Tarihselcilik & Evrenselcilik ...bir soru

  • 5 Cevap
  • 9330 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı Müslüman

  • ****
  • 511
  • Allah c.c kelamını kul kelamı ile eşitlemeyin.
Tarihselcilik & Evrenselcilik ...bir soru
« : 03 Haziran 2016, 02:09:31 ÖS 14 »
kardesler son zamanlarda malum "tarihselcilik ve evrenselcilik" tartismasidir aldi basini gidiyor. konuyla ilgili aylardir konunun muhatalarinin yazilarini okuyor ve sohbetlerini dinliyorum (mustafa öztürk, ilhami güler, mehmet azimli, saadettin merdin vs.)

sorum su;

- bildigim kadariyla, "zamanin, mekanin ve sartlarin degismesiyle hükümler de degisir" ilkesi ve/veya "ser'i bir hükmün illetinin sonra ermesiyle hükmün de sora ermesi" ilkeleri klasik fikih müktesabatimizda zaten mevcuttur. tarihselci söylem bu ilkenin zaten var oldugunu ve kendilerinin de bunu savunduklarini iddia ederler.

bir örnekle meramimi daha iyi anlatmak istiyorum;

mesela "hirsizin elinin kesilmesi" maide 38. ayetiyle sabittir.

bu ayet degismez midir yoksa islam öncesinde de cari olan bu cezayi tarihselcilerin "vahiy nazil oldugu toplumun örfi hukukunu esas almistir, o halde bu uygulama örfidir" savini dogru kabul edip cari olan uygulamayi esas alip ayeti tevil mi edecegiz?

veyahutta "zamanin, mekanin ve sartlarin degismesiyle hükümler degisir" ilkesi bu tür kesinlik bildiren hükümleri degil "makasid ve vesail" dedigimiz vesail; vasitalar kismina giren ayetleri mi kapsar? buna bir örnek:

"eger yolculukta olur da bir yazici bulamazsaniz,o zaman alinmis REHINELER yeterlidir..." (bakara 283) bu ayette hakkin teminat altina alinmasi maksat (makasid ki bunlar degismez), kabz-rehin alma vesile (vesail ki bunlar degisebilir) hükmündedir. zira ayetin nazil oldugu dönemde "tescil müessesesi yoktu.

yine de anlatamadiysam baska örneklerle devam edebilirim



*

Çevrimdışı Müslüman

  • ****
  • 511
  • Allah c.c kelamını kul kelamı ile eşitlemeyin.
Ynt: Tarihselcilik & Evrenselcilik ...bir soru
« Yanıtla #1 : 03 Haziran 2016, 02:16:59 ÖS 14 »
saadettin merdin diyor ki;

"Hırsıza o devirde verilebilecek en uygun ceza bu idi. Zira develeriyle ve çadırlarıyla bir yerden diğerine göç eden bedevi bir toplumda hırsızın hapis cezasına çarptırılması mümkün değildi. Zira o zaman ne hapishane, ne duvar, ne mahkumların kaçmasını önleyecek otorite, ne de onların iaşesini sağlayacak bir teşkilat vardı. Öyleyse yegane çözüm yolu en kısa yoldan cezalandırmaktı. "

yukaridaki rehine olayindan hareketle, burada da aslolan hirsiza ceza vermektir ( maksat) ama ceza sekilleri degisebilir (vesail) seklinde anlamamiz mümkün müdür?

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5150
    • depo
Ynt: Tarihselcilik & Evrenselcilik ...bir soru
« Yanıtla #2 : 03 Haziran 2016, 03:53:46 ÖS 15 »


güzel konu açmışsın teşekkür ederim.

ben de şu ayeti sorayım;

enfal 60
Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın, onunla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir, siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.


Allah bu ayette savaş için at beslenmesini emrediyor.
Günümüzde savaş için at beslemen ve kullanmak mantıksız görünüyor zira devir tank top füze uçak devri.
Pekiyi kuran evrensel ise Allah teknolojik gelişimi bilmiyormuydu ki kıyamete kadar geçerli kitapta at beslemeyi emredecek ?

o ayette aslında düşmana karşı silah, güç biriktirme hazırlama kastediliyor diye tefsir yapılır ve izah getirilir.
iyi de, Allah evrensel bir kitap gönderiyor ise ve teknolojinin böyle gelişeceğini biliyor ise at besleyin demek yerine savaş için silah güç araç hazırlayın desin . ama öyle demiyor AT diyor. belki de hakikaten uzay çağında bile olsak at beslemek gerekir teknolojinin tıkandığı kitlendiği noktalar olabilir. Biz bilemeyiz Allah bilir ve bu bilgiye istinaden at besle diye özellikle vurgu vardır. (zayıf ihtimal)

