Ağzı Olan Konuşuyor

  • 1 Cevap
  • 4309 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4700
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Ağzı Olan Konuşuyor
« : 22 Temmuz 2012, 02:15:51 ÖS 14 »
Ağzı Olan Konuşuyor

BÜLENT AKYÜREK İLE YENİ ŞAFAK'IN YAPTIĞI RÖPORTAJ

Susmaya övgü diyebileceğimiz "Güzel Susma Sanatı" kitabınız nasıl doğdu?

Güzel konuşmanın, güzel yazmanın, iletişimin, pazarlamanın, beden dilinin, hakkını savunmanın sanat olduğu bir çağda Antik Yunan'dan beri unuttuğumuz, İslâm kültürünün en önemli erdemlerinden olan susmaya dikkat çekmek istedim. Gürültü yüzyılındayız. Bilerek konuşan çok az kişi kaldı. Hayatı boyunca dört kitap okuyup, birkaç gazete bulmacası çözen adam kendini âlim zannedip pazara çıkıyor. "Din, dil, ırk ayrımı yapmayalım, bütün insanlar kötü. Kendinden, çevresinden, tabiattan, dünyadan, insandan nefret etmeyen hiç kimse insanlığa hizmet edemez." diyecek hale geldim.

HERKES ALİM OLMUŞ

Konuşmayan kalmadı mı?

Konuşmayan, kendince müthiş ama bana göre beş kuruş etmeyen sözlerini defalarca tekrar etmeden uyumayan adam kalmadı. Herkes kendini âlim, psikolog, avukat, yazar, şair, molla, stratejist zannediyor. Vallahi öyle. Ben cehaletinden susan insanla karşılaşmadım. Susanlar da içten içe büyük bir kibirle "Konuşsam evren yıkılır, hükümet çöker" zannıyla susuyor. Yani aslında kendi kendine konuşuyor, insanımız kendisinden başka kimsenin aklına güvenmiyor. Problem şu ki; kendisinde de zerre kadar akıl yok!

Susmak sizce neden önemli?

Bu memlekette azıcık kafa dinlemek için hapishaneye düşmek, hastaneye yatmak veya ölmekten başka çaremiz kalmadı. İlmi, aklı, fikri olan insan köpürerek, sesini yükselterek, kalabalığın içinde coşarak konuşmaz. Eğer gerçekten bilen adamsanız özellikle gelip soru sormasınlar, vaktinizi almasınlar diye susarsınız. İnsanımız varlık problemi yaşıyor. Gürültü çıkarmayınca, fikrini açıklamayınca öldüğünü zannediyor. Bir adamı üç-dört üniversiteli genç dinleyince o adamın artık bir kitap çıkarmaması mucizedir! Konuşan, gürültü çıkaran milyonlarca cahilin arasında susmak hem maharet, hem keramet sayılmaz mı? Bilen adamın susması nefs mücadelesidir.

Bilip susmak kıymetlidir diyorsunuz ama bir yandan da konuşmak gerektiğinde susmanın vebalinden bahsediyorsunuz. Hangisi?

Ağzımızı kapatıp halimizle konuşamaz olduk insanlarla. Susmak denen ilahi ilmi konuşmayla basitleştirdik. Anlamlı bakışların, yiğit tavırların, refleks imanın, Kur'an ahlâkıyla ahlâklanmanın söze ihtiyacı yoktur. Ne zaman ağzımı açsam insanları kaybettim, çünkü insanlar kendilerine dair gerçeklerle karşılaşmak istemiyorlar. Bu kadar kitap yazmış, üç bine yakın konferans vermiş bir yazar olarak çevremdekiler çok az konuştuğumu bilir. Onu da şöyle izah edeyim, mesela ekmek alırken, iki çay isterken filan cümle kuruyorum. Birçok insan benim gibi bir adamın konferans salonlarını hınca hınç nasıl doldurduğumu sosyolojik bir vaka olarak araştırmaya başladı bile. Evet, yazarken, konferans verirken başka biri oluyorum sanki, yalan değil...

Kitabınızda konuşmanın bir rejim sorunu olduğunu söylemişsiniz, onu da biraz açabilir miyiz?

