Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Videolar / Ynt: Video - Klip
« Son İleti Gönderen: Hêja Dün, 09:25:54 »
2
GÜNDEM / İhsan Şenocak ve Sair Kişilerin İran Hakkındaki İddialarına Cevap
« Son İleti Gönderen: Ahirzaman 07 Ocak 2020, 02:05:38 ÖS 14 »
İhsan Şenocak ve Sair Kişilerin İran Hakkındaki İddialarına Cevap
Dr. İhsan Şenocak tarafından 1 Ocak 2020 yani Kasım Süleymani ve El-Mühendis suikastından bir gün önce yazılan “ŞİA GERÇEĞİ YA DA İRAN ŞİA CUMHURİYETİ İLE İSLAM BİRLİĞİ MÜMKÜN MÜ?!” başlıklı yazısına ittihat-i İslam davasına inanan kişiler adına verilebilecek naçizane bir cevaptır.

“Bu yazıyı Allah rızası için ön yargılarınızdan uzak bir bakışla okuyunuz” diye paylaşmıştı. Öyle ki daha yazıyı okumadan daha başlığının bile ön yargıyla atılmıştı “İran Şii Cumhuriyeti!” Resmi adının İran İslam Cumhuriyeti olduğunu pekâlâ kendisi de bilmektedir. Ama neden sürekli Şiilik üzerine vurgu yapmaktadır. Madem ön yargısız okumamızı istemektedir neden yazıda hep aynı bakış açısı dile getirilmiş ve bu görüş İslam’ın ta kendisi gibi lanse edilmiştir? Konu daha burada bile çok uzayabilir ama biz yine de başlık başlık bölüm bölüm ele almaya çalışacağız.

Amerika Ve İran Birbirine 35 senedir Tek Bir Kurşun Sıkmadı Bütün Düşmanlıkları Sadece Lafta Kalmıştır
İran düşmanlarının ağzına en çok sakız ettikleri ama en çürük iddia budur. Çünkü 20. Yüzyılın ortalarından itibaren savaşlar artık şekil değiştirmiş ve Soğuk Savaş kavramı daha çok kullanılmaya başlamıştır. İki devletin düşman olduklarını anlamak için cephe savaşı yapmalarını ve açıkçası bir birlerini öldürmelerini beklemek de akla ziyan bir durumdur. Bunun yerine 1979’dan beri Amerika’ya karşı “Büyük Şeytan” tabirini kullanan İran İslam Cumhuriyeti kurucusu İmam Humeyni ve İran İslam Cumhuriyeti’nin icraatlarına bakmak daha mantıklı olacaktır.


ABD konsolosluğu baskını
İsrail büyükelçiliğini kapatıp yerine Filistin büyükelçiliğini açma işlemi devrimin ilk günlerinde gözümüze çarpan ilk detay. Daha ilginç olanı ise 4 Kasım 1979’da Şah Rıza Pehlevi’nin tedavi bahanesiyle Amerika’ya sığınması sebebiyle İranlı üniversite öğrencilerinin Amerikan Büyükelçiliği’ne baskın yapmaları ve oradaki görevlileri Amerika’nın her türlü baskısına rağmen 444 gün rehin almaları olayıdır. Bu olaylardan bugüne Amerika ve İsrail’in ne büyükelçiliği ne konsolosluğu ne de üssü İran’da mevcuttur.

Amerika ile iyi ilişkiler içinde olan Saddam Hüseyin’in bir anda emir almışçasına Cezair Anlaşmasını tek taraflı yırtıp İran’a savaş ilan etmesi ve bunu Kadisiye seferi olarak nitelendirmesi de oldukça manidar.

İran Irak savaşında Amerika’nın Saddam’ın tarafını tutması ve lojistik destek vermesinin yanı sıra 1988’de Umman Körfezinde ABD donanmasının, İran donanmalarıyla çatışmaya girdiği de bilinmektedir. Savaşın en acı tablolarından bir tanesi de 290 yolcusu bulunan İran Air Yolcularının Amerikan donanması tarafından kaza süsü verilerek vurulmasıydı. [1]Bütün bunlar yaşanırken dünya Müslümanlarının o günkü öncülerinden kaç tanesi İran’ın içinde bulunduğu ambargo ve savaşı gündeme getirdi. Amerika ve CIA elbette İran içinde de boş durmadı Halkın Mücahitleri, Furkan örgütü gibi isimlerle başka bir taraftan 72 milletvekilinin içinde bulunduğu meclis binasına bombalı saldırı düzenledi ve bütün bu suikastların sonucunda devrimin en önemli taşlarından Mutahhari, Beheşti gibi onlarca kayıp verildi.


1983 Beyrut ABD Kışlasına Saldırı
İran ise tüm bunlara rağmen o günlerde savaşın en yoğun olduğu zamanda İşgal edilmiş Lübnan’da kurduğu Hizbullah ile Ekim 1983’te eş zamanlı olarak Lübnan’daki ABD ve Fransa askeri üslerine düzenlediği bombalı saldırıyla 241 Amerikan, 58 de Fransız askerini öldürerek bu ülkelerin Lübnan’daki askerlerini çekmesini sağlamıştı. 2000 yılına kadar süren çatışmaların sonucunda İsrail tarihindeki ilk yenilgiyi kabul ederek Lübnan’dan tamamen çekilmişti.[2]

Bugünde Filistin İslami Cihad ve Hamas tarafından sürekli yardımları dile getirilen tek İslam ülkesi şüphesiz İran İslam Cumhuriyetidir.

