Kitap ve Hikmet ne demektir?

  • 9 Cevap
  • 6737 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kitap ve Hikmet ne demektir?
« : 09 Şubat 2015, 01:55:10 ÖÖ 01 »

*

Çevrimdışı Atlas

  • ***
  • 263
Ynt: Kitap ve Hikmet ne demektir?
« Yanıtla #1 : 09 Şubat 2015, 05:03:46 ÖS 17 »
yahu ne sınır ne disiplin tanıyosunuz..

ne yapıyorsunuz farkındamısınız..nefsin ve şeytanın en sinsi tuzağına çekliyorsunuz..zira nefsi emmare nin  en belirgin vasfı sınır ve disiplin tanımamasıdır..özgürlüğüne çok düşkündür..

hatta bu minvalde bir velinin şu sohbetini hatırlatmak yerinde olur ..biraz ağır olacak ama en dipteki manzara  bu..

demiş ki mubarek insan : her insanda firavunun işlediği o korkunç cürmü işleme arzusu vardır ..yani her nefs ilahlık taslama arzusundadır..ancak firavun gibi imkan bulanlar bu arzularını tatmin ederler..zira yapı olarak ham halde nefs Allahdan nefret eder ..düşmandır..ve sınır kayıt disiplin tabi olma gibi ona çok ağır gelen faziletleri..sevmez..bunlar ile kendisini kayıt altına almak istemez..hatta kuranda hevaünefsini ilah edinen göndermesinde bu sohbete dair işaret vardır..

eğer insan nispeten Allahın da yardımı ile bu engeli aşar ise..nefs ve şeytan yine boş durmaz meşru gibi görünen gerekçeler eşliğinde kendi namına yine ulaşmak istediği mevkiye dair mertebeleri insanın elinden söker alır..kişi farkında bile olmaz..

yalnız kuran sloganı adı altında yatan temel hastalık ..kendisini safiyane tevhid çizgisinde muradı ilahiye en uygun maskesi altında sınır kayıt ve disiplinden koparma arzsudur..

peygamberi postacı sadece vahyi iletmekle görevli bir aracı olarak yeterli gören ve kenara atan nefs.."akıl ve güya kuran mesajlı " dini anlama ve yaşama arzusunun peşine düşer ..

ne gerek var sünnete (hadise) ben kuranı anlarım aklınızı kullanın diyor kitap ..

yeri gelmiş iken etimoloji fıkhına müntesip  :D arkadaşlara onların kullandıkları disiplin üzerinde latife yapalım..

efem kuranda akletmek aklını kullanmak vb bir çok tavsiye var..

öylemi..durun bakalım bu akıl ne imiş ..hemen etimoloji fıkhına müracaat eedelim..

akıl arapça kökenli bir kelimedir köstek ve engel anlamına gelen ikal kökünden türemiştir ..dolayısı ile aklınızı kullanın derken etimoloji fıkhına göre kendinize köstek olun engel çıkarın deniyor efemm  :D


oldumu şimdi

bu işin hafif terip latifesi.. ;) yahu insanın  dini anlama ilahi mesajı kavramada etimolojiye mahkum olması kadar acı ve acz olabilir mi..mesele bu kadar basit değil tabi ama düşünmek gerek öyle değil mi..

hikmetli kuran demek ..pekii..neden ali imran 164. ayetde Allah kitabı ve hikmeti öğret buyuruyor..bu öğretme işi nasıl gerçekleşmiş..sadece vahyedilen mesajı iletmek öğretme değildir..öğretme işi vahyi okumakla gerçekleşmez..öyle olsa idi oku denirdi..bu kesin ..öğrenme fiili çok geniş bir çerçeveye sahiptir..

Allah öğretme işini peygambere yüklediği halde öğrenilmesi kurtuluş vesilesi olan   "  bu   öğrenilen şeyler cümlesinden  " neden sadece okunan vahiy anlaşılıyor..ilahi mesajı anlama ve yaşamada en iyi örnek peygamberimiz iken
neden onun hal ve ahvali yani sünnet bir kenera atılıyor..

düşünsenize Allah kuranda kitabı ve hikmeti öğret diyor..kitabı ve hikmeti en iyi anlayan ve yaşayan peygambere görev yüklüyor..öğretmenin öğrettikleri ise güvenilmez "zan" şüpheli kılıfları altında sümen altı ediliyor..

şimdi ...insan düşünmeden edemiyor ..peygamber bu dini nasıl yaşadı ..nasıl anladı..nasıl tatbik etti..

biz bu anlama yaşama ve uygulamaya dair her şeye sünnet penceresinden bakıyoruz ..peygamber görevini yerine getirdi ..öğretti..sahabe öğrendi ..ama bu öğrenilen şeyler neden bize intikal etmedi..yoksa Allah sadece sahabe neslinin mi öğrenmesini murad etti..

ya geri kalan bizler..

sus bakim ..senden öğrendin elinde Allahın kitabı var..yetmez mi..

doğru var ama o kitabda öğret deniliyor peygambere ..o öğretilen şeyler nerede..

devam edecek..








