KUR’ÂN’A TERS DÜŞEN HURAFELER: KALBİNDE ZERRE KADAR ÎMÂN OLAN, CEHENNEMDE CEZASI

  • 0 Cevap
  • 2601 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Mutluluğa yolculuk

KUR’ÂN’A TERS DÜŞEN HURAFELER: KALBİNDE ZERRE KADAR ÎMÂN OLAN, CEHENNEMDE CEZASI KADAR YANDIKTAN SONRA CENNETE GİRER.

            Allah’a sonsuz hamd ve ?ükrederiz ki; bir defa daha Allah’yn bir sohbetinde birlikteyiz. Konumuz: “Kalbinde zerre kadar îmân olan ki?i, cehennemde günahlarynyn gerektirdi?i cezayy çektikten sonra cennete gider.” konusundaki hadîs, acaba bir mevzu hadîs midir, yoksa sa?lam bir hadîs midir?

            Cehenneme iki türlü insan girer. Cennete girecek olanlar, önce cehenneme girerler. Cehennemde durumu görürler. Oraya sadece o cehennemi görmek için girerler. Uçarak cehennemde dola?tyktan sonra, oradan ayrylarak cennete girerler. Allahû Tealâ’ya sonsuz hamd ve ?ükrederek... Kimdir bunlar? Cennete girecek olanlardyr. Allahû Tealâ ?öyle buyuruyor:

 

19/MERYEM-71: Ve in minkum illâ vâriduhâ, kâne alâ rabbike hatmen makdyyyâ(makdyyyen).

Ve sizden biriniz (bile hariç olmamak üzere hepiniz), illâ (muhakkak) ona (cehenneme) varacaksynyz. (Bu), senin Rabbinin üzerine (aldy?y) kesinle?mi? bir hükümdür.

 

“Aranyzda kyyâmet günü cehenneme u?ramayacak olan hiç kimse yoktur. Hepiniz mutlaka cehenneme u?rayacaksynyz.” Ayny Surenin 72. âyet-i kerimesinde ise Allahû Tealâ ?öyle buyuruyor:

 

19/MERYEM-72: Summe nuneccîllezînettekav ve nezeruz zâlimîne fîhâ cisiyyâ(cisiyyen).

Sonra takva sahiplerini kurtaraca?yz. Ve zalimleri, diz üstü çökmü? olarak byrakaca?yz.

 

“Sonra Biz takva sahibi olanlary kurtaryryz. Cehennemde kalacak olanlar, diz üstü çökmü? vaziyette cehennemi kaplarlar.”

Öyleyse Allahû Tealâ ne demek istiyor? “Sonra” kelimesi neyi ifade ediyor? Cehennemde bir süre kaldyktan sonra çyky?y my ifade ediyor, yoksa kyyâmet günü, ayny gün, cehenneme girip de cehennemdeki o olaylary gören, cehennemin yapysyny gören, nasyl korkunç bir i?kence dünyasy olu?turdu?unu gören insanlaryn, Allah’a sonsuz hamd ve ?ükürler ederek cehennemden ayrylmasy my söz konusu?

Kyyâmet günü cehenneme girip de orada diz üstü çökmü? vaziyette bekleyenler, cehenneme girip cehennemi gördükten sonra Allah’a sonsuz hamd ve ?ükürlerle cehennemden ayrylanlar, cehennemi tamamen terk ettikten sonra, cehennem katlaryna da?ytylyrlar. Cennete girecek olanlar, cehennemden ayrylmy?lar ve cennetlere ula?my?lardyr. Sonsuz hyzla hareket ettikleri için...

Ama cehennemde kalacak olanlar, diz üstü çökmü? vaziyette olduklary yerlerden toplanarak cehenneme sevk edilirler. Bir daha çykmamak üzere cehenneme girilir. Cehennemden bir daha çykmak söz konusu de?ildir. Cehenneme cezalanmak üzere girenler, ebediyyen orada kalmaya mahkûmdurlar. Hiç kimse bir süre cehennemde kaldyktan sonra, cehennemden çykmak imkânynyn sahibi de?ildir. Bir süre cehennemde i?kence gördükten sonra, yakyldyktan sonra cehennemden çykmasy ve cennete girmesi mümkün de?ildir.

Öyleyse Allahû Tealâ’nyn cennete ula?tyracak olduklary, cehennemden çykartarak cennete ula?tyracak oldu?u ki?iler, onlar cennetlik olanlardyr. Ama Allahû Tealâ, cennetlik olanlaryn aradaki farky görebilmeleri için, Allah’a sonsuz hamd ve ?ükredebilmeleri için onlary kyyâmet günü önce mutlaka cehenneme gönderir. Onun için “Aranyzdan kyyâmet günü cehenneme u?ramayacak olan kimse yoktur.” diyor. Dikkat edin! Allahû Tealâ: “U?ramayacak olan” diyor. U?ramak; bir yere u?rayyp oradan ayrylmak mânâsyna geliyor. Allahû Tealâ’nyn dizayny çok açyk bir ?ekilde bunu ifade ediyor.

Allah için olmak, mutlaka ki?inin cehenneme ula?yp, cehennemdeki o korkunç durumu gördükten sonra oradan ayrylarak Allah’yn cennetine girmesini ifade eder.

