! RAB’in öfkesi dinmedi, eli kalkmış durumda

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5167
    • depo
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #17 : 28 Ekim 2008, 02:34:57 ÖS 14 »

eyvah eyvah ozanca kaç devrimciler basmış burayı
baksana anayasayı değiştiriyorlar :D

gel de 367 sabih'ciğime katılma. bunların derdi bu; şeriatı hortlatmak :)


latifeyi geçer isek;
mevcut sistem anayasası tıkanmaya tıkalı. değme poroflar siyasetçiler güç yetiremedi çözemedi.
biz olması gerekeni, bizim kriterlerimize göre nasıl bir temel yasalar olmalı ve bu yasalara  uygun yasama işlevini yürüten hükümeti kim nasıl neye göre denetleyecek; onu değerlendirelim...

yoksa bizde ayetullahlar mı atayalım.
hakket, ayetullahlar iranın anayasa mahkemesimi oluyo :)

Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #18 : 28 Ekim 2008, 03:03:46 ÖS 15 »
ideal olanı sorgulayacaksak şayet, bizim evde uygulanmış olan bir anayasa metninden bahsetmek isterim .

Babam  4 maddeden ibaret evimiz anayasasını yayınlanmıştı. Ve anayasamızda şekli değildi.

Madde 1 : Babam haklıdır.
Madde 2 : Babam her zaman haklıdır.
Madde 3 : Babam her durumda, her zaman, mutlaka ama mutlaka haklıdır.
Madde 4: Babamın haksız olduğu durumlarda 3. madde yürürlüğe girer.
MAdde 5 : BU hükümlerin değiştiirlmesi teklif dahi edilemez...

BU anayasa yürülükteyken her hangi bir sorun yaşamadık  :D Ne zaman ki biz de vestiyerde duran bir çift postalın mevcut durumu değiştirmede etken rol olduğunu keşfettik işte o zaman huzurumuz bozuldu  :D
Evimize getirdiğimiz yeni sistem demokrasiyi çağrıştırsa da, kardeşler arası birbirimizi yemeden öteye geçmedi  :D


*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #19 : 28 Ekim 2008, 04:56:43 ÖS 16 »
Evet Aslan payı Sayın Yıldıza kaldı ...
Madde 1 :
Devletin şeklinin tarif edildigi o maddede siz gönlünüzdekini yazmışsınız ...
Şeklen bir devlet nasıl İslam olur sormak lazım ?
Veya soruyu şöyle almak lazım ele ..
İslam nedir ?
Bir devlet yönetim tarzımı ?

Madde 2 :
Netikim aslında birinci soruya cevap ikinci soruda gelmiş ..
şekilde görüldügü gibi tarif edilen bir din , bir devlet şekli degil ...
Hal böyle olunca "Kuran Anayasamızdır" söylemi tekrar gündeme geliyor ...

Ve madde 6 :
Egemenligi Allah'a atfetmek ...
Sanırım en çok polimik olan kısmıda bu ...

Biraz geriye gidip 367 konusunu düşünelim şimdi ..
Nolmuştu 367 gereklimi gereksizmi konusunda sistem kitlenince ...
Çözüm için Anayasada egemen olarak tanımlanan Halka muracat eidlmişti ..
Ki netekim Halk gerekli cevabı verdikten sonra birileri istemesede susmak durumunda kalmıştı ..
Şİmdi 367 konusunu sizin belirlediginiz Egemene nasıl ve ne şekilde iletecegiz ...
Ve nihai çözümü nasıl bulacagız ...
Dersenizki Kuranda herşey var o bize yeter ...
Tamam bir kaç konu evvel muzik konusunda oldugu gibi 3 ayrı hüküm çıkarsa Egemenimizin durumu ne olacak ?
Sözde bir yüceltme gibi görünen hareket aslı itibariyle çözümsüzlüge sürüklenme sebebi oldugu şekilde görülüyor ...
Yok eger peygamber dönemi bir anayasa hazırlanmış olsaydı o zaman dediginiz dogru olurdu ..
Çunku devam eden bir vahiy söz konusu ...
Fakat Vahyin artık kesildigini gene Zatı Zülcelalinden ögrendigimiz konumda ise bu iş nasıl olacak merak ediyorum ...
Görüldügü gibi aslında yüceltme maksadlı yapılan bu eylem sadece ya belli bir sınıfa , yada belli bir mihvale yönetimi devretmek oluyor ...
Takdir sizlerin ....
Bu madde degiştikten sonra işler iyice karışıyor yani ...