Burada kısaca Amerika-İran mücadelesini ele almaya çalıştık. Şimdi Şenocak ve sair iran düşmanlığı yapan kişilere soruyoruz: Bu nasıl danışıklı dövüştür ki sürekli bir mücadele içindedirler ve iki taraftan da maddi manevi birçok kayıp yaşanmaktadır. Bu nasıl bir çelişkidir ki 35 yıldır kurşun atılmadı diyenler daha yakınlarda atılan füze ile indirilen ABD casus uçağını görmezler ve daha dün şehit edilen Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi komutanı El Mühendis’i görmezler.

Elbette görmekteler ancak hariciler gibi sıkıştıklarında bir ayeti öne sürüp işin içinden çıkmaya çalışmaktadırlar. Düne kadar “Hiç Amerika’nın İran’a kurşun sıktığını gördünüz mü?” direnler Kasım Süleymani şehit olunca “zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz(En’am,129)” ayetini öne sürmekteler. Hani dosttular? Hani aslında ajandılar? Ne oldu şimdi? Oysa Amerika en basit piyonunu bile sonuna kadar kullanmadan ipini çekmemektedir bunu da biliyor olmalılar değil mi?

Biz de onlara karşı şu ayeti söylüyoruz

“Kördürler sağırdırlar dilsizdirler hakkı görmezler!”(Bakara,18)

Bir sonraki konu Fars milleti düşmanlığı üzerine…


[1] Semiz Y. ve Akgün B. BÜYÜK ORTA DOĞU JEOPOLİTİĞİNDE İRAN-ABD İLİŞKİLERİ https://dergipark.org.tr/en/download/art...ile/289584

[2] Dursunoğlu A. Lübnan Savaşı, Stratejik Hedefleri ve Sonuçları

http://www.ydh.com.tr/YD109_lubnan-savas...nuclari.ht
5
İslami Bilgiler ve Konular / ALLAHU TEALA'YA dua edin, totem yapmayın!
« Son İleti Gönderen: vertyucek 02 Ocak 2020, 07:39:24 ÖS 19 »
Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym
Rahman Rahim Allah'ın adı ile başlarım. Alemlerin Rabbı Allah'a hamd olsun. Salât ve selâm, PEYGAMBER EFENDİMİZ’in ve onun pak âlinin ve ashabının tümüne.

(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.
Fâtiha Suresi 5.Ayet(1)


(Allahü teâlâ dua etmeyene gazap eder.) [(PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN hadisi şerifi)İbni Mace](2)

Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym
“Gerçek dua ancak O’nadır. O’ndan başka yalvardıkları ise onların isteklerine ancak, ağzına ulaşmayacağı hâlde, ulaşsın diye avuçlarını suya uzatan kimsenin isteğine suyun cevap verdiği kadar cevap verirler.” (Ra’d, 13/14)(3)

“Allah, kuluna kâfi değil mi?” (Zümer, 39/36)(3)
“Zararı, faydasından daha yakın olana yalvarır. (O), ne kötü bir yardımcı ve ne kötü bir arkadaştır!” (Hac, 22/13)(3)
“Allah’ı bırakıp da kıyâmet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere yalvarandan daha sapık kim olabilir? Oysa onlar, bunların yalvardıklarından habersizdirler.” (Ahkâf, 46/5)(3)

Ne yazıkki hayatın içine işlemiş durumda totemiydi,felsefeydi,budizm felesefesiydi,evrene mesajıydı.Geçenlerde bir video sitesinde denk geldim dua hakkında bir videoya.Yaşı baya ileri esrarlı bir ses tonuna sahip biri duaların nasıl kabul olunabileceğine dair bir video hazırlamıştı.Evet videoda bizim MÜBAREK DİNİZİMİZ en önemli ibadetlerinden biri olan duaya yer veriliyor PEYGAMBER EFENDİMİZ SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM’İN hadisi şeriflerinden İSA ALEYHİSSELATU VESSELAM EFENDİMİZİN sözlerinden,MEVLANA ve YUNUS EMRE (RADIYALLAHU ANHUM) gibi İSLAM büyüklerinin dua hakkındaki tavsiyelerinden bahsediliyordu.Fakat adam bu sözlerin arasına kah budizm’den birşeyler,kah felsefeden örnekler,kah evrene mesaj göndermeler serpiştiriyordu!?!Kardeşler toteme,budizme,felesefeye yaklaşmayınız!evrene mesaj göndermeyiniz!Bunların hepsi dinimize aykırı ve size dünyada ve özelliklede ölümden sonrasında AHİRETTE zarar demiyorum felaket getirecek şeyler!

Bütün bunlar şirkle,küfürle,kafirlikle alakası olan şeyler!!!Budizm bir şirk dinidir!felsefe ALLAHU TEALA’YI inkar ile doludur,dinsiz kişilerin oluşturduğu bir şeydir!totem kızılderelilerin putlarına taktığı isimdir!Bunlara uyanlar şirke düşer kafir olur ebediyyen cehennemden çıkamaz!

Size fayda getireceğine inandığınız saçma sapan şeyleri bırakınız!Size bir fayda gelecekse bunu ALLAHU TEALA’DAN başkası yapamaz!

Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym
“Allah, kuluna kâfi değil mi?” (Zümer, 39/36)(3)

Evren dediğimiz şey taştan,topraktan ibaret kendiside ALLAHU TEALA’YA muhtaç bir mahluktur ona dua ve istek manasında gönderdiğiniz her mesaj ve enerji cehennemden başka bir yere varmaz,bu ancak Cehennem’e gönderilen bir mesajdan ibarettir!

Yaptığım totem tuttu,tutmadı diye kendimizi kandırırken azaba layık olmayalım,bunlar aklı başındaki siz MÜSLÜMANLAR’A yakışmaz!

Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym
“Allah’ı bırakıp da kıyâmet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere yalvarandan daha sapık kim olabilir? Oysa onlar, bunların yalvardıklarından habersizdirler.” (Ahkâf, 46/5)(3)

PEYGAMBER EFENDİMİZ SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM “DUA İBADETİN ÖZÜDÜR” buyurmaktadır!MÜSLÜMAN İBADETİNİN ÖZÜNE başka din ve İSLAM dışı bir şeyler sakın ha karıştırmasın!!!Bir hadisi kutside ise ALLAHU TEALA “Bana dua (ibadet,kulluk) etmeyene gazap(kızgınlık,öfke) ederim,kulum bana dua edince onunla beraber olurum” dediği buyurulmaktadır!ALLAHU TEALA kendisine dua edilmediği zaman kızıyorsa başkasına dua edildiğinde ne olur!?!

Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym
(Ey Muhammed!) De ki: “Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin! Siz yalanladınız. Öyle ise azap yakanızı bırakmayacak.”(Furkân Suresi 77. Ayet)(4)

Yukarıda da yazdığımız gibi dinimizin en önemli suresi olan fatihada yalnızca ALLAHU TELADAN yardım istenmesi gerektiği bildirilmektedir!

Geçmişteki kafir kavimler(kafir bir hakaret değildir hakkı örten manasındadır) ancak ALLAHU TEALA’DAN başkasından istediler.ALLAHU TEALA HAZRETİ KUR’ANDA kendi YÜCE ZATI’NI inkar eden ve saygısızlıklar yapanları sevmediğini ve cezalandıracağını bildirmektedir!Biz müslümanlar cahilce onlara benzeme-meli ve bundan ötürüde yine ALLAHU TEALA’YA sığınmalıyız!

ALLAH’U ALEM (CENAB’I ALLAH CELLE CELALÜH en doğrusunu bilir.)ALLAH’U ZÜLCELALE sonsuz sınırsız bir şekilde memnun,razı ve hoşnut olacağı kadar istiğfarı tevbe,hamd ve şükür, PEYGAMBER EFENDİMİZ SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM’E,BÜTÜN PEYGAMBERLERİMİZ ALEYHUMUSSELAMLAR’A, ve EHLİ BEYT,ASHAB,ZURRİYETLERİNE ve caiz olacak şekilde bütün Mü’minlere de aynı şekilde SALATU SELAMLAR olsun.CENAB’I MEVLA bizi affetsin,bağışlasın mağfiretine ve hidayete erdirip orada daim etsin azabından korusun,sonsuz rahmetine dahil etsin.her türlü şerden daima korusun bizlere darda kalmışlara yardım etsin amin.hakkınızı helal edin selam ve dua ile

Kaynaklar:
(1)Diyanet İşleri Başkanlığı
(2)Dinimiz İslam
(3)İslam ve İhsan
(4)Kuran meali .com
6
Kur´an-ı Kerim / Ynt: KURAN PİYASADAKİ SAHTE İNCİLLERİN HATALARINI DÜZELTİR
« Son İleti Gönderen: Emre_1974tr 31 Aralık 2019, 01:39:42 ÖÖ 01 »
Sahte Tevrat'ta Tanrı'nın sözde, farklı öğretileri tebliğ etmeye kalkanların öldürülmelerini istediği yazmakta:

Tesniye 13

5 O peygamber ya da düş gören öldürülecek. O, sizi Mısır'dan çıkaran, köle olduğunuz ülkeden kurtaran Tanrınız RAB'be karşı gelmeye kışkırttı. Tanrınız RAB'bin yürümenizi buyurduğu yoldan sizi saptırmaya çalıştı. Aranızdaki kötülüğü ortadan kaldırmalısınız.

6 “Öz kardeşin, oğlun, kızın, sevdiğin karın ya da en yakın dostun seni gizlice ayartmaya çalışır, senin ve atalarının önceden bilmediğiniz, dünyanın bir ucundan öbür ucuna dek uzakta, yakında, çevrenizde yaşayan halkların ilahları için, ‘Haydi gidelim, bu ilahlara tapalım’ derse, 8 ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın. 9 Onu kesinlikle öldüreceksin. Onu önce sen, sonra bütün halk taşa tutsun. 10 Taşlayarak öldürün onu. Çünkü Mısır'dan, köle olduğunuz ülkeden sizi çıkaran Tanrınız RAB'den sizi saptırmaya çalıştı. 11 Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.

12 “Tanrınız RAB'bin yaşamanız için size vereceği kentlerin birinde, içinizden kötü kişiler çıktığını ve, ‘Haydi, bilmediğiniz başka ilahlara tapalım’ diyerek kentlerinde yaşayan halkı saptırdıklarını duyarsanız, 14 araştıracak, inceleyecek, iyice soruşturacaksınız. Duyduklarınız gerçekse ve bu iğrenç olayın aranızda yapıldığı kanıtlanırsa, 15 o kentte yaşayanları kesinlikle kılıçtan geçireceksiniz. Kenti yok edip orada yaşayan bütün halkı ve hayvanları kılıçtan geçireceksiniz. 16 Yağmalanan malların tümünü toplayıp meydanın ortasına yığın. Kenti ve malları Tanrınız RAB'be tümüyle yakmalık sunu olarak yakın. Kent sonsuza dek yıkıntı halinde bırakılacak. Yeniden onarılmayacak

Kuran tabii ki piyasadaki bu sahte Tevrat'ın bu iftirasını da düzeltir. Hiç kimseye inancından ve tebliğinden dolayı tokat dahi atılamaz:

Mearic Suresi 42 bırak onları! Dalsınlar, oynasınlar kendileri için belirlenen günlerine ulaşıncaya kadar.

