Sözlük..

  • 3 Cevap
  • 2612 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı Maveraî

  • Haymatlos..
  • *
  • 497
  • ﺃَﺳْﻠَﻤْﺖُ ﻟِﺮَﺏِّ اﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ
Sözlük..
« : 05 Ocak 2018, 02:46:59 ÖS 14 »

Kavramların gerçek karşılıkları çok çok önemli.. Doğrusunu bilmediğimiz her kelime, algımızı da yanlış yönlendiriyor. Doğru bilgi doğru algı, kavrayışı geniş, ufku açık anlayışlar için vira Bismillâh!

وَحْي : Vahiy, esin, ilham, sanatsal yetenek.

وَهَي , يَهِي , وَهْيًا / وُهِيًّا , واهٍ : Zayıf / güçsüz / dayanıksız / cansız / cılız olmak, elbise, duvar yarılmak, bulutlar, bağ, bitkin / halsiz düşmek, yıpranmak, çökmek üzere olmak, gökyüzü yarılmak, kemer, yırtılmak, yağmur boşanmak, toka, parçalanmak, çözülmek, lime lime / delik deşik olmak, boşanmak, açılmak.

صَدْر : Sudur[çoğ.], göğüs, başlangıç, reis, başkan, ön, bölüm, birinci mısra, şef, başlangıç noktası, ön kısım, komutan, ilk zamanlar, önceleri, bağır, ön taraf, sine, ilk aşama, koyun, yüz, birinci evre, köken, göğüsle giyilen elbise arası, kalp, döş, bağıntı.

مَظْهَر : Mezahir[çoğ.], belirti, şekil, biçim, tavır, görünüş, emare, dış görünüş, görüntü, davranış, açıklamalar, tezahür, görünüm, kılık, renk, kıyafet, renk ayrıntısı, alamet, giysi, renk tonu, form, gösterge, elbise, renk özü, işaret, üst baş, bulgu, vücut yapısı, delil, endam, yüz ifadesi, bakılan şey, perspektif, manzara, sahne, ifade, korunak, sığınak.

Devamı gelir inşaAllah...
Aynayım, bakanlar beni değil ancak kendini görür..

*

Çevrimdışı Maveraî

  • Haymatlos..
  • *
  • 497
  • ﺃَﺳْﻠَﻤْﺖُ ﻟِﺮَﺏِّ اﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ
Sözlük..
« Yanıtla #1 : 06 Şubat 2018, 01:28:25 ÖÖ 01 »

قَتَلَ : Katele, öldürmek, ب karıştırmak, الجُوعَ bastırmak, yatıştırmak, yok etmek, bir şeyi iyi bilmek, bir şeyin ustası olmak, açlığı vb.ni bastırmak yatıştırmak gidermek, helak etmek, şiddetini azaltmak, boş işlere harcamak, bir şeyi tüm yönleriyle araştırmak, içkiyi suyla karıştırmak, maktul düşmek, maktul olmak.

قَتَلَ ب : ..ile seyreltmek.

قَتَلَ الدَّهْرَ خِبْرَةً : Güngörmüş olmak, hayatta çok tecrübeler edinmek, tecrübe kazanmak.

قَتَلَ الْمَوضُوعَ بَحْثًا : Bir konuyu iyice incelemek.

قَتَلَه خُبْرًا , قَتَلَه دَرْسًا وَبَحْثًا , قَتَلَه عِلْمًا : Bir alanda üstat olmak, usta olmak, iyi bilgisi olmak.
Aynayım, bakanlar beni değil ancak kendini görür..

*

Çevrimdışı Maveraî

  • Haymatlos..
  • *
  • 497
  • ﺃَﺳْﻠَﻤْﺖُ ﻟِﺮَﺏِّ اﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ
Sözlük..
« Yanıtla #2 : 08 Şubat 2018, 02:26:27 ÖÖ 02 »
تَقْوَى : Tekvâ, dindarlık, müttakilik, haram helale dikkat etme, Allah’tan korkma, sakınma, Allah’a saygı, Allah’tan sakınma, Allah korkusuyla yasaklardan korunma, Allah’tan korkma, diyanet.