Aziz Max ...
Aslında 367 Sabih dogruyu söylüyor hortlatma konusunda ...
Yani ...
Din bir hayat nizamı ..
Devlette hayatı düzenleyen sosyal bir yapı oldugu sürece ..
Sabih bey cortlatmasının tespiti tam isabet oluyor ...

Durdurulamaz bir güçün karşısına kımıldatılamaz bir taş çıkarsa ne olur sorusu gibi ...
Aslında Muslumanlar şeriat istiyormu istemiyormu sorusu oluşuyor ...

Konu aslında devlet ve anayasa olunca ..
Biz , onlar şunlar bunlar arasında çokda farklı bir yapı oluşmuyor ...
İşin aslı bu tamamen halkın - ki egemen olmasından murat budur- kapasite , çap , tarzıyla alakalı ...
Yani teslimiyetci , idare ve sevki kolay , sosyalleşmemiş , farklı etnik yapı ve kültürlerde olan bir devletle ..
Günümüzün Türkiyesinin devlet ve anayasa yapısı farklı olabiliyor ..

Fakat günümüz koşullarında bir Yunanistanla , bir Türkiye arasında anaysa ve devlet içerikleri olarak ..
Uçurumlar göze çarpmaz kanaatindeyim ....
Atıfta bulunulan bir kaç kavram degişecektir o kadar ...
Ama elbetteki her millet için Anayasa ayrıca hazırlanmalıdır ...

İranda ise Anayasa mahkemesi makamında olan ..
Anayasa Koruyucular Kurulu tarzında bir yapılanma var bildigim ...
Onlardaki baskın şey ..
mevcut Anayasanın degiştirilmesini engellemek ...
Yani bizdekine benzer bir durum ...
Hal böyleyken ...
Güçler kimlerdir ?
Denge ne üzerinden saglanır soruları hala sıcaklıgını koruyor ...


Ve sayın Kararsız ...
Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklal demekten kendimi alamadım efendim ...
Demokrasiye olan güzide atfınızı gördüm ...
Buyrun cenaze namazına ..

Selamalr ..
Not font kurbaa

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #20 : 28 Ekim 2008, 05:35:09 ÖS 17 »
Hakimiyet (el- hakimiyye) insanlığın yaratıcısı Allah’a aittir. Egemenlik (es-siyade ) Allah’ın egemenliğinin temsilcisi olan Sudan halkına aittir. Bu temsilciliği, Sudan halkı Allah’a kulluk, emanete riayet, ülkeyi imar, adalet, özgürlük ve meşvereti yaygınlaştırmak, anayasa ve kanun tanzim etmek amacıyla kullanır “ …..

Diye başlar Sudan Anayasası ...
Sanırım bu baglamda bir şeyler demek istiyorsunuz degilmi Sayın Yıldız ...
Selamlar ...
Not font kurbaa

Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #21 : 28 Ekim 2008, 08:08:16 ÖS 20 »
Hakimiyet (el- hakimiyye) insanlığın yaratıcısı Allah’a aittir. Egemenlik (es-siyade ) Allah’ın egemenliğinin temsilcisi olan Sudan halkına aittir. Bu temsilciliği, Sudan halkı Allah’a kulluk, emanete riayet, ülkeyi imar, adalet, özgürlük ve meşvereti yaygınlaştırmak, anayasa ve kanun tanzim etmek amacıyla kullanır “ …..

