İslami Düşünce Platformu

KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) => Kur´an-ı Kerim => Konuyu başlatan: abdulhamit - 16 Ağustos 2007, 04:09:52 ÖS 16

Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 16 Ağustos 2007, 04:09:52 ÖS 16
Kuran-ı Kerimin çeşitli ayetlerine baktığımız da Allahı inkar edenlerin, kafirlerin, ortak koşanların Allahın düşmanı, oldukları şeytanın ise dostları olduğu belirtilmiştir.

Saygı, Şahsa değer vermek, onu adam yerine koymak, hürmet göstermek anlamındadır.Yani saygı terimi çok az da olsa sevgi terimini de içine kapsar.

Allaha ve ayetlerine inanmayanlarla en güzel bir biçimde mücadele etmemiz allahın emridir. Onlarla bu fikirlerinden dolayı hemen onlara düşman kesilmek, onlara sert davranmak ve onlara saygı duymamak olmaz.Bu şekilde davranmak yanlış olur ve aynı zamanda islami de değildir. Onlarla en güzel bir biçimde, gerektiğinde dost olarak da, saygılı bir biçimde diyalog halinde ilişkilerimizi sürdürmemiz şarttır.
Bakın ayetlere, Müminun 96 ve Fusilet 34, ne der ? Kötülüğü en güzel bir şekilde sav ( Onu deffet, Bu işlemi güzellikle dene ve yap )

NAHL-125- İnsanları Rabbinin yoluna hikmetle (maharetli bir yöntemle) ve güzel öğütlerle çağır, onlarla en güzel şekilde mücadele et. (üslupların en güzel, en etkilisi ile tartış.) Hiç şüphesiz Rabbin, yolundan sapanları herkesten iyi bildiği gibi, doğru yolda olanları da herkesten iyi bilir.

İSRA-53- Mü'min kullarıma de ki; konuşurken en güzel sözleri söylesinler. Şüphesiz şeytan aralarını bozar (aralarındaki havayı gerginleştirir. )Hiç kuşkusuz, şeytan insanın açık düşmanıdır.

MÜMİNUN-96- kötülüğü en iyi davranışla karşıla.( En güzel bir şekilde sav ) Biz onların asılsız yakıştırmalarını herkesten iyi biliyoruz
( Ne var ki, Mekke döneminde inen bu surenin inişi sırasında uygulanan davet metodu; kötülüğü iyilikle savmak, Allah'ın buyruğu gelene kadar sabretmek ve işi Allah'a bırakmak şeklindeydi)

FUSSİLET-34- İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel bir tavırla sav O zaman bakarsın ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost oluvermiştir
 
( Birçok durumlarda bu kuralın doğruluğu ortaya çıkmıştır. Güzel bir söz, yumuşak bir konuşma, kontrolünü kaybetmiş, kızgın, öfkeli ve gururlu kişinin yüzünde beliren tatlı bir tebessüm, heyecanı yumuşaklığa, kızgınlığı sakinliğe dönüştürür.

Oysa karşıdakinin davranışının aynısı ile karşılık verecek olursa heyecan, öfke, kibir ve azgınlık gittikçe artar. En sonunda utanma diye birşey kalmaz. Kontrolünü kaybeder ve günahları ile övünmeye başlar.

Şu da var ki, böyle bir hoşgörü, kötülükle karşılık vermeye gücü yettiği halde hoşgörülü davranmayı, şefkat göstermeyi tercih eden büyük bir kalp sahibi olmayı gerektirir. Hoşgörünün gereken etkiyi gösterebilmesi için böyle bir güce sahip bulunmak zorundadır. Ta ki kötülük yapan kişi bu iyiliğin zayıflıktan kaynaklandığını sanmasın. Eğer karşıdaki kişinin zayıf olduğu için böyle davrandığını farkederse ona saygı göstermez. Ve iyiliğin hiçbir yararı olmaz.


Bir insanın ulaştığı bir derece; kötülüğü iyilikle savma, kin ve öfke gibi dürtüleri yenip hoşgörülü davranma, nereye kadar hoşgörülü davranılacağını, nereye kadar kötülüğe iyilikle karşılık verileceğini dengeleyebilme derecesi... Her insanın ulaşamadığı bir derecedir. Çünkü böyle bir düzeye erişmek sabır gerektirmektedir. Bu, aynı zamanda yüce Allah'ın çalışıp ta onu hakkeden kullarına bahşettiği bir lütuftur )


Bu kesin ayetlerden anlıyoruz ki, Allaha inanmayanlara karşı onlarla diyalog yöntemimiz ,onları aşağılamak,kötülemek, alay etmek, sert davranmak, saygı göstermemek olmayacaktır.

Rabbimiz Firavuna bile tatlılıkla tatlı sözle ve öğütle yaklaşılmasını istemiştir.  

TAHA-43- Firavun'a gidiniz. Çünkü o gerçekten azıttı.

TAHA-44- Ona yumuşak sözler söyleyiniz. Belki aklı başına gelir ya da kötü akıbete uğramaktan korkar.

ALİ İMRAN-159- Allah'tan gelen merhamet sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer sert, katı kalpli biri olsaydın, kuşkusuz çevrenden uzaklaşırlardı. Onları bağışla, kendileri için Allah'tan af dile, yapacağın işler hakkında onların görüşlerini al, ama karar verince artık Allah'a dayan. Hiç kuşkusuz Allah kendisine dayananları sever  

Evet, sert ve katı kalbli olmak , Kötü davranışlı, sert usluplu,olmak, insanlara nazik ve kibar yaklaşmamak, insanları değil allahın yoluna biraraya getirmeyi, onları tamamıyla uzaklaşmalarına bile sebeb olur.

Fakat bu iyi ve güzel ve kibar davranma ne zamana kadar ve nereye kadar nasıl devam eder ?
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: serender - 16 Ağustos 2007, 05:21:29 ÖS 17
tavırda denge

yukarda ki kavramın altını kalın harflerle çizip hayatımızın en içine almalıyız

tavırların iki rengi yoktur hamit abi
yani ya hoş görüsüz sertkaba
veya saygılı samimi dost
olmak durumunda değiliz
ortası vardır...şahsen bir inkarcıya sevgi besleme konusunu itikada ters buldum dost olmak ise sevgisiz olmaz
ayrıca saygı: içten gelen bir histir. daha deruni anlamları içerir.yani benimsemediğine saygı duyulmaz
hoşgörü ise: benimsemediğin o durumu kabullenmiş olursun empati yardımı ile

evet yaa müslümanların dostları(velileri) kimdir/kimler olmalıdır
buna kurandn delil var mı??
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 16 Ağustos 2007, 05:26:56 ÖS 17
Alıntı
ortası vardır...şahsen bir inkarcıya sevgi besleme konusunu itikada ters buldum dost olmak ise sevgisiz olmaz

Değerli serender, nedir bu acelen ?
Daha yazım bitmedi devam ediyor, daha 2 bölümü daha var. yani anlayacağın yazım uzun ve 3 günümü aldı. Şimdi az sonra 2. bölümü gelecek ve sonra 3. bölümü ondan sonra eleşştri yapmak istersen memnun olacağım
saygılarımla
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: serender - 16 Ağustos 2007, 05:40:18 ÖS 17
devam edecek diye not düşebilirdiniz
teşk.ler
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 16 Ağustos 2007, 05:47:02 ÖS 17
unuttum not düşmeyi kusuruma bakmayın ama soru işareti ile sonlandırmışım ki bu devamı gelecek anlamındadır
insan nisyan kökünden türeme unutkan bir varlıktır.
Nisyan olmayanın kim olduğunu bilirsiniz herhalde
teşekkürler
saygılarımla
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 16 Ağustos 2007, 06:11:40 ÖS 18
Fakat bu iyi ve güzel ve kibar davranma ne zamana kadar ve nereye kadar nasıl devam eder ?  Demiştim. izah edelim.

Allahın emirlerini tebliğ ettik, onlarla en güzel bir biçimde mücadele ettik, saygı gösterdik ve bununla beraber, kişi hala inancında ısrarla direniyor ve dönmüyorsa, artık yapacak birşey kalmadığında( Eğer kalbi mühürlü değilse öğüt alacaktır)
Yani kesin kes inadını ,ısrarını sürdürüp, iman etmeyeceğine dair kesin kaanat getirilse,
artık onlarla dostluk kesilir ve ve onlara artık saygı da gösterilmez

Saygı, karşı tarafı adam yerine koymak, şahsına değer vermek ise

Allahımız, müşriklere pisliktir demiştir. insan hiç pisliğe saygı gösterir mi?

TEVBE-28- Ey müminler. Allah'a ortak koşanlar birer somut pisliktirler. Bundan dolayı bu yıldan sonra bir daha Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer (ziyaretçi sayısının azalması yüzünden) yoksul düşeceğinizden korkuyorsanız, biliniz ki, Allah eğer dilerse yakında kendi lûtfu ile sizi zengin edecektir. Hiç şüphesiz Allah her şeyi bilir ve her yaptığı yerindedir.

Allahımız onlara hayvan diye hakaret etmiştir. Hatta daha da aşağılamıştır, onlar hayvan bile olamazlar, demiştir.
Saygı kelimesinin anlamında karşındakini şahıs olarak adam yerine koymak. ona değer vermek var ise,
Rabbimiz , kendisini inkar edenleri, bırakın adam yerine koymayı, hayvan yerine bile koymuyor. Onları daha da aşağalıyarak, hayvan bile olamazlar.
Bunlar o kadar sapık, şakın ve bunaklar ki, Hayvanlar bile onlardan daha üstündür, anlamında ayet indiriyor, bunlara saygı duyulmasın, adam yerine konulmasın ve kesinlikle katiyen onlara değer verilmesin diye.

ARAF-179- "Andolsun ki, birçok cini ve insanı cehennemlik olarak yarattık. , Onların kalpleri var. Fakat anlamazlar, gözleri var, fakat görmezler, kulakları var, fakat işitmezler. Onlar hayvanlar gibidirler. Hatta hayvanlardan da sapıktırlar. Onlar gaflet içindedirler.
.
ARAF-175- "Onlara şu adamın olayını anlat: Adama ayetlerimizi sunduk, fakat o onların içinden sıyrılıp çıktı. Arkasından onu şeytan peşine taktı da azgınlardan oldu. "

ARAF-176- "Eğer dileseydik bu ayetler aracılığı ile onun düzeyini yükseltirdik, fakat o yere saplandı kaldı. Onun durumu üstüne varsan da, kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp horlayarak soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayanların durumu budur. Bu hikâyeyi onlara anlat, ola ki, üzerinde düşünürler

 ( Evet işte bir benzetme de köpek gibidirler der. Onlara saygı duyulmaz, ne de adam yerine konurlar. Onlar artık hayvandır ve hayvanlaşmıştır. Köpektir o ( Çok ağır hakaret bu ) onları Kovsan da ,kovmasan da dilini sarkıtıp, köpek gibi soluyacaklardır.

İşte şimdi biz bu tuhaf yaratık ile karşı karşıyayız. Yeryüzüne çakılıp kalmış, çamura batmış bir yaratıktır bu. Bir de bakıyoruz ki, bu yaratık köpek şekline girmiş, kovulsa da kovulmasa da solumasını sürdüren bir köpek şekline. Bu hareketli manzaraların hepsi birbirini izliyor, arka arkaya geliyor. İnsanın hayatı burada olayı somut bir şekilde izliyor. Zaman zaman tepki gösteriyor, hayret ediyor, heyecana kapılıyor. Bu sahnelerin sonuna yani ardı arkası gelmeyen solumalar sahnesine gelindiğinde, sahnenin tamamını kuşatan gizli direktiflerle dolu bulunan yorum geliyor:

İşte onların örneği budur. İnsanı doğru yola ileten ayetler, imanı aşılayan direktifler onların fıtratlarına ve bünyelerine ayrıca çevrelerini kuşatan bütün varlıkların yapılarına da yerleştirilmiştir. Buna rağmen onlar bunların hepsinden sıyrılmışlar. Sonra onların şekilleri değişmiş, hayvanlaşmışlar. Bünyeleri çirkinleşmiş "insan"lık konumundan hayvanların düzeyine düşmüşler... Çamurda debelenen köpeğin seviyesine inmişler. Halbuki onların imandan kanatları vardı. Bunlarla yüce alemlere açılabilirlerdi. Ne var ki, onlar bu güzel makamdan alçakların alçağı bir dereceye yuvarlanıyorlar!)

yunus 100
........... O, aklını kullanmayanlara kötü bir azap verir. Ve pisliği akıllarını kullanmayanların üzerine koyar.

( Akıllarını kullanmayıp, allahı gereği gibi kavrayamadıklarından, onu ve ayetlerini inkar ettiklerinden dolayı Pislik onların ( Şahıslarının ) üzerlerine bırakılmıştır. Artık onlara saygı da duyulmaz.

FURKAN-77- De ki; "Eğer Duanız (yalvarmanız, kulluğunuz ) olmasa Rabbim size ne değer versin ? ( Ne diye saygı duysun ) Sizler Allah'ın ayetlerini yalanladığınız için azap hiç yakanızı bırakmayacaktır  

( Allahı inkar edenler allaha dua etmezler ve ona kulluğu da red edenlerdir onlar. Bundan dolayı size ne diye değer verilsin ki anlamında ayet inmiştir.
Yani ,Rabbiniz olan Allah ,ne diye sizi adam yerine koysun, sizi ansın , size ve şahsınıza değer , itibar ve saygı göstersin ki,
sizin değeriniz allahın yanında ne olabilir ki ? Allahın yanında siz saygı gösterilmeyecek kadar Çok önemsiz ve değersizsiniz.
De ki; Rabbim size ne diye değer versin?" Ama ben O'nun yanında ve O'nun himayesindeyim. O, benim Rabb'imdir, ben O'nun kuluyum. O'na inanmadan, O'nun has kullarına katılmadan, Şahsınızın ne değeri olabilir ki? Siz hepiniz cehennemin yakıtısınız? Size ne bir saygı duyulur ne de saygı gösterilebilir ?

Not: Devamı var


Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 16 Ağustos 2007, 06:57:46 ÖS 18
Kuran-ı Kerimde ana ve babaya çok büyük bir önem ve kıymet verilir.
Çok önem verildiği ana ve babasına üff demenin dahi yasakladığı halde. eğer ortak koşanlar ise onlara artık itaatı kesmeyi tavsiye etmiştir. Artık ana ve babasını ortak koşma konusunda itaat etmemesini, onlarla güzel bir şekilde mücadele etmesini bu fikirlerinin yalnış olduğunu söylemesi, fikirlerinden dönmesi, allaha ortak koşulmaması hususunda onlarala en güzel biçimde diyaloğa geçmesi önerilir. ayrıca da bu dünya işlerinde de onlarla güzel bir biçimde ilişkilerinin sürdürülmesi istenir. Nereye kadar? Ne zamana kadar ?

Eğer ana ve baba allah koşma fikirlerini değiştirmiyorlarsa, fikirlerinde sabit, israrlı bir tutum sergiliyorlarsa, artık onlaradan tamamıyla kopup, uzaklaşılacaktır. Yani artık onlarla dünya işlerin de de ilişkilerine son verilecektir. Lokman 15ayeteinde, bu belirtilmezse dahi tevbe 114 ayetinde net ve açıkca belirtilir.( İbrahim babasını terk eder ) Çünkü, onlar artık allahın bir düşmanı olmuşlardır. Onları düzeltmek için başka yapılacak şey kalmamıştır

LOKMAN-15- Eğer onlar seni körü-körüne bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme; dünya işlerinde onlarla iyi geçin, Allah'a yönelen kimsenin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz banadır. O zaman size yaptıklarınızı haber vereceğim.  
( Onlarla iyi geçinmek, dost olmak anlamında değildir, onları sevmek anlamında da değildir. Çünkü allahın düşmanları ana ve baba bile olsa sevilmez. Saygı dahi duyulmaz.
allahın düşmanları ana ve baba veya oğul olsa , imkan varsa bu allahın düşmanları ile birlikte olunmamalı, olunmayacak, onlardan kısa sürede uzaklaşılacaktır.)