?imdi bakyyoruz duruma. Kyyâmet günü ne olur? Kyyâmet günü zaman durur. Zaman geriye, kendi ya?adyklary devreye geri döndü?ünde herkes zaten hayattadyr. O ana zaman geri döndü?ünde herkes hayattadyr. O anda ya?amakta olanlar, bulunduklary yerde yer çekimi kuvveti olmady?y için yükselerek mah?er meydanyna ula?yrlar. Mah?er meydany Yndi Ylâhi de?ildir. Mah?er meydany, Yndi Ylâhi’den evvel birinci u?ranylan yerdir. Orada toplanylyr. Orada nefsler, fizik vücutlara girecektir. Ne zaman? Sur’a birinci üfürüldü?ünde, orada toplanan herkes ölür. Sonra, sur’a ikinci defa üfürüldü?ünde tekrar dirilirler ve nefsler orada, mah?er meydanynda fizik vücutlaryn içine girer.

Daha sonra herkes Yndi Ylâhi’ye ula?yr. Orada herkesin rakamly kitaby vardyr. Yani herkesin hayat filmi, kendilerine üç boyutlu olarak gösterilir. Ama her saniye, ya derecat kazandyklary veya derecat kaybettikleri bir olay ve iki görüntü görürler. Üç boyutlu iki görüntü… Birisi dü?üncelerinin gösterimidir. Ykincisi de fiiliyatlarynyn, ef’allerinin, fiillerinin gösterimidir. Her saniye derecat kazanyrlar veya kaybederler. Sonuç ve ki?inin gidece?i yer çabucak belli olur. E?er ki?inin kazandy?y dereceler fazlaysa, sa? taraftaki ye?il rakamlar olan tarafta bakiye vardyr. Ama günahlary fazlaysa, o zaman da sol taraftaki kyrmyzy rakamlar olan tarafta bakiye vardyr.

Bu noktadan itibaren herkese hayat filmleri teslim edilir. Bir kysmyna sa?laryndan verilir. Onlar cehenneme girdikten sonra, hemen cehennemi görüp cennete gidecek olanlardyr. Di?erlerine soldan verilir. Onlar da cehenneme girerken uçarak giremeyecek olan, kapylardan girecek olanlardyr. Kapylardan girmek mecburiyetinde olanlar için kapy açylmaz. Kapy sadece yerden kaldyrylyr, yükseltilir. Ancak o ki?inin ba?y sy?abilecek kadar bir yükselti ile yükseltilir. O ki?i mutlaka burnu yere sürtünmek suretiyle oraya girer. Bunu zebaniler gerçekle?tirirler. Onlary, burunlaryny yere sürttürerek cehenneme alyrlar. Ve cehenneme, cehennemde yanmak üzere, cezalanmak üzere girenler, cehennemin kapysyndan ba?layarak, bütün cehennemin etrafyny kaplayacak ?ekilde orada diz çökmü? vaziyette beklerler.

Di?erleri, cennete girecek olanlar, cehennemin yüksek kapylaryndan uçarak içeri girerler ve hiç oyalanmazlar. Hemen cehennemin içine girerler. Oradaki durumu görürler. Ynsanlary ne kadar korkunç ?eylerin bekledi?ini, nasyl i?kence edilece?ini net bir ?ekilde görürler. Allah’a sonsuz hamdederek ?ükrederek cehennemden ayrylyrlar ve cennete girerler.

Y?te cehennemde bir süre kaldyktan ve günahlarynyn kar?yly?yny ödedikten sonra oradan ayrylyp da, sevaplary için cennete gitmek diye bir olay, hiç kimse için mevcut de?ildir. Allahû Tealâ buyuruyor ki:

 

99/ZYLZAL-7: Fe men ya’mel miskâle zerretin hayren yereh(yerehu).

Artyk kim, zerre a?yrly?ynca hayyr i?lerse, onu görür.

*Bu âyetin tefsiri Sayyn Ali Bulaç'a aittir.

99/ZYLZAL-8: Ve men ya’mel miskâle zerretin ?erren yereh(yerehu).

Artyk kim, zerre a?yrly?ynca bir ?err (kötülük) i?lerse, onu görür.

*Bu âyetin tefsiri Sayyn Ali Bulaç'a aittir.

 

Allahû Tealâ: “Kim zerre kadar sevap i?lediyse onu görür, zerre kadar günah i?lediyse onu da görür.” diyor.

Dikkat edin! Allahû Teal⠓Onun cezasyny çeker, mükâfatyny alyr.” demiyor; “görür” diyor. Y?te o “görmek”, söyledi?imiz mizany görmektir, ki?inin hayat filminin görülmesidir. Ve o hayat filminin görülmesinde, bütün sevaplar ve günahlar oradadyr. Üstelik de insanyn uzuvlary ?ahitlik etmi? olurlar. Çünkü neler yaptyklaryny açyk bir ?ekilde göstermi? olurlar. Konu?malary gerekmiyor. Yaptyklaryyla ?ahit olurlar.

