Şeriati Suriye'yi nasıl okurdu?

  • 13 Cevap
  • 8661 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
Şeriati Suriye'yi nasıl okurdu?
« : 15 Ocak 2012, 04:42:38 ÖS 16 »
Geçtiğimiz Pazar günü Ali Emiri Kültür Merkezi’nde Türkiyeli dostlarınca hazırlanan Ali Şeriati’yi Anlama ve Tanıma  paneline katıldım. Panel dediğiniz normal olarak katılmayı pek tercih etmediğim,  nice hazırlığın ardından hepi topu 15-20 dakikalık bir konuşma şansı sunan bir katılım; eserleri, konferans notları Türkçe’ye 60’a yakın isimle tercüme edilmiş bir yazarın, düşünürün ufkunu kısacık bir sürede ne kadar anlatabilirsiniz ki…

Ali Şeriati’nin sesinden okunan dua da programa dahildi. Söz konusu olan, kitleler üzerindeki etkisi üzerine akademik çalışmalar yapılmış bir ses.  Okunan duanın meali ise aradan geçen onca yıla rağmen hâlâ etkileyici. Müslümanlar işte öylesine yürekten yükselen ve tevhidi bir duyarlığı yansıtan bir duayı canla başla okusalardı, Libya vahşeti yaşanmaz, Suriye çifte şantajı karşısında ise çaresizlik hissiyle donakalınmazdı.

Benim panel konuşmam “Ali Şeriati’nin hayatında, fikriyatında ve imgeleminde kadın” başlığını taşıyordu. Şeriati’yi anlama ve tanımada kadın konusu kimilerine göre sıcak gündem maddeleri dikkate alındığında o kadar da öncelikli bir başlık olmayabilir. Oysa tam tersine, modern dünyada kadın meselesi alanında çağdaşı hiçbir düşünürün yapmadığı kadar çarpıcı, zor ve geçen bunca zamana rağmen kıymetten düşmeyen tespitleri nedeniyle de Şeriati’nin sunduğu ufuk kadın meselesi bağlamında çok rahatlıkla seçilebilir gibi geliyor bana.

Hem yetiştiği toplumun kültürüne vakıf, hem de Batı ve Doğu kültürlerini iyi bilen bir düşünür olarak geleneksel külliyatın bir başka türlü okunabileceğini gösterdi Şeriati, modernist arzlarla varlıklarının ufalandığını hisseden Müslüman toplumlara.

Şeriati’nin kıdemli takipçileri kadar genç okurlarıyla da kısa sohbetler ettim, panelin bitiminde.  Şöyle bir soru çıktı önüme: Düşünürümüz bugün yaşasaydı Suriye üzerine neler söylerdi? Benim kişisel kanaatime göre mirasını “kitap, özgürlük ve yoksulluk” olarak tespit etmiş olan Şeriati hayatta olsaydı, bugün seslenmelerine izin verilmeyen, despot rejimlerin bekası adına öldürülmeleri sıradanlaşan kesimlerin safında olurdu.

Tarih ve toplum bizi sürekli yanıltıyor ve yeniden mevzi almaya zorluyor. Ezberlerle bir yere kadar idare edebiliyor taklitçi zihinler. Yeni durumu eski şablona uydurmaya çalışırken kırılıp dökülüyor anlamlar.

İşte, Suriye konusu, tuhaf bir manzara sunuyor ilgilenenlere. Bir tarafta öldürülen direnişçi ya da hain olduğu tartışılan insanlar, diğer tarafta ABD tarafından koruma altına alınan Yemen diktatörü örneğinde bir tür meydan okumayla sürdürülen girişimlerle BOP adına çökmeye zorlanan direniş cephesi… İsrail’in Suriye’de iktidar değiştiği takdirde azınlıkta olan Alevilerin korunması için Golan Tepelerini açacağını deklare etmesini de ekleyince, çifte şantajla inleyen ülke daha da puslu bir manzara sunuyor.

 Bu durumda Şeriati olsa nasıl bir yol tutardı acaba? Doğrusu cevabı kolay verilemeyecek bir soru bu. Ancak kimse böyle güç bir soruya canı hiçe sayılan insanları bir dava adına kurban adayarak cevap verme hakkını da kendinde bulamamalı. Despotizme ve faşizme karşı duyarlığı aşikar olan bir düşünür her şeyden önce Suriye cinayetlerine direniş denklemi hesabına kayıtsız kalamazdı. Hiçbir sağlam düşünürün de daha yaşarken ölmesi kararlaştırılan canları paranteze alarak yerleştiği  fanusta antiemperyalist sloganlar atmaya hakkı olmamalı. Hangi can daha değerli, buna kim nasıl karar verebilir? Yere serilen, işkence yüzünden çektiği acıyla yükselen sesi arşı titreten o adam direnişçi mi, hain mi, uzak bir bakışla nasıl hüküm verebilirsiniz…

Bu nedenle de ben böyle bir çifte şantaj karşısında sadra şifa cevabın, öncelikle kurtarılması gereken katle yazgılı canların güvenliği adına hazırlanmasını değerli buluyorum.

