İslami Düşünce Platformu

KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) => Kur´an-ı Kerim => Konuyu başlatan: abdulhamit - 12 Mart 2009, 12:16:52 ÖS 12

Başlık: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 12 Mart 2009, 12:16:52 ÖS 12
Kula tebliğ yapılmazsa ve apaçık Allahın emirlerini tebliğ edecek bir uyarıcı gelmezse O kul veya kullara azab hak olmaz.

Deniyor ki, Allahın varlığını anlamada Tebliğ şart değildir. Eğer vahiyi tebliğ edilmeden şirk koşmussa da ona yine de cehennem azabı hak olur. Çünkü ona akıl verilmiştir.

AKIL VEYA AKLI KULLANMAK BURADA TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİLDİR. TEBLİĞDEN SONRA AKLI KULLANMAK ÖNEMLİDİR. iBRAHİM PEYGAMBER BENZETMESİ VAR. DİKKAT ! O HERŞEYDEN ÖNCE BİR PEYGAMBERDİ. SIRADAN BİR İNSAN DEĞİLDİ VE ALLAHIN VAHYİNE VE YARDIMINA TABİİ İDİ.

Bu konu ile ilgili çok net , açık ve kesin ayetler var.

DİKKAT ! TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM DE OLMUYOR

ZÜMER- 71 Size, içinizden, Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugüne kavuşacağınızı ihtar eden peygamberler gelmedi mi?" derler  "Evet geldi,"-   .

Allah mutlaka onlara azab vermeden önce elcilerini gönderiyor:

TÂHÂ-134:
Ondan önce gerçekten Biz onları, azapla helâk etmiş olsaydık, muhakkak şöyle derlerdi: "Rabbimiz, bize resûl gönderseydin olmaz mıydı? Böylece biz de zelil (rezil) ve rüsva olmadan önce senin âyetlerine tâbî olsaydık."

Sorumuzu tekrarlayalım.
Ya bir çağrıcıdan veya tebliğden haberleri yoksa tebliğden haberi olmayan insanların hükmü nedir ?

İSRA 15 VE ŞUARA 208  ayeti herşeyi açıklar

İSRA 15 : .(.........Bir elçi (uyarıcı ) göndermedikçe hiç kimseyi azaba çarptırmayız.)

ŞUARA 208

Biz hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helak etmedik.

FATIR-24- Biz seni gerçeğin müjdecisi ve uyarıcısı (korkutucusu) olarak gönderdik. Her millete mutlaka Bir uyarıcı gönderilmiştir.

FATIR-37- Onlar orada "Ey Rabbimiz, bizi buradan çıkar da daha önce yaptıklarımızdan farklı, iyi işler yapalım " diye feryad ederler. Düşünmek isteyenlerin düşünmelerine yetecek kadar uzun bir süre sizi yaşatmadık mı? Ayrıca size uyarıcı da gelmişti, Şimdi azabı tadınız bakalım. Zalimlere yardım eden bulunmaz.


Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 12 Mart 2009, 12:24:57 ÖS 12
KASAS-59- Rabb'in memleketlerin ana merkezlerinin halkına ayetlerimizi okuyacak bir elçi göndermedikçe ülkeleri helâk edici değildir. Zaten biz halkı zalim olan memleketleri helak etmişizdir.

ENAM-131- Bu, şunu kanıtlar ki, Rabbin, gerçeklerden habersiz olan bir kentin halkını haksız yere helâk etmez.

HUD-117- Sözkonusu şehirlerin halkları doğru yoldayken, Rabbin oraları haksızlıkla helak etmiş değildir.
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: Rahmetli - 12 Mart 2009, 12:53:43 ÖS 12
Soruyu biraz daha açalım isterseniz...
Kendilerine tebliğ ulaşmadığı için zulmeden, azgınlaşan bir toplumu Rabbimiz öte de cennetine mi koyar?
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 12 Mart 2009, 01:29:24 ÖS 13
Alıntı
Soruyu biraz daha açalım isterseniz...
Kendilerine tebliğ ulaşmadığı için zulmeden, azgınlaşan bir toplumu Rabbimiz öte de cennetine mi koyar?

Tamam soruyu biraz daha açalım o halde !

Kendilerine tebliğ ulaşmadığı için zulmeden, azgınlaşan bir toplumu Rabbimiz öte de cennetine mi koyar

DEMİŞSİNİZ.

SİZ BENİM BU AYET İFADELERİMDEN KULLARA TEBLİĞ YAPILMADIĞINI MI ÇIKARTTINIZ VEYA ŞÖYLE SÖYLEYEYİM. SİZCE YERYÜZÜNDE İSLAMA TEBLİĞ YAPILMAMIŞ KULLAR OLABİLİR Mİ ? BU SORUYU İYİ DÜŞÜNÜNÜZ
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 12 Mart 2009, 01:39:02 ÖS 13
AYNI KONUYU BİR BAŞKA SİTEDE DE AÇMIŞTIM . BİR BAŞKA SORU DA ŞU ŞEKİLDE GELEBİLİYOR. BAKIN

Alıntı
Esselamu aleykum yeni üye oldum inş üyeliğim hayırlara vesile olur.

muhterem tebliğ olmadan kimseye cehennem hak olmaz yazmışsın biraz açar mısın konuyu burdan kastın mesela türkiyede yaşayan birisi düşünelim: bu insana herhangi bir konuda kimse tebliğde bulunmamış yada bulunmuşlarda tebliği hakkıyla yapamamışlar ve bu tebliğ yapılan kişide Allaha şirk koşuyor. öldükten sonra bu adama cehennem hak olmaz mı

ŞİRK EN BÜYÜK ZULUMDUR VE ZALİMTİR Kİ,

Kendilerine tebliğ ulaşmadığı için zulmeden, azgınlaşan bir toplumu Rabbimiz öte de cennetine mi koyar

SORUSU İLE EŞDEĞERDİR.

Alıntı
Abdulhamit
Tamam soruyu biraz daha açalım o halde !

Kendilerine tebliğ ulaşmadığı için zulmeden, azgınlaşan bir toplumu Rabbimiz öte de cennetine mi koyar

DEMİŞSİNİZ.

SİZ BENİM BU AYET İFADELERİMDEN KULLARA TEBLİĞ YAPILMADIĞINI MI ÇIKARTTINIZ VEYA ŞÖYLE SÖYLEYEYİM. SİZCE YERYÜZÜNDE İSLAMA TEBLİĞ YAPILMAMIŞ KULLAR OLABİLİR Mİ ? BU SORUYU İYİ DÜŞÜNÜNÜZ

Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 12 Mart 2009, 01:48:57 ÖS 13
Tebliğ olmadan kimseye cehennem hak olmaz sözü bana ait söz değildir. Ayet sözüdür. Allahın kelam sözüdür.

Yukarıda verdiğim ayetler açık , net ve anlaşılır değil mi ? Cenabı Allah kullarına elçi göndermedikçe onlara azab etmeyeceğini söylüyor.

O halde tüm ayetlerden çıkan özet anlam şudur.

Tüm kullara tebliğ yapılmıştır. Hem de hakkıyla hem de adam akıllı yapılmıştır. Her devirde olduğu gibi günümüzde de İslamiyetten , vahiyden habersiz kullar yoktur. Aksi halde ( Şayet öyle olsaydı , yani tebliğ yapılmamış olsaydı, onlar bir bahane uydurur ) senin rabbin onlara azab edici olmazdı.

NİSA-165- Bu elçileri müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik ki, bu elçilerden sonra insanların Allah'a karşı ileri .sürebilecekleri hiçbir bahaneleri kalmasın. Hiç kuşkusuz Allah güçlüdür ve hikmet sahibidir.

TAHA-134- Eğer onları daha önce azaba çarptırarak yok etseydik; "Ey Rabb'imiz, bu rezilliğe ve peri,anlığa düşmeden önce bize bir elçi gönderseydin de ayetlerine uysaydık, olmaz mıydı?" diyeceklerdi

Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 12 Mart 2009, 01:53:00 ÖS 13
ZÜMER- 71 : Size, içinizden, Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugüne kavuşacağınızı ihtar eden peygamberler (UYARICILAR ) gelmedi mi?" derler  "Evet geldi,"-  

SİZİN DE DEDİĞİNİZ GİBİ TEBLİĞ ULAŞMADIĞI HALDE, VAHYİ DUYMAYIP AZGINLAŞMIŞ VE ZULUM YAPMAKTA OLAN KİMSELERE

Vahyi duymayıp, onlara tebliğ yapılamamış olanlar olsaydı onlar evet geldi derler miydi. Ne elçisi, ne uyarması bu . Bizim bunlardan hiç haberimiz yok demezler miydi ?

