Es Sibai: Mursi'nin öldürücü hataları !

  • 11 Cevap
  • 9220 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Es Sibai: Mursi'nin öldürücü hataları !
« : 17 Temmuz 2013, 03:16:46 ÖS 15 »





Makrizi Tarihi Araştırmalar Merkezi Müdürü Dr. Hani Es Sibai, Mısır’ın askeri darbeyle devrilen cumhurbaşkanı Dr. Muhammed Mursi ve Müslüman Kardeşlerin, bu darbenin gerçekleşmesine neden olan hatalarını anlattı. Şeriatın demokrasi ve seçim sandıkları yoluyla asla gelemeyeceğini dile getiren Dr. Es Sibai, darbenin daha önce Cezayir’de görüldüğü gibi bu gerçeği ortaya koymada ‘pratik bir ders’ olduğunu söyledi.

2013-07-15

Mısır’da yaşananların Allah’ın kaderi, demokrasinin İslam dinine muhalif bir din olduğunu belirten Es Sibai işlenen öldürücü hataların ilkinin demokrasiyi kabul etmek olduğuna işaret etti. Dr. Mursi ve cemaati Müslüman Kardeşlerin demokrasiyi ileride şeriatı uygulamak için vesile edindiklerini ifade etti. Bu nedenle de kendilerini savunmadığını, aksine onların seçtikleri yolu en başından reddettiklerini belirtti.

Ayrıca askeri darbeyi gerçekleştiren Genelkurmay Başkanı Sisi’nin Mısır’ın yeni ‘Atatürk’ü olmak istediğini ve ABD’nin Mısır’daki Büyükelçisi Anne Peterson tarafından yetiştirilip hazırlandığını dile getirdi. Peterson’un bundan önce Pakistan’ı tahrip ettiğini, Pakistan, Veziristan ve Afganistan’da Müslümanların öldürülmesine denetçilik yaptığını şimdi de Mısır’daki büyük sahneyi yine kendisinin yönettiğini, Mısır’ı da tahrip etmesi için direk getirildiğini ifade etti. Es Sibai, şu anda davanın Muhammed Mursi’den çok daha büyük olduğunu ve İslam’ın tehlikede olduğunu vurguladı.

Dr. Es Sibai, ikinci öldürücü nokta (hata) olarak ise demokrasi mefhumuna bile aykırı şekilde; seçimlerde yüzde 77 ya da 78 gibi bir oranla çoğunluğu elde etmelerine karşın kaybedenleri hükme ortak etmeyi kabul etmelerini gösterdi. Oysa Batı’da dahi yüzde elli birin üzerinde oy alan kimseye kaybedenlerin ortak olamadığını, ancak yüzde ellinin altında oy aldıkları takdirde koalisyon hükümeti kurduklarını vurguladı. Böylece Mursi ve partisinin demokrasi mefhumuna göre hakları olan şeyden dahi taviz verdiklerine işaret etti.

Ardından Muhammed Mursi ve partisinin Müslümanlara şeriat vaatlerinde bulunarak seçimleri kazandığını ancak Hıristiyanların cumhurbaşkanlığı danışmanlığına kadar ulaştığını böylece kendilerine oy veren Müslümanların kandırılmış olduğunu dile getirdi.

Dr. Es Sibai sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Mursi keşke tüm hükümeti Müslüman Kardeşler’den seçseydi. Senin partin neticede! Demokrasi mefhumuna göre bile hakkın! Ancak taviz verdi. Partisi de taviz verdi.’

Öldürücü hatalar arasında daha sonra ise ‘yargı kurumu kanunu’ çıkarmamalarını, Mübarek döneminden kalan anayasa mahkemesini ortadan kaldırmamalarını gösterdi. Böylece büyük fırsatları kaçırdıklarını belirtti.

Kendisinin demokrasi ve beşeri kanunları prensip olarak kabul etmediğini ancak İhvan gözüyle bakarak konuştuğunu açıklayan Es Sibai, devrik rejim döneminde tutuklananlar için genel af çıkarılması talebiyle bazı İslamcılar tarafından parlamentoya sunulan yasa tasarısının tartışılmasının dahi reddedildiğini belirtti. Bir rejimin devrilmesinin ardından o rejim döneminde tutuklanan mazlumların serbest bırakılmadığı tek devrimin Mısır devrimi olduğunu vurguladı. Hapisten çıkanların da zaten direk devrimin ardından, Dr. Mursi başa gelmeden önce çıkarıldığına işaret etti. Mursi’ninse sadece yurtdışından bazı İhvan liderleri ve içeride İslami cemaatten çok az ismi affettiğini, genel af çıkarmadığını, kendisine verilen yetlileri dahi kullanmadığını söyledi.

