"Veli" ve Evliya" Terimleri

  • 126 Cevap
  • 86541 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: Öneri
« Yanıtla #60 : 11 Temmuz 2014, 02:34:33 ÖÖ 02 »

anlamanın yolu gösterilmiş, doğruluğunu merak ediyor ve öğrenmek istiyorsak istihareye yatarak pekâlâ bunu öğrenebiliriz. nasipse bu gece şahsen ben istihareye yatacağım ama görmezsem 'samimi olmadığımdan görmemiş olabilirim' mazereti öne sürülebilir tek kişi olduğumdan. bu sebeple, forum ahalisi olarak topluca bu gece istihareye yatıp bunu öğrenebiliriz, ne dersiniz chamdali? ve hiçbirimizde görmezsek osisko da bu iddiasından vazgeçip tekrarlamaz bir daha nasıl fikir, anlaşma? istişareye sunalım, önerilere açıktır.


İstihareyi bana yapmayacaksın dememdeki kasıt, sizin anlamadığınız zannına kapıldığımdan değil, Allah 'a yapılacak olan bir müracaatın ciddiyet gerektirdiğini vurgulamak içindi.

"forum ahalisi olarak topluca bu gece istihareye yatıp bunu öğrenebiliriz, ne dersiniz..hiçbirimizde görmezsek osisko da bu iddiasından vazgeçip tekrarlamaz bir daha nasıl fikir, anlaşma? istişareye sunalım, önerilere açıktır. "

Kullanmış olduğunuz bu ifadede ciddiyetten biraz uzak kalınmış gibi hissettim "istihareyi bana yapmayacaksın" şeklinde ifade kullandım. Burada herkes anlamak istediği gibi anlıyor.

"Anlattıkların, karşıdakinin anladığı kadardır"..!  Herkes için geçerlidir.

Bakış açısı farklı olduğu için, yanlış anlaşılma olabilir.
"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: "Veli" ve Evliya" Terimleri
« Yanıtla #61 : 11 Temmuz 2014, 02:41:57 ÖÖ 02 »

Ezhattım şu kesin olarak anlaşılmıştır ki senin bir pisikiyatriye ihtiyacın vardır. Hemde derhal çünkü senin beynin öylesine yıkanmıştır ki sen okumadan cevaplar yazıyorsun başını kuma gömmüş rast gele Allah’ın ayetleri üzerinde manasız yorumlar yapıyorsun.

Usül,kaide, mana, kinaye, muhkem, mütaşabbih,mecaz,nuzül kurallarını hiçbir şekilde takmadan başı bozuk makine gibi ötüp duruyorsun.

Ya ben kaç kezdir yazıyorum sen hala neden anlamıyorsun? Gerek ehli kitap olsun gerek Mekke müşrikleri olsun gerek sabiler gerek Mecusiler ve gerek diğer dinlere mensup olan insanlar olsun peygamberlerin çağrısına kulak verdikleri zaman yani vahye tabi oldukları zaman artık onlar Müslüman olarak anılırlar.
Hz.Ebubekir daha evvel Mekke müşriklerinde bir zat idi ancak iman etti ve Müslüman oldu. Kişi iman edip peygambere uyduktan sonra artık ehli kitap olarak anılmaz yada müşrik olarak anılmaz o artık Müslüman ismi ile anılır be hey beakıl sen bunu neden anlamıyorsun?

Bak şu ayete şimdi;

“Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sâbiîlerden (her bir grubun kendi şeriatında)

“Allah’a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için Rableri katında mükâfat vardır; onlar korkuya uğramayacaklar, mahzun da olmayacaklardır” (diye hükmedilmiştir).” Bakara/62

Gördün mü ayeti Ezhattım? Yani sen İslam dinini anlayana kadar bizimde göbeğimiz çatlayacak galiba; İslam dininin aslı anlaşılıp iman edilmeden Müslüman olunmaz bunu iyice bilmelisin.

Ayette Yahudilerden Hıristiyanlardan Sabilerden peygambere uyanlar ve iman edenler cennete gideceklerdir deniliyor. Yani anlayacağın Hz.İsa’ya Hz.Musa’ya iman edip salih amel işleyenler Müslümandırlar dolasıyla cennete gideceklerdir.

Ancak Hz.Muhammed bin Abdullah (s.a.s) in şeriati geldiğinde diğer şeriatlerin hükmü ortadan kalkmıştır. Zaten peygamberlerin ard arda gelmesi önceki şeriatlerin hükümlerinin tahrif olmasından dolayıdır. Bu yüzden sana diğer bölümde nakl ettiğim gibi Rasulullah (s.a.s) Hz.Ömer’in elinde Tevrata ait bir sahife görünce ona kızmış ve Musa yaşamış olsaydı bana uymaktan başka çaresi yoktu demiştir bunun delilini daha evvel vermiştim.

Ezhattım böyle laf kalabalığı yapacağına konuşulan mesele ekseninden cevaplar ver.

Senin evliyaların sapıklıkta sınır tanımazken sen ne yaparsan yap onları temize çıkaramazsın bunu unutma? Bir yandan sapık şeylerinin daha evvel aktardığımız sözlerinin üstünü perdelerken diğer yandan da Yahudi ve Hıristiyanları cennete götürme gayreti içerisindesin. Bu ne turşu bu ne lahana derler. Sen kime hizmet ediyorsun? sapık ilmi-leddün iddiasında bulunanlara mı? yoksa Yahudi ve Hıristiyanlara mı? Kime?

“Allah, bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık lâyık oldu. Çünkü onlar Allah’ı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdi. Kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlardı. “Araf/30

Allah Ehli-Kitap olanları Tevbe/30.ayette kafir Tevbe/31.ayette de müşrik olarak vasıflandırmaktadır. Yani Yahudi ve Hıristiyanlar hem kafir hem de müşriktirler.

Kafirdirler çünkü hakka karşı inkar içerisindeler.

Müşriktirler çünkü Allah’a ortak koşmaktalar. Bu konuda tek bir ihtilaf dahi yoktur ve ayetler muhkemdir.
 