BU AYETİN TEFSİRİ BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ 

(UYARICILAR ) gelmedi mi?" derler  "Evet geldi,"- demektedirler

AYETİ BİRKAÇ tefsirde yapmak mümkün.

Birincisi : Rabbinizin ayetlerini sizin yüzünüze okuyan, onu size duyuran  peygamberleri (resulleri ) gelmedi mi. Bu hitap resul veya Nebi gönderilen bir topluluğa olan bir hitaptır ki, Evet geldi demektedirler

Bundan sonra peygamberler, gelmeyeceğine göre , İnsanlara kim rehber olacak, İnsanlara kim rehberlik yapacak ? Kim vahyi tebliğ edip, uyaracak ve nasıl  uyaracak ?

İkincisi: Kuran haber veren, haber getirenlere de elçi diyor. Kuran vahyini iletenler ve tebliğ yapanlar da Allahın birer elçisidir. Aradaki tek fark kuranda bahsedilenlerin özel görevle görevlendirilmiş ve Allahtan vahiy alan elçiler olmasıdır. Nebi veya resul olmasıdır.

(UYARICILAR ) gelmedi mi?" derler  "Evet geldi,"- demektedirler. Allahın kelam sözleri ve tüm insanlığa gönderilen peygamber gelmedi mi  ve siz bundan haberdar oldunuz mu, olmadınız mı ?  Ve size birileri gelip, önceki elçilerin-peygamberlerin yaptığı( uyardığı ) gibi size allahın ayetlerini okuyup sizi allahın kitabı ile uyaran, ve size onlar gibi elçilik yapan uyarıcılar oldu mu olmadı mı ? Veya günümüz iletişim araçları ile ( TV-Radyo-İnternet vs ) bu vayhi kuranı ve onun ayetlerini, duydunuz mu duymadınız mı ? Duyuranlar oldu mu olmadı mı ?

"EVET GELİP DUYURDULAR VE  UYARDILAR "  DERLER

MULK-8:. Cehennem) nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. Herbir grup oraya (cehenneme) atıldığında, cehennem bekçileri (vazifelileri) onlara: "Size nezir (ikaz edici, uyarıcı) gelmedi mi?" diye sorarlar.

MULK-9: (Cehenneme atılanlar) derler ki: "Evet, andolsun ki bize nezir geldi. Ama biz, onu yalanladık ve Allah, hiçbir şey indirmemiştir,  dedik ve siz, büyük bir sapıklık içindesiniz, dedik."

MULK-10: Eğer kulak vermiş veya akletmiş olsaydık, çılgın alevli cehennemlikler içinde olmazdık " derler.

MULK 11- Böylece günahlarını itiraf ederler. Çılgın alevli cehennemlikler yok olsunlar!

 O halde Herkese teblig yapilmistir. Ve halen de yapılmaktadır.

İSRA 15 : .(.........Bir elçi (uyarıcı ) göndermedikçe hiç kimseyi azaba çarptırmayız.)

FATIR-24- Biz seni gerçeğin müjdecisi ve uyarıcısı (korkutucusu) olarak gönderdik. Her millete ( TOPLULUĞA ) mutlaka Bir uyarıcı gönderilmiştir.

FATIR-37- Onlar orada "Ey Rabbimiz, bizi buradan çıkar da daha önce yaptıklarımızdan farklı, iyi işler yapalım " diye feryad ederler. Düşünmek isteyenlerin düşünmelerine yetecek kadar uzun bir süre sizi yaşatmadık mı? Ayrıca size uyarıcı da gelmişti, Şimdi azabı tadınız bakalım. Zalimlere yardım eden bulunmaz.
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: Rahmetli - 12 Mart 2009, 03:54:59 ÖS 15
Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). Yasin/6

Bu ayeti de göz önünde bulundurarak sorumuzu yineleyelim. Resulullah aleyhissalatu vesselam döneminde, kendisine risalet verilmeden önce onunla aynı dönem yaşamış müşrikleri kendisine tebliğ ulaşmış kişiler olarak görebilir miyiz? Sorumuz evet ise gafil kalan ve babaları uyarılmayan toplum hangi toplum.. Yok hayır ise biliyoruz ki o dönemde yaşayan toplum müşrikti ve uyarılmadıkları için cehennem azabı hak olmaz. Öyleyse cennetlik mi bu gafiller?
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 12 Mart 2009, 04:05:09 ÖS 16
Alıntı
Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). Yasin/6

Bu ayeti de göz önünde bulundurarak sorumuzu yineleyelim. Resulullah aleyhissalatu vesselam döneminde, kendisine risalet verilmeden önce onunla aynı dönem yaşamış müşrikleri kendisine tebliğ ulaşmış kişiler olarak görebilir miyiz? Sorumuz evet ise gafil kalan ve babaları uyarılmayan toplum hangi toplum.. Yok hayır ise biliyoruz ki o dönemde yaşayan toplum müşrikti ve uyarılmadıkları için cehennem azabı hak olmaz. Öyleyse cennetlik mi bu gafiller

GÜZEL SORULAR SORUYORSUNUZ. TEŞEKKÜR EDERİM.

AYETLERLE CEVABLAYACAĞIM İNŞALLAH
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 12 Mart 2009, 05:26:31 ÖS 17
Alıntı
Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). Yasin/6

Bu ayeti de göz önünde bulundurarak sorumuzu yineleyelim. Resulullah aleyhissalatu vesselam döneminde, kendisine risalet verilmeden önce onunla aynı dönem yaşamış müşrikleri kendisine tebliğ ulaşmış kişiler olarak görebilir miyiz?

Evet görebiliriz Çünkü Kuran her topluma uyarıcılar gönderdiğini apaçık söylüyor

FATIR-24- Biz seni gerçeğin müjdecisi ve uyarıcısı (korkutucusu) olarak gönderdik. Her millete ( HER TOPLULUĞA ) mutlaka Bir uyarıcı gönderilmiştir

Alıntı
Sorumuz evet ise gafil kalan ve babaları uyarılmayan toplum hangi toplum.. Yok hayır ise biliyoruz ki o dönemde yaşayan toplum müşrikti ve uyarılmadıkları için cehennem azabı hak olmaz. Öyleyse cennetlik mi bu gafiller?

SORUNUZA CEVAB HAYIR DEĞİL EVET OLACAKTIR

BU AYET

Yasin-6- O Kitap, sana, ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir

Bu uyarma ve uyarılma  peygamber düzeyinde olan bir uyarma ve uyarılma ki, Hz. İsmail'in soyundan gelen, onun arkasından babaları ( ataları ) hiçbir peygamber görmeyen bir topluluğa peygamber olarak gönderilip onları ikaz edip uyarmasıdır.

Kuran her topluma uyarıcılar gönderdiğini apaçık söylüyor.

FATIR-24- .... Her millete ( HER TOPLULUĞA ) mutlaka Bir uyarıcı gönderilmiştir

Bu uyarıcıların Kimisi resul- nebi olurken kimileri de vahyi duyan ve ileten her kişidir.

Nitekim peygamber efendimiz dönemine baktığımızda ondan öncede o toplumda yani Babaları uyarılmamış denilen toplumda  O TOPLUMUN İÇİNDE muvahitlerin olduğunu görüyoruz. Bu muvahhittler ehli kitap olan yahudi veya hiristiyanlardı

ALAK -9:- Gördün mü şu men edeni.

10- Namaz kılarken bir kulu.

11- Gördün mü, ya o kul doğru yolda ise.

12- Yahut kötülüklerden sakınmayı emrederse.

13- Gördün mü, ya bu adam yalanlar, yüz çevirirse.

14- O, Allah'ın gördüğünü bilmiyor mu?

BU AYETLER İLK İNEN AYETLERDİ VE SÖZÜ EDİLEN TOPLUM İÇİNDE DE VAHİYDEN DE,TEBLİĞDEN DE HABERLİ KULLARIN VAR OLDUĞUNU APAÇIK İFADE EDEN AYETLERDİR



Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 14 Mart 2009, 01:40:30 ÖS 13
Bir insan veya zümreye Allahın vahyi tebliğ edilmez ise o insan veya zümre hesaba çekilir mi ? Bu çeşit böyle bir imtihan olur mu ?

Hayır, olmaz. Bu imtihana girip te soru sorulmayan kişilerin durumuna benzer. Ne soruldu ? Ne cevab verildi. Sorular olacak ki, cevaplar verilsin. Verilen cevapların doğru veya yalnış olduğu belirlensin ve bilinsin ki, artık sınavın sonucu ortaya çıkıversin.