Meydanların boş bırakılıp laiklere ve diğerlerine terkedilmesinin de öldürücü bir hata olduğunu açıklayan Es Sibai, Mısır’daki durumun Cezayir’de İslamcıların seçimleri kazanmasının ardından askeri darbe gerçekleştirilmesiyle bir farkı olmadığını, Batı’nın Müslümanlara, Bedevilerin kendilerine hurmadan ilah yapıp acıktıklarında bu ilahları yemeleri misali bir demokrasi türettiğini, beğenmediğinde de bu demokrasiyi yediğini ifade etti.

Ardından şöyle ekledi: Meydanlarda biraz sabretselerdi –ki onlar İslamcılar olarak çoğunluklardı- hükmederler ve Tantavi’yi de tüm askeri rumuzları ortadan kaldırır, değiştirirler, hükümeti meydanda kurarlardı.’

Devrimin meyvelerinin toplanamadan çalındığını da söyleyen Dr. Es Sibai, anayasa taslağı projesinin de öldürücü hatalardan biri olduğuna, anayasada daha once başa gelen hiçbir liderin yapmadığı şekilde Hıristiyanların mevzuatlarına ilişkin özel bir ifade bulunduğuna işaret etti.

Şu anda hedefin sadece Mursi değil İslam ve halkın kimliğinin kökünden kazınması olduğunu da vurgulayan Es Sibai, Es Sisi’nin beyanını okumasıyla birlikte hemen uydu kanallarının kapatılıp, susturulduğuna dikkat çekti. Öte yandan iftiracı kanallarının baştan kapatılması gerektiğini ancak yapılmadığını, bunun da öldürücü hataların bir diğeri olduğunu söyledi.

Muhammed Mursi’nin bu kanalları kapatmamasının ardında ise Amerika’dan korkusunun yattığını oysa darbede kendisini ilk harcayanın Amerika olduğunu vurguladı. En büyük musibetlerden birinin de Dr. Muhammed Mursi’nin, Es Sisi’yi seçip iki rütbe atlatması, savunma bakanlığına getirmesi olduğunu dile getirdi. Böylece Mursi’nin besleyip şişmanlattığı ‘köpeğinin’ kendini ısırdığına dikkat çekti.

Dr. Mursi’nin Hıristiyanlardan kendisine danışman yaptığını, cumhurbaşkanlığında, bakanlıkta kendilerini görevlendirdiğini, laik, ateist, şeriatı reddedenleri sırdaş edindiğini, kendi adamlarını ise devletteki her birime sokması gerektiği halde sokmadığını bunun da öldürücü başka bir hata olduğunu söyledi.

Dr. Es Sibai daha sonra ise darbeyi destekleyen Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi Arap ülkeleriyle Batı’yı, El Cezira, Fox News gibi kanalları eleştirdi. El Cezira kanalının Tahrir Meydanı’nda Mursi karşıtı toplanan göstericileri verirken kasıtlı olarak Mursi yanlı göstericilerin toplandığı meydanların görüntülerine yer vermediğini, bunun nedeninin de Amerika denetiminde büyük bir komplo oynanmasının olduğunu belirtti.

Es Sibai, İslam dinimizdir deyip İslami sloganlar atan Müslüman topluluğu kuşatıp katletmesinde Es Sisi’yi onaylayan veya kendisine katılan hiçbir askerin, subayın şer’an hiç bir özrünün bulunmadığını vurguladı. Şer’an ‘emir kuluyum’, ‘istemeyerek yapıyorum’ bahanesiyle kimsenin kimseyi öldüremeyeceğini, zira katilin canının maktulden daha değerli olmadığını belirtti. Ayrıca Müslümanlara karşı katliamında Es Sisi’ye ortak olan askerlerin Müslüman mezarlığında gömülmemesi, nikahlarının feshedilmesi gerektiğini, öldükleri takdirde de asla ‘şehit’ olarak isimlendirilemeyeceklerini açıkladı.

Meydanlarda toplanan Müslüman halka ise evlerine dönmemelerini ve bu defa dinleri için direnmelerini tavsiye etti.

Mısır tarihinde ilk defa tanklar ve apache helikopterlerle Sina’ya girilip vurulduğunu, halkının aşağılanıp en hayırlı evlatlarının öldürüldüğünü, tüm bunların da Mursi denetiminde gerçekleştiğini ve bu yaptığıyla övündüğünü, Allahu Teala’nın da bu nedenle kendisini cezalandırdığını söyledi. Bununla birlikte meydanlarda toplanan halka evlerine dönmeleri çağrısında bulunan şeyhleri de sert bir dille eleştirdi.

