ALTIN ORANIN KURAN-I KERİM’DEKİ MUCİZEVİ YANSIMASI ( ALİ İMRAN SURESİ 14.-91. A

  • 17 Cevap
  • 28649 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

[/img][/img]http://www.yenimucizeler.com/altin-oranin-kurani-kerimdeki-mucizevi-yansimasi/altin-oranin-kurani-kerimdeki-mucizevi-yansimasi-t80.0.html
                                       
 ALTIN ORANIN KURAN-I KERİM’DEKİ MUCİZEVİ YANSIMASI
                                                      ( ALİ İMRAN SURESİ 14.-91. AYETLER)
Altın oran, matematik ve sanatta, bir bütünün parçaları arasında gözlemlenen, uyum açısından en yetkin boyutları verdiği sanılan geometrik ve sayısal bir oran bağıntısıdır.

Eski Mısırlılar ve Yunanlılar tarafından keşfedilmiş, mimaride ve sanatta kullanılmıştır.

 
 Altın Oran; CB / AC = AB / CB = 1,618
Bir doğru parçasının (AB) Altın Oran'a uygun biçimde iki parçaya bölünmesi gerektiğinde, bu doğru öyle bir noktadan (C) bölünmelidir ki; küçük parçanın (AC) büyük parçaya (CB) oranı, büyük parçanın (CB) bütün doğruya (AB) oranına eşit olsun.
Altın Oran, pi (π) gibi irrasyonel bir sayıdır ve ondalık sistemde yazılışı; 1,618033988749894...'tür. -noktadan sonraki ilk 15 basamak-Altın Oranın ifade edilmesi için kullanılan sembol, Fi yani Φ'dir.
Bu oran tüm dünyada “ALTIN ORAN” ismiyle bilindiği için, Kuran-ı Kerim’de altın oran ile ilgili bir işaret araştırırken ALTIN kelimesinin üzerinde durulması gerekecektir.
Kuran-ı Kerim’de ALTIN kelimesi Arapçası “zeheb” olarak “ilk olarak” Ali İmran suresinde “iki kez ve iki farklı ayette” geçmektedir. Zuhruf suresinde de ALTIN (zeheb) kelimesi iki defa  geçse de(53.ve 71.ayetlerde)asıl olarak “altın” kelimesine işaret etmek için geçmez. Zuhruf 53.de “altından bilezik” ve 71.ayette ise “altından tepsi” şeklinde sıfat  tamlaması olarak kullanılır. Ali  İmran suresindeki ayetlerde ise isim olarak altın kelimesi bulunur.  Bu özellikler dikkate alınmasa bile, ALTIN (ZEHEB) kelimelerinin iki defa  Kuran’ da geçtiği  ilk surenin Ali İmran suresi olması yapacağımız tespitler için bu surenin ayetlerinin esas alınması için yeterli gerekçeyi oluşturmaktadır. Bu ayetler Ali İmran suresinin 14. ve 91. Ayetleridir.
ALİ İMRAN SURESİ 14.Kadınlar, oğullar, yük yük ALTIN ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar dünya hayatının geçimliğidir. Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.
ALİ İMRAN SURESİ 91.Muhakkak ki inkâr edenler ve kâfir oldukları halde de ölenler, yeryüzü dolusu ALTIN fidye verseler bile hiç birisinden asla kabul edilmeyecektir. İşte dayanılmaz azab onlar içindir. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.
Yukarıda da bahsedildiği gibi Ali İmran suresinde ALTIN kelimesinin geçtiği ayetler 14.ve 91. ayetlerdi.
Şimdi bazı basit matematik işlemleri yapalım:
Bu ayetlerin numaraları arasındaki farkı bulalım:
91-14=77
Şimdi bunu Ali İmran suresinin toplam ayet sayısı olan 200 sayısından çıkaralım ve geriye kalan ayet sayısını bulalım.
200-77=123
Demek oluyor ki, Ali İmran suresinde ALTIN kelimesinin   geçtiği bu iki ayet (14. ve 91.ayetler) 200 ayetten oluşan  bu sureyi  77 ve 123 birimden oluşan iki bölüme ayırmaktadır.
Peki bu 123 sayısı ile 200 sayısı arasında altın oran sayısı olan 1,618 ‘i ilgilendiren bir bağıntı var mıdır?
200/1,618=123,…
Ancak bu tarz çıkarımlarda bazı konularda itirazlar olabilmektedir. Örneğin, bu konuda 200 sayısının 123 e bölümünün 1,626… olacağı ve bunun da altın oran sayısı olan 1,618 den farklı olacağı ileri sürülebilecektir. Aslında zaten iki tamsayının oranlamasından 1.618… olan altın oran sayısına ulaşılamaz. Ancak buradaki asıl iddia ayet numaralarının temsil edildiği tam sayıların bölümünün tam olarak altın oran sayısını yani 1,618… i verdiği değildir. Asıl iddia, toplam ayet sayısının altın oran sayısına bölümünün tam sayı olan kısmının  (123 sayısının) yani “altın” kelimesinin geçtiği 14.ve 91.ayetlerin 200 ayetlik sureyi bölümlediği iki kısımdan büyük olanının  değerini verdiğidir. Sonuçta, tam sayılarla yapılan işlem ve çıkarımlarda iki tam sayının oranının net bir şekilde altın oranı vermesi mümkün değildir. Ancak surelerin sayı değerlerini geometrik  şekillerle temsil edersek  durum değişir..Hem zaten “altın oran” aritmetik büyüklüklerle değil, aslen geometrik büyüklüklerle ilgilidir.