En`am Suresi 112 İşte böyle, biz peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Bunlar aldatmak için birbirlerine lafın yaldızlısını fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. bırak onları, düzdükleri iftiralarla başbaşa kalsınlar;

Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever. (60 Mümtehine Suresi)

Bakara Suresi 256 Dinde baskı-zorlama-tiksindirme yoktur. Doğru bilgiye dayalı eriş, bozuk bilgiye dayalı sapıştan açık bir biçimde ayrılmıştır. Her kim tâğuta sırt dönüp Allah`a inanırsa hiç kuşkusuz sapasağlam bir kulpa yapışmış olur. Kopup parçalanması yoktur o kulpun. Allah, hakkıyla işiten, en iyi biçimde bilendir.

Herkes dilediğine inanmakta ve yaşamakta özgürdür ki, ahirette inancından dolayı sorumlu tutulabilsin:

10:99 Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi inanırdı. Öyleyse, sen mi halkı inanmaları için zorlayacaksın?

Kafirun Suresi

109:1 De ki: "Ey inkârcılar."

109:6 "Sizin dininiz size, benim dinim bana."
7
Serbest Kürsü / ENAM SURESİ 34-35-36. AYETLER. YÜREKTEN DİNLEYEN DAVETE İCABET EDER.
« Son İleti Gönderen: halukgta 30 Aralık 2019, 11:26:29 ÖÖ 11 »
Bizler inancımızı düşünmeden asılsız, delilsiz sözler ve rivayetlerle öyle yaşıyoruz ki, gerçek olup olmadığını sorgulama gereği bile duymuyoruz. ÇÜNKÜ KUR’AN DAN HABERİMİZ YOK VE KUR’AN NE DİYOR BİLMİYORUZ. Kur’an ı anladığı dilden okuyanların yüzde kaç olduğunu, utandığım için söylemek istemiyorum ama sizler çok iyi biliyorsunuz.  Bizler için dinimizde kanıt ne yazık ki yalnız Allah ın kitabı olmayıp, emin olamayacağımız rivayetlerde inancımızda kanıt, delil olarak kabul görüyor.  Kur’an a iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, yazacağım bu ayeti asla göz ardı etmemelidir. Ediyorsa, Allah ın yolundan değil, bir bilinmeyene doğru, şeytanın yolundan gidiyor demektir.

İsra 36: HAKKINDA KESİN BİLGİ SAHİBİ OLMADIĞIN ŞEYİN PEŞİNE DÜŞME. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur. (Diyanet meali)

Bakın Allah ne diyor? Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın kanıtı, delili olmayan sözün bilginin ardına düşmeyin, bunun hesabını sorarım diyor. Peki, Allah kesin bilgi-kanıt olarak sizce hangi kaynağı gösteriyor ayetlerinde? Kur’an ı tarafız ve anlayarak düşünerek okuyan bir Müslüman, güvenilecek kanıt ve delil olarak yalnız kendi korumasına aldığı, Kur’an ı gösterdiğini anlayacaktır. Çok araştırmasına bile gerek yok, bunun kanıtı Zuhruf 44. ayettir. Allah bu ayetinde, yalnız Kur’an ı kesin delil ve kanıt gösterdiği içindir ki, SİZLERİ KUR’AN DAN SORUMLU TUTUYORUM, YALNIZ KUR’AN IN İPİNE SARILIN, ÇÜNKÜ ONDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ DİYOR.

Ama bizler Kur’an dan o kadar uzaklaştık ve Kur’an ı o kadar küçümser tavırlar içine girdik ki, adeta bizlere öğretilen rivayet ve sanı bilgileri, ibadetlere yapılan ilaveleri Kur’an da göremediğimizde, eeeee bakın namazın nasıl kılınacağı, orucun nasıl tutulup, zekâtımızı ne kadar vereceğimizin bile detayı Kur’an da yok, deme cehaletini gösteriyoruz. Bu sözler, Allah ın kitabına saygısızlıktır ama bunun farkına bile değiliz. Allah verdiği hükümlerini, onu herkesin anlayacağı çok kolay ve basit bir şekilde açıkladığını açıkça bildiriyor. Ama bizler İslam ı yaşarken öyle ilaveler yaparak inancımızı zorlaştırmış, teferruatlarla doldurmuşuz ki, onları Kur’an da göremediğimizde, Kur’an ı eksik ve yetersiz görüyor, Peygamberimizin adını kullanarak, dine yapılan ilaveleri Kur’an ın önüne geçiriyoruz. ALLAH BÖYLE YAPANLARI, ASLA AFFETMEYECEĞİNİ SÖYLÜYOR.

Bizler Allah ın, yemin olsun ki bu kitabı sizler için kolaylaştırdık ve nice örnekler vererek anlamanızı, ibret almanızı sağladık dedikçe, bizler inatla bunun tersini söylemeye korkmadan devam ediyoruz. Ne yazık ki cehalet, korkunun üstünü örtüyor cesaret veriyor. Hatırlatmak isterim, Allah ın kitabının dışına çıkarak, onu yetersiz görüp, başka kaynaklar, veliler arayanlar, cehennemin ebedi kalıcıları olacağını, Rabbimiz birçok kez söylüyor. LÜTFEN PŞMAN OLMAK İSTEMİYORSAK, CAHİL CESARETİNİ ÜSTÜMÜZDEN ATALIM, ALLAH IN UYARILARIYLA BULUŞALIM.

Cahilliğimizin ve Kur’an dan uzaklaşmamızın, Allah ın verdiği örneklerden hiç ders almadığımızın güzel bir örneğini, sizlere hatırlatmak istiyorum. Dikkatinizi çekmek ve üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayetin bir öncesi ve bir sonrasındaki ayetleri de yazıyorum ki, konu daha iyi anlaşılsın.

