Yıl: 2008 Soru(n): Su Sıkıntısı - Sorumlu Başkan: Siz ?

  • 29 Cevap
  • 11456 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı Aysegul

  • *
  • 3127
    • Yine Ayrılık.. Yine Ayrılık...
Yıl: 2008 Soru(n): Su Sıkıntısı - Sorumlu Başkan: Siz ?
« Yanıtla #15 : 11 Eylül 2007, 12:14:33 ÖS 12 »
Suyu yeniden kullanabilen çamaşır makinesi

Çamaşırı yıkadıktan sonra artan suyu tekrar arıtarak kullanabilen bu çamaşır makinesi, her ne kadar prototip aşamasında olsa da, küresel ısınmanın etkilediği şu susz günlerde ev hanımlarının bir numaralı tercihi olabilir. Aynı zamanda kurutma işlemi de yapabilen bu makine çamaşır asma derdinden insanları kurtarması yönünden de güzel bir icat.

Detaylı bilgi için: http://www.yankodesign.com/index.php/2007/07/31/water-recy-cling-xasher-dryer/

*

Çevrimdışı LaEdri

  • *
  • 1004
    • Blog'um
Yıl: 2008 Soru(n): Su Sıkıntısı - Sorumlu Başkan: Siz ?
« Yanıtla #16 : 11 Eylül 2007, 02:43:43 ÖS 14 »
Zaten depo sistemi de öyle çalışmıyor mu Ayşegülüm?
Yani depodan su kullanıldıkça depoya su girişi oluyor. Aksi halde su hareketi duruyor. Yani anlatmak istediğim su hareket halinde, kullandıkça depoda su birikimi çok olmuyor. Bir atasözü daha vardı durgun suyla ilgili. sayın maxpayna hatırlarsanız söylersiniz :)

Ben büyük damacana şeklini hayal edemedim ayşegülüm ya  ::)

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5150
    • depo
Yıl: 2008 Soru(n): Su Sıkıntısı - Sorumlu Başkan: Siz ?
« Yanıtla #17 : 11 Eylül 2007, 04:37:56 ÖS 16 »
Alıntı
Aysegul
ayy  süper  bir  fikir  geldi  aklıma :)
ana bağlantı ile evimize yönelen boru hattı önce depo  bölümünde birikse sonra yine bir bağlantı ile evimize ulaşsa. akan  su  sürekli  buradan  evimize  ulaşsa... açma-kapama halinde ise, depo da su kalacakmış gibi bir sistem uygulansa...olmaz  mı?

biz buna apartmanlarda HİDROFOR SİSTEMİ diyoruz. ( yani uygulanan bir yöntem)  ;)
Alıntı
laEdri
Bir atasözü daha vardı durgun suyla ilgili. sayın maxpayna hatırlarsanız söylersiniz

damlaya damlaya göl olur ( yani tarımda damlama sulama sistemini kullanalım)
sakla samanı (suyu) gelir zamanı(kesinti)  :D

valla durgun su ile ilglili gelmedi aklıma artık bunlar ile idare edin  :)

*

Çevrimdışı Aysegul

  • *
  • 3127
    • Yine Ayrılık.. Yine Ayrılık...
Yıl: 2008 Soru(n): Su Sıkıntısı - Sorumlu Başkan: Siz ?
« Yanıtla #18 : 20 Eylül 2007, 10:49:02 ÖS 22 »
Alıntı
biz buna apartmanlarda HİDROFOR SİSTEMİ diyoruz. ( yani uygulanan bir yöntem)

helal olsun valla. ben geç kalmışım düşünmekte...

başka yöntemler düşünmeye başlayayım o zaman :)

Teşekkürler.


*

Çevrimdışı LaEdri

  • *
  • 1004
    • Blog'um
Kuraklık Kırmızı Kitap’a girdi
« Yanıtla #19 : 24 Eylül 2007, 04:36:34 ÖS 16 »
Kuraklık Kırmızı Kitap’a girdi

“Küresel ısınma ve su kaynaklarının azalması” riski, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne (MGSB) de girdi. Sınırı aşan sular yani Fırat, Dicle, Meriç ve Murat nehirleri inceleniyor.
 

