H.Karaman'nın BOYKOT çağrısı

  • 4 Cevap
  • 3952 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
H.Karaman'nın BOYKOT çağrısı
« : 06 Ekim 2008, 08:42:42 ÖS 20 »
Bismillah

önce geçen hafta ki yazısını okuyalım

Boykot çağrısı
Sayın Başbakan, medyaya yakışır şekilde yayın yapmayan, muhalefet partisi gibi davranan, abartan, yalan, karalama ve iftiraya pervasızca yer veren gazeteleri almayın diye bir çağrıda bulundu. Bu çağrıyı mutlaka birinin yapması gerekiyordu; tartışılacak konu, bunu Başbakan'ın yapmasının uygun olup olmadığıdır. Bu tartışma başladı, ama o kadar abartıldı, o kadar çığırından çıkarıldı ki, insan ister istemez “maksat üzüm yemek mi, bağcıyı dövmek mi” diye sormadan edemiyor.

Ben bu tartışmaya girmeden bir Müslüman olarak en azından “Müslümanım, davranışlarımda İslam'ı rehber ediniyorum” diyenlere, ahlak, insaf, vicdan sınırlarını aşan, ideolojik veya ekonomik menfaati için her şeyi mübah sayan, sahip olduğu imkanları (gazete, dergi, televizyon, reklam, sanat…) kötüye kullanan medyayı boykot etmenin farz, onları desteklemenin haram olduğunu ifade etmek isterim.

Müslümanlar evlerine bu çeşit gazeteleri sokmamak ve televizyonlarında uygunsuz kanalları açmamak, izlememek durumundadırlar.

Peki bu çağrı demokrasi ve basın özgürlüğü ile bağdaşır mı?

Demokrasi yalnızca ahlaksızlar için değilse, ahlaklılar için de demokrasi varsa bu çağrı niçin demokrasiye aykırı olsun!

Basın özgürlüğü -bütün diğer özgürlükler gibi- kötüye kullanıldığında elbette sınırlamalar gelecektir. Bunun kanunla ve kararla yapılanı olduğu gibi sivil reaksiyonla, boykotla olanı da vardır.

Bir zamanlar ABD'de bir kanal, Hristiyanları üzen bir dizi yayına başlamış, ilgili sivil kuruluşlar kanala başvurup yayını kesmesini istemişler, kanal aldırmayınca reklam kaynaklarına başvurmuşlar ve “Eğer bu kanala reklam vermeye devam ederseniz sizin firmalarınızı boykot edeceğiz” demişler, firmalar kanalı uyarmış ve yayın derhal kesilmiş.

Sözün özü:

Kadın vücudu üzerinden para kazanan, kalitesiz ve faydasız diziler yayınlayan, din deyince tüyleri ürperen, her gün dini hareketler, uygulamalar, örgütler ve hizmetler aleyhinde yayın yapan, işi gücü Kur'an Kursları, İmam Hatip Okulları, başörtüsü, tarikatlar, din hizmeti için kurulmuş dernekler ve vakıflarla uğraşmak olan, dedektif gibi bunları takip eden, yalan yanlış haberler yapan… gazeteleri ve kanalları evlerinize sokmayın, satın alarak ve reklam vererek desteklemeyin; aksi halde manevi sorumluluğunuzun ağır olacağını unutmayın.


Şimdi soruyorum

Boykot kapsamına internet siteleri de girer mi?-girmeli mi?
tıkladığımız da reklam alam şansları yükselen ama yayon ilkeleri arasında tebliğ olmayan, hedefi ve gayesi Allah rızası olmayan sayfalara girmek de harammııdr acaba?

bizim mahallede beni tv'ye takmış olarak bilirler her dizinin hatta her programın hatta ve hatta her cümlenin, kıyafetin altında bişey ararım.
içine tv de girer mi bu fetvanın acaba???

buyrun bunuda biz tartışalım?

ne dersiniz?



