UHUD SAVAŞI SONRASI

  • 0 Cevap
  • 2042 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı iktibas

  • Cengiz sarsmazelsoy
  • ***
  • 421
UHUD SAVAŞI SONRASI
« : 28 Aralık 2014, 11:39:54 ÖS 23 »

Medine'li Yahudiler, Peygamberimizle yaptıkları anlaşmayı bozarak Müslümanlara eziyet etmeye başladılar. Peygamberimizi öldürmek için suikast düzenlediler. Bunun üzerine Yahudiler yurtlarından çıkarılarak sürgün edildi. Yahudilerin ileri gelenleri bunu bahane ederek, Mekke'ye gittiler ve orada Müşriklerle anlaştılar.

Mekke'li müşrikler Ebu Süfyan komutasında on bin kişilik bir ordu ile Medine üzerine yürüdüler. Durumu haber alan Peygamber'imiz her zaman olduğu gibi ashabını toplayarak istişarede bulundu. Selman-ı Farisi Hazretleri:

''Ya Resulullah! Bizim vilayetlerimizde bir şehir üzerine düşman hücum ettiğinde etrafa hendek kazmak adettir.'' Dedi. Araplarda hendek kazmak adet olmamasına rağmen Selman'ın hatırlatması üzerine Mekke'nin etrafı hendek kazılarak müdafaa şekli uygun görüldü.