Evet, herkese konuşma hakkı veren, ehliyetin olmadan fikrini söyleyebilirsin diyen, herkesin fikrine saygı gösteren demokrasi; bireyleri, toplumu, medyayı mahvetti. Üstünde on yıl çalıştığım bir konuyu konferanslarımda anlatırken bir adam çıkıp "Bence öyle değil, bence şöyle" dediğinde beyin kanaması geçirecek oluyorum. "Kimsin?" dedim bir kere; adını söyleyip, berber olduğunu anlattı. "Peki" dedim, ben elime bir makas alıp kafanın ortasına kuş yuvası açsam, sakalını oradan, buradan tırtıklayıp tıraş etsem, sonra da "Bence güzel oldu, işte tıraş buna derler, bence böyle iyi desem hoş olur mu?" dedim. Adam ne dedi biliyor musunuz? "Sen berber değilsin ki, niye sana tıraş olmaya geleyim ki?" İyi de anam, sen de benim kadar okuyup yazmadın, kitapların yok ve itiraz ediyorsun? diye bitirdim konuşmayı. Herkesin fikri değerlidir, fikre saygı pompalaması yapan kapitalist çağ bilenle bilmeyen arasında fark bırakmadı.

KÜRT SORUNU SUSMAKLA AŞILABİLİR, SUSALIM!

Sorunlar biraz da konuşarak aşılmaz mı?

Size Kürt Sorunu'nun ne olduğunu açıklayayım mı? Kürt sorunu, Kürt sorunu hakkında bu kadar çok konuşmakla derinleşti inanın. İsterdim ki bir başbakan, Kürtler'in kanaat önderleri veya siyasetçileri, ideologlarıyla birlikte bir sabah Hacı Bayram Cami'sine gidip omuz omuza sabah namazı kılsın, birbirleri için dua ederek oradan çıksınlar. Bunu niye beceremedik? Kürtler dertlerini anlatmaya çalışmaktan İstanbul Türkçesi'ne hakim oldular. Türkler ise konuşmaktan icraat yapamıyorlar.

Müslümanın prensibi olmaz diyorsunuz. Neden?

Prensipler aristokrasi ve Batı'nın icatlarıdır. Bir dine inanmayan insanların kendilerine koydukları farzlardır. Örneğin; bir Müslüman'ın tek şekerli kahveden başka prensibi olmadığını ama bir yere misafirliğe gidince önüne çay getirildiğini düşünün! Bize göre "Misafir, umduğunu değil bulduğunu yer." Misafirliğin edebi vardır. Peki, şimdi prensiplerimiz ne olacak.

Facebook ahirette referans olur mu?

Susmayı tavsiye ederken yazmamayı da tavsiye ediyor musunuz?

Çenesini tutamayan, söyleyemediği sözleri içinde yıllarca biriktiremeyen, söylenmemiş sözlerin yükünü susarak omuzlarında taşıyamayan adam yazar olamaz. Artistik susuşlardan, kibir suskunluklarından bahsetmiyorum. Nefsinizi öldürmeden, bencilliğinizi yenmeden susamazsınız. Güzel ve anlamlı susanlar ne alkolik olur ne de verem. Zoraki, çaresizlikten, kibirden susmak değil maksadım, güzel susmak, memnun susmak için yazdım kitabımı. Allah izin verirse üniversiteler açılınca "Susmak Üzerine Konuşmak Konferansları" vermek istiyorum bir iki yıl....

Konuşmaya mı karşısınız boş konuşmaya mı?

İktidar her nefsin sınavıdır. Kelimeleri, cümleleri belli bir sayısı olan kurşunlar gibi kullanmalıyız. Dikkat edin, sözlü kültürlerden bir halt olmamıştır. Siz konuşurken başınıza bombalar yağar. Her insan bulunduğu konumda iktidar olmaya çalışıyor. Bu yüzden devirmesi gereken o kadar çok şey var ki! Yüzyıllardır bitkiler, taşlar, yıldızlar, hayvanlar, rüyalar, yiğitler sustu Facebook âlimleri, Twitter aydınları odalarından evrene cümleler yetiştiriyorlar. Ahirette Cenab-ı Allah "Getirin kulumun amel defterlerini, Facebook, Twitter cümlelerini" dese pozisyonumuz ne olacak? Kişi ahirette sevdikleriyle beraber olacaksa ve Facebook'ta beğendiklerimizle kimlerle komşu oluruz düşünen var mı?