Deniliyor ki, İbrahim peygamber gibi, insan kendi aklı ile de Allahın varlığını idrak edebilir ve dolayısyla Allah kendini tanımayı o insana farz eder.

Hayır, öyle örnek veremeyiz. Herşeyden önce İbrahim ( as ) bir istisnadır ve üstelik peygamberdir.

Peygamberlere verilen hikmet ve akıl ile biz insanlara verilenlerden farklıdır.

İSRA 15 ayeti herşeyi açıklar.(.........Bir peygamber-UYARICI  göndermedikçe hiç kimseyi azaba çarptırmayız.)]

Ne yazık ki, insanlar aynı ibrahimi zeka ve akıl kapasitesinde değildir. Üstün zeki ve akıl sahipleri bunu başarabilirken, diğerleri acizdir ve cehaletlerinin kurbanları olurlar. Üstelik, hz ibrahim ( as ) bir peygamber olması nedeniyle inancını test edebilmiştir ve  aldığı vahiyle de inancını pekiştirmiştir. Günümüz de böyle bir insanın hz ibrahim aklı ile allahın birliğine şahadet etmesi hiç te kolay olmayacaktır. Bunu başarsa bile bu defa  Allahın birliğine ortak koşabilir. Ve koşması için şeytanlar onun beyin frekansına girerek onu hiç te rahat bırakmayacak ve onu devamlı taciz edeceklerdir. Bununla beraber ancak allah isterse o insanı kendisine yönlendirecektir.

Yani  Tebliğ olmadan insanların hiçbiri allahı gerçeği gibi takdir ve tek olduğunu kavrayamazlar mı  diyorsunuz ?

Tabii ki ibrahim peygamber gibi eğer zeki ise Allahı kendi aklı ile çok kolay idrak eder ve kavrayabilir de.

 İnsan Allahı Aklı ile olmazsa bile Kalben ruhen de hisseder. Hissedecektir de. Fakat, şeytan boş mu duruyor ?

 Bu kez onu saptırmaya yöneltecektir ki, o muazzes ,muazzam peygamberleri dahi rahatsız etmiş ve onları saptırmaya çalışmış vazifelerini engellemeye çalışarak neredeyse onları az kaldı yoldan saptıracaktı

Bakınız ki ayete ISRA-74- Eğer sana direnme gücü vermeseydik, az daha onlara meyl ediyordun  

 Yani koskaca bir peygamber ( Peygamberimiz HZ Muhammed ( Sav ) bile şeytan ve taraflarınca saptırılmak gayesi ile yoldan çıkarılabilecek bir duruma neredeyse az kalsın gelebiliyorsa . Dolayısıyla insan ruhen de hissetse akıl ile de kavrasa bile Allahın birliğine iman etmesi hiç kolay olmayacaktır
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 15 Mart 2009, 11:36:57 ÖÖ 11
İnsanın asıl yaratılış sebebi Yaratıcının yarattığı kulunu denemesi ve onu sınava tabii tutmasıdır. BU kesin olan gerçek kuran da çok açık ve net belirtilir.

İşte, insanın yaratılış sebebi çok net ve kesin belirtilmiş. Bu bir sınav ve rabbimizden bir imtihandır ? Bakınız Aşağıdaki ayetlere

1-ZARİYAT-56- Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk ( Beni tanıyıp, emirlerime itaat  ) etsinler diye yarattım

ÖLÜM VE HAYAT NE İÇİNDİR ? 

MÜLK-2- O (ALLAH ) Hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için, ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır

3- KEHF-7- Biz dünyadaki her şeyi yeryüzünün süsü yaptık. Amacımız, insanları sınavdan geçirerek  hangilerinin daha iyi işler yapacaklarını görmektir.

4- HUD-7- Sizi sınavdan geçirerek  hanginizin daha iyi işler yapacağınızı belirlemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur

5- MÜMİNUN-115- Sizi boşuna yarattığımızı ve huzurumuza döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?

6- ANKEBUT-2- "...... Hiçbir sınavdan geçirilmeksizin bırakılıvereceklerini mi sanıyorlar?"

ANKEBUT-3- Biz onlardan önceki kuşakları sınavdan geçirdik. Bu sınav sonucunda Allah, doğru sözlüler ile yalancıları kesinlikle belirleyecektir.

“İnsan, kendi başına ve sorumsuz bırakılacağını mı sanıyor?” (Kıyamet/36)

( İnsan boş yere onu amaçsız yarattığımızı mı sanıyor, ben istediğimi yaparım bana sual soracak ve hesap görecek kimse yok mu zanediyor. Bu onun yaratılış amacına uygun değildir. Elbette ki,o Allaha karşı sorumlu olacak ve ona hesap verecektir. )  O halde nasıl sorumlu olacak hesap verecek ?  Ona allahın ayetlerinin tebliğ edilmesi  gerekmiyor mu ? Ona Allahın ayetlerinin tebliğ edilmesi gerekiyor ki, ancak sorumlu olabilsin

BELED-10-Biz ona eğri ve doğru iki yol göstermedik mi?

Bu ayet ifadelerinden sonra bir insan bana doğru ve eğri yol gösterilmedi. Bana tebliğ yapılmadı ve ben bundan habersizdim diyebilir mi ?

İnsanın yaratılış gayesi olan Allah’a kulluk tüm bir hayatın ifadesi olmaktadır. Allah’a kulluk; tüm bir hayatın ifadesi olmaktadır

İNSAN-3- Biz ona yolu gösterdik. Artık ister şükreder isterse nankör olur

O halde Herkese teblig yapilmistir. Ve halen de yapılmaktadır
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 15 Mart 2009, 11:50:58 ÖÖ 11
HİÇBİR FERT VEYA  TOPLUM DÜŞÜNÜLEMEZ VE OLAMAZ Kİ ALLAHIN AYETLERİ İLE UYARILMIŞ OLMASINLAR VEYA TEBLİĞ EDİLMİŞ OLMASINLAR

نَّا اَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَشٖيرًا وَنَذٖيرًا وَاِنْ مِنْ اُمَّةٍ اِلَّا خَلَا فٖيهَا نَذٖيرٌ
Fatır 24:
Şüphesiz biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.
 
وَلَقَدْ بَعَثْنَا فٖى كُلِّ اُمَّةٍ رَسُولًا اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاجْتَنِبُوا الطَّاغُوتَ
Nahl 36:
Andolsun biz, her ümmete, “Allah’a kulluk edin, tâğûttan kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.

Ayetlerden  her ümmete bir peygamber gönderildiği anlaşılıyor.

BÜTÜN PEYGAMBERLERİ VE HANGİ KAVİMLERE GÖNDERİLDİKLERİNİ BİLİYOR MUYUZ?

Bu peygamberlerin hepsinin kimler olduğunu ve hangi ümmetlere gönderildiğini biliyor muyuz.? Hayır. Hepsini bilemiyoruz. Bunu da şu ayetten anlıyoruz;

- “Biz senden önce de bir çok resul/peygamber gönderdik. Onlardan bazısını  sana anlattık, bazısını ise anlatmadık”(Mümin, 40/78)

Demek ki sayısını ve kimlere gönderildiğini bilemediğimiz peygamberler de var.
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: Rahmetli - 16 Mart 2009, 07:56:55 ÖS 19
74/1-2) Ey bürünüp örtünen, Kalk (ve) bundan böyle uyar.
Babaları uyarılmadığı için gaflet içinde kalmış kavmini...

92/12-14) Şüphesiz, bize ait olan, yol göstermektir. Gerçekten, son da, ilk de bizimdir. Artık sizi, 'alevleri kabardıkça kabaran' bir ateşle uyardım.
Alevli ateşin azabıyla Resulleri aracılığıyla uyarır Rabbimiz...

77/5-6) Zikr (vahy, öğüt) bırakanlara; Özür (suçu, eksikliği ortadan kaldırmak) veya uyarmak için.

74/35-37) Şüphe yok ki bu [cehennem ateşi] gerçekten büyük [bir uyarı]dır -ölümlü insan için bir uyarı- öne çıkmayı veya geride kalmayı seçen her biriniz için!

79/42-45) "O ne zaman demir atacak?" diye, sana kıyamet-saatini soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? [Çünkü] onun [bilgisinin] başı ve sonu yalnız Rabbinin katındadır! Sen, yalnızca ondan 'içi titreyerek korkanlar' için bir uyarıcısın.

Uyarıcılar;
Kıyamet günüyle yani hesap günüyle uyarmak,
insana yaptıklarının birgün hesabının sorulacağının bilincini yerleştirmek için gönderilir.
Başlık: YASİN 6 AYETİ NASIL ANLAŞILACAK ?
Gönderen: abdulhamit - 17 Mart 2009, 12:30:03 ÖS 12
Alıntı
74/1-2) Ey bürünüp örtünen, Kalk (ve) bundan böyle uyar.
Babaları uyarılmadığı için gaflet içinde kalmış kavmini...