Mutlu ÇÖLGEÇEN'in haberi


Milli Güvenlik Kurulu (MGK) küresel ısınma ve su konusunu “Stratejik krizler” kapsamına aldı. Başbakanlık ve Genelkurmay Başkanlığı’nın yanı sıra devletin ilgili kurumları, küresel ısınma ve su kaynaklarının korunması konusunda, geniş kapsamlı bir çalışma başlattı. Konu başlıkları arasında “sınırı aşan sular” da yer alıyor.

BARAJ YAPIMI HIZLANACAK

“Küresel ısınma ve su kaynaklarının azalması” riski, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne (MGSB) de girdi. Türkiye, suyun etkin kullanımının yanında, küresel ısınma nedeniyle suyun buharlaşmasının da önüne geçmeye çalışıyor. Bu amaçla sulama kanalları yeraltına indirilecek ve yeni barajların yapımı hızlandırılacak.

Devlet Su İşleri tarafından bir süre önce yapılan çalışmaya göre, Türkiye’nin yıllık su kaynakları toplamı 501 milyar metreküp. Bu miktarın 110 milyar metreküpü kullanılabilir durumda.

128 MİLYAR DOLAR GEREKLİ

Kullanılabilir su kaynaklarının ise sadece yüzde 36’sı değerlendirilebiliyor. Türkiye’nin 110 milyar metreküp suyun tamamını kullanabilmesi için 730 baraj ve 2 binden fazla gölet yapması gerekiyor. Bunun için de yaklaşık 128 milyar dolar kaynak lazım.

SINIR AŞAN SULAR

Fırat, Dicle, Meriç ve Murat nehirleri ile sularını dışarı bırakan Türkiye, uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını daha etkin şekilde kullanacak. Bu amaçla Fırat ve Dicle üzerine yeni barajlar yapılacak. Meriç ve Murat nehirleri ise ağırlıklı olarak içme ve sulamada kullanılacak. Su ihtiyacının dörtte birini Fırat ve Dicle üzerinde sağlayan Türkiye, bu nehirleri sınır aşan suları olarak kabul ederken Suriye ve Irak, ‘uluslararası sular’ olarak nitelendiriyor ve Türkiye’nin haklarını kısıtlamaya çalışıyor.

2008 yazının çok zor geçmemesi için yürütülen çalışmalar arasında özellikle baraj yapımı, buharlaşmanın önlenmesi için sulama kanallarının yeraltına indirilmesi projeleri yer alıyor.

Diğer projeler ise şöyle sıralanıyor: “Sulama göletleri yapılacak, şehirlerde bölgesel depolar yapılacak, sulamada kar ve yağmur sularından yararlanılacak, yeraltı sularının yüzeye çıkarılması için yeni çalışmalar yapılacak, arteryen ve kuyu açımı için şirket ve şahıslara krediler verilecek, ileri teknikler kullanılarak belirli bölgelerde yağmur bomlaları kullanılabilecek, Çevre ve Orman Bakanlığı bütçesi artırılacak.”



Akşam 

*

Çevrimdışı Aysegul

  • *
  • 3127
    • Yine Ayrılık.. Yine Ayrılık...
Yıl: 2008 Soru(n): Su Sıkıntısı - Sorumlu Başkan: Siz ?
« Yanıtla #20 : 03 Ekim 2007, 05:02:29 ÖS 17 »
http://www.suyumuzakimsahipcikacak.com/

Güzel öneriler kampanyalar ve yarışma başlatılmış arkadaşlar, gezmenizi tavsiye ederim.

Bizler de düşünmeye devam edelim.

*

Çevrimdışı Aysegul

  • *
  • 3127
    • Yine Ayrılık.. Yine Ayrılık...
Yıl: 2008 Soru(n): Su Sıkıntısı - Sorumlu Başkan: Siz ?
« Yanıtla #21 : 03 Ekim 2007, 05:05:55 ÖS 17 »
Dünyayı kasıp kavuran küresel ısınma yüzünden Türkiye’nin de susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı belirtildi. Birleşmiş Milletler (BM) ve Dünya Sağlık Örgütü (FAO)’nün 2007 yılı raporlarında da bu tehlikeye dikkat çekilirken, gereken tedbirler alınmaz ise Orta Doğu Bölgesi’nde su paylaşımı yüzünden çıkacak savaşlar da Türkiye’nin kapısını çalacak.

