Atasoy Müftüoğlu'dan Seçkiler

  • 22 Cevap
  • 14361 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4698
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Atasoy Müftüoğlu'dan Seçkiler
« : 26 Nisan 2012, 05:01:08 ÖS 17 »
Bakın, Müslüman olmak farkına varmak demektir. NATO faşizminin Afganistan’da, Pakistan’da dehşet saldığı bir dönemde NATO füzesini saklayan bir ülkede, romantizme aldanarak Müslümanca bir hayat sürdüğümüzü zannederek yaşıyoruz. Çünkü eleştirel bir dikkate sahip değiliz. Biz olayın romantik tarafıyla oyalanırken Amerika Arap Baharı için sekiz yüz milyon dolar para harcadı. Yalnızca bu değil; bizim için Kur’an tefsiri yazan Batılı bir istihbarat da söz konusu. Bizim kutsadıklarımızı bize kendi dillerince, anlatmak istedikleri gibi anlatan bir Batılı ekipten bahsediyorum. Bizim camiadan bir yazarın söylemesini beklerken ya da isterken Adalet Ağaoğlu söyledi: “Ben Mevlânâ’nın emperyal bir proje adına kullanıldığını düşünüyorum.”
---------------------
Gündemimize neyi alacağımıza, neyi nasıl konuşacağımıza biz karar vermiyoruz. Kitlelerin Müslümanca talepleri yok, kitlelerin artık pragmatik talepleri var. Devrim yapısal bir dönüşümü içerir ve kurumsal anlamda da bunu gerektirir.  Bilmeliyiz; hiç bir savaşı ülkelerin antidemokratik uygulamalarına son vermek için açmadılar. Parlamentoları seçtiler ve dışta kalanlar kimsenin umurunda olmadı. Bağdat'ı vaktinde Moğollar işgal etmişti. Şimdi de modern Moğollar tarafından işgal edildi.
31 Mart'ta Bursa'da yaptığı bir konuşmadan
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4698
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Ynt: Atasoy Müftüoğlu'dan Seçkiler
« Yanıtla #1 : 28 Nisan 2012, 09:51:03 ÖÖ 09 »
Bizler, Müslümanlar olarak bütün dünyada, sistematik olarak tahakküm üreten, ırkçılık üreten, ötekileştirme üreten; sömürgeci, Avrupa merkezci bir dilin, söylemin, bilgi’nin, dünya görüşünün, hayat tarzının ağır baskısı altındayız. Bu dil, bu söylem tarafından aşağılanıyor, taşralılaştırılıyor ve tarihin dışına itiliyoruz. Müslümanlar olarak tahakküm üreten bu dilin, söylemin, dünya görüşünün maskesini halen indirebilmiş değiliz, bu dil’le hesaplasabilmiş değiliz. Hesaplaşmak bir yana toplumlarımız Batı’ya ait kavramsallaştırmaları içselleştiriyor.
----

Bir kardeşlik iklimi oluşturarak, Allah için yoia çıkanları hiç bir güç yolundan alıkoyamaz, ideolojik şiddet karşısında anlamlı bir direnç göstermek için nitelik, birikim ve şecaat gerekir. Hangi nedenlerle olursa olsun, başarısızlıklarımızı ve zayıf taraflarızı gizlemeye çalışmalıyız Her özgürlük mücadelesinin en geniş anlamda bilinçli birliğe, bilinçli dayanışmaya. bilinçli sorumluluklara. bilinçli çabalara ihtiyaç vardır. Aklımızı, bilincimizi. kalbimizi, ruhumuzu sürekli olarak canlı, diri, hareketli, üretken, umutlu ve sağlıklı kılmak için, hiçbir şekilde ara vermeksizin şanı çok yüce Rabbımize doğru yol almamız gerekir. Umutları yükseltmek ve gerçek kılmak, özgürlük bilincini yükseltmek, ve gerçek kılmakla mümkün olabilir.
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4698
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Ynt: Atasoy Müftüoğlu'dan Seçkiler
« Yanıtla #2 : 10 Mayıs 2012, 10:07:28 ÖÖ 10 »
Üstadın biri yanlış yapıyor, onu aşağıya indirmiyorsun yerine onun yanlışlarında hikmet arıyorsun. Yanlışta bir hikmet olabilir mi? Amerika’yla işbirliği yapan bir cemaat liderinin bu işbirliğiyle ilgili bir hikmet olabilir mi? İsrail ile işbirliği yapan bir cemaat liderinin, bütün direniş hareketlerinden nefret eden bir cemaat liderinin, bu yanlış hareketinde bir hikmet olabilir mi? Bütün dünya istikbaliyle birlikte hareket eden ve bütün zayıflardan nefret eden, bütün muktedirlerle birlikte hareket eden bir cemaat liderinin bu durumu kabul edilebilir bir durumudur?