ANKEBUT-8 Biz insana ana-babasına iyi davranmayı tavsiye ettik. Fakat eğer annen ve baban, ne idüğü belirsiz bir putu bana ortak koşmaya seni zorlarsa, sakın sözlerini dinleme. Hepiniz bana döneceksiniz. O zaman neler yaptığınızı size haber veririm  

Nuh (as) oğlu iman etmemişti. Babasının ısrarlı imana gel, kurtuluşa gel çağrısına red cevabını verince allahına azabına müstehak oldu. Suda boğulanlardan oldu. Nuh allaha şöyle duada bulunmuştu.

HUD-45- Nuh, Rabbine seslenerek dedi ki; "Ey Rabbim, oğlum ailemin bir bireyi idi, senin vaadin de gerçektir ve sen kesinlikle hüküm verenlerin en yerinde hüküm verensindir.
 
(Ey Rabbim! Oğlum, ailemin bireylerinden biridir. Sen ailemin kurtulacağım bana vadetmiştin. Senin vaadin gerçektir. Senin hükümlerinin en yerinde hükümler olduğu kesindir. Verdiğin her hüküm mutlaka bir gerekçeye, bir ön tasarıya dayanır.

Hz. Nuh, yüce Allah'a böyle seslenirken yüce Allah'dan, ailesini kurtaracağına ilişkin vaadini yerine getirmesini istediğini belirten bir dil kullanıyor. Yüce Allah'dan, bu vaadine ve bu hükmüne ilişkin hikmetini gerçekleştirmesini diliyor.

Yüce Allah, Hz. Nuh'un bu isteğine hemen cevap veriyor. Bu cevapta kendisine aklından çıkarmış göründüğü şu önemli gerçeği hatırlatıyor: Yüce Allah'ın katında, O'nun dininde ve değerlendirme terazisinde "aile" birliği, soy ve kanmağı ortaklığına değil, inanç ortaklığına dayanır. Bu delikanlı mü'min olmadığına göre Hz. Nuh'un ailesinden değildi. Çünkü Hz. Nuh, mü'min bir peygamberdi. Hz. Nuh'a verilen bu cevabın dili kesin, açıklamalı ve vurguludur. Hatta oldukça serzenişli, paylamalı ve azarlayıcıdır.) Okuyoruz:

HUD-46- Allah dedi ki; "Ey Nuh, o oğlun senin ailenden değildi. Çünkü o kötü işler yaptı. İçyüzünü bilmediğin bir şeyi yapmamı benden isteme. Sana cahillerden olmamanı öğütlerim. "
 (Yüce Allah'ın bu cevabı, bu dinin son derece önemli bir gerçeğini ifade ediyor. Bütün bağların kendisine bağlandığı kulpu, ana halkayı tanıtıyor bize. Bu ana halka, inanç halkasıdır. Fertleri birbirine bağlayan budur; yoksa soy bağı, kan bağı değildir.
Ayetin baş tarafın tekrar okuyoruz
"Ey Nuh, o oğlun senin ailenden değildi. Çünkü o kötü işler yaptı."

Ne onun seninle bir bağı var ve ne de senin onunla bir bağın var. İstediği kadar soyca senin oğlun olsun o. Çünkü aranızda bulunması gereken ana halka kopuktur. Bu halka kopuk olduktan sonra aranızdaki hiçbir ilişkiden, hiçbir bağdan sözedilemez.

Hz. Nuh, Rabbine yönelttiği çağrıda gerçekleşmemiş bir vaadin yerine getirilmesini istemişti. Seslenişinin yansıttığı anlam buydu. O yüzden cevap, azarlama ve tehdit kokusu taşıyor. Cevabın o bölümünü tekrar okuyalım:

"İçyüzünü bilmediğin bir şeyi yapmamı benden isteme. Sana cahillerden olmamanı öğütlerim."

İnsanlar arası ilişkilerin ve bağların özünün ne olduğunu, Allah'ın vaadinin içeriğinin ne olduğunu bilmeyenlerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum. Allah'ın vaadi belli olmuş ve gerçekleşmiştir. Bunun sonucunda gerçekten ailenden olan yakınların boğulmaktan kurtulmuşlardır.

Yüce Allah'ın bu sert cevabı üzerine Hz. Nuh, kendisi gibi mü'min bir kuldan bekleneceği gibi, ürperiyor, titremeye başlıyor. "Acaba Rabbime karşı bir kusurum mu oldu?" endişesine kapılıyor.' Bu endişe ile Rabbine dönüyor, O'nun dergâhına sığınarak affını ve merhametini diliyor.) Okuyoruz:

47- Nuh dedi ki; "İçyüzünü bilmediğim bir şeyi yapmanı istemekten sana sığınırım. Eğer sen beni affetmez, bana merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum."

(Bunun üzerine yüce Allah'ın rahmeti Hz. Nuh'un imdadına yetişerek kalbine huzur serpti; kendisine ve soyundan gelecek olan iyi kullara bereket ve mutluluk yağdırdı.Böylelikle nuh hatasını anladı. Ve oğlunun gerçekten allahındüşmanı olduğunu anlayınca tevbeye yöneldi. ve allahın emri ile oğluna olan sevgisi nefrete dönüştü )

NİSA-144- Ey müminler, sakın müminleri bırakıp kafirleri dost edinmeyiniz. Yoksa Allah'a, aleyhinize işleyecek açık bir delil mi vermek istiyorsunuz?

ALİ İMRAN-28- Müminler, müminleri bırakarak kafirleri dost edinmesinler. Kim böyle yaparsa artık Allah ile arasında hiçbir ilişki kalmaz. Yalnız, kafirlerin size yönelik tehlikelerinden korunabilirsiniz. Allah sizi kendinden korkmaya çağırıyor. Dönüş Allah'adır.

TEVBE-23- Ey müminler, eğer babalarınız ve kardeşleriniz kâfirliği, müminliğe tercih ediyorlarsa sakın onları dost, yandaş edinmeyiniz. Kimler böylelerini dost edinirlerse onlar zalimlerin ta kendileridirler  

("Ey müminler, eğer babalarınız ve kardeşleriniz kâfirliği, müminliğe tercih ediyorlarsa sakın onları dost, yandaş edinmeyiniz."

Böylece kalp ve inanç bağı kopuk olunca kan ve soy bağları da kopuyor. Yüce Allah'da birleşen yakınlığın dostluğu geçerli olmayınca aile birliğinden kaynaklanan yakınlığın dostluğu da geçerliliğini yitiriyor. Demek ki, öncelikli dostluk yüce Allah'a yöneliktir. Bütün insanlık bu ortak dostlukta kaynaşır. Bu dostluk olmayınca ondan sonra başka dostluk kalmaz. İp kesilmiştir, halka kopmuştur. Okuyoruz:

"Kim böylelerini dost edinirse onlar zalimlerin ta kendileridir."

Buradaki "zalimler" "müşrikler" anlamındadır. Demek ki, kâfirliği müminliğe tercih eden aile bireyleri ve akrabalarla dostluk ilişkileri sürdürmek, imanla bağdaşmaz bir müşrikliktir.)

TEVBE-73- Ey peygamber, kâfirlerle ve münafıklarla savaş, onlara karşı sert ol, onların varacakları yer cehennemdir, orası ne kötü bir varılacak yerdir.

MERYEM-41- Bu kitapta İbrahim hakkında anlattıklarımızı da hatırla. O son derece doğru sözlü ve dürüst bir peygamberdi.

42- Hani babasına dedi ki; "Ey babacığım, niye işitemeyen, göremeyen ve sana hiçbir yararı olmayan putlara tapıyorsun."

43-Babacığım, sana ulaşmayan bir ilim, geldi bana, ne olur bana tabi ol da seni dümdüz bir yola çıkarayım.

44- "Ey babacığım, sakın şeytana kul olma; çünkü o, rahmeti bol olan Allah'a baş kaldırmıştın"

45- "Ey babacığım, senin Allah'dan gelecek bir azaba çarptırılarak şeytanın dostu olacağından korkuyorum
46- Babası, ona "Ey İbrahim, sen benim taptığım tanrılara sat mı çeviriyorsun? Eğer bu tutumundan vazgeçmezsen seni taşa tutarak öldürürüm, uzun bir süre yanımdan uzaklaş" dedi.  

("Eğer bu tutumundan vazgeçmezsen seni taşa tutarak öldürürüm."

Eğer sağ kalmak, canını kurtarmak istiyorsan yüzüme görünme, uzun bir süre yanımdan uzaklaş.

"Uzun bir süre yanımdan uzaklaş."bu babasının bir önerisi idi ki, zaten ibrahim as belli bir müddet sonra allahın emri ile ondan ve onlardan uzaklaşacaktı.

İşte adam yukardaki terbiyeli ve nazik sözlere, böylesine kabaca bir karşılık veriyor, kendisine yöneltilen doğru yola gelme çağrısını bu kadar sert bir küstahlıkla reddediyor. İmanın eğittiği, olgunlaştırdığı kalp ile kâfirliğin kararttığı kalp arasındaki, iman ile küfür arasındaki ilişki hep böyle olmuştur.

Tatlı huylu Hz. İbrahim, bu kabalık karşısında kızmıyor, öfkelenmiyor. Babasına yönelik iyilikseverliğini, yapıcı duygusunu yitirmiyor, terbiyesini bozmuyor.)


TEVBE -114- İbrahim'in babası için af dilemesi, ona bu yolda söz verdiği içindi. Fakat babasının bir Allah düşmanı olduğunu kesinlikle anlayınca, onunla ilişkisini kesti. İbrahim gerçekten çok duygulu ve yumuşak kalpli idi.( artık ona karşı saygısı ve sevgisi bitti )

HUD-113- Sakın zalimlere eğilim, yakınlık göstermeyiniz. Yoksa cehennem ateşi yakalar sizi; Allah'dan başka bir dostunuz, bir dayanağınız yoktur. O zaman O'nun yardımını göremezsiniz

ENAM-68- Ayetlerimiz hakkında uygunsuz sözlere (asılsız lâf ebeliğine ) dalanları gördüğünde (bu adamlar) başka bir söze geçinceye kadar yanlarından uzaklaş. Eğer şeytan sana yanlarından kalkmayı unutturursa, hatırladıktan sonra sakın o zalimler ile birlikte oturma
(bir başka ayette de NİSA 140 da sakın onlarla oturmaya ve sohbetlerini dinlemeye devam etmeyin. Yoksa onlar gibi olursunuz diye de bir ikaz , ihtar ve çok önemli bir tehdidi var. )  

MÜCADELE-22- Allah'a ve ahiret gününe inanan bir kavmin; babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa Allah'a ve Peygamberine düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin. Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedi kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş onlarda O'ndan razı olmuşlardır. İşte onlar Allah'ın taraftarlarıdır. Muhakkak ki başarıya ulaşacak olanlar, Allah'ın taraftarlarıdır.

(Allah'ın taraftarları ile şeytanın taraftarları arasındaki en belirgin farktır. Belirginlik kazanan safların kesin hatlarla ayrılmasıdır. Her çeşit engelin ve her tür bağın ortadan kaldırılarak tek kulpa, tek bağa bağlanmasıdır.

"Allah'a ve ahiret gününe inanan bir kavmin Allah'a ve Peygamberine düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin: '

Çünkü yüce Allah bir insana iki kalp vermemiştir. Ve bir insan bir kalpte iki zıt sevgiyi yerleştiremez. Hem Allah ve Peygamber sevgisi hem de Allah a ve Peygamberine düşman olanların sevgisi... Bu kalp ya imanlı olacaktır ya da imansız! Bunların her ikisini birleştirmek ise mümkün değil.

"İsterse babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları olsun farketmez."

Kan ve yakınlık bağları iman bağı ile çeliştiklerinde kopuverirler. . Aralarında mücadele, sürtüşme, düşmanlık ve savaş varsa bu durumda tek olan kulpla ve tek olan bağla ilgisi olmayan bütün bağlar kopar. Nitekim Ebu Ubeyde Bedir savaşında babasını öldürmüştü. Ebu Bekir Sıddık oğlu Abdurrahman'ı öldürmeye kalkışmıştı. Mus'ab bin Umeyr kardeşi Ubeyd bin Umeyr'i öldürmüştü. Hz. Ömer, Hz. Hamza, Hz. Ali, Ubeyde ve Haris yakınlarını ve akrabalarını öldürmüşlerdi. Kan ve yakınlık bağlarından soyutlanarak din ve inanç bağına sarılmışlardı. İşte bu Allah'ın ölçüsünde bağların ve değerlerin yükselebileceği en yüksek noktaydı.

. "İşte Allah'ın kalplerine imanı kazıdığı kimseler bunlardır."

İman Allah'ın eliyle onların kalplerine yerleştirilmiş Rahman'ın sağ eliyle gönüllerine yazılmıştır. Artık bu imanın silinmesi ve çözülmesinden söz edilemez. Körelmesi ve kapanması yoktur onun!"Ve onları katından bir ruh ile desteklemiştir."Onların bu kadar keskin bir iradeye ulaşmaları ancak Allah'tan bir ruh ile mümkün olabilir. Kalplerinin bu nur ile aydınlanması, onların güç ve ışık kaynağı olan ve onları gücün ve ışığın kaynağına kavuşturan bu ruh ile ancak mümkündü."Onları altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır. Onlar orada ebedi kalacaklardır: 'Dünyada her türlü bağdan ve her türlü ilişkiden soyutlanmalarının, dünyanın geçici her şeyini kalplerinden söküp atmalarının karşılığı olarak."Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan."Apaydınlık, huzur ve rahat veren bu tablo müminlerin halini yüksek ve üstün bir konumda, sevinç ve hoşnutluğun egemen olduğu bir havada canlandırıyor. Rabbleri onlardan razı, onlar da Rabblerinden razıdır. Herşeyden kopmuşlar, kendilerini ona bağlamışlar. O da onları himayesine kabul etmiş, cennetlerinde onlara geniş imkanlar sağlamış ve onlardan razı olduğunu kendilerine hissettirmiştir. Böylece onlar da hoşnut olmuşlardır. İçleri bu yakınlık ile huzura kavuşmuş, sevince boğulmuş ve doyuma ulaşmıştır."İşte bunlar Allah taraftarlarıdır."

Allah'ın cemaatıdır onlar. Allah'ın sancağı altında toplanmışlardır. O'nun önderliği ile hareket ederler. O'nun yolunda yürürler. O'nun sistemini gerçekleştirirler. O'nun yeryüzündeki kazasını ve kaderini gerçekleştirmek için çalışırlar. Onlar da Allah'ın kaderinden biridirler. Çünkü;"Hiç şüphesiz Allah taraftarları kurtulanların kendileridir." Allah'ın seçkin yardımcıları kurtulamayacak da kim kurtulacak?