Mısır’da yaşanan darbeyi Suriye’deki durumla da ilişkilendirerek Muhammed Mursi’nin dinden sadece kalıntılar taşıdığını, ancak alimleri toplayıp Suriye’de cihadın vücubiyeti hususunda fetva verdirttiğinde Batı’ya göre sınırları aştığını, bunun onlara göre oldukça tehlikeli bir mesele olduğunu ifade etti.

Suriye’de dengelerin bu kadar kolay değişmeyeceğini, Beşşar Esed’in 200 bin insanı öldürmesine karşın hala ayakta olduğunu, Hüsnü Mübarek’in devrildiğinde önce Şermu’ş Şeyh’e daha sonra da hastaneye kaldırıldığını ve rahatı için yüklü miktarda masraf yapıldığını, Muhammed Mursi’nin ise aşağılanmış bir şekilde hapse atıldığını çünkü Amerika’nın kızgın olduğunu, İsrail’in de kendisinden memnun olmadığını, Suriye meselesini kendi istedikleri şekilde çözmek istediklerini vurguladı.

Daha sonra şöyle ekledi: ‘Demokrasiyi vesile ve din olarak kabul edenlere diyorum ki: ‘Taliban’ı ayıpladınız ve alay ettiniz. Nusret Cephesi, Irak İslam Devleti ile alay ettiniz. Mücahitlerle alay ettiniz. Bir Taliban’a bir de kendinize bakın. Bir Nusret Cephesi ile Irak İslam Devleti’ne bir de kendinize bakın. Irak İslam Devleti’ndeki ve tüm dünyanın aleyhine toplandığı küçücük Nusret Cephesi’ndeki mücahitler hala savaşıyor. Ya da Somali’deki Şebab Hareleti’ne bakın. Kendilerine yardım eden kimse bulunmadığı, tüm dünya aleylerinde toplandığı halde mücahitler hala onurlu, gururlu ve güçlüler. Sizse şeriatınızla izzetli olmayı ve silahlarınızı terkettiniz. Allahu Teala ise şöyle buyurmaktadır: ‘Kafirler, birdenbire üstünüze bir saldırışta bulunmak için sizing silahlarınızdan, eşyanızdan gafil olmanızı isterler.’

Dr. Es Sibai son olarak ise yine Mısır’daki Müslümanlara seslenerek meydanları doldurmalarını, sadece dinlerine destek olmalarını, Yahudi ve Hıristiyanları dost edinen şeyhlerin fetvalarını önemsememelerini istedi.

Incanews / Defne Bayrak

vahdethaber.com

http://www.vahdethaber.com/haber/16814-es-sibai-mursi39nin-oldurucu-hatalari.html
Bu dünyası olmayan dinin, öteki dünyası da yoktur..!

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5131
    • depo
Ynt: Es Sibai: Mursi'nin öldürücü hataları !
« Yanıtla #1 : 18 Temmuz 2013, 04:07:37 ÖS 16 »

facebook da bir mesaj gördüm merak ettim neden diye sorayım dedim cevabı görünce yolumu değiştirdim
kişi de sizlerin tanıdığı eski bir üyemiz Mehmet Ufukalp PROFİLİ İÇİN TIKLAYINIZ

Mehmet Ufukalp   Mısırdaki Darbeyi, Mursiyi götürdüğü için seviyor, TAHRİR devriminin önüne yılan gibi çöreklendiği içinde nefret ediyoruz.

maxpayna    NEDEN ?

Mehmet Ufukalp    Söylediğimiz izahı gerektirmeyecek kadar açık. Siyonistlerin uşağ Mursiyi götürdüğü için darbe iyi oldu, ancak darbeyi kontrol eden de abd israil olduğğu için darbeye de karşıyız. Eğer darbe Mısır halkının arzusu olsaydı o zaman darbeyi desteklerdik. Ne yani darbe haram mı yani.   ^-^


cevap bu. ozanca sana havale ediyorum....



*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5131
    • depo
Ynt: Es Sibai: Mursi'nin öldürücü hataları !
« Yanıtla #2 : 13 Ağustos 2013, 05:12:32 ÖS 17 »


El Kaide’den İhvan’a: "Demokrasiyi desteklemeyin, Şeriatı savunun"





El Kaide’den Müslüman Kardeşler’e çağrı El Kaide lideri Ayman El Zevahiri, Mısır’da Muhammed Mursi’nin devrilmesinden ABD’yi sorumlu tuttu. Zehaviri, Müslüman Kardeşler’in demokrasiyi desteklemeyi bırakıp şeriatı savunmaları çağrısı yaptı.