Temel tevhidi ilkelere baktığınız zaman ne yaparsınız, böyle bir durumun olmadığını görürsünüz. Peygamber efendimizi kimse ikna edemedi ama bizi herkes ikna ediyor. Kapitalizme, liberalliğe, milliyetçiliğe, sekülerizme, vatancılığa ikna ediliyoruz. İkna edilmedik hiçbir sapkınlık kalmadı. Böyle bir İslam algısı olabilir mi? Ama zihinlerimiz sömürge olduğu için bunları idrak edemiyoruz. Sapkınlıkta bir meşruiyet arıyoruz.”


Şanlıurfa'da yaptığı Konuşmadan alıntıdır.
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

*

Çevrimdışı Leyl

  • **
  • 169
    • Kabak Çiçeği
Ynt: Atasoy Müftüoğlu'dan Seçkiler
« Yanıtla #3 : 10 Mayıs 2012, 07:09:24 ÖS 19 »
Hepsi altı çizilesi sözler ama bilhassa ''zihinlerimiz sömürge olduğu için bunları idrak edemiyoruz.Sapkınlıkta bir meşruiyet arıyoruz '' cümlesi çok önemli.

O meşruiyeti bulmak istedikten sonra maşallah zaten hiç zorlanmıyoruz !
Adil Şahitler olarak Allah için Hakkı ayakta tutun. Maide 8

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4698
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Ynt: Atasoy Müftüoğlu'dan Seçkiler
« Yanıtla #4 : 21 Mayıs 2012, 09:38:34 ÖÖ 09 »
Biz olaylarla çok ilgileniyoruz ama olgularla ilgilenmiyoruz. Olaylarla ilgilenmek kolaydır, olayları takip etmek için herhangi bir yeteneğe ihtiyaç yoktur. Olguları takip etmek için ise konuyla ilgili yeterli bir birikime sahip olması gerekir, bir duyarlığa sahip olmak gerekir. Bizim yaşadığımız dünyanın, çağın, tarihin bütün dinamiklerine sahip olması gerekir. Nasıl bir dünyada yaşıyoruz? Nasıl bir tarih sürecinde  yaşıyoruz?  Bu süreci belirleyen etkenler nelerdir?  Bu süreç içerisinde İslami toplumlar etkin bir konumdalar mı?  Dolayısıyla biz şunu söylemeliyiz:   Olaylarla ilgilenmek yerine olgularla ilgilenmek gerekir. Çünkü  olgularla ilgilenmiyoruz. Olaylara ilgili olarak bakanlar “Orada neler oluyor?” Sorusuna yanıt ararlar. Hâlbuki olgularla ilgilenenler  “ Neden oluyor? ” sorusuna yanıt aramak gibi bir sorumlulukla karşı karşıyadır. Neden oluyorun yanıtını bulmak için de şimdiye bakmak yerine, şimdinin öncesine gitmek gerekiyor.