Yasin-6- O Kitap, sana, ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir

BU AYETTE ANAHTAR KELİME GAFLETTİR. DAHA ÖNCE BU AYETİN NASIL ANLAŞILACAĞINI AÇIKLAMIŞTIM.

BU AYETİ TEFSİR ETMEYE DEVAM EDECEĞİM
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: Rahmetli - 18 Mart 2009, 10:06:01 ÖÖ 10
53/56-62) Bu önceki uyarıcılardan bir uyarıcıdır. O yaklaşmakta olan yaklaştı. Onu Allah'ın dışında ortaya çıkaracak başka (hiç bir güç yoktur). Şimdi siz, bu sözden mi şaşkınlığa düşüyorsunuz?  (Alayla) Gülüyorsunuz ve ağlamıyorsunuz. Ve şuursuzca baş kaldırıyorsunuz. Hemen, Allah'a secde edin ve (yalnızca O'na) kulluk edin.

37/69-73) Çünkü onlar, atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı. Kendileri de onları izleri üzerinde koşturup-duruyorlardı. Onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı. Andolsun, biz onlara uyarıcılar göndermiştik. Uyarılanların nasıl bir sona uğradıklarına bir bak.

37/167-182) Onlar (putatapıcılar), her ne kadar şöyle diyor idiyseler de: "Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı." "Gerçekten bizler de, Allah'ın muhlis olan kullarından olurduk." Fakat (kitap gelince) onu tanımayıp-küfrettiler; yakında bileceklerdir. Andolsun, (peygamber olarak) gönderilen kullarımıza (şu) sözümüz geçmiştir: Gerçekten onlar, muhakkak nusret (yardım ve zafer) bulacaklardır. Ve hiç şüphesiz; bizim ordularımız, üstün gelecek olanlar onlardır. Öyleyse sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir. Ve onları seyret; (azabı) yakında göreceklerdir. Şimdi onlar, bizim azabımızı mı acele istiyorlar? Fakat (azab) onların sahasına indiği zaman uyarılıp-korkutulanların sabahı ne kötü olur. Sen bir süreye kadar onlardan yüz çevir. Ve seyret; (azabı) yakında göreceklerdir. Üstünlük ve güç (izzet) sahibi olan senin Rabbin, onların nitelendirdiklerinden yücedir. Gönderilmiş (peygamber)lere selam olsun. Ve âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun.

102/89 Sonra o gün, nimetten sorguya çekileceksiniz.


Başlık: YASİN 6 AYETİ NASIL ANLAŞILACAK ?
Gönderen: abdulhamit - 18 Mart 2009, 02:59:27 ÖS 14
Soru: Yasin 6 ayetinde ifade edilen babaları uyarılmamış ifadesi gerçek anlamda mı kullanılmıştır .

Rahmetli kardeşimiz de benim tefsir çalışmalarıma katkıda bulunmuş kendisine çok teşekkür ederim
.

37/69-73)
Alıntı
Çünkü onlar, atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı. Kendileri de onları izleri üzerinde koşturup-duruyorlardı. Onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı. Andolsun, biz onlara uyarıcılar göndermiştik. Uyarılanların nasıl bir sona uğradıklarına bir bak.


EVET SAFFAT AYETİ BÖYLE TEFSİR EDİYOR VE AÇIKLIYOR. YASİN 6 AYETİNİ

SAFFAT 72- Biz onların içine de ( ATALARINA- BABALARINA DA  ) uyarıcılar göndermiştik. ·

 Nitekim babaları uyarılmamış ile ifade edilen Arap topluluğu Allahın varlığını çok iyi biliyordu. Fakat şirk toplumuydu. Ayetlere baktığımızda onlarda Allah inancının hakim olduğu putlara tapış sebebenin ise sadece onların bize Allaha çok yaklaştırması amacı ile tapındıklarını ifade etmektedir.

Üstelik, Arap kavmi içinde bulunan ve kendileri de Arap olan yahudi ve hiristyanların varlığıda dikkat çekicidir.  Babaları da ,Onlar da etkileşim ile  yani önceki din ve şeriat olan hz isa ve hz musa şeriatinden etkilenerek bazıları. muvahhit olmuşlardı .Nasıl etkilenmiş olabilirler ? Elbetteki onlara tebliğ edici uyarıcılar gönderilmişti yani Allahın dinini tebliğ edenler ortaya çıkmıştı.. Bu tebliğ sonucu bazıları yahudi- hirstyanlığı seçerken bazıları da red etmiştir. Ve kendi putlarına tapmaya devam etmişlerdir.

AYETLERLE YASİN 6 AYETİNİ TEFSİR ETMEYE DEVAM EDECEĞİM
Başlık: YASİN 6 AYETİ NASIL ANLAŞILACAK ?
Gönderen: abdulhamit - 18 Mart 2009, 03:18:00 ÖS 15
Soru: Yasin 6 daki hitap hangi toplulağa hitaptır. Hangi topluluğa hitap etmektedir ? Sadece o arap kavmi toplulağa mı hitap vardır Yoksa... ?

Uyarıcı bir peygamber olarak yalnız mekkede yaşayan bir topluluğa gönderilmiş değil, veya o coğrafyada yaşayan sadece arap kavimine değil tüm insanlığa ve yeryüzündeki tüm topluluklara gönderilmiş bir uyarıcı  bir peygamber midir ?.

Ey resulüm! Seni bütün insanlara elçi gönderdik. Allah’ın buna şahit olması yeter de artar! [2,124; 7,113; 8,27; 42,30]
 
Elçiler; müjdeciler ve uyarıcılar olarak (gönderildi). Öyle ki elçilerden sonra insanların Allah'a karşı (savunacak) delilleri olmasın. Allah, üstün ve güçlü olandır, hikmet ve hüküm sahibidir. (Nisa Suresi, 165)

De ki: Ey insanlar, ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi Allah’ın elçisiyim." (A’ raf:158.)

"Biz seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik." (Sebe: 28.)

Dolayısıyla ayetin muhatabı sadece bu topluluk değil tüm insanlık ve yeryüzündeki tüm topluluklara bir hitaptır ki, Babaları son kitap  kuran ile uyarılmamış ve bu yüzden tüm topluluklar gaflet halinde kalmış, Kurandan ve onun hükümlerinden  habersiz yaşayan gerek bu toplumu ve gerek yeryüzündeki tüm toplulukları uyarman için bu kitap sana indirilmiştir.

Şeklindeki tefsir bence kuran ayetlerine uygun en güzel tefsir olacaktır.

Allah kulları üzerindeki nimetini tamamlamıştır. Son peygamberini tüm insanlığa, tüm topluluklara göndererek dinini tamamlamış ve kemale erdirmiştir
Başlık: YASİN 6 AYETİ NASIL ANLAŞILACAK ?
Gönderen: abdulhamit - 18 Mart 2009, 03:27:32 ÖS 15
 Ayet mütaşabih ayettir. Ayette geçen  Babaları uyarılmamış ifadesi onlara tebliğ yapılmamış  anlamında ANLAŞILIRSA VE O ANLAMA  GELİRSE, kuranın pek çok ayeti ile çelişir. Halbuki kuranda çelişki olamaz. Ve olmasına da İmkanı yoktur. Böyle bir tefsirde bulunmak, Önceki toplumların ve atalarının da bir uyarıcı ile uyarılmamış gerçeği ortaya çıkar ki, saffat ayeti ile çelişir.

SAFFAT 72- Biz onların içine de ( ATALARINA- BABALARINA DA  ) uyarıcılar göndermiştik. ·

Ve  hem fatır 24, Araf 35, Taha 123, hem Bakara 38,39 ile çelişir ve hem de insanın yaratılış amacına uygun düşmez.. Çünkü Allah apaçık söylüyor ki, ben  insanı emirlerimle bana itaatla sınavdan geçireceğim ve bunun için de onlardan ne ile sorumlu olacakları bildiren elçilerimi göndereceğim

ZARİYAT-56- Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk ( Beni tanıyıp, emirlerime itaat  ) etsinler diye yarattım

4- HUD-7- Sizi sınavdan geçirerek  hanginizin daha iyi işler yapacağınızı belirlemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur

5- MÜMİNUN-115- Sizi boşuna yarattığımızı ve huzurumuza döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?

6- ANKEBUT-2- "...... Hiçbir sınavdan geçirilmeksizin bırakılıvereceklerini mi sanıyorlar?"