"İşte onlar o kimselerdir ki, hidayet karşılığında sapıklığı satın aldılar da, ticaretleri kâr etmedi, doğru yolu da bulamadılar." Bakara/16
    
İşte onlar, hidayeti verip sapıklığı, affedilmeyi bırakıp azabı satın alan kimselerdir. Bunlar, ateşe karşı ne kadar da sabırlıdırlar!”Bakara/175
    
"Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırd edilmiştir. Artık her kim tâğutu inkar edip, Allah'a inanırsa, sağlam bir kulpa yapışmıştır ki, o hiçbir zaman kopmaz. Allah, her şeyi işitir ve bilir."Bakara/256
    
"Şüphesiz imanlarının arkasından küfreden, sonra da küfrünü artırmış olanların tevbeleri asla kabul olunmaz. İşte onlar sapıkların ta kendileridir.”Ali-İmran/90

[/b]

Kendi görüş, düşünce ve zannından başka hiç bir şey yok.

Kendini anlatmışsın.

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: "Veli" ve Evliya" Terimleri
« Yanıtla #62 : 11 Temmuz 2014, 02:57:17 ÖÖ 02 »
Kuran kıyamete kadar geçerlidir.

AŞAĞIDAKİ GERÇEĞİ HİÇ KİMSE DEĞİŞTİREMEZ.


İman edenler; yani Yahudilerden, Hıristiyanlardan ve sâbiîlerden de Allah'a ve ahiret gününe hakkıyla inanıp sâlih amel işleyenler için Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku olmadığı gibi onlar üzülmeyeceklerdir.
Bakara 62


Hepsi bir değildir; ehl-i kitap içinde istikamet sahibi bir topluluk vardır ki, gece saatlerinde secde ederek kapanarak Allah'ın âyetlerini okurlar. Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar; iyiliği emreder, kötülükten menederler; hayırlı işlere koşuşurlar. İşte bunlar Salih insanlardandırlar. Onların hayır cinsinde yaptıkları şeyler karşılıksız bırakılmayacaktır. Allah, takvâ sahiplerini çok iyi bilir.
Ali İmran 113.114.115


Ehl-i kitaptan öyleleri var ki, Allah'a, hem size indirilene, hem de kendilerine indirilene tam bir samimiyetle ve Allah'a boyun eğerek iman ederler. Allah'ın âyetlerini az bir paraya satmazlar. İşte onlar için Rableri katında ecirleri vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk olandır.
Ali İmran 199


İncil sahipleri, Allah'ın onda indirdiği ile hükmetsinler. Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar fâsıklardır.
Maide 47


Bu ayetler İslam 'dan başka din anlayışına sahip olanlar için değildir. İslam 'ı kendi yan kuruluşu gibi görenler için hiç değildir. İslam 'ı kendi anladığı ile sınırlı zannedenler için de değildir.

Bu ayetler, Allah 'tan başka ilah tanımayanlara, Kainattaki Tek Din 'in İslam Dini olduğunu kabul edenlere, Tevhid inancına sahip olanlara, Allah 'ın indirdiği bütün Kitaplara iman edenlere, bütün Resullerine iman edip, onlardan birini, bir diğerinden üstün görmeyenlere..!

Kısacası "AMENTÜNÜN ALTI ŞARTINA DA" acabasız iman edenlere hitap ediyor.

Körle yatan, şaşı kalkarmış. Kendisindeki noksanlığı bende zannediyor. Yazık..
"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: "Veli" ve Evliya" Terimleri
« Yanıtla #63 : 11 Temmuz 2014, 03:39:31 ÖÖ 03 »
Allah 'ın şer-i kurallarının tümüne verilen ad, İslam..

Allah 'ın varlığını ve birliğini kabul eden kişi Müslümandır.


Hz. Allah 'ın bedevilere hitabı bunu açıkça belirtmekte.


‘‘Bedeviler" dediler ki: ‘‘İman ettik.’’

Deki: ‘‘Siz iman etmediniz, amma ‘‘Müslüman olduk’’ deyin.

İman henüz kalplerinize yerleşmedi.

Şayet Allah’a ve peygamberine itaat ederseniz amellerinizden bir şey eksiltmez.

Muhakkak ki Allah çok esirgeyen çok bağışlayandır.’’
Hucurat 14


Müslüman olmak için yalnızca Allah 'ın varlığını kabul etmek yeter.. Dün ile bugünü bağdaştıramayanda bir sorun var demektir. Evrensellik neyi ifade ediyor hiç bakmıyor.

İslam 'da, Din 'in yaşanılırlığı bakımından, dün, bugün ve yarın diye bir kavram yoktur.

Tüm Peygamberlerle, indirilen kitap veya suhuflara, en başta indirilen ve gönderilen peygambere, en son indirilen ve gönderilen peygamber de dahil  iman etmesi şarttır...

Hiç bir şeriat iptal olmadı.

Hiç bir Kitap ve hiç bir Peygamber hükümsüz kılınmadı.

Kuran son Kitap olmasına rağmen, en son gönderilen Peygamber efendimiz Hz. Muhammed Mustafa s.a.v efendimizin böyle bir tebliği olmamıştır.. Kuran 'da da bunu ifade eder bir ayet yoktur.

İptal olmuş olsaydı, son diye bahsedilen Kitap ve Peygamber bunu insanlığa bildirirdi.

İmanın şartlarından birisi, indirilen bütün kitaplara iman, bir diğer şartı da bütün peygamberlere imandır. İlki ve sonu arasında hükümsüz kılınan ne bir peygamber vardır, ne de bir kitap.

Bunlardan bir tanesini hükümsüz kabul edenin imanında noksanlık var demektir.

Hala, Thomasın elindeki İncil, Zebur, Tevrat ile, Allah 'ın indindekini ayırt edemeyen zavallı..!

Kendisine bak kendine..