Devamı için   http://www.suvakfi.org.tr/haber_detay.asp?id=397

*

Çevrimdışı Aysegul

  • *
  • 3127
    • Yine Ayrılık.. Yine Ayrılık...
Yıl: 2008 Soru(n): Su Sıkıntısı - Sorumlu Başkan: Siz ?
« Yanıtla #22 : 03 Ekim 2007, 05:17:59 ÖS 17 »
Suyumuza "kim" sahip çıkacak?

Kim Market, su tasarrufunu teşvik etmek amacıyla kampanya başlatıyor. İSKİ faturalarından puan toplayacak KİM müşterileri arasında çekilecek kurada en çok tasarruf yapanlara hediyeler verilecek

KİM Market vatandaşı su tüketiminde tasarrufa yönlendirmek için kampanya başlatıyor. İSKİ'yle ortak yürütülecek olan 'suyumuza kim sahip çıkacak?' kampanyası 31.12.2007 tarihinde son bulacak. Kampanyada müşterilerin, kayıt ettirdikleri tüm dönem faturaları değerlendirilecek ve en fazla su tasarrufu yapan konut aboneleri arasında yapılacak çekilişle çeşitli hediyeler verilecek.

Kampanyaya nasıl katılacaksınız?

Normal konut abonesiyseniz Nisan 2007'ye ait su faturanızı, "Kimcard"ınızla birlikte size en yakın KİM marketine getirerek kaydınızı yaptırabilirsiniz. Faturanızın değerine bakılmaksızın ilk fatura karşılığında kartınıza 10 puan yüklenecek ve su tasarrufuna başlayacaksınız. Takip eden dönemlerde gelen her İSKİ faturanızı KİM'e getirerek kayıt yaptıracaksınız. Her kayıt için kartınıza puanlar yüklenecek. Tüm dönem faturalarını eksiksiz getirenlerin artan puanları toplanarak 100 puana ulaşacak. En fazla su tasarrufu yapanlar çekiliş sonucu hediyeler kazanacak.

http://www.suyumuzakimsahipcikacak.com/

*

Çevrimdışı LaEdri

  • *
  • 1004
    • Blog'um
Yıl: 2008 Soru(n): Su Sıkıntısı - Sorumlu Başkan: Siz ?
« Yanıtla #23 : 03 Ekim 2007, 05:20:23 ÖS 17 »
Alıntı
2007 yılı raporlarında da bu tehlikeye dikkat çekilirken, gereken tedbirler alınmaz ise Orta Doğu Bölgesi’nde su paylaşımı yüzünden çıkacak savaşlar da Türkiye’nin kapısını çalacak.

Lisedeyken Felsefe Hocamız bize; "İleride bir savaş çıkarsa şu I., II.Dünya Savaşı gibi, 'su' yüzünden çıkacak derdi." Ve bunu 4-5 sene önce söylüyordu.

O zamanlar bir su sıkıntısı olduğunu duymamıştım. Konu nerden oraya gelmişti hatırlamıyorum ama. Şimdi daha bir hayretle takip ediyorum ve ne zaman su sıkıntısı sözünü duysam hocam aklıma geliyor.  ::)  ???

*

Çevrimdışı LaEdri

  • *
  • 1004
    • Blog'um
Yıl: 2008 Soru(n): Su Sıkıntısı - Sorumlu Başkan: Siz ?
« Yanıtla #24 : 03 Ekim 2007, 05:23:19 ÖS 17 »
Alıntı
Tüm dönem faturalarını eksiksiz getirenlerin artan puanları toplanarak 100 puana ulaşacak. En fazla su tasarrufu yapanlar çekiliş sonucu hediyeler kazanacak.

