Haftanın Gündemi .. İfade ve Basın Özgürlüğü ...

  • 5 Cevap
  • 4898 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Haftanın Gündemi .. İfade ve Basın Özgürlüğü ...
« : 18 Ekim 2008, 12:36:22 ÖÖ 00 »
Evet bir Cuma daha geldi ..
Aslında o kadar yogun bir gündem yaşıyoruzki neredeyse atılan her adım başlı başına bir gündem maddesi ..
Herşey ve herkes içiçe girdi ...
Fakat daha evvelinden Nokta dergisi şimdide Taraf Gazetesine yapılan baskı ?
Nokta dergisi kapatılmıştı malum ...
Taraf Gazeteside tarihinde nadir rastlanan bir örnekle otoriteye kafa tutabiliyor ..
Haklı haberciligini sonuna kadar kullanacagını söylüyor ..
Diger tarafta ise Terörün ekmegine yag sürmekle suçlanıyor ..
Aslında konu kesin ve net çizgileri olmayan bir konu bence ..
Şunu yaparsan basın özgürlügü bunu yaparsan degil denemeyecek bir durum ...
Biraz toplumsal olgunluk ve gelişmişliklede orantılı ...
Herzaman kral çıplak demek toplumda bir uyanış meydana getirmiyor ...
Evet Basın yada ifade özgürlügü bu topraklarda çok konuşuldu ...
Çok canlar yaktı , çok insan bunun derdini çekti ..
Nerede başladıgı ve bittigi belli olmayan bu kavramı bu hafta konuşalım istedik ...
Konuyu vahiy ve sünnet ışıgında ana hatlarıyla ele almak ..
Sonrada sosyal yapı olarak toplumumuz konunun neresinde bakmakta fayda var ...
Selamlar ...
Not font kurbaa

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5167
    • depo
Ynt: Haftanın Gündemi .. İfade ve Basın Özgürlüğü ...
« Yanıtla #1 : 18 Ekim 2008, 02:17:43 ÖÖ 02 »

Bunlar ne işe yarar?


Ahmet Altan - 15.10.2008

Burası kıpır kıpır, enerji dolu bir ülke.

Derin bir tarihi, çağların içinde birikmiş renkli bir kültürü, muhteşem bir tabiatı ve coğrafyası olan bir ülke.
Olağanüstü bir mizahı, çok kuvvetli bir şiir damarı, çocuksu bir vahşeti ve masumiyeti olan bir ülke.

Burası güzel bir ülke.
Burası tanrının armağanlarıyla dolu bir ülke.

Peki, nedir bu halimiz?

Nedir bizi böylesine zebun eden?

Niye böyle zayıf, niye böyle fakir, niye böyle kan revan içindeyiz?

Ne yapmalıyız insanca yaşayabilmek için?

Size sadece iki kelimeyle cevap verebilirim.

Orduyu düzeltin.
Buna iki kelime daha ekleyebilirim.
Medyayı düzeltin.
Bu iki kurum gerektiği gibi çalışsın, çağdaş ülkelerde ordu ve medya nasıl çalışıyorsa öyle çalışsın, göreceksiniz ki bu ülkenin kaderi tahmin edemeyeceğiniz bir süratle değişir.

Biliyorum, “ya siyaset” diyeceksiniz?
Medya gerçek bir medya gibi olursa siyaset zaten kendiliğinden düzelir.
Doğru, gerçekçi, çıkar gözetmeyen bir medya, siyasetin saçmalığını kısa sürede düzeltir.
Bakın, Aktütün’deki kanlı facianın perde arkasını dün bu gazete yayınladı.
Çok önceden haber alınan, saldırı hazırlığının görüntüleri an be an kaydedilen bir baskını ordu önlememişti.
Hiçbir tedbir almamıştı.
Oradaki çocuklar ölüme bırakılmıştı.
Böyle bir ordu olur mu?
Yeni genelkurmay başkanı ile yeni kara kuvvetleri komutanının yaptıkları ilk konuşmaları hatırlıyor musun?
Kendi meslekleriyle ilgili değildi konuşmalarının vurguları.
Siyasetle ilgiliydi.
İki siyasetçi gibi konuşuyorlardı.
Kimse onlara, “size ne, siz işinizle ilgilensenize” demedi.
Ve onların işleri yerine siyasetle uğraşmasının bedelini genç askerler ödedi.
Daha önce Dağlıca baskınını bile bile önlemedikleri gibi Aktütün baskınını da bile bile önlemediler.
Arkasından çıkıp “baskı yasaları” istediler.
Zaten asıl istedikleri, burada bir askerî yönetimi sürdürmek ve mümkün olduğunca güçlendirmek.
Kürt sorununun demokratik yollarla çözümünü bu nedenle engelleyip duruyorlar.
Öylesine siyasetle meşguller ki askerliği bir kenara bırakmışlar.
Sadece siyaseti tekellerine almayı, toplumun üstündeki baskıyı artırmayı amaçlıyor.
Böyle bir ordu olmaz.
Yeryüzünün her normal ülkesinde bunun hesabı o komutanlardan sorulur.
Burada soruluyor mu?
Hayır.
Dün Meclis’te bütün partilerin grup toplantıları vardı.
Tek bir parti bile bu konuya değinmedi.
Birbirleriyle kayıkçı kavgası yapmaya daldılar.
Öylesi daha kolay çünkü.
Peki, eğer Aktütün’de ölüme terk edilen o genç çocuklara sahip çıkmayacaklarsa, bu partiler neye sahip çıkacaklar?
Ne için var bu partiler?
Birbirlerine küfretmek, saçma sapan polemikler yapmak için mi?
Ya iktidar niye var?
O başbakan niye var?
Böyle bir facianın hesabını sormayan bir başbakan olsa ne olur, olmasa ne olur?