ANKEBUT-3- Biz onlardan önceki kuşakları sınavdan geçirdik. Bu sınav sonucunda Allah, doğru sözlüler ile yalancıları kesinlikle belirleyecektir.

İnsan, kendi başına ve sorumsuz bırakılacağını mı sanıyor?” (Kıyamet/36)[/color

HİÇBİR FERT VEYA  TOPLUM DÜŞÜNÜLEMEZ VE OLAMAZ Kİ ALLAHIN AYETLERİ İLE UYARILMIŞ OLMASINLAR VEYA TEBLİĞ EDİLMİŞ OLMASINLAR.

Şüphesiz Biz seni, hak ile bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, içinde bir uyarıcı gelip-geçmiş olmasın.  (Fatır Suresi, 24)

“İnsan, kendi başına ve sorumsuz bırakılacağını mı sanıyor?” (Kıyamet/36)

BU AYETLERDEN SONRA Allah hem onları ve hem de onların babalarını bir imtihandan geçirmeden  sorumsuz bırakılacağı söylenebilir mi ?

ALLAH APAÇIK SÖYLÜYOR Kİ,  SİZE DOĞRU VE EĞRİ GÖSTERECEĞİM VE BUNUN İÇİN SİZE BENDEN GELEN ELÇİLER OLACAK

BELED-12-Biz ona eğri ve doğru iki yol göstermedik mi?

Bakara 38,39. -Dedik ki: “İnin oradan hepiniz! Artık ne zaman Ben'den size doğru yolu gösteren rehber gelir de  kim ona uyarsa, onlara hiç bir korku olmayacak, hiç üzülmeyecekler de. İnkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlar ise cehennemliktirler, hem de orada ebedî kalacaklardır.” [20,123; 7,24-35]

TAHA- 123- Allah dedi ki; Her ikiniz de cennetten yere ininiz. Sizler birbirinizin düşmanısınız. Benden size bir hidayet geldiğinde kim benim doğru yola çağıran mesajıma uyarsa o, ne sapıtır ve ne de sıkıntıya düşer.

Araf- 35- "Ey insanoğulları, size sizden olan peygamberler gelerek, ayetlerimi açıkladıkları zaman kimler kötülüklerden sakınıp kendilerini düzeltirlerse, onlar için artık korku sözkonusu değildir ve onlar üzülmezler de
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: Rahmetli - 18 Mart 2009, 06:54:55 ÖS 18
Bütün bu yazılıp çizilenlerden, aktarılan ayetlerden sonra zihnimizde oluşan tabloyu özetleyecek olursak...
BİR/
Rabbimiz insanı varettiğinde iyi ve kötüyü seçebilecek istidat ve kabiliyette yaratmıştır. Takva ve fucurun ilhamı.
Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene',Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun). (Şems/7-8)
Aslında takva ve fucur kavramlarının açılımları insanın kendisini denetleyip kontrol altına almasıyla, dizginleri salıverip arzu ve isteklerinin esiri olmasıdır.
Yine insan alemlerin Rabbi olan Allah’ı Rab olarak tanıyabilecek kabiliyette var edilmiş, bu kabiliyet fıtratına yerleştirilmiştir.
Hani Rabbin, Adem oğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahidler kılmıştı: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" (demişti de) onlar: "Evet (Rabbimizsin), şahid olduk" demişlerdi. (Bu,) Kıyamet günü: "Biz bundan habersizdik" dememeniz içindir.  (Araf/172)
Ve insanın olumsuzlukları.. En başta verdiği sözden cayan, unutan, nankörlük yapan, kendini kendine yeterli gören yapısıyla, ya heva ve hevesini ilah edinmiş, ya da böylesi kişilere kul köle olarak Allahtan başka ilahlar ve rabler edinmişlerdir. Bilerek ve isteyerek Rahmanın yolundan sapmış bu insanların, maalesef kendisinden sonraki nesillere bıraktığı miras daha korkunçtur. Yanlışı doğru ile bulamış, kafaları karışmış bir nesil.
Rahmeti sonsuz Rabbimiz böylesi şaşkın kullarına yolunu göstermek, fıtratlarında var olan cevheri onlara hatırlatmak amacıyla içlerinden kimi kullarını onlara elçi göndermiştir. Bu elçiler babalarının izi üzere yürüyen kavimlerine hakkı iletmiş, baba mirasını sorgulamaya ve kendilerini yaratana kulluğa davet etmişlerdir.
Uyarıcıların tüm gayret ve çabalarına rağmen hakikatten yüz çeviren ve hakikati yalanlayanları da hem dünyevi hem de cehennem azabıyla tehdit etmiştir. Kuranda zikri geçen bir çok uyarıcı /resulün kavimlerinin bu nedenle helak oldukları sabittir. Ve Rabbimiz hiçbir kavmi uyarmadan durduk yere helak etmez.
İKİ/
Kendisine uyarıcı gönderilmemiş, hak ile muhatap olmamış kavimler var mıdır? Resulullahın bizzat şahsını “kitap nedir iman nedir bilmez” olarak tanımlayan Rabbimizin
Böylece sana emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ancak Biz onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dilediklerimizi hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, dosdoğru olan bir yola yöneltip-iletiyorsun. (Şura/52) bu ayetinin ışığında olayı değerlendirdiğimizde, içlerinden bir kulunu seçerek Resul olarak gönderdiği kavimleri, kendilerine Resul gelene kadar ki durumunu uyarılmamış kavim olarak nitelendirmemiz gerekir. Yoksa hak ve hakikati bilen bir topluma ne diye peygamber göndersin. Peygamberler gönderildikleri kavimleri bilmeyen, hak ve doğrudan haberdar olmayan kişiler olarak görmüş, sanki onlar bundan önce hiç doğru ile karşılaşmamış gibi tebliğlerini ve Risalet görevlerini yerine getirmişlerdir. Ve peygamberlere uyan toplumların hak gelmeden önce yapa geldikleri yanlışlarının affedildiği belirtilmiştir. Maide/95,Enfal/38,
Kitap ve iman nedir bilmeyen bir toplumun en pozitif bireyi olan Muhammed el-Emin ile çağdaşı zalimlerin arasında mutlaka fark vardır. Bu fark Rabbimizin başta da belirttiğimiz insana bidayette fıtratına yerleştirdiği takva ve fucuru tercih melekesidir. Zulmün en uç noktası olan diri diri kız çocuğunu toprağa gömmek, yetimin malına el uzatmak, yalancılık, alaycılık vb tüm olumsuz davranışların sahibi insan ile kendisinden her haliyle emin olunan dürüst bir insanı aynı kategoride değerlendirmemiz doğru olmaz.
Peki şöyle bir soru daha aklımıza geliyor. Bu iki zıt kutup insan nasıl oluyor da, kitap ve iman ortada yok iken oluşabiliyor? Biliyoruz ki ayetler sadece kitap ile sınırlı değildir. Rabbimizin yer ve göklere serpiştirdiği kudret ayetleri, insan fıtratını harekete geçiren ve bu muazzam yapıyı yoktan var edene karşı kendisini sorumlu tutmasına neden olur. Bir karganın bile uyarıcı olduğunu bilen bizler, bu anlamda Rabbimizin her daim kullarını uyardığını, ve içinde bulunduğu ortamda var olan doğrulara sahiplenmeyi de bir sorumluluk olarak insana yüklemektedir. Sahip olduğumuz her nimetten sorgulanacağız ve şükreden mi yoksa küfreden bir kişilik mi ortaya koyduk, bunun hesabını vereceğiz...
Selam ve dua ile...

Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 19 Mart 2009, 09:50:58 ÖÖ 09
Alıntı
Kendisine uyarıcı gönderilmemiş, hak ile muhatap olmamış kavimler var mıdır? Resulullahın bizzat şahsını “kitap nedir iman nedir bilmez” olarak tanımlayan Rabbimizin bu ayetinin ışığında olayı değerlendirdiğimizde, içlerinden bir kulunu seçerek Resul olarak gönderdiği kavimleri, kendilerine Resul gelene kadar ki durumunu uyarılmamış kavim olarak nitelendirmemiz gerekir

Kendisine uyarıcı gönderilmemiş, hak ile muhatap olmamış kavimler var mıdır?

SORUNUZA EN GÜZEL CEVABI AYETLER VERMEKTEDİR Kİ, YOKTUR. BU AYETLERİ TEKRAR YAZMAYACAĞIM. ÖNCEKİ İLETİMLERE BAKILABİLİR.