Mekke'li Müşrikler bu hendekleri aşamadı ve hiçbir iş göremeden bozguna uğradı. O gece korku ve dehşet içinde bir çok yiyecek ve hayvan bırakarak kaçtılar.
Sonra Resulullah a.s. özellikle kadınlar için bazı nasihatlarda bulundu.
Kadınlarınızın mescidlere gitmelerine engel olmayınız. Onların evleri (ise) kendileri için daha hayırlıdır.
(Ebu Davud c. s.155)
Kadınlar mescide genellikle Resulullah a.s. onlar için ders verdiği için gidiyorlardı.Özellikle mescidler evlerden daha hayırlı olkmasının sebebi budur.Erkekler ön safta olması kaydı ile ve Kadınlar arkada saf tutup namaz kılıyorlar idi.
Kadınlar ders aldıktan sonra evlerini "okul"haline getirmişler ve çocuk yetiştiriyorlardı.Kadınların işleyeceği en salih amel çocuklarını yetiştirmesi idi.Yaşantıları ile sadece çocukllarını değil kocalarını aşırı davranışlardan uzak tutması için kontrol etmek idi.Diğer yönü ile musibetlere karşı sabrlı bir mücadele verdiler.
Müslüman erkeklerin karşılaştığı musibetlere karşı sabrettiler.Destek oldular.
Bugün hayatımıza bakınca bir evde eşler aynı inancı paylaşmadığını ve bunun sonucunda birbirlerine zulum denecek kadar birbirlerine adaletten uzaklaştığını müşahede ediyoruz.
İslami dönemde eşler farklı düşünse bile Hukmu Allaha ve resulune bırakıyorlardı .Cahiliyye döneminde kadınlar aşşağılanıyordu İslam kadına önem verdiği gibi onun haklarını koruyacak hukumlerde gelmişti.
Ama günümüzde olaylar biraz daha farklı;Kadınlara hak diye verilen şeyler erkeklere zulüm noktasına kadar ulaşmış.İslami sınırları gözetmeyip Avrupanın sınırları gözetilmiş,kadınları sokağa atma çabası ile "hak"adı altında Allagın sınırlarını tanımaz bir şekilde erkeklerin ahlak kurallarını tanımaz bir şekilde imkan sağlamışlardır.
Kadın çalıştırılarak ucuz işçi yapılmıştır.Diğer yönü ile kadınlar kendini serbest zannetmesi sureti ile hem ticari bir metaa haline geldi hemde nerde ise 7,,24 çalışan bir köle haline getirildi.
Şöyle düşünür isek;bir kadın çalışır ise sabah kahvaltısını hazırlayacak evini düzenleyecek,pazara çıkacak,işe gidecek ve akşam evine gidecek,alışveriş yaptıktan sonra yemek hazırlayacak,çocuklarına bakacak,bulaşık yıkayacak,eşi ile yatağa girdiğinde uyuyup kalacak belki;bu arada erkek kahvaltısını hazır bekleyecek,işe gidip gelecek,çocukları ile ilgilenmeyip akşam yemeğini hazır bekleyecek,ayaklarını uzatıp yatacak.
Televizyon seyredecek,kahveye gidecek,gerçekten bu durum kötü bir durumdur.İşte vaad edilen özgürlük budur.Bunuda kadınlar kendileri için bir avantaj zannediyor halbuki sömürülmeye devam ediliyor malesef.
Kadınlar çalışmak zorunda olmadıklarını algılayabilirler ise;yine onların çalıştırılmaması evlerinde gizlenmesi olarak değerlendirmeyelim,onları evlerde baş tacı yapıldığını düşünelim.Yani bir altın gibi bir hazine gibi korunması kötülüklerden uzak kalmasını sağlar.
Bunun yanı sıra kadınlar ile ilgilenmesi,çocuklar ile ilgilenmesi için zaman sağlanması,ahlakın geliştirilmesi için imkan sağlanmış olur.
Bugün malesef bunlar ihmal edilip ahlak dışı kuralları "özgürlük"addediyorlar.
Daha sonra hangi savaşta olursa olsundüşman tarafın  kadınları öldürmeyip,çocukları korumuşlardır.Müslüman kadınlar da savaşa katılmışlardır.Ancak İslamda Kadınların savaşma zorunluluğu yoktur.Müslüman erkekler için farzdı ama kadınlar için farz değildir.
Müslüman kadınlar özelikle kadınlar arasında İslama daveti yaygınlaştırıyorlar idi.Çocukları yetiştirme konusu ,kadınlar arasında da davetin yayılması konusunda çok büyük bir rol üstlenecektiler.Çünkü erkeklerin anlatımı konusunda imkanları kısıtlı olacak,şartlar kısıtlı olacak,her konuyu rahat konuşamıcaklar ama Mumin kadınlar bunu yaparlar ise  şartlar daha elverişli olacaktır.
Önemli eksiklerden birisi zamanımızda budur.Kadınlar daha fazla eğitime meyil vermiyor.Öğrenmeye fazla meyletmiyor.Erkekler bu konuda çok yoğun çaba harcıyorlar.Kadınların eğitimli olamaması hem kadının sorunu hemde erkeğin sorunudur.Çocukların eğitimsiz olması kadınların eksikliğidir.Çünkü çocukların öğretmeni kadındır.
Kadınlar evleri okul haline getirebilirler.İlk dönemde ashab arasında bu çok güzel bir şekilde uygulandı.Erkekler kadar çok ta başarılı olmasalarda içlerinde çok başarılı kadınlar çıkmıştır.Bunun en önemli örneği "Aişe "validemizdir.
Aişe r.a. Resulullah a.s. ile evlendiği zaman 9 yaşında idi,18 yaşına kadar Resulullah a.s. ile birlikte idiler.Resulullah a.s. vefat ettiği zaman Aişe ra. 18 yaşında idi.Yaklaşık 9 sene birlikte idiler.Bu dönem içerisinde Aişr ra. İslamı öğrenme gayreti çok mükemmeldir.Yaş farkının çok fazla olmasına rağmen gönülden yapılmış bir evliliğin ve aynı inancı paylaşmanın güzelliği burada açığa çıkıyor.
Resulullah a.s. yapmış olduğu evliliklerin en önemlisi oduğu gözükmektedir.Resulullah a.s. ın Hatice r.a. evliliğine bakar isek aslında birbirlerine benzeşmektedir.Hatice ra. Resulullah a.s. dan büyüktü.15 yaş kadar büyüktü.Aişe ra.a ise Resulullah a.s dan çok küçüktü.Yaklaşık 40 küsür yaş kadar fark var idi aralarında.Resulullah a.s. 63 yaşında vefaat edince Aişe r.a. 18 yaşında idi yklaşık 45 yaş kadar fark var idi aralarında .
Hatice ra ile tek evlilik yaşamıştı ancak Aişe ra. ile evliliğinde çok evlilik yaşamış idi.
Aişe ra. gayreti İslami mücadelede çok büyük görev üstlenmiş oldu.Özellikle fıkıh konusunda Aişr ra. katkısı çok büyüktür.İslami mücadele eder iken bu mücadlenin içerisinde "hadis rivayeti"konusunda olsun,fıkhi konularda delil gösterme noktasında olsun,Fıkıh alanında,rivayet konularında ki kanaatları konusunda olsun bir çok içtihad ları vardır.Önemli bir kaynak oluşturmuştur.Hemde bunu birinci ağızdan yapmıştır.
Buda bize Kdının İslamdaki yerini ne olduğu,nasıl bir şeyler yapabileceğini öğrenme ve öğretme açısından neler başarabileceğini Aişe ra. bize göstermiştir.
Ama bugün Kdınlar bu noktada çok pasif dir.Kadınlar bu noktada üzerine düşen vazifeyi yapmak zorundadır.Önceden kadınların öğrenme konusunda imkanları çok kısıtlı idi ama şimdi bu şartlar daha çok farklıdır.
Bilgisayar yöntemi ile hemen bilgileri tarayabiliyorlar.Bugünkü basın yayınlarının çok gelişmiş olması aradığı kitapları elde etmesi olsun çok daha geniş okuma imkanı var.Eğer bunu değerlendirirde okuyup öğrenir net aracılığı ile davette bulunurlar ise ve hayatına ciddi bir biçimde aktarır iseler onlar için çok büyük bir kazanc olacaktır.
Bu sahabe döneminde oldukça başarı kazanılmış özellikle Aişe ra. bir şeyler yapmış ise bugünde bir şeyler yapılabilir.Medine dönemini anlatırken Mekke dönemi gibi olmayacak yani biraz kısır kalacak ama Mekke dönemi daha çok ayrıntıları ve önemi büyük dönemdir.
Medine dönemi ni İslam tarihçileri aktarır iken savaşlardan ve sözleşmelerden öyle bahsediyorlarki sanki güzel sonuçlara savaş ve sözleşmeler ile geldiği izlenimi veriyorlar.
İleride bu konuları açıklar iken kimsenin yakalayamadığı bazı tespitlerim var İnşaallah azar azar anlatacağız.

Ne yaparsan yap sana yakışmayanı yapma