Yasin Suresi 13-32

  • 2 Cevap
  • 3825 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5127
    • depo
Yasin Suresi 13-32
« : 14 Kasım 2013, 09:52:31 ÖÖ 09 »

 o zaman ben de bir soru sorayım araştırma konum yasin 13-32

13.    (Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.    
14.    Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, "Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz" dediler.    
15.    Onlar şöyle dediler: "Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahmân hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."    
16.    (Elçiler ise) şöyle dediler: "Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor."    
17.    "Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir."    
18.    Dediler ki: "Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur."    
19.    Elçiler de, "Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz?). Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz" dediler.    
20.    Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! Bu elçilere uyun."    
21.    "Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir."    
22.    "Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca ona döndürüleceksiniz."    
23.    "Onu bırakıp da başka ilahlar mı edineyim? Eğer Rahmân bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar."    
24.    "O taktirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum."    
25.    "Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin!"    
26, 27.    (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): "Cennete gir!" denildi. O da, "Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!" dedi.    
28.    Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.    
29.    Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.    
30.    Yazık o kullara! Kendilerine bir peygamber gelmezdi ki, onunla alay ediyor olmasınlar.    
31.    Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?    
32.    Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır.


sorular :

1- karye/şehir neresidir ? antakya diyen çok ama  olmaz diyen de var. dünya arzı diyen var
2- gönderilenler kim ? allahın elçisi peygamberler mi ? peygamberlerin elçisi (elçinin elçisi) sahabe-havari mi ?
3- gönderilenlerin Îsâ peygamberin Yuhanna, Pavlus ve Şem'un adındaki Elçileri imiş. . diyenler var

4- gönderilenler (dünya hayatı varsayımından) ilk ikisi isa musa 3. sü hz muhammed diyenler var

5- mesela şu olur mu ? = ilk iki elçi musa ile harun (malum ikili takılıyorlardı). gönderildikleri şehir-kavim israiloğulları (yahudiler) zaten ayetin devamında şehir halkının azgınlık ettiğini elçilere zulm ettiğini anlatıyor. 3. elçi ise isa onları destekleyici olarak geldi. yahudilerin ona ne yaptığı zaten belli.

6- şehrin öte yanından koşup gelen kişi kimdir necidir ? Koşup gelen Sâlih kul da Habib-i Neccar imiş diyenler var

7- 25. ayette neden sizin rabbinize inandım diyor ? benim onların bizim değil sizin diyor. sizden kasıt halk mı elçiler mi. halksa niye siz?

8- 26-27. ayetlerde allahın "cennete gir" emrini nasıl düşünmemiz gerekir ? ölmeden mi diyor öldü de mi diyor. öldü ise kıyameti beklemeden ölür ölmez mi cennete giriyor yoksa müjdesini mi veriyor ? diğer bir soru işareti allah hesaba çekmeden sorgusuz sualsiz cennete dıkar mı ? bu konuda bülent şahinle kısa bir soru cevap sohbetimiz oldu bakınız :

Alıntı
(hadismiş)
bülent şahin :
Allah Resulü şöyle buyurdu:
"Rabbim (Azze ve Celle) ümmetimden yetmişbin (yani birçok) kişiyi hesap ve azabsız cennete koyacağını bana vaad etmiştir.

maxpayna :  bu hadisi şu ayetlere göre nasıl değerlendireceğiz ;

araf 6...Elbette kendilerine peygamber gönderilen kimseleri de, gönderilen peygamberleri de mutlaka sorguya çekeceğiz!

nebe 27...Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı...

tekasür 8...Sonra o gün, nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz?

bülent şahin :
...Ayrıca yine Kur'an hesapsız cennete gidecek salih mü'minlerden de bahseder;
Yasin 36/26-27'de; (Kavmi ise onu taşa tuttular ve öldürdüler de kendisine:) 'Cennete gir!' denildi. (O da:) 'Keşke Rabbimin bana mağfiret ettiğini ve beni ikrâm edilenlerden kıldığını kavmim bilselerdi!' dedi.

Hayatıyla Şahid olan yani Şehid olan salih kulun hesapsız biçimde cennete alındığı belirtiliyor...
En Doğrusunu kuşkusuz Allah bilir...



9-   28-29. ayetlerde allah kimseyi günahından(isyanından dolayı) helak etmez denilebilir mi ?
misal eliaçık öyle demiş. kavimler 3 yol ile helak olur. yaptıklarından dolayı değil herkese olan-olabilecek doğal süreçtir diyor.
1- ölüm  2- afet  3- kıyamet

10-     bir de bu 28-29 ayetlerini 35 fatır 45 ışığında değerlendirirsek nasıl olur
35 fatır 45
Eğer Allah insanları, kazandıkları yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerkürenin sırtında hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki, onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet süreleri gelince, (gerekeni yapar). Çünkü Allah, kullarını hakkıyla görmektedir.

