İslami Düşünce Platformu

GENEL (Bilgi Platformu) => Üyelerimizden => Edebiyat => Mustafa Cilasun Şiirleri => Konuyu başlatan: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:37:00 ÖS 12

Başlık: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:37:00 ÖS 12
Dile gelen hicran!

Nasıl
Mani olayım ki
Serdedilen o hicrana

Ta
Ötelerin
Dilinden süzülen
Bir serencama

Hali
Bağlayan
Neşet eden
Bu hilkati
Bahşedene

Anı
Halk edene
Murat
Esintisinde
Hissedilen
Bir nefese

Bir mahzunluğun
Gölgesinde
Seyrederken

Edebin
Her bir halinde
Şekillenirken
Neleri seçerken

Tebessüm ile
En nadide
Bir çiçeği de
Bahşeden
Onu yaratan

Sabrı bilen
Onu dileyen
Özlem içinde
Terennüm eden

Metaneti seçerek
Himmete el veren

Çileye
Kahretmeyen

Sevgiyi
Bir aşk içinde
Terennüm ettiren

O gönüller ki
Sensizliğin
Issız zindanında
Ne kadarda karaydı

Sineler ki
Ancak
Bu kadar dardı

Hiddeti
Nasıl bir marifet ki
Elan kusarlardı

Ahu figan
Her zaman vardı
Lakin
Kimler bunu duyardı

Zahir için
Koşturanlar
Neme lazımcı
Olan bu canlar

Ne acı bir
Bühtanı
Muhakkak ki
Elan soluyacaklar

Bir rahmet
Esintisi ki her yanı
Lüzum olan
Müddetçe
Kuşatmıştı

Kimileri
Ne anlardı ki
Bir hidayet ki
Olacaktır
Bir vakti saati

Gelmez ise
Nasib olacak anı
Mutlak halin
Ne meşakkat
Olacaktır farkı

Çekilecektir
O an
İçinde bulunan
Bunu anlamayan
Yalnızca bakan
Tahkikten kaçan
Zevklerine sarılan

İçinde kalacağı
İşte o an


Zaman
Ve anın katlarında
Geçen her biran

Öğütülen
Ve yıpranmayacak
Sanılan

Hal ki
Ruhun
İnsicamında ki
Bulunan seyrinde
Neşet eder

Kim ne deri
Ret eder

Hırs
Terbiye edilmez ise
Olacaktır
Sonunda bir keder

Kader
Tesadüfü öteler

Nasib olacak
Ancak
Hakk için boyun eğer

Vicdan
Ötelerin dilinden

Sevginin
Var olan feyzinden

Güzelliğin
Eşsiz ahenginden
Esinlenir

Ruha
Böyle yön verir

Nefs için
Terbiye gereklidir
Dil
Bir edep içinde
Ancak kaidelidir

İnsan
Bu sayede eftaldir

Yoksa niye
Kahrı çekilir

Zülüm
Muhakkak ki
Bir gün senin
Ziyaretçindir

İyiliklerin tavsiyesi
Kötülüklerin meni
Bunun için
Her vakit gereklidir

Yoksa
Sıratı müstakim
Kimler içindir

Düşünenler bilir
Bu bakımdan
Hayat
Bir sabır içinde
Nefeslenilen nihayettir

Yeniden
Diriliş için bilenmektir
Aşk için
Serden geçmektir
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:38:01 ÖS 12

Dil karda gönül yarda serzenişler!


Hayatı yırtarak ellerin açılması
Bir haykırış için melalin akması
Çare için heveslerden geçilmesi
Murat için sinenin afişe edilmesi

Bir kelam edebilmek için gayret
Asliyet için bilinmez neler gerek
Akacak olan gözyaşlarını silmek
Damlada ki hikmeti idrak etmek

Toprak halin derinliğinde okumak
Vatan için yek parelikte solumak
Onunla boyanmak maziye akmak
Tefekkür meşkiyle idrake ulaşmak

Canım feda şüheda için hasbünala
Mana içindeki mana kan ki hep ola
Analar bunu anlaya babalarda coşa
Konuştukça anlam içinde manalaşa

O ki sinelerin hevesi melalin eşsizliği
Hangi zalimdi sema seyrinde inlemeli
Nesiller bilinmeli kahpelik nakşetmeli
Beşeriyet idrak içinde hep düşünmeli

Asırlar geçiyor kefenler öyle biçiliyor
Şehitlerimiz baş üstünde taç ediliyor
Desiseler içinde daim planlar çiziliyor
Kuvvetin banisine öteleniyor gidiyor

El hak içinde hadiselerle başa çıkmak
Düşünmek için bilinçlenmeye bakmak
Okumak donanmak müfredatı geçmek
İlke edinmek korkmamak içinde bilmek
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:38:46 ÖS 12
Derken!


Derken
Alıyor işte insanı
Bazen derin düşünceler

Heceler içinde
Derlenen kelimeler

Neler söylemezler ki
Melalinizden sızıntı halinde
Arz edilen o güzel cümleler

Okuyanın içinde
Sızı bırakan çekilenler

Bir ahu figan ile
Feryat edilmese de

Anlatıyor işte
Satırlara geçen kelimeler

Lakin yeter dedirtiyor
Bazen silinmeyenler

İmrenesi geliyor insanın
Aklıselim ile nazar edenlere

Sinelerinden
Sevgiyle baka bilenlere

Güzel yazanlara da takdir
Ve tebrik esirgenmemeli... Eyvallah...
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:39:24 ÖS 12
Demek hazanın kalanı da yaşanacak!


Ne hekimler gelmiş ki yarayı canı aşkıma
Çare mi olacak ki meçhulde esrarı ahıma
Toprağın kokusu ki geliyor işte ta ezelden
Sinelerin kilitlenmiş mahzun hüzünlerinden

Sen aldırma leyar sen bari bir efkâr soluma
Sen umutlarını tüketerek ahirin için korkma
Sevilensin şevksin kahırlar içinde soldurtma
Aşk yekpareliğin de hazzın ahenginden yana

Ben böyleyim işte dertlenirim kendi gölgemle
Senin nerelerde olacağını idrak etsem de yine
Bedel mi hazır kaderde ki nefsin bekler haline
Zindan ne çare yalnız kalan sinenin günlerinde

Sevmek ah ne diyeyim dileme kal kendi halinle
Yeter ki seni terk etmem için bahaneler üretme
Unut diyerek kolay olanı seçme kader mucibince
Kal kendi esenliğinle sevgime bir müdahale etme

Sende olmayanı veremem ki sevmeni beklemem
Zatımdan vazgeçmede diyemem onu isteyemem
Teninki nazar için asla nefeslenmem bezeyemem
Melalin ki silinmeyen kim bilir ne ki haline girmem
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:39:59 ÖS 12
Dalgın ki o gözler hep seni söyler!


Gönlüm bir hüzün içinde çırpınıyor
Çaresizlik hükmünü hep sürdürüyor
Hicran yine hicran melalime soluyor
Hal bırakmıyor nedamet alıp gidiyor

Hicran mı bu aşkın sonu sen bir söyle
Dalgın bakıyor fersiz gözler seni özler
Dilimde ki tükenmez ahu figan heceler
Kim bilir ki nereye kadar feryadı döker

İçim içime de sığmıyor artık halim alık
Sanki Ummanlarda çaresizdir bir balık
Halime yansıyandır tevekkeli bir saflık
Nerde sünnetullah önceleyen uyanıklık

Kader kimin derdidir beşer ki hep sızlar
Nasipten kalkanlar o hedefle buluşanlar
Gayeyi hilkat için konuşan ona koşanlar
Canı cananı yâri bağışlar hazda kalanlar

Ne kadar dalgın olsam sana kanmasam
Sana zahiren bakamasam halde kalsam
Mana için ki o gölgende hep umutlansam
Hasret kalsam özleminle yansam kansam
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:40:33 ÖS 12
Çekiyor her an farkın da olmasan!


Alıp götürüyor melalinden geçiriyor
Hiç dinmeden fethediyor haykırıyor
Bir sevda ki hicranını öyle besteliyor
Çağlayanlar misali hıçkırıyor geçiyor

Hicranla geçen günlerin hasreti yakar
Sineler çaresizdir gözyaşlarıyla bakar
Ten hissizliğin hengâmesinde de bıkar
Karlar yağar kuşlar kanat çırparak akar

Yâr sessiz köşesinde merak ürpertisinde
Çaresizdir sabır ki bariz sermaye çilesidir
Elden ne gelir yazılan kaderdi çekilecektir
Teslimiyet arefesinde nefeste tükenecektir

Ben bilirim tercihimi edenin dersin elbet
Ancak nerede hikmet değerinde himmet
Bir vuzuhun içinde şükret bulacak sebep
Sen ki tercihinde ilelebet tefekkür hacet

Sevsen de aşk hazzında nefeslenmesen de
Vehimim gafletinde her an gayret etsen de
Tedbiri tevekkeli bir suluk iştiyakıyla serde
Kalbin ahengiyle meşkin derinliğinde serinle
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:41:14 ÖS 12
Ne var acizliğin kederinde!


Ne çaresiz
Bir dert ki
Devası bilinmiyor

Kimseye
Bir söz edilmiyor
Çileler çekiliyor

Hal içinde
Nefesleniliyor
Kime
Ne söylemeli ki

Dert illet
Kimlerin eşiğinde
Mevcut
Değil ki

Ne
Doktor
Bilmecesi
Ne hecelerin
An yetersizliği

Sinemde
Mevcut olan
Husule gelen

Hicrana kanan
Şu nahoş olan
Aczin sessizliği

Nefesimin
Serdedildiği
Bu arzın
Hissiz
Zannedilen
Sakinliği

Nasıl
Bir yara
Dedirten

İlaç ne çare
Şifa vermeyen
Kara bir manaya
Sakince erdiren

Gönüllerden
Olsun maada
Heveslerden de
Maaza söyleten

Halin içinde
Âlemlerin seyrinde
Yaşanan
Hazin olan
Bir manzara

Kimler
Farkına varacak
Ne derman
Olacaksa

Billahi
Bir kahır içine
Asla giremem
Ve çekilmem

Ne
Derler var ya
Bu vehme
Meyledemem

Bir tesadüf
Diyemem
Keş kelerle
Hiç seyretmem

Hicranın
O lahuti
Olan nefesiyle
Yazılana ererim

Çileler
Bir sabırla
Nihayet içinde
Şekillenseler
Diye
Niyaz ederim

Hikmetine
Meyletseler
Metanet için
Deneseler

Aşkın
Gayretin
Neticesinde
Olacağını bilseler

Halin içinde
Nefeslenip
İlticaya meyletseler
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:41:48 ÖS 12
Çaresiz bir iklimin teneffüsünde aşk!


Çark hızla yol almaya devam ediyor
Bir müdahale imkânımız bulunmuyor
Kaygılar olsa ne yazar ki zuhur ediyor
Seni içine çekiyor düşünmelidir diyor

Anlamak için anlamlı olmak gereklidir
İzan için tefekkür elzemdir öyle dilenir
Böyle almış başını gidiliyor ne beklenir
Zevk için sarf edilen gayret ah çektirir

Sende bir hardal tanesi misali öğütülen
Zaman katresinde şekillenip salıverilen
İnsan olarak lütuf bahşedilen beklenen
Nefsin konusunda hikâyelerle öğütlenen

Ezelden izleri merak ederek büyüyebilmek
Halin enginliğinde ahenk için nefeslenmek
Ey Hak diyebilmek ahın haşyetinde dilemek
Ahir nedir bilmek kabir için aidiyeti istemek

Aşk değilse aşikâr olan halden maada bulur
Aşk ki haldir melaldir dirilmek için sonuçtur
Canı cananı dünyayı ukbayı ihata için nurdur
Nefsi zevki mideyi bedeni nizam ettiren odur
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:42:19 ÖS 12
Cezbeyi halin divaneyi sevdanın!


Meftun olayım sendeki halin aşkına
Neyleyim ki şevkim yasta cihanda
Sinemde ki baharlar sanki hazanda
Semadaki yıldızlar da artık niyazda

Kim bilecek süruru haz ile makûstur
Dareyn ne muazzam gayeyi lazımdır
Divaneyim ne düşüneyim aşk ahımdır
Sevdalar şavkım hali hazanı bahtımdır

Ne saadettir haline sudur eden şevk
Kim bilir ki ne canlar istifade edecek
Şefkat serilecek rahmet serinletecek
Başaklar bitecek muratlar beklenecek

Sen ki gülizarda açan ne güzel aksın
Beyazlar şahı rüyaların dergâhındasın
Nuru kalb ile aşka yakın bir nazarsın
Sabırda kalansın himmetle bahtiyarsın
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:43:00 ÖS 12
Bir hüzün olsan da!


Hiç
İstemesem de
Melalimin bendi olan
Kederime

Sensiz bir hüzün
Doluyor
Sen bilmesen de

Bir türlü
Sabahlar olmuyor

Geceler ki
Hala sinsice
Bir çekim kuvvetiyle
Durmadan
İçine çekiyor

Hikmetin
Gayesi bilinse

Nefesler
Bu manada
Tüketilse

Merak
Kimsesizliği terk etse

Keder
Hevesler
Gerçekleşmeyince

Dirayet
Kesp etmeyince

İradede
Niçinler gidince

Zihin
Eğer Bir
Keşmekeş içindeyse

Aşk
Bir zevke
Alet edilecek kadar
Tefekkür edilmezse

Hissiyat
Yaratılış hilkatince
Sessiz bir yürüyüşe
Geçince
Beşerlik hükmü
Duçar oluyor işte

Sen bu hakikati
Bilmesen de
Ve hatta
Bilmek istemesen de

Geleceğin
Göçmüş izlerinde

Saraylar içinde
Geçse de

Nisalar
Meyletseler de

Yapraklar dillense
Kuşlar
Diyarı terk etse
Kelebekler
Bir renk
Dahi bahşetmese

Yıldızlar
Seni sana
Yalnızlığına
Ağıtlarına
Vaki olan umutlarına
Zenginlik katsa da

Bir ömürde
Yaşamak istenen

Derunilik bahşeden
Aşkı farklı addeden
Şu naçiz serencam

Sensiz
Bir şevk bulamıyor
İşte

Halin enginliğine
Bir türlü erişemiyor

Yapraklar üzerinde
Yelpaze olan
Her zaman dolaşan

Bir zerre misali
Huzur ile anılan
Bir esinti huşusu diliyor

Sanki
Bir güneş misali

Yıldızların dinmez hazzı
Baharların ilk olanı

Gülistanların
Zarafettir nazı

Hal
Serencamında yaşanan
Muazzam olan
Bir şarkı

Ritmik atışların
Ahengiyle
Şevki
Yaşatan bir ozanı

Ne kadar berrak
Bir muhayyile ki
Salıyor işte
Katrelerin sayfasına

Onca yaşanmış
İbretlik anılara
Nakşeden olana

Akıbeti
Soluyan canlara
Onun rızasını
Hak etmek
Hazzıyla yananlara

Hak aşkıyla
Yanar kalanlar
Beklenen muratlara

Bir yar ki
Öyle bir nefesi var ki

Diyarlar ötesinden
Mekânların
Hazzı salan şevkinden

Toprağın deminden
Kabirlerin haşyetinden

Ogün gün olacak
Mizanın
Akıbetinden

Mahşerin şiddetinden
Merakın illetinde
Sessizce beklerken

Ne demiştim
Bir esinti
Hazzımsın

Aşkın
Bir çile olduğunu
Sessizliğinle
Bir edep içinde

Hilmin serinliğinde
Sevginin
Sadece
Bir gaye için
Serdedilmesiyle

Tefekkürün
Gereğince muştularsın

Oysaki
Görmediğim
Bir nefessin
Mana için gereksin

Ten senin
Lakin
Lüzumunu akleden
Emanetin illetini bilen
Güzelsin bir fersin

Öylece
Nefeslenensin

Zevk ise
Arzu edenlerin

Artık sen
Esinti vermeyen
Şevk koymayan bedelsin
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:43:44 ÖS 12
Açılırken perdeler neyi müjdeler.


Yavaşça sıra ile açılıyordu perdeler
Sanki kat kat katlanmış gizemlerdi
Açmaz güller aşksız geçen ömürler
Bir bir gün ışığına hasreti yaşıyordu

Bir ömrün bedeli hak hakikat adına
Aşk, sevda kahrıyla demlenmek ise
Güzellikler adına hizmet bir şevkse
Razıyım elbet bu can perişan olsa da

Halime sirayet eşmişse, bir edebi hal
Hak rızasıyla yaşamak ne büyük melal
Ar sevda yolunda hiç durma sineni sal
Sen zan’ı bırak hakikat nuru içinde kal

Kime kaldı ki, kalanlar kim için vardı ki
Olmayacak cihanda bir nefes hilkat gibi
Terki diyar sakinleri haşyet içinde sanki
Mahşer telaşı içinde artık ne yapsalar ki

Bir nefeslik can Hak yolunda divane olan
Aşk meramıyla soluyan, sevda ile bakan
Her bir atışıyla kalbinin sahibini anan can
Sen aşk yolunda şakıyan hanif olan insan
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:44:19 ÖS 12
Aşkı için dirilen ölümle gidilen!


Çekerken çilesini eşsiz yalnızlığın
Sabır bir gül kokusuna götürürken
Muştusuyla sabahlara ramak kala
Açılıyor perdeler silsile yapa yapa

Aşkın bir diğer adı değil mi ölmek
An için meşk seyrinde nefeslenmek
Merakın hasret ahengini gözlemek
Son nefes için özlem çekerek ölmek

Sevdanın buğusu o kadar kuşatır ki
Kor ateşlerin serinliğine gidene denk
Melal dalıp gider seni senden alarak
Hazzın derinliğinde umutla açılarak

O öyle bir sevgili ki gülü canan ne ki
Asrın hasret serinliğinde haza meşki
Zevk öylemi kim aranırsa onun derdi
Sevgili aşkı için dirilen ölümle gidilen
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:44:50 ÖS 12
Bir ağaç altında dağlarda yaşarken!


Hani bir çaresizliğin içinde nefeslenirken
Acizliğin hükmettiği kan, seyri haldeyken
Düşüne bilmek, nihayete o anda girerken
Hazanın kuşatan esintisinde halden yazdırır

Sevdalanmak karşılığı olmazsa ne hazindir
Aşk içten içe yudumlanan hicran sancısıdır
Melal neyler nazarın ne önemi var hazsızdır
Hisler şevksiz asmalar üzümsüz bir haldedir

Artık kanatlarını çırpan kuşlar beni sarmıyor
Uzaktan dinlediğim şarkılar sinemi karartıyor
Ancak dağlar derdime ram olacak o anlayacak
Semadan yaşlar boşalacak mahlûklar acıyacak

Bir sevdanın haşyet nedameti mahşer olacak
Her taraftan duyulan feryatlar zarlar yırtacak
Aşk acısı cihanı saracak gözlerden acı akacak
Sevdalar durmayacak sel misali kalbi bulacak
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:45:24 ÖS 12
Bir düşün konuşmak mı senin işin!