Böylece insanlık iki ayrı gruba ayrılmaktadır: Allah taraftarları ve şeytan taraftarları. Bütün insanlar iki ayrı sancak altında toplanmaktadır: Hak sancağı ve batıl sancağı. Buna göre insan, ya Allah taraftarı olup hak sancağı altındadır. Ya da şeytan taraftarı olup batıl sancağı altındadır. Bunlar iki ayrı çizgi, iki ayrı gruptur. Öyle kesin hatlarla birbirinden ayrılmışlardır ki, asla barışmazlar ve asla esneklik göstermezler!

Akrabalık ve hısımlık yok. Aile ve yakınlık yok, vatan ve millet yok, tutkunluk ve ulusculuk yok, sadece akide... Yalnız ve yalnız akide. Kim Allah taraftarlarına katılır, hak sancağı altında durursa, o ve bu sancağın altında duran herkes Allah yolunda kardeştir. Renkleri farklı, vatanları farklı, milletleri farklı, aileleri farklıdır. Allah taraftarlarını oluşturan temel bağları ayrıdır. Burada bütün farklılıklar bir olan Allah'ın sancağı altında erir gider. Kim de şeytanın egemenliğine girer. Batıl sancağının altında yer alırsa artık hiçbir bağ onu Allah taraftarlarına bağlayamaz. Ne ülke, ne ırk, ne vatan ne renk, ne soy bağı ne akrabalık ne hısımlık... Bütün bu bağları ayakta tutan baştaki bağ kopmuş olur. Onun kopması ile diğer bağların tümü de kendiliğinden çözülür.

Bu ayet-i kerime de müslüman topluluk içinde kan bağlarını, yakınlık, dostluk ve çıkarını gözetenlerin bulunduğu, onların içindeki hastalıklar tedavi edilmekle birlikte imanın ölçüsü bu kadar kesin bir biçimde ve tamamen ayrı bir şekilde ortaya konmaktadır. Aynı zamanda müslüman topluluk içinde kendilerini Allah'a adayan, samimi bir şekilde O'na bağlanan ve burada dikkat çekilen makama yükselen bir kesimin de bulunduğu ifade edilmektedi

İslam ümmetini bu kadar güzel bir biçimde koruyup-gözeten Allah'a bu ümmetin bağlanması, bu korumanın en doğal karşılığıdır. Allah'ın taraftarları ile şeytan taraftarlarının kesin hatlarla ayrılması doğaldı. Yüce Allah'ın evrensel görevi için seçtiği ve bu konuda görevlendiği ümmete bundan başkası yakışmazdı zda )

FETİH-29- Muhammed Allah'ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar, kafirlere karşı şiddetli kendi aralarında merhametlidirler. Onların, rüku ve secde ederek Allah'ın lütuf ve rızasını aradıklarını görürsün. Yüzlerinde secdelerin izinden nişanları vardır. Onların, Tevrat'taki vasıfları ve İncil'deki vasıfları da şöyledir: Filizini çıkarmış onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ekincilerin hoşuna giden ekin gibidirler. Allah böylece bunları çoğaltıp kuvvetlendirmekle inkarcıları öfkelendirir. Allah, inanıp yararlı işler yapanlara mağfiret ve büyük mükafat va'detmiştir  

(onlar kafirlere destek vermezler, destek konusunda ,yardım konusunda onlara serttirler. zekat ve sadakalarını onlara vermezler. Onların onlara bakışlarında bile sertlik vardır. onların yüzlerinde onlara karşı tebessüm göremezsin.Nefret dolu bakışları vardır.onlara hiç bir zaman şefkatli değillerdir.onlara hiç yüz vermezler . Bütün bunlar kafirlerin allahın düşmanı olmaları nedeni iledir. Evet,onlara allah düşmanı olmaları nedeniyle kalblerinde kızgınlık vardır.ve onlara karşı bu nedenlerden dolayı saygı göstermezler ve onlara karşı saygı da duymazlar.

Evet onların şerefli kılındıkları apaçıktır. Çünkü yüce Allah daha birinci ayette onları "Kafirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler" şeklinde bir çizgi ile kaydetmektedir. Aralarında babaları, kardeşleri, dostları ve yakınları olmasına rağmen onlar kafirlere karşı çetindirler. Çünkü onlar bütün bu yakınlık bağlarını küfür nedeni ile koparmışlardır. Kendi aralarında merhametlidirler. Çünkü sadece din kardeşidirler. O halde çetinlik Allah içindir. Merhamet de Allah içindir. Bağlılıklar inançları içindir. Hoşgörü inanç uğrunadır. Ruhlarında kendileri için hiçbir şey ve kendilerinde de ruhları payına hiçbir şey yoktur. Davranış ve ilişkilerinde olduğu gibi, duygu ve düşüncelerini de yalnız ve yalnız inanç esası üzerine oturturlar. İnançlarına düşman olanlara çetin davranırlarken, inanç kardeşlerine (din kardeşlerine) karşı yumuşak hareket ederler. Onlar, bencillikten (egoizmden) heveslerine uymaktan, Allah'tan ve kendilerini yüce Allah'a bağlayan bağdan başka şeyler için tepki ve heyecan duymaktan tamamen arınmış sıyrılmışlardır.)

MAİDE-57- Ey müminler, sakın sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlardan ve kafirlerden dininizi alaya alanları, eğlence konusu yapanları dost edinmeyiniz. Eğer gerçekten mümin iseniz, Allah'tan korkunuz.
Eğer böyle yapmazsak, onları dost bilir, onlarla dostluk yaparsak, gerçek mümin olamayacağımız, bu davranıştan allahtan korkmamız gerektiğini, bu ayet gereği kesin kes anlayabiliyoruz.

O halde inkarcı kafirleri neden dost edinemeyeceğimizi de kuranı hakim yazmış , bakın

ALİ İMRAN-118- Ey müminler, kendinizden başkasını sırdaş ve dost edinmeyiniz. Olanca güçleri ile size zarar dokundurmaya, dirliğinizi bozmaya çalışırlar, karşılaştığınız her sıkıntı onları sevindirir. Gerçi kinleri ağızlarından taşmıştır ama kalplerinde saklı tuttukları kin daha büyüktür. Eğer düşünecek olursanız size ayetlerimizi açık açık anlattık.

119- İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz, oysa onlar sizi sevmezler; bir de kitabın tümüne inanırsınız. Onlar sizinle karşılaştıklarında 'inandık' derler fakat kendi başlarına kaldıkları zaman size duydukları öfke yüzünden parmak uçlarını ısırırlar. De ki; `Öfkenizden ölün (çatlayın). Hiç şüphesiz Allah kalplerin içini dışını bilir.'

120- Eğer size bir iyilik dokunacak olsa bu onları üzer. Eğer başınıza bir kötülük gelse bu yüzden sevinirler. Eğer sabreder ve Allah'tan korkarsanız, onların hilesi size hiçbir zarar veremez. Hiç şüphesiz Allah'ın bilgisi onların yaptıklarını kuşatmıştır.

MÜCADELE-14- Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.

15- Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey çok kötüdür.

MAİDE-54- Ey müminler, içinizden kim dininden dönerse bilsin ki, yakında Al!ah öyle bir grup ortaya çıkaracak ki, Allah onları sevdiği gibi onlar da O'nu severler, bunlar müminlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı onurlu ve güçlü davranırlar,( Onlara yüz vermez ve onlara serttirler ) Allah yolunda cihad ederler, hiç kimsenin yergisinden ve kınamasından çekinmezler. Bu Allah'ın bağışıdır, onu dilediğine verir. Allah'ın lütfu geniştir, O herşeyi bilir.

55- Sizin dostunuz ancak Allah, O'nun peygamberi ve namaz kılan, zekat veren rükua varan müminlerdir.

56- kim Allah'ı, Peygamberi ve müminleri dost edinirse bilsin ki, galip gelecek olanlar, yalnız Allah'ın tarafını tutanların grubudur.  (İman eden kimselerden dinden dönenlere burada, bu şekilde ve bu bağlamda yöneltilen tehdit, yahudiler ve hristiyanlarla dostluk ile İslâm'dan dönmek arasında bir bağlantı olduğunu gösteriyor. Daha önce, onları dost edinen bir kimsenin, müslüman toplumdan kopup, onlardan biri haline geleceğinin belirtilmiş olması da bunu doğruluyor: "Sizden kim onları dost edinirse o, onlardan olur." Buna göre, ayetlerin akışı içerisinde ikinci çağrı, birinci çağrıyı vurgulamakta ve kesinleştirmektedir. Yine aynı şekilde üçüncü çağrıda da aynı olguya değiniliyor. Burada kafirler ile ehl-i kitap aynı kategoriye sokularak, onlarla dost olunması yasaklanıyor. Ehl-i kitabla dostluk, kafirlerle dostlukla aynı bağlamda değerlendiriliyor. İslâm'ın ehl-i kitab ile kafirleri onlara karşı yapılması gereken muamele bakımından farklı değerlendirmesinin, dostluk meselesiyle bir ilintisi yoktur. Ehl-i kitab ile kafirler arasındaki söz konusu farklılık, dostluk bağlamında değil, daha başka meselelerdedir.)

ARAF-196- "Benim dostum, koruyucum Kitab'ı (Kur'an-ı indiren Allah'tır. O iyileri dost edinir, koruması altında tutar. "

MÜMTEHİNE-13- Ey iman edenler, Allah'ın gazabına uğrayan bir topluluğu dost edinmeyin. Çünkü bunlar kafirlerin mezardakilerden ümitlerini kestikleri gibi ahiretten ümitlerini kesmişlerdir.

Bu çağrı inananlara iman adıyla yöneltilen bir çağrıdır. Onları diğer topluluklardan ayıran sıfatlarıyla kendilerine seslenmektedir. Çünkü onları Allah'a bağlayan ve Allah'ın düşmanlarından ayıran onların bu sıfatlarıdır.

Bazı rivayetlerde Allah'ın gazabına uğrayan topluluğun yahudiler olduğu ifade edilmiştir. Çünkü Kur'an-ı Kerim'de birçok yerde bu sıfat onlar için kullanılmıştır. Ne varki, bu hükmün genelliğine hem yahudiler hem de bu surede sözü edilen müşrikleri ve Allah'ın tüm düşmanlarını kapsamına almaktadır. Onların hepsi Allah'ın düşmanıdır. Ve hepsi Allah'ın gazabına uğramıştır. Hepsi ahiretten ümitlerini kesmiştir. Ahirete ilişkin hiçbir umutları yoktur. Kafirler ölülerden, mezardakilerden umutlarını kestikleri gibi ahiretten hiçbir şey beklemezler. Çünkü kafirler ölümle herşeyin bittiğine inanırlar. Ölümden sonra dirilmeye ve hesaba çekilmeye inanmazlar.

SON SÖZ: Saygı ve saygı duymak, sevgiden gelir. Sevginiz varsa saygı duyarsınız. Sevginiz yoksa saygınız olmaz. niçin olsun ki ?Allahıı tanımayan, allahı sevmeyen, bir topluluğu veya bir kişiyi siz sevemezsiniz, sevmeyeceksiniz de , Hem de allah için sevmeyeceksiniz, buğz edip, ondan uzaklaşacaksınız. Çünkü, onlar allahı hiç sevmediler ve hiçte saygı göstermediler ve üstelik inkar da etmişken ve allah ta onları  hiç sevmediği kullardır ki, biz allahın sevdiğini seveceğiz, Allah saygı gösterene saygı göstereceğiz. Allahın sevmediğini  sevmeyip, ondan uzaklaşacağız. Çünkü, onlar allahın hiç sevmediği kullardır ki, allahın sevdiğini seveceğiz, sevmediğini  sevmeyip, ondan uzak duracağız. Onlarla içli dışlı samimi ilişkiler içinde olmayacağız. Hatta ana ve babmız bile olsa onlar kafir iseler,Onları kendimize sırdaş ve dost edinmeyeceğiz. Fakat onlarla da kavga da etmeyeceğiz ve iyi geçinmeye çalışacağız

Fakat, olara saygı duymayacağız, saygı göstermeyeceğiz, derken şu önemli hususu gözardı edemeyiz. Onların kişisel haklarını çiğnemeyeceğiz, onlara eziyet edip, haksızlık yapmayacağız, onlara kötü söz söyleyip, onların da bize kötü söz söylemelerine tahrikte bulunmayacağız. Onlarla dikkatli olmak şartı ile her türlü alışverişte bulunabiliriz.

Eğer, iman etmemiş olan topluluk veya kişi eğer, bize savaş açmamış, dinimizi kötülememiş ise onlarla iyi geçinebilir, hatta onlara iyilik bile yapabiliriz. İşte ancak saygımız bu gibi kişilere olabilir , fakat allaha iman etmedikleri müddetçe onları yine de dost edinemeyiz.  Çünkü..İşte ayetler

MAİDE-55- Sizin dostunuz ancak Allah, O'nun peygamberi ve namaz kılan, zekat veren rükua varan müminlerdir.  

MÜMTEHİNE-8. İnancınızdan dolayı size karşı savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan sürmeyen [inkarcılara] gelince, Allah onlara iyilik yapmanızı, nezaketle ve adaletle davranmanızı yasaklamaz:  çünkü Allah adil davrananları sever.

( "Allah... yasaklamaz" ifadesi, bu bağlamda, olumlu bir tavsiyeye işaret eder . Bu düşmanlık ve saldırının olmadığı zamanlarda ise iyiliği hak edenlere iyiliğin yapılabileceğini, ilişkilerde ise dürüstlüğün ve adaletin ilke olacağını belirtiyor)

MÜMTEHİNE-9 Allah, yalnızca, inanc[ınız]dan dolayı size karşı savaşan ve sizi anayurdunuzdan süren veya [başkalarının] sizi sürmesine yardım edenlere dostlukla yaklaşmanızı yasaklar; ve [içinizden] onlara dostluk gösterenlere gelince, gerçek zalimler işte onlardır  


_________________
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: maxpayna - 05 Eylül 2007, 05:53:29 ÖS 17


sayın abdulhamit metin çok uzun geldi ben direk başlığa fikirmi belirteyim;

saygı duymak ile dost olmak farklı kavramlardır. inkarcı bir insan elbette dost olmaz. ama bu ona saygı duymayacağımız anlamına gelmemelidir.
ayrıca kurandaki ilgili ayetlerdeki dost olmak kavramını velisi olmak sahibi, yöneticis olmak anlamında tefsir edenler de vardır. bu açından da bakmanızı öneririm...

eğer inançlarımıza saldırmıyor ve saygı duyuyor ise ve herkes kendi inancını yaşıyor ise bu inkarcı ile saygı çerçevesinde diyalog kurulabilir. ama bu saygı onun kişiliğinedir inançlarına değildir. burada altını çizmekte fayda var inançlarına saygı duymuyorum derken dinine saldırmak ya da dini yaşamını engellemek anlamında değil, bilakis inanç dünyasında ve yaşamında ona müdahalee etmez iken onun inançlarını saygı değer konuma yüceltmemeyi vurguluyorum. zira bizim inancımıza göre onun inançları batıldır haramdır bu nedenle saygı değer değildir.

Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: berfin - 07 Eylül 2007, 07:20:26 ÖS 19
Alıntı
sayın abdulhamit metin çok uzun geldi ben direk başlığa fikirmi belirteyim;
???

prensib olarak kendi adima belirtmek gerekirse ben saygi duyarim... ve belki bir noktaya kadar yardimci olmak adina uzak da durmam.... ve inkarini onlemeye calisirim elimden geldigince...   
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: serender - 09 Eylül 2007, 11:13:35 ÖS 23
saygıyı biraz deruni anlamlandırırım..bu nedenle kabul etmediğime saygı duymam!
bu hoşgörüsüz olduğum anlamına gelmez elbette
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: maxpayna - 10 Eylül 2007, 04:56:53 ÖS 16


Alıntı
serender
 kabul etmediğime saygı duymam!bu hoşgörüsüz olduğum anlamına gelmez elbette

saygı duymak ile hoşgörü kavramları arasında fark varmıdır pekiyi ? ya da nereye kadar saygı(ya da hoşgörü)  nerede başlar nerede biter ?

bu konuda neler söylemek istersiniz ?.........
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: serender - 10 Eylül 2007, 09:06:22 ÖS 21
bana göre;
saygıyla hoşgörü arasında fark vardır elbette
şöyle; çocuk güya iyilik yapmak için yeni aldığınız arabanıza çiviyle çiçek çizer  >:( çok kötü dimi:)
ama çocuğun mantık dairesinde düşünecek olursak güzeldir ...kendine göre bir resim hediye etmiştir..
biz bu durumu hoşgörüyle karşılarız..(karşılamalıyız)

hutbede hoca (sevdiğimiz, beğendiğimiz) güzeel bir tefsir işlemekte..her cümlesiyle sizin inandığınız değerlerle örtüşmektedir..
işte o hoca efendiyede saygı duyarız..

aslında bizim saygı duyduğumuz şey hoca efendi değil inandığımız değerlerdir..
ayrıca bilirsiniz ki ibadet kavramı arapçadır..
kim olursa olsun ibadeti açıklarken/tercüme ederken illakide saygı kelimesinden yararlanmaktadır...bu nedenle saygı içten kabul ettiğimiz bir değere duyulur.
hoşgörüde kabul etmeyiz fakat kişinin kapasite,vs. (onun ilke ve inançlarını belirleyen faktörleri) dikkate alır ne yapalım deriz..ki bunu adıda hoşgörüdür.

saygı nerede biter?
-inandığım değerlerin dışına çıkmasıyla saygı biter.
hoşgörü nerede biter?
-can-mal-namus-din-haysiyet..vs. değerlerimi ihlal ettiğinde/veya zarar verme teşebbüsünde bulunduğunda, hoşgörü biter!...
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: esedullahmurat - 10 Eylül 2007, 09:16:12 ÖS 21
allah razı olsun serender çok güzel yorumlamışsınız
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: serender - 10 Eylül 2007, 09:20:00 ÖS 21
eyvallah ..ecmağın inş.
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: maxpayna - 11 Eylül 2007, 12:33:49 ÖÖ 00
sayın serender o zaman

gayri müslimin şahsına saygı duyulur inancı hoşgörülür denilebilir mi ?
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: bbetull - 11 Eylül 2007, 11:15:53 ÖÖ 11

“Allah’tan başka taptıklarına sövmeyin ki onlar da cahillik edip düşmanlıkla sizin Allah’ınıza sövmesinler.” (En’am 108)
Onları kendi fikirleri ve davranışları ile kabul edebiliriz.Fakat saygınlığı olmayan bir şeye saygı gösterilmez.Ancak o hali ile  kabul edilebilir.Saygı duymamak ya da hoş görmemek saygısızlık yapmak anlamına gelmez ki.İman etmeyenin, cahilin düşüncesne saygım ve bunun fiiliyata geçmiş haline hoşgörüm yoktur.
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: serender - 11 Eylül 2007, 08:40:52 ÖS 20
maxpayna kişisel olarak tesbit ettiğim bir tecrübe bu diyeyim artık..

saygı derunidir ...içten kabul ettiğimiz bir şeye-bu şey müslümanlarda "kutsal"ı ifade eder-saygı duyulur..tazim,hürmet, saygı akraba kelimeler..
fakat bir inançsızın haksızlığa uğratılması gibi çok özel hallerde de zannımca saygı duyulur zira bizde "hak" kutsaldır...
betül anlayamadım biraz.. :osaygı ve hoşgörü tanımlarımız farklı sanırım :(
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: maxpayna - 11 Eylül 2007, 08:59:54 ÖS 20
bir gayri müslime müslümanlarla sulh halinde iken inançlarına değil kişiliğine saygı duyulamaz mı

insan olduğu için insanlığına(inancına değil)  saygı(değer) duymak uygun olmaz mı ?
sonuçda islam insana değer vermez mi ? saygı duymadan nasıl yaklaşılıp islamı sunabiliriz ?
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: serender - 11 Eylül 2007, 09:21:26 ÖS 21
ben kaçtım :)
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 10 Ekim 2007, 06:17:02 ÖS 18
Alıntı
ben kaçtım

Ben buradayım

Alıntı
Maxpayna
bir gayri müslime müslümanlarla sulh halinde iken inançlarına değil kişiliğine saygı duyulamaz mı

İnançla, kişilik aynı yönde birbirleriyle çatışır ki, inancınızla öyle bir yere gelirsiniz ki, artık siz insan bile değilsiniz , hatta hayvan bile ( Bakınız önceki verdiğim ilgili ayetler )
Konu detaylı incelenmiş ve kuran ayetleri ile açıklanmış iken.
Daha neyin tartışılması yapılır ,anlayamam.
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: maxpayna - 11 Ekim 2007, 12:19:38 ÖÖ 00
Alıntı
abdulhamit
Konu detaylı incelenmiş ve kuran ayetleri ile açıklanmış iken.
Daha neyin tartışılması yapılır ,anlayamam.

 :-\
1- ne yani konuşmayalım mı o zaman ?
2- siz açıklayınca bize fikir belirtmek düşmüyor mu ?
3- tartışmak abes ise forumda bulunmak da abes değil mi ?
4- anlayamamış olabilirsiniz bırakın bari anlayan konuşsun !!!
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 11 Ekim 2007, 01:23:53 ÖS 13
Alıntı
1- ne yani konuşmayalım mı o zaman ?
2- siz açıklayınca bize fikir belirtmek düşmüyor mu ?
3- tartışmak abes ise forumda bulunmak da abes değil mi ?
4- anlayamamış olabilirsiniz bırakın bari anlayan konuşsun


siz böyle miydiniz ? Siz böyle cümleler kurar mıydınız ? siz böyle olmazsınız, Çünkü, size ancak, kibar ve nazik uslub yakışır.
size yakıştıramadığım bu uslubunuzu kınıyor, siz böyle olmamalıydınız ,diyordum.

İŞTE SİZE CEVAPLAR

Lütfen ne demek istediğimi, ne mesaj vermek istediğimi daha aklı selim hal ile düşününüz. İthamlarınızı ona göre yapınız.

Ben kimseyi fikir belirtmesin demedim. Fikir belirtmek isteyenler kuran ayetlerini delil göstererek belirtsin.

Ne konuşmayalım mı o zaman ? Konuş konuş istediğin kadar konuş yalnız kuran ayetlerini  ile konuş, kuran ayetlerini delil gösterek konuş.

Ben neyi açıklamışım, açıkladığım tüm ayet ve konular tefsir kitaplarına uygun aksini savunan varsa buyrun yeniden tartışalım

Ben bu kadar ayeti ve açıklamaları kurana hizmet olsun ve anlamayanlar anlasın diye yazdım . Hem de inceden inceye, tefsirleri de araştıraraktan , bununla beraber hala anlayamamış olan biri varsa o da siz değil ,benimdir herhalde değil mi ?
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 11 Ekim 2007, 07:57:20 ÖS 19
KONU İLE YAZDIĞIM SON SÖZ AYNI ZAMANDA KONUNUN ÖZETİ NİTELİĞİNDEDİR

Alıntı
Maxpayna
bir gayri müslime müslümanlarla sulh halinde iken inançlarına değil kişiliğine saygı duyulamaz mı

 İster Gayri müslüm değil isterse kafir olsunlar, Önemli şart şudur. Eğer ,sulh halinde ve müslümanlara herhangi bir zarar vermiyor inançlarımızla alay etmiyor bize sözlü ve fiili saldırıda bulunmuyorlarsa, bize iyi davranıyor ve bize iyiliklerde bulunuyorlarsa onların bu davranışlarına  neden saygı duyulmasın. Ama bu saygı nasıl olacak ?

İşte sizinle mutabık olacağımızı sandığım ayetler ve son yazım

SON SÖZ: Saygı ve saygı duymak, sevgiden gelir. İçinizde Sevginiz varsa saygı duyarsınız. Sevginiz yoksa saygınız olmaz. Niçin olsun ki ? Allahıı tanımayan, allahı sevmeyen, bir topluluğu veya bir kişiyi siz sevemezsiniz, sevmeyeceksiniz de , Hem de allah için sevmeyeceksiniz, buğz edip, ondan uzaklaşacaksınız.

Çünkü, onlar allahı hiç sevmediler ve hiçte saygı göstermediler ve üstelik inkar da etmişken ve  Allah ta onların yaptıkları tüm iyilikleri boşa çıkarmış, onları  hiç sevmemiş iken, biz mi onları sevip, saygı duyacağız? Biz ancak allahın sevdiğini seveceğiz, Allaha saygı gösterene saygı göstereceğiz. Allahın sevmediğini  sevmeyip, ondan uzaklaşacağız. Onlarla içli dışlı samimi ilişkiler içinde olmayacağız. Hatta ana ve babamız bile olsa onlar inkarcı kafir iseler, Onları kendimize sırdaş ve dost edinmeyeceğiz. Bunların hepsi Allahımızın bize olan emirleridir ve bizden istedikleridir, İşte bu konuda bize allahımız  hz ibrahimi ve onun beraberindekileri en güzel örnek gösteriyor. Onlar da yurtlarından allah için hicret etmişlerdi.

Mümtehine-4- İbrahim'den ve onunla beraber olanlarda, sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine demişlerdi ki, "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. SİZ BİR TEK ALLAHA İNANINCAYA KADAR SİZİNLE BİZİM ARAMIZDA SÜREKLİ BİR DÜŞMANLIK VE NEFRET BELİRMİŞTİR demişlerdi. Yalnız, İbrahim'in babasına: "Andolsun ki, senin için mağfiret dileyeceğim, fakat sana Allah'tan gelecek herhangi birşeyi savmaya gücüm yetmez"sözü bu örneğin dışındadır. Ey inananlar deyin ki: "Rabbimiz, sana güvendik, sana yöneldik, dönüşümüz sanadır.

"Bazı müslümanlar Hz. İbrahim'in müşrik olan babası için dua etmesini kendi bastırılmış duyguları ve kendilerini müşrik olan yakınlarına bağlayan hislerini dile getirdiğini söylerler.
 
Hz. İbrahim bu sözü babasının şirk üzere ısrar ettiğine kesin kanaat getirmeden önce söylemişti. Bunu söylerken onun inanacağını umuyor, iman edeceğini ümit ediyordu: "Babasının bir Allah düşmanı olduğunu kesinlikle anlayınca onunla ilişkisini kesti." (Tevbe suresi, 114) Nitekim başka bir surede bu konu izah edilmektedir.
.
 Fakat onlarla da kavga edip, haksızlık etmeyeceğiz ve iyi geçinmeye çalışacağız.

Fakat, onlara saygı duymayacağız, saygı göstermeyeceğiz, derken şu önemli hususu gözardı edemeyiz. Mümtehine suresinde bu konuyla ilgili açık ve net ayet vardır.

Onların kişisel haklarını çiğnemeyeceğiz, onlara eziyet edip, haksızlık etmeyeceğiz, onlara kötü söz söyleyip, onların da bize kötü söz söylemelerine tahrikte bulunmayacağız. Onlarla dikkatli olmak şartı ile her türlü alışverişte bulunabiliriz.

 Eğer, iman etmemiş olan topluluk veya kişi eğer, bize savaş açmamış, dinimizi kötülememiş ve bize iyi davranıyor ve iyiliklerde bulununyorlarsa onların bu davranışlarına saygı duyabilir, onlarla iyi geçinebilir, hatta onlara iyilik bile yapabiliriz. İşte ancak saygımız bu gibi kişilere olabilir , fakat allaha iman etmedikleri müddetçe  yine de onları dost edinemeyiz.  Çünkü..İşte açık açık, apaçık ayetler

MAİDE-55- Sizin dostunuz ancak Allah, O'nun peygamberi ve namaz kılan, zekat veren rükua varan müminlerdir.

MÜMTEHİNE-8. İnancınızdan dolayı size karşı savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan sürmeyen [inkarcılara] gelince, Allah onlara  iyilik yapmanızı, nezaketle ve adaletle davranmanızı yasaklamaz:  çünkü Allah adil davrananları sever.

( "Allah... yasaklamaz" ifadesi, bu bağlamda, olumlu bir tavsiyeye işaret eder . Bu düşmanlık ve saldırının olmadığı zamanlarda ise iyiliği hak edenlere iyiliğin yapılabileceğini, ilişkilerde ise dürüstlüğün ve adaletin ilke olacağını belirtiyor)

MÜMTEHİNE-9 Allah, yalnızca, inancınızdan dolayı size karşı savaşan ve sizi anayurdunuzdan süren veya [başkalarının] sizi sürmesine yardım edenlere dostlukla yaklaşmanızı yasaklar; ve (içinizden) onlara dostluk gösterenlere gelince, gerçek zalimler işte onlardır  
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: eliflamra - 11 Ekim 2007, 08:27:44 ÖS 20
isterseniz konuyu biraz somut örnekler üzerinden konuşalım Qaniye saygınız var mıydı yok muydu? varsa sevgide mi var yoksa sadece hoşgörü mü?
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 11 Ekim 2007, 08:35:01 ÖS 20
Çok değerli eliflamra, sanırım 3 bölümden ve tamamıyla kuran ayetlerinin açıklaması ile oluşan ilk bölüm yazımı okumadınız galiba !
İşte alıntı yazılarım

Alıntı
Allaha ve ayetlerine inanmayanlarla en güzel bir biçimde mücadele etmemiz allahın emridir. Onlarla bu fikirlerinden dolayı hemen onlara düşman kesilmek, onlara sert davranmak ve onlara saygı duymamak olmaz.Bu şekilde davranmak yanlış olur ve aynı zamanda islami de değildir. Onlarla en güzel bir biçimde, gerektiğinde dost olarak da, saygılı bir biçimde diyalog halinde ilişkilerimizi sürdürmemiz şarttır.
Bakın ayetlere, Müminun 96 ve Fusilet 34, ne der ? Kötülüğü en güzel bir şekilde sav ( Onu deffet, Bu işlemi güzellikle dene ve yap )

NAHL-125- İnsanları Rabbinin yoluna hikmetle (maharetli bir yöntemle) ve güzel öğütlerle çağır, onlarla en güzel şekilde mücadele et. (üslupların en güzel, en etkilisi ile tartış.) Hiç şüphesiz Rabbin, yolundan sapanları herkesten iyi bildiği gibi, doğru yolda olanları da herkesten iyi bilir.

İSRA-53- Mü'min kullarıma de ki; konuşurken en güzel sözleri söylesinler. Şüphesiz şeytan aralarını bozar (aralarındaki havayı gerginleştirir. )Hiç kuşkusuz, şeytan insanın açık düşmanıdır.

MÜMİNUN-96- kötülüğü en iyi davranışla karşıla.( En güzel bir şekilde sav ) Biz onların asılsız yakıştırmalarını herkesten iyi biliyoruz
( Ne var ki, Mekke döneminde inen bu surenin inişi sırasında uygulanan davet metodu; kötülüğü iyilikle savmak, Allah'ın buyruğu gelene kadar sabretmek ve işi Allah'a bırakmak şeklindeydi)

FUSSİLET-34- İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel bir tavırla sav O zaman bakarsın ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost oluvermiştir
 

Bu kesin ayetlerden anlıyoruz ki, Allaha inanmayanlara karşı onlarla diyalog yöntemimiz ,onları aşağılamak,kötülemek, alay etmek, sert davranmak, saygı göstermemek olmayacaktır.