Diye başlar Sudan Anayasası ...
Sanırım bu baglamda bir şeyler demek istiyorsunuz degilmi Sayın Yıldız ...
Selamlar ...

Aslında yazdıklarımın başında anayasayı tam da istediğim şekle çevirmeyi başaramadığımı söyledim. Bunun için bir iki maddeyi yazıp bıraktım. Yazdıklarınıza karşılık verecek derecede bilgiye sahip değilim açıkçası. Ama benim istediğim Allah'ın hakimiyetinin kabul edilip onun hükümlerinin uygulandığı bir devlet oluşturulması. Allah'ın hayatın her anına müdahale ettiğinin kabul edilmesidir.
Dinle ey İsrail!Ey gökler dinleyin, ey yeryüzü kulak ver! RAB’in öfkesi dinmedi, eli kalkmış durumda

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5167
    • depo
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #22 : 29 Ekim 2008, 02:24:12 ÖÖ 02 »
sudanın anayasası başlangıcı fena degil. özgürlük kavramına takılmayacak olursak genel olarak olumlu....

ne zaman devlet anayasa islam konuları gündem olsa hizbe göz atmayı ihmal etmem. zira bu konuda en detaylı çalışmayı yapan kesim onlar. bırakın islama göre anayasa yapmayı; okullardaki ders programlarını ve teneffüs saatlerini bile planlamışlar :) (şakam yok)

neyse konuya dönecek olursak. gelin inceliyelim hizbin anayasa taslağı ciddi samimi bişey mi yoksa ayakları yere basmayan afaki söylemler mi...



İSLÀM DEVLETİ İÇİN BİR ANAYASA TASARISI

 Bu, Hilâfet Devleti için bir anayasa tasarısıdır. Onu, Hilâfet Devleti’ni kurmak ve Allah’ın indirdikleri ile yönetimi tekrar geri getirmek için çalışmakta olan müslümanların önüne koyuyoruz ki onlar İslâm Devleti’nin vakıasını, şeklini, nizamlarını, İslâm nizamları ve hükümlerinden tatbik edeceği hususları tasavvur etsinler.

Bu anayasa, İslâm akidesinden kaynaklanmış, delilin kuvvetliliğine göre şer'î hükümlerden alınmış bir İslâmî anayasadır.

Bu anayasanın alınışında Allah’ın Kitabına, Rasulü’nün Sünnetine ve onların gösterdiği sahabenin icmaına ve kıyasa dayanılmıştır. (Yani sadece bunlar kaynak olarak alınmıştır.)

Bu bir İslâmî anayasadır, başka değil. Onda İslâmî olmayan bir şey yoktur. Bu belirli bir bölgeye ya da beldeye has bir anayasa değildir. Bilakis bu, İslâm aleminde hatta bütün dünyada kurulacak Hilâfet Devleti için bir anayasadır. Zira Hilâfet Devleti, İslâm’ı bütün dünyaya nur ve hidayet mesajı olarak taşıyacak, dünyanın işlerini gözetmek, onu himayesi altına almak ve üzerinde İslâm’ın hükümlerini tatbik etmek için çalışacaktır.

Allah’tan müslümanları bu devletle şereflendirmesini, Raşid Hilâfet Devleti’nin kurularak, Allah’ın indirdikleri ile yönetimin geri gelmesi için gayret gösteren mü’minlerin gayelerinin gerçekleşmesini, bu tasarıyı Hilâfet Devleti için anayasa olarak koymak için çabuklaştırmasını niyaz ediyoruz.

Bu Allah’a zor değildir.

ANAYASA

 GENEL HÜKÜMLER


MADDE - 1:
İslâm akidesi devletin esasını oluşturur. Öyle ki, İslâm akidesini esas kılmaktan başka hiçbir şeyin varlığı devletin yapısında, kuruluş veya kontrolünde yahut devletle ilgisi olan diğer bütün alanlarda geçerli olamaz. Aynı zamanda İslâm akidesi şer’î kanunlar ve anayasanın esasını oluşturur. İslâm akidesine aykırı olan kanun veya anayasa ile ilgili hiçbir şeyin bulunmasına müsaade edilmez.