Bir sahipsizliktir alıp gidiyor başını
Fetret devdi diyorlar hissiyat ahiri
Nasipte kim bilir ki gayretin sebebi
Kime ne ki demeli neleri öncelemeli

Bila istisnadır ki aklın haneleri türedi
Meraka ne hacet ki öylece serdedendi
Düşünmek ne demek hazır zemberekti
Dilemeden sarf edilen manasız gayretti

Eğer düşünseydi ki akıl herkesin ahıydı
Yaşamak ki aşktan yoksun anlamsızlıktı
Sevdalar kimlere kaldı, mana buharlaştı
Mesnetsiz fikirler ne betbah hezeyanlardı

Konuşmak anlamlı olmak manayı yaşamak
Hayat iksirinde ki latif mihenkle koklaşmak
Tefekkür içinde edeb meşkiyle nefeslenmek
Ahir izlerinde latifliğine ermek için sürünmek

Ne hüccetler ki neleri söyleme çekip gittiler
Her şeyi söylemenin marifet olmadığını bilirler
Tefekkür ederler, halin demiyle meşk ederler
Kuvvetin sahibini nasip ölçüsünde nefeslenirler
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:46:02 ÖS 12
Bir hicranın izlerinden kalanlar!


Ne hicran ki gölgesi inletiyor ahıyla
Katrelerde kalan muradın feryadıyla
Sevda çilesi ki o hazzı pak figanıyla
Cezp ediyor âlemin tükenen anısıyla

Verilen haslet, serdedilen merhamet
Dinmiyor ki adavet bilinsin o kudret
Haşyetin içinde ne büyük bir himmet
Mizan derinliğinde ki o haki mücerret

Halin gafleti sürüklerken idrak hakikati
Avuntular panayırındaki mukallitti saki
Abdiâciz melalinde ne vakit olacak vaki
Hal itminanlığında unutulan ecelin vakti

Aşk ki gayretin nispetinde seni cezbeler
Hani nerede kaldı sendeki hakiki vaatler
O an ki bitecek o zamanda es geçilenler
Haşyet derinliğinde alınacak ah nefesler
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:46:36 ÖS 12
Bir hüznün nağmesiydi hissettiğim!


Bir daha cihana gelsem ne olacak ki
Hicranın katrelerinde kimler solacak
Hasretin yumağında bir ilmik olunca
Nefesler tutulunca yürek ki durunca

Ahlar çekilir ki istenmeyerek dertlenir
Kimlerin kısmetinde yalnız bir hecedir
Sevgi bir bilmecedir kimlere hasredilir
Kim kimindi niçindi hikmetinde gizliydi

Nihayetinde sende bir cansın salınırsın
Al güllerin içinde niçin bakınıp aranırsın
Melaline hasredilen hissiyatında kalırsın
Yalnızlık meşkiyle hali sanat paylaşırsın

Güfteler ki ne badeden nede badireden
Hicranı sızıdan feryadı hale inkişaf eden
Gözler ki damla olarak hüzündü süzülen
Aşk sahnesiydi bu zamanlarda gösterilen

Nevi şahsa münhasırdır duyguyla yaşanan
Sevdadır korlaşan sinelerden böyle coşan
Hak rızasıyla yeksan olan o dil ile konuşan
Mananın şevkiyle miski amber kokusu alan
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:47:22 ÖS 12
Sana yazmak!


Şimdi sana
Nasıl hitap edeceğimin
Hicranıyla baş başayım

Günlerce
Düşünmüştüm oysaki
Güzellikler melalimi kuşatırken

Elbette ki
Seni ve seninle akseden
Her şeyi,
Pınarların asudeliğini

Şelalenin
Kendi içselliğinde
Var olan suhuletini düşünürken

Gün
Ağaramaya
Yüz tuttuğu bu vakitlerde

Hala
Sana atfedeceğim
Değer konusunda
Güceneceğini düşünerek

Kim bilir kaç kez
Yüreğimi soğutmaya almıştım
Kederimi Ummanlara dökmek için

Seni
Senin içselliğinde
Düşünememenin aczi
Ne kadarda müşkülmüş

Seni
Sana anlatmak,
Senin nazarınla deryalara
Kulaç atmak

Ancak
Seni dinlerken
Mümkünmüş meğer

Dirliğimin
Tüm nağmelerinde
Seninle dem almıştım
Meşki tanımıştım
Ahengi anlamıştım

Hozan bağların
Kıraç topraklarında
Kanadı kırık kuşun beklentisi

Toprak altında
Mazi olanların senin
Melalinde oluşturduğu
Mefkûre zenginliği karşısında

Kendi
Kimliğimde hiçliğimi
Tanımama vasıl oluyordu

Çobanın
Asıl azığının sabır olduğunu
Bir emanet
İtminanlığında savrulduğunu

Kavalı ile
Hicranını aktardığını
Yalnızca senden öğrenmiştim
Bir mürebbiye dinginliğinde

Toprağa karışan
Yaprağı zarif ellerinin
Parmaklarıyla kavrarken

Sanki
Onun serencamını
Deşifre ediyordun

Ötelerden
Haline yansıyan güzellikleri
O an
O kadar bariz
Fark ediyordum ki

Tahayyülüm
Neticesiz kalıyordu

İki damla gözyaşlarınla
Dereleri ayağıma getiriyordun
Bizzat halde yaşatarak anlamını

Sen birliğin içinde
Âlemlere kapı aralayan
Güzelliğin şevkini bahşettin bana

Zavallı halimle
Nasıl cüret edebilirim
Sana bir şey yazmaya
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:48:02 ÖS 12
Düş kurduğum yarın!


Engin bir
Kuş çığlığıydı
Duyduğum

Canhıraş
Bir şekilde
Haberleşiyorlar

Her biri
Bir biri ardınca
Sürüklenirken

O an
Bir takip
Bir tabi olma
Olgusuyla

Güzel kanatlarını
Var güçleriyle
Çırpıyorlardı

Ümidin
Bulunduğu
Şefkatin sesine

Bu durum karşısında
Kendimi alamadım

Yitik hayallerimin
Nefesleriyle
Baş başa kaldım

Ezelin
En güzide
Senfonisiyle uyandım

Bir şaşkınlığı
Yaşadım öyle kaldım

Öyle ya
Bir yerlerden
Gelindi
Ve şimdilerde
Gidiliyor

Nasibi
Kaderin vazedilmiş
Dinginliğinde

İçimin
Sefilliğinde ki
Mevcut halimin

Malum aşka asla
Bir kapı aralamıyordu

Kanatlanıp uçmayı
Bir yerde av olmayı

Su için diyarları
Aşmayı diledim
Nedense birdenbire

Suskunluğum
Nüksetti kendiliğinden

Yaşadığım
Ürperti sahnelerinden

Hak adına olduğu
Her zaman bilinirken

Ondan uzak kalmayı
Becerebilmek

O kadar
Muazzam
Bir talihsizlik ki

Zikrettiğimi
Anlaya bilene
Aşk olsun

Gitmek
Nedenini bilerek
Onu
Zikretmeyi dilemek

Gülmek
Gülün hasretiyle
Tefekküre bürünmek

Bembeyaz
Kefenli uçan
Tüm güvercinlerin

Karalar
İçinde Kalmış
Olan kendi melalimin

Ne denli
Hiddetli bir farkı
Bulunuyor ki
Onu düşünmek
Dahi bir külfetti
Kim biliniyor

O kapı
Bir vakte kadar
El hak
Açık kalacaktır

Aşkı
Yaşayanlar
Ülfetle
Soluklanacaktır

Şakıyan kuşlar
Umut için
İdraki sunacak

Fikredenler ise
İhsan ile
Nefeslerini tutacaktır
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:49:19 ÖS 12
Düşünmek ona el vererek yürümek!


Düşlerde sevmek hiç değilse yetinmek
Halin sesine kulak vererek ki çekilmek
Ona olan özlemimi her daim yeşertmek
Onsuz hemhal aşkıyla zikrederek ölmek

Biliyorum ki ne baharım ve bir hazanım
Kalemle nakşedecek kadar ne nakkaşım
Hal ki bahşedeni anarım onunla yanarım
Sevdamı etrafıma bakınır halime ağlarım

Hal çaresiz, izan yetersiz, idrakleri sessiz
Ne muratlar kursaklarda günden habersiz
Meşk meyvesiz, zikir hissiz, âlem nefessiz
Seyirler ücretsiz, panayırların hali mertsiz

Sevemem billahi, sevginin dilini bilmeyince
Düşünemem kuvvetin sebebini reddedince
Tefekkür ki halin derinliğinde alınan nefeste
Aşk ki kimliğin ruh bütünlüğünde ki yerinde

Hasret kim için sevgiyi bahşeden ötelenirken
Rahmetin membaı bilinirken nefeslik can iken
Beyini besleyen kan belliyken hali inkişaf eden
Oysaki bir yürek zannedilen kalb yerindeyken
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:49:59 ÖS 12
Eğer bir bilseniz ki!


Ey tefekkür eden can
İsmiyle müsemma olan insan
Biliyoruz ki her bir can
Farklılığı bulunan bir âlemdir

İnkişaf ve inhisar
İtminanlık bakımından
Hale bir akse da olarak
Aksetme misse
Hüzün ve yeis vardır

Bircan olarak yazma dilim ve tarzım
Acizliğimden farklı seçeneklerle
Mücehhez olamamamdan
Kaynaklandığı muhakkaktır

Yazmam hususuna gelir isek
İşte ne yaparsınız ki
Boş bir başak misali
Lafazanlığa cüret edince
Böyle oluyor maalesef

Siz lütfen kusurumuzu bağışlayın
Dilediğinizi ve değer verdiğinizi
Okumayı tercih edin şiirlerimden
Edebe ihtiyaçlı bir can olarak

Edebi bir dalda yazmak
Elbette ki haddim olamazdı
Sadece melalimi paylaşmak için
Huzurunuza çıkmaya
Cesaret edebilmiştim


İlginizden dolayı, tercihiniz
Sebebiyle sizlere müteşekkirim
Sizi kalbinizin sahibine emanet ederken
Huzur ve itminanlık diliyorum
Selam ve saygılarımla
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:50:25 ÖS 12
Ellerimde ıssızlığın!


Ne olurdu
Seni
Kaybetmeden

Bir kez olsun
Saclarında bir tel

Onları okşayan
Tarağında tek diş

Parmaklarından
Kestiğin
Ve önemsemediğin
Tırnağın olsaydım

O zamana kadar sana
Kansaydım

Ayaklarında
Taşıdığın
Bir çorabın

Cebinde
Gözyaşların için
Sakladığın

Bir eda ile
O yaşları silen
Mendilin olsaydım

Gözlerin elbette
Senindi

Onun
Çapakları Olmaya
Öyle hazırdım ki

Uykularında
Her an
Nöbet tutan

Melaikeye refakat eden
Gecelerinde
Bir serinliğin

Günlerinde ülfetin
Her halinde
Senin
Esenliğin için
Çalışan bulunsaydım

Oturduğun
O mekânda
Bastığın
Bir merdiven

Balkonunda
Martıları
Temaşa ederken

Vapurların
Sirtolarında
Kendi serencamında
Merakın salkımlarında

Umudun
Hasret odalarında
Her tuttuğun
Bir yaprağın
Kalan damarlarında

Yudumladığın
Bir çayda
Damağında
Bulduğun bir haz
Olmayı başarsaydım

Can sıkıntında
Sessiz çığlığında ki
Hülyalarında
Bir esintin

Mısralarında ki
Esrarını koruyan
O bilinmez
Serzenişin

Ellerinde boşalttığın
Bir kirin
Dert içinde nefesin
Olsaydım

Sabır ibriğin
Olmaya
Çoktan razıydım

Ancak
Seninle sevebilen
Onunla
Bahtiyarlığa eren
Olmayı başaramadım
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:51:04 ÖS 12
Ey gün sende giderken!


Gün çekilerken
Sessizliğin idrakinde
Nezaketin asudeliğinde
Gidişin geleceğini anlatıyor

Her haliyle mest ediyor
Himmeti her daim önceliyor
Kahır içinde asla nefeslenmiyor
Onu biliyor bir aşk ile yöneliyor

Güneş ki kahharın
Ateş ki ne kadar yalın
Onsuzlukta neyi ararım
Onunla bakar böyle akarım

Ne muazzam bir arz
Hikmeti içinde alınan haz
Aşkın kemaliyeti alınınca baz
Asla bulunmaz halin içinde naz

Öyle yüce bir kudret ki
Bendin içinde ki hikmeti
Muhakkak ki ahir düşünmeli
Ona ait olunduğu elbet bilinmeli

Ömür kimin eseridir o anılır
Tefekkür olmaz ise kahır yaşanır
Hevesler bir hadsizlik içinde kıvranır
Can usanır gönül nazlanır aşk uzaklaşır

O can ki seni anlatır
Bilinç ile anlam kazanır
Seni kurtarır hazzı yaşatır
Hamd ile bir vuzuha kavuşturur

Ne gül sende açmaz gönül
Dikenle bütünlük içindedir ömür
Bir günah içinde geçiyor heyhat sil
Merak içinde seril seni var edeni bil

Heveslerin zindeliğinde
Zevkin en nadide mayilinde
Seni terk edecek ruh ikliminde
Nefeslerin birinde bitecek mühlette

Bil ki seni bekleyen olacak
Sana öğrenemediğin sual soracak
Haşyet senin ruhunu ne çok kuşatacak
Akıllar duracak mana nedametle aranacak
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 12:51:39 ÖS 12
 Ey sevgili


Sen sevsen de
Sevmesen de ne
Çıkar ki artık


Biz seninle toprak için
Aynı mazide yaşayan bir kandık

Kalktık
Halkalandık


Anlamak için
Bu zamanları yaşadık


Aşk içinde saklı kaldık
Halada biz
Onun yüceliğini anlamadık
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 05:04:20 ÖS 17
Siz bizar olunca!

Uyumak...
Bazen uyanmamak
Adına Ummanlara ulaşmak

Bazen
Çaresiz kalmak
Çareyi çaresizlik
Adına yudumlamak

Yüreği
Dağlamak onunla
Kana kana hem hal olarak
Vuslata ulaşmak

Siz
Bidayetten
El hak bir papatyasınız

Siz
Hasretini çektiğiniz
Kokular için bir bentsiniz

Nefessiniz
Sizsiz, hissiz
Papatyalar çok şevksiz

Bazen
Olur, işte böyle
Hiç bir zaman dilenmese de.

Sevilen
Sevildiği kadar
Fark ederek serdetmede de

Anların
İçinde... Alınan
Nefeslerde kaybolmak

Ruhun
Dirliğinden boşanmak

Kalbin
Sahibinde kalmamak

Onu
Anlayacak kadar...
Ona özlem duymamak

Siz
Sevginin mihengi
Güzelliğin ahengisiniz

Aşk
Ancak sizinle
Çaresiz anlam bulur

Onu
Anlamayan da
Söyler misiniz ne bulunur

Bu
Vesileyle saygı
Ve mesruriyet temennilerimle

Sabrın
Aşk için
Vazgeçilmezliğini

Edep
Ederek hatırlatırım

Size
Çileyi doyumsuz
Bir roman gibi anlatırım
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 10 Mart 2008, 05:44:17 ÖS 17
Ateş neylesin seni!

Senin
O pak yüreğinden süzülen

Kibar
Dilinden dökülen

Güzellikleri
Ateş gölgelemesin

Sen
Mümin
Bir insansın

Bir
Mücahide sin
Muvahhit hanifsin

Sen
Müdriksin
Çileyi seçensin
Meşakkati bilensin 

Sen
Bir Fatıımasın
Asiyesin... Aişesin

Bu yolda
Giden bir nefersin

Sen
Nefsini
Öteleyen bir azimetsin

Yalnızlığı
Sabırla ikmal edensin

Sen
Anlaşılmaz
Olmaya aşkın çilesi dersin

Denizle
Dalgayla konuşansın
Martıyla avunan sensin

Yıldızlara la
Sabahlayansın

Gecenin
İdrakine malik olansın

Sen
Açlığı
En yakın bilensin
Oruç tutmaya maliksin

Teheccüdü
Bilen tercihsin
Namazını kılansı iradesin

Sen
Aşkın güzelliğini
Müjdeleyen bir şefkatsin

Bir
Sevgisin... Gülsün
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 11 Mart 2008, 11:36:11 ÖÖ 11
Böyle söylüyordu!

Bir gariplik olmalıydı

Hepsi de
Birbirinden güzel
Saygılı ve edalı kızlardı

Bu kadar
Cömert olarak
Kendilerini sunmamalıydı

Çünkü onların
Duygularını okşayacak
Ne bir bakışım nede bir
Romantikliğim mevcuttu

Biraz yaşlı
Nur yüzlü, ab destli
Bir Hava teyzemiz vardı

Sağ olsun
Beni çok sayar
Ve haylide severdi

Hayır öğütlü
Yumuşak dilli, her işin
Ehli bir hanımefendiydi
       
Yanına
Doğru yaklaştım
Bana tebessüm ediyordu
Sanki duygularımı anlamış gibi

Sizi
Üzüyorlar
Yoruyorlar değil mi
Diyerek sözlerine devam etti.

Onlar
Çoktan beri
Sana vurgunlar oğlum

Bazen
Kendi aralarında
Dahi kavga yapıyorlar

Bizler
Biliyoruz fakat
Senden yüz bulamıyorlar
Mahallede dahi seni konuşuyorlar

Bakın
Hava teyze,
Siz olgun ve tecrübelisin

Merak
Ediyorum bun kızlar
Bende ne buluyorlar diye

Sen
Benim tavırlarımda
Bunları ümitlendirecek

Bir emare
Görüyor musun
Allah aşkına bir kez söyle

Hayır,
Oğlum katiyen
Sen helal süt emmişin

Fırsatçı,
Değilsin yiğitsin
Başarılı bir idarecisin

Sen
Gelmeden
Önce burada huzur
Güven diye bir şey yoktu

Kimin
Kime gücü yeterse
İstediğini zorda olsa alırdı

Usta diye
Sahiplendiğimiz
Ağabey dediğimiz
Birçok insandan görmediğimiz

Zulüm
Ve kötülük kalmadı
Bunlar hat safhadaydı

İşten
Çıkarılma korkusu
Hepimizi ufkunu sarmış
Ve bir çaresizliği yaşıyorduk

Evimize
Bizler bakıyoruz
Her bir ihtiyacı kadın
Halimizle gidermeye çalışıyoruz

İşte sen
Böyle bir zamanda
Hızır gibi geldin ve
Herkese haddini bildirdin

Kendini
Esirgemedin
Bunlara insanlığı öğrettin

Karşılığında
İşin haricinden başka
Hiçbir istekte bulunmadın

Böyle
Yiğitleri kim
Kaçırmak ister oğlum
Kim ondan uzak kalmak ister

Gönül
Güzelliğinin üstünde
Başka güzellik kalıcı olabilir mi
       
Boşa
Dememişler
Her halde güvenme
Zenginliğine bir kıvılcım yeter

Güvenme
Güzelliğine bir
Sivilci yeterde artar diye
       
İşte oğul,
Bunlar sende, sadece
Güzellik değil,
Daha güzelini buluyorlar

Allah işini
Gücünü asan etsin
Önüne her daim kolaylıklar
sersin diye dua etmişti Hava teyze

Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 11 Mart 2008, 01:20:44 ÖS 13
Özlenen nefesin!