Ey inananlar, Allah 'a, Elçisine, Elçisine indirdiği kitaba ve daha önce indirmiş bulunduğu kitaba inanın. Kim Allah 'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse o, delalete uğrayanlardandır.
Nisa 136

Kim Rahmân'ın zikrine karşı kör olursa ona bir şeytânı sardırırız; artık o, onun arkadaşı olur. Onlar onları yoldan çıkardıkları halde bunlar doğru yolda olduklarını sanırlar.
Zuhruf 36-37


Şüphesiz, biz şeytanları inanmayanların EVLİYASI kıldık.’’
Araf 27

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

*

Çevrimdışı İSRA

  • **
  • 214
  • Zalim zulüm eder, Kader adalet eder..
Ynt:
« Yanıtla #64 : 11 Temmuz 2014, 05:02:46 ÖÖ 05 »
İstihareyi bana yapmayacaksın dememdeki kasıt, sizin anlamadığınız zannına kapıldığımdan değil, Allah 'a yapılacak olan bir müracaatın ciddiyet gerektirdiğini vurgulamak içindi.

Ciddiydim, hatta daha öncesinde düşünmüştüm yapmayı. Yani bu konuyu ilk yazdığınız mesajın akabinde ama nasip bugüneymiş.


Kullanmış olduğunuz bu ifadede ciddiyetten biraz uzak kalınmış gibi hissettim "istihareyi bana yapmayacaksın" şeklinde ifade kullandım.

Burada herkes anlamak istediği gibi anlıyor.

Yanlış hissetmenizde ifade ediş şeklim etken olmuş olabilir, sorun değil.

Sanıyorum öyle...bu konuda hemfikiriz.


"Anlattıkların, karşıdakinin anladığı kadardır"..!

Öyleymiş!


Bakış açısı farklı olduğu için, yanlış anlaşılma olabilir.

Muhtemelen olan bu...
Hususi rabıtaya karşı oluşum da Allah'tan başkasına mutlak kuvvet ve kudret yükleyip beklemeyi doğru bulmadığım içindir. Yalnız Allah'a iltica etmek gerekiyor, istiharede buna dahildir. Nebevi sünnette de bu şekilde yer almış, uygulanmıştır.
İlâhi ente maksûdî ve rızâke matlûbî..

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt:
« Yanıtla #65 : 11 Temmuz 2014, 07:54:35 ÖS 19 »

ciddiydim, hatta daha öncesinde düşünmüştüm yapmayı. yani bu konuyu ilk yazdığınız mesajın akabinde ama nasip bugüneymiş.

istihare konusunda latife yapmamış olsam da mesajlarınızdan latifeyi pek kaldıramadığınız sonucuna ulaştım; bir noktada sizden helallik almam gerekiyor.

geçenlerde nickinizi kullanarak bir latife yapmıştım, okuyacağınızı düşünerekten.
'yanlış anlayıp da alınır mı acaba?' diye düşünmüş buna rağmen yinede yazmıştım.
siz bir şeyler yazmayınca, konuya bakmamış olduğunuza, bakmayıp görmeyeceğinize yorumlamış ve arkadan konuşmak olmasın düşüncesiylede silmiştim. merak eder ve dilerseniz içeriğinide yazarım? hakkınızı helal ederseniz sevinirim...


Benim hiç kimsede zerre kadar da olsa hakkım olamaz. Maneviyatın vermiş olduğu terbiyede kişinin, bir başkasından hakkı olsa dahi helal edilir. Ahiret yurdu için kuldan alacak, verecek hesabı yapılmaz.

Hak diye ifade ettiğiniz hakkım helaldir.

İstihare için Evliyaullah 'ın tavsiyesi şöyle;

Şöyle müracaat edebilirsin:

Tasvip ettiğin bir mürşit tanıyorsun, ama gene ALLAH 'a sormak istiyorsun. Tabi, bu mühim mevzuyu ALLAH 'a sormayacaksın da başka kime soracaksın.?

"Ya Rabbi, falan kuluna müntesip olur, evrad ve ezkarımı onun tarifi üzere yaparsam benden razı olur musun".? Diye tazarru ve niyazla yakarabilirsin.

Acabasız, samimi yapılan müracaat cevapsız kalmaz, inşallah. Çok çeşit istihare vardır. Hepsi güzeldir. Öz ALLAH 'a müracaattır. Usulünce yapılan müracaatlar daha makbul olup, rahmeti ilahiyi kalıplaştırmak kesinlikle değildir.

"Bu türlü yapamam" diyorsan, istihare namazını kıl. Hazreti ALLAH 'tan iste. Bu yolda nasip ve kısmetin iman şulesi samimiyetinde zuhur eder.

Ezeli ervahta tereddütsüz, şüphesiz "beli" dedin ise zikirsiz, şükürsüz, evradsız, ezkarsız, namazsız, niyazsız, hacsız ve zekat borcu ile kabre götürmezler.

Rahmeti ilahiye ters düşer. Bu nedenledir ki kesinlikle reddedilmez, cevabı verilir.

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: "Veli" ve Evliya" Terimleri
« Yanıtla #66 : 11 Temmuz 2014, 08:11:42 ÖS 20 »

vahiyden söylediğiniz gibi bir şeyi peygamberler için bile anlamıyorum.

siz birine/birilerine Allah elçisi derken ne dediğinizin farkında mısınız? birine Allah elçisi dediğinizde aldığı/getirdiği mesajı sorarlar adama. aldıkları mesajı da duyurmaları gerekir toplumlarına.

hem siz Allahın vahiy dışındaki sunumlarına bizzat şahit oldunuz mu ya da tecrübe ettiniz mi de bu derece kesin konuşabiliyorsunuz?

İslam anlatılmaz yaşanır dediğiniz halde burada sayfalardır neyi anlatmaya çalışıyorsunuz? yine subjektif kriterler. muhatabınızı kolaylıkla anlamamazlıkla itham edebilirsiniz. ne yani söylediklerinizin doğruluğunu test için her dediğinizi yapacak mıyız gözümüz kapalı.

Allah gözyaşımızın tadına bakmaz emin olun. O sinelerin özünü bilendir.


İslam denince ne anlıyorsun ki.? Git arkadaşından yarının ödevini al, kopyala. Ertesi gün götür arkadaşının yapmış olduğu ödevin aynısı ile notunu al ve sınıfını geç..!

Birisi aradan çekilince, yerini sözde, "aklını kullanan"  başka birisine emanet ediyor. 