MADDE - 2: Dar-ül İslâm, içerisinde İslâm hükümleri tatbik edilen ve güvenliği İslâm güvenliği altında olan memleketlerdir. Dar-ül Küfür ise küfür nizamları uygulayan memleketler veya güvenliği İslâm güvenliği altında olmayan memleketlerdir.

MADDE - 3: Halife, belirli şer’î hükümleri benimseyip anayasa ve kanunlar haline getirir. Bu konuda şer’î bir hüküm benimseyince yalnız bu şer’î hükümle amel edilmesi gerekir. Bu takdirde bir kanun meydana çıkmış olur ki bütün devlet yönetimi altında olanlar gizli ve açık olarak bu emre itaate mecbur olur.

MADDE - 4: Halife, zekat ve cihattan başka ibadetlerde, şer’î herhangi belli bir hüküm benimseyemeyeceği gibi yine İslâm akidesine ilişkin fikirlerden herhangi bir fikri benimseyemez.

MADDE - 5: İslâm uyruğunu taşıyan herkes, şer’î hukuklardan yararlanır. Ve yerine getirilmesi gereken işlerden sorumlu olur.

anayasa taslağının tamamını okumak için TIKLAYINIZ

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5167
    • depo
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #23 : 29 Ekim 2008, 02:31:29 ÖÖ 02 »

İslam Şahsiyeti - Cilt 1         Takiyyuddin en-Nebhani
İslam Şahsiyeti - Cilt 2                           Takiyyuddin en-Nebhani
İslam'a Davet                                        Ahmed el-Mahmud
İslam Devleti                                       Takiyyuddin en-Nebhani
İslam'da Yönetim Nizamı                        Takiyyuddin en-Nebhani
İslam Hukukunda Ceza                             Abdurrahman el-Maliki
İslam'da İctimai Nizam                               Takiyyuddin en-Nebhani
İslam'da Ekonomik Sistem                       Takiyyuddin en-Nebhani
Sağlıklı Kalkınmanın Esasları                       Ahmed el-Kasas
Hilafet Nasıl Yıkıldı                                 Abdulkadim Zellum
İdeal Ekonomi Politikası                               Abdurrahman el-Maliki
İslâm Davetini Taşımanın Zorunlulukları ve Sıfatları          Mahmud Abdullatif Uveyda
Hilafet                                                      Hizb-ut Tahrir
Demokrasi Küfür Nizamıdır                                 Abdulkadim Zellum
Hizb-ut Tahrir                                               Hizb-ut Tahrir
Minhac (Hizb-ut Tahrir'in Değiştirme Metodu)      Hizb-ut Tahrir
Ümmetin Misakı                                            Hizb-ut Tahrir
Tefekkür (Düşünme Metodu)                       Takiyyuddin En-Nebhani
Sur'at-ul Bedihe (Kıvrak Zeka)                  Takiyyuddin En-Nebhani
Amerika'nın İslam'ı Yok Etme Hamlesi         Hizb-ut Tahrir
Borsa Sarsıntıları, Nedenleri Ve İslam'i Çözüm         Hizb-ut Tahrir
İslami İctihadlar         Abdulkadim ZELLUM


   İran Cumhuriyeti Anayasa Tasarısının Tenkidi ve Allah’ın Kitâbı ile Rasulü (sav)’in Sünneti’nden Alınmış İslâmî Anayasa Tasarısı Metni    


   Sudan Cumhuriyeti Anayasa Tasarısının Tenkidi ve Allah’ın Kitâbı ile Rasulü (sav)’in Sünneti’nden Alınmış İslâmî Anayasa Tasarısı Metni    


   Yemen Cumhuriyeti Anayasa Tasarısının Tenkidi ve Allah’ın Kitâbı ile Rasulü (sav)’in Sünneti’nden Alınmış İslâmî Anayasa Tasarısı Metni
   


konuları hakkında e-kitapları okumak ve indirmek için TIKLAYINIZ



*

Çevrimdışı Qani

  • ***
  • 496
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #24 : 29 Ekim 2008, 02:45:28 ÖÖ 02 »
anayasa mahkemesi falan hikaye oldu valla
tek başına haşim kılıç hem anayasa oldu hemde karar
dolayısıyla anayasamızın nasıl olduğu elbette önemli fakat bu yasayı okuyacak olanlarında nasıl olduğu önemli.