Bunun anlamı basit bir alımlamayla direniş cephesinin hafife alınması hiç değil. Libya kıyımı henüz hafızalarda ve Suriye’yi kurtarma emeline dönük Batı siyaseti Libya örneği üzerinden okunduğunda, kanların oluk oluk akacağını ve çatışmaların türlü adlarla geniş dönemlere yayılmasının pek muhtemel olduğunu bildiriyor bize. Sadece Müslümanların işte bu noktaya gelinebileceği hiç hesaba katılmadan sürdürdükleri tepkilere dayalı muhalefet geleneğinin (ve “düşman” üzerinden siyaset, varlık hatta kimlik geliştirme kolaycılığının) vahim sonucu, Şeriati gibi öngörülü aydınlardan yoksun bulunmakla çok alakalı geliyor bana.  Her şeye rağmen  masum bir insanın pekâlâ kurtarılabilecekken ölüme terkedilmiş canı, âhıyla arşı titreten bir zulmü haber verdiği için, her şeydir.  Üstün Bol’un bu bağlamda yazışmalarımız sırasında ifade ettiği gibi, meseleye analitik bakmaya çalışılınca insani yaralar göz ardı ediliyor. Bir insanı öldürenin bütün insanlığı öldürmüş olacağı hesaba katılmıyor şematik bakışlarda.

Oysa “teyakkuz hali” tam da Şeriati’nin duruşunu ifade ediyor. Orada muhalifini susmaya zorlayan bir rejim vardı, bunu görmek için Tunuslu işportacı öğrenci Muhammed’in infilakını beklemek mi gerekirdi?

Ağır bedel ödemeyi gerektiren seçimlerdir ki trajediyi oluştururlar.  “İslam’da trajedi yoktur” şeklindeki” huzurlu” tespit açısından Suriye ağır bir sınav. 

“Durum” tarafından biçimlenme, çorak ülke arazilerinin kaderi olmalı. Bu trajik konuma düşmemek için bir de o ihmal edilmiş köşeden bakmak gerekir manzaraya. Şeriati’nin görüşünde aydın, kendini eleştirmekten hiç vazgeçmeyen biri. Müslüman ülkelerin “dini” kaynaklı bir toplumsal itibar edinmiş  aydınlarında ise kendini eleştirme hatta eleştirdiğinin cevabına kulak vererek fikirlerini gözden geçirme  tevazusu ender rastlanan bir meziyet.

Şeriati okumak onu anlamak anlamına gelmiyor her zaman. O girdiği ortamlarda kurulu/ayarlı bilinçleri rahatsız edecek konuşmalar yaptığı için çirkin, tekfire kapı açan sıfatlarla suçlanır ve susturulmak istenirdi. Öyleyse Şeriati okuru her şeyden önce, kendisini rahatsız eden, tedirgin eden sorular karşısında bir şekilde  düşünceyi, karşıt görüşü, özellikle de aykırı fikri susturma yoluna gitmemesi gerektiğini bilen kişidir.

İdeolojilerin kitlelerce alımlanması sürecinde yaşadığı tahribatı gözlemlerken fikirlerinin anlaşılma ve uygulanma biçimlerinden –Marx’ı hatırlatacak şekilde- tedirginlik duyar olmuştu Şeriati. Kaldı ki devrimler gibi ideolojiler de kendilerini yenileyerek ilerlemek zorundadırlar.

Belki de önümüzdeki dönemlerde daha sıklıkla konuşuyor olacağımız, zamanında dikkate alınmamış bakış açıları yüzünden zafiyete uğrayarak kavramlar sanatoryumuna sürülmüş ideoloji kavramını hatırlattı bana, Şeriati paneli…

Ali Emirî paneli, Şeriati’yi yeniden okuma ve anlamanın gerekleri etrafındaki sorularıyla İslamcılığın içinde bulunduğumuz dönemde gündeme gelen tanımlama sıkıntılarına dair endişelerle girilen yeni, önemli bir süreci haber veriyor. Çifte açmazlar karşısında içine düştüğümüz acz, günümüzün şaşaalı hazır cevaplarının “dünyasızlığı”nın ya da açmaya vakıf olamadığı dünyaların yol açtığı arayışlar zemininde hayırlı bir dönüşüme vesile olabilir belki de... (Zizek. Paralak, sf. 189)