"Güneş herkesin üzerine eşit doğar ama;Gül başka, leş başka kokar.''(Mevlana Celaleddin Rumi)

Ynt: Kitap ve Hikmet ne demektir?
« Yanıtla #2 : 11 Şubat 2015, 04:37:56 ÖÖ 04 »
Sünnet yani yasa..yani hüküm demektir. Resulün yasaları ve hükümleri olarak değil, Resulün bize örnekliği yani Allah'tan aldığı
mesajı en güzel biçimde yaşaması olarak anlaşılmalıdır. Peygamber şu an hayatta değildir. Her canlı gibi Vefat etmiştir. Dolayısıyla herhangi bir konu hakkında peygamberin nasıl bir tutum takınacağını bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey Resulün vahye uyduğudur. Diyeceksinki peki bu kadar Rivayet'i çöpemi atalım? Adı üzerinde zaten Rivayet...Yani doğruda olabilir yanlışta..
Allah isteseydi Rivayetleride korurdu..Korunan bir kitabın Zayıf rivayeti, uydurma rivayeti, Sahih rivayeti gibi kategorileri
olmazdı. Kur'anla çelişmediği sürece ve artı ilave helal ve haramlar getirmediği müddetçe O rivayetleri peygamberin örnekliği
olarak almamız ve görmemiz mümkündür. Ayrıca şuda bir gerçekki rivayet kaynaklarında sünnet olarak bahsedilen birçok fiil ve
davranışa zıt başka Sahih rivayetlerde bulmak mümkündür. Hem Ayrıca Hikmet Kur'an dışında başka birşey ise diğer Peygamberlere verilen Hikmet nedir?

Ynt: Kitap ve Hikmet ne demektir?
« Yanıtla #3 : 11 Şubat 2015, 05:03:13 ÖÖ 05 »
Kasas 14: Mûsa, yiğitlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona hikmet ve ilim verdik. Biz, güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz.

Allah Musa peygambere daha gençlik çağlarında, yani peygamber olmadan önce  hikmet ve ilim verdik diyor. Ayetin devamında da biz güzel düşünen güzel davrananları böyle ödüllendiririz diyor. Bu ayette geçen hikmet sözünü düşündüğümüzde  Musa`ya Rabbim ilmi doğru kullanacak, akıl söz ve hareketlerinde uygunluğu sağlayacak, hak yolundan gidecek, güvenilir bir insan olacak, hikmeti verdiğini söylüyor. Dikkat edin ayetin sonunda güzel düşünüp, güzel davrananlara biz HİKMET i veririz diyor. Eğer hikmet sözcüğünden günümüzde bahsedilen, Kuran`da olmayan hükümleri verme, helal haram koyma yetkisidir  işte hadislere delil ayet budur dersek Kuran`ın bütün ayetleri ile çelişiriz. Bakın Allah bu ayetinde açıkça GÜZEL DÜŞÜNÜP GÜZEL DAVRANANLARI BÖYLE ÖDÜLLENDİRİRİZ diyor, yani HİKMET veririz diyor.

*

Çevrimdışı Atlas

  • ***
  • 263
Ynt: Kitap ve Hikmet ne demektir?
« Yanıtla #4 : 11 Şubat 2015, 08:24:15 ÖS 20 »
Alıntı
Resulün bize örnekliği yani Allah'tan aldığı
mesajı en güzel biçimde yaşaması olarak anlaşılmalıdır

ilgili ayette öğretmenin peygamber efendimiz olduğu anlaşılıyor..yaşayabilmek için anlamak şarttır..doğal olarak değil mi ?

şimdi aklıma şu soru geliyor..peygamberimiz nasıl anlamıştır..öğret emri verilerek ilahi mesajdan ne anlaşılması gerektiğini anlayan ve yaşayan peygamberimizin öğrettikleri ..en kıymetli ve muteber değilmidir..

elbette ayetlerden ne anlaşılması gerektiğini ondan daha iyi anlayan kavrayan ve yaşayan yoktu ve olamaz..hal böyle iken dini öğretmeninden öğrenmek yerine kendimiz öğretmen ve öğrenen olmaya kalkarsak ne olur ?

yani sünnetin yani peygamberimizin öğretmenliği olmadan Allahın muradına uygun anlayış ve yaşayışı elde edebilmek mümkünmüdür..

rivayetler...korunmadığını ne ile biliyorsunuz ..eh iyide kuranda başlıbaşına rivayet değil mi..sonuçta sahabe peygamberimizden işittiği ayetler gah ezberlemek gah kaleme almak kaydı ile rivayet zinciri ile bizlere iletmedi mi..