*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #25 : 29 Ekim 2008, 01:54:38 ÖS 13 »
Alıntı
MADDE - 3: Halife, belirli şer’î hükümleri benimseyip anayasa ve kanunlar haline getirir. Bu konuda şer’î bir hüküm benimseyince yalnız bu şer’î hükümle amel edilmesi gerekir. Bu takdirde bir kanun meydana çıkmış olur ki bütün devlet yönetimi altında olanlar gizli ve açık olarak bu emre itaate mecbur olur.

Yaşasın kralımız ...
Padişahım sen çok yaşa ....
Paşam ölürüm yoluna ...
Başbuglar ölmezzzz ...
Eh yeter sanırım :)

Selamlar ...
Not font kurbaa

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5167
    • depo
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #26 : 29 Ekim 2008, 02:01:01 ÖS 14 »
aferim
kral, biat edenleri sever :)

ama şahsa odaklanmayalım

Cumhuriyet Bayramınız mübarek olsun!
« Yanıtla #27 : 29 Ekim 2008, 02:32:36 ÖS 14 »
   
Bu bir Cumhuriyet Bayramı yazısıdır. Cumhuriyet Bayramınız kutlu, mutlu, mübarek olsun! Bu vesile ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’na AK Parti aleyhinde bir de suç duyurusunda bulunmak istiyorum..

 

Cumhuriyet hükümeti, bu anlamda, sadece Türkiye Müslümanlarının hak ve hukuklarını koruyup geliştirmekle mükelleftir.. Zaten bu yasa çerçevesinde, Hilafetin sembolü olan Emanet-i Mukaddese TBMM’nin maddi ve manevi koruması altındadır. O sebeble zekat ve fitrelerin Diyanet tarafından toplanması sözkonusudur. Diyanet onun için bu yapı içinde yer alır.. Dini vakıflar o sebeble idarenin tahtı kontrolündedir..

Belki hükümet aleyhinde, bu görevini tam olarak yapmadığı için dava açılabilir.. Yoksa şeriatı savunduğu için değil.. İşte suç duyurum da tam bu nokta ile ilgilidir.. Hükümet, Mekke, Medine, Kudüs ve Bilad-ı İslâm ve cemaat-i Müsliminin hak ve hürriyetlerini koruma konusunda acz içindedir. Bu da değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen yasalarda açıkça belirtilen hükümle çelişmektedir..

Laiklik bahanesinin arkasına saklanılarak bu görev ihmal edilemez.. Türkiye klasik anlamda laik bir ülke değildir ve laiklik kavram olarak çarpıtılarak gerçek anlamının dışında tartışılmaktadır. Esasen laik bireylerden ve seküler bir yönetimden söz edilir. Sekülerlikle laiklik aynı şey de değildir.. Laiklik, kilise hiyerarşisi içinde yer almayı, yani ruhani bir statüyü, sekülerlik ise, yercil-yatay ilişkileri ifade etmektedir.. Mesela Almanya seküler bir ülkedir. Daha doğrusu “Kontrat ülkesi” olarak anılır.. Fransız laikliğini koruma kurumu, resmi bir kurum değil, sivil bir kurumdur. Adı “La Lique”dir.. Fransa’da bireyler dilerse kilise hiyerarşisi içinde yer alabilirler. Fransa’da birçok üniversite ve hastane laikler tarafından değil, ruhani otoriteye bağlı yönetilir.. Vatikan’da da mesela seküler senyörler de görev yapar!
İşin ilginç bir yanı da, bizim laiklerin çoğunun bilmediği, Fransa’nın tümünde laiklik kurallarının geçerli olmadığı gerçeği.. Mesela, AİHM’nin de içinde bulunduğu Strasbourg’u da içine alan Alsas Loren bölgesinde laiklik değil, kontrat esasları geçerlidir..