İçinde bulunduğumuz dönemlerde ideolojiler özgürlük adına sorgulanırken, bu kavramın Şeriati’nin söylemindeki ifadesini yeniden tartışarak yeni bir tanıma ulaşmanın, “nerede hata yaptık?” sorusunun cevaplandırılması açısından anlamlı olacağını düşünüyorum. O takdirde sanırım öncelikle irdelenmesi gereken olgulardan biri, modernist, militer yayılmacılıkla halk kesimlerini ya manipule eden ya da bastıran –Baasçı çeşitlemeleriyle de yoksullaşmayı, zulmü artıran- ulus devlet formatının ümmet bilincini bölük pörçük eden kıyıcı mantığı olacaktır.
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı m.ufukalp

  • Mehmet Ufukalp
  • ***
  • 423
Ynt: Şeriati Suriye'yi nasıl okurdu?
« Yanıtla #1 : 15 Ocak 2012, 06:38:07 ÖS 18 »
Emperyalizmin güdümünden kurtulabilen zihinler ulaşmak ümidiyle.
Bütün dünya kamuoyu amerikan emperyalizmini tanıyıp İranın bu emperyalizmin lokomotifini durdurmaya yönelik direniş hareketlerine ivme kazandırdığını bildiği halde, amerikan emperyalizminin katmerlisini yaşadığımız ülkede tabii ki amerika istemediği fikirlerin neşvünema bulmasına müsaade etmeyecektir.

Ve bu meyanda amerikan karşıtı ne varsa hepsini islamcı dostlarını kullanarak karalamaya çalışacaktır. Müslümanlarda ne yapsın, efendi, şıh, yazar, çizer, araştırmacı, allame, alim, lider falan  filan ne kadar ekabir uslevat varsa suriye düşmanlığı yapmanın meşru zeminini ararken, amerikanın ruhlarına kadar hakim olduğu bir ülkede hak ve hakikatın zahiren cılız gibi işitilen feryadını duyamayacak, batılın yanında yer alamasa da en  azından hakkın da yanında kafa karışıklığı sebebiyle yer alamamış olacaktır. Bu da emperyalistler için bulunmaz bir nimettir.

İranda İslam devrimi İslamı devlete dönüştürüp emperyalizmi İrandan kovmakla kalmadı, bütün insanlığı emperyalizme karşı direnişe davet etti.

Böylece başka iklimlerde Lübnanda Hizbullah, Filistinde Hamas doğdu. Hizbullahın 2000 yılında israili Lübnandan çıkarması 2006 da ise israili bozguna uğratması, sonrasında Hamasın israili hezimete uğratması bölge halklarına özellikle arap halklara ilham oldu. Ve ne kadar amerikancı rejim varsa ilhamını İslam İnkılabından Hizbullah ve Hamastan alan halk hareketlerinin kıvılcım Tunusta başladı.

Suriye  baas yönetimi olsa ile başından beri abd ye israile karşı ve İranın yanında yer aldı. Böylece Tunusta başlayan halk hareketi Suriyenin zaten sürdürdüğü emperyalizm karşıtı hareketin aynısı idi.

Bu halk hareketleri Tunusu Libyayı Mısırı abd nin pençesinden kopardı. Abd nın ileri karakolu israil tümüyle destektsn yoksun hale gelmişti.

İşte bu yüzden 1982 de anlaştığı suriye ihvan münafıkları ve global uşakları el kaide militanlarını uşak rejimlerinin de yardımı ile suriyeye soktular, suriye yönetimini yıkmaya çalıştı.

Suriye ihvanı, abd ve israilin Beşşar Esadı devirmelerine yardımına karşılık israili tanyıyacağını, Şamda şu an olmayan isril elçiliği açacağını basbas bağırdı. Sağır sultanlar bile duydu ama münafıklar bunu gizlemeye çalıştılar.

Öz Muhammedi İslamın bu günkü temsilcileri İslam Devrimi Hizbullah ve Hamasın Suriye ile ilgili doğru tavrını görmek istemeyen amerikancı islam yazarcıkları, artık ölenlerden kendi kafalarına göre yardım devşirmeye çalışmaktadırlar.

Şeriati olsaymış suriyede ölenlere destek olurmuş. Suriyede kim ne için ölüyor acaba? Suriyede yönetimi amerikanın israilin devirmeye çalışmadığını hangi akıllı söyleyebilir.

Amerikanın israilin hedeflerini gerçekleştirmek için suriyede yönetimi yıkmaya çalışmak ne zamandan beri cihad oldu. Suriyede cıa mossad pkk abd israil suud el kaide münafıklarının  hem suriye halkını katledip hem de suriye halkı öldürülüyor diye timsah gözyaşları dökmesini kimselerin bilmediklerini mi sanıyorlar.

Ne hikmetse sulu göz ciğeri yanıklar hep suriye halkına acırlar, ama Bahreyn Yemen ve Suud halklarına acımazlar. Neden çünkü emperyalistler uşaklarına emretmişler: Suriye halkına ağlanacak, ağlayın.