11-  23. ayette şefaatten bahsediyor;
tevafukya yine bülent ile paralel konuyu konuşmuştuk  ^-^

Alıntı
bülent şahin :
Allah Resulü şöyle buyurdu:
"Herhangi bir kul Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına benim de O'nun Resulü olduğuma cân ü gönülden şehâdet eder de, sonra doğru yoldan ayrılmazsa, Allah katında ona şahitlik yapacağım ve o, mutlaka cennete girecektir."


maxpayna :   bunu biraz açarmısın bülent;
burdan şefaat anlamı mı çıkar yoksa şahitlik farklı bir formatta mı ? bir de misal aradan 1500 yıl geçmiş günümüz müslümanları hakkında allahın resulu şahitlik yapabilir mi ? bizlerin ne hal üzere yaşayıp öldüğümüzü o bilebilir mi ?

bülent şahin :
Max Payna kardeşim, Şahitlik şefaat etmek/torpilcilik-aracılık demek değildir. Kur'an Zümer 38/69'da şöyle der;
Yer, Rabbinin nuru ile parlamış, Kitap (ortaya) konmuş, peygamberler ve şahidler getirilmiş ve aralarında adaletle hükmedilmiştir. Onlara asla haksızlık edilmez.
Yine Kur'an şöyle der; "Bakın, elbette biz Resullerimize ve inananlara hem dünya hayatında, hem de şahitlerin hazır bulunacağı ahiret gününde yardım edip, koruyacağız." Mü’min/51

https://www.facebook.com/kuranmerkezlihadis/posts/588276537875631?comment_id=5736011&notif_t=comment_mention




tüm bunları değerlendirdikten sonra yasin13-32 arası ayetler gurubu hakkında ne düşünür ne söylemek istersiniz.

yarışmacı arkadaşlara başarılar. süre 50 saat, istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz.
atmak sallamak yuvarlamak alıntılamak kopya çekmek itiraz etmek yan yatmak çamura batmak serbest. yeter ki fikir beyan ediniz.



*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4698
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Yasin Suresi 13-32
« Yanıtla #1 : 15 Kasım 2013, 10:04:14 ÖÖ 10 »

 sorular :
1- karye/şehir neresidir ? antakya diyen çok ama  olmaz diyen de var. dünya arzı diyen var

Maxpayna karye/şehrin nerede olduğu hiç de önemli değil. Önemli olsaydı zaten Allah yerini de tarihini de bildirirdi.Ayrıntılar içinde boğulma, mesaja odaklan :)


2- gönderilenler kim ? allahın elçisi peygamberler mi ? peygamberlerin elçisi (elçinin elçisi) sahabe-havari mi ?
3- gönderilenlerin Îsâ peygamberin Yuhanna, Pavlus ve Şem'un adındaki Elçileri imiş. . diyenler var

4- gönderilenler (dünya hayatı varsayımından) ilk ikisi isa musa 3. sü hz muhammed diyenler var

5- mesela şu olur mu ? = ilk iki elçi musa ile harun (malum ikili takılıyorlardı). gönderildikleri şehir-kavim israiloğulları (yahudiler) zaten ayetin devamında şehir halkının azgınlık ettiğini elçilere zulm ettiğini anlatıyor. 3. elçi ise isa onları destekleyici olarak geldi. yahudilerin ona ne yaptığı zaten belli.
6- şehrin öte yanından koşup gelen kişi kimdir necidir ? Koşup gelen Sâlih kul da Habib-i Neccar imiş diyenler var
Ayette geçen marife olarak geçen "el mürselun" ifadesi Kur'an'da bu şeklide 7 yerde geçiyor.
15/Hicr-57.ayette İbrahim a.s'a gelen elçilerden bahsediyor ki peygamber değil bunlar.
15/Hicr-61.ayette Lut a.s'a gelen elçilerden bahsediyor ki peygamber değil bunlar
27/Neml-10.ayette Allah Musa a.s'a hitaben:«Ya Musa korkma! Çünkü Peygamberler(elçiler-mürselun) benim huzurumdayken korkuya kapılmazlar.»
36/Yasin 13.ayet ve 52.ayette elçiler olarak geçiyor, peygamber olduğuna dair açık bir ifade yok. Yani peygamber ismi zikredilmiyor.
51/Zariyat-31.ayette İbrahim a.s'a gelen elçilerden bahsediyor ki peygamber değiller.
Yasin suresinde bahsedilen elçilerin peygamber olup olmadığı o kadar önemli mi? Takma kafanı  :)
2.sorudan 6.soru da dahil sorduğun soruların, öğrenmek istediğin ayrıntılar hakkında konuşmak gayba taş atmaktan başka bir şey değildir. Bu konuda konuşanların, yazanlar sadece zanna dayanarak konuşuyorlar. Zannın çoğundan kaçının diye emir var. Bu konuları gündeme getirmenin, gündemde tutmamın pratikte, müslümanın ameline katacağı bir şey yoktur.