Şimdi, alın bugünkü gazeteleri ve bakın bakalım.
Kaç gazete, bu siyasetçileri, Aktütün konusuna değinmedikleri için eleştirecek?
Kaç gazete, hükümete, “bu olayın hesabını sormak zorundasın” diyecek?
Eğer medya gerçekten medya olsa, bunun peşini bırakmaz.


Bunun hesabının sorulacağını bilen siyasetçiler de o utanç verici kavgalar yerine gerçek işlevlerini yerine getirirler.
Ölen çocuklara sahip çıkarlar.
Çıkarlar ki başka çocuklar ölmesin.
Meclis, hükümet, siyasi partiler bu ülkedeki insanların mutluluğunu ve özgürlüğünü korumak için var.
Korumayacaklarsa varlıkları ne işe yarar?

Siyasete dalıp askerliği unutmuş bir ordu, gerçekleri söylemeyen bir medya ve ürkek bir siyaset kurumu bu ülkeyi bu hale getiriyor işte.

Önce orduyu düzeltmeli bu ülke.
Onu siyasetten uzaklaştırmalı.
Yoksa daha çok çocuk ölür.
Onların ölümü baskı yasaları için bahane edilir.

Medya, gerçekleri yansıtmalı.
Orduyu da, siyaseti de hakkaniyetle eleştirmeli.
O zaman bu korkak politikacılar da biraz cesaret bulur belki.
Ya da yerlerine cesur birileri gelir.


Yeryüzünün en güzel ülkelerinden birinde yaşıyoruz, herkesin gıpta edeceği bir ülke olmak için her şeye sahibiz, eğer öyle olamıyorsak nedeni sadece biziz.
Böyle bir orduya, böyle bir medyaya ve böyle siyasetçilere tahammül etmenin bedelini fakirlik içinde çocuklarımızın ölünü seyrederek ödüyoruz.

KAYNAK

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
Ynt: Haftanın Gündemi .. İfade ve Basın Özgürlüğü ...
« Yanıtla #2 : 20 Ekim 2008, 11:48:08 ÖS 23 »
nereden geldik ifade ve basın özgürlüğüne
taraf ve başbuğ arasında ki atışmalardan..

şimdi, düşünelim.
acaba taraf tarafsız mı ?
tarafın derdi sadece şehit askerler mi?
tarafın bir arka bahçesi varmı?
birileri tarafla haber gönderiyor olmasın?
tarafın kökü-dedesi kim acaba?
nerden - nerelerden ve kimlerden besleniyor?

gelelim öbür tarafa : Başbuğ tarafına
ne arıyoruz ki pkk ile asker işbirliği ergenekonla açığa çıkmadı mı? şahsen bu konuda artık şüphem kalmadı..
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: Haftanın Gündemi .. İfade ve Basın Özgürlüğü ...
« Yanıtla #3 : 21 Ekim 2008, 02:14:34 ÖÖ 02 »
Öncelikle kimseden tarafsız olmasını bekleyemezsiniz ..
Elbetteki herkesler taraflıdır ..
Ama devlet eşit mesafeli olmaya azami gayret sarfeder onunda konumuzla alakası yok ...

Taraf hakkında açık dile getirilen şey ..
Amerika güdümünde oldugu ve amacının TSK yı yıpratmak oldugu ...
Çunku bu Pis Türklerin Ordu- Millet gibi kahır bir mantalitesi vardır ezelden ...
Bölgenin güçlü iki devleti İran ve Türkiye neredeyse zıtlıkları yaşamaktadır artık ..
biri devrimle birlikte kapalı kutu olup dışa daha dogrusu batıya kapanmış bir İran ...
Digeri demokrasi mantıgıyla birlikte dışa yani Batıya kabak çiçegi gibi açılmış Türkiye ..
Türkiyede evvelinde "bizim çoçuklar" çok cirit attılar ...
O zamanki bu çelik çomak oyunları TSK nın iradeci konumunu koruması içindi ki malum sovyet tehlikesi vardı ...
Fakat artık gunumuzde egemen Amerika kime oynadıgını sanki bazen kendi bile bilmiyor ..
Bazen abalıya vuruyor bazen yamalıya ...
Sanırım tek tarafı egemen kılmak istemiyorki birbirimizle ugraşalım ..
İşte Tarafın  veyahut vakti zamanında muhturaya diklenen Tayyip amcanın elini dolduran ..
Muhtemelende bunu istihbarat paylaşımı olarak yapan ve yetkilendiren Amerikadır ...