'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı Aysegul

  • *
  • 3127
    • Yine Ayrılık.. Yine Ayrılık...
Ynt: H.Karaman'nın BOYKOT çağrısı
« Yanıtla #1 : 06 Ekim 2008, 09:05:43 ÖS 21 »
Bir de röportajını sunalım.. http://www.islamidusunce.net/forum/index.php?topic=4915.msg38519#msg38519

Alıntı
Fadime Özkan'ın röportajı

Prof. Dr. Hayrettin Karaman saygın bir ilahiyatçı. M.Ü. İlahiyat’tan, başörtüsü yasağı Kur’an okunan bu okulda da uygulanmak istenince istifa etti. Pek çok bilimsel eseri var, yıllardır Yeni Şafak gazetesinde yazıyor. Arapça, Farsça ve Fransızca biliyor. Hangi konuda ne dediğine dikkat edilen Karaman son olarak bir yazı yazdı, kavganın göbeğine düştü. Çünkü ‘Bir Müslüman olarak ahlak, insaf, vicdan sınırlarını aşan, ideolojik, ekonomik menfaati için her şeyi mubah sayan medyayı boykotun farz, desteğin haram olduğunu ifade etmek isterim’ diyerek Doğan-Erdoğan tartışmasına dahil oldu. Ve hem destek, hem tepki aldı. Peki, ama onun gibi saygın bir din áliminin siyasi bir tartışmanın içinde işi neydi? Neyi niye boykot ediyordu? Ve daha önemlisi, kendi mahallesinde olup bitenlere -ve söylentilere- ne diyordu? Gittim, Yalova’nın bir köyündeki evinde ziyaret ettim onu. Sorularıma önce, ‘öteki mahalle’nin ahvali üzerinden cevap verdi ama sonunda sıra ‘bizim mahalle’ye de geldi.

Siyasi konulardan kaçınma gibi bir hassasiyetiniz vardı. Ne oldu da ‘bir kısım medyanın boykot edilmesi’ gibi sert geçen bir tartışmada fikir beyan ettiniz?

Meşhur Sultanahmet mitinginin olduğu 1997’de de bir medya boykotu yazısı yazdım ben. İkisi birbirine çok benziyor, hem neyi protesto ettiğim hem ne istediğim var. Yani benim çıkışımın Başbakanın beyanatıyla veya medyada bir grubun iktidara karşı tavrıyla alakası yok. Dünya görüşümle, davamla, toplum tasavvurumla, din ahlak gelenek ve muhafazalık anlayışımla alakası var. Çıkışımı Başbakanın beyanatı tetiklemiş, konuyu hatırıma getirmiş olabilir ama ben bunu hep yapıyorum.

Neyi hep yapıyorsunuz?

Emr-i bi’l ma’ruf nehy-i ani’l münker (iyiliği emretme, kötülükten alıkoyma). O yüzden gündeme denk gelmesinde sakınca görmedim. Başbakan başka bir saikle, başka hedefe yönelik konuşuyor, bense başka. Başka bir iktidar gelse de ben fikrimi aynen söylerim.

Şahsi fikriniz, din álimi kimliğiniz nedeniyle, haram-helal bağlamı taşıdığı için fetva hükmü taşıyor.

...Tabi fetva hükmü taşır.

Zamanlaması da düşünülünce bu, sizin siyasete müdahil olduğunuz anlamına da gelir mi?

Dinle siyaset ilişkisi tartışılıyor ya, ben başından beri diyorum ki; laiklik bir devlet tavrıdır, fertler laik olmaz. Ben fert olarak laik olmadığım için devletin hükümetin bürokratların dinim açısından davranışlarını gözlemler, dinime, dini haklarıma, özgürlüğüme bir sataşma, bir zarar gördüğümde tepki gösteririm. Bu siyasete müdahale ise, evet, işte böyle siyasete müdahale ederim.
Bu yazınız da mı böyle görülmeli?

Hayır, yazının muhatabı siyaset değil medya. Bunu da sağ sol, İslami gayri İslami kesim diye ayırmadan yapıyor, nitelikler sayıyorum: Ahlaksız, edepsiz, başörtüsüyle, İHL’lerle, zorunlu din dersiyle uğraşan, cephe alan, haksız, uğursuz, yalancı, iftiracı diyorum.

BENİM DERDİM ŞİMDİ MEDYAYLA

Şaşırdınız yazınıza gelen tepkilere?