Sensizliği
Yaşarken sokaklar
Çaresiz masumlaşıyordu

Pervazlara
Kuşlar konmuyor
Yapraklar kıpırdamıyordu

Seni
Yalnız halimde
Yaşatacakları arıyordum

Uzaklardan
Evinize bakıyordum

Senin
Bir gölgeni dahi

O kadar
Büyük bir özlemle
Saatlerce bekliyordum

Hiç
Olmazsa dahi
Ellerinde sofra bezini

Pencereden
Sarkarak çırpmanı
Sabırla çok özlüyordum

Senin
Sesin, nefesin
Edep içinde yürüyüşün

Her zaman
Ve durmadan
Benim hayalimi süslüyordu

Dayanılmaz kıldı
Takatsiz bıraktı ve sarstı

Sokaktan
Her gelen her ses,
Seni her zaman hatırlattı

Fırlıyordum
Birden pencereye
Seni arıyordum göreyim diye

Seste,
İzinde ve gölgelerde
Öylece hep seni yaşıyordum

Senin
Nefesine hasrettim,
Tenine yabancı bir nefestim

Hayalin
Dahi yetiyordu
Bana seni yaşatıyordu

Bedenim
Yalnız ellerim boş
Gözlerimde sessiz akan yaş

Seni
Nefesini, tenini
Ve her şeyini yaşıyordum

Sen
Neymişsin be hey yar
Beni ben olmaktan çıkartın

Seni
Senin haberin
Dahi yokken, içime aldım

Çaresiz kaldım,
Karşı koyamadım
Asla bunu yapamadım

Sen 
Dirliğini yaşarken
Ne kadarda masumdun

Asla
Seni suçlayamam
Kem gözle hiç bakamam

Sen
Bilmesen de,
Hissetmesen de
Hiç beni görmesen de

Varlığın
Yetiyor dahi yetiyor
Bitmeyen sevgin içimi ısıtıyor


Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 11 Mart 2008, 01:23:05 ÖS 13
Olması dilenen!


İnsanlar
Ne söylediklerini

Neden
Ve ne zaman
Söyleyeceklerini

Bildikleri
Ölçüde itibar görürler

Bu
O kadar
Önemlidir ki

Muvazene
Denkliğini onun
Karakteriyle orantılarız

Şayet
Bu seçilmiş
Bir âdemi beşer ise

Önem
O nispetle artacaktır

Mertliğin
Ve dürüstlüğün
Özel bir vatanı olmaz

Arzın
Her yerinde
Geçerli olan çok
Önemli bir değerdir

Bu
Hasletler
Kıymet bulurlar
Sahiplerini onurlandırırlar

Lakin
Bu hasletleri
Bulunmayanlar için

Adına
Bir beklenti
İçinde bulunmak
Elbette gaflettir

Feraset
Ve tabi ki ihsan
O kadar önemlidir ki

Müdrik
Olanlar ancak onu bilir
Bahşettiği değerle yükselir
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 11 Mart 2008, 02:39:46 ÖS 14
Senin yokluğunda!

Sen yoksun
Artık yağmur damlaları
Eşlik ediyor seni anarken

Her
Dokunuşunda
Tenime bir şey anlatıyor

Yumuşacık
Buseyle tenimi
Hissiyatımı kuşatıyor

Senden
Gelen heceleri
O vakit anlamlaştırıyor

Sen
Olmasan da,
Bulunmasan da
Yalnızlığına baksan da

Yağmur
Ve damlaları beni
Asla yalnız bırakmıyor

Rahmet
Olmasaydı, sevgi
Aşk olur muydu söylesene

Muhabbet
Sevda, hasret
Kim bilirdi ne olurdu

Ey
Sevdiğim seni
Damlalar yağarken

Öyle
Özlüyorum ki
Fakat hiç bulamıyorum

Arzın
Toprağından
Şimdi semaya yöneliyorum

Sesleniyorum
Nazar ediyorum
Sensiz hicranla ağlıyorum

Sesin
İzin, gülüşün
Yürüyüşün, süzülüşün

Gözümün
Önünden bir an
Eksilmedi sen yokken

Seni,
Varlığını, anılarını
Her gün yeniden yaşarken

Böylece
Varlığımı anlıyorum
Yaşadığımı sanıyorum




Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 11 Mart 2008, 04:00:34 ÖS 16
Sen anlamazsan!

Bilmeli
Elbette ki duymalı yâr

Benden
Esirgediğin selamı
Sen vermelisin ey yâr

Sana
Olan sevgimi
Var gücümle haykırıyorum

Yeter ki
Bir el ver ne demeli
Ayaklarına mı gitmeli

Sana
Başka ne söylemeli

Her
Ne kadar
Alalamış olsan da

Senin için
Ne hissettiğimi
Seninde bildiğini biliyorum

Elbette
Hissediyorum
Öyle olmasını diliyorum

Bakışlarım
Bedbin sana hasret

Göremiyor
Bu halde giremiyor
Kalbine sana erişemiyor

Seninde
Düşündüğünü
Kesinlikle hissediyorum

Dili
Asudeden
Süzülenleri görüyorum

Söyle
Ey yar ses ver
Korkak mıyım ben yoksa

Yoktur ki
Cihanda cenk
Edemeyeceğim
Bulunmaz senin uğruna

Akan
Bir zamanda
Sende bilmediğim

Aldığın
Acımasız olan
En son kararında

Elbette
Ben çaresizim
Böyle bir zamanın anında

Cihana
İlan ediyorum
Her can bilsin istiyorum

Bir
Ses veriyorum
Her halinle seni seviyorum

Karanlıklar
Perisi olduğun
O güzel meşakkatini

Nağmelerde
Zikrettiğin seni
Sende mevcut her zerreyi

Seviyorum
Ne çare örmesem
Bilmesem de feryat ediyorum

Sanma
Ne olur aşikâr olana
Bakıp ta önyargıyla yanılma

Demiştin
Sen bana hatırla
Dinlemez gönül fermanı

Aşktır bu
Yaşanan güzellik
Hiçbir hududa Bağlı kalmaz

Sınır
Asla tanımaz
Bedenlerde hapsolmaz

O
Sadece nefisle
Yaşanmayan çok ulvi bir haz
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 11 Mart 2008, 04:42:07 ÖS 16
Sen yazmayınca!

Sizden
Beklediğim satırlar
Bilemezdin benim için

Ne
Kadar çok
İşe yararlardı

Kokun
Parmağın, tırnağın
O satırlarla bana yaklaşırdı

Sen
Evinizde uyurken
Ayalinle hep bulunurken

Sen
Onlarla
Konuşurken,
Satırlarınla ben ordaydım

Sen
Yazamadığın
Her zaman ve şu an

Masumum,
Çok mağdurum
Zamanda yok oluyorum

Sen
Bilseydin
Yazdığın satırların
Yalnızlığımın bir ilacıydı

Satırları
Bir bir heceleri
Hep seni zikrederdim
Yeter ki bitmesin diye

Sen
Gecelerimde
Gün içinde düşlerimde

Sinemin
Gizemlerinde
Her aldığım nefesimde
Yaşıyordum artık ben sensizliğinle

Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 11 Mart 2008, 05:28:47 ÖS 17
İnanma!

Eğer seni
Cilven, işven edaların
Tenini kuşatan urbaların

Saçların
Kaşların, endamın
Ayakların, adımların, izlerin

Etkisiyle
Seni seviyorsam
Sen sakın bana inanma

Senden
Seni almak, bakmak
Oyalanmak, bazen yakarmak

Oymamak
Oynaşmak, uzanmak
Maksadıyla seviyorsam inanma

Seni ben
Temaşa etmek
Mektup yazarak heves almak

Diller
Dökerek tavlamak
Yakarmak koklamak, dolaşmak

Niyetiyle
Seni sevdiğimi
Söylüyorsam sakın inanma

Seni ben
Elde etmek için
Soluyorsam sana kızıyorsam

Hiddetle
Bağırıyorsam
Sana hesap soruyorsam

Sana
İnanmıyorsam
Sevdiğimi ne kadar
Söylesem de sen bana inanma

Seni ben
Hülyam, rüyam, enem için
Beden beklentim, zevkim için

Sende ki
Masumluğu, saflığı
Yakalamak, almak için seviyorsam

Sana
Ne söylersem, söyleyim
sakın sen bana asla inanma

Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Mart 2008, 09:18:02 ÖÖ 09


Ömrüm
Seni sevmekle
Nihayet bulacaksa

Bırak ki bulsun
Aşkın için
Solacaksa olsun solsun

Yalnız senin
Aşkın ile ruhum
Haşr olacaksa razıyım

Rahmete
İnanmaktayım
Nihayette bende canım

Sen atin için
Sürekli çekiniyorsun
Gizleniyor v kaçıyorsun

Bir zamanlar
Demiştin ki gönül
Ferman dinler mi diye

Bu beyanın
Çok hoş geliyor
Ve halimi serinletiyordu
Bir hazza erdiriyordu

Sen merakı
Deşifre ederek
Bana itminanlık veriyordun

Sen
Böylece
Muhayyilemde
Çok yüceliyordun

Ne Olduysa
Seni hiddet kuşatmıştı
Ben ne olduğunu bilmezken

Kesik
Hecelerinden
Hissizlik kesitliğinden

Oyun
Sahneleniyordu
Perde yeniden açılırken

Aktör
Senaryodan
Uzak dururken

Mukallit
Onu rahatça
Öyle sergiliyordu

Sen
Bir asudeyken
Basit olan o rollerin
Neden erbabı kesildin

Ne
Hazin ki
Sen zaten
Zirvede bulunuyordun

Şike için
Fedakârlığı seçecek
Kadar erdemli olandın

Nihayeti bilen
Gönlünü öteleyen
Bir ser haddin sen

Kaderinin
Senaryosuna
Hazırlanan bir nefestin

Bazen
Kızıyor musun bana
Elbette bilmek isterim

Çünkü
Nihayetinde sadece
Bende her halimle nefestim

Ezelin
Esenliğinde ahirin
Müdavimiydim sadece

Yani
Bir bakıma sendim
Sende şekillenen biçareydim

Sinesinde
Aşkın hasretiyle
Avunan
Talihsiz bir sefildim

Sendim
Seninle şendim
Sensizlikte ben hederdim
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Mart 2008, 10:17:18 ÖÖ 10
Senin nazarınla!

O güzel
Gözlerinle
Göremesem de

Nazar
Ederken bile
Halin meftun bırakıyor

Seni
Âlemler içinde
Çok nadide kılıyor
Çokta manalaştırıyor

Bir
Başkalaştırıyor
Haz içinde tutkuyu
Elan melalimde yaşatıyor

Bir
Ummanın seyrinde
Bilinmez badirelere
Bizzat duçar kılıyor

İşte yine
Masumluğun izlerini
Sürüyorum seninle

Dalı
Bırakan
Zorunda kalan

Bir
Yaprağın
Teslimiyetinde

Sakin
Olan o şadırvanın
İzlerinde kuşların ürkekliğinde

Gülün
Her zaman sinelere
Sulh vaat eden güzelliğinde

Eşsiz
Bulunacak
Ahenk güzelliğinde

Senin
Gecelere taş çıkartan
Gizemlerinde düşlerken

Bir
Enginliği yaşatan
Sabrı cemilin dehlizinde

Sen
Ne kadar berraksın
Bulunmaz bir aşksın
Sineler senin coşkunla aksın

Hazzı
Muştulayan
Şefkatin bağrısın

Sanki o
Toprağın mayası
Gök kubbenin
Aşkı salan nidasısın

Sen
Bir başkasın
Hali bahtiyar kılan

Sevdanın
Sızısı barındıran
 En güzel mümtaz ağrısın

Sen
Cihanın payesi
Aşkın kalesi
Canı deryasın
Hidayeti
Şahanesin

Sen
Gülünce
Baharın esintisi farklılaşıyor

Çiçekler
Şakıyor adeta
Bir başkalaşıyor coşuyor

Böyle
Olunca mefkûrem
Daha bir muhkem oluyor
Ziyadesiyle anlam buluyor

Bilmenizi
Ne kadar çok dilerdim

Seninde
Temaşa etmeni
Hasetsen isterdim

Bulutları
Seyrederken
Onları yolcu ederken

Birbirleriyle
Halleştiklerini
Onları koklaşırken görmeni

Rahmetin güzelliğini

Bir tevazu
İçinde nefeslenirken

İdraki
Sunuyor olmaları
Ne kadar manidardır

Bir
Ulu çınarın
Gölgesinde depreşen

Mazi
Muhayyilem
Artık dayanamıyor
Aşka geliyor sendeliyor

Sessiz
Soluduğum
Mücerret olan iklimin
Kalacak idrak sayfalarında

Nasibim
Kadar olacak bulunan
Yazgımın manasında

Bahtımın
Hicranı salan
Yarasında, ahın karasında

Çilenin
Sabır ile içilen
Yudumlarında

Nağmelerin
Anlam bulan haz ile
Kuşatan melali saran Anılarında

Senin
Ahında
Halinin bahtında

Umudun
Deşifre edilemeyen
Eşsiz bulunan o manasında




Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Mart 2008, 11:00:50 ÖÖ 11
Ağlama!

Baharım
Sulu gözlüm
İşte sen ağlayınca

Gözlerinden
Boşalan her damla yaş

Nuh
Tufanının yeniden
Sahneye konmasıydı

Senin
Serencamını
Yaşamama engel olamıyordum

Zerreleri
Kuşatan haşmetli su
Mekânın her katresinde
Bakir bir kuruluk bırakamamıştı

En sevgili
Bir yar iken hanımı
Nuh’u dışlamıştı ona inanmamıştı

Yetinmeyip
Bir oğlunu da elinden almıştı

Bir
Rahmet iken su
Birden Azrail kesilmişti

Çukur,
Hendek, tepe
Her ne var ise

Hak
Celalin hakkı için
Hiddetli akan su

Bir
Mecnunun aşkını,
Meczubun vecdini

O
Kadar güzel
Resmediyordu ki

Galeyan
Tespiti çok yersizdi

Bir
Eş, bir baba
Bahtiyarlığını yaşarken

Gözlerinin
Önünde o an onlar
Feryat ederek kayboluyorlardı

Nuh
Öyle bizardı ki
Arz suya kanmışken
Yüreği şiddetle yanıyordu

Dayanamadı
Niyaz için yalvarmıştı

Had,
Azimet, Ruhsat
Yeniden bir kez daha
Nuh’a a.s. hatırlatılmıştı

Yese
Kapılmaması
Gerektiği o an içine aktı

Her
Bir canlıdan
Birer çiften müteşekkil

Gemi
Dağların üzerinden
Haşyetle seyre dalmıştı

Yağmur
O güne kadar
Ancak bu kadar

Şiddetle
Toprağın taşın
Kayanın dağın her parçanın

Bağrına
Bir hançer keyfini
Emrin gereği yaşatmamıştı

İşte
Bahar gözlüm
Sen sessiz ağlarken

Nuh’un
Bizarlığını
Anne oğlun feryadını
O an yeniden hatırlıyorum

Aşkı
Acıyı sevgiyi
Melalimle yaşıyorum




Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Mart 2008, 11:19:40 ÖÖ 11
Sen duyma diye!

Onu
Düşündükçe
Geliyor işte yaşlar

Gözlerimden
Boşalan hicran
İçindeki yakarışlar

Şu
Hissiyatımda
Dinmeyen o niyazlar

Sinemde
Dalgalanan
Ne hazzı aşklar

Yârin
Derdiyle sessizlikte
Dil-i hicran haykırışlar

Asla
İsteyemem
Onu üzecek arzuhalleri

Sinemde
Durmayan dalganın
Ahu figanını serzenişini

Sinemde
Kanayan sevdanın
Elim bir sızı yaşatan yarasını

Biçare
Kimliğimde
Gizlerim her vakit
Yârim üzülmesin diye

Bir mendil
Kokusunda duyulan
Nice hicran yakarışları

Sessizlik
İçindeki terennüm
Edilen haklı haykırışları

Muhayyilemi
Kuşatan o bakışlarını

Dileyemem
Artık yârim üzmesin
Naçarlığı yaşamasın diye

Ben
Bizarım artık
Elbette ki hazanım

Hüzün içinde
Yaşamak zorundayım
Hem de ondan kaçanım

Sessiz
Aldığım nefesten
Hissiz kalan tenimdeki
Hareketten nasıl kurtulmalıyım

Bilmelisin ki
Çaresizliği mecburen yaşarım
Kendi halimde dinmeyen kederimle



Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Mart 2008, 11:52:36 ÖÖ 11
Sendin!


Sanki
Sen baharın
Bir şen gülüsün

Sen
Menekşenin
En güzel rengisin

Sen
Haz verensin
Ne güzel bir şevksin

En
Derinlerde
Sörf eden sevgisin

Sen
Aşkın
En güzel
Bereketisin

Sen
Sanki
Şahane
Bir şelalesin

Sen
Ne güzel
Serinlik
Verensin

Gecelerimin
En güzel
Bestesisin

Yaşama
Hazzı veren
Ne hoş sevinçsin

Hayata
Bağlayan
Bir bağ desin

Asmanın
Tanesi
Umut payesisin

Sen
Yalnızlığımın
En kıdemlisisin

Beni
Bana bıraktın
Sen çekip gittin

Hasretinle
Beslendiğim
Bir kedere gark ettin

Sen
Ne güzel
Bir demdin
Unutulmaz meşktin

Benliğimde
Nakşeden
Sen bir şaheserdin









Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Mart 2008, 12:39:29 ÖS 12
Gülümsün!

Gülüm
Hatırlar mısın bilmem

Sen
İlk zamanlar
Hayli tedirgindin

Gözlerin
Kendince gizlenirdi

Kalbin
Bir hızla çarpardı

Biraz
Utanırdın sıkılırdın

O güzel
Yüzünü kaldırmazdın

Kim bilir
Belki yerlerde
Neleri sorgulardın

Sana
Yaklaşamazdın

Çünkü
Sen pek açılamazdın

Gizli
Bakardın fark ettirmeden

Senin
Bu halin bir kuşu
Hatırlatırdı halimde

Güven,
Beklerdi zararsızdı

Korkardı
Nihayetinde bir candı

Çekim
Kuvvetin inanılmazdı

İçim
İçime sığmazdı

Sen
Benim gülümsün

Seni,
Koklamaya korkarım

Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Mart 2008, 02:37:45 ÖS 14
Kopartılan gül!

