Seçilmesi Gerekenler

  • 0 Cevap
  • 1841 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı iktibas

  • Cengiz sarsmazelsoy
  • ***
  • 421
Seçilmesi Gerekenler
« : 07 Ekim 2013, 10:25:55 ÖS 22 »

(SEÇİLMESİ GEREKENLER)

Allah'ın dini olan "tevhid"le muhatap olan insan,eğer etrafındaki insanların büyük bir kesimi,İslam üzere yaşamıyorsa ,açıkça Allaha şirk koşan,Allaha isyan eden bir toplumun içerisinde yaşıyorsa ,Allahın dinini anlatma noktasında ilk olarak birinci basamakta anlatacağı kişiler,meyhane işleten birisi olursa,genelev işleten birisi olursa bu seçim yanlış olur.



Devletin,üst kademelerinden birisi olursa yine seçim yanlış olacaktır.Onlarada Allahın dini tane tane anlatılacaktır ama başlangıç noktası olarak Resulullah a.s. böyle bir şeyi seçmemiş hatta kendi amcası "ebutalib"üvey babası denecek kadar yakın bir kişiyi direk olarak birinci anlatılacak kişilerin arasında görmemiştir.



Buna mukabil,seçtiği kişilere bakarsak “darulnedve”den olsun,mekke’de ki yöneticilerin ileri gelenleri olsun,davet konusunda seçici olunmuş,kalkıp “ebucehl”den başlamamış,bazı özellikleri olan kişilerden başlamış,seçilen kişilerin farklı farklı konumları var muhakkak.Ahlaki açıdan diğer insanlardan üstün meziyetleri olan erdem sahipleri olması gibi ilk planda seçilen kişiler olmalıdır.



Eğer ahlaken bozuk kişiler olurda ilk planda anlatmaya kalkarsak,yalancı,sahtekar,düzenbaz,dolandırıcı,fuhuş içerisine,mafya’nın içinde batmış kişilere ilk önce anlatır,ona yönelmeye kalkarsak,ilk önce yanlış bir noktadan başlamış oluruz.



Erdemli,ahlaklı,karakter sahibi,nerde ne konuşacağını bilen insanlardan başlanmalıdır.Kültür açısından,belirli bir anlayış kapasitesine sahip kişi olmalı yani birşeyler anlatıldığı zaman meseleleri kavrayabilecek kadar zekalı insan’lar olmalı,toplumun gelenekleri içerisinde,topluma bakıp;birileri gidip yapsın eğer beğenirsem bende yaparım;diyen kişileri birinci plana taşınmamalı,belkide insanlar içerisinde hemen olayları adaletli biçimde tartıp,ölçüp,eşit değerlendirebilecek kültürel birikime sahip kişiler ilk planda olmalı.



Ebubekr r.a. insaf sahibi olma açısından,ahlak sahibi olma açısından,sır tutabilme açısından,ideal sahibi olan bir insandı.Oda yönetici idi ama Resulullah a.s. ile büyük bir geçmişi vardı,beraber alışverişleri,beraber yaptıkları ticareti,arkadaşlıkları dolayısı ile o seçilip anlatılmıştır.



Genel olarak yöneticelere tebliğ bir sonraki aşamaya bırakılmıştır.Erdem sahibi kişiler seçilmiştir.Bunun yanı sıra kişinin bireysel okuyuşu en başından sonuna kadar çok önemlidir.Metot olarak ilk başta başlamıştır,hayatının sonuna kadar devam edecektir,insan için ama bugünkü uygulamalarda değerlendirme biçimi çok farklıdır.

Bugün bir çok kişi ;sen okuma yanlış anlarsın,yanlış anlam verirsen küfre girersin ;gibi sözler ve mantıklarla Kur’anı hayatlarından çıkarmışlar,tevhidi savunanlar bile okumaya başlarken ilk planda okuduğu kitaplar genelde akide kitaplarıdır,hikayelerdir,romanlardır…;Direk kur’an okursanız ağır gelir,önce akide olması gerekir yoksa yanlış anlar vs gibi düşünceler ortaya koymuşlardır.

Bunun akabinde bir çok cemaatler oluşmuş,insanlar dinin aslını tam olarak bilmediklerinden dolayı liderleri ne söylerse onu düşünür olmuştur ve liderlerin akidesi başka tarafa kaydığı zaman tüm insanların yoldan çıkmasına sebeb olmuştur.

Neden?Çünkü okumuyorlar,bilmiyorlar,ne kuranı biliyorlar nede nebevi hareket metodunu biliyorlar.Olması gereken önce kur'an la başlar.Kur'andan başka daha güzel bir akide kitab'ı bulabilirmiyiz.Kur'an akidenin aslını anlatıyor.İnsanlar akideyi nereden çıkardılar?Ana kaynakları kur'andı.Allah, kur'anda alt alta yazmadı konuları,kıssaların içine dağıttı,siyasi konuların içine dağıttı,ekonominin içine dağıttı ve insanların kalbine yerleşmesini sağladı.

Çünkü alt alta dizilen şeyler ezberlense dahi kalpte yer etmez ama Allah,kur'anda öyle bir metot uyguluyorki özellikle hafıza teknikleri konusunda dünyada insanlar Allah'ın koyduğu bu teknikleri uygulamaya çalışıyorlar ,bilerekmi taklit ediyorlar bilinçsizcemi uyguluyorlar bilmiyoruz ancak Allah bu tekniği 1400 küsür sene önce insanlara bir metot şeklinde sunmuş.Bunlar yeni yeni sistem yapıp hayatta uygulamaya çalışıyorlar ..

