Nebevi hareket metodu(vahy ile tanışmak

  • 0 Cevap
  • 1786 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı iktibas

  • Cengiz sarsmazelsoy
  • ***
  • 421
Nebevi hareket metodu(vahy ile tanışmak
« : 09 Eylül 2013, 09:21:36 ÖS 21 »
                                                                                                                     NEBEVİ HAREKET METODU
                                                                                                                        (Vahy'le tanışmak)

Daha önceki dersimizde nebevi hareket metodunu ve uzletin hayatımızdaki yerini anlatmıştık,şimdi Allahın izni ile "vahy"le tanışma meselesi üzerinde duralım inş.
 Öncelikle sahih hadislere göre ve Alak suresindeki ilk beş ayetinin içeriğini alıntı yapalım sonrada bu olayın hayatımızdaki yeri ne olması gerektiği ve ne olmaması gerektiğini izah edelim.

O, Hıra Dağı'ndaki mağaraya çekilerek belirli gecelerde orada ibadet etmekteydi. Bu sırada ailesine yaklaşmamaktaydı. Beraberinde yiyeceğini de götürüyordu. Yiyeceği tükenince tekrar  Hatice'nin yanına gelip azığını almakta ve geri gitmekteydi. Nihayet 27 Ramazan da Hak ona Hıra mağarasında geldi. Yaklaşan melek 'Oku' dedi. O ise 'Ben okuyamam' diye cevap verdi. Rasulullah buyurdu ki 'Melek beni sıktı, son derece yordu ve bıraktı. Sonra 'Oku' dedi. Ben ise 'Okuyamam' dedim. ikinci defa beni aldı ve sıktı. Son derece yordu. Sonra bıraktı ve 'Oku' dedi. Ben 'Okuyamam' deyince üçüncü defa aldı ve sıktı Kur'an'ın ilk ayetlerini okudu." "Oku, yaratan Rabb'inin adıyla. O, insanı pıhtılaşmış kandan yarattı. Oku, Rabbin nihayetsiz kerem sahibidir. Ki o kalemle öğretendir. İnsana bilmediğini öğretmiştir." (el-Alâk: 96/1 -5)
Böylece Rasulullah ilikleri titreyerek döndü ve . Hatice'nin yanına geldi. Eve varır varmaz 'Beni örtünüz' dedi. Üzerini örttüler. Korku ve dehşeti gidinceye kadar yattı. Rasulullah, 'Ey Hatice, bana ne oldu?' diyerek başından geçenleri anlattı. Ve, 'Kendimden kork-tum' dedi.  Hatice ise ona; "Aslâ! Seni müjdelerim. Andolsun ki seni Allah ebediyen mahcûp etmez. Çünkü sen, akrabalarını ziyaret edersin, doğru söylersin, zahmetlere katlanır, misâfirlere ikram edersin, haklı olanlara destek olursun" dedi.
Resulullah a.s kendene neler olduğunu anlamak için Varaka b. Nevfel'e gittiler. Varaka, cahiliye döneminde Hristiyan olmuştu. İbranice ve Arapça olarak İncil yazıyor, okuyordu. Çok yaşlı olduğundan gözleri görmüyordu. Hz. Hatice ona şöyle dedi: "Ağabeyciğim! Yeğenini biraz dinler misin?" Varaka Rasulullah'a sordu ve Rasulullah olanları anlattı. Varaka: "Bu aynı Namustur (Vahiy getiren melek). Allah, onu Musa'ya da göndermişti.
Allahuteala "insan"için başlangıç noktasını belirliyor,Nebevi hareket metodunun ilk hareketi "nebevi okuyuştur" daha öncede uzlettten bahsetmiştik eğer uzlet ile birlikte bu olayı bağdaştıracak olursak "insan"ın temizlenip,arınıp,ondan sonra okuyuşa geçmesi ,yeni baştan tazelenmesi yani yeniden "insan"olması ,şarz olması,daha çağdaş bir ifadede bulunursak "disk"i formatlayıp onun üzerine bu metodu yazmak.
"İnsan" okuyacak sonrada yazacak.Neden "okumak" ön plana konmuş,neden"okumak"ilk sıraya alınmış?düşündüğümüz zaman bunun önemi anlaşılacaktır.Kişi "okursa"Allahın sınırını,hukukunu öğrenir ve adaleti tesis edebilir."insan"kendini "koyun"olmaktan kutarır ,sürü olmaktan kutarır "okuması"sayesinde.Zekat,emredilmeden önce,savaş,emredilmeden önce,her emirden önce,her yasaktan önce "oku"emredildi.
Bugün bakıyoruz topluma "okumak"en son plana atılmış.İnsanlara önce "namaz" emrediliyorlar,oruç emrediyorlar,okumadıkları için yada okunmasına izin verilmediği için,birilerinin aklı ile tevhid,şirk,rububiyyet,uluhiyyet arka plana atılmış hatta sıra bile gelmiyor bu kavramlara.