Hırs
Onun melalini
Kuşattığı için artık
Kimseyi göremez olmuştu

Hıncıyla
Durmadan vuruyor
Kan beynine sıçramıştı

Hırsı
O an tavan yapmış
Mantık donmuş kalmıştı

Nutku
Çaresizliği yaşamış
Akıl, tersinden başlamıştı

Heyecan
Bir anda sıçramış
Anne soluk soluğa kanmıştı

Adavet
Yaşayan perişanmış
Çocuk hırpalanmış yatmış

Koşmaktan
Mecalsiz kalmış
Figanını anlatacak aranmış

Kime,
Derdini dinleyeni bulamamış
Nefes alamamış öylece kasılmış

Çocuğun
Suçu, bir gül koparmakmış
Üç kişi, kovalamakla da kalmamış

Çocuğu
Hiç acımadan, darp etmişler
Kan revan içinde yere sermişler

Annesi
Feryadı duymuş
Çok koşmuş ayak bileği
Orada burkulunca acıyı unutmuş

Annesi
Çaresiz kalmış
Yürüyememek adına sızlanmış

Çocuk,
Sokağın ortasında
Hareketsiz bir şekilde yatıyormuş

Ancak
Soluk alamıyormuş
kalb atışı ve nabzı orada durmuş

Delik
Bir kalple yaşayan çocuk,
Elinde sıkıca tuttuğu o bir gülle

Ortada kalmış
Annesi feryat etmekten
Kendi gülünü kaybetmekten

Boynu
Bükülmüş bir vaziyette
Gözyaşlarının dirliğinde niyaz etmiş

Sen ki
Her şeyi var edensin
Her kalbin sahibi olan mutlakıyetsin

Yıllar
Sonra umutsuzluğumda
Sen beni çocuğumla sevindirmiştin

Şimdi
Çok erke bir yaşta
Hikmetini bilmediğin zamanda

Bir gül
Bir emanet olarak
Tevdi ettiğin yavrumu benden aldın

Biliyorum
Her şey senin
Her zerre ancak seninle kaimdir

Benim
Bu kadar mahzunluğun
İçinde nefes aldığımı sen biliyorsun

Kulunum
Senin yolunda yolcuyum
Nedametimle ben ancak sana sığınırım





Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Mart 2008, 03:19:18 ÖS 15
Sen uyurken!

Sensiz
Çekilmeyen gecenin
Sesinde seni anarken

Kulağım
Çınlamaz oldu sen uyurken

Gücümün
Yettiği tek istediğim

Rüyanda
Seyrederek
Bir hazla nefeslenmek

Seni
Orada
Ziyaret etmek
Sana koşarak gelmek

Tertemiz
Bir saflıkla uzandığın
O yatağın, giydiğin tarzın

Seni
Kucaklayarak saran,
Bilmediğim güzel yorganın

Uymadan
Okuduğun, son dualarında

Olmayı
Sende kaybolmayı
O kadar çok isterdim ki

Halimle
Hakikatimi aşikâr eylerim sana

Ayan olan
Odur ki kalbim seninle
Gün içinde
Gecenin ferinde sessin

Sen,
Sessizliğimin
Tek merakı olan mekânısın

Sen
Hazzımsın
Efkârımsın, tek aşkımsın








Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Mart 2008, 04:52:55 ÖS 16
Sen kalbinden habersizken!

Sen
Nerden bileceksin
Bilemezsin tabi hislerin serencamını

Kendi
Mecrasında
Serdettiği gözyaşlarını

Sen
Sadece cazibelerde
Yoklama yapan bir cansın

Duygularını
Depreştiren, heyecanını dizginletmeyen,
Heveslerinde mutlakıyet arayan bir kandın

Nerden
Bileceksin sen
Gerçekten sevilmeyi,
Sevgi ikliminde nefeslenmeyi

Onunla
Ölüme gidileceğini
Sevda için nelerden geçilemeyeceğini

Nasıl
Anlatabilirim ki sana

Sen
Sana sunulan refahınla
Geçici olan saltanatınla,

Mütemadiyen
Her gün ayna karşısında
Zikretmediğin zaman kuşağında

Seni
Zorlayan zevklerin arasında
Başın pek çok dönüyor biliyorum

Halinden
Çok memnun olduğun görülüyor

Zahirinde
Bulunan mevcut caziben karşısında

Yutkunan
Nefesler ne kadar
Hoş geliyor sana öyle değil mi

Etrafında
Pelesenk olanları görünce
Bir ah çekmek geçiyordu içimden

Kişiliğimiz
Tercihlerimiz o kadar
Farklıydı ki şaşıyordum bazen

Sen
Yarını düşünmeden
Gününü gün eden bir karakterle yaşarken

Ahirin
Hiçliğinde inatlaşıyordun
Bu hakikati reddediyordun sen

Her şey
Burada diyerek
Aslını inkâr ediyordun

Benim
Kişiliğimde olan insanlara acıyordun
Bir zavallı olarak görüyordun talihsizce

Bu insanların
Kandırılmış olabileceğini
Haykırıyordun gür olan sesinle

Sana
Bu kadar yakın olmama rağmen
Seninle
Bir şekilde paylaşım
Bulacağıma hayli inanırken

Ne yazık ki
Her geçen bir gün
Daha çok uzaklaşıyordum senden
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 13 Mart 2008, 01:31:32 ÖS 13
Senden kalan seccaden!

Ne kalmıştı
Senden geriye kalan,
Düşündükçe seni ruhumu daraltan

İzlerinde
Hala soluk aldıran hatırların
Olmasaydı yaşamak ne kadar zordu

Sen
Vaktin tecelli edince

Sessiz
Bir şekilde secdenin
Ulviliğinde nefesini terk etmiştin

Dünyam kararmıştı,
Ruhum buharlaştı, kalbim
Ne kadar çok burukluğunu yaşadı

Lakin sen
Yoktun artık karşımda
Gönlüme nakış nakış işlediğin

Tüm
Şaheserinle sen ruhunun
Güzelliğini kalbime işlemiştin

Bir nisa
Bu kadar mı sevilirmiş

Bu kadar mı
Yokluğunun hasretiyle dertlenilir mi

Sen
O kadar müşfik
Ve o kadar sevgi doluydun ki

Nefes
Aldığın her mekânda
Bahar yeniden yaşanırdı

Hiç
Unutamıyorum
İlk günlerimizde çektiğimiz yokluğun
Hazanında senin himmetine gark olmasaydım

Ne kadar
Çok sararır solardım
Ve ne kadar çok nedamet duyardım

Ama sen
Asudeliğinle her mevsimde
Açan bir gül misali gönlümüzü fethettin

Senin mezarın
Ellerimle okşadığım toprağın
Olmasaydı ne kadar bedbin olurdum şimdi

Sana
Kavuşmak için
Ne kadar can atıyorum bir bilsen

Gecelerimin
Refakatiyle gözyaşlarımdan ıslanan
Senden kalan seccaden en değerli hazinemdir
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 13 Mart 2008, 02:48:08 ÖS 14
Neden aranırız!

Bakir
Bir kimliğin ikliminde
Yalnızlığımla nefesleniyordum

Ne kadar
Fırsat çıkarsa heveslerimi
Okşamak adına

Muhakkak
Bir zillet duyuyordum
Utanıyor pek çok sıkılıyordum

Genliğimin
Lekeleneceğinden korkarak
Zevk adına hiçbir muradı tanımıyordum

Biliyordum
Ve bir umutla nasibimin nerede
Tecelli edeceğini hasretle gözlüyordum

O vakte kadar
Yüreğimi ürperten, gözlerimi cezbeden,

Melalimi
Kendine çeken ne kadar uğraş varsa
Kapılmamak adına azami gayret gösterdim

Çünkü
Namus ve iffet
Mefhumunu çok farklı öğrenmiştim

Haram
Diye hukuk adına isim alan

Bu beş harflik
Kelime ne kadar muvazeneli
Ve ne kadarda bereketlidir hakkiyle bilinirse

Zaten var olan
Koruyucu meleğin yanında
Bilen, idrak eden, neticesini terennüm eden

Sevgiyi önceleyen
Aşk ile nazar etmesini bilen

Tefekkürün
Güzelliğine müdrik olan nefeslerce
Zaten biliniyor kadrin nasibi katresinde

Neden niye,
Ne için kime merak kuşağında
akleden kendini bilen, her önüne gelenle

Eğlenmeyen
Değerlerin mefkûresinde
İzleri takip ederek edebin harmanında

Adabın
Şanıyla saadette ermek
Ne kadar ulvi bir gayedir bilinirse

Tertemiz
Bir nisa ile yiğidin netliğinde
dareyn saadeti için izdivaca kavuşmak
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 13 Mart 2008, 05:38:05 ÖS 17
Seni anlamak!

Evet
Bir zamanlar
Seni anlayamamıştım

O kadar ısrar
Ve yakarışların karşısında
Sana acımak geliyordu içimden

Hislerimin
Densizliğinde senin
Gözlerinden süzülen yaşlar

Yıllar sonra
Hala aklıma geldikçe
Kendime kahretmeden duramıyorum

Evimize
Her gelişimde evinizin önünde
Seni görmem ve özlemle bakmana şahit olmam

Masumluğun
İzlerinde seni bulmam
Yüreğimi yumuşatmıyordu nedense

Seni artık
Gözlerinden okumaya çalışıyordum
Bir şekilde derbeder edilen hislerimle

Tek isteğin
Seni reddetmememdi

Yeter ki kabul et
Sen ne dersen de ona teslim olayımdı

Fakat
Senin bu denli ısrarlı olman karşısında
Niyetini ve kalbinde var ettiğin sevgini
Anlayacak kadar duygulu değildim

Var olan güzelliğin
El işlerinde ki becerin, edep içinde
tercih ettiğin tevekkülün tüm komşuların dilindeydi

O kadar
Talibin olmasına rağmen
Onların huzurlarına çıkmaman

Hala
Benim için bir şeyleri
Fark ettirmiyordu ne yazık ki

Hiç unutamadığım
Size doğru yaklaşırken senin
Ne kadar heyecana kapıldığındı

Konuşmak
İsteyip te çok zorlandığın
Ve peş peşe yutkunduğundu

Hala ben senin
Bir ev kızı olduğun için
Sıkıldığına yorumlamıştım

Sana karşı
İlgisiz, hissiz, düşüncesiz,
Nezaketsiz bir insan olarak hatırlanırdım

Ahrenlerin
Gelin olurken, nihayetinde
Çocuklarını büyütürken sen hala evdeydin

Ben annemim
Rızasını kazanmak için bakmaya
Gittiğim kızın evlerine yaklaşana kadar

Annemin
La havle demesiyle irkilmiştim

Senin
Koşarak geldiğini
Fark etmiş meğerse

Sen soluk soluğa
Ağlıyordun bunu bana yapmayın

Gönlümün
Sende olduğunu biliyorsun
Deyince açıkça afallamıştım

Bilmiyordum
Bu kadar tutkuyla
Kendini bana bağlayacağını

Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 14 Mart 2008, 11:26:35 ÖÖ 11
Ne isteniyorsa!

Sen
Ne yapardın söyle
Benim gibi iki arada bir derede kalırsan

Yukarıya baksan,
Aşağıda aransan, ayalinden

Medet umarak
Gözlerine baksan da bir şey
Çıkmıyor anlaşılmadıktan sonra

Yıllara
Hasrettiği sevgisini
Oğluna sunarken anneler
Çektiklerini de bir bir sinelere işliyordu

Arada bir sakın ha
Elkızına beni asla ezdirme diye

Bir zamanların
Elkızı olan anneler şimdilerde
Bir zamanların hor ve hakir görülmüşlüğünü

Saadet için
Evlendirdiği ve mürüvvetini
Görmek için yıllarca beklediği oğluna

Eş olarak
Nikâhladığı refikasına
Ön tepkimelerini niyaz ediyordu

Nihayetinde
Anne değil miydi neyi
Ve hangi tarafı tercih etmeliydi oğul

Bir insanın
Bilgisiz ve edepsiz olması kadar
Başka bir fakirliği asla bulunamaz

Böyle İnsanların
Nefsi hevesleri nereye
Meylediyorsa ve nelerden kuvvet buluyorsa

Hırsın Ve hıncın
Yanında huzur ve muhabbet
Zedelenmesi ve böyle ortamlarda

Hamasetin
Payelenmesi çok acı bir şekilde
Sinelere nakşederek ortaya çıkıyor
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 14 Mart 2008, 04:24:04 ÖS 16
Aşk ile sevmek!


Sine-i
Gönülden sevmek
Ulvi gayelere bağlanmaktır

Bizzat
Nefsini ötelemek
Aşkın kıvamını yaşamaktır

Her
Arzunun ötesinde
Zevkin zerresinde oyalanmamak

Böyle bir aşk
Sineyi ihata edendir
Halin ahengi bulması demektir

Meşkin
Derinliğine kanmasıdır
Gönül, kalbi kapsamına alır

Her türlü
latayifler orada bulunur…
Yürek ise en yüzeysel olanıdır

Kalb
Allahın makamıdır
Ama kalb, gönlün kapsamındadır

Bu bakımdan
Manayı öncelemenizden
Cazibeleri umursamamanızdan

Şekliyete
Metelik vermemenizden
Eneyi önceleyeni gale almayışınızdan

Şahsınıza
Yapılan her övgünün
Sizi yıpratmasına ödün vermeden

İşaret
Taşlarının bulunması yolunda
Fedakârca yılmadan ilerliyorsunuz

İşte böylesi
Hanım veya efendilere
Elbette saygımız sonsuzdur
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: TaLiA - 14 Mart 2008, 05:02:14 ÖS 17
kaleminize, yüreğinize sağlık...
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 14 Mart 2008, 05:33:37 ÖS 17
Ey iffetim!

Zaman
Duramazdı an geldi
Bizi sessizce içine kattı

Yılar
Bir çırpıda unutuldu

Ve bir gün
Hiç beklenmeden
Kapının zili, acı içinde çaldı

Hanemize
Misafirler dolmuştu
Çiçeğim, kimlermiş gelmiş

Dediğim de
Babacığım inanın
Bende, bilmiyorum demiştin

Haliyle
Meraklanmıştım
Hayır dileyerek odaya vardım

Refikam
Şaşkındı, çocuklar
Merak içinde bizimle bakıştı

Nihayet
Efendim, hoş geldiniz
Sefa buldunuz diye konuklara baktım

Kimseyi
Tanımıyordum nihayet
Biraz geçte, olsa anlamıştım

Meğer
Gelenler misafirle
Benim biricik gönül sürurum

Hizmet gururum
Nezaket iftiharım,
Edep kalkanım sevgili orkidem

Yüz akım,
Kerimem canım kızıma
Meğerse çok taliplilermiş

Çiçeğimin
Çocukluğu bir anda
Gözümün ününde su gibi aktı

Mahzunlaştım
İçim kabardı O an
Yüreğim yandı Bir tipi başlamıştı




Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 14 Mart 2008, 05:34:35 ÖS 17
kaleminize, yüreğinize sağlık...

Çok teşekkürler ediyorum, halinizin esenliğinde güzellikler diliyorum...
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 14 Mart 2008, 06:09:04 ÖS 18
Dönülecek oraya!

Bu
Mahzun gönlüm
Ne vakit gülecek bilsem

Ne zaman
Şans tanımayı bilecek
Sürur’a, mesrur’a hasret bitecek

Hayatı
Kucaklayacak, anlamında
Kaybolmaya şevkle başlayacak

Gönüller
Şad oluyor, güle doyuyor
Benim gönlüm her an, çölü buluyor

Rahmet
Bulamıyor, güle bakamıyor
Serabı, su tahayyülüyle yudumluyor

Perişanlık
Bende mi, kalbimde mi
Ben, felakettir, kalb hep felahta mı

Vicdan
Mağdur, irade uygulayandır
Hayat ve zevk eğlence aracımıdır

Şah değil,
Şad haline gelmelisin
Hoş bir sedayı sen hedeflemelisin

Diyarı
Mekândan bir gün gideceksin
Hakkın sahibiyle, elbet görüşeceksin

İstemem
Senden, zevkli bir âlem
Gönlüm, tutsak kalsa dilim kurusa
Toprak
Döşeğim, taş yastığım olsa
Bedenim kurusa, refikam kaçsa da

Dünya mı
İşte ortada, ona girende
Âlemi hakikat aşkta onu arayanda,

Bir karanlıktan
Zuhur ettin, çıktın ayana
Döneceksin elbet, geldiğin karanlığa





Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 14 Mart 2008, 06:39:21 ÖS 18
Cezbedecektir sabır!

Ah
Sessiz soluğum
Yine hazanı yaşıyorsun

Sen yine
Yalnızlığına sığınıyorsun
Nağmelerde aranıyorsun

Ne olacak
Şimdi senin bu halin
Bitmeyecek mi hicranı melalin

Düşlerinde
Dinmek bilmeyen hasretin
Bekliyor mu seni nadide gülün

Aşkınadır
Feryadı şakıyan bülbülün
Sen biganesin, o mendilin

Islanan
Yaşlarında senin sevginin
Senden beklediği haberin

Kalbinde ki
Aşkın özlemidir titremenin
Dilinde ki hasbi olan badenin

Âlem içinde
Bir damak tadısın, kıvamısın
O orda perişan, sen biçaresin

Söylenesi
Hakikatin, yaşanan hicranı yaşın
Aşkındır saran sevdanın, her anın

Kıvrımlarında
Geçen zamanın, rüyanın, hatıranın
Bir sonu gelmeyecek mi, artık anın
Biliyorum ki
Solgun, morsun, hazanı baharsın
Zararsızsın, garipsin, bir kulsun

Hakkın mı
Beklediğin bunu dahi bilmiyorsun
Koşuyorsun, mecalsizce soluyorsun

Sabret,
Ümit tükenmez, hayallerde bitmez
Çölleşen gönüllerde bir gül yetişmez

Can istemez,
Hissetmez, kimse görmez cezbe demez
Canan naif bir karanfildir, hiç mi gelmez

Sen yeter ki
Nihayeti bekle, ümidini asla kaybetme
Nasibin muvacehesince sabır ile bekle




Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 14 Mart 2008, 07:22:40 ÖS 19
Sana kıyamam!

Be gülüm
Lütfen sen bekleme
Bir acaba dahi deme

Sakın
Sen kederlenme
Ben öyleyim işte

Sen
Hala bekleme
Sendeki halleri

Mevcut
Olan zarafetleri
Latif nezaketleri

Edebi hali
Sen benden bekleme
Yapamam hal fakiriyim

Yıllardır
O fikre hasretim
Ufuk nerde derim

Sen de
Her şey ne yazıyorsun
Umuyorsun, soruyorsun

Bekliyorsun
Biliyorum lakin be gülüm
Yok, işte bende bir erdem

Seni
Suçlayamam ve hatta
Yüzüne dahi bakamam

Halimi
Sana hiç anlatamam
Gönül pasıma yakamam

Sen
Paksın ve çok hassın
Bir nazsın ilkbaharsın

Badesin,
Güzelsin, sen bilemezsin
ben sensiz ne haldeyim




Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 15 Mart 2008, 12:48:34 ÖS 12
Sevmek suçsa!

Senin asla
Sevmeyeceğini
Hicranınla bilsem de

Ne yapayım ki
Sen sessizliğinle
Girdin Gönlüme bir kere

Artık
Silemem seni
Silmek istesem de

Senin
Her halin
Hatta gizlediğin melalin

Benim
Bin bir zahmetle
Sevinç kaynağımdı

Bir kere
Yüzünü görmem
En büyük kazancım olmuştu

Sen
Bilir miydin
Seni ben nerden bilirdim

Sana
Yaklaşmaya öyle
Çok korkardım bilsen

Belki,
Kızacaksın diye
Sen gözümde bir selviydin

Sen
Var olan sevdamın
En nadide bir gölüydün

Sen
Benim aşkımın
En bariz sembolüydün

Sen
Yalnızlığımı
Süsleyen en güzel gülüydün

Sen
Rüyamın süsüydün
Sen benim geleceğimin

Sen
Gönlümün en bariz
Olan bir hazinesiydin

Artık
Sensiz bir hayat
Çok anlamsızlık olmaktadır






Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 15 Mart 2008, 01:15:51 ÖS 13
Seninle açtı bahar!