Enam 34: SENDEN ÖNCE NİCE ELÇİLER YALANCI YERİNE KONDU. Yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine rağmen sabrettiler. Nihayet yardımımız ulaştı. Allah'ın sözlerini kimse değiştirebilecek değildir. İşte o elçilerin haberinden bir kısmı sana da gelmiş oldu. (Süleymaniye vakfı meali)

Enam 35: Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse; BİR DELİK AÇIP YERİN DİBİNE İNEREK YAHUT BİR MERDİVEN KURUP GÖĞE ÇIKARAK ONLARA BİR MUCİZE GETİRMEYE GÜCÜN YETİYORSA DURMA, YAP! Eğer Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzere toplardı. O hâlde, sakın cahillerden olma. (Diyanet meali)

Enam 36: ŞÜPHE YOK Kİ, SADECE YÜREKTEN DİNLEYENLER DAVETE İCABET EDEBİLİR. Ölülere gelince: Onları yalnızca Allah diriltebilir; en sonunda hepsi O’na dönecektir. (Mustafa İslam oğlu meali)

Allah Elçisine, senden önce gönderilen elçilerim yalancı yerine kondu ama onlar sabrettiler diyor. Peki, yalancı yerine konmalarının asıl nedeni neydi? İşte burası önemli. Çünkü daha önce gönderilen elçilerin tebliğ ettiği kitaplar, devre dışı bırakılmış ve yerine tıpkı günümüzdeki gibi, atalarının rivayet ve sanı inançları ile şekillendirilmiş bir din yaşıyorlardı da ondan. ELÇİLERİN GETİRDİKLERİ İLE YAŞADIKLARI DİN BİR BİRİNİ TUTMUYORDU, ONUN İÇİN İNANMAK İSTEMİYORLARDI. Bir kısım insanların, Peygamberimizi kabul etmemelerinin ilk nedeni, Allah elçi gönderecek olsaydı ÜMMİ bir elçi göndermez, bizlerin içinden gönderir diyorlardı.  Allah özellikle Allah ın hak yolundan sapmış ve batılı din edinmiş toplumdan elçi göndermektense, onların dışından doğrunun ve gerçeklerin arayışında olan bir elçi görevlendirmiştir. BUNDAN ALACAĞIMIZ ÇOK BÜYÜK DERSLER VARDIR.

Enam 35. ayette ise Allah, bugün inandığımız çok büyük bir yanlışın, asla gerçek olamayacağını üstüne basa basa bizlere bildiriyor örnek veriyor ama okuyan, dinleyen ve ders alanlar nerede? Bizler Kur’an ın birçok ayetinde, farklı anlamlarda bahsettiği SALÂT ve bizlerin namaz diye tercüme ettiğimiz ibadetin Kur’an da tam olarak verilmediği ve beş vakit namaz emrinin Kur’an ile değil, MİRAÇ İLE BİZLERE FARZ OLDUĞU ANLATILIR. Tabi aklını kullanıp düşünen Müslümanlar ise hemen şu soruyu sorarlar. Madem namaz miraç ile emredildi neden Kur’an da yok. Kur’an da geçen namaz emrinin, ayetlerin hükmü ne olacak? YADA ALLAH IN SİZLERİ KUR’AN DAN SORUMLU TUTUYORUM EMRİ, GEÇERLİ DEĞİL Mİ SORULARI, ELBETTE CEVAPSIZ KALIYOR.

Hâlbuki Allah Enam 35. ayetinde elçisini uyarıyor ve ikaz ediyor ve şöyle diyor. Enam 34. ayetinde de elçisine sabırlı olma telkininde bulunduğunu da lütfen unutmayalım.  Onların sana yüz çevirmeleri, sana hemen tabi olmayıp inanmamaları ağır mı geldi diyor ve bu görevin ne denli zor ve meşakkatli olduğunu hatırlatarak, bakın elçisini nasıl uyarıyor. “Sen sabretmeden bu tebliğ görevini daha kolaylıkla yapmak niyetindeysen,  bir delik açıp yerin dibine inerek, ya da GÖKYÜZÜNE BİR MERDİVEN DAYAYIP,  GÖĞE ÇIKARAK ONLARA BİR MUCİZE GÖSTER BAKALIM GÜCÜN VARSA” diye uyarıyor. Eğer Allah dileseydi onu da yapar, onlara bu mucizeyi göstererek işi kolaylaştırırdı diyor. Ama özellikle bunu yapmayarak, İMAN ETMENİN MUCİZEYLE, KORKUYLA DEĞİL, GÖNÜLDEN İNANARAK KABUL EDEREK OLACAĞININ ÖRNEĞİNİ VERİYOR BİZLERE.

Allah elçisinden mucize bekleyenlere, verdiği örnekteki mucizeleri özellikle vermediğini söylediği halde, bizler Peygamberimizin miraca yani, gökyüzüne çıkarak Allah ile görüştüğünü ve namazın burada beş vakit farz olduğunu anlatanlara inanıyoruz. Böylece adeta Kur’an ın yüzlerce ayetini inkâr ettiğimizin, farkında bile değiliz. Çünkü Müslüman topluma Kur’an, anladığı dilden okutulmuyor ki, bu gerçekler fark edilemesin.

Lütfen kendimize gelelim ve yaptığımız yanlışların artık farkında olalım. Allah Enam 36. ayetinde, çok önemli bir uyarı yapıyor bizlere ve diyor ki;” ŞÜPHE YOK Kİ, SADECE YÜREKTEN DİNLEYENLER DAVETE İCABET EDEBİLİR”. Buradan da anlıyoruz ki gerçek iman edenler sanı, rivayet ve atalarının inancından uzak, SADECE YÜREKTEN, KALPTEN KUR’AN I DİNLEYEN VE ONA UYANLAR ALLAH IN DAVETİNE İCAP EDERLER DİYOR.