Akide kitabı yazanlar kendi mantığını yazmıştır,ama kur'an asıl olan kitabtır.Resulullah a.s. ın hayatı,hadisleri,neyi ne zaman yapılacağını belirlemiştir çünkü kur'an resulullahı adres göstermiştir.Fıkh ta böyledir,en güzel fıkıh kitabı kur'andır.Peygamberler tarihine bakın yine onu en güzel şekilde yazan kur'andır.

Şu sonuca varmamız gerekiyor ,birinci kitab kur'andır.kur'an bakışıyla akide kitabı okuyacağız,siyer okuyacağızki meselelere sağlıklı bir şekilde vakıf olalım.Eğer diğer insanların bakışı ile meseleye bakarsak,akide kitapları ile,fıkıh kitapları ile,flimlerle,şiirlerle v.s. bakarsak yanlış düşünceler doğacaktır.İslamı tam anlayamadan o önyargılar insanların kafasına yerleşince ve önyargılar ile bakarsa kur'anda okusa belki yeterli bir bakış açısına sahip olamıcaktır.

Yani en başa kur'an yerleştirilmeli ,günümüze baktığımız zaman kur'an malesef ihmal ediliyor.İhmal edilince okumaya bile gerek görmeden bir din yaşamaya çalışılıyor ,gerçek islamdan uzaklaşmış oluyorlar.

Tasavvufa bağlılık neticesinde örneğin insanlara 1000 tane tesbih çekmesini söylüyoorlar 1000 tane tesbih çeken insan okumaya fırsat bulamazki kur'an okumaya fırsat bulamamak bir kenara çektiği zikrlerden net olarak "subhanallah "diyeceği yerde "sub"sub"sub" diye çabucak geçişterecek.Anlamsız kelimeler sıralamaya çalışacak..

Tekrar konumuza dönelim davet ederken tıpkı resulullahın mekkede uyguladığı gibi seçeceğimiz insanlar çok önemlidir.Başarılı olmamızı sağlayan etkenlerdir.Kişi Kur'an okuyarak hem bireysel eğitimini hem toplumsal eğitim sürecini ilk planda başlatacak ama malesef günümüzde ihmal ediliyor ,ihmal edilince kişi davranışında bozukluk,akidesinde bozukluklar,toplumda bozukluklar başlamış ve başlatmış oluyor.

Birinci planda insanlara tevhidi anlatmaktır çünkü davetin asıl şekli bu olmasının sebebi kişi namaz kılsa,oruç tutsa bile Allah'aşirk koştuktan sonra faydası yoktur.Muhakkak Allah,bu dini aşama aşama indirdiğini ifade ediyor,Bu aşamanın birincisi tevhiddir,İnsan uluhiyyet,ubudiyyeti,Allahı ,ilk planda öğrenmesi gerekir ki önce şirkten korusun kendini,Allahın affetmediği bu günahtan sıyırsın kendini.

Resulullah a.s. bunu uygulamış,"namaz"yokken tevhid vardı,zekat yokken tevhid vardı,tevhid herşeyin önünde idi .Dolayısıyla eğitimin ilk planında tevhid olmalı ,kabul etmeyebilir insan ama aceleci olmamalıyız.Zorlayıcı olmamalıyız.Gizli tebliğ yaparken veya açık tebliğ yaparken zorlayıcı olunmamıştır ve tebliğ tevhidden başlandı. İlk etapta kimse kabul etmedi diyelim ,karşımızda kişilik sahibi biri varsa meseleyi değerlendirecektir.

İnsanlara bir kez anlattık diye hemen islamı kabul edecek diye bir kaide yok ,kabul etmedi diye kızma hakkımız yok.Zaman verip düşünmesini isteyebiliriz.Aksi taktirde olumlu sonuç alamayabiliriz.Gerçekten İslamı öğrenmek istese bile bizim aceleceliğimiz dinin yanlış anlaşılmasına sebeb olacaktır.Bunun sorumlusu yine biz olacağız.Resulullah a.s. 13 yıl boyunca zorlayıcı olmadan davet etmiştir,kötü söz söylememiştir.İslam devleti teşekkül ettikten sonrada yine din konusunda zorlama olmamıştır.Dinde zorlama hiç bir zaman olmamalıdır.

İnsanlar dilerse kabul eder dilerse kabul etmez.Bu konuda bir zorlama yoktu.Daha önce ifade ettiğimiz gibi savaşlar dahi insanları dine zorla kabul ettirmek için yapılan savaşlar değil ,islam devletine karşı savaşa girenlere karşı savaşılan savaşlardır ve islam devleti teşekkül etmeden hiç bir peygamber savaşa el atmamış çünkü yasaktı dolayısı ile bunun bir hukuku bir sıralaması var,yapılması gerekenler belli,yapılmaması gerekenler bellidir.Bize düşen "işittik,itaat ettik "demek düşer.Kolay ve basit bir metotla karşı karşıyayız.Bize düşende bunu uygulamaktır.

İnsanların kafasını tasavvuf adı altında,zikirler doldurarak karıştırıp kurana vakit bulmamalarını sağlıyorlar,siyaset adı altında particiliği koyuyorlar,bu kadar açık ve net olan bir dini karmaşık hale getiriyorlar.Sadece bizi etkileyen islam dışı faaliyetlerden kendimizi korumamız lazım.Temiz bir kalp ile temiz bir bakış açısı ile bakmayı bilmemiz lazım.


                                              Cengiz Sarsmazelsoy
Ne yaparsan yap sana yakışmayanı yapma