Ve bu tabiî bir sonucu olu?turuyor. Bu noktada, insan neticeyi mutlaka görecektir. Kyrmyzy rakamlar söz konusu ise kitaby soldan verilecektir. Ye?il rakamlar söz konusu ise, rakamly kitaby yani hayat filmi (Kur’ân-y Kerim “onun ku?u” da diyor.) sa? taraftan verilir. Ve ister sa?dan verilsin, ister soldan verilsin, hepsinin boynuna asylyr. Ynsanlar cehenneme onunla giderler.

Yki grup insandan cehennemde kalacak olanlar, diz üstü çökmü? vaziyette, cehennemin bütün etrafyny kaplarlar. Ondan sonra hepsi syrayla cehenneme sevk edilirler. Ve bir daha o cehennemde kalacaklaryn, bir süre orada kalyp da cennete girme ?anslary asla olmayacaktyr. Hepsi ebediyyen cehennemde kalacaktyr.

Peki cehennemin bir sonu yok mu? Var. Allahû Tealâ ba?langyçta enerjiyi yaratty. Bir noktayy patlatarak, o noktadaki nötrinolary, gezegenleri olu?turmak üzere gönderdi. Bunlar enerji partikülleridir. Ve böyle bir dizaynda Allahû Tealâ’nyn vücuda getirdi?i bu enerji, konunun ba?langycydyr. Sonra Allahû Tealâ, o enerjiyi maddeye çevirdi. Elektronlar ve kar?yt elektronlary yaratty. Nötrinolardan, enerji partiküllerinden, maddenin temelini te?kil eden elektronlary ve kar?yt elektronlary yaratty. Ve kâinat, Allahû Tealâ tarafyndan görünür bir halde dizayn edildi.

Y?te “Bunun neticesi nedir?” diye soruyorsanyz, bundan sonra kâinatyn olu?masy söz konusudur. Ynsanly?yn hayat süresi tamamlandyktan sonra, kyyâmet koptuktan sonra cehenneme girmeleri halinde, cehennemde sonsuza kadar ya?amalary, ondan sonra da cehennemin gökleri çatlady?y zaman, cehennemle birlikte enerjiye çevrilmeleri söz konusudur. Allahû Tealâ diyor ki:

 

55/RAHMAN-26: Kullu men aleyhâ fân(fânin).

Bütün insanlar (herkes) fani olacaktyr.

55/RAHMAN-27: Ve yebkâ vechu rabbike zûl celâli vel ikrâm(ikrâmi).

Sadece Zülcelali Ve'l Ykram olan Rabbinin Zat'y bâki kalacaktyr.

 

Allahû Tealâ: “Herkes fani olacaktyr. Her?ey de fani olacaktyr. Sadece Senin Zülcelali Ve’l Ykram olan Rabbin bâki kalacaktyr.” diyor.

Y?te cennet de cehennem de sonsuza kadar bâki kalacaktyr. Sonra Allahû Tealâ nasyl enerjiyi yaratmy?sa, madde, elektronlar ve kar?yt elektronlara çevrilip, tekrar enerji haline getirilecektir. Enerjiyi nasyl Allahû Tealâ yarattyysa, öyle yok edecektir. Allah, bâki kalacaktyr. Bir defa daha bir kâinat yaratyr my? O, O’nun bilece?i ?eydir.

Cehenneme giren ki?i, cehennemden bir daha çykar my? Çykmaz. Bunun ispaty sadedinde, size ibret için tam 29 tane âyet-i kerime verece?iz. Cehenneme cezalanmak üzere giren, günahlary olup da cehennemde cezalanacak olanlaryn, cehennemden bir daha çykmalary mümkün de?ildir. 29 tane âyet-i kerime bunu söylüyor. Ybret olsun diye… Yspat vasytasy olarak bunu kullanmanyz için... 

Allahû Tealâ diyor ki:

 

1. Âyet-i kerime:

 

7/A'RAF-36: Vellezîne kezzebû bi âyâtinâ vestekberû anhâ ulâike ashabun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

Ve âyetlerimizi yalanlayan kimseler ve onlara kar?y kibirlenenler, i?te onlar ate? ehlidirler ve onlar, orada devamly kalanlardyr (kalacaklardyr).

 

2. Âyet-i kerime:

 

33/AHZAB-64: Ynnallâhe leanel kâfirîne ve eadde lehum saîrâ(saîren).

Muhakkak ki Allah, kâfirleri lânetledi. Onlar için alevli ate?i (cehennemi) hazyrlady.

33/AHZAB-65: Hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), lâ yecidûne veliyyen ve lâ nasîrâ(nasîren).

Orada ebediyyen kalycylardyr (kalacak olanlardyr). (Orada) bir dost ve bir yardymcy bulamazlar.

 

3. Âyet-i kerime:

 

3/AL-Y YMRAN-116: Ynnellezîne keferû len tugniye anhum emvâluhum ve lâ evlâduhum minallâhi ?ey’â(?ey’en), ve ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

Hiç ?üphesiz o kâfirlerin, ne mallary ve ne de evlâtlary, onlara; Allah’tan (gelecek bir cezaya) bir ?ey’e, (kar?y koymaya) yetmez. Y?te onlar, ate? ehlidir. Orada devamly kalacaklardyr.