Millet hediyeleri öğrenmeden birşey yapmaz sanırım. Malesef çıkarlarımıza göre birşeylerden fedakarlık yapıyoruz, yoksa YOK.  :(

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5150
    • depo
Yıl: 2008 Soru(n): Su Sıkıntısı - Sorumlu Başkan: Siz ?
« Yanıtla #25 : 03 Ekim 2007, 09:26:21 ÖS 21 »
Alıntı
LaEdri
Lisedeyken Felsefe Hocamız bize; "İleride bir savaş çıkarsa şu I., II.Dünya Savaşı gibi, 'su' yüzünden çıkacak derdi." Ve bunu 4-5 sene önce söylüyordu.
O zamanlar bir su sıkıntısı olduğunu duymamıştım. Konu nerden oraya gelmişti hatırlamıyorum ama. Şimdi daha bir hayretle takip ediyorum ve ne zaman su sıkıntısı sözünü duysam hocam aklıma geliyor.  ::)  ???

evet yakın geçmişte suyun petrolden bile daha değerli olacağı söylenirdi ve yavaş yavaş doğruluğu ortaya çıkıyor.

hatta israil manavgatın suyunu bile satın almaya çalışıyordu. ne oldu o plan bilgisi olan var mı ??

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
Yıl: 2008 Soru(n): Su Sıkıntısı - Sorumlu Başkan: Siz ?
« Yanıtla #26 : 03 Ekim 2007, 09:30:33 ÖS 21 »
arkadaşlar Rizeye buyrun Rizeyeeee...

Hiç dert etmezsiniz o zaman
hatta (şu an bana olduğu gibi) su sıkıntısı  yazıları konuşmaları vs. masal gelir size..

sonra yerimiz kalmaz bak Rizemiz küçücük
siz şimdiden buyrun (benden söylemesi) :)
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5150
    • depo
Yıl: 2008 Soru(n): Su Sıkıntısı - Sorumlu Başkan: Siz ?
« Yanıtla #27 : 03 Ekim 2007, 10:19:54 ÖS 22 »
serender büyük konuşma allah korusun suyunuz azalır biterse

allah tuzlu karadeniz suyuna muhtaç eder ona göre

rabbim açlık ile terbiye etmesin.. allah pınarlarınızı kurutmasın........

bu arada zemzem geldi aklıma

çölün ortasında binlerce yıldır akıyor ve hiç eksilme yok !!! rabbimin mucizesi işte. daha mucizemi ararlar

*

berfin

Yıl: 2008 Soru(n): Su Sıkıntısı - Sorumlu Başkan: Siz ?
« Yanıtla #28 : 07 Ekim 2007, 05:30:05 ÖÖ 05 »
sonbahardayız ve tek damla yağmur inmedi... rabbim merhamet etsin... insan aklıyla herseyin üstesinden gelebileceğine inanıyor ama rabbim vermeyince hiçbirşey yapamıyor.... kullugu unutup ilahlık taslamaya devam ederse daha insnoglu kendi sonunu kendi hazırlayacak gibi gözüküyor

*

Çevrimdışı akabede_biad

  • **
  • 171
  • AKABEDE ELİMİZİ VERDİK ŞİMDİ SIRA CANIMIZDA
'Eğer suyunuz tükenirse, size temiz suyu kim getirecek?'
« Yanıtla #29 : 11 Ekim 2007, 11:04:35 ÖS 23 »
'Eğer suyunuz tükenirse, size temiz suyu kim getirecek?' 
17/08/2007 
 
Yazının başlığı, Mülk suresinin son ayetinden. Ayetin tamamı şöyle: “Sor onlara: Hiç düşündünüz mü; eğer suyunuz tükenirse, size temiz suyu kim getirecek?” (67:30)

Mülk suresinin önemine ve sık okunmasına dikkat çeken rivayetlerin tümü, “surenin anlamına” dönük olarak anlaşılmalıdır. Surenin önemi muhtevasından kaynaklanmaktadır. Ve bu muhteva içinde, böylesine mucizevi bir ihbar da yer alır. Öyle bir ihbar ki, 1400 yıl öncesinden muhtemel bir felaketi önceden ima ve ihsas ediyor:

“Eğer suyunuz tükenirse, size temiz suyu kim getirecek?”

Sahi, kim getirecek?

Soruyu soran vahiy, cevabı “Rahman olan Allah” biçiminde vermemizi istiyor. Neden Rahman? Zira su, onun sonsuz rahmetinin bir tecellisi. Onun sınırsız merhamet ve şefkatini temsil ediyor.

Daha düne kadar yağmurun adı işte bunun için “rahmet” idi. Sanki bizler yağmura rahmet dedikçe, yağmur da bizim için hep rahmet oldu. Yağmura rahmet demek, zımni bir duaydı sanki. Ne zaman ki yağmura “rahmet” diyen tasavvur gitti, yağmur yağdıysa zahmet oldu, yağmadıysa felaket oldu.