Pazartesi, 5 Ağustos, 2013 - 13:49

El Kaide’nin Mısırlı lideri Ayman El Zevahiri internette yayınladığı 15 dakikalık bir videoda Mısır’daki darbe ile ilgili yorumlarda bulundu.
İngiliz The Guardian gazetesinde yayımlanan habere göre, El Kaide lideri Zevahiri yaptığı açıklamada Amerika Birleşik Devletleri’ni, Mısır’ın eski lideri Muhammed Mursî’yi devirmekle suçladı.
Ayman El Zevahiri, Mursî’nin bir İslamcı olmasından dolayı, sekülerlerin, Kıptîlerin ve Mısır’ın ‘Amerikanlaşmış’ ordusunun ortak hazırladıkları bir komploya kurban gittiğini söyledi.
Müslüman Kardeşleri de eleştiren Zevahiri, cihadı bırakarak Amerika’nın ve sekülerlerin isteklerini eksiksiz yerine getirmek için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Bu durumdan Cumhurbaşkanı yardımcısı Muhammed El Baradey’i de sorumlu tutan, El Kaide lideri, El Baradey’i Amerikan’nın sefîri olarak nitelendirdi.

Zevahiri şöyle konuştu, ‘Laikler, haçlılar ve Amerikanlaşmış Mısır ordusu birleşti. Amerikan oyunları ve Körfez’in parasıyla Mursî’yi devirmek için hep beraber hareket ettiler.’

Mısır’da demokratik yolla İslamcı bir hükümetin kurulamayacağının görüldüğünü ifade eden El Kaide lideri Ayman El Zevahiri, “Müslüman Kardeşler demokrasiyi desteklemeyi bırakıp şeriatı savunmalı” dedi.

MEYDANI BIRAKMIYORLAR
Mısır güvenlik birimlerinin “güvenli çıkış” sözüne rağmen Mursi destekçileri Adeviye meydanını boşaltmıyor. Geçiş hükümetinin, meydanlarda gösteri yapanları siyasi sürece daveti de Mursi taraftarları arasında rağbet görmedi.

SİSSİ’YE RET
Muhammed Mursi’yi destekleyen siyasi kanat, “Genelkurmay Başkanı Abdülfettah el Sissi’nin içinde olduğu hiçbir siyasi anlaşmaya girmeyecekleri” açıklamasında bulundu.
Mısır’da ordunun yönetime el koymasından bu yana 300′den fazla kişi hayatını kaybetti. Görevden alınan Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ise gizli bir askeri üste gözaltında tutuluyor.


KAYNAK

KAYNAK-2


*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5131
    • depo
İhvan-ı Müslimin DEMOKRASİ
« Yanıtla #3 : 13 Ağustos 2013, 05:21:05 ÖS 17 »


Menderes'e yapılan Mursi'ye yapılıyor!

Müslüman Kardeşler Sözcüsü Cihad El Haddad, Mısır'daki darbeyi 27 Mayıs'a, Mursi'yi de Menderes'e benzetti. Mursi'nin iktidar olduğu dönem boyunca 'demokrasi nasıl temin edilebilir?' sorusuna yanıt aradığını belirten Haddad, aslında bu söyledikleriyle İhvan'ın küresel küfür sistemine eklemlenmeye ne kadar açık olduğunu da göstermiş bulunuyor.




Mısır'ın geleceği, darbe sonrası duran hayatın akıbeti gündemin en önemli konularından biri. Mısır'da yaşananları Müslüman Kardeşlerin Sözcüsü Cihad El Haddad ile görüştük. 'ABD ve AB; Mısır'da yaşananların başrol oyuncuları, muhalefet, asker ve medya ise figüranlarıdır' diyen Haddad, demokrasi için sonuna kadar savaşacaklarını söyledi.

ARAP BAHARI'NA DARBE

Bugün Mısır'da yaşananlar tam olarak ne?

Mısır'da yaşananlar Arap Baharı olarak adlandırılan değişime vurulan en büyük darbedir. Muhammed Mursi demokratik yollarla, halkın çoğunluğuyla başa gelen ilk Cumhurbaşkanı'ydı. Bugün yaşananlar demokrasiyi sindiremeyen iç ve dış güçlerin ortak eseridir. Hiç şüphesiz Türkiye'de de benzeri olaylar yaşandı. Darbelerle nice hükümet devrildi. Askere itaat etmeyenler ötelendi hatta idam edildi. Bizim için en iyi örneklerden biri hiç şüphesiz Adnan Menderes'tir. O günlerde Menderes'e yapılanlar bugün Mursi'ye yapılıyor. Türkiye'nin bizi anlaması bu yüzden çok daha kolay. Tabii bu sadece askerin işi değildi dış güçlerin desteği olmadan bu noktaya gelinmesi mümkün değil!