Maneviyat başıboşluluk demek değildir. Yol büyüğün, Mürşidin, tabii oldun Evliyaullah sana tarif eder, tarif üzere uygular ve yaşarsın. Ben umman içerisindeyim. Neden denizi aramak gibi bir gayret ve çaba içerisine gireyim.?

Aklın senin yol büyüğün olduğu müddetçe bu soru veya sorunlar azalmaz, aksine çoğalır.

Kuran- Kerim 'de buyrulan Evliya, yol gösteren, irşad eden, tarif eden bir kişiye tabii olduğunda, artık sen, sen olmaktan çıkmak zorundasın. Yani öğretmen ne derse, çalışman, bu yolda yürümen onun tarifi üzere olacaktır.

Kendinden bir şeyler katmaya, onun tarifinden dışarı çıkmaya başladığın zaman, maneviyat da seni bırakır. Madem ki biliyorsun, kendin git. Madem ki akıllısın, kendin bul.

Ama yok, madem ki biat ettin, tabii oldun, söz dinlemen, laf anlaman gerekir. Tabii olmak, teslimiyet demektir.
"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: "Veli" ve Evliya" Terimleri
« Yanıtla #67 : 13 Temmuz 2014, 01:49:42 ÖÖ 01 »
Arkadaşım, ne sormak istiyorsan sorabilirsin anlamında buradayım dedim. Dilediğin başlık altında ne soracaksan sor. Bildiğim, yaşadığım, bir konu olduktan sonra farketmez. Dilim döndüğünce cevaplamaya çalışırım. Her şeyi biliyorum iddiasında da olan birisi değilim.

Tasavvuf, İslam Dini 'ni, peygamber efendimizin yaşantısına yakın yaşama ve uygulama biçimidir. İstihare ise, Tasavvuf 'un kendi içerisinde uygulanılan bir müracaat şeklidir.

İstihare, kişinin kendi gördüğünden, kendi hissettiğinden başkasını kabul edememe, başkalarının telkinine sıcak bakamama durumunda doğrudan Allah 'a müracaatı demektir.
"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

Ynt: "Veli" ve Evliya" Terimleri
« Yanıtla #68 : 14 Temmuz 2014, 02:34:05 ÖÖ 02 »
Hayatımda çok cahil gördüm ancak niye yalan söyleyeyim bugüne kadar senin gibi bir cahile hiç ama hiç rastlamadım. Ben orada bir şey iddia ediyorum ve diyorum ki Ali-İmran/suresi 113-114-115. Ayetlerde zikr edilenler Abdullah b. Selâm, Esed b. Ubeyd, Sa'lebe b. Şa'be ve Ka'b b. Malik olup bunlar daha evel ehli-kitap iken iman edip Müslüman oldular ve ayetler onları zikr etmektedir. Sen ise aklını yitirmiş medine çöllerinde yolunu kaybetmiş mecnunlar gibi dönüp duruyorsun.

Senin burada yapman gereken şey bu bilginin asılsız olduğunu ispat etmendir. Tabi buna ilmi olarak yetersiz kaldığın için buna çürütmek yerine kendini anlamamaya programlamış boş boş konuşup duruyorsun.

Allah’a gereği iman edenlere ehli-kitap denmez Müslüman denir sen bunu dahi bilmeyecek kadar koyu bir cehalet içerisindesin. Bak şu ayete bak;

"Kitap verilenlere ve ümmilere de ki: "Müslüman oldunuz mu?" Eğer (sizin gibi) müslüman olurlarsa hidayeti bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse sana sadece tebliğ etmek düşer. Allah kullarını (n halini çok iyi) görendir" (Al-i İmran: 20-21)   

Demek ki Müslüman olabilmenin yolu Müslümanlar gibi iman etmektir ehli-kitap gibi değil. Her türlü inanca sahip dinin aslında bile icma edememiş nice, hizipler, cemaatler, gruplar, arkadaşlıklar kendileri gibi inanmayan hatta demokratik laik düzenleri ayakta tutan sahte ilahlara ve işkal ettikleri makamlara Allah’tan başka hüküm koyma yetkisi tanıyan ve böylece Allah’a Rububiyet tevhidinde şirk koşan ibadet kapsamında olan amellerde hükmü Allah’a has kılmak noktasında da Allah’tan başkasını vekil tayin eden sahte ilahlara oy vererek onlara anayasalar (şeriatler)  tahsis etme hakkı tanıyan ve böylece Allah’tan başka sahte ilahları hem dost hem de veli edinen insanları İslam kapsamında görmek tam manasıyla imanına küfür karıştırmaktır.
Bu küfrün birçok illetleri vardır ancak hakkı batılla karıştırmak Bakara/159.ehli-kitabın en belirgin küfürlerinden biridir.

Bu küfür illeti maalesef günümüzde kendilerini İslam ehli olarak gören birçok cemaatte ve birçok insanda mevcuttur. Bu ayetler onları yalanlıyor ve iman iddialarının boş olduğunu bizlere haber veriyor.
Müslümanlara sizin gibi düşünmeyenleri siz hemen ötekileştiriyorsunuz onları hariç görüyor ve onları tekfir ediyorsunuz diyorlar. Bunu söylerlerkende bu söylediklerine maalesef hiçbir şekilde delil sunamıyorlar.


Oysaki bizim gibi düşünmeyenleri biz değil Allah ötekileştiriyor. Çünkü insanlardan; Bakara/Suresi 13.ayette onlara gelin Müslümanlar gibi iman edin denilince onlara biz o beyinsizler gibimi iman edeceğiz deyip Müslümanlarla Müslümanların akidesi ile alay etmektedirler. Demek ki bizim Müslüman olarak telaki ettiğimiz ehli-iman ulema gibi iman etmeyenler Müslüman değildirler.

Biz ya Allah’ın işaret ettiği Müslümanlar gibi yani ashap gibi iman edeceğiz ki onlar hiçbir surette Allah’tan başkasına anayasa koyma yetkisi vermemişlerdir yada bu sevdadan vaz geçeceğiz.

Allah böyle söylerken ehli-kitaba gelin Müslüman olun derken aklını yitirmiş birileri de kalkmış onların zaten Müslüman olduğunu söylüyorsun. Sen gerçekten feci bir şekilde hastasın.