 

4. Âyet-i kerime:

 

2/BAKARA-39: Vellezîne keferû ve kezzebû bi âyâtinâ ulâike ashâbun nâr(nâry), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

Ve inkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlar, i?te onlar ate? ehlidir, orada ebedî kalacak olanlardyr.

 

5. Âyet-i kerime:

 

2/BAKARA-81: Belâ men kesebe seyyieten ve ehâtat bihî hatîetuhu fe ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

Hayyr, (sandy?ynyz gibi de?il) kim günah kazanmy? da hatalary kendisini ku?atmy?sa; i?te onlar, ate? halkydyr ve içinde de devamly kalacaklardyr.

 

6. Âyet-i kerime:

 

2/BAKARA-217: Yes’elûneke ani? ?ehril harâmi kytâlin fîh(fîhi), kul kytâlun fîhi kebîr(kebîrun), ve saddun an sebîlillâhi ve kufrun bihî vel mescidil harâmi ve ihrâcu ehlihî minhu ekberu indallâh(indallâhi), vel fitnetu ekberu minel katl(katli), ve lâ yezâlûne yukâtilûnekum hattâ yeruddûkum an dînikum inistetâû ve men yertedid minkum an dînihî fe yemut ve huve kâfirun fe ulâike habitat a’mâluhum fîd dunyâ vel âhireh(âhireti), ve ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

Sana haram (hürmetli) aydan ve onun içinde yapylan sava?tan soruyorlar. De ki: “Onun içinde (o ayda) sava? büyük (günahtyr). (Fakat insanlary) Allah yolundan saptyrmak (alykoymak) ve O’nu inkâr etmek, (mü’minlere) Mescid-i Haram’y (yasaklamak) ve onun halkyny oradan (Mekke’den sürüp) çykarmak ise Allah katynda daha büyük (günahtyr). Ve fitne, (adam) öldürmekten daha da büyük (bir suç ve günahtyr). E?er onlaryn güçleri yetse (yapabilseler), sizi dîninizden döndürünceye kadar sizinle sava?maktan geri kalmazlar. Sizden kim dîninden dönerse, o taktirde o, kâfir olarak ölür. Bu sebeple i?te onlar, onlaryn amelleri dünyada ve ahirette bo?a gitmi?tir. Ve i?te onlar, ate? ehlidir. Ve onlar, orada ebediyyen kalacak olanlardyr.”

 

7. Âyet-i kerime:

 

2/BAKARA-257: Allâhu velîyyullezîne âmenû, yuhricuhum minez zulumâti ilen nûr(nûri), vellezîne keferû evliyâuhumut tâgûtu yuhricûnehum minen nûri ilâz zulumât(zulumâti), ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

Allah, âmenû olanlaryn (Allah’a ula?mayy dileyenlerin) dostudur, onlary (onlaryn nefslerinin kalplerini) zulmetten nura çykaryr. Ve kâfirlerin dostlary taguttur (onlar, ?eytany dost edinirler, ?eytan kimseye dost olmaz), onlary (onlaryn nefslerinin kalplerini) nurdan zulmete çykaryrlar. Y?te onlar, ate? ehlidir. Onlar, orada ebedî kalacak olanlardyr.

 

8. Âyet-i kerime:

 

2/BAKARA-275: Ellezîne ye’kulûner ribâ lâ yekûmûne illâ kemâ yekûmullezî yetehabbetuhu? ?eytânu minel mess(messi), zâlike bi ennehum kâlû innemal bey’u mislur ribâ, ve ehallallâhul bey’a ve harramer ribâ fe men câehu mev’izatun min rabbihî fentehâ fe lehu mâ selef(selefe), ve emruhû ilâllâh(ilâllâhi), ve men âde fe ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

Riba (faiz) yiyenler, kabirlerinden ancak ?eytan çarpmasyndan hyrpalanmy? bir kimse gibi kalkarlar. Y?te bu, onlaryn: “Fakat aly?veri? faiz gibidir.” demeleri sebebiyledir. Allah, aly?veri?i helâl; faizi haram kylmy?tyr. Bundan sonra, Rabbinden kendisine ö?üt gelen kimse (ona uyarak) artyk (faizden) vazgeçerse, o taktirde geçmi? olan (önceden aldy?y faiz) onundur ve onun i?i (onun hakkyndaki hüküm) Allah’a aittir. Ve kim de (faizcili?e) dönerse, i?te onlar, ate? ehlidir. Ve onlar orada ebedî kalacak olanlardyr.

 

9. Âyet-i kerime:

 

98/BEYYYNE-6: Ynnellezîne keferû min ehlil kitâbi velmu?rikîne fî nâri cehenneme hâlidîne fîhâ, ulâike hum ?errul beriyeh(beriyyeti).

Muhakkak ki onlar, kitap ehlinden kâfir olanlardyr ve mü?riklerdendir. Cehennem ate?i içinde ve ebediyyen kalacak olanlardyr. Y?te onlar, onlar yaratyklaryn en ?errlileridir.

 

10. Âyet-i kerime:

 

72/CYN-23: Yllâ belâgan minallâhi ve risâlâtih(risâlâtihî), ve men ya’syllâhe ve resûlehu fe inne lehu nâre cehenneme hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden).