(İslami Düşünce adına Atasoy Müftüoğlu'yla yaptığımız röportajtan bir kesit)
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4698
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Ynt: Atasoy Müftüoğlu'dan Seçkiler
« Yanıtla #5 : 26 Mayıs 2012, 09:22:42 ÖÖ 09 »
Artık Şeriat, İslam gündemimizden çıktı.Kimse İslamı talep etmiyor, herkes demokrasi talep ediyor.Herkes hikmetten şundan bundan bahsediyor, hiç kimse hukuktan bahsetmiyor.Daha vahimini size söyleyeyim;Artık İslam referans kaynağı değil, bundan daha vahim bir durum olabilir mi?.Olamaz. Şimdi tek referans ( haşa) demokrasidir. Şu anda öyle bir noktaya geldik, öyle bir noktada bulunuyoruz.
(İslami Düşüce adına yapılan röportajtan)
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4698
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Ynt: Atasoy Müftüoğlu'dan Seçkiler
« Yanıtla #6 : 02 Eylül 2012, 05:45:56 ÖS 17 »
Şimdi biz Türkiye'de yaşayan müslümanlar olarak, her şeyimiz var ama kırmızı mürekkebimiz yok. Kırmızı mürekkep nedir? İslamın o kendine özgü dilidir. Eğer bizler bir şey yapmak istiyorsak evvela zihinsel sömürge durumuna isyan ederek, bunu ret ederek bağımsız bir dil oluşturmamız gerekiyor, herşeyimiz var kırmızı mürekkebimiz yok, bizler bunu fark etmiyoruz. Biz esasa ilişkin olanı konuşmuyoruz, ayrıntıları konuşuyoruz. İslami hayatın bir folklere dönüştüğünü fark etmiyoruz, ramazanı bir festival gibi yaşadığımızı fark etmiyoruz, haccı bir festival gibi yaşadığımızı fark etmiyoruz, bizim hacta 4 milyon insanın bir araya geldiği bir ortamda, islamın sorunlarının konuşulması gereken bir ortamda oraya toplanışımız kimsenin umurunda bile olmuyor. Böyle bir şey olabilir mi? 4 milyon insan orada bir araya geliyor, kimsenin umurunda değil. Çünkü bu 4 milyon bir bilinci temsil etmiyor. Bilinç üretmemiz gerekiyor. Kültür üretmemiz gerekiyor, eleştiri üretmemiz gerekiyor, sorgulamamız gerekiyor.

Dünya Küdüs Günü Konuşmasından alıntı
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4698
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Ynt: Atasoy Müftüoğlu'dan Seçkiler
« Yanıtla #7 : 04 Eylül 2012, 04:58:59 ÖS 16 »
Dikkat buyurursanız, bugün islami cemaatler, gruplar, partileri islami istemekten vazgeçmişlerdir, islam devletini istemekten vazgeçmişlerdir, islam toplumu istemekten vazgeçmişlerdir, onlara yalnızca ve ancak demokrasi istemeleri telkin edilmiştir ve ancak demokrasi yoluyla bir sonuç alabilecekleri telkin edilmiştir ve onlar demokrasiye ikna edilmişlerdir. Bugün İslam dünyasında bütün düşünce adamları, felsefe adamları, siyaset adamları demokrasiye ikna edilmiş durumdalar. Demokrasinin nihai bir mutabakat kaynağı olduğu noktasında bir mutabakat içindediler. Yine dikkat buyurun, Kudüs'ün İsrail'in ebedi başkenti tarihte bir başka felaketli durumu yaşıyoruz, o da şudur; aziz İslam referans kaynağı olmaktan çıkmıştır, Aziz Kur-an referans kaynağı olmaktan çıkmıştır, çıkarılmıştır ve demokrasi bir referans kaynağı haline gelmiştir, bir takım efsanevi isimler referans kaynağı haline gelmiştir, Mevlana referans kaynağı gelmiştir, Nurculuk referans kaynağı haline gelmiştir. Bundan daha vahim bir durum olabilir mi? Ama biz bütün bu vahim durumları tartışır olduğumuz halde, bilgi üretmediğimiz için, bilinç üretmediğimiz için, muhalifet üretmediğimiz için, hayır demediğimiz için, kültür üretmediğimiz için, sadece geçmişi tükettiğimiz için, geçmişe doğru düşündüğümüz için, geçmişe mahkum olduğumuz için, bugüne ilişkin çözümlemeler yapamadığımız için, bugün üzerinde müessir olabilecek bir irade oluşturamadığımız için, bütün bunlara katlanıyoruz. Bütün bunlara katlanmak zorunda değiliz!
Dünya Küdüs Günü Konuşmasından alıntı
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