*

Çevrimdışı Kalender

  • Kalender BAHADIR
  • **
  • 67
Ynt: Şeriati Suriye'yi nasıl okurdu?
« Yanıtla #2 : 15 Ocak 2012, 09:25:44 ÖS 21 »
İbn Teymiye ve onun mücahid ruhu tehlikeli..

Seyyid Kutub'un kitabını almak bile herkesin gözüne kestiremeyeceği bir eylem..

Filistin'e şiirler yazdığın bir blog sitesi kurman bile zindanlara atılmana sebep olabilir..

Ali Şeriati'nin kabrini arıyorsun. Yolda rastladığın safevi şiasından amcaya Şeriati'nin kabrini sorunca "ne diye arıyon o sapığın mezarını!" tepkisini duyabilirsin.

Gül yüzlü, Kudüs sevdalısı, ilim meraklısı  Suriye insanının dili adeta zincirli,

idi..

Ta ki bahar diyar-ı Şam'a uğrayıncaya kadar.

Şehidlerin ölmediğine bir kez daha şahid olduk.

Hamza'nın, Hacer'in şahsında Seyyid Kutub'un, İbn Teymiye'nin, Şeriati'nin ruhuydu hain Baas'tan hesap soran.

Bu yüzden inanıyorum.

Allah'ın izniyle Suriye halkının iradesi İsrail'in boğan sel olacak.

Esed'in devrilmiş koltuğunu yahudi firavunların koltukları takip edecek.
Varlığım, varlığın gerçek sahibine armağan olsun! M.İ

*

Çevrimdışı m.ufukalp

  • Mehmet Ufukalp
  • ***
  • 423
Ynt: Şeriati Suriye'yi nasıl okurdu?
« Yanıtla #3 : 15 Ocak 2012, 10:12:13 ÖS 22 »
İni teymiyenin zehiri ile büyüyen ancak bir engerek yılanı olabilir. Engerek yılanları da ancak zehir saçarlar.
Seyyid Kutup bizim öncümüz şehidimizdir. Seyyid Kutup sağ olsa da sizleri amerikanın askeri gibi onun emrinde olduğunuzu görseydi yüzünüze tükürürdü.

Şeriatiye gelince, ona da canımız kurban. Oda bizim kıymetli değerimizdir. Şeriatiyi kafasına göre yorumlayıp saptırmaya çalışanlar hariç tabii ki.

El Kaidenin tipsiz askeri kalender, filistini ağzınıza almayın. Siz amerika ve israile bu güne kadar hangi zararı verdiniz. Utanın biraz.

Evet Suriye insanı kudüs sevdalısıdır. Beşşar Esad da öyle. İşte suriyenin kudüs sevdalısı insanı liderleri Beşşar Esadın öncülüğünde siyonizme karşı savaş verirken, senin ibni teymiyye uşağı suriye ihvanın israille anlaşarak Şamda israil elçiliği açacağını israile bizzat bildirmiştir.

Şamda hiç kış olmadı zaten bahar vardı şamda. Ve şamdır bu baharı diğer arap ülkelerine de götüren.

Allah Teala ibni teymiye melununu cehennemin dibine atmış zaten. Sizi ve sizn gibileride hizbullahi müslümanlar eliyle o cehenneme göndermesi yakındır.

Beşşar Esad hem münafık suriye ihvanına hemde suudla anlaşarak katlam yaparak Beşşar Esadı halka kötü tanıtmak isteyen hain baasçılara galip gelecek ve fitne hareketini yok edecektir.

İsrailli siyonist fiavunların, şamda israil elçiliği açacak sizin gibi dostları oldukça biraz geç yıkılabileceklerdir.

*

Çevrimdışı imam hüseyin

  • *
  • 601
  • MALAZGİRT
    • http://www.adilmedya.com
Ynt: Şeriati Suriye'yi nasıl okurdu?
« Yanıtla #4 : 16 Ocak 2012, 12:35:56 ÖÖ 00 »
Mehmet Ufukalp Abim ve Kalender Kardeşim lütfen tartışma başkadır eleştiri başkadır ama kırıcı olmakta ço ayrıdır Allah rızası için birbirimize bu kadar ithamlarda bulunmayalım sizden rica ediyorum...Bizler burda oynanan kirli oyunlar üzere mülahaza ediyoruz ve takdir ettiğimiz fikri ortaya koyarken kabul etmediğimizi de reddediyoruz bu ortaya konulan tavırda birbirimizi üzecek isek hiçbir konuda ne konuşalım nede mülahaza edelim...

İnnemel mû’minûne ihvetun.....