Allah tarafyndan olan tebli? ve O’nun (verdi?i) risaleti hariç. Her kim, Allah’a ve resûlüne kar?y gelirse, isyan ederse, onun cezasy cehennem ate?idir. Orada ebediyyen kalyrlar.

 

11. Âyet-i kerime:

 

21/ENBYYA-99: Lev kâne hâulâi âliheten mâ veradûhâ, ve kullun fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

E?er onlar gerçekten ilâhlar olsaydylar, oraya (cehenneme) girmeyeceklerdi. Ve hepsi orada ebediyyen kalacak olanlardyr.

 

12. Âyet-i kerime:

 

59/HA?R-17: Fe kâne âkybetehumâ ennehumâ fîn nâri hâlideyni fîhâ, ve zâlike cezâûz zâlimîn(zâlimîne).

Böylece ikisinin akybeti, ebediyen kalacaklary ate?in içinde olmaktyr. Zalimlerin cezasy budur.

 

13. Âyet-i kerime:

 

58/MUCADELE-17: Len tugniye anhum emvâluhum ve lâ evlâduhum min allâhi ?ey’â(?ey’en), ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

Onlaryn mallary ve evlâtlary, Allah’tan bir ?eye (cefaya) kar?y onlara asla fayda vermez. Y?te onlar, ate? ehlidir ve orada ebediyyen kalacak olanlardyr.

 

14. Âyet-i kerime:

 

47/MUHAMMED-15: Meselul cennetilletî vuidel muttekûn(muttekûne), fîhâ enhârun min mâin gayri âsin(âsinin), ve enhârun min lebenin lem yetegayyer ta’muh(ta’muhu), ve enhârun min hamrin lezzetin li? ?âribîn(?âribîne), ve enhârun min aselin musaffâ(musaffen), ve lehum fîhâ min kullis semerâti ve magfiretun min rabbihim, ke men huve hâlidun fîn nâri ve sukû mâen hamîmen fe kattaa em’âehum.

Takva sahiplerine vaadedilen cennetin durumu ?udur ki; içinde kokusu de?i?meyen sudan nehirler, tady bozulmayan sütten nehirler, içenlere lezzet veren ?araptan nehirler ve saf (süzülmü?) baldan nehirler bulunur. Onlar için orada her çe?it meyve bulunur. Onlar için Rab’lerinden ma?firet vardyr. (Bunlaryn durumu), ate?te devamly kalacak olan ve hamîm (sycak kaynar halde irinli su) içirilen, bu sebeple ba?yrsaklary parçalanan kimsenin durumu gibi midir?

 

15. Âyet-i kerime:

 

23/MU'MYNUN-103: Ve men haffet mevâzînuhu fe ulâikellezîne hasirû enfusehum fî cehenneme hâlidûn(hâlidûne).

Ve kimin mizany (sevap tartylary), hafif gelirse i?te onlar, nefslerini hüsrana dü?ürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardyr.

 

16. Âyet-i kerime:

 

40/MU'MYN-76: Udhulû ebvâbe cehenneme hâlidîne fîhâ, fe bi’se mesvel mutekebbirîn(mutekebbirîne).

Ebediyyen orada kalmak üzere cehennemin kapylaryndan girin. Artyk kibirlenenlerin kalacaklary yer ne kötü.

 

17. Âyet-i kerime:

 

16/NAHL-29: Fedhulû ebvâbe cehenneme hâlidîne fîhâ fe lebi’se mesvel mutekebbirîn(mutekebbirîne).

Haydi, orada ebediyyen kalmak üzere cehennemin kapylaryndan girin. Kibirlenenlerin (büyüklük taslayanlaryn) kaldy?y yer, ne kötüdür.

 

18. Âyet-i kerime:

 

78/NEBE-21: Ynne cehenneme kânet mirsâdâ(mirsâden).

Muhakkak ki cehennem, gözlenen (beklenen) yer oldu.

78/NEBE-22: Lit tâgîne meâbâ(meâben).

Azgynlar için barynacak yer (sy?ynak) olarak.

78/NEBE-23: Lâbisîne fîhâ ahkâbâ(ahkâben).

Orada asyrlarca (nihayetsiz olarak) kalacak olanlardyr.

 

19. Âyet-i kerime:

 

4/NYSA-14: Ve men ya’syllâhe ve resûlehu ve yeteadde hudûdehu yudhylhu nâren hâliden fîhâ ve lehu azâbun muhîn(muhînun).

Kim Allah’a ve peygamberine isyan eder ve O’nun synyrlaryny a?arsa, daimî kalmak üzere ate?e atylyr. Onun için alçaltycy bir azap vardyr.

 

20. Âyet-i kerime:

 

4/NYSA-93: Ve men yaktul mu’minen muteammiden fe cezâuhu cehennemu hâliden fîhâ ve gadyballâhu aleyhi ve leanehu ve eadde lehu azâben azîmâ(azîmen).

Ve kim, bir mü’mini taammüden (kastederek) öldürürse, onun cezasy, içinde ebediyyen kalaca?y cehennemdir ve Allah’yn gazaby ve lâneti onun üzerinedir. Allah, onun için büyük azap hazyrlamy?tyr.