Yorum ve karar sizlerin. İmtihan sizin imtihanınız. İster asla doğruluğundan emin olamayacağınız rivayetlere uyarsınız, ister Allah ın davetine yani yalnız Kur’an a uyarak, Allah ın halis kulları arasında olusunuz. ALLAH SEÇİMİ BİZLERE BIRAKMIŞ VE ÖZELLİKLE OLAĞAN ÜSTÜ HİÇ BİR GÖSTERİ İLE ALLAH IN AYETLERİNİ TEBLİĞ ETMESİNİ ELÇİSİNİN İSTEMEMİŞTİR. ÇÜNKÜ İMANIN ZORLA, KORKUYLA DEĞİL, GÖNÜLLE VE AKILLA OLACAĞI UYARISINI, ALLAH BİZLERE BİLDİRİYOR.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://hakyolkuran1.blogspot.com/
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/



9
Serbest Kürsü / KUR'AN DAKİ KONU TEKRARLARININ NEDENİ, SİZCE NE OLABİLİR?
« Son İleti Gönderen: halukgta 25 Aralık 2019, 09:22:52 ÖS 21 »
Bu makalemin konusu, Kur’an da yapılan tekrarlar konusu üzerine olacak. Kur’an ı okuduğunuzda aynı konuların birçok ayette tekrar edildiğini görürsünüz, farklı değişik örnekler vererek.  İslam düşmanları bunu tenkit ederek, bu kitap Allah katından gelmiş olamaz, sürekli tekrarlarla dolu şeklinde tenkitlerini duyarsınız. Sizce bu tekrarların sebebi ne olabilir?

Bu konuda elbette birçok şey söyleyebilirsiniz ama unutmamamız gereken en önemli konunun, Kur’an ın yazılı ve tek seferde inmeyip, 23 yılda yavaş yavaş indiği gerçeğidir. Onun içindir ki, Kur’an ayetlerinde tekrarların sürekli yapılmasının en önemli nedenlerinden bir tanesi, önceki indirilen ayetlerin tekrar hatırlatılması, unutulmaması ve özellikle konuyu daha dikkatli bir şekilde vurgulamak adınadır. TEKRAR BİR EĞİTİM ŞEKLİDİR. BU EĞİTİM ŞEKLİ HER SEVİYEDEKİ İNSANIN, KUR’AN I RAHATLIKLA ANLAMASINI, UNUTMAMASINI, KONUYU PEKİŞTİRMESİNİ SAĞLAR. Özellikle tekrarlayarak bir konuyu anlatmak, çalışmak, eğitimde çok kullanılır. Kur’an da bu eğitim şeklini özellikle kullanıyor ve Allah ın dikkatimizi çekmemizi istediği konuları, sürekli Kur’an da tekrar ediyor, böylece gündemde tutuyor. Bunun nedenini de bakın ayetlerde nasıl açıklıyor.

İsra 89: Andolsun, BİZ BU KUR’AN’DA İNSANLARA HER TÜRLÜ MİSALİ DEĞİŞİK ŞEKİLLERDE AÇIKLADIK. Yine de insanların çoğu ancak inkârda direttiler. (Diyanet meali)

Hud 1: Elif, lâm, râ. Bu, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan ALLAH TARAFINDAN AYETLERİ ÖNCE SAĞLAM KILINMIŞ, SONRA DA DETAYLANDIRILIP AÇIKLANMIŞ BİR KİTAPTIR (Bayraktar Bayraklı meali)

Enam 105: BÖYLECE BİZ AYETLERİ GENİŞ GENİŞ AÇIKLIYORUZ Kİ, «Sen ders almışsın» desinler de, biz de anlayan toplum için Kur'an'ı iyice açıklayalım.(Diyanet vakfı meali)

Bu ayetlerden de anlıyoruz ki, Allah bir konuyu tek bir ayette anlatıp geçmiyor.  Daha iyi anlaşılması için, zamana yayıyor ve farklı konularda, farklı örneklerle aynı konuyu işliyor, tekrar ediyor ki, bizler daha iyi anlayalım. Zümer suresi 23. ayetinde de Allah, bu konuda şöyle söylüyor "ALLAH, AYETLERİ BİRBİRİNE BENZEYEN VE YER YER TEKRAR EDEN KİTAP'I SÖZLERİN EN GÜZELİ OLARAK İNDİRMİŞTİR." Onun için de Allah ayetinde, her türlü misali, değişik şekillerde verdik, yani tekrar ettik diyor.  Hud suresi 1. ayetinde de aslında sorumuza ışık tutuyor ve diyor ki, Allah tarafından ayetler önce sağlam kılınmış, yani bizler için en doğru hüküm verilmiş, daha sonraki ayetlerde de bu hükümler tekrar edilerek en ince detayına kadar açıklanmış, genişçe izah edilmiştir diyor. Buradan da şunu rahatlıkla anlayabiliriz. Allah bir konuyu özellikle tekrar ediyor ki, dine nifak sokmaya çalışanlar, ayetlerde bir kelimeye farklı anlamlar vererek, aslında Allah bu ayette bu kelimeyle şunu kast ediyor diyerek, farklı bir anlam vermeye çalışanlar olursa, onların dine ilave etmeye çalıştığı, Allah ın koymadığı bir hükmü hemen fark edelim ve anlayalım. BURADAN ŞUNU RAHATLIKLA SÖYLEYEBİLİRİZ, ALLAH HÜKMÜNÜ DOLAYLI VERMEZ, AÇIKÇA AYETLERİN GENELİNE SAYARAK, NİCE ÖRNEKLERLE İZAH EDER, AÇIKLAR.

