Kıl Bizi Ey Namaz!

  • 2 Cevap
  • 3173 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı şimal

  • ***
  • 398
Kıl Bizi Ey Namaz!
« : 06 Eylül 2008, 10:11:55 ÖS 22 »
Kıl Bizi Ey Namaz!     

Namazın bizde oluşturması gereken özellikleri anlatan edebi bir yazı.

Mütevazı Kıl Bizi Ey Namaz!

Ki Rabbimizin huzurunda esas duruşa geçelim; dua­mız zâlime karşı kıyama kalksın: Ebu Cehillere ve çağ­daş Firavunlara, Nemrutlara karşı hervele yapalım.

Ve dünyanın bütün putlarına sırt çevirelim, hürmet için sadece Allah'a adanmış bir hayat yaşayalım, nefsin ve çevrenin ürettiği tüm zulümlere karşı direnip ayaklanalım.

Ve evrenin uçsuz bucaksız ufuklarına serpiştirilmiş olan ayetleri, kendi bedenimizde ve Kur'an'da yer alan ayetleri Allah'ın adı ile kıraat edip, derdimizi Rabbimize açalım, O'ndan şifa bekleyelim.

Ve "elif gibi dimdik, onurlu bir duruşla tevhide şahitlik edelim, bilinçlerimizi rükûya, secdeye hazırlayalım.

Ve yakarışımıza sadâkatle başlayalım, sadâkatle sür­dürelim, sadakatimizin belirtisi olan secdelerimizi son nefesimize kadar sürdürelim.

Ve biz kıyamdayken kalplerimize Allah'ın yarattığı şefkat, merhamet, tevhid, adalet, yağmur gibi inzal olup aksın; gönüllerimizden her türlü şirkin, kirleten izleri şilinsin, yok olup gitsin.

Ve şu alçak dünyanın geçici nimetlerini değil, ebedi saadeti tercih ederek urûc edelim/yükselelim gökle­re doğru.

Ve ayaklarımızı sağlamca basarak yere, tüm şeytani arzulardan ve tüm şeytani güçlerden beraat edip, tekbirlerle yüceltelim Alemlerin Rabbini...

Âbid Kıl Bizi Ey Namaz!
Ki "hevasına kul olanın Allah'a kul olamayacağı bilin­ci" ile tüm hayatımızı Rabbimize adayalım, fücura kulluğun zilletinden kurtulup, bir bir tırmanalım takva’nın yücelten basamaklarını.

Ve hidayetimizin ebedi olması için Alemlerin Rabbine, Kainatın Efendisine yakaralım; zikrulllah'ı kalplerimize indirelim, tüm hücrelerimizle O'na itaat edelim, tüm benliğimizle tevhid ve adalete şahitlik edelim.

Ve böylece yüreğimiz Kur'an'ın nuruyla aydınlansın, Rabbimiz mesajlarını doğru anlamayı, doğru ya­şamayı nefsimize söz geçirmeyi, insanlara İslam'ın soluk veren nefesini ulaştırmayı, dillerimize ve gö­nüllerimize Hannas'ın attığı düğümleri çözebilmeyi bizlere nasip eylesin...

Muttakî Kıl Bizi Ey Namaz!
Ki zaaf ve eksikliklerimizi, hastalık ve yetersizlikleri­mizi fark edelim; tevazu hislerimizi şaha kaldıralım, istiğnaya yol açan huylarımızdan vazgeçelim; kalbi­mizi cin ve insan şeytanlarına kapatıp, yalnızca Alla­h'ın arındırmasına açalım.

Ve Allah'ın büyüklüğü karşısında, kainatta bir nokta ka­dar bile olmayan yerimizi yaşayarak idrak edelim; Rab­bimizin sonsuz nimetlerine rağmen, nankörlüğü ahlak edinen kafirlere karşı direncimize istikamet kazandıra­lım; şuurumuzu diri, ibadetlerimizi sürekli kılalım...

Muhacir Kıl Bizi Ey Namaz!
Ki küfürden şirkten kaçarak, cahiliyye toplumunun kirlerinden pisliklerinden Allah'a hicret edelim, Müslümanca yaşamanın imkansız hale geldiği ortamları terk etmeye cesaret edelim. ,.