Yüreğimin
Bir kor gibi yandığını
Sana nasıl söyleyebilirdim

Sen
Her zaman sabreden
Bir şefkatin hilm eliydin

Sen
Sanki bir çileydin
Ve hatta metanettin

Sen
En nadide olan
Ve arz olunan bir himmettin

Sen
Zorluklar karşısında
Hiçbir zaman yüksünmezdin

Melalini
Sevgiyle serdedendin
Sen yemezdin yedirendin

Senin
O güzel gözlerinden
Akan yaşlar tek serinliğindi

Kirpiklerin
Islanırdı ağzına aldığın
Sokumlar o yaşla yutulurdu

Sen
Bir hayli sessizdin
Nefesin dahi yetmezdi

Yastığındaki
Islaklık ter değildi
Sabrın bıraktığı yaşlardı

Sen
Tertemizdin
Ne masum bir orkideydin

Sen
Sevginin diliydin
Kararmış kalpler sızısıydın

Hissiyatından
Çok uzaklardaydılar
Hiddeti marifet telakki ederler

Sen
Yine çare arayan
Bir umutla bağlanandın

Sen
Geldiğin yere
Yeniden dönemezdin

Yokluk
Bir taraftan
Dayak her taraftan senindi

Sen
Sessizliğinle çözendin
Sen bizlere verilen rahmettin

Teninden geçtin,
Sen kendini hasır ettin
Hep bizlerde umudu yeşerttin

Bir
Şefkattin sen
Bir toprağın bereketiydin

Sabredendin
Kendini vakfeden
Sen ne güzel bir anneydin

Sana
Verilen çocukların
Mükellefiyetini bilendin

Sen
En güzeldin orkideydin
Sen sevmeyi çok iyi bilendin
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 15 Mart 2008, 01:38:18 ÖS 13
Gönül sevdası!

Değmeyin
Bana bir yaralıyım
Deşmeyin yaramı gamlıyım

Bir
Divaneyi biçareyim
Sevdam için ateşi anarım

Sen
Aldırma hiç acıma
Zavallı halime bakıp yanma

Yanmak
Dinlemekle hiç olmuyor
Biçareyim halime çare bulunmuyor

Çalmayın
Üflemeyin kaval da saz
Nağmeler, kamışta bulmuş naz.

Ben
Neyleyim her yanım ayaz
Yel yok, güneş çok, kışı yaşarım

Ne
Desem, kime söylesem
Bir sazı dahi çalmayı becersem

Sevdamı
Güfte yapsam, kansam
Diyarlara meramımı anlatsam

Duyar mı
Acep beni yâre sevdalılar
Bilmem ki, kimlerle haber salar

An’ımı
Zamanımı, bu aşk kovalar
Seslenmeyin bana onunla davalıyım





Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 15 Mart 2008, 02:14:03 ÖS 14
Nasıl bir sevgi!

Sevgiyi bilmek
Onun katresini yaşamadan

Sabrı
Haz ile yudumlamadan
Metanete bürünmeden

Feda ile
Kâr yudumlanmadan
Bir beklentiye hiç sapmadan

Hiç
Adavetten de kaçınmadan
Hilmi sürekli kuşanmadan

Hal
Gözyaşlarını akıtmadan
Her an onunla gecelemeden

Oluya
Biran zanda bulunmadan
Hoş görüyü hiç bırakmadan

Ve
Asla almayı düşünmeden
Vermek için gayret ederken

Bir
Of demeyi asla demeden
Birine hevesle yaslanmadan

Sen
Devamlı uykuda kalmaktan
Böylece manayı unutmaktan

Ve
Zahiri sineden terk etmeden
Gönül’ü ruh lisanıyla bilmeden

Sana ait
Yürek ve kalbi keşfetmeden
İkisi arasında farkı anlamıyorsan

Ve hala
Sen seviyorum diye biliyorsan
Bir sevda yaşadığına inanıyorsan

Bunlardan
Zevk alıyorsan, haz yaşıyorsan
Kas yapıyorsan, mideni şişiyorsan

O vakit
Bilmelisin ki ve inanmalısın ki
Sevda ve aşk bu halleri istemez

Böyleyken
Yinede ısrarlıysan, kendini, ahvalini
Sadece avutursun ve sen oyalanıyorsun






Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 15 Mart 2008, 02:38:05 ÖS 14
Sevginin izlerinden!

Sanmayın
Bu yazılan mısralar
Birebir yaşanmışlar ve hayaller

Sahipleriyle
Nöbet bekler, teklerler
Hissedilen her şey ve sermayeler

İnsandır
Âlemi muhakkak vardır
Âlemsiz dünya ne kadar manalıdır

Bazen
Ardır, bazen nardır, hayâdır
Gönüllerin vazgeçilmez sevdasıdır

Yoksa
Korku ve sevinç niye vardır
Ceza ve mükâfat elbet anlamlıdır

Rahmet
Gazap bilsek ne zamandır
Nihayette saklıdır muhakkak vardır

Sevmenin
Asla bir günahı olamaz
Günahlar sevgiyle hiç barışmaz

Haz,
Rahmet olmadan alınmaz
Saz akortsuz çalınmaz, tel kalmaz





Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 15 Mart 2008, 03:10:35 ÖS 15
İnan sen!

Eğer sen
Gıyabımda kızıyorsan
Şikayetleniyor, açılıyorsan
Derdine bir yarende arıyorsan
O zaman bir düşün, seviyor musun

Eğer sen
Onun yokluğundaki halinde
Derinliğinin tüm ahenginde
Şefkatinin her serinliğinde
Onu yudumluyorsan seviyorsun demek

Bilmeliyiz ki
Can, canan, akan bu devran
Sinende han, mekân, zaman 
Zahiri terkle manada buluşan
Seven olduğuna muhakkak ki sen inan

Tahılı, başağı, buğdayı, taneyi,
Duvarlarda kuruyan her ekmeği
Yamalığını gizlemeyen bir âdemi
Görürsen, seven olduğuna muhakkak inan

Bilinmeyen
Seven, onu nasib edeni bilir
Bilmek idrakin gereğindendir
İdrak tefekkürle hep birleşir
Tahayyülde ki o meşk halden geçirir

Bir düşün
Seven bilmelisin, istemeyendir
Varlığını, onu için vakfedendir
Görmeden sevmeyi bilenlerdir
Sevgiyi membaından içenlerdir

Siz asla
İnanmayın, sunulan hezeyanlara
Vaatler pareler çulsuz bedenlere
Hülyalara o zanlara, yakarmalara
Onu vereni bilmek, Ona yönelmek demektir
 







Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 15 Mart 2008, 03:40:54 ÖS 15
Sevda yolunda!

Her şey
El yanar, dil yanar, ten yanar
Sevda öylemi, yürekleri dağlar

Kor
Alevde ki ısı, bedende akan sıvı
Kalp almaz ısı ve nede bir kansızı

Bak
Kuşlar aşk ile kıtaları geziyorlar
Balıklar nesil için akara yüzüyorlar

Mübarek
Deve, çöl fırtınasını aşkla geçerler
Aşk öyle ülfettir ki, canı dahi çeker

İşte
Nasıl bir hal, kimi ne vakitte yakalar
Gayp mı, yapsana sen nefsine bir ayar

Aşk
Taleptir, hizmettir, çiledir, metanettir
Gösterirsen şayet azim, aşk seni yakalar

Hazindir
Şekliyet, enaniyet ve hatta bir zafiyet
Bulunursa kalbin de, aşk seni terk eder,

O vakit
Tövbe istiğfar, tevhidi hakikat bir rehber
Zişanı Efendim, maşuk için en güzel haber


Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 15 Mart 2008, 07:23:41 ÖS 19
Sessizliğin izleriyle!

Kuşatan
Ürpertinin sessizliği
Her tarafımı birden sarmıştı

Var olan
Bu sessizlik, insanın
Heyecanın ve merakın değildir

Verildiğince
Soluduğum her nefeste
Berraklığı yaşamak arzumdur

Nedense
Yapmacık tavırlardan
Menfaat tellallığından hoşlanmam

Hırs için
Bir fırsatı elde etmek adına
Erdemi unutanlara çok yabancıyım

Zevki adına
Kepazeliği seçenlerle
Ve böyle anılanla birliktelik kuramam

Saygı
Ve nezaketi, edebi ve
Muaşereti bitmeyen’e hayli acırım

Hiddetini
Ve şiddetini mazluma
Karşı gösterenlere hasmım tanırım

Güveni
Zedeleyeni, emaneti
Bilmeyene karşı asla yakın durmam

Yalanı
Riyayı bir gösteriş için
Refah adına kullanana hiç katlanmam

Kanaati
Metaneti, himmeti hizmeti
Hor görenlere her zaman için acırım

Aşkı
Sevdayı hiç anlamayan
Yalnızca bir zevk aracı sanan ne betbahtır

Teslimiyeti
Ve gösterilen hürmeti
Enaniyetine yorumlayan hayli gafildir

Suyu
Çocuğu, gülü, bülbülü
Hiç anlamayan bir gönül sadece çöldür

Gözyaşları
Vicdanların yağmurudur
Onu hor gören zillet içinde kavrulur

Nisayı
Nazı, haz’ı, anlamayan
Bir gönül, yalnızca metal hurdalığı olur

Zalim
Aşikâr zulmeden değildir
Katlini gizleyerek takiyyelere bezenendir

Cani
Sadece öldüren değildir
Aynı zamanda zürriyetleri kesen illettir

Eğer
Bir kadın karnında
Taşıdığı cenine yabancıysa o ana olamaz

Bir
Baba, yalnızca nesebin
Banisi değildir, hep veren bir erdemdir

Beşer olarak
Mukallitlikte kalan bir insan
Mükellef olmaktan uzaklaşan beşeri varlıktır

İhmal edilir
Oysaki aidiyet, kime
Ve nereye ait olduğunun bilinmesidir

Seninle
Kaim olan hilkatin, yaratılma
Gerekçelerine ne vakıf olmayı bilmektir

Haşyet,
Ürperti ve korkunun
Ötesinde bir şiddette titremektir

Yaşanan
Arzı mekân, yeryüzünün
Her katresinde gezinmek için size verilendir

Hep dilenen
Cenabı Allahın rızasını
Cennet beklentisinden çok öte anlamalıyız

Beklenen
Cennet nimeti için yapılan
Her bir amel, o rızayı merak ettiren değil midir

Bir vakte
Kadar çekip giden gün
Ve gece zamanındır tutsağıdır o ise Hak Cemalindir

Senin kalbin
Emanetindeki tek varlığın
Seni var eden ve özlemle bekleyen Cemalullahındır





Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 15 Mart 2008, 08:10:54 ÖS 20
Çaremi aramak!

İçimin yandığı
Dilimin hadsiz kuruduğu
Günlerden birini yaşıyordum

Kendi
Halimde çalışıyor günlerimi
Aheste bir şekilde geçiriyordum

Benliğimde
Arandığım aşk sanki derin
Ve karanlık bir kuyunun dibindeydi.

Oraya
Ulaşmam hayli imkânsızdı
Yüreğimde bir umut yeşeremiyordu

Çok sancılıydı.
Yüreği dağlayan nasıl bir acıydı
Bir bakıma, aranmanın var ettiği sancıydı

Ne vakit
Bir aşk kelamı duysam
İçim elvermez, birdenbire titrerdi

Yüreğimi
Silkeler, hazanın sararan
Yapraklarını yaşatırdı halimde bir anda

Öyle
Zamanlar bu kalbim
İrtifa kaybeden zavallı bir uçandı

Sazlardan
Neşet eden hüzzam şarkılar
En yakınlarında hep bulunan arkadaşlarımdı

Böyle zaman da
O Kuyunun başına giderek
Salkımlaşan hicrandı nağmelerde ki ahenkle

Ruhumu dinlendirir
Ne büyük bir haz serde terdi
Dil ile anlatamadığım meramımı artık salıverilmişti

Ancak
Böyle satırlara işlerdim
Gönlümden sızan her hicranı yaramı

Bir tasnif
Dahi yapmadan serbestçe
Serdedendim mecalsizdim ümide hasrettim

Aşk
Durağında bir fakirdim
Okuduğum mısralar sesleniyor el veriyordu

Kalbim titredi,
Dilim kilitlendi sinemde ki
Kurumaya yüz tutmuş hislerim o an alevlendi

Donup kaldım
Habersiz bir sesi arıyordum
Yıllarca hasretim olan aşk tizimi arıyordum

Heyecanlanıyor
Hiç yönüyle tanımıyordum
Zahirini bilmiyor, tenini görmüyordum

Fakat
İçimde eşsiz bir sarsıntıyı
Asudeliğiyle yazdığı şiirle pekâlâ başarıyordu

Belki
Kendi iç âlemindeydi
Halinin derdiyleydi, kalbinin sesiyleydi

Direnemediğim
Bir çekim kuvvetiyle beni
Benden alıyor ve veciz bir şekilde aşkı anlatıyordu

Hayran kaldım
Nezaketine haylide şaşırdım
Satırlarında kayboluyor etrafımı unutuyordum

Kendi
Gönlünde çok gizlediği
Özelinden habersiz bir şekilde ütopi yaşıyordum





Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 17 Mart 2008, 11:42:51 ÖÖ 11
Ve gitmiştin!

Sen
Seviyorum dedin
Bana kol kanat gerdim

Sen
Aşkımsın dedin
Her şeyimi verdim sana

Sen
Bir gün
Hiç beklemediğim
Rüyalarımda gördüğüm

Sen
Hülyalarımda süslediğim
Derinliğimde, sörf yaptığım
Gülle, bülbülle resmettiğimdin

Sen,
Hiç acımadan, arlanmadan
Kaygılanmadan, vicdanın sızlamadan gittin

Sen
Bir not dahi bırakmadan, kayboldun
Günlerce kahroldum, sarardım soldum!

Çok
Aradım, gezdiğimiz mekânları okudum
Seni bilmeyenlerden, dahi bıkmadan sordum!

Seni
Tarif ettim, siyah kalem porteni yaptırdım
Duvarlara, duraklara, anıtlara yapıştırdım!

Ama sen
Hala yoksun, beni de alıp kendinle götürdün!
Bir derbederliğe gark ettin ve çekip te gittin


Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 17 Mart 2008, 12:15:53 ÖS 12
Seni düşününce!

Sen gidince!
Arzı mekân öksüz kaldı!

Sen gidince!
Kalpler, ritmini yavaşlattı!

Sen gidince!
En yakın, ashabın şaşırdı!

Sen gidince!
Semalar dahi masunlaştı!

Sen gidince!
Gül, boynunu büktü, sarardı!

Sen gidince!
Beşerin hafızası şaşırdı!

Sen gidince!
Ehlin, ayalin fenalaştı!

Sen gidince!
Arzda yaşayanlar, ağlaştı!

Sen gidince!
Develer, kütükler inile di!

Sen gidince!
Ashabı suffen, sahipsiz kaldı!

Sen gidince!
Hakikat ve hak öksüz kaldı!

Oysa haber vermiştin!
Herkesi yetiştirmiştin!

Veda haccını yapmıştın!
Kâinata haykırmıştın!

Her türlü cahiliye adetlerini!
Ayaklarının altına almıştın!

Kaldırmıştın kan davasını!
Kaldırmıştın illet olan faizi!

Kaldırmıştın, her türlü kepazeliği!
İki emanet bırakıyorum demiştin!

Asla değişmeyeceğini söylemiştin!
Bunlar Kur’an ve senin sünnetlerindi!

Ama sen gidince efendim, ortalık karıştı!
Cahiliye adetler, depreşti, yenilendi!

Kur’an anlaşılamaz oldu, dili unutuldu!
Sünnetlerin, merasimlere hasrolundu!

Efendim, biliyorum, sen biliyordun!
Bir gecenin yarısında, cennetül bakide!

Gözyaşlarına hâkim olamıyordun, ağlıyordun.
Meraktan, seni arayan ashabın, ta uzaklardan!

Hıçkırıklarını duymuştu, bekledi, dikkat kesildi!
Sen, kabirde yatanlara dahi, dayanamıyordun!

Ağlıyordun, bunlarda beni görselerdi diyordun!
Efendim; senin yokluğunda, kâinat ve hakikat,

Herkes den daha çok, yalnız ve yetim kaldı.
Senin ümmetin olmayı başarmak, izandan uzaklaştı!

Lisanın söylediğine, kalp şaşırdı, inanamadı!
Her şeyimizi, şekliyet ve enaniyet kuşattı!







 


Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 17 Mart 2008, 12:39:53 ÖS 12
Sen dilemiştin!

Biliyor musun sen gelmiştin,
Selam vermiştin, merhaba demiştin.
Bilmiyorum, her nedense şaşırmıştım.
Sen daha sonra, yürüyelim mi dedin!

Ben seni kıramazdım, peki olur dedim.
Mekândan uzaklaşmıştık, ağaçlara doğru!
Elimi tuttun, omzuma yaslandın ve dayandın!
Bir itirafta bulunacağını kulağıma fısıldadın.

Ben hala şaşkındım, biçareydim, divaneydim.
Senin her halini, pür dikkat terennüm ediyordum.
Teninin kokusu hislerimi, saçların yüzümü okşamıştı.
Bir anda, içimdeki yalnızlık, o zaman kaybolmuştu.

Haz alıyordum, fakat mesafeli duruyordum.
Beni zorluyordun, kollarımı boynuna doluyordun.
Sessiz kalıyordum, senin kokunu yudumluyordum.
Aslında iki arkadaştık, lakin bu konulardan uzaktık.

Sen bir müddet sonra, sessizliğe gömüldün.
Ben seni ve tahayyülünü çözmekle meşguldüm.
Sen cazibe merkeziydin, herkes peşindeydi.
Seni elde etmek için, yılmadan çırpınıyorlardı.

Ben zavallı garip ve fakir, heyecansız ve sade!
Hiçbir cazip tarafı bulunmayan bir âdemdim.
Sen yakın duruyordun, arkadaşlar kuduruyordu.
Göğsüm kabarıyordu, kendime güvenim artıyordu.

Arkadaşlar sordular, bu kız sende ne buluyor diye,
Sizlerde bulunmayanı deyince, merak etmişlerdi.
Neydi söyle diye söylememi ısrar ettiklerinde ise
Sadece ve net olarak, sizler gibi fırsatçı değilim dedim.

İşte güzel kız, sen senin için çırpınan ve parçalanan,
Krank tuvalet gezen, paraları saçan arkadaşları,
Reddettin, sessiz kaldın, kimseyi kırmadın ama
Sadece beni tercih ettin, sen benim bir vefamsın.

Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 17 Mart 2008, 12:59:03 ÖS 12
Sensiz bir nefes!