O soru orada duruyor: “Eğer suyunuz tükenirse, size temiz suyu kim getirecek?” Cevabımızın “O sonsuz merhamet sahibi” olmasını istiyor sorunun sahibi?

Su, işte bunun için azizdir. Zira “el-Aziz” olanın bir ikramıdır. Hayatı suya, suyu hayata o bağladı. İşte bunun için su verene “su gibi aziz ol” derler. Su, aziz diye sıfatlandırılır; zira her yerde bulunduğu halde değerinden hiçbir şey kaybetmez. Bu bağlamda Allah'ın El-Aziz olmasının manasını da varın siz düşünün.

“Nezzelna”nın anlamı “biz indirdik” demektir. Bu ibare, aynen hem vahyin indirilişi hem de suyun indirilişi için kullanılır. Vahiy mucizedir, su da öyle. Vahiy hayattır, su da öyle. Vahiy canlıdır, su da öyle. Şu var ki, vahiy çölleşmiş yüreklere hayat verirken su ölü toprağa hayat verir.

Suyun mucize, suyun hayat, suyun canlı olduğuna inanmayanlar için su molekülü, iki hidrojen bir oksijen atomundan oluşmuş bir kimyasal bileşiktir. Onlar için su H2O'dur. Sadece kimyasal bir formül.

“Hidrojen orda istemediğiniz kadar, oksijen de? Hadi ne duruyorsunuz, müminlerin gözüne soktuğunuz ne idüğü malum gelişmişliğinizle siz de yapıverin” deseniz, gözünüze bön bön bakmaktan başka yapacakları bir şey yoktur.

Suyun ilahi bir ikram olduğuna inanmazlar ki, suyun mucize olduğunu bilsinler. Suyun tıpkı ayet gibi “inzal edilmiş” olduğuna inanmazlar ki, onu okumayı kabul etsinler.

Bunu anlamayan, “Irmağın kenarında abdest alıyor olsan da suyu israf etme” diyen İslam'ın asil çocuklarını da anlamazlar. “Su ortaktır” diyen Peygamber'i de anlamazlar. Sahipsiz bir deveyi önce susuz bırakan, Allah'ın elçisi o devenin su içme hakkını savunduğu için ona hakaret eden ve deveyi de işkenceyle öldüren Semud uygarlığının, bu yüzden helak edildiğini de anlamazlar.

Bu yüzden onlara duayı anlatmak, deveye hendek atlatmaktan daha zordur.

İlginç bir benzerlik; Mekke müşriklerinin de hayatlarında dua yoktu. Bir farkla ki onlar yağmuru Allah'ın yağdırdığına inanıyorlar, fakat onu uzak ve dünyaya karışmaz tanrı olarak tasavvur ediyorlardı.

Bunların hayatında da dua yok. Dua yok ama envai çeşit icad edilmiş seküler kutsallık var. Burç var, uğur var, uğursuzluk var, 13 rakamı var, yoğa var, transandantal meditasyon var, papaza okunma var, dilek var, Bayan Mataji'nin ayaklarını yıkama var, Anıtkabir'den istek isteme var, ölülerden medet umma var…

Bunlar hurafe olmuyor, yağmur duası hurafe oluyor.

Size bir şey diyeyim mi: 'Yüreksel' kuraklık, küresel kuraklıktan bin kat daha beter. Topraklarımızdaki çölleşme ne ki? Asıl çölleşme bazılarının yüreklerinde. İnkâr her çağda ve her zamanda oldu, olacak. Ancak inkâr, adı üstünde inkâr olduğu için inkâra davet edilmez. Çünkü inkar “yok” ile özdeştir ve yoka davet olmaz. Fakat bizdeki inkârcı güruh yoka davetle de yetinmeyip, varı yok etmeye çalışıyor. Galiba başımıza gelen en büyük felaket de bu.

İlahi kelam öyle diyor: “De ki: Duanız olmasaydı, Rabbim size ne diye değer verecekti ki?”

Neymiş? Dua bir değer meselesiymiş? Değer düşmanlarından, duanın değerini anlamalarını nasıl bekleyelim?
 
Mustafa İSLAMOĞLU
AKABEDE ELİMİZİ VERDİK ŞİMDİ SIRA CANIMIZDA