Alıntı
Resulullahın bizzat şahsını “kitap nedir iman nedir bilmez” olarak tanımlayan Rabbimizin

SANIRIM AYETLERE YİNE YANLIŞ ANLAM VERMEKTESİNİZ. NEDİR KİTAP BİLMEZ İMAN BİLMEZ ? BU BİR SAPIKLIK DURUMU DEĞİL MİDİR ? RESULLAH SAPIKLIKTAN MI SEÇİLMİŞ PEYGAMBER OLMUŞTUR.
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: m.ufukalp - 19 Mart 2009, 10:15:49 ÖÖ 10
Bir kulun cehennem azabından azade olması için, inanma ve bilmesinin ölçü ve miktarı nedir?
Neye ne kadar inanacak, neyi ne kadar bilecek ki, cehennemden kurtulabilsin.

Eğer herkesin imanının ve Bilgisinin Rasulullah olması kadar denirse, Rasulullahtan başka herkesin cehenneme gideceği anlaşılır.

O kadar değilse, alt limit nedir?
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 19 Mart 2009, 10:34:37 ÖÖ 10
Alıntı
Bir kulun cehennem azabından azade olması için, inanma ve bilmesinin ölçü ve miktarı nedir?
Neye ne kadar inanacak, neyi ne kadar bilecek ki, cehennemden kurtulabilsin.

Eğer herkesin imanının ve Bilgisinin Rasulullah olması kadar denirse, Rasulullahtan başka herkesin cehenneme gideceği anlaşılır.

O kadar değilse, alt limit nedir?

İSRA 15 ayeti herşeyi açıklar.(.........Bir peygamber-UYARICI  göndermedikçe hiç kimseyi azaba çarptırmayız.)]

ÖLÇÜ VE MİKTARI, UYARICININ YANİ ALLAHTAN GETİRDİĞİ VAHYİN TEBLİĞİ İLEDİR.
ALLAH KULLARINI KENDİ VAHYİ İLE SORUMLU TUTMAKTADIR BUNUN ALT VEYA ÜST SINIRI YOKTUR
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: m.ufukalp - 19 Mart 2009, 11:51:23 ÖÖ 11
O halde müslüman olmanın şartı nedir? Bu şarta göre kime müslüman veya değil denebilir?
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 19 Mart 2009, 11:59:33 ÖÖ 11
UFUKALP KARDEŞİM ÇOK GÜZEL SORULAR SORUYORSUNUZ.

Alıntı
O halde müslüman olmanın şartı nedir? Bu şarta göre kime müslüman veya değil denebilir?

BU SORULARIN CEVABINI GERÇEKTEN Mİ BİLMİYORSUNUZ, YOKSA ÖĞRENMEK İSTEDİĞİNİZ KONULAR MI VAR
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: Rahmetli - 19 Mart 2009, 12:35:13 ÖS 12
Yazımda ayet numarası vermeden Kuranın bende oluşturduğu kanaatleri dile getirmekle yanlış yaptım. Ve bu yanlışımı kanaatlerimin oluşmasında etken olan ayetleri aktararak düzeltmeye çalıştım. Yazıyı düzenlenmiş haliyle yeniden değerlendirirseniz memnun olurum.

Kim hidayete ererse, kendi nefsi için hidayete erer; kim de saparsa kendi aleyhine sapar. Hiç bir günahkar, bir başkasının günah yükünü yüklenmez. Biz, bir elçi gönderinceye kadar (hiç bir topluma) azab edecek değiliz.  Biz, bir ülkeyi helak etmek istediğimiz zaman, onun 'varlık ve güç sahibi önde gelenlerine' emrederiz, böylelikle onlar onda bozgunculuk çıkarırlar. Artık onun üzerine söz hak olur da, onu kökünden darmadağın ederiz. Biz, Nuh'tan sonra nice kuşakları yıkıma uğrattık. Kullarının günahlarını haber alıcı, görücü olarak Rabbin yeter, (İsra/15-17)
ayetin siyak ve sibakını dikkate alırsak azabın dünyevi bir azap olduğunu anlarız.
Biz, yaşama biçimleriyle 'refah içinde şımarıp azmış' nice şehri yıkıma uğrattık. İşte meskenleri; çok az (bir zaman) dışında (onlarda) kendilerinden sonra oturulabilmiş değildir. (Onlara) Varis olanlar biziz. Senin Rabbin, 'ana yerleşim merkezlerine' onlara ayetlerimizi okuyan bir elçi göndermedikçe şehirleri yıkıma uğratıcı değildir. Ve biz, halkı zulmeden şehirlerden başkasını da yıkıma uğratıcı değiliz. (Kasas/58-59)

Kendi istek ve tutkularını (hevasını) ilah edineni gördün mü? Şimdi ona karşı sen mi vekil olacaksın? Yoksa sen, onların çoğunu (söz) işitir ya da aklını kullanır mı sayıyorsun? Onlar, ancak hayvanlar gibidirler; hayır, onlar yol bakımından daha şaşkın (ve aşağı) dırlar. Rabbini görmedin mi, gölgeyi nasıl uzatıvermiştir? Eğer dilemiş olsaydı onu durgun kılardı. Sonra biz güneşi ona bir delil kılmışızdır. Sonra da onu tutup kendimize ağır ağır çekmişizdir. O, geceyi sizin için bir elbise, uykuyu bir dinlenme ve gündüzü de yayılıp-çalışma (zamanı) kılandır. Ve kendi rahmetinin önünde rüzgarları müjdeciler olarak gönderen O'dur. Biz, gökten tertemiz su indirdik; Onunla ölü bir beldeyi (toprağı) canlandırmak ve yarattığımız hayvanlardan ve insanlardan birçoğunu onunla sulamak için. Andolsun bunu, onların arasında öğüt alıp-düşünsünler diye çeşitli biçimlerde açıkladık. Ama insanların çoğu nankörlük edip ayak direttiler. (50)Eğer dilemiş olsaydık, her kasabaya bir uyarıcı gönderirdik. Öyleyse kafirlere itaat etme ve onlara (Kur'an'la) büyük bir cihad ver. (Furkan43-52)

Elçiler; müjdeciler ve uyarıcılar olarak (gönderildi). Öyle ki elçilerden sonra insanların Allah'a karşı(savunacak) delilleri olmasın. Allah, üstün ve güçlü olandır, hikmet ve hüküm sahibidir. (Nisa/165)

Kendisi için bir uyarıcı olmaksızın, biz hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmış değiliz. (208)(Onlara) Hatırlatma (yapılmıştır); biz zulmedici değiliz.  (Şuara/208-209)

(Musa'ya) Seslendiğimiz zaman da, sen Tur'un yanında değildin. Ancak Rabbinden bir rahmet olmak üzere senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için (gönderildin). Umulur ki, öğüt alıp düşünürler diye. (Kasas/46)

Yoksa onlar: "Bunu uydurdu" mu diyorlar? Hayır; o, Rabbinden olan bir haktır; senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş bir kavmi uyarman için (onu sana indirdik).  Umulur ki hidayet bulurlar. (Secde/3)

Onlara, apaçık olan ayetlerimiz okunduğunda: "Bu, sizi babalarınızın taptıkların(ilahlar)dan alıkoymak isteyen bir adamdan başkası değildir" dediler. Ve dediler ki: "Bu, düzülüp uydurulmuş bir yalan (iftira)dan başka bir şey de değildir." İnkâr edenler de, kendilerine geldiği zaman hak için: "Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir" dediler. (43)Oysa biz onlara ders alacakları kitaplar vermemiştik ve kendilerine senden önce bir uyarıcı da göndermemiştik. (Sebe/43-44)

Şüphesiz biz seni, hak ile bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Hiç bir ümmet yoktur ki, içinde bir uyarıcı gelip-geçmiş olmasın. (Fatır/24)

Öfkesinin-şiddetinden neredeyse patlayıp parçalanacak. Her bir grup içine atıldığında, bekçileri onlara sorar: "Size bir uyarıcı gelmedi mi?" Onlar: "Evet" derler. "Bize gerçekten bir uyarıcı geldi. Fakat biz yalanladık ve: "Allah hiç bir şey indirmedi, siz yalnızca büyük bir sapmışlık içindesiniz, dedik." (Mülk/8-9)
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 19 Mart 2009, 12:46:33 ÖS 12
ayetin siyak ve sibakını dikkate alırsak azabın dünyevi bir azap olduğunu anlarız.
Alıntı

İSRA 15: Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkâr, başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.