*

Çevrimdışı ZeynebVera

  • **
  • 66
  • BizimÜmmetTakıntımızVar
Ynt: Atasoy Müftüoğlu'dan Seçkiler
« Yanıtla #8 : 11 Ekim 2012, 01:41:03 ÖS 13 »
Sayılarımız önemli değil. Bize edebiyat yapıyorsunuz diyorlar. Edebiyat yapmayı boş bir iş görüyorlar.

-Atasoy Müftüoğlu
"..Kimse Allah'ın müsade ettiğini yapmama engel olamaz.."

-Şamil BASAYEV

*

Çevrimdışı ZeynebVera

  • **
  • 66
  • BizimÜmmetTakıntımızVar
Ynt: Atasoy Müftüoğlu'dan Seçkiler
« Yanıtla #9 : 11 Ekim 2012, 01:42:26 ÖS 13 »
Her tür konformizm,
her tür statükoculuk,
her tür muhafazakarlık bilincin düşmanıdır.

-Atasoy Müftüoğlu
"..Kimse Allah'ın müsade ettiğini yapmama engel olamaz.."

-Şamil BASAYEV

*

Çevrimdışı ZeynebVera

  • **
  • 66
  • BizimÜmmetTakıntımızVar
Ynt: Atasoy Müftüoğlu'dan Seçkiler
« Yanıtla #10 : 11 Ekim 2012, 01:43:15 ÖS 13 »
Müslüman olmak demek, dünyaya insanlığa, insanlara, olaylara evrensel bütünlüğün ufkundan ve evrensel bir bilinçle bakmak demektir. Bu ufuk ve bilinç muhteşem bir ufuk ve bilinçtir. Bu ufuk ve bilinçle biz Müslümanlar ortak bir insanlık fikrine inanır, iyi halk-kötü halk , seçilmiş halk-aşağılık halk ayrımı yapmayız. İslam evrensel bir dinin adı olduğu için, İslam'ın varlığı herhangi devletin ya da ülkenin varlığı ile kaim değildir. İslam'ın yeryüzünün herhangi bir yerindeki başarısı, bütün Msülümanların paylaşması gereken bir başarıdır.

-Atasoy Müftüoğlu
"..Kimse Allah'ın müsade ettiğini yapmama engel olamaz.."

-Şamil BASAYEV

*

Çevrimdışı ZeynebVera

  • **
  • 66
  • BizimÜmmetTakıntımızVar
Ynt: Atasoy Müftüoğlu'dan Seçkiler
« Yanıtla #11 : 18 Ekim 2012, 09:04:59 ÖS 21 »
Modern dünya, Gazze'nin bir Hiroşima denemesi olduğunu farketmiyor. |Atasoy Müftüoğlu
"..Kimse Allah'ın müsade ettiğini yapmama engel olamaz.."

-Şamil BASAYEV

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4698
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Ynt: Atasoy Müftüoğlu'dan Seçkiler
« Yanıtla #12 : 18 Şubat 2013, 12:06:35 ÖS 12 »
“4 milyon insan hacca gittiği halde Haccın bir gündemi, manifestosu yok. Umre ise turizm faaliyeti haline geldi.” ( Şubat ayında Bursa'da yaptığı konuşmadan)
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4698
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Ynt: Atasoy Müftüoğlu'dan Seçkiler
« Yanıtla #13 : 28 Mart 2013, 09:18:40 ÖÖ 09 »
Başkalarının görmediklerini görmek, düşünmediklerini düşünmek için, kuşatıcı, kapsamlı, derinlikli araştırmalara ihtiyaç duymalıyız. Düşünme ve eleştirel analizler yapma yeteneğine sahip olmayanlar, her tür provokasyona kolaylıkla alet olabilir, yüzeysel genellemeler içerisinde kaybolabilirler.
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