Okumayan toplumun üzerine "islam devleti"bina edilemez.savaşa çıkılamaz,Çünkü atacağı adımlarda bilinç olmayacaktır.Bilinç olmayınca liderlerden birşeyler bekliyorlar,liderleri sorgulamıyorlar bile.Allahın kitabı ve resulun sünnetini dikkate alacak olursak   ki,dikkate almalıyız bu iki ölçüden başka herkesi sorgulamalıdır.Nebeviyol.müslümana herşeyi sorgulaması için bir vazife vermiş,müslümanların omuzuna bu vazifeyi yüklemiştir.

Tarihte en önemli kişiliklerden biride Ömer r.a. dır.Ömer r.a. en önemli özelliklerinden biriside adaleti ile ünlü olmasıdır.Ancak adaletinde ünlü olmadan daha önce ün yaptığı konuda öfkesi idi.O vahy ile öyle bir tanıştıki hem adaleti,hem öfkesi birlikte olmayacağını idrak etmesine sebeb olmuştu.İkisi birarada olması mümkün değil.Öfkeyi terkedip adalaeti ile ün yapmak gerçekten büyük bir iş ,tabi bunu tek başına başardı dersek yanılgıya düşeriz,o öfkeye kapıldığı an öfkesini yok edecek,hatalarını düzeltecek bir "ashab"vardı onun yanında.

O "ashab"Resulullah'ın terbiyesi ile yetişmiş bir ashabtı.Cuma hutbesinde söylediği bir söz var ömer'in kadınlar'ın mehirleri konusunda ;Ey Kadınlar evlenirken erkeklerden fazla mehir istemeyin,çünkü erkekler buna güç yetiremiyor;demişti Ve hiç adı sanı duyulmamış ünlü olmayan bir kadın hutbe sırasında derki;Allahın bize vermiş olduğu hakkı sen nasıl menedersin;Ömer derki;Allah nerde veriyor bu hakkı;kadın ilgili ayeti okur (nisa -21) ve ömer cevap verir Kadın doğru söyledi Ömer yanıldı der;
Ömer denetlendiği için sağlıklı kararlar alabilmiştir buda toplumun "vahy ile tanışmasının bir neticesi idi.Biz acele etmeden merhaleleri tam olarak yaşayarak,bulunduğumuz konumu hakkını vererek yürürsek ,mücadelenin hakkını vererek yaşarsak,Allahın emrettiği noktada olacağız inşaallah.Herşey vahy ile tanışmaya varıyor,sahabe yani ilk nesil nasıl tanışmış ise aynı tanışıklığı yakalarsak ilk nesil gibi bir nesil doğacaktır.
Olması gerekenler belli olmaması gerekenler belli,yapılması gerekenler net bir şekilde ortada.,geriye kalan sadece uygulamaktır.




Ne yaparsan yap sana yakışmayanı yapma