Ve şu alçak dünyanın alçaklıklarından, bir daha dön­memek üzere imanın selamet yurduna göç edelim.

Ve şeytanların unutturmalarına karşı Yaratıcı'dan manevi destek alalım. O'nu her an hatırda tutarak kalbimizi huzur, gönlümüzü sürûrla dolduralım.

Ve "Her zorlukla beraber bir kolaylık vardır!" düsturu­nu unutmadan, Rabbimizin en zor zamanda bile bir çıkış yolu yaratacağına olan inancımızı diri tutalım.

Ve Allah'a doğru bitmeyen tekamül yolculuğuna çı­kalım; nefsin fısıldadığı kötü arzulara karşı bir direniş cephesi oluşturalım, kalbi karartan günahlardan arı­nıp, takvanın aydınlığını ortaya çıkaralım.

Ve İblis'in ordularıyla olan mücadelemizde, savunma mekanizmalarımızı 'saflarımızı sık ve düzgün tutarak' güçlendirelim...




İbrahim Kıl Bizi Ey Namaz!
Ki itaatkâr bir kurban gibi uzatalım boynumuzu sec­delere; Allah yolunda şahsi arzu ve tutkularımızı Yaratıcı'ya kurban edelim. Günün en güzel vakitlerini, çok sevdiğimiz uykuyu, en değerli saatlerimizi, aşkla şevkle ve tutkuyla bağlandıklarımızı, Rabbin yakınlı­ğını kazanma cihadımızda, eğer ayak bağı oluyorsa İbrahim gibi feda edelim.

Hayatı ve ölümü ve içinde taşıdığı imkanları bir fır­sat; her fırsatı bir ganimet bilerek, feda etmeyi ve İsmail gibi feda olmayı öğrenelim.

Ve tevazünün son aşamasına geçelim. Başımızı O'nun yoluna koyarak, "fedaya hazır ol vaziyeti"nde takvanın zirvesine tırmanalım, nefsimizin bencillik gibi hasta­lıklarına rükûlarda ve secdelerde şifâ arayalım...

Mücahid Kıl Bizi Ey Namaz!

Ki, nefsimizin kötü arzularına, şeytani dürtülere içi­mizde büyük bir cihad başlatalım, Rabbimiz dünya­nın zalimlerini, müstekbirlerini, müstağnilerini, tüm sömürgecilerini bizim ellerimizle cezalandırsın.

Ve Allah'ın namaz, oruç, kurban, başörtüsü gibi ayet­lerine düşmanlık eden tağutlarla olan cihadımızda, sadece O'ndan yardım dilemeyi, O'na güvenip da­yanmayı öğrenelim...

Mutahhir Kıl Bizi Ey Namaz!

Ki şeytani amaçlarıyla karayı, denizi, gökyüzünü, yeni nesilleri fesada uğratan müfsidlerine karşı direnmek için şarj olalım; tüm yeryüzünü putlardan temizleye­cek "hadesten taharet ve necasetten taharet bilincini" kuşanıp, fitne ile mücadele etme azmimizi her gün yeniden diriltelim...

İffetli Kıl Bizi Ey Namaz!

Ki Allah'ın temiz olarak bize bahşettiği fıtratımıza dün­yanın kirlerini bulaştırmayalım, gözlerimizi bakılması yasak olandan çevirelim, iffetimizi muhafaza edelim.

Ve gönlümüzü günahların cazibesine kapılmaktan "setr-i avret şuuru" ile koruyalım...

Dakik Kıl Bizi Ey Namaz!

Ki, ebedi bir hakikat olan İslam davasının zafer kazan­ması ve nihai kurtuluşumuz için gereken Vakit şuuru'yla, zamanın nemrutlarına karşı kesintisiz bir mücadele yürütelim, bunun için elimize geçen fırsatları israf et­meden, her ânımızı her dakikamızı değerlendirelim...

Hikmetli Kıl Bizi Ey Namaz!

Ki yapacağımız her işi Allah'ın adı ile yapmayı, Allah'­ın rızasına uymayan eylemlerden kaçınmayı, bir şey yapmadan önce tefekkür etmeyi, amellerimizi hikmetle tartmayı, geleceğimizi fıkh ederek planlamayı alışkanlık haline getirelim.