iyide diyeceksin ..kuran korunuyor..

korunmadan ne anladığınızı sorabilirimiyim..şimdi biri kalksa ve kurandan ayetleri alıp içine başkaca metinlerde ilave ederek piyasaya sürse ki bu yapıldı..adınada kuran dese

kuran korunmamış mı oluyor..

ilahi vahyin  öğret emri ile görevlendirilen peygamberimizin anladığı yaşadığı "yani öğrettiği" sünnet korunmadı ise mushafın korunmuş olmasının ne anlamı var..Allah din budur bu dinin öğretmenide peygamberimizdir diyor ama onun öğretisi korunmuyor..sencede bu mantıklı mı..

ben kalkar herhangi bir ayetden dilediğim gibi sonuç çıkarırım sen kalkar başka sonuç çıkarırsın..bir başkasıda başka sonuç..önünü ne ile alacaksınız bu başıbozukluğun.. yani herhangi bir ayetden mana çıkarmada "ölçü-kıstas-cetvel" kim olacak..senin aklınmı benim aklım mı yoksa bir başkasının aklımı..herhangi biri kalkıp bir ayete son derece abuk bir kafa ile yaklaşıp sapıkça bir mana verse ona nasıl dur diyeceksiniz..

rivayet kategorilerin var olması sevindiricidir..eleştiri konusu yapılamaz..bilakis güven tazeler şüphe tohumları ekmez..zira o kategoriler önümüze hadis diye konan her metne güvenip almamıza manidir..veya ilgili rivayetin hangi noktada bize ölçü olacağına dair izahdır ..bu başlıbaşına nimettir..


Alıntı
Ayrıca şuda bir gerçekki rivayet kaynaklarında sünnet olarak bahsedilen birçok fiil ve
davranışa zıt başka Sahih rivayetlerde bulmak mümkündür.

örnek lütfen  :)

hikmet konusuna daha sonra gireriz kardeşim..
"Güneş herkesin üzerine eşit doğar ama;Gül başka, leş başka kokar.''(Mevlana Celaleddin Rumi)

Ynt: Kitap ve Hikmet ne demektir?
« Yanıtla #5 : 07 Haziran 2015, 04:23:13 ÖÖ 04 »



Ynt: Kitap ve Hikmet ne demektir?
« Yanıtla #6 : 07 Haziran 2015, 04:25:08 ÖÖ 04 »
Atlas senin için

Ynt: Kitap ve Hikmet ne demektir?
« Yanıtla #7 : 07 Haziran 2015, 04:27:55 ÖÖ 04 »

Ynt: Kitap ve Hikmet ne demektir?
« Yanıtla #8 : 07 Haziran 2015, 04:29:15 ÖÖ 04 »
Rivayet diyorsun al sana rivayet  :)

Ynt: Kitap ve Hikmet ne demektir?
« Yanıtla #9 : 17 Aralık 2015, 02:56:49 ÖS 14 »
Hikmet sünnet demekse, neden kuran sünnet demiyorda Hikmet diyor.
Kuran'da kelime olarak sünnet kavramı geçer.
Peygamberin sünneti olarak geçmez, Sünnetullah yani Allah'ın sünneti olarak geçer.
Demek ki Hikmet kavramı farklı bir şey.Hikmet kavramını daha derin tefekkür etmek lazım.
Peygamberin sünneti olarak bize öğretilmek istenen sarık, fistan, sakal vs vs ler arap toplumunun örfü ve coğrafi sebeblere bağlı olarak giyim tarzları idi.

Hikmet: ilim ve onunla ameldir. Her ikisini cem edemeyene hakim denmez.

Sahabenin Kuran ve Sünnet diye bir derdinin olduğunu hiç düşünmüyorum.Onlar gelen vahye göre hayatlarını dizayn ediyorlardı.
Zaten bizdeki sıkıntıda Vahiy bize ne diyor, ne anlatıyor onu bile bilmiyoruz.
Velhasıl Kuranı tefekkür ederek hiç okumuyoruz..
Sıkıntı KURANSIZLIK sıkıntısı..
Başkada bir sıkıntımız yok.

Rasulullah'ın sünneti Kuran idi..
Rasulullah'ın ahlakı Kuran idi..
Rasulullah bizim için örnek bir şahsiyet idi.
Ve bize örnekliği de Rasulullah'ın da vahye uyması idi..

De ki: "Ben size, Allâh'ın hazineleri yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmem. Size 'Ben meleğim' de demiyorum. BEN SADECE BANA VAHYOLUNANA UYUYORUM." De ki: "Körle, gören bir olur mu? Düşünmüyor musunuz?"
(ENAM-50)