Sensiz olmak,
Çaresiz kalmak,
Betbah yaşamak,
Yüreğimi çok yakıyor…

Sana bakamamak,
Suya hasret kalmak,
Yalnızlığı solumak,
Yüreğimi hayli karartıyor…

Elin, tenin, yüreğin,
Gözlerin ve gizemin,
Kulağımda ki o sesin,
Hasretimdir bunu bilmelisin…

Kızarırdı o güzel yüzün,
Edep iftiharım feyzimsin,
Kalbimin naif bir gülüsün,
Sensiz hazanım hislerinle bilesin…


Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 17 Mart 2008, 03:20:05 ÖS 15
Sana ne diyeyim!

Ey
Kelebekler artık
Sevda kokumu getirin

Bana
Yârimden
Bir haber söyleyin çektirmeyin

Onu
Sizde özleyin
Hasret çekin, bir kez sevin

Şimdi
Ne olur sevdamı
Anlayın, onunla bana yaklaşın

Biliyorum
Sizde ne bir gam
Ve hatta ne bir keder var

Siz
Çok sevilirsiniz
Serpilirsiniz, yâri görürsünüz

Size
Teklife ne hacet
Dilediğiniz an ona konarsınız siz

Sevgili
Yâri koklarsınız
Tenini okşar aşkı haz ile yaşarsınız

Seni
Kıskanmayım mı
Be hey aciz olan kelebek

Görkü
Sende mi acizlik
Gel birde sen halime bak

Sen
Özgürsün, şensin
Mesrursun çünkü yârinlesin

Sinemle
Ben biçareyim
Biganeyim, zavallı kederimleyim

Sen
Bari sevdanı yaşa
Dilediğince yeter ki bir haz al

Sen
Baharın bahçesinde
Çiçeğin gözbebeğinde şensin

Çok
Yumuşaksın, hafifsin,
Latifsin, rengârenksin çünkü şevksin

Ben
Çulsuz, perişanım
Yüreği yanan çoraklaşan bir hanım

Sen
Bil ki güzel kelebek
Ben kendimi seninle yaşıyorum

Artık
Çaresizliğimi seni
Anarak, biraz olsun rahatlıyorum

Senin
Kanadın da olmak
Mekânı seninle birlikte dolaşmak

Sevgili
Yârimin kokusunu
Bir kez nefesimde almak onu solumak















Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 17 Mart 2008, 07:58:26 ÖS 19
Senin için ne söylenir!

O uyanırken
Ben uyumaya başladım

Karanlığa
Gömülmek için
Nelerde yapmadım

Her
Geçen bir anda
Beni bekleyen toprağım

Bir
Kök salmadım
Seni unutmaya başladım

Öyle
Diyor ne hazin ki
Bunu başaran canı taşıyan

Bir
Muradım yok artık
Sende ki gönülde kalan

Bir
Pişmanlık içinde
Hadsiz bir nedameti yaşatan

Hiç
Hal bırakmayan
Esrarı önceleyen değerli can

Artık
Asla bir umut
Bağlamayacağım sevdaya

Aşkı
Anmamaya çok
Çalışacağım hazanımda

Bir
Canımı bekleyen
Mezarın has toprağında

Seni
Başucuma yazdıracağım
Sinemde olan uhdeyi hicranımla

Sen
Hiç beni bilmedin
Ahirinde de bilmeyeceksin

Hiçbir
Sızımı hissetmeden de
Sen tüm varlığınla şakıyacaksın

Hiç
Bir ahu figanı hissedip
Duymayacaksın sen unutacaksın

Bir
Canın defnini ellerinle
Hazırlayıp felahta buluşacaksın

Senin
İçin anlıyorum ki
Artık ben pek çok zulmettim

Aşk
Adına hem seni
Hem de kendimi heder ettim

Ben
Seni terk etmeden
Sen beni gönlünden azat ettin

Sıkılmadan
Bir nisa ile unutursun
Hiç meraklanma dedin ve çekip gittin




Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 17 Mart 2008, 08:39:23 ÖS 20
Heceler gecelerde!

Bir göz ağrısıydı
Senin onca çektirdiğin
Ve çektiğim hasretin sancısı

Artık
Senden uzak günlerim
Hissedeceksin bir zindan hali

Senin
Hasretin elemin
Neler ne acılar çektirmedi ki

Sine-i
Gönüllerde çalkalanan
Acı dalgaların verdiği hicran misali

Sen ki
Bir demi hayattın
Var olan şevkin ilkbaharıydın

Bir
Demet çiçekler saldın
Terennüm ettiğim kokunla şakıyandın

Sen
Sinemin yalnız olan
Karanlığında aydınlık salandın

Sen
Hazandan arta kalan
en mübariz kederle soluklanandın

Sen
Nevi şahsına hassaten
Mana enginliğinde hep kalandın

Manayı
Aşkın letafetiyle
Sunan en bariz bir sevdaydın

Sen
Sineyi saadetinde
Derin izlerin harmanıydın

Sen
Çok farklıydın
Bir başkaydın alıp götüren şarkıydın

Sen
Halin derinliğinde
Bir baharı hazanın muştusu

Sen
Rahmanın engin
Hasretiyle bir seyri sefer yolcusu

Sen
Ruhun hilkati canın
Akıbeti, ahirin saadet olgusuydun

Sen
Melali bahşedenin
Nefesleri nazar edeninde kuluydun

Bak
Beklemektesin işte
Görünmezlerin seyri âlemin desin

Sen
Nağmelerin dilinde
Yalnızlığımın kalan hecelerindesin

Mücerret
Bir özlemdi hayatın
Bıraktığı halimi aşkın hasretiyle

İşte
Kuraklığın pençesinde
Çölün derinliğinde ki bulunan zahire

Bu
Öyle bir hakikati aşk ki
Tutkunun en nadir bulunan bir hali

Artık
Sinelerden ahu figan
Duyulmaz gayri elemde görünmez hani

Bir
Hicranı saadet öyle
Bir hazzı endam ki halin demiyle

Melalin
hamd serinliğinde
Sabrın güzelliğindeki aşkın keyfiyle




Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 18 Mart 2008, 09:16:52 ÖÖ 09
Ne çare akıyor zaman!

Seni görmeyen
Gözlerim artık merdiven altında
Uçurumların o eşsiz diyarlarında

Derbeder
Akşamcıların acı bahtsızlığında
Koparılan her sevdanın ahında

Artık
Kalmadı ki bir muradım sonunda
Her bir tarafım karanlıkla olunca

Seninle
Hayallerim ipotek altına alınınca
Hülyalarım sayfalarını kapatınca

Biran
Yazmayayım diyorum her seferinde
Ellerimde ki parmakları kesmeyince

Ruhumun
Kalan bir nefesi olduğu müddetçe
Duramıyorum sus tavsiye edilse de

Uzaklarda
Kendisi başarıyor bravo her nasılsa
Her daim, sabır içinde yutkunsa da

Melalinde
Bir sevdanın acısını hiç duymasa da
Bir sıfatı yakıştırıp susta bıraksa da

Artık
Esrar perdesini ömür billâh açmasa
Bir hoş sedanın anılmasını engellese

Bir daha
Hiç söz etmese de en derinlere geçse
Gam değil artık bu sevdalar küllenirse




Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 18 Mart 2008, 09:41:03 ÖÖ 09
Hasretinle!


Şu
Yüreğim kanarken
Sen dalganın sesindesin

Onun
Her kıvrımı nefesin
Sinemde medceziri yaşatıyor

Sen
Yoksun, kum mahzun
Seni arayan su masum

Biliyorum
Sensiz dalga mahkûm
Gece yalnız, ben onda hapsim

Bak
Martılar ses vermiyor
Sensizliğimde onlarda terk ediyor

Melalimi
Yalnız biçarelik sarıyor
Halimde alacak bir nefes kalmıyor

Senin
Bıraktığın masum aşk
Artık semayı, ayı, kuşatıyor

Bana
Seni anlatıyor ve bakıyor
Sessizce kalbime giriyor ve yatıyor




Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 18 Mart 2008, 10:10:04 ÖÖ 10
Hissedilmeyince!

Çare kalmayınca
Sızılar aman vermiyor kalan anlarında
Izdırap bir yere kadar halin darlığında

Verilen
Ömür ki kendi serencamının mahfilde
Katreler anlamsızlaşıyor iksir sahilinde

Bazendir
Halin demi, keyfin fevki hisler kıdemli
Can ki kimin derdi, aşk şevkini ne verdi

Ulaşılmaz
Bir sevda ki derinlerde uzayan nehirdi
Meşk kimin derdiydi ahiri kimler bilirdi

Şevkle
Umut olan çocuğun uçurtması kaçar ya
Uçmak için kanadını çırpan kuşlar var ya

Dilense de
Ağlamak istenen gözyaşları hiç akmaz ya
Zindan ki duvarları umutlar için ne sayfalar

Ne yapsın
Mabet bekçisidir yüreğim karargâh seyrinde
Hadiselerden bizar artık arı öteleyen dillerde

Bizler
Neler çektikse azimetin terk ediliş silsilesinde
Seküler kimliğin nezdinde, ahu figanlar adilince

Dil sukut eyler
Ne söyleyeyim ki halin kudret eli bilinmeyince
Utanmalar terk edilince, adaplarda ötelenince

Zikredilen
Aşklar kimliksiz, sevdalar ki bir rezilliğin içinde
Mananın mevti hazanın hüznüyle boğulup eriyince




Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 18 Mart 2008, 11:43:14 ÖÖ 11
Sen bilsen de bilmesen de!

Aksın kanım
Sonsuza değin ne varsa
Yüreğimde o sevgi var oldukça

Hüznüm hiç
Dinmesin zülüm ve eza
İnsanlık onurunu terk etmeyince

Gözyaşlarım
Akabildiğince aksın
Uyku gözlerimden feragat etsin

Mazlumun ahı
Yeryüzünden ilelebet
Huzur ve saadet için terk etmeyince

Hakikat olan
Tarife gerek duymayan
Ruhun varlığıyla ebet yolculuğu

Kalbin sahibiyle
Muhabbet coşkusunu
Yaşayamıyorsam hayat anlamlımı

En önemli güç iken
Gücümüzden feragat ettiren
Akidemizde şekliyeti önceleyen lekeler

Dirliğin sadece
Huzurla kaim olmayacağını
Bilmeyen bir gönlün yarası çok derindir

Ana analıktan
Ecdat darlıktan kahır içinde
Nefesler o kadar anlamsız ki sevgisiz iklimde

Ne martılar
Ne dallarını bırakan yapraklar
Özünden soyutlanan çalışkan arılar nerede

Bizi benliğimizden soyutlayan değerler içimizde…



Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 19 Mart 2008, 09:19:24 ÖÖ 09
İki kez düşünerek yazan!


Ey meçhulümde
Seyri temaşa eden
Merakın güzeli insan

Sizin için
Elbette ki biliyorum
Hayli kıymetlidir zaman

Ayan oluyor
Niteliklerinizde
Görülüyor bakınca her an

Mısralarınızda
Bir başka işleniyor
Habersizce geçen bu zaman

Sizin
serencanımızdaki
Şekillenen onda yaşanan

Mananın
Ahengiyle yaşadığınız
Size özel kalacak her an

Sizi o kadar
Cazip kılıyor ki
Tefekkürde ki bu an

Kim bilir
Ne haldesiniz
Nasıl bir tahayyüldesiniz

Dilerim ki
Yaratan haktan
Dilekleriniz size nail olur

Huzur ve
İtminanlık her daim
Sizlere çok yakın bulunur

Mesruriyettir
Sabrı sebat paydanız
Melaliniz sürurla payidar olur

Edebi kimliğiniz,
Mısralarda ki derinliğiniz
Okuyanlar indinde bir damla olur

Anlayanlara
En kısa bir zaman da
Buluşur, bir ibret olur

Mana
Muhayyilesiyle
Yazılan güzel mısralarınız
Sinelerin sayfasında şaheser olur.

İlgi ve
Teveccühünüz için
Size elbette müteşekkirim
En kalbi saygılarımla selam eğlerim.
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 19 Mart 2008, 10:54:26 ÖÖ 10
Sevgisiz nefesler!

Ne olurdu
Yaşamak için geldiğimiz
Şu dünyamızı yaşanamaz kılmasalardı

Paylaşım esasında
Enaniyetlere kapılmadan
Sevgiyle kucaklaşarak nefes alsaydık

Kimler istiyorsa
Şiddeti, hiddeti onların olsun
Baharlarımızı soldurmasın bize bıraksın

Ne teknik
Ne medeniyet istemez olduk
Medenileştikçe artık insanlıktan soğuduk

Sevgiyi unutur olduk
Vefadan pek çok uzaklaştık
Fıratçılık arenalarında yarışır hale sokulduk

Anaları unuttuk
Çocukları cami avlusuna bıraktık
Babaları sokakların bekçiliğine mecbur bıraktık

Ne yıldızlar
Ne semadan yağan yağmurlar
Hasret içinde kavuşmayı bekleyen umutlar

Yavaş yavaş
Tükenmeye yüz tutturuldu
Zihinler ekranlara mahkûm bıraktırıldılar

Her ailede olması dilenen
Sevgi iklimi sonbaharlarla anılır oldu
İletişim koptu, aşklar artık zevklerin aracı oldu

Varlık denen illet
İnsanlığa kadri ve şükrü unutturdu
Karınlara bağlanan taşlar bilmem ki nasıl unutturuldu

Kuşlar benim olsun
Uçaklar ve savarları onların olsun
Kuru ekmeğim yeter bana  sinemde sevgim var oldukça


Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 19 Mart 2008, 12:47:54 ÖS 12
Gönül sızını anlatan yaşlar!

Göz pınarlarından
Süzülen yaşlar gönül sızını
Aşikâr bir şekilde anlatırken

Yüreğimin derinliğinde
Hissettiğim o hicran yarası yılları
Devirmesine rağmen hala içimi acıtır

 Mümkün olsaydı
Kalbimi senin ellerine teslim
Edebilmeyi ne kadar çok isterdim,

Senin izlerinde
Bu şekilde nefeslenmeyi
Yüreğimin itminanlığında yine seninle teneffüs etmeyi

Sensizliğin
Sokaklarında neler değişmedi ki
Şimdilerde lakin bir tek değişmeyen var

Oda senin
Bıraktığın ve gözyaşlarınla resmettiğin
Melalimde ilelebet bitmeyecek olan sevginden başka

Şimdi tenime
Düşen her yağmur damlasıyla
defaatle yeniden yaşıyorum seni anıyorum

Gördüğüm
Çiçekleri kokluyorum onları
Ellerimle okşuyorum senin renklerini buluyorum

Bu günlerde
Ne kadar içim titrese de artık sen yoksun karşımda
Karakalem çizdiğim resmin sessizliğiyle duruyor yanıbaşımda
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 19 Mart 2008, 02:07:10 ÖS 14
Sevgiyle güne girmek!

Bir insan olarak
Paylaşmak ve hem hal olmak
İyiliklerde yarışmak, kötülükten uzak durmak

Dostlarımız için
Muhabbetle onlara kucak açmak
Hatalarını aramadan, araştırmadan durmayı başarmak

İnsan müstakil olandır
Mükellefiyeti kendiyle kaim olan varlıktır
Dirliğinde, birliğinde solucağı nefesler şartlıdır

Dünyaya gelmek
Aidiyetini öğrenerek idrak etmek
Ruhumuzu bahşedeni ve nelerle mücehhez ettiğini bilmek

Düşünmek için
Bilgiye ulaşarak manalaşmak
Aklın neden verildiğini anlamak ve bu uğurda nefes almak

Mevcut müşterekliğin
Halin içinde gizlenen kişiliğin, kimliğin
Kalbin sahibinin her şeyi muhakkak bildiğini fark edebilmek

Çiçeğin ve her gülün
Senin içinde mevcut olan güzelliğin
Akideden men edilen hiddet, şiddet ve gaflet-i adavetin

Bir gün nasip olacak
Senin gayretinle anlamlaşacak
Niyetinle hesaplaşacak günün ruhunda ki zindeliğiyle

Tuğyan ve isyanın
Halini sardıran tahakkümüne
Aklını tevdi edeceğin her türlü varlığın seni sarsacağına

Çocuğunun annesini
Annenin ciğerparesi olan çocuğunu
Bir gün unutacağının bilinmesiyle o güne hazırlığın elzemliğini

Sen, ben ve hepimiz
Sevginin güzelliğinde buluştuğumuz ahengimiz
Birliğimiz içinde var olacak dirliğimiz, akidemizdeki netliğin izleriyle girmek

Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 19 Mart 2008, 08:20:04 ÖS 20
Düşlerin güzelliğinde!

Yalnızlığın yoldaşlığında
Neler düşünülmüyor ki bilisiniz
Sizlerde bu bilinen yolun sakinlerdensiniz

Her nereye gitseniz
Heveslerin derinliğinde yüzseniz
Ruhi enginliğiniz bir yerde sizleri uyaracaktır

Ruh, vicdan, nefs
Labirentlerinde gizemleriniz
Gönlünüzde silinmezler olarak beklettiğiniz

Hayat, memat içinde
Var gücünüzle elde etmeyi istediğiniz
Gücün karşısında sabrederek beklemek istemediğiniz

Gönülden sevdiğiniz
Çeşitli sebeplerden elde edemediğiniz
Sinenizin bendinde bir uhde olarak biriktirdikleriniz

Bazen kuşlara, bazen dalgaya
Ve bazen de gözlerde terk edilen uykuyla
Gecelere yaslanırız, hayallerimizin sağladığı rahatlıkla

Biliyoruz ki artık çok geç
Olsa da lakin derinliğimizde bizimle kaim
Hicran şarkılarıyla yâd edilen ezel indindeki melalimin

Hasretini yaşadığım sevginin
Yârin kollarında nefeslenerek meşk etmenin
Her esintinin, ilkbaharda verdiği şevkin güzelliğinde uyumak

Onun dudaklarından şiirler duymak
Gözlerinden aksedecek olan heyecanla kucaklaşmak
Onun kalbinde, sevgisinin bahçesinde bir çiçek olarak açmak

Bahtında sevgiyle anılmak
Gıyabında özlemiyle mütemadiyen yaşamak
Bir nisa kimliğinin en güzel bahşedileniyle bir dirliği paylaşmak

Nefeslerimin gücü azalırken
Anlamadan yaşadığım bu hayatı değerlendirirken
Hissettiklerimi sizlere arz etmeden gitmeyi münasip görmedim



Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 20 Mart 2008, 01:00:50 ÖS 13
Sen sevme!