TAHA-44- Ona yumuşak tatlı sözler söyleyiniz. Belki aklı başına gelir ya da kötü akıbete uğramaktan korkar.

TAHA-43- Firavun'a gidiniz. Çünkü o gerçekten azıttı.

TAHA-44- Ona yumuşak tatlı sözler söyleyiniz. Belki aklı başına gelir ya da kötü akıbete uğramaktan korkar.

ALİ İMRAN-159- Allah'tan gelen merhamet sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer sert, katı kalpli biri olsaydın, kuşkusuz çevrenden uzaklaşırlardı. Onları bağışla, kendileri için Allah'tan af dile, yapacağın işler hakkında onların görüşlerini al, ama karar verince artık Allah'a dayan. Hiç kuşkusuz Allah kendisine dayananları sever

Evet, sert ve katı kalbli olmak , Kötü davranışlı, sert usluplu,olmak, insanlara nazik ve kibar yaklaşmamak, insanları değil allahın yoluna biraraya getirmeyi, onları tamamıyla uzaklaşmalarına bile sebeb olur.

İşte qani ile ilgili tutumumuz bu olmuştur. Fakat bu saygı ve sevgi nereye kadar ve  ne zamana kadar devam eder ,sürer ?




Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: eliflamra - 11 Ekim 2007, 08:52:30 ÖS 20
tabiki okudum Abdulhamit abi
sadece formda bu konuyla ilgili canlı bir örnek var konuya dahil etmek istedim.
formda duruşuyla seviyeli tartışmalarıyla en çok dikkatimi çeken isimlerden biriydi Qani.
bir ara gündemin baş maddesi olduğu için bu soruyu sordum
verdiğiniz ayetler ışığında somut olarak değerlendirme yapılabileceğini düşünmüştüm......
neyse bilgilendirmeniz için teşk
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 11 Ekim 2007, 09:08:03 ÖS 21
Alıntı
İşte qani ile ilgili tutumumuz bu olmuştur. Fakat bu saygı ve sevgi nereye kadar ve  ne zamana kadar devam eder ,sürer ?


Çok değerli kardeşim eliflamra, istiyorsanız alıntı sorumuza yine kuran ayetleri ile cevap verelim.

MÜMTEHİNE-8. İnancınızdan dolayı size karşı savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan sürmeyen [inkarcılara] gelince, Allah onlara iyilik yapmanızı, nezaketle ve adaletle davranmanızı yasaklamaz:  çünkü Allah adil davrananları sever.

 ("Allah... yasaklamaz" ifadesi, bu bağlamda, olumlu bir tavsiyeye işaret eder . Bu düşmanlık ve saldırının olmadığı zamanlarda ise iyiliği hak edenlere iyiliğin yapılabileceğini, ilişkilerde ise dürüstlüğün ve adaletin ilke olacağını belirtiyor)



MÜMTEHİNE-9 Allah, yalnızca, inancınızdan dolayı size karşı savaşan ve sizi anayurdunuzdan süren veya [başkalarının] sizi sürmesine yardım edenlere dostlukla yaklaşmanızı yasaklar; ve (içinizden) onlara dostluk gösterenlere gelince, gerçek zalimler işte onlardır

İşte bu iki ayet tüm konuyu ve  tüm sorulan soruları cevaplar.

Peki ,gerçek zalimler kim ? Ayet gerçek zalimler işte onlardır ile bitiyor
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: maxpayna - 21 Ekim 2007, 04:34:31 ÖS 16
Alıntı
abdulhamit 
siz böyle miydiniz ? Siz böyle cümleler kurar mıydınız ? siz böyle olmazsınız, Çünkü, size ancak, kibar ve nazik uslub yakışır.
size yakıştıramadığım bu uslubunuzu kınıyor, siz böyle olmamalıydınız ,diyordum.

ben de diyorum ki sayın abdulhamit siz ne zaman değişik cevaplar verince bende o seviyede değişik konuşmaya başlıyorum.
yani siz kibar ve çok hoş üslup ile açıklamada bulunduğunuz zaman aynı üslup ile karşılık verebiliyorum.
ama ne zaman ki siz sizden ummayacağımız bir üslup kullanınca ister istemez size ayak uyduruyorum affediniz ben küçük olarak büyüğümü taklid ediyorum.

Alıntı
abdulhamit 
Lütfen ne demek istediğimi, ne mesaj vermek istediğimi daha aklı selim hal ile düşününüz. İthamlarınızı ona göre yapınız.
lütfen siz de yanlış anlaşılmaya neden olacak şekilde sizden beklenmeyecek cümleler kurmayınız.
yazılı ortamlarda yanlış anlaşılmalar çok fazla olmaktadır. bu nedenle daha açıklayıcı ve titiz bir üslup kullanırsak inşallah birbirimizi istemeden    kırmayız.
Alıntı
abdulhamit 
Ben kimseyi fikir belirtmesin demedim. Fikir belirtmek isteyenler kuran ayetlerini delil göstererek belirtsin.
Ne konuşmayalım mı o zaman ? Konuş konuş istediğin kadar konuş yalnız kuran ayetlerini  ile konuş, kuran ayetlerini delil gösterek konuş.
Ben neyi açıklamışım, açıkladığım tüm ayet ve konular tefsir kitaplarına uygun aksini savunan varsa buyrun yeniden tartışalım

sayın abdülhamit ben sizin gibi konu hakkında çalışma yapıp uzun yazılar eklemiyorum. önce aklıma takılan soruyu soruyorum. sonra kendi fikrimi belirtiyorum ve sonra kurandan veya resulden örnekler sunmaya çalışıyorum. yani amacım yavaş yavaş konuşarak ilerlemek.
sizin gibi herşeyi bir anda ortaya döker isem ne konuşulacak konu kalır ne okumaya göz !!!

Alıntı
abdulhamit
Ben bu kadar ayeti ve açıklamaları kurana hizmet olsun ve anlamayanlar anlasın diye yazdım . Hem de inceden inceye, tefsirleri de araştıraraktan , bununla beraber hala anlayamamış olan biri varsa o da siz değil ,benimdir herhalde değil mi ?[/color]

size ilk cevabımda şunu demiştim:
Alıntı
maxpayna
sayın abdulhamit metin çok uzun geldi ben direk başlığa fikirmi belirteyim;

kusura bakmayın o kadar uzun metinler okuyamıyorum zira gözlerim ağrımaya başladı. sizden de ricam yavaş yavaş konuşarak ilerleyelim. bir anda uzun metinlerin eklenmesi benim açımdan zor geliyor.

zaten sereder ile olan farklı fikrimiz nedeni ile konu üzerine konuştuk sizin metninize itiraz etmedim.

yaptığınız tekrar açıklama için allah razı olsun okudum evet.
sulh halinde ve düşmanlık halinde gayri müslime karşı tavırdaki farklılık konusunda hem fikiriz orda sorun yok

ama siz saygı sevgiden gelir demişsiniz ve bu noktadan hareketle saygı duyulmaz anlamında sonuca bağlamışsınız.
benim farklı düşündüğüm yer de burası.

sanırım saygı kavramının muhtevasında ortak değiliz. bu konuda kesin konuşmuyorum sadece benim fikrim böyle. konuşarak en doğruya ulaşacağız inşallah.

Alıntı
eliflamra
isterseniz konuyu biraz somut örnekler üzerinden konuşalım Qaniye saygınız var mıydı yok muydu? varsa sevgide mi var yoksa sadece hoşgörü mü?

allah razı olsun eliframra konuyu somutlaştırarak çok iyi etmişsin.
bir de hoşgörü kavramı var.  SAYGI  ve HOŞGÖRÜ...... aynısımı farklımıdır kime hangisi hangi şartta uygulanır ?....

somut örnek olarak ben qani'nin inkarcı olmasına rağmen inanca saygılı ve kibar olması nedeni ile şahsına, insan olması ve saygılı olması nedeni ile saygı duyuyorum. ama onun allahı inkar olan inancına saygı duymuyorum zira allahı inkar eden bir fikri adam yerine koymuyorum saymıyorum.

ve sayın abdulhamit mümtehine 8 ayetinde gösterdiğiniz gibi  Allah onlara iyilik yapmanızı, nezaketle ve adaletle davranmanızı yasaklamaz ibaresinden saygı duyma anlamı çıkarıyorum. bu ifadeler ile saygılı olmanın farkı nedir ki ?

yanlış anlamama ve anlaşılmama temennisi ile allaha emanet ediyorum sizleri saygı hürmet ve muhabbetlerimle.........
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 22 Ekim 2007, 12:55:45 ÖS 12
Değerli kardeşim maxpayna , konumuz inkar edene saygı olur mu, olmaz mı tartışmasını yaparken kendimizi mi unuttuk ? unutmayalım. Yani sizin ifadenizle inkar edene bile saygı duyabiliyorsak, ya bize  bize karşı !

İnananlar olarak biz allahın emri müminler birbirinin kardeşidir ayetini hiçe sayıp, birbirimize saygı duyup ,saygılı davranmayacak mıyız ? Birbirimize sert cümleler kurup , birbirimize hakaret mi edeceğiz ? Bu mudur ? Müslümanın uslubu ?

Dikkat edin ve bir daha okuyun, benim cümlelerimde size bir hakaret ve aşağılayıcı uslup göremezsiniz. Belki ifadeyi öyle algılamış olabilirsiniz , belki de ifadelerimden size öyle gelen bir anlam çıkarmış olabilirsiniz.

Benim ifadem çok net ve açık, hala şaşarım demişim neye ? Bunca ayet tefsirlerine rağmen hala konu tartışılıyorsa, işte asıl şaştım taraf bu noktadır ? Konu neye tartışılıyor ? Hangi ayet üzerine tartışılıyor ? İşte şaştığım taraf budur

siz de, sormayalım mı, konuşmayalım  mı ifadelerinize  üzüldüğüm nokta ise uzun ve titiz çalışmalarım sonucu, hemen hemen kuranın bu konu ile ilgili bütün ayetlerini inceden inceye ortaya çıkarmış ,tefsir etmişken , ayet hakkındaki soru ve görüş belirtmeden, kendi fikrinizi beyan etmiş olmanızdır, dilerdim ki, şu şöyle olsun . Şöyle olmasını beklerdim

Bakınız sayın abdulhamit bakın şu ayet, şöyle diyor siz ise yalnış tefsir ettiniz, O halde bu ayete göre saygı duyulabilir demeniz gerekmez miydi ?. Şeklindeki ifade

Alıntı
ama siz saygı sevgiden gelir demişsiniz ve bu noktadan hareketle saygı duyulmaz anlamında sonuca bağlamışsınız.
benim farklı düşündüğüm yer de burası.

Çok değerli maxpayna, gerçek saygı tabii ki, Kalb sevgisinden ileri gelir.
Siz düşmanınıza dahi yeri geldikçe saygı duyarsınız nasıl ?  Ama, İçten mi ? Kalben mi  ?

Bizim inanmayanlara olan sevgimiz asla olamaz, fakat inanmayanları 2 kısma ayırdığımızda bize saldıranlar( BUnlara karşı ne sevgi ne de saygı duyulabilir ) ve bize saldırmayan ve bizlere iyilikte bulunanlar( İşte bunlara karşı bu davranışlarından dolayı kendilerine saygı duyar ve onların bize yaptığı iyiliklere karşılık iyilik yapar, kibar ve nazik de davranabiliriz ama unutmayın ki bu saygı onları kalbten sevmekten ileri gelmemektedir. Bakınız

MÜMTEHİNE-4: İbrahim'den ve onunla beraber olanlarda, sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine demişlerdi ki, "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a inanıncaya kadar sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir"demişlerdir........

Yanlış anlamama ve anlaşılmama temennisi ile sizleri allaha emanet ediyorum .
sizleri saygı ve allahın kelamı ile selamlayor, hürmet ve muhabbetlerimi sunuyorum
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: serender - 22 Ekim 2007, 01:09:05 ÖS 13
hamit abi afedesin bizim yaptığımız muhabbet sadece
daha evvelde başka bir yerde max la bu konuyu tartışmıştık sorun elbette ayetlerde değil sorun "saygı" kvramına yüklediğimiz anlamlarda yani her belleğin hemen her kavrama karşı özgün bir yaklaşımı varya sorun burda işte aslında sorun da değil muhabbet sadece

ayetlerin tefsirlerde ki yorumuna gelince hemen hiç bir ayet bütünüyle kapsamlı olarak açıklanmış değil her ayetin incelikleri herkese farklı olabilmektedir bu anlamın genişliğinden ve arapçanın zengin bir dil oluşundan kaynaklanmaktadır ..hani nuzül süreklilik arzeden bir kavram ya ...
ayrıca meşru dairede ayetleri kendi zihnimizde ve düşüncemizde tekrar yorumlamamız da islamın ısrarla önerdiği "tefekkür" kapsamına girer. hani ben açıkladım siz niye tekrardan tartışıyorsunuz aslında bana da biraz abes göründü belki de anlamamışız dimi burası tartışma platformu..
neyse emeğiniz için Allah razı olsun..evet haklısınız kardeşlik hukukunu ensar ve muhacir gibi titizlikle ve dikkatle korumadan hiiç bişeyi başaramayız ...kesinlikle haklısınız muhakkak müminler kardeştir!!!
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 22 Ekim 2007, 01:15:51 ÖS 13
Çok  değerli serender ne söylediğinizi anlamakta inşallah zorluk çekmemişimdir ?

Alıntı
sorun elbette ayetlerde değil sorun "saygı" kvramına yüklediğimiz anlamlarda yani her belleğin hemen her kavrama karşı özgün bir yaklaşımı varya sorun burda işte


Demişsiniz, benimde bu konudaki cevabım çok net bakın ne demişim

Alıntı
Çok değerli maxpayna, gerçek saygı tabii ki, Kalb sevgisinden ileri gelir.
Siz düşmanınıza dahi yeri geldikçe saygı duyarsınız nasıl ?  Ama, İçten mi ? Kalben mi ?

Evet, tartışma bu yönde odaklanıyorsa, buyrun tartışalım
bana göre saygı 2 türlüdür. Kalbten gelen saygılar, kalbten gelmeyen saygı
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 22 Ekim 2007, 01:23:37 ÖS 13
Allah sevgisine dayanmayan saygı gerçek saygı değildir

Alıntı
ayetlerin tefsirlerde ki yorumuna gelince hemen hiç bir ayet bütünüyle kapsamlı olarak açıklanmış değil her ayetin incelikleri herkese farklı olabilmektedir bu anlamın genişliğinden ve arapçanın zengin bir dil oluşundan kaynaklanmaktadır ..hani nuzül süreklilik arzeden bir kavram ya ...
ayrıca meşru dairede ayetleri kendi zihnimizde ve düşüncemizde tekrar yorumlamamız da islamın ısrarla önerdiği "tefekkür" kapsamına girer. hani ben açıkladım siz niye tekrardan tartışıyorsunuz aslında bana da biraz abes göründü belki de anlamamışız dimi burası tartışma platformu

Yanıldığınızı düşündüğüm nokta şudur ? Çok tehlikeli mesaj veriyorsunuz buraya dikkat !
Ne demek hiçbir ayet kapsamlı açıklanmış değil ,

bunun yerine bazı ayetler deseydiniz kabulumdur.