Bu konu ile ilgili bir başka örnek vermeden önce, sizlere bir konu hakkında bilgi vermek istiyorum. Sizlerde karşılaşmışsınızdır, İslam ve Kur’an düşmanları tarafından, Kur’an ın farklı Mushaflarının olduğu İslam toplumunda şüphe uyandırmak için söylenir ve Müslümanlar, KUR’AN IN BİR HARFİ BİLE DEĞİŞMEMİŞTİR dedikleri halde, orijinalinde farklı Kur’an ların olduğu örnekleri verilir. Söyledikleri aslında doğrudur. Müslüman âlemi öyle bölünmüştür ki, ne yazık ki okudukları Kur’an da bile ayetlerde kelimelerin ya da harflerinin, RİVAYET HADİSLERİN ETKİSİYLE YA DA ART NİYETLİ KİŞİLER TARAFINDAN, farklı yazılmış olanlarını görebilirsiniz. Yine fitne sokucular, şüphe yaratmak adına, Kur’an da Allah, KİTABI BEN KORUYORUM dediği halde bu farklılığın, Kur’an ın Allah kelamı olmadığını gösterir, şeklindeki tezlerinden etkilenen Müslümanların olması kaçınılmazdır.

Tabi Kur’an ı dikkatle okumayıp, batılın ve hurafenin etkisinde kalmışsanız, bu sözlerden etkilenmemek mümkün değil. Yine fitne sokucular, Müslümanlar Kur’an değişmemiştir diyorlar ama Tevrat ve İncil de Allah kelamı, neden onların değiştiğine inanıyorlar diyerek, toplumun kafasını karıştırmaya çalışıyorlar. Allah yeni bir kitap göndermeden, bir önceki kitabı koruması altından çıkarmaz. Hatta Kur’an indirilirken, birçok konunun hala kitap ehlinin, ellerindeki kitapta yazılı olduğu uyarısının örneğini Kur’an verir. Daha sonrada hükmü kalkan bir kitabın korunmasının mantığı olamayacağından Allah, yalnız Kur’an ı koruması altına aldığını açıkça bildiriyor ve diyor ki, SİZLERİ KUR’ANDAN SORUMLU TUTUYORUM. Bu dünyada da bizleri yönetenler, yeni bir kanun çıkardıklarında, eski kanun hükümsüz olduğu için, anayasa kitabından çıkartılır.

Allah ın Kur’an ayetlerinde birçok konuyu, farklı ayetlerde farklı konularda özellikle tekrar etmesinin en önemli nedenlerinden birisi de, Allah ın geleceği biliyor olması ve Kur’an üzerinde şüpheler yaratmaya çalışanların oyununu bozmak adınadır. Ayetlerde geçen kelimelerin, anlamları ile oynanması ya da ilave edilip çıkartanların oyununu bozmak adına, aynı konular birçok kez diğer ayetlerde tekrar edilmiştir. Bir ayette geçen bir kelime ya da hüküm, eğer Kur’an ın başka bir ayetinde farklı geçiyor ve izah ediliyorsa,  art niyetli kişilerin ayette geçen kelimelerin anlamları ile oynaması, ya da kendilerince ayetler ilave etmesinin hiçbir hükmü olmayacak, bu yalan iftiralar hemen fark edilecektir. TABİ DÜŞÜNEN, AKLINI KULLANAN BUNU ANLAYACAKTIR.

Kur’an ayetlerindeki tekrarların önemini fark edebilmek için, yine Kur’an da Allah ın uyarılarına dikkat ederek Kur’an ı okursak, asla art niyetli insanların oyununa gelmeyiz. Allah birçok ayetinde, bizlerin Kur’an ı okurken, ayetler üzerinde düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı ister. Eğer bizler düşünmeden okur geçersek, bizleri Allah ile aldatanların, dinimize nifak sokanların tuzağına kolaylıkla düşeriz. Eğer düşünerek dikkatli bir şekilde okursak, Allah ın birçok ayetinde verdiği hükmü, bir başka ayetinde bunun tersini söylemeyeceğini bildiğimiz için, bizlere yapılan tuzağı fark edecek ve böylece ALLAH IN KORUMASINDAKİ BU MUCİZE KUR’AN DAN İSTİFADE EDEBİLECEĞİZ. KUR’AN DAKİ KONULARIN TEKRARININ EN ÖNEMLİ FAYDASI, ŞEYTANIN VE ŞEYTANLAŞMIŞ İNSANLARIN TUZAĞINA DÜŞMEMEMİZ ADINA, ALLAH IN AKLINI KULLANAN HALİS KULLARINA, SUNDUĞU BİR NİMETTİR. 

Kur’an ın bir harfinin, ya da bazı kelimelerin anlamlarının değiştirilme çabaları, tüm Kur'an Mushaflarının değiştirildiği anlamına gelmez. Değiştirme çabalarını görüyoruz ve şahit oluyoruz. Ama bu çabalar boşa gidiyor. Kur'an bütünlüğünde, Kur’an ın hükümlerinin yani mana ve anlamının asla değiştirilemeyeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü Allah, bu art niyetli kişiler amaçlarına ulaşmasınlar diye, aynı konuyu başka ayetlerde tekrar etmiştir.  İmamı Azam Ebu Hanife, Kur’an ayetleri konusundaki düşüncesini bakın nasıl söylüyor.

“Kur’an kâğıtlarda Yazılmış ve bizim Okuduğumuz Lafızlar değildir. Esas Kur’an o lafızların taşıdığı manadır ki, bir kelam-i nefsi ( ALLAH ın zati ile var olmaya devam eden söz ) olarak kalıptan kalıba dökülür. O kalıplar sonradan yaratılmış ( Muhdes ) Varlıklardır. Oysaki esas Kuran, MAHLÛK olmayan bir MANADIR.”