BU AYETİN NE ANLAMA GELDİĞİNİ VE SİZ YALNIZCA DÜNYADAKİ AZABIN MI VAR OLDUĞUNU ANLAMAKTASINIZ. O HALDE DÜNYADA VAR AHİRETTE YOK. ÖYLE Mİ ?
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: Rahmetli - 19 Mart 2009, 12:53:42 ÖS 12
Benim bütün bu yazdıklarım ve aktardıklarımdan siz ahiret azabı yoktur anlamını çıkarttıysanız benim sizinle konuşacak bir kelime dahi sözüm kalmaz dostum. Rabbim nefislerimizi öne sürmekten bizleri korusun. Allaha emanet ol, yolun açık olsun...
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 19 Mart 2009, 12:57:04 ÖS 12
Alıntı
Benim bütün bu yazdıklarım ve aktardıklarımdan siz ahiret azabı yoktur anlamını çıkarttıysanız benim sizinle konuşacak bir kelime dahi sözüm kalmaz dostum. Rabbim nefislerimizi öne sürmekten bizleri korusun. Allaha emanet ol, yolun açık olsun

BU NE KIZGINLIK VE NASIL USLUB ALLAH AŞKINA !

AYETLERE YANLIŞ ANLAM VERMEYİN LÜTFEN BÜTÜN TARTIŞMALARIMIZ BU HAK İÇİNDİR

SİZE SAYGILAR SUNARIM
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 19 Mart 2009, 01:00:30 ÖS 13
İSRA 15:...Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.

AYETİ GENELDİR. VE ZATEN KONUMUZUN BAŞLIĞI İLE İLGİLİDİR

KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ

HEM DÜNYADA VE HEM DE AHİRETTE HAK OLMAZ.

YAZDIĞIM TÜM AYETLER BUNA DELİLDİR
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 19 Mart 2009, 01:07:32 ÖS 13
DEĞERLİ RAHMETLİ KARDEŞİM BELKİ SİZİ YANLIŞ ANLADIM VE ÖZÜR DİLERİM. FAKAT SİZİN DE YAZDIĞINIZ AYET SÖZLERİ BU GERÇEĞİ İFADE EDİYOR Kİ

Öfkesinin-şiddetinden neredeyse patlayıp parçalanacak. Her bir grup içine atıldığında, bekçileri onlara sorar: "Size bir uyarıcı gelmedi mi?" Onlar: "Evet" derler. "Bize gerçekten bir uyarıcı geldi.  Fakat biz yalanladık ve: "Allah hiç bir şey indirmedi, siz yalnızca büyük bir sapmışlık içindesiniz, dedik." (Mülk/8-9)

KONUYA KATKILARINZDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDER. ALLAH SİZDEN GANİ GANİ RAZI OLSUN DERİM

SAYGILARIMLA
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 19 Mart 2009, 01:46:47 ÖS 13
Alıntı
İSRA 15:...Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.

AYETİ GENELDİR. VE ZATEN KONUMUZUN BAŞLIĞI İLE İLGİLİDİR

KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ

HEM DÜNYADA VE HEM DE AHİRETTE HAK OLMAZ.

YAZDIĞIM TÜM AYETLER BUNA DELİLDİR

Elmalı hamdi nazırının tefsirinden alıntıdır

İsra 15- Kim doğru yolu izlerse kendisi için izler. Kim doğru yoldan saparsa kendi zararına sapıtmış olur. Hiç kimse bir başkasının günah yükünü taşımaz. Bir peygamber göndermedikçe hiç kimseyi azaba çarptırmayız

15-Böyle her insanın amelinin kendi boynuna takılmasının mânâsının özü daha fazla açıklanarak buyuruluyor ki: "Kim doğru yola gelirse, sırf kendi iyiliği için gelir. Kim de saparsa, ancak kendi aleyhine sapar..." İyi amma herkes hidayet ve sapıklığı nasıl belirlesin, denecek olursa, bu varsayılan soruya cevap olarak buyuruluyor ki: Biz bir peygamber göndermedikçe kimseye azab etmeyiz. Peygamber gönderilince de hidayet ve sapıklık tebliğ edilmiş olur. Fakat onu kabul edip etmemek herkesin kendi boynuna, kendi iradesine bağlıdır
Başlık: İNSANLARIN VAHİYLE SORUMLU TUTULMALARI KADEME KADEME OLMUŞTUR
Gönderen: abdulhamit - 19 Mart 2009, 05:02:13 ÖS 17
 Musa'ya) Seslendiğimiz zaman da, sen Tur'un yanında değildin. Ancak Rabbinden bir rahmet olmak üzere senden önce kendilerine bir uyarıcı( Bir uyarıcı peygamber ) gelmemiş olan bir kavmi uyarman için (gönderildin). Umulur ki, öğüt alıp düşünürler diye. (Kasas/46)

Yoksa onlar: "Bunu uydurdu" mu diyorlar? Hayır; o, Rabbinden olan bir haktır; senden önce kendilerine bir uyarıcı ( Bir uyarıcı peygamber ) gelmemiş bir kavmi uyarman için (onu sana indirdik).  Umulur ki hidayet bulurlar. (Secde/3)

Sebe 44- Ey Muhammed, oysa biz o müşriklere daha önce okuyacakları bir Kitap vermemiş, kendilerine senden önce bir uyarıcı ( Peygamber düzeyinde bir uyarıcı ) göndermemiştik.

 Olayı değerlendirdiğimizde, içlerinden bir kulunu seçerek Resul olarak gönderdiği kavimleri, kendilerine Resul gelene kadar ki durumunu uyarılmamış kavim olarak nitelendirmemiz gerekir  mi ? Yoksa hak ve hakikati bilen bir topluma ne diye peygamber göndersin. Diye sorulmakta.

Bu uyarma ve uyarılma  peygamber düzeyinde olan bir uyarma ve uyarılma ki, Hz. İsmail'in soyundan gelen, onun arkasından babaları ( ataları ) hiçbir peygamber görmeyen bir topluluğa peygamber olarak gönderilip onları ikaz edip uyarmasıdır. Hz ibrahim ve oğulları ismail ve ishaktan yeni ümmetler nesiller ve milletler türmiştir. İshaktan israil ve israil oğulları, ismailden de arap kavmi.

İşte peygamberlerin çoğu uyarıcı olarak, yani peygamber düzeyinde olan uyarıcılar israil oğullarına pek çok kez gönderilmişken, arap toplumuna hiç  gönderilmemişti. Bu ne demektir ve ne anlama gelir.

 Bu arap toplumuna hiç mi uyarıcılar gelmemiş, onlara allahın vahyini ileten allahın birliğine ,allahın dinine davet edenler allahın dinini duyurmamış olabilir mi ?

FATIR-24- .... Her millete ( HER TOPLULUĞA ) mutlaka Bir uyarıcı gönderilmiştir

Bu uyarıcıların Kimisi resul- nebi olurken kimileri de vahyi duyan ve ileten her kişidir. Aynen günümüzde tebliğin yapıldığı gibidir

İşte ayet Babaları uyarılmamış derken buna işaret etmektedir. Yani kendileri ve ataları peygamber nebi-resul düzeyinde uyarılamış ve bundan habersiz olan topluma Kuran ayetiyle uyarılması için bu kuran indirlmiştir. Onlar ve babaları Allahın birliğinden ve onun temel hükümlerinden gaflet halinde değilerdi. Ve olamazlardı. Ancak  Peygamberimiz de dahil Kitap hükümlerinden Allahın sözlerinden  gaflet halinde olabilirlerdi.

Hak ve hakikati bilen toplum neyi bilecek ? Allahın emrini vahyini bilmeyecek mi ? Evet insan nesillerinin hem ataları ve hem de kendileri bilecek ve bu yüzden uyarılacak. Onlar ayetleri unuttuklarında veya yalandıklarında bir uyarıcı tarafından hatırlatılacak ve uyarılacak.

İNSANLARIN VAHİYLE SORUMLU TUTULMALARI KADEME KADEME OLMUŞTUR.

Örneğin nuh kavmine kitap verilmemişti. Nuh nebinin onları uyarması sadece Allahın birliğine davet ve onun temel hükümlerine (Ahiret hesabı - zina- hırsızlık vs gibi )  uyması ve uyarılması ile olmuştur. Son kitap ve son nebi ile de vahiy tamamlanmıştır. Artık kulların uyarma ve uyarılaması son kitap olan kuran hükümlerini kapsayacaktır. ( örneğin öncekilerden sorumlu tutulmayan miras hukuku- faiz vs )


Soru: Yasin 6, kasas 46, secde 3 ve sebe 44  ayetlerdeki  hitap hangi topluluğa hitaptır. Hangi topluluğa hitap etmektedir ? Sadece o Arap kavmi toplulağa mı hitap vardır Yoksa... ?

Uyarıcı bir peygamber olarak yalnız mekkede yaşayan bir topluluğa gönderilmiş değil, veya o coğrafyada yaşayan sadece arap kavimine değil tüm insanlığa ve yeryüzündeki tüm topluluklara gönderilmiş bir uyarıcı  bir peygamber midir ?.