 

21. Âyet-i kerime:

 

4/NYSA-169: Yllâ tarîka cehenneme hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), ve kâne zâlike alâllâhi yesîrâ(yesîren).

Sadece cehennem yoluna ula?tyryr. Onlar orada ebediyyen kalacaklardyr. Ve bu, Allah için kolaydyr.

 

22. Âyet-i kerime:

 

13/RAD-5: Ve in ta’ceb fe acebun kavluhum e izâ kunnâ turâben e innâ le fî halkyn cedîd(cedîdin), ulâikellezîne keferû bi rabbihim, ve ulâikel aglâlu fî a’nâkyhim, ve ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

E?er acayip buluyorsan (?a?yyorsan) (bil ki;) asyl onlaryn: “Biz toprak oldu?umuz zaman my, gerçekten, mutlaka yeniden mi halkedilece?iz (yaratylaca?yz)?" sözleri acayip (?a?ylacak ?ey)dir. Y?te onlar, Rab’lerini inkâr eden kimselerdir. Ve i?te onlar, boyunlarynda demir halkalar olanlardyr ve i?te onlar ate? ehlidir. Onlar orada ebedî kalanlardyr.

 

23. Âyet-i kerime:

 

64/TEGABUN-10: Vellezîne keferû ve kezzebû bi âyâtinâ ulâike ashâbun nâri hâlidîne fîhâ ve bi’sel masîr(masîru).

Ve onlar ki âyetlerimizi inkâr edenler ve yalanlayanlardyr. Y?te onlar ate? ehlidirler ve orada (cehennemde) ebediyyen kalacak olanlardyr. Ne kötü vary? yeri.

 

24. Âyet-i kerime:

 

9/TEVBE-17: Mâ kâne lil mu?rikîne en ya'murû mesâcidallâhi ?âhidîne alâ enfusihim bil kufr(kufri), ulâike habitat a'mâluhum ve fîn nâri hum hâlidûn (hâlidûne).

Mü?riklerin, Allah’yn mescidlerini imar etmeleri olmaz. Kendilerinin (nefslerinin) küfürlerine (inkârlaryna, kâfirliklerine) ?ahitler iken. Y?te onlaryn amelleri heba olmu?tur. Ve onlar, ate?te ebedî kalacak olanlardyr.

 

25. Âyet-i kerime:

 

9/TEVBE-63: E lem ya’lemû ennehu men yuhâdidillâhe ve resûlehu fe enne lehu nâre cehenneme hâliden fîhâ, zâlikel hyzyul azîm(azîmu).

Allah ve O’nun resûlüne kar?y, kim haddi a?arsa, artyk onun için mutlaka orada ebediyyen kalaca?y cehennem ate?inin oldu?unu bilmiyorlar my? Y?te bu, büyük rüsvalyktyr (rezilliktir).

 

26. Âyet-i kerime:

 

9/TEVBE-68: Vaadallâhul munâfikîne vel munâfikâti vel kuffâre nâre cehenneme hâlidîne fîhâ hiye hasbuhum, ve leanehumullâh(leanehumullâhu) ve lehum azâbun mukîm (mukîmun).

Allah, münafyk erkeklere ve münafyk kadynlara ve kâfirlere, orada ebedî kalacaklary cehennem ate?ini vaadetti. O (cehennem), onlara yeter. Ve Allah, onlara lânet etti. Ve onlar için ikâme edilmi? olan (devamly kylynan) bir azap vardyr.

 

27. Âyet-i kerime:

 

10/YUNUS-27: Vellezîne kesebûs seyyiâti cezâu seyyietin bi mislihâ ve terhekuhum zilleh(zilletun), mâ lehum minallâhi min âsim(âsimin), ke ennemâ ugsîyet vucûhuhum kita'an minel leyli muzlimâ(muzlimen), ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

Seyyiat kazanan kimselerin seyyiatlerinin cezasy, onun misli kadardyr. Ve onlary bir zillet kaplar. Ve onlaryn Allah’a kar?y bir koruyucusu yoktur. Onlaryn yüzleri karanlyk geceden bir parça ile kaplanmy? gibidir. Y?te onlar, ate? halkydyr. Onlar, orada devamly kalanlardyr (kalacak olanlardyr).

 

28. Âyet-i kerime:

 

39/ZUMER-72: Kîledhulû ebvâbe cehenneme hâlidîne fîhâ, fe bi’se mesvel mutekebbirîn(mutekebbirîne).

(Onlara): “Orada ebediyyen kalmak üzere cehennemin kapylaryndan girin!” denildi. Artyk kibirlenenlerin mesvasy (kalaca?y yer) ne kötü.

 

29. Âyet-i kerime:

 

43/ZUHRUF-74: Ynnel mucrimîne fî azâbi cehenneme hâlidûn(hâlidûne).

Muhakkak ki mücrimler (suçlular), cehennem azaby içinde ebediyyen kalacak olanlardyr.