Muhakkak mü'minler kardeştirler. Kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki size rahmet edilsin.
(Hucurat-10)
Heyhat Minez-Zilleh! (Zillete boyun eğmeyiz)
(İmam Hüseyin)

*

Çevrimdışı Kalender

  • Kalender BAHADIR
  • **
  • 67
Ynt: Şeriati Suriye'yi nasıl okurdu?
« Yanıtla #5 : 16 Ocak 2012, 01:48:13 ÖÖ 01 »
Abi güzel diyorsun da, ben bu yazıya bir yorum yaptım sadece, kırıcı konuşmayı geçtik tartışmaya bile girmedim. Tartışma sadece suriye haberleri bölümünde oldu.
Varlığım, varlığın gerçek sahibine armağan olsun! M.İ

*

Çevrimdışı imam hüseyin

  • *
  • 601
  • MALAZGİRT
    • http://www.adilmedya.com
Ynt: Şeriati Suriye'yi nasıl okurdu?
« Yanıtla #6 : 16 Ocak 2012, 01:58:43 ÖÖ 01 »
Kalender kardeşim her zaman itidalli davranmak dengeli vasat olmak zorundayız en güzeli tartışmalardan uzak durmak kanımca...
Heyhat Minez-Zilleh! (Zillete boyun eğmeyiz)
(İmam Hüseyin)

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: Şeriati Suriye'yi nasıl okurdu?
« Yanıtla #7 : 18 Ocak 2012, 09:45:33 ÖÖ 09 »
Bu yazıyı eklemek için girmiştim , bakıyorum ki benden hızlılar var ..
Lakin yazı üzerine kimse laf edememiş veya etmemiş ...
Cihan abla yapmış yapacagını , utanmasaydım mail atıp yazının Türkçesini isteyecektim ..
Yazıyı okuyunca anladıgım şey " bu yazıyı anlamam gerektigi" oldu ...
Sevgili Ser , madem yazıyı ekledin senden ricam birde tercume edermisin benim anlayacagım şekliyle ...
Ve veya yazıyı şerh edecek birileri çıkarmı acaba ?
Tşk ederim ...
Not font kurbaa

Ynt: Şeriati Suriye'yi nasıl okurdu?
« Yanıtla #8 : 18 Ocak 2012, 10:06:50 ÖÖ 10 »
Cihan Hanım'ın yazısının Türkçeleştirilmesini isteyen biri daha olduğuna sevindim:)

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
Ynt: Şeriati Suriye'yi nasıl okurdu?
« Yanıtla #9 : 18 Ocak 2012, 07:04:59 ÖS 19 »
Elimden geldiği kadar-aslında bu kadarını sende yaparsın da kış tembelliği.:)

Alıntı
Geçtiğimiz Pazar günü Ali Emiri Kültür Merkezi’nde Türkiyeli dostlarınca hazırlanan Ali Şeriati’yi Anlama ve Tanıma  paneline katıldım. Panel dediğiniz normal olarak katılmayı pek tercih etmediğim,  nice hazırlığın ardından hepi topu 15-20 dakikalık bir konuşma şansı sunan bir katılım; eserleri, konferans notları Türkçe’ye 60’a yakın isimle tercüme edilmiş bir yazarın, düşünürün ufkunu kısacık bir sürede ne kadar anlatabilirsiniz ki…

Ali Şeriati’nin sesinden okunan dua da programa dahildi. Söz konusu olan, kitleler üzerindeki etkisi üzerine akademik çalışmalar yapılmış bir ses.  Okunan duanın meali ise aradan geçen onca yıla rağmen hâlâ etkileyici. Müslümanlar işte öylesine yürekten yükselen ve tevhidi bir duyarlığı yansıtan bir duayı canla başla okusalardı, Libya vahşeti yaşanmaz, Suriye çifte şantajı karşısında ise çaresizlik hissiyle donakalınmazdı.
1- Niçun bağa 15 dakka gibi az zaman veriysunuz? Ne sandunuz benmi Şeriatiyi tanimayrum- yoksa anlatamam mi sandunuz?
2-Şeriati vakti zamaninda ole bi doğa okumişidi ki, Sade sesinun tonini bile araşturmişidile. O doğada ne deyilduğuni cümle alemun milleti bi anlasa zatim kavğa- gurulti -savaş -suriye olmazidi. Anlamayile o başka mesele.

Alıntı
Benim panel konuşmam “Ali Şeriati’nin hayatında, fikriyatında ve imgeleminde kadın” başlığını taşıyordu. Şeriati’yi anlama ve tanımada kadın konusu kimilerine göre sıcak gündem maddeleri dikkate alındığında o kadar da öncelikli bir başlık olmayabilir. Oysa tam tersine, modern dünyada kadın meselesi alanında çağdaşı hiçbir düşünürün yapmadığı kadar çarpıcı, zor ve geçen bunca zamana rağmen kıymetten düşmeyen tespitleri nedeniyle de Şeriati’nin sunduğu ufuk kadın meselesi bağlamında çok rahatlıkla seçilebilir gibi geliyor bana.