Şimdi İbn-i Kesirde geçen şu kıssayı dikkatlice oku; Yalnız acele temeden sindire sindire oku olaki belki hidayet bulursun inşallah;

Muhammed İbn İshâk İbn Yesâr ve başkalarının da zikrettiği gibi bu sûrenin baş kısmını onlara bir reddiye sadedinde indirdi.

îbn îshâk meşhur es-Sîret'ün-Nebevî isimli eserinde ve başkaları şöyle diyorlar :

Necrân hıristiyanları hey'eti altmış binitli olarak Rasûlullah'a geldiler. Ulularından ondört kişi de içlerindeydi.

Bunlar:

1  — Âkıb —ki ismi Abd'ül-Mesîh idi—
2  — Seyyid —bu da Eyhem'dir—
3  — Bekir İbn Vâil kabilesinin kardeşi Ebu Harise İbn Alkame
4  — Üveys el-Hâris
5  — Zeyd
6  — Kays
7  — Yezîd
8  — Nebîh
9  — Hüveylid
10  — Amr
11  — Hâlid
12  — Abdullah
13  — Yuhannes idiler.

Bunların esâs söz sahibi olanları da şu üçüydü:

1  — Âkıb: Kavmin başkanı (emîri) görüşlerinin sahibi ve danışılan kişiydi. Ancak onun görüşüyle hareket ederlerdi.
2  — Seyyid: Âlimleri, binitlerinin ve toplantılarının sahibi idi.
3  —' Ebu Harise İbn Alkame: Râhibleri, imamları ve medreselerinin sahibi (hocası) idi. Ebu Harise okumuş olduğu eski kitaplardan Rasûlullah (s.a.) in sıfatının ve durumunu çok iyi öğrenmişti. Fakat bulunduğu makam ve gördüğü muamele sebebiyle cahilliği onu hıristiyan olarak kalmaya itiyordu.

İbn İshâk diyor ki: Muhammed İbn Ca'fer İbn Zübeyr bana anlattı ve şöyle dedi:

İkindi namazı kılınırken geldiler ve Rasûlullah (s.a.) in yanına, mescidine girdiler, üzerlerinde Yemenli elbiseleri vardı. Cübbeler ve ridâlarla develere binmişlerdi.

Rasûlullah (s.a.) in ashabından onları gören  diyorlar ki: «Onlardan sonra onların benzeri hiçbir böylesine şaşaalı o güne kadar bir hey'et görmedik.» Onların kendi ibâdet vakitleri gelince Rasûlullah (s.a.) in mescidinde ibâdet etmek üzere kalktılar. Rasûlullah (s.a.) «Bırakınız (kılsınlar)» buyurdu. Onlar da doğuya doğru ibâdet ettiler.

RasûluJlah (s.a.) onlardan Ebu Harise İbn-i Alkame ve Âkıb Abd'ül-Mesîh ile ya da Seyyid el-Eyhem ile konuştu.

İki râhib Rasûlullah ile konuştuklarında Allah Rasûlü (s a.) her ikisine de : Müslüman olun, buyurdu. Onlar da : Muhakkak ki biz (daha önce) müslüman olduk, dediler. Allah Rasûlü : Hayır, siz müslüman olmadınız; dedi (gelin) müslüman olunuz, buyurdular. Onlar yine : Evet, dediler. Biz senden önce (Zaten) müslüman olduk. (Dediler)

Rasûlullah (s.a.) : «Yalan söylediniz» buyurdular. «Allah'ın oğlu var demeniz, haç'a tapmanız ve domuz eti yemeniz sizin müslüman olmanızı engelliyor.» Onlar : Ey Muhammed (îsâ) nın babası kimdir? diye sordular.
Rasûlullah (s.a.) sustu ve onlara cevap vermedi. Allah Teâlâ da onların bu sözlerinin herbiri hakkında ve ayrılığa düştükleri konular için Âl-i İmrân sûresinin baş kısmını ve seksen küsur âyetini indirdi. Nakil burada bitmiştir.


Şimdi Rasulullah (s.a.s) onların ne o an nede daha evvel Müslüman olmadıklarını bildiriyor aklını yitirmiş misyoner derviş onların Müslüman olduğunu iddia ediyor.

Şimdi soracağım soruyu es geçmeden izah eder misin?

1-Ashap kimlerden meydana gelmişti? Yani daha evvel hangi dinden idiler de sonra Müslüman oldular.

2-Yahudi ve hıristiyanlardan peygambere uymayanların Müslüman hükmü aldıklarına dair bir delil göster. Çünkü peygambere uyanlar zaten Müslüman hükmü alırlar ve ashap statüsünde olurlar. Uymayanlardan bir tane isim vere bilir misin ki bu Müslüman olarak anılmış olsun.

3-Nisa/60.ayetin nuzül sebebindeki Kab bin Eşref ki bu zevat Yahudi idi Allah onu niçin tağut olarak vasıflandırdı?
4-   

Bak burada ne diyorsun? Allah 'ın şer-i kurallarının tümüne verilen ad, İslam..Allah 'ın varlığını ve birliğini kabul eden kişi Müslümandır.

Sonra diyorsun ki Müslüman olmak için yalnızca Allah 'ın varlığını kabul etmek yeter.
Sen böyle diyorsun.

Allah ise şöyle diyor mealen; Andolsun, onlara: 'Gökleri ve yeri kim yarattı?' diye soracak olsan, tartışmasız: 'Onları üstün ve güçlü (aziz) olan, bilen (Allah) yarattı' diyecekler.”Zuhruf/9

Başka bir ayette

“Andolsun, onlara: 'Gökleri ve yeri kim yarattı?' diye soracak olsan, elbette 'Allah' diyecekler….”Zuhruf/38

Yine başka bir ayette;

“Andolsun onlara; 'Gökleri ve yeri kim yarattı?' diye soracak olsan, şüphesiz; 'Allah' diyecekler. De ki; 'Hamd Allah'ındır.' Hayır, onların çoğu bilmezler.”Lokman/25

Oskio ne kadar yalancı olduğunu gördün mü? İşte gördüğün gibi  Mekke putperestleri Allah’ın varlığını kabul ediyorlar ancak bu onların Müslüman olmaları için yeterli olmuyor.