Dış güçlerden kastınız kim?

Mısır'da askeri darbeyle indirilen Mursi'nin yerine atanan Anayasa Mahkemesi Başkanı Adli Mansur'un başa geçişi sıradan bir darbenin ürünü değildir. İstinasız tüm Batı ve pek tabii ABD bu gelişmenin yaşanmasını uzun süreden beri bekliyordu ve destekliyordu. ABD bunu hiç şüphesiz uzun süredir planlıyordu. Kendilerine itaat etmeyen bir devlet başkanındansa, her dediklerini yapacak yeni bir hükümet hiç şüphesiz Ortadoğu'daki planları için çok daha iyi olacaktı.

GENERALLER PENTAGON'A UYAR

O zaman Mursi'nin darbeyle indirilmesi sizin için bir sürpriz olmadı diyebilir miyiz?

Mursi Mısır'da özellikle son zamanlarda çok yalnız kalmıştı. Mübarek rejiminin zenginleştirdiği Mısır medyası söylediklerini çarpıtarak yayınlıyor, onu halkın önünde küçük düşürmeye çalışıyordu. Mursi yönetiminden birçok üst düzey bakanın yolsuzluğa bulaştığı ve suç işlediği gibi iddialar ve söylemler ortalıkta dolaşıyordu. Mursi; Mısır halkına demokrasiyi katleden bir lidermiş gibi gösterilmeye çalışıyordu. Gidişatın parlak olmadığını fark etmiştik ama bir darbeyle Mursi'nin indirileceğini açıkçası düşünmemiştik. Çünkü o halkın gözünde demokrasiyi yaşatacak olan ilk liderdi.

Sizce ABD'nin Ortadoğu Planı, Mursi ile neden ters düştü?

Mısırlı generaller -El-Sisi gibi- Pentagon'un politikalarına uyumlu bir strateji izlerler. ABD yıllarca kendisine hizmet eden Mübarek'in politik işlevini tamamladığını düşünerek çekilmesi için ordunun baskı yapması gerektiğini belirtti. Ordu halk hareketinin gücünü de kullanarak Mübarek'in çekilmesinde etkili olduğunu ve böylelikle 'birleştirici-kurtarıcı' bir politika izlediği izlenimini yarattı. Ancak beklenen olmadı. Neden? Çünkü Mursi liderliğindeki Mısır'ın boyunduruğu altında bir devlet olamayacağını anlayan ABD, buna son vermek için derhal kolları sıvadı. Çünkü ABD için Mısır'ı dizayn etmek Ortadoğu'yu dizayn etmek demekti.

Sadece ABD'yi değil AB'yi de suçladınız. Bu noktada AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Ashton'ın ziyareti için ne diyeceksiniz?

Batı Mısır'daki gelişmeleri Gezi Parkı kadar önemsemedi. Taksim'den kesintisiz canlı yayın yapan Batılı televizyonlar Mısır'daki katliam karşısında adeta üç maymunu oynamayı tercih ettiler. Yakın zamanda Mısır'ı ziyaret eden Ashton'ın geliş amacı da sözde taraflara itidal çağrısı yapmaktı! Ama herkes çok iyi biliyor ki Batı, Mursi'nin geri dönüşü olmayan bir yola girdiğinden emin olmak istedi. Bunu gözleriyle görmek için de bizzat Mısır'a geldiler. ABD ve AB; Mısır'da yaşananların başrol oyuncuları, muhalefet, asker ve medya ise figüranlarıdır.

Demokrasi için sonuna kadar savaş

Darbe olduğunda ne yaptınız? Ülkeyi terk etmeyi hiç düşündünüz mü?

Büyük bir şok diyebilirim. Bu şoku atlattığımızda Sisi ile diyaloga geçmek istedik ama ona hiçbir şekilde ulaşamadık çünkü bu askeri darbe planlı bir organizasyonun sadece ufak bir parçasıydı. Diğer yandan her ne olursa olsun Mısır'ı terk etmeyi aklımızdan dahi geçirmedik. Sonunda idam bile olsa onurlu bir Müslüman gibi ülkemiz için ölmeyi göze aldık. Batı istemese de Mısır'ın önünde sonunda ikinci bir Türkiye olacağına inanıyoruz.