*

mollakasım

Ynt: Atasoy Müftüoğlu'dan Seçkiler
« Yanıtla #14 : 30 Mart 2013, 07:48:57 ÖÖ 07 »
Müftününoğlundan inçiler:

Bütün bir Ortadoğu’yu içerisine alan istikrarsızlık, kuşatma, belirsizlik, gerilim ve karşıtlıklar emperyalist dünya tarafından kışkırtılmaktadır. Suriye’ye tahmil edilen iç savaş emperyalist gündem ve çıkarlar doğrultusunda sürdürülmektedir. Bu gündem Müslümanlar tarafından gereği gibi tartışılmamış, teşrih edilmemiştir.
 Her tür mezhep karşıtlığı/gerilimi hangi mezhep adına sürdürülüyor olursa olsun utanç vericidir. Hiçbir tartışma hangi mezhep adına olursa olsun, mezhep merkezli bir yaklaşımla sürdürülmemelidir. Her şeyden önce ve her durumda Müslümanız ve daha sonra gerekiyorsa eğer mezhep yorumlarına başvurabiliriz. Amerika’nın Şii dünya ve hareketlilik karşısında Sünni bir çizgi/hat gerçekleştirmek üzere yoğun çalışmalar yaptığı hatırlanmalıdır. Sünni dünya bir kez daha Amerikan himayesine açık hale gelmektedir.
 Suriye’de sürdürülmekte bulunan kirli/kanlı iç savaşta muhalif unsurların emperyalistler tarafından icat edildiğini, yönlendirildiğini, silah/mühimmat/eğitim ve benzeri gibi yollarla desteklendiğini, Suriye’nin geleceğini Suriye halkının ya da muhaliflerin değil, emperyalist dünyanın biçimlendireceğini söylemek seküler/milliyetçi Baas tiranlığını desteklemek anlamına gelmez. Hiçbir Müslüman hiçbir gerekçeyle Baasçı olarak suçlanamaz. Suriye’de muhalefet ortak/toplu bir irade ve duyarlılık oluşturmayı başaramamıştır. Muhalefetin yüze yakın parçadan oluştuğu hatırlanmalıdır. Suriye halkı iç savaşla ilgili olarak kendi iradesini yansıtmamıştır. Muhalifler arasında bir ittifak ve uzlaşma olmadığı gibi ortak bir program da yoktur. Suriye’de yaşananlar etrafında hizip çıkarı adına, mezhep çıkarı adına manipülasyon ve aldatmacaya tevessül etmek ahlaksızlıktır. Suriye’de yaşananlarla ilgili olarak muhalif unsurları eleştirmek İran adına konuşmak, İran perspektiflerini paylaşmak olarak yorumlanamaz. İran’a karşı sürdürülen kuşatma dikkate alındığında İran-Suriye ilişkilerini anlamak hiç de onların yaklaşımı zor olmasa gerektir. Medya tarafından üretilen çarpıtmalar, medyatik dramatizasyonlar konusunda her zaman dikkatli olabilmeliyiz. Medya ve iletişim sistemi bütünüyle bayağılaşmış, savaşlar bile seyirlik hale getirilmiştir. Suriye konusunda Türkiye’nin küresel tahakküm sistemiyle birlikte hareket ediyor olması yanlıştır, büyük bir talihsizliktir. Suriye’de akan kanlar ve büyüyen acılardan, Suriye’de kentlerin/tarihsel/kültürel varlıkların tahribatından Türkiye de sorumludur. Türkiye’nin, biz Suriye halkının yanındayız yönündeki dış politika tercihi ikna edici olmaktan çok uzaktır.


Bu yazının tek kelime ile ifadesi: akıl tutulması,
aslında dilimin ve parmağımın ucuna daha bir çok şey sıralanıyorda içime atıyor ve Yaradana sığınıyorum.