وَرَع : Vera', takva, korkma, dindarlık, Allah sevgisi, dini bütün olma, çekingenlik, ürkeklik, utanma, dikkatlilik, Allah’tan hakkıyla korkma, mütedeyyinlik.

تَقِيّ : Tekıyy, müttaki, takva sahibi, dindar, mütedeyyin, Allah’tan korkan, takvalı, Allah’tan korkup yasaklardan sakınan, dini bütün, salih, Allah’tan hakkıyla korkan.

لِبَاسُ التَّقْوَى : Libâsuttekvâ, alçak gönüllülük, takva elbisesi, haya, tevazu.

دَيِّن : Deyyin, dindar, Allah’a saygı gösteren, takva ehli.

وَرِع : Verî', müttaki, dindar, mütedeyyin, korkan, saygılı, takvalı, takva sahibi, dikkatli, ihlas sahibi, Allah’tan korkan, salih.

بَارّ : Bârr, hürmetkar, sadık, dindar, saygılı, bağlı, dürüst, nazik, Allah’a saygı gösteren, takva ehli, itaatkar.

بِرّ : Bîrr, doğruluk, dindarlık, sadaka, saygı, nezaket, ihlas, yardımseverlik, Allah’a karşı hürmet, sadakat, hayırseverlik, kendini Allah’a adama, vefa, insan severlik, merhamet, takva, bağlılık, dindarca davranış, anne babaya hürmet, ihsan, hayrat, iyilik.

صَلَاح : Salâh, uygunluk, kullanılabilirlik, doğruluk, yasallık, yarar, dürüstlük, meşruluk, yerindelik, kullanışlılık, erdemlilik, geçerlilik, yerinde oluş, elverişlilik, güvenilirlik, hakkaniyet, dindarlık, fayda, yararlı olma, işe yararlık, takva, uygulanabilirlik, doğru/yerinde olma, münasiplik, sıdk, iyilik.

دَيَّان : Deyyân, dindar, takvalı, yargılayıcı, hakim, kadı, müttaki, kahhar, mütedeyyin, kadıların kadısı, iyilik ve kötülükle cezalandıran.

وَرُعَ , وَرِع : Verîa, Verua, korkmak, takvalı olmak, dindar olmak, günahtan sakınmak, günahtan kaçınmak, günahtan uzaklaşmak.
Aynayım, bakanlar beni değil ancak kendini görür..

*

Çevrimdışı Maveraî

  • Haymatlos..
  • *
  • 497
  • ﺃَﺳْﻠَﻤْﺖُ ﻟِﺮَﺏِّ اﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ
Sözlük..
« Yanıtla #3 : 08 Şubat 2018, 07:22:30 ÖS 19 »
صَلَاة : Salâ, dua, namaz, yakarış, salat, rahmet, mağfiret, bereket, yakarı, kutsama, takdis, tazarru.

الصَّلَاة عَلَى رَسُولِ اللهِ : Salât, salâvât.

صَلَّى الله عليْهِ وَ سَلَّم : Allah onu hayırlar ile kuşatsın ve onu huzurdan ayırmasın, salat ve selam onun üzerine olsun.

سَلَّمَ : Selleme, من himaye etmek, korumak, muhafaza etmek, kurtarmak, saklamak, على selam vermek, selam göndermek, Peygamberlere salat ve selam getirmek, ب vermek, razı olmak, doğruluğunu kabul etmek, onaylamak, tasdik etmek, şükranla anmak,  ل , الى)  الى) teslim etmek, elden vermek, vermek, takdim etmek, sunmak, arz etmek, silahları bırakmak, adaletin önüne çıkarmak, teslim olmak, elden ele atmak.
Aynayım, bakanlar beni değil ancak kendini görür..