ABD Dışişleri Bakanı Kerry'nin Sisi'nin demokrasiyi getireceğine dair açıklaması hakkında ne diyeceksiniz?

Demokrasi ve insan hakları söz konusu olunca mangalda kül bırakmayan ABD ve AB, orientalizmin mottosu 'Şark için yeterli' mantığından hareketle başka türlü tanımlanması mümkün olmayan bir askeri darbeyi bile bu şekilde kavramsallaştırmaktan imtina ettiler. Hatta bir adım daha ileri giderek, liderimiz Mursi'ye, bize ve kendi oylarına sahip çıkan Mısırlıların üzerine gerçek mermilerle ateş açarak yüzlerce kişiyi öldüren ordunun bu pek aşikâr katliamı nı dahi kınamadılar. Ama ABD ve AB'nin bu ikiyüzlülüğü özgürlüklerimizi teminat altına aldığımız siyasi rejim olarak demokrasiden vazgeçmemizi gerektirmiyor. Demokrasi için sonuna kadar savaşacağız.

En büyük destek Türkiye ve Katar'dan

Darbe sonrası en büyük desteği kimden gördünüz?

Darbenin ardından en büyük destek Türkiye ve Katar'dan geldi. Tabii İran'ı da unutmamak gerekir. Onlar da bize ve Liderimiz Mursi'ye tam destek verdiklerini belirttiler. Özellikle Türkiye'nin ilk günden itibaren verdiği desteği an be an hissettik. Bunun altında şüphesiz Mursi-Erdoğan kardeşliği yatıyordu. Her iki lider de vatanını seven, demokrasiyi savunan, halkı için yaşayan, partisine sahip çıkan, adaleti savunan İslami liderler. İşte bu nedenle de Başbakan Erdoğan, darbe sonrası Mursi'yi yalnız bırakmadı, yanında oldu.

Peki siz ABD'li yetkililerle darbe sonrası iletişime geçmeyi hiç düşündünüz mü?

Şu an Dış ilişkiler Sözcümüz Abdulmawgoud Dardery Washington'da gerekli temaslarda bulunuyor. Size şöyle söyleyeyim ABD'de Obama'nın dış politikada; özellikle Mısır ile ilgili aldığı demokratik olmayan kararları benimsemeyen çok sayıda siyasetçi, akademisyen ve bürokrat var. Hatta bunların arasında askerler de var. Şu an onların hepsiyle temas içindeyiz.

İhvan'sız bir Mısır düşünülemez

Bundan sonraki süreçte Mısır'ın geleceğini nasıl görüyorsunuz? Mısır'ın durumunda düzelme olmazsa bu Ortadoğu'daki dengeleri nasıl etkiler?

Mısır'ın geleceği İhvan'sız düşünülemez. Çünkü İhvan ve Mursi demek demokrasi demektir. Demokrasi demek. halk demek. sandık demektir. Halkın büyük çoğunluğunun desteğiyle seçilen liderimiz Muhammed Mursi'nin, Mısır'da demokrasiyi inşa etmede en etkili isim olduğu bu kanlı süreçte daha iyi anlaşılacaktır. Fazla söze gerek yok. Darbeden önceki ve sonraki Mısır'a bakın! Mursi'nin ülkeye getirdiği demokrasinin devamını isteyenlerin ordu tarafından tereddüt edilmeden öldürüldüğü günler yaşıyoruz. Bu döngüyü ancak ve ancak Mısır halkı değiştirebilir. Darbeci, vesayetçi zihniyet son bulmadan bu halk rahat etmeyecektir. Mısır halkının geleceğini çalmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Buna izin vermeyeceğiz. Diğer yandan biz halkın gücüne ve inancına güveniyoruz. Şayet seçimlerde kaybedersek de hiç düşünmeden gideriz. Bizim için önemli olan halkın isteğidir, beklentilerini karşılayabilmektir. Ama Mısır'daki bu değişim pek tabii Ortadoğu'yu etkileyecektir. Taraflar daha keskin çizgilerle birbirinden ayrılacaktır. Gruplaşmalar, dış politikada izlenen yol ve yöntemlerinde değişmesine sebep olacaktır. Hiç şüphe yok ki Ortadoğu'daki Mısır-Türk ortaklığı, bölgesel güç olduğumuz gerçeğini bir kez daha gösterecektir.

Sisi Batı'nın ve muhaliflerin maşası

Yani Genelkurmay Başkanı El Sisi ile hiç konuşamadınız mı?