Yok. Dünyada, Türkiye’de hiçbir şeye şaşırmıyorum.

Üzüldünüz mü peki?

Ee, sizin bilmediğiniz bir de okur mailleri var. Birini okuyor rahatlıyorsunuz, birini okuyunca içiniz sıkılıyor. O kadar çirkin, kin ve kan kokuyor. İnsan diyor ki, bu ülkede emniyet olmasa demek ki birbirimizi yiyeceğiz.

İlk yazıdan sonra ‘Boykot yazıma tepkiler’ başlıklı, iki okur mailinden oluşan bir yazı yazdınız, özeleştiri olarak algılandı. Fakat bu bir özeleştiri miydi?

Evet. İki farklı okur mailini yazıma aldım. Birinin ‘Bu iktidarla yolsuzluklar arttı’ ifadesini abartılı bulduğumu, ‘aynayı kendimize çevirelim’ diyen maili de ‘Yarası olan gocunsun’ diye yorumlayarak aktardım.

Neden o özeleştiriyi, kendi cümlelerinizle değil de okur mailleriyle yaptınız. Bir kaçış mı bu?

Ben bu özeleştiriyi zaman zaman kendi kalemimden de yapıyorum. Ama bence gündem ve zaman önemlidir. Bugün medyayı eleştirip hassasiyeti olanların vazifelerini hatırlatıyorum. Bir başka gün de bizim camiadan bir fert ya da grubun, kurumun bir olumsuzluğunu gördüğümde de onu yazarım, yazıyorum da.

Üzerinizde bir mahalle baskısı oluşmuş olabilir mi?

Yok. Ben mahalleye baskı yapan bir adamım. Mahalle bana baskı yapamaz. (gülüyor) Benim yaşımda çağımda olanlar mahalleye baskı yapar, aksi halde nifak olur. Gençler büyüklerine saygılı olmalı, ben bunu ‘yeşil’ anlamda müspet, olumlu buluyorum.




Alıntı
Serender:
Şimdi soruyorum
Boykot kapsamına internet siteleri de girer mi?-girmeli mi?
tıkladığımız da reklam alam şansları yükselen ama yayon ilkeleri arasında tebliğ olmayan, hedefi ve gayesi Allah rızası olmayan sayfalara girmek de harammııdr acaba?

bizim mahallede beni tv'ye takmış olarak bilirler her dizinin hatta her programın hatta ve hatta her cümlenin, kıyafetin altında bişey ararım.
içine tv de girer mi bu fetvanın acaba???

buyrun bunuda biz tartışalım?

ne dersiniz?

Bence internet siteleri de bu boykot kapsamına girmeli de...
Şimdi Tv sitelerinin kullanımı yayın akışları ve canlı tv izlemekle kalmakta gibi düşünüyorum.
İletişim çok önemli aslında.
Tv'nin kullanımının doğru olmaması nelere neden oluyor.. görüyoruz.
Daha dün bir mevzu geçmişti bir toplantımızda.
Bakıyorsunuz malum bir dizinin bir kelimenin kullanımı değiştirmesi, tüm izleyicilerin dilinde bitiyor.
ve bunu hemen kabulleniyor, benimseyebiliyor insanlar.
Haberlerce hazırlanan senaryolar benimseniyor.
Şahıslar melekleşiyor
veya iyiler (genelde yer almaz ama bir boşluk bulunmaya görülsün üzerine gidilip) genelleştirilerek, hayır/iyi/doğru olan çamura batırılıyor v.s.
İnsanın her türlü duygusu uyuşturuluyor ve değiştiriliyor.

Bu bakımdan;

Tv
Gazete
İnternet

Allah rızasını gözetmeyenleri izlememek, almamak, tıklamamak doğru olan diye düşünüyorum.
Ama bir cazibe oluşturuluyor ve bu cazibeyi kabullenen çok kişi var. Hatta bazen ben bile.

Ama şöyle bir soru da geçiyor aklımdan.
Müslüman gündeme de ses çıkarmalı, takip etmeliyse.
Oluşturulan Sûni gündeme ses çıkarması, nasıl olacak.. izlemeden? tıklamadan? almadan?
Bir şekilde yanlışta olan güç, yine kâra geçiyor?