şimdi siz o ayeti değiştirirseniz başkasının başka ayetlerini değiştirmesine itiraz etme hakkınız olur mu ?
misal hırsızın eli kesilmesi örneğine bu mantıkla bakalım. o devirde kesilirmiş bu çağda kesmekten kasıt engellemek ceza vermek caydırmak diyerek farklı cezalar verilebilir mi ?

ya da başörtüsü.
o devirde araç amaç başa konulan örtü ile göğsü örtmekmiş
bu devirde yakalı boğazlı elbiseler var zaten göğüs ve hatta boynu boğazı örtüyor başa gerek yok diye yorumlayan çıkarsa yukarıda at örneğini yorumlayandan ne farkı kalır ?


acele yazıyorum dağınık yazıyorum.
önce tarihsel ve evrensel kavramlarından kasıt nedir ne anlama gelir kavramlarda mutabık olmalıyız ki ona göre değerlendirelim.
benim kanaatim kuran öyle bir kitaptır ki evrensel de tarihsel de ne lazımsa ihtiyaca göre her fikir her konu bulunabilecek bir kitap.

bu kitabı anlamak için indiği ortamı şartları muhatap alınan kişileri tepkileri iyi tahlil etmeli ayetin maksadını anlamaya çalışmalı ve ona göre içinde bulunulan çağa uygulanmalıdır. yani tarihsel anlayıştan yola çıkıp evrensel uygulamaya gayret edilmeli.

sloganik olarak tarihsel ya da evrensel bakış açıları tutarlı değil.

merdin göç eden bedevi topluluk demiş ama bu ayetin indiği dönem medinedir ve artık şehir devleti teşekkül etmiştir.

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4700
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Ynt: Tarihselcilik & Evrenselcilik ...bir soru
« Yanıtla #3 : 03 Haziran 2016, 05:19:28 ÖS 17 »
Kur'an'da atlar besleyin diye yazmıyor ki :)
Meallerde yazıyor
Ayetin orijinali:
وَأَعِدُّواْ لَهُم مَّا اسْتَطَعْتُم مِّن قُوَّةٍ وَمِن رِّبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِ عَدْوَّ اللّهِ وَعَدُوَّكُمْ
Atlar diye tercüme edilen kelime :الْخَيْلِ  kelimesidir. Bu kelime bir çok anlama gelir.
خَيْلٌ ( ج ) خُيُولٌ و أَخْيَالٌ =At,at sürüsü, süvariler,beygirler,çeri,ordu,kuvvet,güç,kibir
Ayetin indiği dönemde bu kelimeden "atlar" olarak anlamaları doğaldır. Bugün ise bu şekilde anlamamızı gerektirmez.
Kur'an tarihi bir kenara atmadan evrenselliğini , ayetlerinin içinde kullandığı anlamlarla ortaya koymaktadır.
Kur'an tamamen tarihseldir demek ile Kur'an tamamen evrensellik demek arasında algılama olarak fazla bir fark yoktur. Kur'anın ayetlerini belli bir tarihle sınırlamak nasıl ki hata ise, günümüzün anlayışı ile sınırlandırmak da o kadar hatadır. Günümüzde yapılan yorumları mutlak kabul etmek , gelecekte  ortaya çıkabilecek farklı yorumlarının önünü kesmek anlamına gelir. Bugün için bizim mutlak doğru kabul ettiğimiz şey, yarın için mutlak doğru olmayabilir. Mesela; Fahrettin Razi , Mefatihul Gayb adlı tefsirinde dünyanın  dönmediğini onlarca ayete göre izah etmeye çalışmıştır. Fahreddin er- Razi o gün için bunu mutlak doğru kabul etmişti.Bu gün ise dünyanın döndüğü ile ayetler ortaya konuluyor.