Ve vahyin rehberliğinden, akıl ayetinin manevi ışı­ğından nasipsiz olan duygusallığa, tepkiselliğe kar­şı, namazın sağlayacağı derin bir bilinç ve engin bir olgunlukla mücadele edelim...

Yusuf Kıl Bizi Ey Namaz!

Ki sıratı müstakim'de yalpalamadan, yolda kalma­dan, 'istikbâl-i kıble'ye doğru ilerleyelim.

Ve tüm benliğimizle Rabbimizin rızasına -Kabe'ye doğru- yönelelim; tağutlara, zalimlere, fasıklara arkamızı dönelim, şeytani güçlerin gömleğimizi ön­den yırtmasına müsaade etmeyelim.

Ve Rabbimizin güzel isimleriyle O'nu analım; O'nun ipinden zikrullah ile tutalım, rızasından uzaklaştıran her şeyden vazgeçelim, Yüceler Yücesi'nin uzattığı 'iman akdi'ne bağlanalım, ilahi vahyin kopmaz kulpu olan 'urvetu'l-vuska' ile kuyu çıkıp Mısır'a sultân olalım.

Sâcid Kıl Bizi Ey Namaz!

Ki Allah'ın yüce isimlerini anmak, tevazünün zirvesi­ne tırmanmak için, bütün bedenimize ve tüm benliğimize, saygıya en uygun duruşu alması için emir verelim, bu emrin gereğini eğilerek rükûda, yerlere kapaklanarak secdelerde gösterelim...

Müslim Kıl Bizi Ey Namaz!

Ki tüm benliğimizle Rabbimize teslim olalım ve İslam'ın değerlerinin yücelmesi için Rabbimize yalvaralım.

Yeryüzünün tüm putlarına karşı, tevhidin yerini sağ­lamlaştırmak ve hakim kılmak için ka'de-ahira'da 'oturma eylemi' yapalım.

Ve Allah'ı, O'nun seçerek insanlığın yıldızları kıldığı tüm elçilerini, tevhid dini İslam'ın tüm öncülerini, tüm temsilcilerini, tüm sembollerini ve tüm değer­lerini tahiyyatta selamlayalım. Ve sağımıza solumuza selam verelim; çevremize gazaptan ve azaptan kurtu­luşun yollarını gösterelim...

Mutmain Kıl Bizi Ey Namaz!

Ki, "hayatımızı namaz, namazımızı hayat tarzı" kıla­lım ve Rabbimizin takdirini kazanmanın huzurunu, rızasına erişmenin bahtiyarlığını dünyada ve ahiret-te yaşayalım...

Münir Kıl Bizi Ey Namaz!

Ki Peygamberimizin (s) dediği gibi ‘gözümüzün nuru' kılalım seni ve Rabbimiz ahdine sadık mü'minlerden kılsın, rızasına ve cennete fevzu'l-azîm olan 'büyük başarı'ya eriştirsin bizi...

Hak Söz, Mayıs 2008, Sayı: 206, Fevzi Zülaloğlu.

 

 
 

*

Çevrimdışı şimal

  • ***
  • 398
Ynt: Kıl Bizi Ey Namaz!
« Yanıtla #1 : 15 Kasım 2008, 03:15:23 ÖS 15 »
Namazı Dosdoğru Kılmak 
 

Namaz kılarken Allah'ın huzurunda duyulması gereken heyecanı çok canlı bir şekilde ifade eden bir alıntı.

İnsanları emr-i bil maruf nehyi anil münkerden uzaklaştıran şeytan ve dostları, namaza da müdahale etmişler ve bu müdahaleye maruz kalan insanlar, namazın anlamından uzak bir konuma düşmüşlerdir.

Nitekim halkında müslüman olan ülkelerde yaşayan birçok insan namaz kılmakta, fakat ne var ki kıldıkları namazdan gafil bulunmaktadırlar. Kur’an-ı Kerim ifadesiyle bu kimseler namazlarında yanılgıdadırlar, ne için nereye yöneldiklerinin, ne yaptıklarının bilincinde değildirler.