 

            29 tane âyet-i kerime, cehenneme girenin cehennemden çykmasynyn mümkün olmady?yny söylüyor. Böyle bir ?ey mümkün de?ildir. Kur’ân-y Kerim’de, cehenneme girenin cehennemden bir daha çykabilece?ine dair hiçbir âyet-i kerime yer almy? de?ildir. Allahû Tealâ Rahman Suresinin 26 ve 27. âyet-i kerimelerinde buyuruyor ki: “Herkes fani olacaktyr. Sadece Zülcelali Ve’l Ykram olan Rabbinin Zat’y bâki kalacaktyr.” En sonunda cehennem de cennet de içindekiler de insanlar da enerjiye çevrileceklerdir. Nasyl Allahû Tealâ enerjiyi yoktan yarattyysa, sonra da o yoktan yaratty?y enerji tekrar olu?unca, onu Allahû Tealâ yok edecektir.   

Allahû Tealâ ile olan ili?kilerimizde gördü?ümüz odur ki; cehenneme giren ki?i, cehennemden asla çykamaz. Hangi tür ki?i? Cehenneme cezalanmak üzere giren, günahlary sevaplaryndan fazla olan ki?i. Kim cehenneme cezalanmak üzere girerse, onun cehennemden çykmasy hiçbir ?ekilde mümkün de?ildir. Cehenneme girer ve ebediyyen orada kalyr. Cehenneme giri?i, burnu yere sürtünmek suretiyle giri?tir ve çyky?y söz konusu de?ildir.

Öyleyse “Kalbinde zerre kadar îmâny olan, cehennemde cezasyny gördükten sonra cennete girecektir.” hadîsi, bir uydurma hadîstir. Ümit ederiz ki; bu âyetler, bütün dîn adamlaryna bir misal olur. Allahû Tealâ’nyn söyledi?i hususlar son derece açyktyr, kesindir.

Allahû Tealâ: “Cehennemin gökleri ve yerleri durdukça yani Allahû Tealâ cehennemin göklerini çatlatmadykça, cehennem içindekilerle birlikte ebedi olarak kalacaktyr.” diyor. Ama Allahû Tealâ’nyn bütün kâinaty yok etme talebi bir gün gelecektir. O zaman kâinatyn oldu?u gibi tekrar enerjiye dönü?mesi söz konusudur.

Unutmayyn ki; Kur’ân-y Kerim’de, cehennemde yanan insanlaryn orada yakyt olarak da kullanyldy?y ifade buyruluyor. Yakyt olarak kullanylan, yok olan bir insan, ate? hüviyetine gelip ate?te yanyp tamamen yok olan bir insan, zaten enerjiye dönü?mü?tür. Ama cehennemde sonsuza kadar ya?ayan insanlaryn da ula?acaklary nihai sonuç odur. Bu insanlar cehenneme gideceklerdir ve ebediyyen cehennemde kalacaklardyr.

?imdi insanlara yanly? dü?ündüren âyetlere bakalym. Burada size Rahman 26 ve 27’yi okuduk. Allahû Tealâ neticeyi bildiriyor: “Her?ey fani olacaktyr. Sadece Zülcelali Ve’l Ykram olan Allah’yn Zat’y bâki kalacaktyr.”

Böylece Allahû Tealâ, her?eyin enerjiye döndürülece?i o devreden bahsediyor. O zaman insanlar da cehennemlerle beraber yok olacaktyr. Cennet de yine insanlaryyla beraber yok olacaktyr. Cennetin de cehennemin de gökleri beraber çatlayacaktyr. Y?te böyle bir hüviyet söz konusu oldu?u zaman bir problemin kalmady?yny görüyoruz.

Allahû Tealâ ?öyle buyuruyor:

 

6/EN'AM-128: Ve yevme yah?uruhum cemîa(cemîan), yâ ma’?erel cinni kadisteksertum minel ins(insi) ve kâle evliyauhum minel insi rabbenestemtea ba’dunâ biba’dyn ve belagnâ ecelenellezî eccelte lenâ, kâlen nâru mesvâkum hâlidîne fîhâ illâ mâ ?âallâhu, inne rabbeke hakîmun alîm(alîmun).

Ve onlaryn hepsini biraraya toplady?y gün (Allahû Tealâ ?öyle buyuracaktyr): “Ey cin toplulu?u! Ynsanlarla sayynyzy artyrdynyz (tagutlaryn arasyna insanlary da kattynyz).” Onlara dost olan insanlardan bir kysmy ?öyle dedi: “Rabbimiz, biz birbirimizden faydalandyk ve Senin bize takdir etti?in zamanyn biti? noktasyna (sonuna) eri?tik.” (Allahû Tealâ): “Allah’yn diledi?i ?ey (cehennemin yok olma zamany gelmesi hali) hariç; sizin barynaca?ynyz yer ate?tir, orada ebedî kalacak olanlarsynyz.” buyurdu. Muhakkak ki; senin Rabbin, hüküm sahibi ve en iyi bilendir.

 

Burada Allahû Tealâ: “Allah’yn diledi?i ?ey hariç.” diyor.

“Yllâ mâ ?âallâhu”

illâ: Sadece, hariç.

mâ: ?ey.

?âallâhu: Allah’yn diledi?i.