Şimdi , yukarıdaki bu matematiksel bağıntıyı pekiştirmek için geometrik şekil ile altın oran özelliklerini görelim:
Aşağıdaki şekilde görüldüğü gibi,1. ayetten 200. ayete kadar bütün ayetleri temsil etmek üzere her bir bölümün numaralandırıldığı bir çember düşünelim. Bu çember üzerinde 14.ayetten geriye doğru 200/1,618= 123,60…birim ilerlediğimizde 91. ayeti temsil eden bölümün içinde 91,60.. değerini temsil eden noktaya gelinecektir.91 .ayetten ileriye doğru  123,60… birim ilerlediğimizde ise 14.ayeti temsil eden bölümün içinde 14,60.. değerini temsil eden noktaya gelinecektir. Yani sonuçta gelinen noktalar 14. ve 91. ayeti temsil eden bölümlerin dışında olmayacaktır.
Bu yöntemle altın oranı araştırdığımızda  200/123,60=1,618 değerini yani altın oranı net olarak verebilmektedir.
Önemli Not:Altın oran sayısı tam olarak şöyledir.:1,618033988749894...(aslında "tam olarak" kelimesi de uyumsuz oluyor..çünkü sonsuza kadar devam eden bir sayı) Hiçbir iki tamsayının oranlaması gerçek altın oran sayısını vermez,veremez.. 1,618...' i verir ancak 1,618033988749894... yı veremez.. örneğin 233/144=1,6180555555...şeklinde  bir sonuç çıkar.Fibonacci dizisindeki iki ardışık sayının oranlaması da aynı şekilde 1,618... i verir,ancak 1,618033988749894... yı veremez.
 
Şimdi de bahsettiğimiz ayetlerin sure numaraları ve ayet numaralarını bir arada değerlendirerek benzer bir işlem yapalım.
Ali İmran suresi 3.suredir.14.ayeti sure numarasıyla birlikte 3-14 şeklinde,91 . ayeti ise 3-91 şeklinde gösterilir. Bu aşamada bu sayıları kendi aralarında toplayalım.
3+1+4=8
3+9+1=13
Yukarıda bahsettiğimiz şekilde bu toplamları işleme tabi tutalım.
13/1,618=8,0…
Tüm bu işaretler  “Altın Oran” ın Kuran-ı Kerim’de Ali İmran suresinin 14. ve 91 .ayetlerinde geçen “altın” kelimeleriyle mucizevi bir şekilde ortaya konulduğunu göstermektedir. Bunun yanında Kabe’nin bulunduğu Mekke’nin Dünyamızın altın oran noktası olduğuna dair iddianın dayanaklarından biri olan ayetin de Ali İmran suresi içinde(96.ayet)  olması ayrıca dikkate değerdir.