Ynt: H.Karaman'nın BOYKOT çağrısı
« Yanıtla #2 : 06 Ekim 2008, 10:50:35 ÖS 22 »
Hayrettin Karaman'ın uyarısı veya boykot çağrısı çok yerinde ama siyasi bir tavırmış gibi algılanması kötü oldu...Ben bile yanlış algıladım önce...Ama yazıyı okuyunca gerçek niyeti görmüş olduk...
Biz nasıl davranmalıyız?
Tv kanallarında seçici davranıp müslümanlara hitap edenleri tercih etmeli,
müslümanları inciten, yalan-yanlış haber yapan gazeteleri de evimize sokmamalıyız elbette...
Bunları uygulama konusunda gösterdiğimiz hasassiyeti internet siteleri için de yapmamız çok daha hayırlı olur.

Ben tv ve gazete konusunda seçici olmakla birlikte internet sitelerinde farkında olmadan bu yönde tercih yaptığımı gördüm...

*

murat

Ynt: H.Karaman'nın BOYKOT çağrısı
« Yanıtla #3 : 06 Ekim 2008, 11:11:48 ÖS 23 »
"internet" hayatta soyutlayan....

bir birimize zaman ayırmalıyız...sohbetler unutuldu..sıcaklığını unuttuk sevginin...annenizin size seslenirken dönüp ona bakarak konuşmanız gerekirken -ki bu sünnetir-  monütöre bakarak kafa sallamanız... tamam...tamam anne deyip aslında söylediğinden hiçbişey anlamdığınız...o hiç yokmuş gibi davranmanız veya aynısını babanıza yapmanız...saygının ortada kalktığı! sorumluluklarımızı unuttuğumuz...asosyal biri olup çıktığımızın
hiç farkında değiliz çoğu zaman...


boykot!  kime, neye?

kendimize boykot etmeliyiz...duyarsızlığımıza...

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: H.Karaman'nın BOYKOT çağrısı
« Yanıtla #4 : 06 Ekim 2008, 11:20:39 ÖS 23 »
Aslında ortada bir  boykot olacagını sanmıyorum ...
Boykot olmalımı ondanda şupheliyim ...
Çunku boykot bana kısa sureli bir eylem gibi geliyor ..
Kısa sure sekteye ugramaları çokda etkili degil nazarımda ..
Çunku boykotun gercekten can yakıcı olabilmesi için ciddi anlamda traj düşüşleri yaşanmalı ..
Ve bu düşüşlerde gözlenebilmeli haberdar olunabilmeli ..
Bu anlamda tum ölçüm analiz tezpit kurumlarınında gene aynı yayın organlarınca parsellendigini kullanıldıgını düşünürsek ..
Olacak traj düşüşlerinden bile gercek manada haberimiz olmayacak en azından kısa vadede ..
Kaldıki Turkiyenin siyasi ve kültürel dagılımın, bana boykotun çokda işe yarayacagını göstermiyor gibi ..
Bence asıl yapılması gereken kendi medyamızı öne çıkartmak ...
Gercekten son 20 yıldır ciddi birikimler elde edildi ..
Fakat biz hizipcilik adına neredeyse kendi medyamızı malum medya ile aynı safta tutuyoruz ...
Bu iç çekişmenin bitmesi bile belkide boykottan etkili olur kanaatindeyim ..
Tabi söylenecekleri şimdiden duyar gibi oldugum için bu da pek işe yaramayacak gibi ..
Gerçi bu bir paradoks gibidir .
Ne kadar kendi medyamıza agırlık verirsek o denli aslında malum medyayı boykot etmiş oluruz ..
Fakat asla hedefimiz tek taraflıolmak olmamalı ..
Malum medyanın gundemini dahi kendi yayın organlarımızdan takip etmeliyiz ..
İnternet bu konuda bulunmaz nimet ..
%100 tarafsız bir medyanın olacagına inancım olmadıgı için tek taraflı  beslenmemek adına farklı sesler her zaman olmalı ...
Diyecegim oki haberimizi önce kendi medyamızdan alalım ..
Bu bile yeteri miktarda boykot etkisi yapar ..
Selamlar ...
Not font kurbaa