İşte (şu) namaz kılanların vay haline, ki onlar namazlarında yanılgıdadırlar. Onlar gösteriş yapmaktadırlar.(107-Maun 4...6)

Müslümanların en görkemli ve en anlamlı ibadeti olan namaz, günümüzde ne yazık ki önemini ve etkinliğini kaybeden bir eylem durumuna getirilmiştir. Namaz kılmayı veya hacca gitmeyi ticari bir bonservis olarak kullananları bir kenara bıraksak bile, samimi müslümanlarda da namaza ilişkin yanılgılarla karşılaşabiliyoruz.

“Ne yapmalı?” sorusuyla yanınıza gelen bir müslümana ; “öncelikle dosdoğru namaz kıl“ dediğinizde, bir el havada sallanmakta ve ; “Zaten namaz kılıyoruz“ şeklinde basit bir cevap verilmektedir !.

Oysa ki bu namaz,
Mekke dönemi müslümanlarının en büyük eylemlerindendi. Bu kutlu müslümanlar dosdoğru kıldıkları namaz ile cahili pisliklerden temizleniyorlar, dosdoğru kıldıkları namaz ile dosdoğru bir Rabbani kimliğe kavuşuyorlardı.

“Herhangi birinizin kapısında günde beş defa yıkandığı bir nehir olsa, o kimsenin üzerinde kir kalabileceğini tasavvur edebilir misiniz?” buyurunca Ashab; “Kir kalamaz” dedi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.); “İşte beş vakit namaz da böyledir” buyurdu.(Sünen-i Nesei 461)

Cahili toplumlarda yaşayan müslümanlar, bu cahiliyeden kaçınılmaz olarak etkilenmektedirler. Bu müslümanlara sosyal yaşantıları esnasında cahiliyeden birçok izler, birtakım pislikler bulaşmaktadır. Böyle bir konumda bulunan müslümanların öyle namaz kılmaları gerekir ki, kılacakları bu namaz ile Rabbani iklimi teneffüs etsinler.

Allah’ın huzuruna durdukları zaman, neleri terkettiklerini bilsinler. Yöneldikleri kıbleye, vücudlarıyla, akıllarıyla, fikirleriyle, kalbleriyle, her şeyleriyle yönelsinler .

Rabbim şahiddir, muhtacız böylesi namazlara!.
Havaya, suya, ekmeğe muhtaç olmamızdan daha fazla, çok daha fazla muhtacız böylesi namazlara. Çünkü böyle kılınan namazlarda temizlenebilecek ve böylesi namazlarda dirilebileceğiz ...

Evlerinizde namaza durmazdan önce düşünün!..
Resulullah (s.a.v.) o sırada evinizin bir odasına teşrif etmiş olsa, Resulullah (s.a.v.)’in bulunduğu odaya, onun huzuruna nasıl girersiniz?

Bunu düşünün!..
Vücudunuzun heyecanla titremesini, kalbinizin saygıyla çarpışını dinleyin!. Sonra seccadenize bakın!. Kendi kendinize ; “Şimdi Resulullah (s.a.v.)’in huzuruna değil, onun ve hepimizin Rabbi olan Allah (c.c.)’ın huzuruna çıkıyorum!” diyerek kendinizi uyarın, ikaz edin.

Korkarak, titreyerek, severek, sevinerek girin O’nun huzuruna. “Allahuekber” diyerek O’nu tekbir ettiğiniz zaman, O’nun dışında kalan herşeyin küçüklüğünü, acizliğini bir kez daha idrak edin.
Namaz boyunca Rabbinizle konuşmanın, Rabbinize sığınmanın haşyetini teneffüs edin.Ve açın ellerinizi, isteyin Rabbinizden, O’ndan isteyin, Malik’ül Mülk’ten isteyin, Rahman ve Rahim olandan isteyin...

Kendinizi unutup, kardeşleriniz için isteyin, garipler, mustazaflar, muvahhidler için isteyin.. Sonra doğrulun seccadenizden ve dosdoğru kimliklerle, dosdoğru eylemlere doğru yürüyün.. İnsanları kurtarmaya ve gerçek kurtuluşa doğru yürüyün!...

Mehmet Alagaş: Dünden Bugüne Şeytan ve Dostları.


 
 
 

Ynt: Kıl Bizi Ey Namaz!
« Yanıtla #2 : 09 Ağustos 2009, 03:08:55 ÖS 15 »
Allah, bizi secdeye yüz sürenlerden eylesin inşallah.