Darbe olduğu gün görüşemedik ama sonra kendisi demokrasiyi tesis edemediğimiz için böyle bir süreç yaşandığını söyledi. Ona göre Mısır halkı içinde ayrıştırma yapmıştık özellikle İslami taban ile İhvan karşıtı olan seküler ve liberal kesim arasında kutuplaşmanın tek nedeni Mursi'ydi. Bu güvensizlik ortamına son vermenin tek yolu Mursi'yi indirmekti. Bilirsiniz vesayetçi bir rejimin sürdürülmesinin yegâne unsurlarından biri siyasetin güvensizliğinin öne çıkarılmasıydı. El-Sisi sözde siyasi güvensizliği öne sürerek Batı'nın ve muhalefetin maşası oldu.

Sizce ABD tam olarak Mursi yönetimindeki Mısır'dan neden rahatsız oldu?

Çünkü ABD Mübarek yönetimindeki Mısır'ı istediği gibi yönlendirebiliyordu ama aynı performansı Mursi döneminde yakalayamadı. Mursi tıpkı Başbakan Erdoğan gibi halkı için yaşayan bir liderdir. Ortadoğu'daki tüm gelişmeleri 'demokrasi nasıl temin edilebilir?' sorusuna yanıt arayarak değerlendirdi. Sorgulayan, araştıran bir lider olan Mursi'yi tabiri caizse kukla gibi kullanama-yacaklarını anlayan ABD, ondan kurtulmanın yollarını aradı. Bu da ancak iç ve dış güçlerin ittifakı ile söz konusu olabilirdi. Nitekim öyle de oldu.

Peki ABD için demokrasi ne demek?

ABD demokrasi katilidir. Öyle olmasa seçimle başa gelen bir liderin ve seçileli 1 yıl olmadan yıkılan demokrasi kalesi Mısır'ın bu duruma gelmesine izin verir miydi? Uzaklara gitmeye gerek yok; ABD, 7,5 yıldır işgal altında tuttuğu Irak'a kan ve gözyaşı dışında ne getirdi? Demokrasi getirebildi mi? Geride tamiri imkânsız bir enkaz bırakmadı mı? Sadece ABD değil AB de demokrasi düşmanıdır. Darbecileri destekleyen El Baradey'e Nobel Barış Ödülü verilmesi bunun en açık kanıtı değil midir?

Yenişafak

KAYNAK

KAYNAK-yeni şafak

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5131
    • depo
Atasoy Müftüoğlu Mısır (Arap Baharı) Yorumu
« Yanıtla #4 : 16 Ağustos 2013, 09:31:16 ÖS 21 »
19 Aralık 2011



19 Aralık 2011

“Tunus, Libya, Mısır’da sokaklara dökülen insanların yegâne isteği demokrasi.

 Kimse İslami bir yönetim istemiyor, çünkü insanların zihinleri İslam’ın yönetemeyeceğine insanların sorunlarını çözmede yetersiz kalacağına ikna edilmiş.

Arap Baharı denen bu hareketlerde tek bir Anti Emperyalist ses yükselmedi. İstekler pragmatik ve demokrasi eksenli istekler.

Ben Libya’yı kurtulmuş olarak görmüyorum aksine Libya yeniden sömürgeleştirildi. Kuşkusuz Kaddafi’nin zalimliği ayrı bir tartışma konusudur buna benim de bir itirazım yok,

 fakat bugün Libya’da yönetime gelen insanlar CIA ajanları. Libya’yı ABD, İngiltere, Fransa’nın sömürgesi haline getirdiler. Bu insanlar Sırbistan’da özellikle eğitildiler.”


İhvan-ı Müslimin’in islami modeli hayata geçirmek gibi bir modeli yoktur. Çünkü günümüzde özellikle neo-liberal akım ve sermayenin aklı toplumlara vaziyet ediyor. Olayların arkasında herhangi bir askeri güç, militer güç aramak yerine toplumları şu anda dönüştüren neo-liberal bir dalga var. Özellikle genç kuşaklar neo-liberal dalgalardan doğrudan doğruya etkilenirler. ....

İçerisine girdiğimiz yeni dönem, Ortadoğu'da emperyal kontrol altında tutulacak "demokrasiler" dönemi olacak. Bu nedenle emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor. ....

Devlet egemenliklerini zayıflatan küreselleştirici süreçler de, her ülkeden ayaklanmacılara, isyancılara yardımcı oluyor. Diktatörlerin köleliğinden özgürleşen kitleler, bu defa kapitalist-Neoliberal-seküler köleliği seçiyor. Ancak "liberal demokrasi" köleliği Ortadoğu'da devrim olarak algılanıyor. ..."