Bir de sizin ifadenizle her kim ayeti okursa arapçanın zenginliği dolayısıyla farklı anlamlar çıkaracaktır . Ya öyle mi ? Demek ki, başörtüsüü ayetlerini de yorumlayanlar, başörtüsü farz değildir dediklerinde veya namaza 3 vakittir dediklerin de..... !Allah bu kitabı anlaşılsın diye mi yoksa anlaşılmasın diye mi gönderdi ?
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: serender - 22 Ekim 2007, 01:32:36 ÖS 13
tekrar afedersin hamit abi dinin temel esaslarını tartışmaya açmayacağımı (hemde asla) anlıyor olmalısınız bunu izah etmeye gerek dahi görmüyorum..aferdesiniz ..
(güya toparlamaya çalışmıştım kendimce daha anlşılmaz olmasın konu sorun yok inş.)
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 22 Ekim 2007, 01:38:36 ÖS 13
Alıntı
bunun yerine bazı ayetler deseydiniz kabulumdur.

Halbuki, siz ifadenizde

Alıntı
hemen hiç bir ayet bütünüyle kapsamlı olarak açıklanmış değil her ayetin incelikleri herkese farklı olabilmektedir bu anlamın genişliğinden ve arapçanın zengin bir dil oluşundan kaynaklanmaktadır


Dikkat edin HER AYET kelimesini kullanmışsınız
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 22 Ekim 2007, 01:52:37 ÖS 13
Alıntı
ayrıca meşru dairede ayetleri kendi zihnimizde ve düşüncemizde tekrar yorumlamamız da islamın ısrarla önerdiği "tefekkür" kapsamına girer. hani ben açıkladım siz niye tekrardan tartışıyorsunuz aslında bana da biraz abes göründü belki de anlamamışız dimi burası tartışma platformu..

Çok değerli kardeşim serender, ayetleri kendi zihnimizde ve düşüncemizde tekrar tekrar tefekkür etmemizin ve ayetten ne anlaşıdığını idrak etmemiz, ibret almamız allahın biz kullarına emri ve tavsiyesidir.
Şu sözleriniz de çok dikkattimi çekti ve hiç te tavsip etmedim.

Alıntı
hani ben açıkladım siz niye tekrardan tartışıyorsunuz aslında bana da biraz abes göründü belki de anlamamışız dimi burası tartışma platformu
..[/

NE DEMEK BEN AÇIKLADIM SİZ NEYE TEKRARDAN TARTIŞIYORSUNUZ ?

Yani ya sabır diliyorum kendime. Kim demiş ? siz neye tekrardan tartışıyorsunuz diyen KİM ? Burası tartışma platfor mu dimi ? Evet, tartışma platformu Kim inkar ediyor ? Benim tefsir ettiğim ayetlerin hepsi tefsir kitaplarına uygunluk arz eder aksini savunan varsa veya siz aksi görüşteseniz buyrun ayetleri siz de yorumlayın aramızdaki farkı görelim
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: serender - 22 Ekim 2007, 01:59:52 ÖS 13
:) meşru dairede diye bir ifade de kullanmıştım değil mi
meselaorta namazı koruyun ayetinde birinci mana namazdır da ikinci mana selatın dua -gayter destek anlamlarından yola çıkarak dengede olmaya kardşleriniz arasında orta yolu bulmaya gayret ediniz maşru bir mana olamaz mı(daha misal verebilirm amam vaktim az:))
teşk.
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 22 Ekim 2007, 02:03:12 ÖS 14
Ne dediğim anlaşılmadı galiba
o halde siz haklı kalınız ve daima da öyle olunuz
saygılarımla
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: serender - 22 Ekim 2007, 02:25:16 ÖS 14
est hamit abi sadece şu ana mahsus olarak uzun yazamadım yoğunluğum nedeniyle meramıı anlatamadım
tekrar özür dilerim haklı haksız gibi bir şey söz konusu değil
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 22 Ekim 2007, 04:30:25 ÖS 16
Alıntı
tekrar özür dilerim haklı haksız gibi bir şey söz konusu değil

Çok değerli kardeşim serender, özür dileyecek birşey yazmadınız ki, sadece fikir beyan ettiniz ve ben de saygı duydum ve meramınızı geç te olsa anladım
üstelik sizin haklı olmanızı dilemişim, eğer, ben sizi bilgimden yanıltmış isem, asıl özür dileyecek olan benim
saygılarımla
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: maxpayna - 22 Ekim 2007, 11:54:11 ÖS 23
Alıntı
abdulhamit
Değerli kardeşim maxpayna , konumuz inkar edene saygı olur mu, olmaz mı tartışmasını yaparken kendimizi mi unuttuk ? unutmayalım. Yani sizin ifadenizle inkar edene bile saygı duyabiliyorsak, ya bize  bize karşı !

İnananlar olarak biz allahın emri müminler birbirinin kardeşidir ayetini hiçe sayıp, birbirimize saygı duyup ,saygılı davranmayacak mıyız ? Birbirimize sert cümleler kurup , birbirimize hakaret mi edeceğiz ? Bu mudur ? Müslümanın uslubu ?

sayın abdülhamit yukarıda da belirttiğim gibi siz nasıl bir üslup kullanırsanız ben de öyle kullanıyorum.
ayrıca üslubumda saygısızlık hele HAKARET mevzu bahis bile değildir. nereden çıkarıyorsunuz hakareti; olabilir mi ? her ne olursa olsun ben size hakaret edermiyim.

Alıntı
abdulhamit

Dikkat edin ve bir daha okuyun, benim cümlelerimde size bir hakaret ve aşağılayıcı uslup göremezsiniz. Belki ifadeyi öyle algılamış olabilirsiniz , belki de ifadelerimden size öyle gelen bir anlam çıkarmış olabilirsiniz.
Benim ifadem çok net ve açık, hala şaşarım demişim neye ? Bunca ayet tefsirlerine rağmen hala konu tartışılıyorsa, işte asıl şaştım taraf bu noktadır ? Konu neye tartışılıyor ? Hangi ayet üzerine tartışılıyor ? İşte şaştığım taraf budur

sayın abdülhamit ben şahsıma alınmadım; kime söylerseniz söyleyin farketmez ben genel konuşuyorum.
niyetiniz halisane olabilir ama üslup ve okununca iletinizden çıkan anlam maalesef ben yazdımya okuyun hala ne konuşuyorsunuz anlamında !!!

yukarıda da belirttim yineliyorum; sizin açıklamalarınızı okumadım ve onun üzerine yorum yapmadım. sadece konu başlığı üzerine fikir belirttim. serender de farklı fikir belirtti. serender ile karşılıklı konuştuk. konunun kuran ayetleri ile alakası yok. illa ayet mi koymak zorundayız.

Alıntı
abdulhamit

siz de, sormayalım mı, konuşmayalım  mı ifadelerinize  üzüldüğüm nokta ise uzun ve titiz çalışmalarım sonucu, hemen hemen kuranın bu konu ile ilgili bütün ayetlerini inceden inceye ortaya çıkarmış ,tefsir etmişken , ayet hakkındaki soru ve görüş belirtmeden, kendi fikrinizi beyan etmiş olmanızdır, dilerdim ki, şu şöyle olsun . Şöyle olmasını beklerdim

tekrar no 3 : sizin yazınızı okumadım bu nedenle bilgim yok ve yorumda yapmadım. sadece konu başlığı olan " allahı inkar edene saygı duyulurmu onunla dost olunurmu" cümlesi hakkında fikir belrittim ve serender de benden farklı fikir belirtti hepsi bu.


Alıntı
abdulhamit
Çok değerli maxpayna, gerçek saygı tabii ki, Kalb sevgisinden ileri gelir.
Siz düşmanınıza dahi yeri geldikçe saygı duyarsınız nasıl ?  Ama, İçten mi ? Kalben mi  ?

hah biz de bunu irdeliyoruz işte. 

saygılarımla allaha emanet olunuz...
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: narcicegi - 24 Ekim 2007, 10:28:21 ÖÖ 10
Konu başlığı ilgimi çekti ve tamamını okumuş olmasam da genel olarak yararlandığımı söyleyebilirim.
Şimdi bu konuya bağlantılı olarak bir soru daha sormak istiyorum:
Allah'a inanan ama peygamberi reddeden bir kişiye saygı duyulur ve dost olunur mu?
Bu sorunun cevabını da aynı şekilde verebilir miyiz?Farklılık var mı?
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: maxpayna - 24 Ekim 2007, 11:35:15 ÖS 23
Alıntı
narcicegi
Allah'a inanan ama peygamberi reddeden bir kişiye saygı duyulur ve dost olunur mu?
Bu sorunun cevabını da aynı şekilde verebilir miyiz?Farklılık var mı?

sayın narçiçeği kuranda allah hristiyan ve yahudileri dost edinmeyin uyarısını göz önüne alarak dost edinmem
ayrıca dünya üzerinde allahı inkar eden çok çok az bir insan grubudur.
aslında soru da bu noktada eksik kalmış. allahı değil islamı inkar edene saygı duyulurmu dost olunur mu daha kapsayıcı olur

zira mekke müşrikleri de hristiyanlar da yahudiler de şamanistler de .vs...vs çoğu dinlerde allaah(tanrı) inancı vardır tek fark islam da allahın ortagı yardımcısı oglu kzı bacanağı gibi şirketi (şirk) yoktur. ama diğer dinlerde allahın ortağı akrabası vs.. çoktur.

bu noktayı göz önünde bulundurur isek yukarılardaki fikirlerimiz sizin sorunuzu da kapsayacaktır.

ayrıca şöyle bir bakış açısı getirmek istiyorum:

nisa 139

 Onlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah'a aittir.

nisa 144
 Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah'a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?

maide 51

 Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez.



üstteki 3 ayete baktığımız zaman DOST kelimesinin arapçasında EVLİYA kelimesinin geçtiğini görürüz. evliya kelimesi gönül bağı anlamına gelen dost kelimesinin de üstünde veli tayin etme önder sayma anlamlarına da gelir. bu ayetleri bu anlamlarda da düşünmeliyiz.

tdk sözlüğünde veli : Bir çocuğun her türlü davranışından sorumlu olan kimse.


suat yıldırım açıklaması:
Velî: Yerine göre hâmî, koruyucu, yönetici, işleri deruhte eden ve dost anlamlarına gelir.

ümit şimşek açıklaması:
Genellikle “dost ve yardımcı” olarak tercüme ettiğimiz “veli” sözcüğünde, 3:28 ile ilgili dipnotunda da değindiğimiz gibi, bir kimsenin işlerini yürütmek, onun üzerinde tasarruf sahibi olmak gibi anlamlar da bulunmaktadır. Âyetin önüne ve sonrasına, bir de konu ile ilgili âyetlere bütün olarak bakıldığında, burada, iman ehlini başkalarının himayesine terk etmek anlamına gelen dostluk ve ilişkilerin yasaklanmış olduğu anlaşılacaktır. Buna karşılık, bu sûrenin 5’inci âyeti Kitap Ehlinin yiyeceğinden yemeyi ve kadınlarıyla evlenmeyi helâl kılmakta, 60:8-9 ise Kitap Ehline—onlardan bir düşmanlık görmemiş olmak şartıyla—iyilik etmeyi güzel davranışlar arasında saymaktadır. 3:28 ile 4:139 gibi âyetler ise, inkârcılar ve Kitap Ehli ile dostluğun tehlikelerine karşı ciddî uyarılar içermektedir.

muhammed esed açıklaması :
................Unutulmamalıdır ki velî terimi birbirine yakın farklı anlam alanlarına/tonlarına sahiptir: “dost”, “arkadaş”, “yardımcı”, “koruyucu”, vb. Hangi terimin -veya hangi terim kombinezonlarının- seçileceği daima hangi bağlamda kullanıldığına bağlıdır.
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 26 Ekim 2007, 02:55:47 ÖS 14
Alıntı
Narçiçeği
Konu başlığı ilgimi çekti ve tamamını okumuş olmasam da genel olarak yararlandığımı söyleyebilirim.
Şimdi bu konuya bağlantılı olarak bir soru daha sormak istiyorum:
Allah'a inanan ama peygamberi reddeden bir kişiye saygı duyulur ve dost olunur mu?
Bu sorunun cevabını da aynı şekilde verebilir miyiz?Farklılık var mı?


Yazımın tamamını okumamış iken yine de yararlandığınızı söylemeniz beni çok memnun etti.Teşekkür ederim,
narçiceği kardeşim güzel soru sormuşsunuz
Allaha inanıpta, peygambere inanmamak nasıl olur ? Sorunuza en iyi cevabı yine kuran kerim verir. Allaha inanıpta, peygambere inanmayanlar iman ile küfür arasında bir yol izlerler ki, bunlar kafir olmuşlardır ve allaha inanmalarının da bir önemi yoktur. Çünkü bu inaniş samimim , içten gelen bir inanış olmadığı için allah gerçek anlamda iman etmiş olamazlar. Bakın bakara suresi285- Peygamber kendisine Rabbi tarafından indirilen gerçeklere inandı, müminler de. Hepsi birlikte Allah'a, O'nun meleklerine, O'nun kitaplarına ve O'nun peygamberlerine inandılar. `Onun peygamberlerinden hiçbirini diğerlerinden ayırmayız( Hepsini kabul ederiz). Duyduk ve uyduk. Günahlarımızı bağışlamanı dileriz, ey Rabbimiz, dönüşümüz sanadır' dediler." Bakınız nisa suresi150-151- Allah'ı ve peygamberlerini inkar edenler, Allah ile peygamberleri arasında ayırım yaparak; `Buna inanır, fakat şuna inanmayız' diyenler böylece, iman ile küfür arası bir yol tutturmak isteyenler var ya, onlar gerçek anlamı ile kafirdirler. Biz kafirler için onur kırıcı bir azap hazırladık.

O halde konu ve sorunuz çözümlendi demektir. Bir ayet daha
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: narcicegi - 26 Ekim 2007, 02:59:40 ÖS 14
Cevabın için Allah razı olsun maxpayna!
İslam'ı inkar eden ama Allah'ın varlığını kabul eden(Bir yaratıcı olduğunu)
 ancak kendini herhangi bir dine ait kabul etmeyen eski bir arkadaşım nedeniyle böyle bir soru sorma ihtiyacı duydum.
Bahsettiğim insan 20 li yaşlara kadar geleneksel islam bilinci ile yaşadıktan sonra Amarika'ya yerleşti ve dini alt yapısı çok sağlam omadığı için orada tanıştığı birkaç insanın etkisinde kalarak sadece Allah'ın varlığını kabul eden biri oluverdi.Bana hala çok değer veren biri olduğunu biliyorum ama düşüncelerini değiştirmeyi başaramadığım için üzülüyor ve çok seyrek de olsa görüşmelerimiz sırasında inançlarıma asla saygısızlık yapmadığı halde yine de rahatsızlık duyuyorum.

Ben yine de çok seyrek de olsa bu kişiyi dışlamadan ve onu "dost" mertebesine oturtmadan ,belki ilerde bir hayra sebep oluurm düşüncesiyle görüşmeye devam etmenin  daha uygun olacağını düşünüyorum...

Yoksa hiç görüşmemek daha mı uygun olurdu?
Ben yazarken sizin cevabınızı da gördüm Abdulhamit bey.Allah razı olsun açıklamalarınzı için.
Şimdi sizi daha iyi anladım.Siz de benim soruyu neden sorduğumu anlamışsınızdır....
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 26 Ekim 2007, 03:06:56 ÖS 15

MAİDE-55- Sizin dostunuz ancak Allah, O'nun peygamberi ve namaz kılan, zekat veren rükua varan müminlerdir.  
Özbabanız, öz anneniz, öz kardeşinizde olsa, eğer, onlar allahı tanımadıkça, allahı sevmedikçe siz onları sevemez ve onlara sevgiye dayalı bir saygı da gösteremezsiniz onlar allaha değil, şeytana dosturlar,

Onlara saygınız olsa bile bu hiçbir zaman kalbten gelen saygı olmayacaktır
Çünkü, kalbten gelen saygı ancak, allah sevgisi içindir Neden öyle ?