Laik geçinenlerin çoğu bu gerçeğin farkında olmadığı gibi, Vatikan’daki seküler senyörleri de bilmezler. Yani ne İslâm’ı, ne Hıristiyanlığı ve ne de laikliği biliyorlar, ama el aleme nizam verme iddiasından da vazgeçmiyorlar.. Bunlar cumhuriyetin ne demek olduğunu, cumhuriyetle demokrasi arasındaki ilişki ve çelişkiyi de bilmezler.. Bilmediklerini de bilmezler.. 6 oku bile sayamazlar aslında doğru düzgün. Yani Kemalizmi de bilmezler aslında..
Aslında AYM Başkanı Haşim Kılıç’ın bu tartışmayı derinleştirerek sürdürmesi gerekir. Ben aynı şekilde Sami Selçuk’un da bu konuya bir hukukçu olarak, aynı zamanda akademik ciddiyete sahip bir kişi sıfatı ile, ciddi anlamda entelektüel bir katkı sağlayacağını düşünüyorum..

Bu konuda işte benim tesbitlerim:

1- Laiklik, din ve devlet ayrılığını ifade etmez. Laiklik, egemen kilise Vatikan ile devlet arasındaki ilişkiyi düzenler. Kaynağını İncil’den alır. “Tanrı’nın hakkı Tanrı’ya, Sezar’ın hakkı Sezar’a” ait olacaktır. Laik, kilise hiyerarşisi içinde yer almayan kişiye denir. Yani laikliğin objesi din ve devlet değil, kilise ve devlettir. Aralarında ilişki İncil’in taksimine göre yapılır. Dualist bir dünya görüşü ve din algısının ürünüdür.
2- Türkiye’de, laiklik değil, daha çok devletin kiliseye / dine egemen olduğu Bizantinist model benimsenmiştir. Bir dönemde ise resmi ideoloji dinleştirildiği için teokrasi benzeri bir anlayış hakim olmuş. Bunun sonucu olarak da 1946 TDK sözlüğünde, din maddesinde örnek cümle olarak “Türkün Dini Kemalizmdir” ifadesi yer almış ve bu dönemde, bazı çevrelerce “Türkün Yeni Amentüsü” yayınlanmıştır.
3- Laik bir cumhuriyetten söz edilse de, aynı zamanda bu cumhuriyet, devrim yasaları ile, Müslümanların ekümenik temsilciliği rolünü ifade eden mana ve mefhum olarak hilafetin içinde mündemiç olduğu bir değer olarak tanımlanmıştır. Bu yasa hâlâ mer’idir ve “Hilafet makamının ilgası”na ilişkin yasada bu durum açıkça belirtilir.
4- Türkiye devletinin kuruluşunda, 1. Meclis döneminde, resmi yazışmalarda “Hilafete sadakat”tan söz edilir ve Meclis’in kapısında Kelime-i Tevhid bayrağı asılıdır ve Meclis’in içinde kürsünün arkasında “Ve emruhum şura beynehüm” yazılı bir ayet asılıdır. Kurtuluş Savaşı’nda da Kelime-i Tevhid bayrağı en öndedir. Lozan Anlaşması’nda ise, Türk Milletinin tanım olarak anasırı İslâm kasdedilmiş. Müslüman unsurların tümü Türk kabul edilerek, “Türk milleti tanımının üssül esasının İslâm olduğu” vurgulanmıştır.
5- Diyanet teşkilatı ile İlahiyat Fakültesi, daha önce açılan Yüksek İslâm Enstitüsü ve İslâmi İlimler Akademisi ile İslâm Araştırmaları Merkezi ve camilerin devlet dairesi sayılması, zorunlu din dersleri yanında, İmam-Hatipler ve Kur’an kurslarının varlık ve işleyişi, müfredatının devlet tarafından belirlenmesi gibi uygulamalar laik devletlerde olmayan uygulamalardır.
6- Yine dini bayramların resmi tatili yanında, “Hacı” kelimesinin devrim yasaları ile ünvan olarak kullanılması yasaklanırken, hükümet genelge yayınlayarak Hac ibadetinin nasıl yerine getirileceği ve hacılarla ilgili işleri düzenlemektedir. Hatta bu konuda insanların “Hacı” olması için devlet eliyle organizasyonlar gerçekleştirilmektedir. Bütün bunlar laik devlette olması mümkün olmayan uygulamalardır..
7- Yine laik devlet, dini vakıfları elinde tutmakta ve kullanmaktadır..
8- Laik devlet, hilafetin sembolik olarak remz’i mahiyetindeki emaneti mukaddesenin koruyucusu durumundadır.
Hem başörtüsü yasak olacak, hem dini vergilerin toplanmasında devlet aracılık etme iddiasında bulunacak. Hem hilafet rolü üstlenecek, hem dini talepleri irtica olarak değerlendirecek. İmamları kadroya alacak, maaş verecek, hutbe ve vaazları tanzim edecek, Kutlu Doğum Haftaları düzenleyecek. Hafız yetiştirecek, dini yayınlar yapacak, sonra da dini konularda görüş açıklıyor diye eleştirilecek..