Sizin de Facebook, Twitter hesaplarınız var ama...

İki yıldır var, kitaplarımı ve söyleşi tarihlerini duyuruyorum. Çok fazla sahte profilim var diye arkadaşlarım açıp hediye ettiler ama ben zaten modernizmin tehlikeleriyle ilgili kitaplar yazdığım için bunları incelemek zorundayım. Sinemayı hiç sevmediğim halde birkaç filme gittim, "İçinizdeki Öküze Oha Deyin" kitabımı yazarken kişisel gelişim sektörünün zararlarını daha iyi anlayabilmek için binden fazla kişisel gelişim kitabı okudum.

 

 

Allah için susanlara hikmet ikramı yapılıyorsa dil insan için bir imtihan mıdır?

Dilin kökü yürektedir. Tat alma ünitesi dilin ucunda, acı algılama ünitesiyse dilin arkasındadır. Dilin anatomik yaratılışına bakarak "Tatlı sözleri konuşup, acı sözleri geriye itmek" zorunda olduğumuzu söyleyebiliriz. "Konuşan milyonlarca cahilin arasında susmak en zor erdem belki de keramet" demiştik. Sözün para ettiği bir çağda, susmanın maliyeti büyük. Eğer bir karakteriniz yoksa susmayı beceremezsiniz. Konuşmanız gerektiği zamanda da susmak karaktersizliktir.

Kibirle konuşanları mı boş konuşanları mı tercih ediyorsunuz?

İnanın kibirle konuşanlardan hiç hazzetmem ama yağmur taneleri düşünce ses çıkaran, içi boş dümbeleğe benzeyen adamları dinlemek daha sevimli geliyor bana. İddiasız, devrim yapmadan, havadan sudan konuşan bilge adamlara bayılıyorum. Sabah uyanınca iki çay bitene kadar dünyayı kurtaran adamlardan nefret ediyorum. Niye elli kişiye ahkâm kesmeden evimize gidemiyoruz? Yarabbi sabır...

Kitapta anlattığınız anekdotlar hal-i pür melalimizi anlatmak için mi oradalar?

Tabii... Okuyucusuna rüşvet veren, gönlünü hoş tutan, sırtını sıvazlayan, velinimeti gören bir yazar olmadığımı bilenler bilir. Hayatın, ülkemizin kılcal damarlarına kadar sokulup yazınca hal-i pür melalimizi anlatmış oluyorum. İstiyorlar ki ben de onlara Çılgın Türk, Muhteşem Müslümanlar filan diyeyim ama hakikati söylemek boynumun borcu... "Yılgın Türkler" kitabımla yıllarca ne eziyet çektirdiler bilseniz?

KAYNAK:
http://yenisafak.com.tr/Pazar/?t=22.07.2012&i=396262
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

Ynt: Ağzı Olan Konuşuyor
« Yanıtla #1 : 04 Ekim 2013, 08:28:56 ÖÖ 08 »
S.A

ağzı olan konuşuyor parasıolan neyapıyor Tv de dinini 1 kaç milyona satıyor konuşturan da konuşanda aynı siyaset çisi de politikacısı da bürokratı da tümü paranın peşinde eee bir de din adamlarınıda ekleyim kim bunlar iyanet işleri dikkat edin diyanet demedim anlarsınız bir de Bülent Akyürek çık mış sitem ediyor alimler iyanet işini yapıp doğruları anlatmıyor din yanlız anayasa olan kur'an dır demiyor oo pardon diyemiyor rant biterdiye korkuyor onlar anlatmasa anlatan elbet çıkıyor. Allah'tan korkan anlatır kendine dert edinir didinir çabalar işe buzavallılar parasız rantsız birde üzerine para bile vermeye razı yanlızca kur'an ı anlatıp üzerindeki yükten kurtuluşun yollarını arayıp durur..o kurtuluşun yolları  neler dir siz de iyi bilirsiniz açmamagerek yok...