Nerelisiniz? Nereliyim?

  • 1 Cevap
  • 1878 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı crush

  • *
  • 28
Nerelisiniz? Nereliyim?
« : 10 Ocak 2008, 02:04:22 ÖS 14 »
Bilekte biten şık siyah botları ve üzerinden çıkarmadığı kül rengi paltosuyla derhal dikkat çeken orta yaşlı kadın, yanında oturan ve belli ki pek tanımadığı sevimli genç kıza “nerelisiniz?” diye sordu.

Belli belirsiz bir uzaklık ve umarsamazlık taşıyan bir edası vardı kadının.

Kız biraz sıkılırak “İstanbulluyuz” dedi.

“Yok” dedi orta yaşlı kadın, “onu demiyorum...”

Neyi diyordu peki?

Kız büyüyüp yetiştiği şehri söylemişti işte! Daha ötesi ne olabilirdi?

Kulak kabarttım ama işitemedim.

Kafenin havası boğuculaşmıştı. Sigara dumanı ve gürültü arttıkça artıyordu. Hesabımı ödeyip çıktım.

Dışardaki ayaz kulaklarımı bıçak gibi kesti bir anda. Ama beynimde o soru çınlıyordu: Nerelisiniz?

Kendime sordum: Nereliyim?

Düşündüm de...

Okuduğum, büyüdüğüm, yetiştiğim şehri, İstanbul’u söylesem olur mu? Olmaz.

Doğduğum Bursa’yı söylesem; ilkokul birinci sınıfa başlamamla İstanbul’a taşınmamızın bir olduğu o şehri söylesem başkasına anlamlı gelse bile benim için anlamlı olur mu? Olmaz.

Ya içimden geleni söylesem; İzmirliyim... Gönlüme uygun düşer ya, kuyruklu bir yalan nihayetinde!


***


İnsan şehirli olur ama şehri kadar olabilir mi? Sanmam.

Çok küçük bir şehirde yaşıyorsa belki. Ama İstanbul gibi bir metropolde yaşıyorsa, hayır.

İnsanı bir yere ait kılan oradaki sevdikleri, bağlandıklarıdır.

Ve en çok da manzaralardır...

İddiayla söylüyorum; insan küçücük bir çocukken zihnine kazınan manzaralara aittir.

Durmadan gittiği lokaller ve evi kadar kendisine yakın bellediği sokaklardan ibarettir insan.

Büyük bir şehir, bir insanı “oralı” kılmak için çok büyüktür.

Biliriz, bazen aynı şehirde denizin bir yakasında oturanlar öte yakasına ruhen yabancı kalır. Bunu Karşıyakalılar ve Kadıköylüler iyi bilirler.

Bazen bir mahalle, bırakın şehri, dünyanın ta kendisidir insan için.

Belki de orta yaşlı kadın o genç kıza “nerelisiniz?” diye sorarken bunları kastediyordu...

Düşünüyorum da...

Hâlâ Çekirge’deki iki katlı bahçeli evin alt kat penceresinde biriken buğuyu elleriyle silip yemyeşil ovaya ve bahçedeki çardağa hayranlıkla bakan küçücük çocuğum ben...

Ne “yeşil Bursa ovası” kaldı artık ne de ben orada kaldım!

Ama hâlâ o “manzara”ya aitim, bunu biliyorum.

Sonra...

Kadıköy Mühürdar’da sahil yolundaki bank...

Rahmetli ninemi götürürdüm. Oradan Sarayburnu’nu, Ayasofya’yı, Sultanahmet’i seyretsin diye. Otururduk. Bayılırdı o bankta oturmaya. Bir yandan da bana işgal İstanbul’unu ve Kuvacı akrabalarını anlatırdı.

İstanbullu muyum, emin değilim. Ama Mühürdarlıyım, Modalıyım, Göztepeliyim, Caddebostanlıyım. Bunlardan adım gibi eminim.

Sonra...

Üniversite yıllarım...

Tarihsel dokusu derin ve dolgun İstanbul’u kavradığım yıllar.

Süleymaniye ve çevresini “kurtarılmış bölge” yaptığımız, Mercan yokuşunu düz yol bellediğimiz, Kapalıçarşı’da kaybolmayı sevdiğimiz yıllar.

Daha yakın zamanlara gelince...

Beyoğlu, İstiklal Caddesi...

Taksim’de bir yıl boyunca otelde kalıp oraları evim bellediğim yıllar...

O yüzden biri ne zaman yetiştiğim mahalleyi sorsa, duraklarım; çünkü Göztepe de diyebilirim, aynı rahatlıkla Beyoğlu da...

Bilmeyen anlamaz üstelik. Ne ilgisi var, diye düşünür.

Haydi şimdi siz de düşünün bakalım. Nerelisiniz?


Haşmet Babaoğlu

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
Ynt: Nerelisiniz? Nereliyim?
« Yanıtla #1 : 10 Ocak 2008, 02:45:47 ÖS 14 »
Rizeliyim..dağlıyım belki evet dağlıyım..yok evcilim..evcimenim ben..en çok evde olmayı istiyorum dışarı adımımı atar atmaz evi özlüyorum..
evet evet ben evcimenim ..
ama RİZELİYİM...
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8