Burada bir terslik olduğu çok açık. Bu durum ne uluslararası sözleşmeler, ne Anayasa ve ne de yasalarla örtüşmemektedir.. Müslümanlarla gayri müslimler arasında statü farkı vardır. Bu da anayasal vatandaşlık ve anayasa önünde eşitlik ilkesine aykırı bir durumdur.

Hâlâ mer’i olan yasadaki ifadelerle “Mana ve mefhum olarak hilafeti içinde barındıran Cumhuriyet”i selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun!

Selam ve dua ile..

ABDURRAHMAN DİLİPAK - VAKİT

a.dilipak@vakit.com.tr

Ayrıca Anayasa’nın başlangıç maddeleri, aynı zamanda Cumhuriyetin niteliklerini de belirleyen devrim yasalarından ruh ve ilham aldığına göre, devrim yasaları arasındaki bir yasayı AYM Başkanı’nın da dikkatlerine sunmak istiyorum. Cumhuriyeti koruma ve kollama konusunda hassasiyetini bildiğim TSK komuta kademesinin de ıttılalarına arzolunur! Zira “Cumhuriyeti korumak”, aynı zamanda “Hilafeti de korumak” anlamına gelmektedir!
Bakınız, devrim yasalarına göre “Cumhuriyet” ne demekmiş: HİLAFETİN İLGASINA VE HANEDANI OSMANİNİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ MEMALİKİ HARİCİNE ÇIKARILMASINA DAİR KANUN. Kanun Numarası: 431, Kabul Tarihi: 03.03.1924, yayımlandığı Resmi Gazete tarihi: 06.03.1924, Yayımlandığı Resmi Gazete sayısı: 63. “Madde 1 - Halife halledilmiştir. Hilafet, Hükümet ve Cumhuriyet mana ve mefhumunda esasen mündemiç olduğundan Hilafet makamı mülgadır.”

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #28 : 29 Ekim 2008, 02:44:31 ÖS 14 »
max tuttuğun dalın ucu yerde değil söylemiştim bak bu iki oldu :)
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: Haftanın Gündemi ... Anayasa !!!
« Yanıtla #29 : 29 Ekim 2008, 10:35:29 ÖS 22 »
Aziz Max ...
O madde resmen bir kral , padişah tarifi yapmış ..
Kanun ve kural koymayı tek kişinin insiyatifine bırakmışki ..
Bu seçilmiş kraldan başkası olamaz ...
Selamlar ...
Not font kurbaa