Alıntı
7- 25. ayette neden sizin rabbinize inandım diyor ? benim onların bizim değil sizin diyor. sizden kasıt halk mı elçiler mi. halksa niye siz?
Sizden kasıt, halktır. Konuşan elçidir. Halka hitap ederken siz hitabını kullanıyor. Sizin rabbinize diye hitap etmesi o kavmin Allah inancı olduğunu ama şirk içinde olduğunu gösteriyor.
Diğer sorularına sonra inş.
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4698
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Ynt: Yasin Suresi 13-32
« Yanıtla #2 : 15 Kasım 2013, 07:13:46 ÖS 19 »
Alıntı
8- 26-27. ayetlerde allahın "cennete gir" emrini nasıl düşünmemiz gerekir ? ölmeden mi diyor öldü de mi diyor. öldü ise kıyameti beklemeden ölür ölmez mi cennete giriyor yoksa müjdesini mi veriyor ? diğer bir soru işareti allah hesaba çekmeden sorgusuz sualsiz cennete dıkar mı ?

Kur'an'da gelecek zamanla ilgili kimi olaylar geçmiş zaman kipleriyle ifade edilir. Burada da geçmiş zaman kipiyle geliyor. O şehit olan kula müjde verilmektedir.
Diğer soru işaretine ise;
Kur'an'da "bi gayri hisap" yani " hesapsız olarak" ifadesi cennet için değil de "rızık" olarak geçer yani kimi kullara "hesapsız, kesintisiz olarak rızık" verildiğinden bahsediyor. hesapsız olarak cennete girme konusunda Kur'an'da bir ifade bulamadım. Hadis tercümelerinde "hesapsız olarak cennete gireceklerden" bahsediliyor ama hadisin metnine ve cerh ve tadilini iyi incelemek gerekir.

Alıntı
9-   28-29. ayetlerde allah kimseyi günahından(isyanından dolayı) helak etmez denilebilir mi ?
misal eliaçık öyle demiş. kavimler 3 yol ile helak olur. yaptıklarından dolayı değil herkese olan-olabilecek doğal süreçtir diyor.
1- ölüm  2- afet  3- kıyamet
Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız (10/Yunus-13)
“Eğer, o memleketlerin halkları iman etseler ve Allah’a karşı gelmekten sakınsalardı, elbette onların üstüne gökten ve yerden nice bereketler (in kapılarını) açardık. Fakat onlar yalanladılar, biz de kendilerini işledikleri günahlarından dolayı yakalayıverdik.(7/Araf-96)
“Biz zulmetmekte olan nice memleket halkını kırıp geçirdik ve onlardan sonra başka toplumlar meydana getirdik.” (21/Enbiya-11)
“Onlardan (Mekke halkından) önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur yağdırmıştık. Topraklarından nehirler akıttık. Sonra da günahları sebebiyle onları helak ettik ve arkalarından başka bir nesil var ettik” (6/Enam-6)
“Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları sırada onları ansızın yakaladık da bir anda tüm ümitlerini kaybedip yıkıldılar” (6/Enam-44)
“Hataları (küfür ve isyanları) yüzünden suda boğuldular ve cehenneme sokuldular da kendileri için Allah’tan başka yardımcılar bulamadılar” (71/Nuh-25)
Medyen halkına kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. O, «Ey milletim! Allah'a kulluk edin, ahiret gününe umut besleyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın» dedi.Ama onu yalanladılar. Bu yüzden onları bir titreme aldı ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
Âd ve Semûd'u da (helâk ettik). Sizin için, (onların başına nelerin geldiği) oturdukları yerlerden apaçık anlaşılmaktadır. Şeytan onlara yaptıkları işleri güzel gösterip onları doğru yoldan çıkardı. Oysa bakıp görebilecek durumdaydılar.(29/Ankebut-36-37-38)
Semud kavmi, azgınlığı sebebiyle yalanladı Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı. Allah’ın Resülü de onlara şöyle demişti: “Allah’ın devesini ve onun su içme hakkını koruyun. Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları” helak etti ve kendilerini yerle bir etti.”  (91/Şems-13-14).
Daha bir çok buna benzer ayetler var.
Helakın nedenlerinden birisi de günahtır. Tek neden değildir ama nedenlerden birisidir.

Alıntı
10-     bir de bu 28-29 ayetlerini 35 fatır 45 ışığında değerlendirirsek nasıl olur
35 fatır 45
Eğer Allah insanları, kazandıkları yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerkürenin sırtında hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki, onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet süreleri gelince, (gerekeni yapar). Çünkü Allah, kullarını hakkıyla görmektedir.
Ayette günahtan dolayı hemen cezalandırmadığından bahsediyor. Mühlet verdiğini ifade ediyor. Başka ayetlerle bu ayeti şu ayet birlikte düşündüğümüzde kafalardaki soru işaretleri kalkar herhalde.
 "İnkâr edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır."(3/Ali İmran-178)
Allah mühlet veriyor ama kafirler bu mühleti iyi değerlendiremiyorlar, küfürlerinde inat ve ısrar ediyor. Sonucunda ise helak oluyorlar. Allah mühlet verir ama İHMAL etmez.
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com