Oskio puta tapanlar kafirdirler. Putu sadece taştan ağaçtan alçıdan zan etme şeyhlerini put edinenlerde aynı hükmü alırlar.

Oskio durmadan "AMENTÜNÜN ALTI ŞARTINA " iman eden Müslümandır diyorsun. Ben bunun Müslüman olmak için yeterli olmadığını iddia ediyorum. Sana her sorduğumda cevap veremiyor kıvranıp duruyorsun sonra konuyu başka mecralara taşıyorsun.

İmanın şartlarını kabul edip tağutu red etmeyen nasıl müslüman olur bunu delillendir?

İbni Kuteybe (Rahimehullah) ne güzel demiş;

“İnsanlar koyun sürüsü gibidirler, birbirinin ardından giderler. Bu sebeple biri çıkıp, onlara kendisinin peygamber olduğunu veya rububîyyet (ilahlık) iddiasında bulunduğunu ilan etse bile, Rasulullahın son peygamber olduğu bilinmesine rağmen, yine de bu iddia sahibi, kendisine tabi ve taraftarlar bulur.”Hadis/Müdafası/

Sizi en güzel özetleyen söz kanımca budur;

Ynt: "Veli" ve Evliya" Terimleri
« Yanıtla #69 : 14 Temmuz 2014, 02:39:14 ÖÖ 02 »
"Kitap verilenlere ve ümmilere de ki: "Müslüman oldunuz mu?" Eğer (sizin gibi)müslüman olurlarsa hidayeti bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse sana sadece tebliğ etmek düşer. Allah kullarını (n halini çok iyi) görendir" (Al-i İmran: 20-21)  

"Allah, kimi hidayete erdirmek isterse, onun göğsünü İslam’a açar..." (En’am: 125)
"Haktan sonra sapıklıktan başka ne vardır? Öyleyse (haktan) nasıl çevriliyorsunuz?" (Yunus: 32)    

İbni Teymiye şöyle demiştir:

"Bunun için Allah’a ibadet etmeyen kişi mutlaka Allah’tan başkasına ibadet eder.

Adem oğulları iki kısımdır.

Muvahhid olanlar, müşrik olanlar veya tevhidi ve şirki birbirine karıştıranlar ki bunlar; hristiyanlar, yahudiler ve kendilerini İslam’a nisbet eden sapık kimseler ve onların benzerleri olan tevhide şirki karıştırmış müşrik kimselerdir." (Fetvalar c: 14 s: 282)

İbni Teymiye başka bir yerde şöyle demiştir:

"Her kim Allah’a ibadet konusunda büyüklük taslarsa işte o kimse Müslüman değildir. Her kim de Allah’la birlikte bir başkasına ibadet ederse işte o kimse de Müslüman değildir." (Kitabu’n-Nübüvvet s: 127)

İbni Kayyım:

"Allah-u teala'ya ibadet etmeyen kimse" konusunda şöyle demiştir:

"İslam; Allah’ı birlemek, sadece O’na ibadet etmek, O’na hiçbir şeyi ortak koşmamak, Allah’a ve rasulüne iman etmek ve rasulün beraberinde getirdiklerine tabi olmaktır.Bunları yerine getirmeyen kul Müslüman değildir. Şayet bunları yerine getirmeyen kimse inatçı (yani bilerek inkar eden) kafir değilse cahil kafirdir.

Cahil grubuna giren bu kimseler hakka karşı inat etmemelerine rağmen cehaletleri sebebiyle küfre girdiler.

Onların inat etmiyor olmaları kendilerini kafir olmaktan kurtarmadı.



Zira kafir olan kişi; gerek inat, gerek cehalet ve gerekse inat edenleri taklit etmek suretiyle yapmış olsun, Allah’ın tevhidini inkar eden ve rasulünü yalanlayan kişidir.

İnat edenleri taklit eden kişiler inat etmedikleri halde inat ehlini taklit etmeleri sebebiyle küfre girmişlerdir.

İslam dinine bağlı olmayan kişinin kafir olduğuna inanmak kula farzdır.

Şüphesiz ki Allah-u teala bir rasulle hucceti ikame etmeden kıyamet gününde hiç kimseye azab etmez.

Genel olarak hüküm böyledir.

Kıyamet gününde belli kişilere huccetin ikame edilip edilmeyeceğine hüküm vermek Allah’a aittir ve ahiretteki azab ve sevap bu hükme bağlıdır. Fakat dünyada zahire göre hüküm verilir. Onun için kafirlerin çocukları ve onlardan deli olanların dünyadaki hükümleri kafirdir. Çünkü onlar velilerin hükmünü alırlar." (Tariku’l Hicreteyn 17. tabaka, s: 382)

Abdullatif ibni Hafiyd, İbn-i Kayyım’ın yukarıdaki sözünü şöyle açıkladı:

"İbni Kayyım bu sözünde hakkı öğrenme gücü olduğu halde hakkı öğrenmekten yüz çevirip küfür konusunda şeyhlerini taklit edenlerin kesin küfre girdiklerini  söylüyor. Fakat hakkı öğrenmeye gücü olmayan veya rasullerin tebliğine ulaşma imkanı olmayan kişiyi ise fetret ehlinden olan ve rasulün haberi kendisine ulaşmayan  kimse gibi sayıyor. Bu gibi kişiyi tekfir etmeyen alimler bile onu Müslüman saymamıştır.