Sen
Yüreğinde filizlenen
Bir aşkın esiri olmaya bilirsin

Sen
Mavi hayallerin
Kurulmasına da engel olabilirsin

Sen
Yüreğinin umutsuzluk
Nidalarına biganede kalabilirsin

Ama bu
Yalnızca sensin hissizliğin
Hengâmesinde yaşayan bir nefessin

Sen
Mısralarında latif olan
Beyanlarını yudumlamaya çalışırken

Ben
Boğazımda düğümlenen
Senin naçar kaldığın feryadını işitirken

Artık
Bırakmak istiyorum her şeyimi,
Bilmediğim gizlendiğin yanına ilişmek için

Sen
Sinenle hüznü solurken
Geceye dalarken aşkının kollarında

Yine
Bilmekteyiz ki bu bir arzu değil,
Olamazda zira tenler farkındasın açmazda

Sevilenin
Biri Anadolu’da diğeri Avrupa da
Sen ise yalnızlığın kuşattığı girdabıyla

Senin
Çaldığın her nağmede
Biliyorum ki ben yokum senin hayalinde

Sen
İstesen de, istemesen de
Bu bir sevdadır, aşkın açılan pençesinde

Ne
Sende ve ne de bende
Söyleyemeyiz ki bir arayışın zaferi olsun

Asla
Zinhar olsun olamazdı
Böyle bir gayretim, kendimle yeterdim

Ne
Vakit ki sen mısralarınla
Bam telimden vurdun hiç bekletmeden

Ve
Diyordun sanki içimden
Geçenleri biliyordun yazdığın namelerinden

Ne olur
Sen bana açık konuş,
Sanki bir tınıdan, bir tuvalden her boyadan

Sen
Nasıl ki rahatça bahsediyorsun
Şairden, yazardan, müteferrikten aşk ehlinden

Sen
Sevmesen bile, gölgelenmeme,
Esintinde kalmama sarfı nazar etmen niyetiyle

Ve sen
Hançerlerin en ihtişamıyla
Sapladığın yüreğimde ki yaranın sahibi bulunurken



Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 24 Mart 2008, 11:21:16 ÖÖ 11
Anlar yaşanan zamanlar!

Geldim kollarımı açarak
Onca asırlık bir sevgi demetiyle
Ruhlara bırakılan kutsi emanetlerle
Bedenimde vicdanımla inatlaşan nefsimle

Dalgaların masum hıçkırışında
Su yüzünde gezinen şişeler içinde
Balıkların deniz enginliğinde ki seyrinde
Senden arta kalan düşlerimle şiir yazdım

Geçmişten kalan hatıratta
Kayıt altına alınan onca kitaplarda
Büyük bir özlemle yazdığım mektupta
Senin umudunu yaşadım verdiğin sevginle

Biliyorum ki artık mazi oldu
Kartpostallar sanki müzelere kondu
Hal hatır sormalar kontörle hesaplaştı
Her bir can zaruretten arta kalanla yaşadı

Sahilin sessizliğinde haykıran
Bir ahenk içinde umuda kucak açan
Nakaratlar halinde zılgıt çalan şu martılar
Senden arta kalan hasret bıraktığın nazarlar

Anam derdi ki aman oğlum
Gönlüne mukayyet ol sakın alınma
Gördüğün güzelliğe kanma adam sanma
Ruhundan habersiz dilberlerle oturup kalkma

Seçtiğin arkadaşların var ya
Hani adam olmak için yarışıyorlar ya
Sen yine onların davranışlarına asla kanma
Adam gibi adam olmadıktan sonra sen inanma

Elbet sende bir gün seveceksin
Sevilmeden meyledecek gideceksin
Gülü tanımayan güzelliği de anlamayan
Şekliyeti önceleyen cazibeyi mi seçeceksin

Dağda davarları hep güderken
Koyunlar sürüler halinde meleşirken
Gönlün dilinden bihaber olan çabanın
Çaldığı kaval nefsi meyleder ruhu öteler

Sakın hayvan deyip te geçmeyesin
Onlarda ne marifet var sen hissetmelisin
Nelere dikkat edilir muhakkak ki bilmelisin
Sen bir değersin hislerinle hep idraki seçersin





Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 01 Nisan 2008, 02:23:11 ÖS 14
Nasıl anlatayım ki başka!

Gönlümün hüznüyle dil şad olmak isterken
Reva mı ey yar, bu hakikati sana sunmam
Neden halimi bizar bırakır saklanır kaçarsın
Beni benden alıp halime tarumarı yaşatırsın

Sensiz nazar edemem ki baharın açan sırrını
Çiçeklere bahsetmem neden benden kaçtığını
Dil-i kalbin sukut eyler açılan sırları kapattığını
Saklıyorsun hevesin solgun, umudun kırıklığını

Sizi temin ederim ki gönlün ihtiyacı sevilmektir
Onu mücehhez kılan sendeki sevgiyi vermendir
Tefekkür aşkıyla meşk dirliğinde nefeslenmektir
O vakit, kendi ruhun esenliğinde izleri sürmektir

Eğer senden dileğim ve tek arzum zevkse gelme
Seni heveslerin yumağı yapmak içinse ikrar etme
Bir kalbini dinle, vicdanınla gürle yeter ki üzülme
Sen beni merak etme, senin izlerinin takibindeyim
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 02 Nisan 2008, 10:39:04 ÖÖ 10
Seni sevebilmek!

Ey yar bilmelisin
Sizi, ruhumun tutsaklığında sevmiyorum
Vicdanımı unutacak kadar zikretmiyorum

Varlığımı size
Adayacak itminanlığın aşkını görmüyorum
Anlamsız hezeyanla kendimi avutmuyorum

Sizin sinenizde
Dirliğiniz için sabrettiğiniz tecrübelerinizde
Kalbinin ihsan ile inkişaf mühleti sebebiyle

Gideceğini yeri
Varlığınızda ki nedeni, mükellefi kimliğinizi
Birliğimizde anlam bulacak aklın seyri halini

Şerri sebepleri
Bizlere tevdi edilen emanetlerin değerlerini
Canı bahşeden o en yüce olan bir sevgiliyi

İhmal ederek
Bahaneler söyleyip bir dediğini iki etmeyerek
Senin gördüğün ve işittiğin her şeyi isteyerek

Tüm zamanımı
Sana hasrederek bir yuvam olsun isteyemem
Ruhumun hürriyetini, vicdanımın sesini dinlerim

Ben seni ancak
Noksan yanlarımı tamlayan, sabrı çileyi anlayan
Nasibi hikmet neticesini nedametle sorgulamayan

Bir kararlılıkla
Gönlümü açıyor haline yaslanıyor sevgi sunuyorum
Ne sevdadan ve nede zikredilen o aşktan anlamam

Aşkın bir nur
İnsan sıfatına bahşedilen en ulvi bir onur görüyorum
O değerin nefsi zilletten koruyacağına da inanıyorum

Bu manada aşkı
Zevkimin bir aracı, heveslerimin maşası yapmıyorum
Ölümümle dirliğin baharlarının özlemiyle ürperiyorum

Sizi tevdi edilen
Ehemmiyetle efendimizce öğütlenen idrakle seviyorum
Sana bu manada en güzel analık sıfatını yakıştırıyorum

Neslimin devamı
Eminlik içinde aldığım nefeste seninle bulduğum itminanlığı
Kulluğun kifayetsizliği münasebeti ile halsiz kalırım karşında



Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 02 Nisan 2008, 12:51:25 ÖS 12
Satırlarında unut diyorsun!


Korkumun
Nüksettiği bir anda okumuştum
Göndermiş olduğun o güzel mektubunu

Satırlarını
Soluk soluğa kalarak okurken sen
Unut diye anlamadığım bir kelime yazmışsın

Dönüp
Bir kez daha okudum, yanılmamışım
O kahrolası kelime yeniden karşıma çıkıyordu

Unutmak
O kadar kolay olsaydı acı yaşanır
Yürek ağlarımıydı, hisler bir ürpertiyi yaşar mıydı

Belki
Bu teklifin senin için çok kolaydır
Mantığımın sesini dinleyince nedametle çekil diyor

Lakin
Sinem sızlıyor, ruhum daralıyor
Her yanımı bir manasızlık sarıyor, hal mi kalıyor

Artık
Sen bu kelimeyi sarf ettikten sonra
Ne yapılabilinir ki halin esenliğinde serinlemekten başka

Verdiğin
Bu kara karşısında şaşırmamak
Bir hayali sukut yaşamamak ne kadar mümkün hissetsen

Bir kahır ile
Senin hatırlayacağım her safhanın
Sayfalarını bir bir yırtarak özellikle unutmak için yakacağım

Seni bir daha
Ruhumun enginliğinde taşımamak için
Gönlümün silinmezlerinden göçüp gidene kadar çıkartmayacağım










Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 04 Nisan 2008, 11:58:44 ÖÖ 11
Yâr sessiz kalınca!

Bir hüzün
Çökmeye yüz tuttu yine
Akşamın sessiz gelişiyle

Sinemin
Açmazlarından kime ne
Yine kaldım dertlerim ile

O aşk
Ve de meşk, gönle girince
Dertler ki nimettir kavlimce

Sabır dilenince
Nasib haktan olduğu bilince
Tevekkül ile gidilir keyfimce

Hazan ki
Figan ile yâd edilen bir hazine
Ne bahar ki sevginin özlemiyle

Hasretin
Nedameti çağırtan yâd izleriyle
Namelerde gizlenen o hicran ile

Sevsen
Ne olacak sinede hüzün olacaksa
Hislerim ayaza mahkûm kalacaksa

Ne yağmur
Ne uzanan dallarda kalan yapraklar
Ne yıldızlar ve nede hüzzam şarkılar

Hıçkıran
Melalim için bir derman olamadıkça
Ben sessizliğimle çaresiz kalışımda

Feryadımı
İç sancım yürek sızım anlaşılmayınca
Yarim ha karşımda ha camekan içinde
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 10:26:55 ÖÖ 10
Artık neye ihtiyacım var!

Ne sağa ve nede sol algılara
Sevgi barındırmayan manaya
İnsanı aldatan her fraksiyona
Şimdi benim ne ihtiyacım var

Ne kem lafa, nede gizli dolaba
İnsanı gönüllü köle yapan ağıta
Manasız soluyan cahil bir insafa
Nefsine tamah eden aşkı nisaya

Ne bağım olsun ve nede bahçem
İdraki boşayınca olamasın akçem
Sevgi yolunda yalnızca bir kerem
Sevmesin neyleyim çulsuzum ben

Adım sanım aşikârdır amma lakin
Adam şan ile pek bağdaşmayandır
Sitayişte ayazı seçen âdemi hastır
Aşkı mizanın esrar kokan erbabıdır


Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 10:27:21 ÖÖ 10
Ben kayboldum anne!

Anne
Beni bul artık
Silik yamaçlardan bıktık usandık

Ruhun
Horlanmışlığından
Mananın dışlanmışlığından bizar olduk

Varoşlar
Soluk soluğa hıçkırıklar
Yağmurlarda tufan yaşayan sabi çocuklar

Hastaneler
Acizlere kim rağbet eder
Fakirliğin içinde gizlenen hazindedir hikmetler

Zaptiyeler
Bir maaş için tuğyan edenler
Hak hukuk dinlemeyen mezalim kusan nefesler

Hepsi
Annenin şefkatindeydi
Şimdi onlar saltanat için el hak şekillendi

Ne dendi
Millet için hizmet esası dilendi
Kimler parsellendi, sermaye için akide geçildi

Korku
Haşyetin nevinden şubeydi
Şimdi can kimin derdi, intihar sitayiş için gerekti

Anne
Söyler misin ne denirdi
Şahadet için nesiller feda edilerek ant içildi

Toprak
Bereketini uzak eğledi
Rahmet esrarını deşifre etmeden sukut eğledi

Anne
Bunun için çekilir mi
Benim dünyaya gelmem için hiç sabredilir mi

Babam
İşçi emeklisi vadesi yetmedi
Onca döktüğü ter kimin için değerdi ey anne

Kimliğin
Buharlaştığı bir iklimde
Edebin yobazlık sayıldığı sefillik hengâmesinde

Senin
Ehemmiyet verdiğin
Mili birliğimizde nizam eden, yasayı delen nedir

Türküm
Derken, talanı riyayı
Doğruyum derken, bin ir çeşit dillenen yalanı

Menfaat
Uğruna görmediğim haramı
Hikâye misali dinlediğim ahirden vaazları

Anne
Ben nerdeyim kiminleyim
Tercihlerimin hevesinde gezinen bir nefesim

Gelirine
Göre, değeri yönlendiren
Gülü sadece günlere hasreden kariyerli âdemim

Anne
Ben senin büyüttüğün
Sütünü emzirdiğin, şefkatini verdiğin çocuğun muyum

Anne
Ben dehlizlerde gezinen
Çıkarını her şeyin üzerinde gören bir hissim

Beni
Şimdiki halimle sev
Çocukluğum mazi sayfalarında ve birde o resimde kaldı





Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 11:59:14 ÖÖ 11
Ben ne diyeyim sana!

Söyle
Şimdi ne diyeyim sana
Hamiyetten nasıl bahsedeyim

Dirliğin
İklimi için
Hoyratça sinelerden sökülen

Hak
Ve akideler
Uğrunda ölünesi hedefler

Şahadet için
Mefkûreyi saadetler
Nesillerin kursağında kurutuluyor

Hukuk
Legal ite adına
Şimdi hüsranı soluyor

Emrivakiler
Derinlerden icbar ediliyor
Yüreklere ürkeklik enjekte ediliyor

Adamlık
Karanlıklar içinde kabadayılık
Olarak soysuzca karşımıza çıkıyor

Düşünceler
Mecalsiz kalıyor
Doğrular erdemli kanaatler

Mukallit
Kimliğin nezdinde
Anlamını hep kaybediyor

Yaşamak
Kahrı hınçla solumak
Yumrukları şakaklarda patlatmak

Zindanlarda
Duvarla konuşmak
Geliyor içimden şimdilerde

Yorgunluk
Böyle anlam buluyor sinemde,
İpe çekilen nefeslerin hazinliğinde

Şafağın
Berrak sayfalarında
Maslahatların harmanında,
Gençliğin kelepçe takılan kollarında
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 11:59:39 ÖÖ 11
Bilir miydin horlanacağını!

Annen
Varlığının her damlasıyla
Sana sunduğu şefkatiyle okumanı diliyordu

Çünkü
Kendisi yıllarca akıllılarca!
Cahillikle itham edilerek hor hakir görülmüştü

Reçetesi
Beliğdi, neslini adam edecekti
Çünkü adamlık diplomayla ancak itibar görendi

Düşünmezlerdi
Ana kimliğinde ki hamiyeti
Bizzat onlar için bahşedilen ülfetin bereketini

Hayatının
Ömrünün baharının hazzını
Mürvet olarak telakki ettiği efradının dirliğiydi

Yediren
Emziren, himaye eden sevgiydi
Şefkatin cihanda ki seyriydi, muhabbetin banisiydi

Gün oldu
Harman hasatla duruldu
Davarlar ovalarda otlanarak süt ve ayran için hazırdı

Kümeste
Tavuklar, şen şakraktı
Yumurtalar için yaratılmış solmayan bahar ve aktı

Derken
Yıllar aktı diploma son duraktı
Kepleri fırlatmak, özgürlüğe ramak kalmak farktı

Tören
Komitesi yerini aldı
Konuşmalar ardı arkası kesilmesen heyecan sarktı

Köyden
Gelen yağız delikanlı etrafa
Baktı, anasını, babasını davet etmek için soluklanıyordu

Nihayet
Yüksek sesle ve seninle çağırdı
İşgüzar yobazlar, anasına başını açmazsan gidemezsini anlattı

O an yürek
Burkuldu, bağnazlığın farkı anıldı
Yağız delikanlı şaşkınlık içinde gözyaşlarıyla diplomasını aldı

Eğer
Devleti milletsek
Kamusal alan hikâyelerini depreştirerek nesilleri hiçlersek

Biriliğin
Onunla anlam bulacak dirliğin
Gerekçesiz icbar edilen yobazlık kültürünün altında kalırız

Nemalanmak
İçin teokrasiyi dışlarız
Devleti derinlerde ve milletin gözü önünde soyan namerdiz

Kime
Ne deriz, biz kendi iklimini
Zehirleyen hukukun ikame edildiği yargıçların hengâmesindeyiz

Lakin biz
Ötelerin nefeslerini hisseden ereniz
Sabrı biliriz, şekliyeti asla önemsemeyiz, hamaseti reddederiz

Çünkü biz
Varlığın, hareket ve kuvvetin
Yegâne sahibine iltica eden, çileyi aşkla güzelleştiren nefesiz

 









Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 12:00:04 ÖS 12
Böyle bir sinede aşk neylesin!

Bırakın iç sızım hiç durmasın
O yârin yoluna yürek kanasın
Sinede güller açmasın solsun
Aşk demi alsın heder olmasın

Lisan, sukutun erdemiyle ansın
Hal tefekkürün içinde kuşansın
Mana buharlaşmasın ruh kansın
Kalbim muhabbetle aşkı yaşasın

Ne sel nede esen yelden korkma
Korkuların girdabına, sen soluma
Kalbini yokla ruhunla barışık yaşa
Aşkın naifliğini zevkine hasretme

Aşk, asıl olan korkunun dergâhıdır
Ruhuyla nefeslenmeyeni kim anlar
Geçip giden zamanlar ne anlatırlar
Aşk gök kubbeden insana bakarlar

Her geçen gün o arz darlık yaşıyor
İnsan denen varlık zevkine koşuyor
O mahşer adına kıyamda duruluyor
Hâkimi mutlak hazin ki anlaşılmıyor




Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 12:00:27 ÖS 12
Dilemek ne çare gayret olmayınca!

Ne kadar çok, hak etmeyi dilerdim
Tarafından, tensip buyrulan sevgiyi
Yılların hasretiyle terennüm etmeyi
Senin sevmeni, çileye selam vermeni

Lakin o gayretler kifayetsiz kalınca
Aşk, semanın nazarında hale bakınca
Sevda sinede devran hazzı yaşayınca
Sessiz yutkunmaların dönemi başlıyor

Hasret, ne kadar muazzam bir ülfet
Kanaat içinde sabrın ilzamı bir sebep
Kudret, kimler için bir nasibi hakikat
Şükret dertlerin içinde haline meylet

İdrakindeyim heveslerin ben hederiyim
Divana durmak için bahaneler içindeyim
Seher vakti, miskinleşen bir bencileyim
Hamdı nerden bilirim, ben ne serseriyim

Şimdi, geçen onca zaman beyhude geçti
Kederler içinde tefekkürde çok ötelendi
Zevkler şekillendi kültürler telakki edildi
Renkler ki türlü bahanelere alabora edildi


Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 12:00:55 ÖS 12
Halden nefeslenirken!

Yazmak
Hislerin şahitliğinde akmaktır

Konuşmak
Manalaşmak için bir uğraştır

Anlamak
Zamana kanarak yaşamaktır

Düşünmek
Aidiyetin izlerinde gitmektir

Sevgi
Hak edenindir o sahibini bilir

Aşk
Cana, canana ülfeti anlatandır

Kin
Cehlindir, husumetin seyridir

Hilm
Hakk rızasıyla nefeslenmektir

Dünya
Yalan olmayan ve doğrulayandır

Ölüm
Dirilmenin başlangıç hesabıdır

Nizam
Nefsin vazgeçilmez ihtiyacıdır

İrade
Tercihin uygulanması safhasıdır

Edep
Halin örtüsü, tevazuun nedenidir

Sebep
Halk edeni bilerek sabrın erkidir

Edebiyat
Ruhun itminanlığından açılımdır

Kalem
Yazdıranı bilen hizmete amadedir

Defter
Nefsin seyrinde tutulan notlarındır

Zaman
Seni sana anlatan anların sultanıdır


Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 12:01:15 ÖS 12
Halin sessizliğinde yürürken!