-3-Dedile bağa sen bize şeriati 'kari'yi nasıl anlar oni anlat. sanki az önemlidu- yada şindi lazimsuzdu, ama anlamayile ki; zamanun zamanina millet ha kari ha bilmem ne derken Şeriatinun kaku deduğu o laflari şindi bile okuyurukda 'ne kaada doğri dedi' diyiruk. O eskiden demişidi şindikile bile lafindan aliyi...

Alıntı
Hem yetiştiği toplumun kültürüne vakıf, hem de Batı ve Doğu kültürlerini iyi bilen bir düşünür olarak geleneksel külliyatın bir başka türlü okunabileceğini gösterdi Şeriati, modernist arzlarla varlıklarının ufalandığını hisseden Müslüman toplumlara.

-4-Dedesinun ettuğuni da anladi-atmadi- paris sosyetesinunda deduğuni anladi... Habu dunya değişiyi ya bişe lazim oliyi falan filan O değişen dunyanun lazumluklarina dedesinun ağzinlan cevap vermesini da biliyidi şeriati...

Alıntı
Şeriati’nin kıdemli takipçileri kadar genç okurlarıyla da kısa sohbetler ettim, panelin bitiminde.  Şöyle bir soru çıktı önüme: Düşünürümüz bugün yaşasaydı Suriye üzerine neler söylerdi? Benim kişisel kanaatime göre mirasını “kitap, özgürlük ve yoksulluk” olarak tespit etmiş olan Şeriati hayatta olsaydı, bugün seslenmelerine izin verilmeyen, despot rejimlerin bekası adına öldürülmeleri sıradanlaşan kesimlerin safında olurdu.


-5-Şeriatiyi eskiden beri okuyanlarlan da konuştum, yeni okuyan çomezlerlan da..Diyile ki, Bu gun yaşasaydi suriye içun ne derdi?
Bağa göre"Kitabi- özgür olmağı- yoksullari" miras kabul eden bi adam helbet Eldurulmiş yoksullarun yanina olurdi, her ne kadar siyasi hesaplar tersinden gitsada...

Alıntı
Tarih ve toplum bizi sürekli yanıltıyor ve yeniden mevzi almaya zorluyor. Ezberlerle bir yere kadar idare edebiliyor taklitçi zihinler. Yeni durumu eski şablona uydurmaya çalışırken kırılıp dökülüyor anlamlar.

-6- Dune kada bi ezberumuz varidi; iranda iran. Bu yeni  elen suriyelileri o eski ezberun ustune oturttuğumuz vakit karişiyi herşey.. )İranda iran değil devrim da devrim: burasini ben kattum ole anladum ne edym, Cihan abulam aykiri konuşanlara kapali cevap veriyi.)

Alıntı
İşte, Suriye konusu, tuhaf bir manzara sunuyor ilgilenenlere. Bir tarafta öldürülen direnişçi ya da hain olduğu tartışılan insanlar, diğer tarafta ABD tarafından koruma altına alınan Yemen diktatörü örneğinde bir tür meydan okumayla sürdürülen girişimlerle BOP adına çökmeye zorlanan direniş cephesi… İsrail’in Suriye’de iktidar değiştiği takdirde azınlıkta olan Alevilerin korunması için Golan Tepelerini açacağını deklare etmesini de ekleyince, çifte şantajla inleyen ülke daha da puslu bir manzara sunuyor.


7-Bi yandan elen mezlumla- bi yanda afkuran kuduz kopek, diğer yandan İsrailin meluninun tehditleri, Her tarafi pislik değnek.. hangi tarafini tutalum?

Alıntı
Bu durumda Şeriati olsa nasıl bir yol tutardı acaba? Doğrusu cevabı kolay verilemeyecek bir soru bu. Ancak kimse böyle güç bir soruya canı hiçe sayılan insanları bir dava adına kurban adayarak cevap verme hakkını da kendinde bulamamalı. Despotizme ve faşizme karşı duyarlığı aşikar olan bir düşünür her şeyden önce Suriye cinayetlerine direniş denklemi hesabına kayıtsız kalamazdı. Hiçbir sağlam düşünürün de daha yaşarken ölmesi kararlaştırılan canları paranteze alarak yerleştiği  fanusta antiemperyalist sloganlar atmaya hakkı olmamalı. Hangi can daha değerli, buna kim nasıl karar verebilir? Yere serilen, işkence yüzünden çektiği acıyla yükselen sesi arşı titreten o adam direnişçi mi, hain mi, uzak bir bakışla nasıl hüküm verebilirsiniz…
-8-Tamam şeriati devrim içun elduruldi ama, O devrimi da despotla içun istemedi mi? İyi güzelAntiemperyalist olacağuk diye elen o kadaa insana du sen hain idun yok direnişci idun diye uzaktan bakmaklan oni yok farzetmeklan da düşünür olmaz yani adam. bu kadaa da insafsuz değilidi.. Sen kirmizi suratli eldun sen değersuz- sen sari suratlan eldun sen değerli değil yanee?!