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4700
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Altının geçtiği diğer ayetler:

Ey inananlar! Hahamlar ve rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler. Allah yolundan alıkoyarlar. Altın ve gümüşü biriktirip Allah yolunda sarf etmeyenlere can yakıcı bir azabı müjdele.(9/Tevbe-34)


Bu ayette altın tamlamasız olarak kullanılıyor.

Şu ayetlerde de tamlamalı olarak kullanılıyor:

İşte onlara, alt taraflarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Onlar Adn cennetlerinde tahtlar üzerine kurularak orada altın bileziklerle bezenecekler; ince ve kalın dîbâdan yeşil elbiseler giyecekler. Ne güzel karşılık ve ne güzel kalma yeri!(18/Kehf-31)

Doğrusu Allah, inanıp yararlı iş işleyenleri, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Orada altın bilezikler ve inciler takınırlar. Oradaki elbiseleri de ipektendir.(22/Hacc-23)

Bunlar, Adn cennetlerine girerler. Orada altın bilezikler ve incilerle süslenirler, oradaki elbiseleri de ipektir.(35/Fatır-33)


«Ona altın bilezikler verilmeli veya yanında ona yardım edecek melekler gelmeli değil mi?»(43/Zuhruf-53)

Onlar için altın kadeh ve tepsiler dolaştırılır, canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedi kalacaksınız.(43/Zuhruf-71)


Kur'an bir şifre kitabı değildir.Kur'an'da şifreler aramak gibi ne bir görevimiz ne de bir sorumluluğumuz vardır.



Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

Benim araştırmamda, Kuran'da ALTIN kelimesinin iki defa iki farlı ayette geçtiği İLK SURE (Ali İmran 14.-91.)baz alınmıştır.Sizin verdiğiniz tamlamalı tamlamasız altın kelimesi geçen ayetleri vermenizin bir anlamı yoktur..
Ayrıca Yüce Allah'ın Peygamberimize verdiği en büyük mucize Kuran-ı Kerim'dir.. ve ben her türlü mucizeyi -şifreyi değil - onda ararım...
AYRICA, BU TÜR ÇALIŞMALARA KARŞI "KURAN BİLİM KİTABI DEĞİLDİR,MATEMATİK,COĞRAFYA,ASTRONOMİ KİTABI DEĞİLDİR,ŞİFRE KİTABI DEĞİLDİR" TARZINDA KARŞI ÇIKANLARA SORMAK GEREK: KURAN'DA MATEMATİK VE DİĞER BİLİMLER HAKKINDA HERHANGİ BİR BİLGİ YA DA BELİRTİ OLMAYACAĞINA DAİR HAŞA YÜCE ALLAH'TAN SÖZ MÜ ALDINIZ..OLAKİ YÜCE ALLAH ŞİFRELİ ,-O DA GELECEĞE DÖNÜK BİLGİLERE DAYANDIĞI İÇİN- BİLGİLER DE VERMİŞ OLABİLİR...YÜCE ALLAH KURAN'I VAHYEDERKEN SİZİN GÖRÜŞÜNÜZÜ MÜ ALDI..? MESELA, MUKATAA HARFLERİNİN ANLAMINI NET BİR ŞEKİLDE BİLEBİLİYOR MUYUZ..? AMA, BİR ÇOK MUKATAA HARFLERİ İLE BAŞLAYAN SUREDE HARFLERİN GEÇTİĞİ AYETİN HEMEN ARDINDAN "BUNLAR APAÇIK KİTABIN AYETLERİDİR" DİYE BELİRTİLİR..YANİ, SİZİN İLK BAKIŞTA ANLAMINI VE HİKMETİNİ ÇÖZEMEDİĞİNİZ ŞEYLER OLSA BİLE BUNLAR DA APAÇIK OLARAK KURAN'IN AYETLERİDİR DİYE AYRICA BELİRTİYOR YÜCE ALLAH...DEMEK Kİ, İLK BAKIŞTA ANLAŞILAMAYAN SONRADAN ARAŞTIRMA VE BİLİMSEL GELİŞMELERLE KENDİNİ BELLİ EDECEK OLAN BAZI BİLGİLER DE İÇEREBİLECEKTİR. ÖNEMLİ OLAN, BU YORUMLARIN GERÇEKTEN BİLİMSEL VE MANTIKSAL BİR TEMELE DAYANDIRILMASI VE KİŞİSEL MENFAAT,ŞÖHRET VS. İÇİN KÖTÜYE KULLANILMAMASIDIR..