(Necd Alimlerinin Fetvaları  c:3  s: 231)

Şeyh Ebu Batın kendisine:      

"Siz müslümanları tekfir ediyorsunuz" diyen kimselere karşı şöyle cevap vermiştir:

"Bizim hakkımızda: "Müslümanları tekfir ediyorsunuz" diyen kişi ne İslam’ı ne de tevhidi bilen bir kişidir. Bu kimsenin sözünden onun İslam’ının sahih olmadığı anlaşılmaktadır. Zira bu kimse günümüzdeki müşriklerin yaptığı şirki reddetmemekte ve yaptıklarının tevhidi bozucu bir şirk olduğunu görmemektedir. Bu durumda olan bir kimse ise Müslüman değildir." (Mecmuatü’r-Resail  c: 1 Kısım: 3 s: 655)

Abdullatif b. El-Hafid, şahadeti söylediği halde büyük şirk işleyen kişinin İslam’a girmediği konusunda  alimlerin icma ettiğini nakletmiştir. (El Minhac s: 10 Necd Alimlerinin Fetvaları c:3 s: 93)

"Allah’tan başka, kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek olan kimselere dua edenden daha sapık olan kimdir? Oysa onlar, onların dua etmelerinden habersizdirler. İnsanlar haşrolundukları zaman (kendilerine dua edilenler) onlara düşman kesilirler ve kendilerine ibadet etmiş olmalarını inkar ederler." (Ahkaf: 5-6)  

Şeyh Süleyman b. Abdullah şöyle dedi:

"La ilahe ilallah"ın manasını bilmeyen, tevhidin gerekleriyle amel etmeyen, şirkin her çeşidini terkedip, tağutu da reddetmeyen kimsenin sadece dille bu sözü söylemesi alimlerin icma ile ona hiçbir fayda vermez." (Teysir’el Aziz’el Hamid s: 53)    

Şeyh Abdurrahman b. Hasan şöyle dedi:

"Sahabeler, tabiin, selefi salih ve ehli sünnet alimlerinin hepsi; bir kimsenin şirki terketmeden, ondan uzak durmadan müslüman olmayacağı konusunda icma etmişlerdir." (Ed-Dürerü’s-Seniye  c: 11 s:  545-546)

Kadı İyad şöyle dedi:

"Allah’ın birliğini reddeden, Allah’tan başkasına veya Allah’la birlikte bir başkasına ibadet etmeye davet eden her söz ve yazı müslümanların icmasıyla küfürdür." (Eş-Şifa Küfür Olan Makaleler Bölümü)  

Muhammed b. Abdulvahhab Karamita taifesi hakkında  şöyle dedi:

"Bu taife namaz, hac, oruç, zekat gibi İslam  şiarlarını zahiren yapmakta, Cuma namazını ve cemaat namazını zahiren kılmaktadırlar. Müftüler, halk arasındaki ihtilafları çözmek için İslam’a göre hükmeden  kadılar tayin etmişlerdir. Fakat bunlara rağmen şirk işlemişler ve İslam şeriatine muhalif hareketlerde bulunmuşlardır. Bunun için bütün alimler bunların kafir olduklarında icma ettiler." (Muhtasar Es-Siyre)    
  
Bu mertebenin daha iyi anlaşılabilmesi için zamanımızdan şöyle bir örnek verelim:

Bu mertebe laikliği, kominizmi, ırkçılığı, kapitalistliği, demokrasiyi terk etmeyi ve onları tekfir etmeyi insanları bundan sakındırmayı gerektirir. Allah’ın kanunlarıyla hükmetmeyen mahkemeleri terketmeyi ve insanları bundan sakındırmayı, teşri meclisini terketmeyi ve insanları bundan sakındırmayı, ve zamanımızdaki İslam’a zıt her türlü fikirleri terk etmeyi ve insanları bundan sakındırmayı gerektirir. Vesselam

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: "Veli" ve Evliya" Terimleri
« Yanıtla #70 : 14 Temmuz 2014, 03:47:35 ÖÖ 03 »

İbn-i Kesir,  
Muhammed İbn İshâk İbn Yesâr
İbni Kuteybe
İbni Teymiye
Fetvalar
İbni Kayyım
Tariku’l Hicreteyn
Abdullatif ibni Hafiyd
Şeyh Ebu Batın
Mecmuatü’r-Resail
Abdullatif b. El-Hafid
El Minhac  
Alimlerinin Fetvaları
Şeyh Süleyman b. Abdullah
Şeyh Abdurrahman b. Hasan
Ed-Dürerü’s-Seniye
Kadı İyad
Muhammed b. Abdulvahhab Karamita
Muhtasar Es-Siyre


SELEFİLİK ve  VAHHABİLİK propagandası yapan bu zavallıya acımamak elde değil.


-Hadis,
-rivayet,
-der ki,
-şöyle der,
-hüküm şöyledir,
-şöyle hükmeder...!

BU NE YAA..? Benim inanç ve imanımı kabul etmeyen sana derim ki;

Arkası gelmez senin şeyhlerinin bıktım illallah..! Birilerinin, kendince doğruları ile beni yargılamaya kalkışıyorsun. Gülerler adama..

Benim bir tek Mürşidimi kabul etmeyen adama bir bakın. Hz. Allah 'ın Kuran 'da buyurduğu Evliya 'yı kabul etmeyen zavallıya bir bakın..

Hangi edepten, hangi saygıdan, hangi imandan haberdar düşündürücü..!

İslam 'dan bi haber, bilmiyor
Din 'den bi haber, anlamıyor
İnaçtan bi haber, yok ki ne bilsin
İmandan bi haber, ettiğini zannediyor
Ehli iman, Ehli islam, Ehli Takva ile hiç bir ilgisi yok. yaşantı yok ki nerden bilecek.

İşin yalnızca felsefesi boyutu, görünen yanı ile alakalı, metafizik denilen olgudan habersiz, İslam 'ı yaşadığını zannediyor.

Mürşit, tertib-i lahidir: Varüsün Nebiy nedimi ilahi evliya, mensub olduğu Peygamberlerinin şeriatını manasını tahrip etmeden yaşantı ve uyarısını günahı kebairler dışında, asra uyumlu mana vazifelisi verilmiş kişiye Mürşit denir!..

Evliya 'lar, Peygamber varisleridir.


Allah kime hidayet ederse, işte o, hakka ulaşmıştır, kimi de hidayetten mahrum ederse artık onu doğruya yöneltecek MÜRŞİT bulamazsın.
Kefh 17


Kuran yeter..!
"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: "Veli" ve Evliya" Terimleri
« Yanıtla #71 : 14 Temmuz 2014, 07:51:15 ÖS 19 »

"...Allah her kime hidayet ederse işte o, irmiştir, her kimi de saptırırsa artık onu irşad edecek bir veliy bulamazsın"[/color]

 begen1  Teşekkür ederim.