Din düşmanlarının, Allah ın kitabını değiştirme çabaları hep oldu ve olacakta. Allah Nahl 98. ayetinde, KUR’AN I OKUMAYA BAŞLAMADAN ÖNCE, KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH A SIĞIN DER. Bunun anlamı, bizlerin Kur’an ı anlayabilmesi için, önce kafamızdaki bizlere öğretilen şeytanın dayattığı batıldan kurtularak, Kur’an ı okumamız gerektiğini Allah söylüyor. Eğer bunu yapmazda batıl ve yanlış ataların inancının etkisiyle Kur’an ı okursak, İslam düşmanlarının Kur’an a bizzat yaptığı ilavelerin asla farkına varamayız. İster kelimelerin anlamlarını değiştirsinler, Kur’an ı tercüme ederken ilaveler yapsınlar,  isterse ayetlerin orijinaline ilaveler yapsınlar hiç önemli değil. Allah ın önerdiği yolu ve yöntemi kullanarak Kur’an ı okursak, Allah ın O müthiş anlatım şekliyle, yaptığı tekrarlarla, bizleri uyaracak, dikkatimizi çekecek ve fitnelerin aldatmacalarını hemen fark edeceğiz.

ALLAH IN KUR’AN I KORUMASINI, BU MANTIKLA ANLAMALIYIZ. ALLAH KUR’AN I KORUMUŞ, AMA SEN O KORUNAN AYETLERİ FARK EDEBİLMEK İÇİN, MUTLAKA AKLINI KULLANMAN, DÜŞÜNMEN VE AYETLER ARASINDA BİR BAĞ KURMAN GEREKİYOR. EĞER AKLINI BİR KENARA KOYUP BİRİLERİNE TABİ OLDUYSAN, ALLAH IN YOLUNDA YÜRÜMEN VE KUR’AN DAN İSTİFADE ETMEN, HİÇ MÜMKÜN DEĞİL.

Bu dünyada hepimiz imtihandan geçiyoruz. Lütfen unutmayalım, düşünmeden aklımızı Kur’an ile kullanmadan eğer birilerine tabi olursak, inanın hesap günü çok pişman oluruz.  Allah bizleri aldatacaklarını ayetlerinde bizlere söylüyor ve uyarıyor. Allah ın kitabını da, değiştirme çabalarının olacağı örneğini de veriyor.  Hatta Ali İmran 78. ayetinde; “KİTAPTA OLMAYAN BIR ŞEYİ, SİZ KİTAPTAN SANASINIZ DİYE, DİLLERİYLE KITABI ÇARPITIRLAR.” Diyerek, bizleri her konuda aldatacakları uyrısını yapıyor. Enam suresi 104 ayetinde bu uyarıyı tekrar ederek, SİZE RABBİNİZEN GÖNÜL GÖZÜ ANLAMA, KAVRAMA KABİLİYETİ GELMİŞTİR, KİM GÖRÜRSE KENDİ YARARINA, KİM KÖRLÜK EDESE KENDİ ZARARINA diyerek, Kur’an ı mutlaka düşünerek bir öğrenci misali anlamaya çalışmamız gerektiği uyarısını yapıyor.

Kamer 17: Andolsun biz, KUR’AN’I DÜŞÜNÜP öğüt almak için KOLAYLAŞTIRDIK. Var mı düşünüp öğüt alan? (Diyanet meali)

Nisa 82: HÂLA KUR'AN ÜZERİNDE GEREĞİ GİBİ DÜŞÜNMEYECEKLER Mİ? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından gelmiş olsaydı onda birçok tutarsızlık bulurlardı.   (Diyanet vakfı meali)

Muhammed 24: ONLAR KUR'AN'I DÜŞÜNMÜYORLAR MI? Yoksa kalplerinin üzerinde kilitleri mi var? (Elmalı meali)

Yunus 42: İçlerinde seni dinleyenler de vardır. PEKİ, HELE BİR DE AKILLARINI KULLANMIYORLARSA, sağırlarsa sen mi işittireceksin? (Bayraktar Bayraklı meali)

Yunus 100: Allah’ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. Allah, AZABI AKILLARINI KULLANMAYANLARA VERİR. (Diyanet meali)

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://hakyolkuran1.blogspot.com/
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/
10
Programlar / UnHackMe 11.33
« Son İleti Gönderen: kutbay 25 Aralık 2019, 02:52:06 ÖS 14 »
Bugün Bedava!
Bu programı indirmek ve kurmak için sınırlı zamanınız var.
Ücretsiz Süre Bitimi 26.12.2019 Saat 10:00

Bir anti-rootkit yazılımı olan UnHackMe sadece bununla kalmıyor. Program “istenmeyen uygulamaları” bulup silebiliyor, bu programların arkalarında bıraktıkları izleri bulup silebiliyor, Windows başlangıç servislerini tarayabiliyor, aygıt sürücülerini, DNS ayarlarını kontrol edebiliyor. Kendi özel veritabanını kullanarak güvenli dosyaları tespit edebiliyor.

UnHackMe ile zararlı yazılımları bulun ve silin:

    Arama yönlendirme;
    Popup reklamlar;
    İstenmeyen programlar;
    İstenmeyen sistem servisleri;
    Tarayıcıyı yavaşlatanlar;
    Rootkit’ler;
    Truva atları;
    Spyware;
    Keylogger’lar.

İNDİRME LİNKİ
https://tr.giveawayoftheday.com/unhackme-3

Sayfa: [1] 2 3 ... 10