Onlara kalbten gelen sevgimiz yok ki,kalbten gelen saygımız olabilsin

Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 26 Ekim 2007, 03:10:26 ÖS 15
Alıntı
Ben yine de çok seyrek de olsa bu kişiyi dışlamadan ve onu "dost" mertebesine oturtmadan ,belki ilerde bir hayra sebep oluurm düşüncesiyle görüşmeye devam etmenin  daha uygun olacağını düşünüyorum...

Yoksa hiç görüşmemek daha mı uygun olurdu
?

Hayır hayır ne demek hiç görüşmeme ! şimdi size sorularım olacak bakın
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: narcicegi - 26 Ekim 2007, 03:15:55 ÖS 15
Buyurun...
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 26 Ekim 2007, 03:18:28 ÖS 15
 1- Anladığım kadarı ile arkadaşınız allaha inanıyor, fakat peygambere inanmıyor değil mi ?
2- Eğer, öyle ise az önce yazdığım nisa 150-151 ayelerinin açık hükümlerine arkadaşınız kesin kafirdir? Fakat, kafirden kafire fark vardır. Bu kafir, bizim islami sitedeki, qani gibidir değil mi ? Yani müslümanları aşağılamıyor, dinimize küfür edip, bizleri rencide etmiyor değil mi ?
3- Peygambere neden inanmadığını fakat allaha inandığının sebebini öğrenebildiniz mi ? Neden peygambere inanmaz ? sebeb ne ?
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: narcicegi - 26 Ekim 2007, 03:34:28 ÖS 15
bizim islami sitedeki, qani gibidir değil mi ? Yani müslümanları aşağılamıyor, dinimize küfür edip, bizleri rencide etmiyor değil mi ?
3- Peygambere neden inanmadığını fakat allaha inandığının sebebini öğrenebildiniz mi ? Neden peygambere inanmaz ? sebeb ne ?

Hayır! Asla aşağılama ve küfretme yok.Öyle olsaydı görüşmeye devam edemzdim zaten.Amerika'nın müslümanlara  karşı olan tutumundan da memnun olmadığını söylüyor, hatta orada birtakım protesto eylemlerine de  katılıyor.Çok saygılı ve beni incitmemeye de çok dikkat eden birisi.Ailesinde tevhid bilincine sahip insanlar da var.Ama onlar da etkili olamadılar üzerinde....

Daha önce geleneksel bir islam bilincine sahip olduğunu söylemiştim.Bu yüzden girdiği çevredeki insanların peygamberimizle ilgili yanış bilgilerle dolu birtakım kitaplardan ,en çok da alevi-ateist (inanmış alevileri tenzih ederim)bir arkadaşının düşüncelerinden etkilenmesi zor olmadı.


Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 26 Ekim 2007, 04:15:47 ÖS 16
Alıntı
Bu yüzden girdiği çevredeki insanların peygamberimizle ilgili yanış bilgilerle dolu birtakım kitaplardan ,en çok da alevi-ateist (inanmış alevileri tenzih ederim)bir arkadaşının düşüncelerinden etkilenmesi zor olmadı.

MÜMTEHİNE-8. İnancınızdan dolayı size karşı savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan sürmeyen [inkarcılara] gelince, Allah onlara iyilik yapmanızı, nezaketle ve adaletle davranmanızı yasaklamaz:   Bu ayete göre arkadaşınız ile ilişkinizi kesmeyin ilişkiniz devam edebilir hem de karşılıklı saygı esaslarına göre

Evet, anlaşılan o ki bayağı fena etkilenmiş, ama neden ? Nedenini siz de söylüyorsunuz ortamdan diye

Değerli narçiceği kardeşim, etkileşim ve etkilenme çok çok önemlidir  enam suresinde etkileşim ile ilgili ayet var. sakın kafirlerle beraber oturup, onların sohbetine katılıp
 allah hakkındaki sarfettikleri uygunsuz sözleri sakın dinlemeyin der, yoksa onlar gibi olursunuz der  

Enam 68 de oradan hemen uzaklaş denirken nisa 140 eğer uzaklaşmaz ve bu sohbete katılırsan onlar gibi olursun uyarısı var Bu ne ? Demek ki, insanlar her etkileşmeye açık

Evet , böyle diyor rabbimiz. Sakın haa ! yoksa onlar gibi olursunuz. Bu ne demek ? isterseniz açalım ayeti ve yorumlayalım.

İnsanoğlu, her türlü etkileşime açıktır ve bu etkileşimden etkilenmesi onun fıtrati özelliğidir. Eğer siz şeytani bir ortam içinde bulunuyorsanız ve bu uygunsuz sözleri dinlediğinizde etkilenmemeniz olası değil, kesin etkilenirsiniz ve bir müddet sonra onlar gibi olursunuz.

 Ancak rahmani bir ortam ve sohbette bulunmamızı c. Allah emrededer
Arkadaşınız alevi, hiristiyan ateislerle beraber olmaktansa sizzlerle berber rahmani bir ortamda devamlı sohbet etsin derim Nasıl mı ?
Siz bu sohbet görevini allah için üstlendiğiniz de allahın rızasını kazanacaksınız
ümulur ki, eğer arkadışınızın kalbi mühürlü değilse ( Dine saldırmayanların kalbleri mühürlü olmuyor ) bu dini sobbetten nasibini alacak ve etkilenecektir. Nasıl bir sohbet bu ? İşte bakın bu soruya yine ayetlerle cevap vereceğim

NAHL-125- İnsanları Rabbinin yoluna hikmetle (maharetli bir yöntemle) ve güzel öğütlerle çağır, onlarla en güzel şekilde mücadele et. (üslupların en güzel, en etkilisi ile tartış.) Hiç şüphesiz ......

Rabbimiz Firavuna bile tatlılıkla tatlı sözle ve öğütle yaklaşılmasını istemiştir.  TAHA-43- Firavun'a gidiniz. Çünkü o gerçekten azıttı.

TAHA-44- Ona yumuşak sözler söyleyiniz. Belki aklı başına gelir ya da kötü akıbete uğramaktan korkar.

Arkadışınızdan ümidinizi kesmeyin daima ümit var olunuz. Hz ömeri düşününüz. Nasıl ki kafir iken ve hatta hz peygamberimizi bile öldürmek için yola çıkmış iken nasıl müslüman olduğunu bir düşününüz . Aallah kime tevbe kapısını açacağı kimse bilemez. Siz de arkadaşınıza bol bol dua edin ve  ümitvar olun ki, inşaallah diyelim müslüman olur



Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: narcicegi - 26 Ekim 2007, 04:25:19 ÖS 16
Arkadışınızdan ümidinizi kesmeyin daima ümit var olunuz. Hz ömeri düşününüz. Nasıl ki kafir iken ve hatta hz peygamberimizi bile öldürmek için yola çıkmış iken nasıl müslüman olduğunu bir düşününüz . Aallah kime tevbe kapısını açacağı kimse bilemez. Siz de arkadaşınıza bol bol dua edin ve  ümitvar olun ki, inşaallah diyelim müslüman olur

Allah razı olsun.Gönlümden geçen düşünceler de bu yönde...Onunla sadece yılda bir kez  Türkiye'ye geldiğinde karşılıklı sohbet etme imkanımız olabiliyor.
Allah istediğine hidayet verir ama bu arkadaşın o kişilerden olması için hem uğraşmak hem de dua etmek en doğru davranış  olacak demek ki...
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: maxpayna - 26 Ekim 2007, 10:34:56 ÖS 22
Alıntı
abdulhamit

MÜMTEHİNE-8. İnancınızdan dolayı size karşı savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan sürmeyen [inkarcılara] gelince, Allah onlara iyilik yapmanızı, nezaketle ve adaletle davranmanızı yasaklamaz:   Bu ayete göre arkadaşınız ile ilişkinizi kesmeyin ilişkiniz devam edebilir hem de karşılıklı saygı esaslarına göre

sayın abdulhamit daha önce bu konu üzerine tartışırken de benim söylemeye çalıştığım da buydu. sulh halinde olan ve inançlara saygılı bir kafirin kişiliğine saygı gösterilebilir diyordum ben. üstte de siz aynısını söylemişiniz. öyle değil mi ?

saygılarımla....

ayrıca sayın narçiçeği arkadaşınız ile irtibatı koparmamalısınız.inançlara saygılı bir şahsiyet olduktan sonra sakıncası olmadığı kanaatindeyim. allahdan hidayet nasip etmesini umarız inşallah.
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 27 Ekim 2007, 01:12:09 ÖS 13
Alıntı
sayın abdulhamit daha önce bu konu üzerine tartışırken de benim söylemeye çalıştığım da buydu. sulh halinde olan ve inançlara saygılı bir kafirin kişiliğine saygı gösterilebilir diyordum ben. üstte de siz aynısını söylemişiniz. öyle değil mi ?

Evet, öyle . Ben de Saygı gösterilebilir diyorum. Ama kalben  mi ? Yalnız  aramızdaki tek fark şu , Siz de kalben gösterilmez diyebiliyor musunuz ? Diyebiliyorsanız ,tamamdır

Onların kişiliklerine saygımız ,  daima Allah sevgisine dayanmayan bir saygı olacaktır. Onların kişiliklerine karşı hiçbir zaman Allah sevgisine dayalı saygı duyamayız, duymayız da

kalbten gelen kişiliğe saygımız ancak ve ancak  allah sevgisi için olacaktır. Neden öyle ?

 Çünkü, onlara kalbten gelen sevgimiz yok ki, kalbten gelen saygımız nasıl olabilsin ?

saygılarımı ve muhabbetlerimi sunuyorum

Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: maxpayna - 27 Ekim 2007, 11:36:18 ÖS 23

MÜMTEHİNE-8. İnancınızdan dolayı size karşı savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan sürmeyen [inkarcılara] gelince, Allah onlara iyilik yapmanızı, nezaketle ve adaletle davranmanızı yasaklamaz:

ayetin değişik meallerini için

http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=60&ayet=8


ayeti kaynak olarak onlara karşı saygısız olunamayacağını düşünüyorum. evet veli dost gönülden muhabbet beslenilmez.
ama saygı göstermek muhabbet beslemek anlamına gelmez.
sizin saygının kalpten gelmesi ve saygı sevgi birlikteliği konusunda kurduğunuz bağlantılar hakkında net fikrim yok.
gayri müslimlere gösterdiğimiz saygı sevgi elbette mümine olan saygı-sevgi kadar olmayacaktır. ama hiç olmayacak anlamı da çıkmaz.


Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 29 Ekim 2007, 04:22:10 ÖS 16
Değerli maxpayna kardeşim, bu verdiğiniz Kuran mealleri linklerin hepsini daha önce de okumuş ve yazılarımı bunların hepsini gözönünde bulundurarak yazmıştım. Ve dikkat ettiyseniz bir tek mealde o da esed tefsirinde nezaketten bahsedilmiş.

 Dikkat edin bir tek o. Diğer tefsirlerde bu nezaket ve kibar sözcüğü yer almaz. Böyle olduğu halde ben sizin fikrinizle uyuşan  ve saygı içeren bir kelime olaması nedeni ile  önceki yazılarımda da esed tefsirini kullandım. Yani konunun daha iyi anlaşılması için saygı kelimesine en yakın anlamı içeren meali sizler için seçtim de diyebilirim..

İşte aramızda uyuştuğumuz , mutabık kaldığımız cümle sizden geldi

Alıntı
gayri müslimlere gösterdiğimiz saygı sevgi elbette mümine olan saygı-sevgi kadar olmayacaktır. ama hiç olmayacak anlamı da çıkmaz.

 Kuran ile uyuşan bu İfadenize katılır ve imzamı da atarım
Konuya yaptığınız katkılardan dolayı da size teşekkür ederim
Başlık: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: maxpayna - 29 Ekim 2007, 11:26:56 ÖS 23
mealin esed meali olduğunun farkında değilim ayeti sizin iletilerinizden olduğu gibi kopyalamıştım.

ayrıca böyle güzel bir konu paylaşımında bulunduğunuz için ben teşekkür ederim. allah razı olsun saygılarımla......
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: murat - 20 Mart 2008, 11:58:33 ÖS 23
Alıntı
Saygı, Şahsa değer vermek, onu adam yerine koymak, hürmet göstermek anlamındadır.Yani saygı terimi çok az da olsa sevgi terimini de içine kapsar.

Allaha ve ayetlerine inanmayanlarla en güzel bir biçimde mücadele etmemiz allahın emridir. Onlarla bu fikirlerinden dolayı hemen onlara düşman kesilmek, onlara sert davranmak ve onlara saygı duymamak olmaz.Bu şekilde davranmak yanlış olur ve aynı zamanda islami de değildir. Onlarla en güzel bir biçimde, gerektiğinde dost olarak da, saygılı bir biçimde diyalog halinde ilişkilerimizi sürdürmemiz şarttır.
Bakın ayetlere, Müminun 96 ve Fusilet 34, ne der ? Kötülüğü en güzel bir şekilde sav ( Onu deffet, Bu işlemi güzellikle dene ve yap )

bir dinsize saygı mı? Allah'a küfredene muhabbet mi?
beyinsizliktir inanmamak...yani insan mutlaka birşeye inanma ihtiyacı duyar...bu benim görüşümdür. Allah'ı tanımayanı bende tanımam...

saygı, sevgi, muhabbet, dostluk, arkadaşlık, vs. vs.. bunları yapmak Allah'a saygısızlıktır değil mi?



Alıntı
“Allah’tan başka taptıklarına sövmeyin ki onlar da cahillik edip düşmanlıkla sizin Allah’ınıza sövmesinler.” (En’am 108)
Onları kendi fikirleri ve davranışları ile kabul edebiliriz.Fakat saygınlığı olmayan bir şeye saygı gösterilmez.Ancak o hali ile  kabul edilebilir.Saygı duymamak ya da hoş görmemek saygısızlık yapmak anlamına gelmez ki.İman etmeyenin, cahilin düşüncesne saygım ve bunun fiiliyata geçmiş haline hoşgörüm yoktur.

örnek vermiş  olduğunu ayet inancı olan bir kişinin ilahına sövmeyin! ( put, ateş, ay, vs...) konuylan alakalı değil. çünkü dinsizin bişeye inancı yok...
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: murat - 21 Mart 2008, 12:09:50 ÖÖ 00
prensib olarak kendi adima belirtmek gerekirse ben saygi duyarim... ve belki bir noktaya kadar yardimci olmak adina uzak da durmam.... ve inkarini onlemeye calisirim elimden geldigince...  

ne yardımından bahsediyoruz bacım...