Alıntı
Bu nedenle de ben böyle bir çifte şantaj karşısında sadra şifa cevabın, öncelikle kurtarılması gereken katle yazgılı canların güvenliği adına hazırlanmasını değerli buluyorum.

-9- (yok biraz da hava atmak içun bole yazayi eldum da canumi aldun, açik yazsan olmazmidi:9)
Elmağa yazgili canlarun guvenluğunu 'sadra şifa cevap' olarak göriymiş ..

Alıntı
Bunun anlamı basit bir alımlamayla direniş cephesinin hafife alınması hiç değil. Libya kıyımı henüz hafızalarda ve Suriye’yi kurtarma emeline dönük Batı siyaseti Libya örneği üzerinden okunduğunda, kanların oluk oluk akacağını ve çatışmaların türlü adlarla geniş dönemlere yayılmasının pek muhtemel olduğunu bildiriyor bize. Sadece Müslümanların işte bu noktaya gelinebileceği hiç hesaba katılmadan sürdürdükleri tepkilere dayalı muhalefet geleneğinin (ve “düşman” üzerinden siyaset, varlık hatta kimlik geliştirme kolaycılığının) vahim sonucu, Şeriati gibi öngörülü aydınlardan yoksun bulunmakla çok alakalı geliyor bana.  Her şeye rağmen  masum bir insanın pekâlâ kurtarılabilecekken ölüme terkedilmiş canı, âhıyla arşı titreten bir zulmü haber verdiği için, her şeydir.  Üstün Bol’un bu bağlamda yazışmalarımız sırasında ifade ettiği gibi, meseleye analitik bakmaya çalışılınca insani yaralar göz ardı ediliyor. Bir insanı öldürenin bütün insanlığı öldürmüş olacağı hesaba katılmıyor şematik bakışlarda.

10- Elen bi insan ustinden hesap edilmez, ne kadaa sağlam gerekçen olursa olsun. Şindi bizum adam gibi adamumuz- bi şeriatimuz- yok onun içun kimsa kaku demiyki, ula düşmanun ne ederse tersini edecesunuz bu her yere sokmez ki, adam olun da bi ünsani kurtarmak o düşmanunlan giriştuğun siyasi hesaplarundan daha onemli değilmi? hem biz da masum canini siyasi hesap uğrina hiçe sayarsak ne farkumuz kalur düşmanumuz olan amerikadan ?

Alıntı
Oysa “teyakkuz hali” tam da Şeriati’nin duruşunu ifade ediyor. Orada muhalifini susmaya zorlayan bir rejim vardı, bunu görmek için Tunuslu işportacı öğrenci Muhammed’in infilakını beklemek mi gerekirdi?
11- Once elenlari bi sağlama al! Birinun kaku kendini yakmasini beklema.
Alıntı
Ağır bedel ödemeyi gerektiren seçimlerdir ki trajediyi oluştururlar.  “İslam’da trajedi yoktur” şeklindeki” huzurlu” tespit açısından Suriye ağır bir sınav.
12- o birini kurtarayım derken masada siyaset imtihanini kaybetmiş olmaği bile goze almak...

(7 cevap kaldi bilenler doldursun, daha vaktum kalmadi zil çaldi :)
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

Ynt: Şeriati Suriye'yi nasıl okurdu?
« Yanıtla #10 : 19 Ocak 2012, 08:44:15 ÖÖ 08 »
Bu açıklama Ozanca'dan çok bana yaradı .
Tam benim anlayacağım dilden anlatmışsın.Teşekkür ederim Ser:)

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
Ynt: Şeriati Suriye'yi nasıl okurdu?
« Yanıtla #11 : 19 Ocak 2012, 12:46:23 ÖS 12 »
Ne demek Ablacım.. her zaman :)

Devam edelim :

Alıntı
“Durum” tarafından biçimlenme, çorak ülke arazilerinin kaderi olmalı. Bu trajik konuma düşmemek için bir de o ihmal edilmiş köşeden bakmak gerekir manzaraya. Şeriati’nin görüşünde aydın, kendini eleştirmekten hiç vazgeçmeyen biri. Müslüman ülkelerin “dini” kaynaklı bir toplumsal itibar edinmiş  aydınlarında ise kendini eleştirme hatta eleştirdiğinin cevabına kulak vererek fikirlerini gözden geçirme  tevazusu ender rastlanan bir meziyet.