Gel gelelim TSK kanadına ...
Kurum olarak en astından en üstüne kadar  hiyanet ve dalalet içinde olduklarına inanmıyorum ...
Munferit manada Küçük amcalar , Tolon amcalar veyahut "tanırım iyi çoçuklar" mutlaka vardır ...
Fakat bu bir kurum politikası anlamına gelmez ..
Yani asker PKK nın sürmesini istiyor göz yumuyor lafı çokda isabetli bir tahmin degil kanaatimce ..
Dedigim gibi münferit vakkaları temizlersek Asker elbetteki PKK nın bitmesini isteyecektir ...
Fekat ihmalkarlıgı , beceriksizligi , acemiligi , eksikligi ve hepsinden öte kendini fasulyeden sayması babında elbette divanı harplik vakkaları diger vakkadan daha cok gibi benceee ...

Gelelim konumuzla baglantısına ..
Aktütün hadisesinde ihaneti düşünmedim ama karizmayı fena halde çizdirecek ve 17 canın hesabını veremeyecek açık hatalar görünüyor ...
Bu açıgını örtmesi anlamında yaptıgı baskılar elbetteki kabul edilemez ...
Çıkarsın, höykürecegine edebinle haberlerin aslı olup olmadıgını , haberlerde teknik detayları ve sorulan soruları alnının akıyla cevaplar ...
Elbetteki her bilginin basın malzemesi olamayacagı ilkesince yetki sınırınca istedigin kadar çemşirirsin Çemşit Paşam ...
Ama önce olanı edebinle bir izah eder akıllardaki soruları giderirsin ...

Taraf ise , bilgi kaynagını açıklamak zorunda degil ...
Ama sanki biraz yan çizmeye başlaması ile hani kaynagınca manipüle ( nasıl yazılır bu ) ediliyor havası esti ...
Tarafda elindeki bilgi ve belgeleri en guzelinden en efendice , rencide edici başlıklarla degil gercekten hakkaniyetli bir uslupla yayınlar ...
Gerekirse birer nushasını ilgili mercilere gönderir ve hukuki yolun önünüde açar ...
Yok öyle karizma çizerek yapılacak ucuz kahramanlık hakkımız ..
Basın dediginin ilk hedefi kamu yararıdır ...
Kamu yararını gözetmiyor isen Kamu adına tepenede bineceklerdir haberin olsun ...

Hal böyle olunca ..
En direk konu baglamında ..
Ülkemizde henuz ne basın özgürlügünü kullanacak bir basın ...
Nede basın özgürlügünü kullandıracak bir yönetim mevcuttur ...

Buyrun cenaze namazına .. .


Selamlar ....
Not font kurbaa

Ynt: Haftanın Gündemi .. İfade ve Basın Özgürlüğü ...
« Yanıtla #4 : 21 Ekim 2008, 04:54:29 ÖS 16 »
Alıntı
Gel gelelim TSK kanadına ...
Kurum olarak en astından en üstüne kadar  hiyanet ve dalalet içinde olduklarına inanmıyorum ...
Munferit manada Küçük amcalar , Tolon amcalar veyahut "tanırım iyi çoçuklar" mutlaka vardır ...
konuyla alakalı bir röportaj

TIKLAYINIZ

Alıntı
Ama devlet eşit mesafeli olmaya azami gayret sarfeder onunda konumuzla alakası yok ...

bence konuyla alakası var  ;)
nuh gönültaşın yazısı için tıklayınız


*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: Haftanın Gündemi .. İfade ve Basın Özgürlüğü ...
« Yanıtla #5 : 23 Ekim 2008, 11:47:12 ÖÖ 11 »

Merkezi Paris'te bulunan Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün (STG) yayımladığı yıllık raporda, basın özgürlüğü açısından Türkiye 173 ülke arasında 103'üncü sırada yer aldı.

Türkiye geçen yıl 101'inci sırada bulunuyordu. STG'nin basın özgürlüğü karnesine göre, Eritre son sırada İzlanda ise ilk sırada yer aldı. İzlanda'yı Lüksemburg ve Norveç izliyor. Sıralamada Türkiye, Ermenistan'ın ardından 103'üncü sırada yer alıyor.
Not font kurbaa