ünivde okuyan arkadaşım "baban ne iş yapar" diyenlere. cami hocası diyeceği yerde "devlet memuru" diyor.  :-\ islam dini utanılacak bir din mi? yoksa o arkadaşım ortamı kaybetmemek için öyle bir yalan söylüyor... kendini farklı gösterme çabasına girmiş millet. ben dinsizim. neden oğlum derdin ne ??? bu zamana kadar müslümanım dedim bi cacık olmadı. bari şimdi dinsiz diyeyim bakalım ne olacak :D


bence biz inanları bilgimiz var ise onları doğru yola iletelim inş. ve bizde doğru yoldan ayrılmayalım...artistlik yapmanın bir anlamı yok!!!! Allah bizi doğru olanlarla beraber eylesin inş.
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: serender - 21 Mart 2008, 12:12:09 ÖÖ 00
aha eski yaralar birer birer kaşınıyor :)
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: murat - 21 Mart 2008, 12:27:22 ÖÖ 00
isterseniz konuyu biraz somut örnekler üzerinden konuşalım Qaniye saygınız var mıydı yok muydu? varsa sevgide mi var yoksa sadece hoşgörü mü?


bu soruya siz cevap veripte sorsaydınız keşke eliflamra...cevabınızı meraklan bekliyorum
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: dideigiryan - 21 Mart 2008, 12:43:03 ÖÖ 00
ya murat sende ne meraklısın ha :D
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: murat - 21 Mart 2008, 12:47:57 ÖÖ 00
ya murat sende ne meraklısın ha :D

kim, ben mi ??? yok bacım daha neler
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: eliflamra - 21 Mart 2008, 04:42:26 ÖS 16
Alıntı
bu soruya siz cevap veripte sorsaydınız keşke eliflamra...cevabınızı meraklan bekliyorum
fazla merakta bırakmayayım o zaman....
allahı inkar eden biriyle hiç dostlığum olmadı.ama saygı çerçevesinde oturup konuşmuşluğum oldu.bu konuşma yine islami sınırlar çerçevesinde oldu.
ataist bir hocadan ders almıştım.adamın dersinden istediğimiz zaman çıkıp namaza gidebiliyorduk bizim inançlarımıza saygı gösteriyordu.arada sırada oturup din üzerine konuşuyorduk.
özellikkle şişli bölgesinde bu konuyla ilgili çalışmalarımız olmuştu.
sonracığıma onlar bizim yaptığımız bop mitinglerine,başörtüsü eylemlerine katıldılar bende onların yöke karşı yaptıkları eylemlere katıldım.............
sonuç olarak bir kafir ile dost olmam ama oturup konuşabilirim.
muhabbet besler miyim hayır ama dinime saygısızlık yapmadığı müddetçe kişiliğine saldırıda bulunmam
(ne yazmışımda dün karşı çıktın  anlamadım.kılıç kalkan ekibiylemi dolaşayım muhabbet beslemediklerim için....tez kelleleri vurula!!!! ;))
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: murat - 22 Mart 2008, 03:02:31 ÖÖ 03
(ne yazmışımda dün karşı çıktın  anlamadım.kılıç kalkan ekibiylemi dolaşayım muhabbet beslemediklerim için....tez kelleleri vurula!!!! ;))


aslında tam süper olur bacım :D :D 8)
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 25 Mart 2008, 04:51:13 ÖS 16
Değerli murat kardeşim, Konuyu çok dikkatlice okumuşsanız bu konu enine ve boyuna tartışıldı hem de ayet ve yorumlarıyla bizi haksız çıkartacak tek bir ayet gösteremezsin varsa haydi göster, ayet ne demiş ve biz ne demişiz
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: murat - 26 Mart 2008, 10:33:18 ÖS 22
üzgünüm, yorum yok...
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: eslem - 28 Mart 2008, 11:22:03 ÖS 23
yanlış anlaşılmamak ümidiylen diyerek :) benimde bir budist öğrencim vardı mogolistandan arkadşları müslümandı bir tek o kalmıstı en cok zorlandığım aynı mekanda yaşamamız hasebiylen testtür olayıydı ama tabii müslümanlıkla yeni tanışan bir insanlada aynıı ortamı paylaşmak hz muhammedi abdesti namazı birde ondan dinlemek kadar huzur verici anda yoktu
 
ama o budıst olan bayan pek hosgöruluydu eteğini eşarbını örter otururdu demek sorun sadece secde etmektemiydii :( üzücü
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: serender - 28 Mart 2008, 11:29:50 ÖS 23
bu günkü sami hocaoğlunu okursanız eğer sorumlu insana (muttaki) hidayetin kapısının açılacağı vurgulanıyor.eğer hoş görü sınırını iyi koruyamazsak muttaki kişi ile nasıl karşılaşacağız ki?

aa ama bazen çileden çıkartıyorlar hani yanında olsa kıtali uygularım dediğin d eoluyor tabi ki:)
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: eslem - 28 Mart 2008, 11:50:39 ÖS 23
sorma ben onun sabun kokulu  kültür meyvesinı yiyorum beni sewsin die :P saka bir yana tabiiki islamın emirlerini değistirmedn sadece uslubu yumuşatark herşeyin anlatılabileceğine sahit oldum işte bir tek şu ülkedeki yanlış sistemlere sahip insanlara anlatılamıyor hak olan şeyler.inanmıyan insandaki sorun zaten şu kuran ve son peygamber kurandan getirilen delilerde ilk olarak süphe oluyor cünkü kendı dınınde böle bir kavramı ne duymus nede yasamıs.ama gel gör kuran okuyan kardeslerimize yada islam adına calısmalar yapanlara bu kuranda şu şekılde geçiyor dediğimizde ama hocamız böle dedii demzzmı işte o andaa imdattttttt die bağırdım :-\
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: fedakar571 - 28 Mart 2008, 11:54:06 ÖS 23
abdulhamit kadeş rica ediyorum ayetleri düzgün ve katkısız yazalım suçlamıyorum fakat bir harfini yanlış telaffuz eder veya aktarırsak vebal altında kalırız içerik olarak doğru fakat tekrar ayetleri araştırıp ve meşhur olmuş veya genel olarak kabul edilen kişilerin kitaplarında verelim verdiğin ayatler diyanetin mealiyle karşılaştırdım elimdeki bütün kitaplarla karşılaştırdım yanlış yazılmalar var. lütfen yanlış anlaşılmak ve bu konu ile tartışmaktan ALLAH'a sığınırım saygılar
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 29 Mart 2008, 03:26:51 ÖS 15
Alıntı
Gönderen: fedakar571 
Alıntı Ekle
abdulhamit kadeş rica ediyorum ayetleri düzgün ve katkısız yazalım suçlamıyorum fakat bir harfini yanlış telaffuz eder veya aktarırsak vebal altında kalırız içerik olarak doğru fakat tekrar ayetleri araştırıp ve meşhur olmuş veya genel olarak kabul edilen kişilerin kitaplarında verelim verdiğin ayatler diyanetin mealiyle karşılaştırdım elimdeki bütün kitaplarla karşılaştırdım yanlış yazılmalar var. lütfen yanlış anlaşılmak ve bu konu ile tartışmaktan ALLAH'a sığınırım saygılar


BENİ UYARMANIZ ÇOK İYİ OLDU VE SEVİNDİM DE. SİZDEN RİCAM, BEN AYETLERİN MEALLERİNİ YAZARKEN ÇOK TİTİZ DAVRANDIĞIMI ZANNEDİYORUM, MEAL AKTARIRKEN BİR HARFİNİN YANLIŞ TELAFUZ EDİLMESİNİ ANLAYAMADIM, ARAPÇASINI AKTARMIYORUZ Kİ, BİR HARFİNİN TELAFUZU NEYE GÖRE OLACAK.

EĞER , MEALLERDE YANLIŞ YAZILMALAR VARSA HEMEN UYARIN Kİ, DÜZELTELİM.
ŞİMDİ MERAK ETTİM DOĞRUSU ! HANGİ AYETTEN BAHSEDİYORSUNUZ
 ?
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: fedakar571 - 29 Mart 2008, 09:50:50 ÖS 21
ÖMER.N.BİLMEN-ELMALI-DİYANET YAYINLARINDAN BAKARSAN NE DEMEK İSTEDİĞİMİ DAHA İYİ ANLARSIN YANLIŞLIK YOK MESELA ÖMER ÖNGÜTDE MEAL ÇIKARMIŞ OKUYUNDA GÖRÜN BENİ DAHA İYİ ANLARSINIZ.TEKRAR SAYGILAR
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: murat - 30 Mart 2008, 01:17:31 ÖÖ 01
Bismillâhilazîm ve'l hamdülillâhi alâ dini'l Islâm
 
Gerçek şu ki, kafir olanları (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler. 


Kur'an > Sure Bakara> Ayet 6
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: maxpayna - 31 Mart 2008, 01:10:40 ÖÖ 01
ÖMER.N.BİLMEN-ELMALI-DİYANET YAYINLARINDAN BAKARSAN NE DEMEK İSTEDİĞİMİ DAHA İYİ ANLARSIN YANLIŞLIK YOK MESELA ÖMER ÖNGÜTDE MEAL ÇIKARMIŞ OKUYUNDA GÖRÜN BENİ DAHA İYİ ANLARSINIZ.TEKRAR SAYGILAR

tek bir meale bağlı kalmak her zaman risklidir.
üstad abdulhamitin ise bu konuda hassasiyet gösterdiğine zaten inanıyorum.

farklı mealleri karşılaştırmak isteyen arkadaşların istifadesi için TIKLAYINIZ (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=2&ayet=2)

not : ömer öngüt ismi önyargılar dolu bir isimdir. mealinin sıhhatini merak ettim, görmek isterim doğrusu.....saygılar.
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: sergüzeşt - 30 Haziran 2008, 10:17:16 ÖS 22
merak ettim de bütün kafirler kafir olarak kalabilir mi?bu değişmemezlik kimler için söylenmiştir?çünkü hidayete kavuşan çok var.
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 30 Haziran 2008, 10:22:50 ÖS 22
Alıntı
merak ettim de bütün kafirler kafir olarak kalabilir mi?bu değişmemezlik kimler için söylenmiştir?çünkü hidayete kavuşan çok var
.

Bütün kafirler kafir olarak kalabilir mi?
Allahın kalp gözünü kapattığı ( Kalblerini mühürlediği  ) kafirler hariç, bütün kafirler kafir olarak kalır. Bunlardan kalb gözü açık olanlar allahın hidayeti ile müslüman olurlar hz ömer gibi.
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: asr27 - 21 Temmuz 2008, 08:08:48 ÖS 20
bence verilmez ama o nu tamaman soğutmamakta gerekir ne bilirsin belki öğüt alacak ve inanacak.    (inşallah)
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: murat - 30 Ağustos 2008, 07:40:27 ÖS 19
Şüphesiz, küfredip kâfir olarak ölenler, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti bunların üzerinedir;

Onda (lanette) temelli kalıcıdırlar, onlardan azab hafifletilmez ve onlar gözetilmezler de. bakara 161-162


"Küfr" kelimesinin Arapça'da sözlük anlamı "gizlemek" demektir. Zamanla bu kelime Hakk'ın gizlenmesi ve daha sonra da reddedilmesi anlamında, imanın karşıtı olarak kullanılmaya başlanmıştır. İman, inanmak, kabul etmek ve boyun eğmek demektir; Küfr ise, inanmamak, reddetmek ve karşı çıkmak anlamlarına gelir. Kur'an'a göre bir kimse şu durumlarda küfr işlemiş olur:
1) Kişi Allah'a tamamen inanmaz, O'nu Yüce Otorite, kendisinin ve tüm evrenin mutlak hâkimi veya ibadet edilecek tek mâbudu olarak kabul etmezse,
2) Allah'ın varlığını tasdik eder, fakat hakikat ve kanun'un ilmi hakkında O'nun emir ve hidayetini kaynak olarak kabul etmezse,
3) Kişi ilke olarak Allah'ın hidayeti'ni (Vahy) kabul ettiği halde, Allah'ın hidayet ve emrini birlikte gönderdiği peygamberleri reddederse,
4) Belirli bir veya bir grup elçiyi kabul edip, arzu ve istekleri doğrultusunda diğerlerini kabul etmezse,
5) Kişi, İslâm inancının tümünü veya bir kısmını, İslâmî hayat tarzını veya peygamberlerin öğretilerini inkâr ederse,
6) Kişi eğer bunların tümünü teoride kabul eder de, Allah'ın emirlerini pratikte kasten çiğner, bu hal üzere devam eder ve teslimiyet yerine isyan dolu bir hayat seçerse.
Yukarıdaki tüm düşünce davranış şekilleri Allah'a karşı isyandır ve Kur'an'a göre küfr'dür. Yukarıdaki kullanımlarının yanısıra Kur'an, bazen küfrü sadece nankörlük anlamında da kullanır. Çünkü Allah'ın verdiği yetenek ve organları O'nun isteği dışında kullanmak ve kendisine nimet verene karşı asi olmak nankörlükten başka bir şey değildir.
Küfr'ün bu tanımından onun genelde sanıldığı gibi küçültücü ve aykırı bir anlamda kullanılmadığı anlaşılacaktır. Müslümanlar inanmayanları kâfir diye adlandırdıklarında bir gerçeği dile getirmektedirler.


Etrafa hayvan gibi bakmayan, gözleri önünde gece gündüz işleyip duran büyük kâinat sistemini akıllıca bir gözleme tâbi tutan ve önyargılarla, inatçılıkla körelmemiş bir kimse hakikate işaret eden birçok ayetler görebilir. Böyle bir kimse, evrenin Mutlak Kâdir ve Mutlak Hâkim olan tek bir Varlık tarafından yönetildiğini görecektir. Bunun yanısıra, Allah'ın evrenin tek ilâhı olduğunu ve hiçbir eş ve ortağa yer bulunmadığını, çünkü hiç kimsenin nitelik, güç ve otorite bakımından ilâhlıkta ortaklık iddia etmeye gücünün yetmeyeceğini anlayacaktır. tefhimul kuran

Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: ahmet keçaş - 05 Eylül 2008, 12:21:53 ÖS 12
metninizin uzunluğunda sadece göz atabildim bakın öncelikle saygı kavramına değinmek istiyorum bence saygı karsıdaki insan değer verirken aslında kendi değerimizi arttırmaktır. arkadaslar bu konu hakkında yazılmıs cizilmiş ben sunu belirtmek istiyorum sizin karakterinize saygısı olmayan kişiye saygı duyulurmu duyulmaz ateistlerin coğuda değerleri olmadığından nasıl olsa tas olacaz diye keyiflerine göre yasarlar ve müslümanlarla konusurken biz kızdırmak için daha cok inakrlarını dile getirirler ve dahası bu yüzden pekde saygı duyulacak insanlar olduklarını sanmam ama bence kişiyi bağlar...
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: abdulhamit - 06 Eylül 2008, 05:59:12 ÖS 17
Alıntı
metninizin uzunluğunda sadece göz atabildim

Sadece göz atabilmişsiniz !

Keşke tümünü okumuş olsaydınız !

Alıntı
bu yüzden pekde saygı duyulacak insanlar olduklarını sanmam ama bence kişiyi bağlar

Kişiyi bağlamaz : İslamı bağlar.

Eğer kişi islamı seçmiş ise onun hükümlerine bağlı olmayacak mıdır ?
Başlık: Ynt: ALLAHI İNKAR EDENE SAYGI DUYULUR; ONUNLA DOST OLUNUR MU ?
Gönderen: ahmet keçaş - 07 Eylül 2008, 12:54:17 ÖS 12
abdülhamit beni anlayamanmıssınızdemek istediğim yani inkar daki kişiyi bağlar inkar etmesi bize zararı yoktur fakat bizim onu uyarabildiğimiz kadar uyarmamız gerekir islama ve islami değerlere karsı bir terbiyesizlik olmadığı sürece karısamayız inanmama hakkı var ama saygı duyması kesinlikle gerekir sonucta inanmadığı için o yanar islam müminler değil kendimi ifade edebildiğimi sanıyorum allaha emanet olun .