   
Veli : İbadet ve taat ile Allah 'ın yakınlığını kazanmış kul.
   
Mürşit : Rehber, yol gösteren.

Aklımda kaldığı kadarıyla yazmıştım. Fakat mana değişmiyor.

"(veli) İrşad edecek .. bir (mürşid) rehber bulamazsın".
"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: "Veli" ve Evliya" Terimleri
« Yanıtla #72 : 15 Temmuz 2014, 03:15:41 ÖÖ 03 »
HZ. MUHAMMED MUSTAFA s.t.a.v efendimizden den birkaç Hadis;


"Benim hadislerim tartışılacak, tartışıldığı vakit siz KUR'AN 'a bakın, benim hadislerim Kur'an'ı Kerim‘e ters düşmez."
(El Cabir Müsnad)


"Benden Kur'an dışında hiç birşey yazmayın. Kim benden Kur'an dışında bir şey yazmışsa imha etsin."
(Müslim-Zühd bölümü, Müsned hanbel-3/12, 21-33)


"Benden sonra nebi gelmeyecek, alimler gelecek, halifeler gelecek, onlara tabi olan bana tâbî olur, onlara asi olan bana asi olur."
(Sahih buhari 9.cilt 1409.hadis, Sahih buhari 11.cilt sayfa 181)


Alimler, Resulullah'ın varisleridir, hikmet sahibi alimler, fıkıh açısından nebilerseviyesindedirler."
“4291...
Rasulullah (SAV)'in şöyle buyurduğunu rivayet etti dedi.
Allah (c.c) bu ümmete her yüz yıl başında dinini yenileyecek birisini (bir müceddid) gönderecektir."
(Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 14/412. Melahim hadis no: 4291)


"Size Allah'a karşı takvayı, başınıza siyah bir köle bile gelse emrini dinleyip ona itaat etmenizi tavsiye ederim. İçinizden yaşayacak olanlar cok ihtilaflar göreceklerdir. Benim sünnetime ve MÜRŞİD, HALİFE, MEHDİLERİN sünnetlerinin yolundan ayrılmayınız. Bu yola sımsıkı sarılınız, sonradan ortaya çıkanlardan kaçınız, çünkü her bid'at dalalettir."
(Ebu Davud ve Tirmizi)


Şu bir gerçektir ki benden sonra peygamber yoktur. Ama halifeler gelecek hem de çok olacaklar."
Ashab: O halde bize ne emredersin? dediler.
"Birinciye ve Ondan sonra gelene (sıra ile) yaptığınız bey'ati tutun! “
(Müslim, imare 44 H.No.1842, 3/147 Buhari, Enbiya 5, Fethu'l, Bari 6/495, ibni Mace, Ci-had 42k, H.No. 2871, 2/958, Ahmed 2/97)


"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..

Ynt: "Veli" ve Evliya" Terimleri
« Yanıtla #73 : 15 Temmuz 2014, 01:28:22 ÖS 13 »
Sayın OSİSKO  sizin VELİ EVLİYA,MÜRŞİTTEN anladığınız ŞU MUDUR..

http://www.youtube.com/watch?v=TUGX8apOx5M#

*

Çevrimdışı osisko

  • Derviş
  • ****
  • 593
  • Edep ya Huuu..
Ynt: "Veli" ve Evliya" Terimleri
« Yanıtla #74 : 15 Temmuz 2014, 02:01:46 ÖS 14 »
Kuran 'da geçen Veli kelimesinin anlamı, yardım eden, koruyan, gözeten, yol gösteren,  manasındadır.


Veli kelimesinin İfade ettiği genel anlam ise şu şekilde;

Bir kimsenin veya bir topluluğun, bir milletin menfaatleri ve elde etmek istedikleri amaçlar doğrultusunda dini, siyasi, içtimai, maddi, hukuki, kısaca her türlü işlerini üzerine alan ve bu konularda tam bir tasarruf hak­kına sahip olan idareci, hakim otorite, koruyucu, gözetici malik, yardımcı anlamlarında kullanılır.


İnanan erkekler ve inanan kadınlar, birbirlerinin Velisidirler. İyiliği emrederler, kötülükten men'ederler, namazı kılarlar, zekatı verirler, Allah 'a ve Elçisine itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Allah daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Tevbe 71


Ey inananlar, eğer imana karşı küfrü seviyorlarsa babalarınızı ve kardeşlerinizi Veliler edinmeyin. Sizden kim onları Veli tanırsa işte zalimler onlardır.
Tevbe 23


Yukarıdaki ayetlerden de anlaşılacağı üzre Kuran 'da Veli kelimesi, hem doğruya götürmede önderlik eden, hem de yanlışa götürmede öncülük eden manalarında kullanılmıştır.

Kulu Allah 'a yakınlaştırmaya sebep vesile olan kişiye Veli, kulu Allah 'tan uzaklaştırmaya çalışan kişi için de Veli ifadeleri kullanılmakta.

Her iki manada da yol gösteren, yönlendiren manaları ortaya çıkmakta. Biri artı, diğeri eksi yönde.

Şüphesiz, biz şeytanları inanmayanların EVLİYASI kıldık.’’
Araf 27


Hangi yönden bakarsanız bakın, kul ilahi terbiyeye muhtaç yaratılmıştır. Bu terbiye Allah 'ın ayetlerinde de sıkça belirttiği gibi, kişi, kendisi için yol gösteren, irşat eden, Veli, Evliya olarak kimi seçmiş ise, ya imana sevk eder, ya da imansızlığa.

Hırsızla arkadaşlık eden, ahlak ve yaşantı olarak herhalde camii imamına özenecek değil.  

Aynı şekilde içkiye ve gayri ahlak dışı işlere özenen bir kişi de, ne okunan Ezan ile ilgilenir, ne Ramazan orucu ile. Ne ırz, namus gözetir, ne de zarar, ziyan hesap eder. Kişinin kendisi için seçmiş olduğu örnektir önemli olan.
"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..