13-Kendi iradeleri dışında yokardan cetvellan yazu-çizilmek mezlum vatandaşlarun yazgisidu heral. Bida ebi taraftan yazgiyi bozmak lazımki bole bi duruma duşulmiye. Müslüman hocalar da kendilerine pek laf dedurtmez.

Alıntı
Şeriati okumak onu anlamak anlamına gelmiyor her zaman. O girdiği ortamlarda kurulu/ayarlı bilinçleri rahatsız edecek konuşmalar yaptığı için çirkin, tekfire kapı açan sıfatlarla suçlanır ve susturulmak istenirdi. Öyleyse Şeriati okuru her şeyden önce, kendisini rahatsız eden, tedirgin eden sorular karşısında bir şekilde  düşünceyi, karşıt görüşü, özellikle de aykırı fikri susturma yoluna gitmemesi gerektiğini bilen kişidir.

14-Şeriati okudun mi bi kere uyuz olacasun demektu. Yok uyuz olmayisan bi daha okucasun. Uyuz olcasun ki kaşinuçen aklun gelcek başuna.

Alıntı
İdeolojilerin kitlelerce alımlanması sürecinde yaşadığı tahribatı gözlemlerken fikirlerinin anlaşılma ve uygulanma biçimlerinden –Marx’ı hatırlatacak şekilde- tedirginlik duyar olmuştu Şeriati. Kaldı ki devrimler gibi ideolojiler de kendilerini yenileyerek ilerlemek zorundadırlar.

15-Şeriati bişey dedi mi kulaktan kulağa millet tersini anlayi resmen. Ondan da raatsuzidi. Ole bi yere saplanu kalmicasun, surekli devrilecesun ki adina devrim desunle..

Alıntı
Belki de önümüzdeki dönemlerde daha sıklıkla konuşuyor olacağımız, zamanında dikkate alınmamış bakış açıları yüzünden zafiyete uğrayarak kavramlar sanatoryumuna sürülmüş ideoloji kavramını hatırlattı bana, Şeriati paneli…

16- Ezber etmağa aliştuk. Bu idooloji ne demektu sağindan solindan-arkasindan daha çok konuşulacağa benciyi..

Alıntı
Ali Emirî paneli, Şeriati’yi yeniden okuma ve anlamanın gerekleri etrafındaki sorularıyla İslamcılığın içinde bulunduğumuz dönemde gündeme gelen tanımlama sıkıntılarına dair endişelerle girilen yeni, önemli bir süreci haber veriyor. Çifte açmazlar karşısında içine düştüğümüz acz, günümüzün şaşaalı hazır cevaplarının “dünyasızlığı”nın ya da açmaya vakıf olamadığı dünyaların yol açtığı arayışlar zemininde hayırlı bir dönüşüme vesile olabilir belki de... (Zizek. Paralak, sf. 189)

17- Bu toplanti haasili kelam İki tarafi pisli değneğun ucunci taraflarini bulmak zorunluluği gibi eksuklerumuzi farketturdi bize..

Alıntı
İçinde bulunduğumuz dönemlerde ideolojiler özgürlük adına sorgulanırken, bu kavramın Şeriati’nin söylemindeki ifadesini yeniden tartışarak yeni bir tanıma ulaşmanın, “nerede hata yaptık?” sorusunun cevaplandırılması açısından anlamlı olacağını düşünüyorum. O takdirde sanırım öncelikle irdelenmesi gereken olgulardan biri, modernist, militer yayılmacılıkla halk kesimlerini ya manipule eden ya da bastıran –Baasçı çeşitlemeleriyle de yoksullaşmayı, zulmü artıran- ulus devlet formatının ümmet bilincini bölük pörçük eden kıyıcı mantığı olacaktır.

18- Burayi diyelum Abulaya da bi makale daa yazsun :)
-Once idolojileri sorgilicağuk, ne kada ozgurdule.Bu idolojileri-yazan-çizen-yoneten nerde yağliş ettuk? Ama daa buriya gelmeden "modernist(şimdiki zaman)Militer yapilar-baascila gibi yoksullaşturanla-ulus devleti, ümmet bilincini bolen. habulari eyi oğrenecuğuk..


Benden bu kadar ...
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
Ynt: Şeriati Suriye'yi nasıl okurdu?
« Yanıtla #12 : 21 Ocak 2012, 06:51:16 ÖS 18 »
Nermin âlemsin valla, yazıma yaptığın şerhi okudum.

Yazımı ben bile senin şerhinle daha iyi anladım. :)

Çok hoştu...

Seni laz kızı seni....

Selamlar, sevgiler...
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı ozanca

  • *
  • 4676
Ynt: Şeriati Suriye'yi nasıl okurdu?
« Yanıtla #13 : 23 Ocak 2012, 04:17:58 ÖS 16 »
Ben gene anlamadım sanırım ...
Ve bu benim suçum degil sanırım ...
Not font kurbaa