Kur'anın evrensel bir kitap olması, tarihteki anlam okuyuşlarını /ayetlerin pratik tezahürlerini yok saymak anlamında değildir. Nasıl ki bazılarının Kur'anı en iyi eski alimler anlamış demeleri hata ise, bugün bazılarının eski alimlerin görüşlerini yanlış diyerek bir çırpıda yok saymaları, onları adam/alim yerine koymamaları da yanlıştır.Aradaki bu ince çizgiyi tutturabilseydik belki de ümmet bu hale gelmezdi.
Son yıllarda Müslümanlar arasındaki fikri tartışmalar rayından çıkmaya başladı maalesef. Herkes kendi doğrusunu "mutlak doğru" kabul ediyor, diğer kişilerin doğrusunu "mutlak yanlış" olarak kabul ediyor. Karşıt fikirlere karşı aşırı bir tahammülsüzlük var. Bu tahammülsüzlük parça parça olmuş ümmet içinde  daha da fazla fraksiyonlar ortaya çıkıyor. Bilmem sonumuz nasıl olur? ???
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: Tarihselcilik & Evrenselcilik ...bir soru
« Yanıtla #4 : 04 Haziran 2016, 01:05:03 ÖÖ 01 »
Din, İçtihattır.

İçtihadın her devirde ortaya çıkardığı yorumlanmış din tablosuna şeriat ve diyanet denir.

Bütün bu sıkıntılar içtihat kapıları kapatıldığı içindir.

Diyanetin belirlediği zekat, fitre,seferi oruç ve namaz dahi günümüz şartlarına göre yeniden belirlenmelidir.

Geceli, gündüzlü üç günlük yol yürüyen var mı.? Yürüme mesafesi mi kaldı ki seferilik olsun..! Dünyanın en uzak köşesine kuş uçuşu bir günlük yolculukla ulaşılmakta.

İçtihat yapılmadığı müddetçe bu sıkıntılar çekilecektir. Madem ki Kuran-ı Kerim evrenseldir diyoruz, madem ki kıyamete kadar da rehber olacaktır diyoruz, o zaman günümüz şartlarına uyarlanması, bazı şeylerin yeniden belirlenmesi gerekmektedir.

Bu zamanda yapılan hesapları hala, bilmem kaç gram gümüş, bilmem kaç ölçek buğday ölçüsü ile yapar isek, ancak kendimizi kandırmış oluruz. Kendimiz dine değil, dini kendimize uydurmuş oluruz.

Kim yapar, nasıl yapar bilemem ama, Dinde içtihat gereklidir.

Her ilahiyat mezunu kendi kitabını yayınlama, para kazanma gayreti çabası içerisine girip, her birisinin Kuran meali, tefsiri yazmasına müsaade edilir ise,

y.n öztürk gibi kimselerin lisanından dökülen her kelimeyi Allah 'ın buyruğu gibi kabul edip, Evliyaullah 'ı hakaret makamında görür isek,

Hangisi gerçek icazet sahibi Evliya, hangisi sahte, ayrımını yapmadan Allah 'ın müsaadeli, vazifeli kullarının lisanından dökülenlere bütün uzuvlarımızı kapatır isek,

Bir tek olan Hak Kelamı Kuran-ı Kerim 'in, günümüzde yüz yirmi kadar meal ve tefsirinin ne manaya geldiğini göremez, anlayamaz, fark edemez isek...!

Allah 'ın Kelamını, kendi kelamımız gibi pazarlamaya, Allah 'ın Kelamını ucuza satmaya çabalar isek, (benim ayetlerimi az bir paraya satmayın! Maide 44) ayetini görmezden gelir isek..!

Bu sıkıntılar bitmeyecek, aksine çoğalacaktır..




"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

Ynt: Tarihselcilik & Evrenselcilik ...bir soru
« Yanıtla #5 : 30 Aralık 2016, 11:56:05 ÖS 23 »
Bak #Müslüman kardeşim Ben yeni bir üyeyim anladığım kadarıyla çağın değişmesi ve ictihatlar kafana takılmış kardeşime şöyle anlatayım aslında dünya hiç değişmez asıl değişken olanlar insanlardır yani bizler şimdi dünya nasıl değişmez diyeceksin milyonlarca yıldır dünya güneşin etrafında dönmekten vazgectimi yıldızlar ve ay sabah ortayı çıktımı tabiki hayır Kur'an ı kerim Furkan dır rehberdir Aslında herşey en ince detayına göre kuranda geçer ama biz o kadar derin bakmıyoruz kardeşim ve ümmetin gülü Hz .Muhammed (s.a.v) de yok ve artık ictihatcilar çağın sorununa göre cagre bulmaya çalışıyorlar Saygılarımla kardeşim. Yani kuran Dünyanın ilk temelinden kıyamete kadar bahsetmektedir