Kendi
Halimde sessizliğimin
Hırçın dalgalarıyla başa çıkmak adına

Adımlıyorum
Halin ikliminde ahenk için
Vuzuh arıyor ve havsalamı yokluyorum

Temaşa
Ettiğim mekânlar
Soyut bir kavram niteliğinde

Manasını
Kaybetmiş biçimde
Ve karşımda bir hüzünle duruyorlardı

Nefesler
Tükendikçe zaman
Ve içinden çıkılması hayli zor olan bu an

Yozlaşmışlık
Artarak çoğalıyordu
Yaşamak muhakkak bahşedilmiş manaydı

Lakin
Samimiyet, liyakat
Sadakat çok uzaklaşmıştı sinelerden

Etrafımda
Aşina olduğum birçok insan
Hasletlerini oluşturan zan zihinleri kuşatmıştı

Tabi
Olunan, sandıklar marifetiyle
Oy toplanan, hamasi nutuklarla ekranlarda çaka satan

Zihnin
Her yanına demokrasi
Olgusunu anlatan ama içselliğinde yaşamayan

Olunca
İşler kesata el uzatıyor
Ekonomi daralıyor, akıl zadeler boy gösteriyor

Bir
Tebessüm dahi
Masrafsız olduğu halde candan esirgeniyor

Yılar
Geçiyor, asra yaklaşıyor
Can çıkmayınca meziyetler hala devam ediyor

Demokrasi
Havarileri, darbelere geçit veriyor
Kolluk kuvvetiyle birlikte hareket etmeyi örüyor

Elbette ki
Siyaset sadece dil için
Ezber tekrarı haline  ve çaresizliğe dönüşüyor
Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 12:01:35 ÖS 12
Hisler güller misali süzülürler!

Bilir misin
Yılların sinede ezasını
Cefanın çaresiz bir şekilde yaşandığını

Sana
Olan tutkunun coşkusunu
Dalgaların hırçınlığında gizlenen sızıyı

Aşkın
Halsiz bıraktığı anın
Sabrın dirliğinde anlam bulan kanatın

Dilemem
Benliğinde adaveti
Ten ikliminde hâsıl olan zevklerin halini

Derdim
Hedeflediğim gerçeğim
Canı bahşedene hasrederek sessiz gitmektir

Onun
Güzelliğinde gül koklamak
Nisaların serencamını anlamak Hakka koşmak

Gülü
Koparmadan anlamak
Dikeni için hor bakmamak onun esrarını tanımak

Gönlü
Hicrana kaptırmadan
Elemi taktırmadan şefkatin enginliğinde bakmak

Himmetini
Sevgisinde ki güzelliği
Dilediğince nüfus ettirerek hamiyetiyle yaşamak

Lodosun
Hüküm sürdüğü iklimde
Gül aczi yaşar anlamak için birçok çareler arar

Lakin
Hiddetin, vehmin kuşattığı
Yüreği asla anlamaz, renkleriyle kokusunu açmaz

Letafeti
Sunmaz, nazarı bağışlamaz
Sevgi, muhabbet, aşk, himmet ve şefkatle yaşar





Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 12:02:03 ÖS 12
Hissetmeyen hali bilmeyendir!

Söylenme
Sen hasretlikten
Hüznü yudumlamaktan hiç söz etme

Bekleme
Sevilmeyi, şefkati dileme
Sen hasretmediğin eğilmediğin sürece

Güzellik
Cezbedense işte seninle
Sen nefsinle, kalbin kimsesizler elinde

Hevesler
Tercihin seyrinde meyilse
Zevk insan için elzemse düşünmek niye

Canlar
Rahmetin taksiminde
Umutların nasibinde tefekkür ahengiyle

Aşk
Kendi iklimde ki çilede
Meşk muhabbetin ülfet sunduğu sahnede

Ruh
Sensiz sen ondan hissiz
Kalbin zaviyesiz, izanın idrakten nursuz

Yaşamak
Anlamak için ne yapmak
Hakkı hak bilerek batılı zansız bırakmak

Anlamak
Âdem kimliğinde kalmak
Kul olmak için mütemadiyen azmi anmak

Okumak
Emrin sahibinde kalmak
Kalemin hükmüyle defteri hazla yazmak

Hesap
Ar’ı, narı, manayı yoklamak
Külfetin serencamında nimetlerle solumak

Koklamak
Hasreti gülle kuşanmak
Rahmetin mağfiretin mühletin letafetiyle çoşmak


Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 12:02:23 ÖS 12
Issız kaldırımlar!

İsmini
Kaç kez telaffuz
Ettiğimi bilmiyorum

Yalnızlığın
Fakirliğinde sensiz
Hıçkırıyor halime acıyorum

Vefasızlığın
Kadrini, hukukun
Şevkini diliyor, onu arzuluyorum

Sahipsiz
Sokaklarda ıssız
Kaldırımlarda soluyorum

Hıncım
Mermi olsaydı,
Sıkardım kahrıma anla

Sana
Muhtaç olduğumu
Hayıflanarak hiç anma

Solgun
Yürekte çok
Üşüyorum artık hissetsene

Şimdi
Nerelerdesin
Bir ses verip kelam etsene

Kader
Mahkûmu derler ya
Sen asla onlara inanma

Tercihlerini
Sorgula, heveslerini
Şimdi bir kez daha yorumla

Sen
Sen ol seveni kendi
Zevklerin uğruna yorma

Umutsuzluğu
Solutma sevildiğini
Tefekkür ederek şimdi anla

Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 12:02:42 ÖS 12
İçinden geçilir zamanın!

Bilesin
Ne baharlar ne muratlar
Beklenirdi derde deva umutlar

Hali
Anlamayan yobazlar
Sevda yolunda davlumbazlar

Davul
Sen ondan anlamazsan
Çık ta dışarıya şöyle serbestçe anır

İman
Olmazsa çekili mi kahır
Sen ahırdaki davarlara idrak ile sarıl

Her
Verilmiş bir can
İçinde dolaşan hikmetten anlamayan

Yaşarken
Anlamlı olmayı
Başaramayan kan içinde bizar olan can

Aşk
Hüccettir bir erktir
Çile onun için en vefalı refakattir

Gül
Manasız mı şakıyor
Durmadan öten bülbül aşiyana bir süzül

Sanat
Durma aşiyana bak ta anlat
Onun içinde şefkat ile çırpınır umuda kanat

Yat
Ölmek için hale bak
Serilecek önüne işlediğin kabahat

Uymak
Ölümle müşterekliği
Düşünmeden pervasızca yaşamak

Anlamak
Hayata bigane kalarak
Hali unutmak, yar için biçare olmak




Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 12:03:06 ÖS 12
İksir-i hayatın eskimeyen sahnesi!

Bekliyordum
Bir sonraki adımın ne olacağını bilmeden
Sessizliğin ikliminde umut için beklerken

Nefeslerin
Derunilik tefekküründe zikredilen niyetin
Sadakat duyarlılığında akdedilen kısmetin

Vaktin
An sahnesinde kalbin ritimlerinde giderken
Hoyratça tüketilen sevginin evvelin kaygısı

Aşkın
Yürek devranında hislerin harmanında kalışı
Çilenin insan kimliğinde kemaliyeti için aşısı

Ruhun
Hafife alınarak ulu orta muhabbet sahneleri
Bizzat banisi unutularak icra edilir bahanesi

Anlamak
İnsan içindir muhakkak lakin idraksiz kalmak
Hayatı gereğince anlamadan öylece yaşamak

Sanatı
Bizzat insanı halk edeni hiç bilmeden solumak
Kadehler eşliğinde nazariyeler içine kokuşmak

Cihanı
Hakk ekseninden uzaklaştırarak zulümle anmak
Sırat çizgisinden feragat ederek güne başlamak

Melanetin
Her çeşidine kılıf uydurarak takiyyeyi tanımak
Feraset konusunda duyarsız kalmayı başarmak

Yaşamak
Hayatın bahtında, hülyaların için ayazı solumak
Kurşuni salonlarda yargıç yozluğuna şahit olmak

Okumak
İstikbalden azade, hınç içinde makamı korumak
Siyaset sahnesinde naçarlığın halini sorgulamak

Yönetmek
Liyakatsiz nefeslerden desiseler için ifşa aramak
Bizar cürümü ihdas eden hasımı dostlukta anmak

Çareyi
Hiç bilmeden çaresizlik için zümreleri koşturmak
Monoton bir hayatı aşk ile anarak yalnız yaşamak



Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 12:03:28 ÖS 12
İnleyen yüreğimle!

Söyleyemem
Sakladığım gözyaşlarımı
Sana hissettiremem seni ben üzemem

Bilemem
Sana karşı hislerimin
Yüreğimin mümtaz köşesinde ki sevgin

Her gün
Seninle uyandığım düşlerim
Kalbimde sessizliğimde yalnız nefeslenirim

Ayalin için
Gösterdiğin gayretin
Çaresizliği sen kendini vakfederek önledin

Hamiyettin
Hizmet için sevk edilen güldün
Kurak iklimleri şefkate gark eden nadideydin

Ötelediğin
Duyguların vakti bekliyor
Nasib olacak hükmün hikmetini sabırla diliyor

Hak için
Nefesler feveran ediyor
Aşk için hevesler manada zarafete bürünüyor

Tevhidin
Yiğit nefeslerle sessizliğin
Muhasebesi icmal ediliyor rıza için sabrediliyor

Hanenin
Annenin, kardeşlerinin
Nafakası için yaşamayı yüksünmeden azmi seçiyor

Okumak için
Zaman şimdilik seni daraltıyor
Her yana koşmak yetmiyor gözyaşların nasıl geliyor

Dişlerini sıkman
Çare adına müşkülatı yudumlaman
Bir duruşun, sessiz haykırışın, çileyi aşkla sarışın

Saygımı
Sana olan hürmet kaygımı
Sessizliğimde mütemadiyen kalmamı icbar ediyordu






Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 12:03:55 ÖS 12
Kapı zamanında vurulmalı!

Tak tak tak
Annem oğlum katla
Bir kapıya bak diye nida edince

Besmele
Zikrimle, merak içinde
Kapının hiddetli cehliyle araladım

Üç polis
Simaları yılgınlıktan keyifsiz
Kapının önünden araba çalınmış dedi

Haberin
Var mı yı peşinden ekledi
Uyku sersemliği desem yaşlılığıma versem

Bir türkü
Muvazenem zuhur etmiyor
Polisleri pür dikkat dinlerken anlamlı gelmiyor

Gecenin
Yarısında vaziyet gülünç geliyor
Hangi arabadan bahsediyorsunuz diyesim geliyor

Henüz
Bir şey söylemesen
Bizimle karakola gelmeniz gerekiyor failler için

Deyince
Sabahı beklememek niye
Diye içimden geçirmiyor değildim olan garipliği

Nihayet
Çaresiz karakola geldik
Nahoş bir atmosferde nefes nefese sorgu edildik

Nezaret
İçinde el ense edilenlerin
Perişanlığını, acizliğini ibret içinde seyreyledik

Üç çocuk
Üçü de bir birinden kaçık
Bali keyfiyetinden evvel emirde olmuşlar sanık

Bu zavallılar
Müdavim olmuşlar nara kolda
Polisler aczi soluyor bunların dinmeyen heveslerinden





Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 12:04:21 ÖS 12
Kelimeler seninle başka oluyor!

Gözlerin
Gözlerimi ziyaret ettiğinde
Ruhumda bir coşkunun izlerini aralamıştım

Yüreğim
Ziyadesiyle ivme kazanıyor
Hislerin dalgalar misali halimi kuşatıyordu

Seninle
Konuşmak, lisanı anlamlaştırmak
Yüreğin enginliğinde senin sevginle nefes almak

Yıllar
Dile gelen tüm anlar
Vaktin, mücerret tecellinin inkişafıyla karşı karşıyaydı

Gözlerimi
Kuraklığında fersiz bıraktığım
Arayışlar, umut dirliğinde sessizce yakarışlar duyuluyordu

Anlamıştım
Sende ben vardım bende sen
Yapraklar sararsalar, dallar mahzun kalsalar değişmiyordu

Halimde
Husule gelen sevinç başkaydı
Sinemde engin bir genişlik yelpazesi vücut buluyordu

Kuşlar
Misali uçmak, aşiyanı solumak
Muhabbetle yılara hasret demlediğim sevgimi konuşmaktı

Zariftin
Naif bir sezgiydin, güzeldin
Sözlerin, kelamı kâmildi, vuslat senin hilkatinde vardı

Kopardığın
Avuçlarında tefekküre daldığın
Ve sessizliğinle anlamlaştırdığın darcığın fevkalade berraktı

Kelimelerin
Bu kadar lahuti bir ahenkle beyanı
Karşısında sukuta mecbur kalmam acizliğimin devamındaydı

Anlamak
Onun için yaşamaya gerekçe aramak
Sevgiyi, hak edildiği müddetçe yozlaştırmadan kalbe ulaştırmak






Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 12:04:42 ÖS 12
Korkarım!

Ben
Sana anlatamam
Sessiz kaldırımlara anlattığım kadar

Sana
Düşlerimde ki sevdayla
Seslenemem, çekilirim kuytu kenarlara

Korkarım
Anlayama cağından
Müteredditlik yaşayacağında çekinirim

Yazdığın
Hissiyatını anlattığın
Tefekküre meftunum ben onunla doluyum

Hislerim
Sürgün, uzaklarda üzgün
Hasretin güzelliğinde ki ahengin dirliğinde

Mütemadiyen
Satırlarında arandığım şevkin
Hazzın imtinalığında teneffüs ettiğim hayalin

Baharı
Bembeyaz papatyaları
Rengârenk gelincik zarafetini yudumluyorum

Gökyüzünde
Turnaların gezginliğinde
Umudun dinmez hasretiyle sana olan hislerimle

Yalnız
Kendimle senin özleminle
Sessiz iklimlerde derlediğim hüzzam bestemle

Seslenirim
Ovalara, dinleyen dağlara
Yüreğimden sökün eden hıçkırıklarla yalnızlığımda

Sana
Layık olmayan bedbinliğimde
Sensiz çaresiz soluduğum hislerimin yaşattığı hüzünle

Denkliğim
Niteliğinde gördüğüm naifliğin
Sana ait olan muhabbetli ülfetin benim tek çaresizliğim


 


Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 12:05:07 ÖS 12
Korkarım hüznü anarım!

Sorarım
Karanlığa korkunun sebebini
Yıllara sâri önümüze konan engelleri

Hüznün
İklimimde şefkatsiz güleri
İcbar edilen keyfiyet nedeniyle hiçliği

Ne yâri
Ne yazılmayan mektupları
Hasret muştulayan özlem soluklarını

Kalmayan
Nesillerde süregelen edebi
Hani nerde dedirtecek kadar kepazeliği

İnsan
Kimliğinde ki hedefsizliği
Günübirlik zevklerin kuşattığı ahenksizliği

Şimdi
Yüzüm dağlara hasret
Gözlerim dirliğinde ki aşka mukavemet

Hezeyanım
Edebiyat içinde bir külfet
Hissiyatım solgun, yorgun şevksiz elbet

Korkarım
Güzelim korkarım ebet
Gayri nizami hukuka kimler ediyor rağbet

Bir gecede
Soluksuz hecelerle sebep
Yargıçlıkta kalmadı artık billahi bir ülfet

İhdas
Edilen kanunlar kime dert
Milli irade nerede görmüyorlar tek düzeler

Hortum
Zaviyesinden yapılır tespitler
Vehimler nedeniyle devleti şikâyet ederler

Cumhur
Halk, ey hizip bir dön sen
Kendi halindeki ucubeleri izan adına bırak
 


Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 12:05:40 ÖS 12
Neden yoksun şimdi yanımda!

Ne üşüyorum yalnızlığın uykularında
Kuytu düşlerin, halde açtığı yarayla
Sensiz nefeslerim ne kadar acıtsa da
Gecenin yalnızlığında dalgalar ağlar

Ne müşkül bir şey olduğunu anlasan
Yağan karların altında sevda arasan
Aşk için dağlar aşsan diyarı tarasan
Çaresi yok haldeki yalnızlığı anlatan

Cezbeden, bir gül-i hakikatken gittin
Güneş hasreti yaşayan ana gark ettin
Bilsem ki dirliğin için nelerden geçtin
Canı bizar eyledin, sessizliğimi seçtin

Bilsen ki, sana ne kadar çok hasretim
Sensizlikte ben çok aciz bir haldeyim
Çınarın altında titremeler eşiğindeyim
Sessiz, renksiz ve şevksiz bir nefesim

Varlığım, sensiz iklimlerde çok solgun
Hal takatten ziyadesiyle şimdi yorgun
Hayat varmış yar yokmuş kalbim onsuz
Heyecan bitap aşk melalimden çok uzak





Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 12:06:00 ÖS 12
Neydi esrarın ürpertisi!

Gün içinde
Nedenini bilmediğim
Bir sıkıntı sinemi yalnız bırakmıyordu

Yüreğim
Çok daralıyor,
Mekânlar dar geliyordu

Muhabbet
Edeceğim, bilinmezliği
Serdedeceğim bir dost aranıyordum

Kimseyi
Üzüntüye gark etmeden
Bir tedirginliğe mahal vermeden

Vehimleri
Davet etmeden
Sessizliğimde çözmeyi diliyordum

Çünkü
Biliyordum sevilen için
Üzülmenin, onun kederini üstlenmenin

Vefayı
Hissetmeni, şefkati
Seferber etmenin naifliğini

Metaneti
Öncelemenin
Seyri âlemdeki mümtaz serüvenini

Sevginin
Güzelliğini,
Fedakârlığın ülfet sunan serinliğini

Hamiyetini
Sürurdaki yüceliğini
Çilenin aşk için hususiyet arz ettiğini

Çekildim
Sakin ve sessiz köşeme
Başlamıştım düşlerimin deşifresine

Hayrın
Umut içinde neticelenmesine
Nasibin takdir edilerek ruhu bulmasına

Zaman
Anlar içinde nefes alan
Ben olgusunda acizliği sorgulayan

Kalbin
Ritmik senfonisinde
Nağmelerin eşsizliğinde esrar perdesinde



Başlık: Ynt: Sine-i sürurumdan kopan yapraklar...
Gönderen: Mustafa Cilasun - 12 Haziran 2008, 12:06:22 ÖS 12
Sana sessizce söylemek!

Anla artık
Sende sevildiğini
Senin için candan geçileceğini

Sunulan
Sevgiyi, sürura
Erişen hislerin gerçekleştiğini

Senin
Yüreğinin güzelliğine
Mülteci olmak için serden geçtiğimi

Hayatı
Bu manada demlediğimi
Düşüncelerimde taraflığımın sezgisi

Gecemin
Düşlerinde ki hüznüm
Gün için mefkûremde gelişen neşeyi

Seni
Halinde korunan sabrı
Edebin terennümünde sunulan varlığı

Keşfettim
Seninle çaresizliği
Tepetaklak edeceğime ben hükmettim

Senin
Salındığın sokaklar
Arşınladığın kaldırımlar hazzı telakkim

Yakınken
Uzatamadığım sevgim
Sana anlatmak için bir vakittir beklerim

Açılırım
Senden çok uzakken
Dağların refakatinde bulunan halimden

Lakin
Şimdi ne gelir ki elden
Sen bilmezken gıyabında hisler hıçkırırken

Sevmek
Sana hak ettiğini söylemek
Seninle ömrü huzur ve sürur içinde sürdürmek