Ey resulüm! Seni bütün insanlara elçi gönderdik. Allah’ın buna şahit olması yeter de artar! [2,124; 7,113; 8,27; 42,30]
 
Elçiler; müjdeciler ve uyarıcılar olarak (gönderildi). Öyle ki elçilerden sonra insanların Allah'a karşı (savunacak) delilleri olmasın. Allah, üstün ve güçlü olandır, hikmet ve hüküm sahibidir. (Nisa Suresi, 165)

De ki: Ey insanlar, ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi Allah’ın elçisiyim." (A’ raf:158.)

"Biz seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik." (Sebe: 28.)

Dolayısıyla ayetin muhatabı sadece bu topluluk değil tüm insanlık ve yeryüzündeki tüm topluluklara bir hitaptır ki, Babaları son kitap olan kuran hükümleri ile  uyarılmamış ve bu yüzden tüm topluluklar gaflet halinde kalmış, Kurandan ve onun hükümlerinden  habersiz yaşayan gerek bu toplumu ve gerek yeryüzündeki tüm toplulukları uyarman için bu kitap sana indirilmiştir.

Şeklindeki tefsir bence kuran ayetlerine uygun en güzel tefsir olacaktır.

Allah kulları üzerindeki nimetini tamamlamıştır. Son peygamberini tüm insanlığa, tüm topluluklara göndererek dinini tamamlamış ve kemale erdirmiştir
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 23 Mart 2009, 04:05:29 ÖS 16
Hem Yasin 6 ayetini ve hem de  kasas 46, secde 3 ve sebe 44  ayetleri tefsir etmede yardımcı olacak ayet de şöyledir.

NUH KAVMİN İLERİ GELENLERİ

Kavminin ileri gelen inkarcıları dedi ki: "Bu, başka değil, tıpkı sizin gibi bir insandır. Size üstünlük kurmak istiyor. Allah böyle bir şey isteseydi tabii ki melekler indirirdi. İlk atalarımızdan böyle birini işitmedik."  (Müminun 23/24)
DEMİŞLERDİ.

Peki DORUYU SÖYLÜYOR OLABİLİR Mİ ? Böyle bir ihtimal olabilir mi ?

Aynen yasin 6 ayeti gibi onlar ve babaları Allahın varlığından  ve onun temel hükümlerinden ( şirk- ahiret hesabı- zina –hırsızlık vs gibi ) habersiz olabiler mi ?

Babalarımızdan böyle bir şey duymadık. Yani babalarımızdan böyle bir uyarma, uyarılma işitilmedi. Şayet işitilseydi bundan bizim haberimiz olurdu. Babalarımız bize naklederdi. Demektedirler

Ayete dikkat ! ki, onlar Allahtan söz etmektedir ve meleklerin varlığından söz etmektedir   ki, Eğer Allah isteseydi tabirini kullanmışlardır.

Şimdi siz madem ki duymadınız. Ve atalarınızda böyle bir uyarma ile uyarılmadı. O halde  İşte sizin şimdi haberiniz oldu ve uyarılmaktasınız mı denilmesi lazım. Yoksa atalarınız da uyarılmıştı ve siz de uyarılmaktasınız denilecek

Yoksa böyle bir şey işitmedik demekle onlar yalan mı söylüyorlar. Veya atalarının yalanına mı kulak veriyorlar ki bakınız ataları ne demişti. İnsanlar mı bize hidayete eriştirecek

TEGABUN-6 Şu sebeptendir ki; resûller, onlara açık belgeler getirmişlerdi. Onlar ise : "İnsanlar mı bizi hidayete erdirecek?" dediler de kâfir oldular. Hakk'tan yüz çevirdiler. Allah (onlara), müstağni olduğunu (onlara ihtiyacı olmadığını) gösterdi

Kuran onları haksız ve yalancı çıkarıyor. Çünkü Kendileri de ataları da sınavdan geçirilmişti ve onlara da uyarıcılar gelmişti

6- ANKEBUT-2- "...... Hiçbir sınavdan geçirilmeksizin bırakılıvereceklerini mi sanıyorlar?"

ANKEBUT-3- Biz onlardan önceki kuşakları sınavdan geçirdik. Bu sınav sonucunda Allah, doğru sözlüler ile yalancıları kesinlikle belirleyecektir

Evet hem kendileri ve hem de ataları da uyarılmıştı. Fakat ataları yalandılar ve sonraki nesillere de yalan miras bırakarak  yalan söyleyerek biz birşeyle uyarılmadık söylenenler gerçek değildi demişlerdi. Ve onlar Babalarının bu yalanına kulak vermişlerdi. Aynen babalarının yaptığı gibi söylemişlerdi

- (Mümin 40/4-6)Onlardan önce, Nuh kavmi yalanlamıştı; ardından da bir kısım topluluklar. Her ümmet, elçilerini yakalamaya azmetmişti. Hakkı yerinden sökmek için mücadeleyi boş şeyle sürdürmüşlerdi. Ben de onları yakaladım. Cezam nasıl oldu.

Ve şüphesiz demek zorundayım. Gerek Nuh kavminden önceki topluluklar ve gerekse peygamber efendimizden önceki  Arap kavmi Allahın varlığı ve temel hükümlerle uyarılmışlardı. Nuh nebiye kitap verilmemişti. Onun uyarması sadece Allahın varlığı onun şirksiz kabulu ve iyi ahlak üzerine temel hükümleri ile olmuştur..

ŞU AYETLER DE DİKKAT ÇEKİCİDİR NEDEN ŞÜPHESİZ DEMEK ZORUNDAYIM DEDİĞİMİ AÇAR.

Bakara 38 :Dedik ki: Hepiniz de cennetten inin. Fakat benden size bir doğru yol gösterici geldi mi o doğru yolu gösterenin izinden gidenlere ne korku vardır, ne hüzün

Bakara 38,39. -Dedik ki: “İnin oradan hepiniz! Artık ne zaman Ben'den size doğru yolu gösteren rehber gelir de kim ona uyarsa, onlara hiç bir korku olmayacak, hiç üzülmeyecekler de. İnkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlar ise cehennemliktirler, hem de orada ebedî kalacaklardır.”  [20,123; 7,24-35]

TAHA- 123- Allah dedi ki; Her ikiniz de cennetten yere ininiz. Sizler birbirinizin düşmanısınız. Benden size bir hidayet geldiğinde kim benim doğru yola çağıran mesajıma uyarsa o, ne sapıtır ve ne de sıkıntıya düşer.

Araf- 35- "Ey insanoğulları, size sizden olan peygamberler gelerek, ayetlerimi açıkladıkları zaman kimler kötülüklerden sakınıp kendilerini düzeltirlerse, onlar için artık korku sözkonusu değildir ve onlar üzülmezler de.

“İnsan, kendi başına ve sorumsuz bırakılacağını mı sanıyor?” (Kıyamet/36)

Allahın hem onları ve hem de onların babalarını bir imtihandan geçirmeden ve onlara elçilerini göndermeden sorumsuz bırakılacağı söylenebilir mi

BELED-10-Biz ona eğri ve doğru iki yol göstermedik mi?

Bu ayet ifadelerinden sonra bir insan veya bir zümre bana doğru yol  ve eğri yol gösterilmedi. Bana tebliğ yapılmadı ve ben bundan habersizdim diyebilir mi ?

İnsanın yaratılış gayesi olan Allah’a kulluk tüm bir hayatın ifadesi olmaktadır. Allah’a kulluk; tüm bir hayatın ifadesi olmaktadır

ZARİYAT-56- Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk ( Beni tanıyıp, emirlerime itaat  ) etsinler diye yarattım

İNSAN-3- Biz ona yolu gösterdik. Artık ister şükreder isterse nankör olur
Başlık: Ynt: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Gönderen: abdulhamit - 23 Mart 2009, 04:21:49 ÖS 16
NİSA-165- Bu elçileri müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik ki, bu elçilerden sonra insanların Allah'a karşı ileri .sürebilecekleri hiçbir bahaneleri kalmasın. Hiç kuşkusuz Allah güçlüdür ve hikmet sahibidir

FATIR-37- Onlar orada "Ey Rabbimiz, bizi buradan çıkar da daha önce yaptıklarımızdan farklı, iyi işler yapalım " diye feryad ederler. Düşünmek isteyenlerin düşünmelerine yetecek kadar uzun bir süre sizi yaşatmadık mı? Ayrıca size uyarıcı da gelmişti, Şimdi azabı tadınız bakalım. Zalimlere yardım eden bulunmaz.