E?er Allahû Teal⠓Yllâ men ?âallâhu” yani “Allah’yn diledi?i ki?i hariç” deseydi, o zaman ifade “O ki?i hariç olmak üzere, barynacak yer ate?” ?eklinde olacakty. Yani “Allah’yn diledi?i o ki?iler ate?ten çykabilecek.” mânâsy olacakty. Ama En’am-128’de Allahû Tealâ’nyn kullandy?y kelime: “?ey”.

“Hâlidîne fîhâ illâ mâ ?âallâhu: Orada ebediyyen kalacaklardyr. Allah’yn diledi?i ?ey hariç.”

Y?te o Allah’yn diledi?i ?ey, cehennemin ve cennetin göklerinin çatlamasydyr. Yani Allah’yn kâinaty yok etme noktasydyr, kâinaty tekrar enerjiye dönü?türme noktasydyr. Ynsanlar cehennemde yakacak olarak kullanylyyor. Kullanyldy?y zaman, zaten enerji haline dönüp yok olmu? oluyor.

Hud Suresinin 106 ve 107. âyetlerinde Allahû Tealâ diyor ki:

 

11/HUD-106: Fe emmellezîne ?ekû fe fîn nâri lehum fîhâ zefîrun ve ?ehîk(?ehîkun).

?âkî olanlara gelince; artyk onlar, ate?tedir. Onlar, orada (yüksek sesle inleyerek ve) çok zor bir ?ekilde soluk solu?a, nefes alyp verirler.

11/HUD-107: Hâlidîne fîhâ mâ dâmetis semâvâtu vel'ardu illâ mâ ?âe rabbuk(rabbuke), inne rabbeke fe'âlun limâ yurîd(yurîdu).

Onlar, semalar ve yeryüzü (cehennemin semalary ve arzy) durdukça orada ebedî kalanlardyr (kalacaklardyr). Rabbinin diledi?i ?ey (cehennemi yok etmeyi dilemesi) hariç. Muhakkak ki senin Rabbin, diledi?i ?eyi yapandyr.

 

Allahû Tealâ: “Onlar, semalar ve yeryüzü ve arz durdukça, orada ebedî olarak kalanlardyr. Rabbinin diledi?i ?ey yani cehennemi yok etmeyi dilemesi hariç.” diyor.

Allahû Tealâ: “Allah’yn diledi?i ki?i hariç.” demiyor.

“Yllâ mâ ?âe rabbuke:“Rabbinin diledi?i ?ey hariç.”

Yani cehennemin göklerinin çatlamasy hariç.

“Onlar, semalar ve yeryüzü durdukça, orada ebedi olarak kalanlardyr.” Yani semalar, yeryüzü, cennet ve cehennem kaldy?y sürece ebediyyen orada kalanlardyr. “Ama Allah’yn diledi?i ?ey hariç.” Allah’yn diledi?i ?ey, göklerin çatlamasydyr. Ve Allahû Tealâ Hud-108’de cennette olanlar için de ayny ?eyi söylüyor:

 

11/HUD-108: Ve emmellezîne suidû fe fîl cenneti hâlidîne fîhâ mâ dâmetis semâvâtu vel ardu illâ mâ ?âe rabbuk(rabbuke), atâen gayre meczûz(meczûzin).

Fakat mutlu olanlar, artyk cennettedir. (Cennetlerin) semalary ve arzy durdukça, Rabbinin diledi?i ?ey (cenneti yok etmeyi dilemesi) hariç, onlar orada ebedî kalanlardyr (kalacaklardyr).

 

Allahû Tealâ: “Fakat said olanlar (mesut olanlar), onlar cennettedirler. Cennetlerin semalary ve arzy durdukça, Rabbinin diledi?i ?ey yani cennetin göklerinin çatlamasy hariç onlar orada ebedî kalanlardyr.” buyuruyor.

Görülüyor ki; cennette ve cehennemde devamlylyk, Kur’ân-y Kerim’in kesin bir hükmüdür. Allahû Tealâ, tam 29 âyet-i kerimede, cennete gidecek olanlaryn de?il, cehenneme cezalanmak üzere girenlerin oradan ebediyyen çykmasynyn mümkün olmady?yny söylüyor. Bu konunun tarty?malary ümit ederiz ki artyk sona ermi?tir.

Bir defa daha görüyorsunuz ki; insanlaryn kitaplardan ö?rendi?i, o Kur’ân’a uymayan bilgilerin artyk düzeltilmesi zamany gelmi?tir. Bu 29 tane âyet-i kerime ve cehenneme girdikten sonra bir insanyn cehennemden çykmasynyn mümkün olaca?yna dair hiçbir âyet-i kerimenin olmamasy, bu konuyu %100 kesinle?tirmektedir. Bu konuda iddiala?manyn sonu gelmi?tir. Ynsanlaryn ö?rendi?i bütün yanly? bilgiler düzeltilecektir ve do?ruya, Kur’ân hükümlerine mutlaka ula?ylacaktyr.

            Allah’a sonsuz hamd ve ?ükrederiz ki; bir defa daha bir sohbetimizin sonuna ula?tyk. Allahû Tealâ’nyn hepinizi hem cennet saadetine hem dünya saadetine ula?tyrmasyny Yüce Rabbimizden dileyerek, sözlerimizi in?aallah burada tamamlyyoruz.