19 Aralık 2011


KAYNAK
KAYNAK-2

KONU ÜZERİNE TARTIŞMALAR

*

Çevrimdışı Müslüman

  • ****
  • 511
  • Allah c.c kelamını kul kelamı ile eşitlemeyin.
Ynt: Es Sibai: Mursi'nin öldürücü hataları !
« Yanıtla #5 : 17 Ağustos 2013, 10:03:22 ÖÖ 10 »
Hep tespitler, analizler, yanlışlıkları ortaya koyma... tamam da abi çözüm ne?

El-Magdisi gibi biri dahi çıktı ve İhvan'ın demokratik seçimlere katılmasını eleştirdikten sonra "Mursi'nin ayakkabıları bile tüm darbecilerden daha temizdir" dedi.

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4812
  • Dosdoğru ol!
Ynt: Es Sibai: Mursi'nin öldürücü hataları !
« Yanıtla #6 : 17 Ağustos 2013, 11:07:53 ÖÖ 11 »
Doğru zamanda doğru şeyi konuşmak diye bişey vardır. Şu an mısır için eleştiri ancak buğzu artırır.

Allah aşkına yapmayın...
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı Müslüman

  • ****
  • 511
  • Allah c.c kelamını kul kelamı ile eşitlemeyin.
Ynt: Es Sibai: Mursi'nin öldürücü hataları !
« Yanıtla #7 : 17 Ağustos 2013, 11:30:49 ÖÖ 11 »
tamam işte biz de onu diyoruz  :)

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4812
  • Dosdoğru ol!
Ynt: Es Sibai: Mursi'nin öldürücü hataları !
« Yanıtla #8 : 17 Ağustos 2013, 11:37:48 ÖÖ 11 »
Birlikte demiş olmak için yazdım zaten   begen1
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5131
    • depo
Ynt: Es Sibai: Mursi'nin öldürücü hataları !
« Yanıtla #9 : 19 Ağustos 2013, 01:49:28 ÖS 13 »



arkadaşlar buradaki paylaşımlar hem veri depolama hem ibretlik üzerine düşünülmesi gereken konuları derlediğim başlıktı.
konu üzerine düşüncelerinizi buyrun şu başlık altında tartışalım

TIKLAYINIZ




*

Çevrimdışı movsar

  • movsar
  • **
  • 50
  • zorlaştırmayın,,kolaylaştırın bea
    • yuuuhhhhh
Ynt: Es Sibai: Mursi'nin öldürücü hataları !
« Yanıtla #10 : 22 Ağustos 2013, 10:10:26 ÖS 22 »
 Seyyid Muhammed Mursi  hiç bir şekilde hatalar yapmamıştır ondsa hata arıyanlar Darbeci Firavunları HAKLI çıkartmaya çalışan MÜNAFIKLARDIR..
avatar yükleme yapılamıyor ?

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4698
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Ynt: Es Sibai: Mursi'nin öldürücü hataları !
« Yanıtla #11 : 23 Ağustos 2013, 09:21:50 ÖÖ 09 »
Muhammed Mursi hiç bir şekilde hata yapmamıştır demek ve bazı hatalar yaptığını söyleyenleri de MÜNAFIKLIK ile itham işin kolayına kaçmaktır.Senin söylediğine göre İhvan Lideri ve Hakan Fidan da  münafık o zaman :). İhvanul Müslümin'in kendi yetkilileri bazı hatalarını bizzat ifade ediyor: " Amerika'ya güvenerek Genel Kurmay Başkanı olarak SİSİ'yi atamamız büyük bir hataydı" diye itiraf ediyorlar. Ayrıca MİT Müsteşarı Hakan Fidan, darbeden 15 gün önce Mursi'yi uyardığını ve ne tür tedbirler almasını gerektiğini söylediğini ifade ediyor.
Mursi, AK Partinin 10 yılda almış olduğu yolu 3-5 aya sığdırmaya çalıştı. Mısır'da ekonomi ve bir çok alan ordunun elinde idi. Elektrik ve mazot halka sınırlı olarak veriliyordu. Mursi'nin  buna karşı bile yaptırımı olamıyordu. Mursi'nin bazı stratejik hatalarını konuşmak, darbecilere destek anlamına geldiğini söylemek ne akıl ile ne de izan ile bağdaşır. Yaptığımız hatalar/stratejiler konuşulup tartışılacak ki doğrulara ulaşılsın. İslami Hareket, sadece duygularıyla hareket etmez, planı, hareket stratejisi ve tedrici metodu da göz önünde tutması gerekir.
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com