*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4700
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Kur'an'da nedense gizli şifreler arayanlara bakıyoruz da Kur'anın apaçık hükümlerini , ayetlerini görmezden gelebilmektedir. Mesela: Edip Yüksel
Kur'an'ı 19 şifresine uyduracağım diye Tevbe suresinin son iki ayetini 19 mucizesine uymuyor diye ret edebiliyor.Kur'anın açık namaz ayetlerini ve başörtüsünü kabul etmeyebiliyor.
Kur'an'ın şifre kitabı olup olmadığı ile şu yazıya göz atabilirsiniz:
http://www.islamidusunce.net/forum/index.php/topic,12784.msg76549/topicseen.html#msg76549
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

Edip Yüksel'in 19 ile ilgili özelliklere dayanarak Kuran'ın ayetlerini (Tevbe 128-129) inkar etmesine ben de  karşıyım.Hatta sitemde de bu konuyu yazmıştım..Çünkü,Yüce AllAh 19 ile ilgili Kuran'a bazı özellikler koymuş olabilir ama 19 la bağlı değildir..ayet sayılarını da ona uydurması gerekir diye düşünmek abestir..Ben, elimden geldiğince objektif bakan herkesin kabul edebileceği özellikleri bulup anlatmaya çalışıyorum..bunlara mucize mi dersiniz,tevafuk mu ya da tesadüf mü dersiniz, bu sizin bakış açınıza göre değişebilecektir..

Kuranın indiriliş amacı SAPIKLIKTAN,HİDAYETE GEÇİP,DÜNYADADA AHİRETTEDE İYİLİK İÇERİSİNDE AYDINLIK YAŞAMAKTIR....

Bu türden bilgiler olsada ve bunun yanında,biyoloji,astronomi,coğrafi ,tarih vb bilgilerde versede kuran bu şekilde BİLİMSEL Bİ DERGİ NİTELİĞİ TAŞIMAZ VE AMAÇTA BU DEĞİLDİR,BU TÜRDEN İSPATLAR ACZİYET İŞİDİR... :)

Peki,"MÜSLÜMAMLARDAN" kardeşim..madem ki "BU TÜRDEN İSPATLAR ACZİYET İŞİDİR... " diyorsun ,bir daha Kuran'da bu tür özellikler farkedersem ACİZLİK yapıp hiç kimseye söylemem.Eğer benim anlattığım konu yanlıştır diyebiliyorsan ispatlarıyla birlikte açıklarsın.Yok eğer olmadığını ispat edemiyorsan bu özellikleri Yüce ALLAH mutlaka biliyordur ve bunları kıyamete kadar gizli kalsın diye değil bir gün ortaya çıksın diye Kuran'a yerleştirmiştir..
FUSSİLET SURESİ 53.İnsanlara ufuklarda ve kendi nefislerinde âyetlerimizi göstereceğiz ki onun (Kuran'ın) gerçek olduğu, onlara iyice belli olsun. Rabbinin her şeye şahit olması, yetmez mi?
Yukarıdaki ayette Yüce ALLAH Kuran ın hak olduğunun iyice belli olması için gelecekte ayetlerimizi göstereceğiz diyor..

Peki,"MÜSLÜMAMLARDAN" kardeşim..madem ki "BU TÜRDEN İSPATLAR ACZİYET İŞİDİR... " diyorsun ,bir daha Kuran'da bu tür özellikler farkedersem ACİZLİK yapıp hiç kimseye söylemem.Eğer benim anlattığım konu yanlıştır diyebiliyorsan ispatlarıyla birlikte açıklarsın.Yok eğer olmadığını ispat edemiyorsan bu özellikleri Yüce ALLAH mutlaka biliyordur ve bunları kıyamete kadar gizli kalsın diye değil bir gün ortaya çıksın diye Kuran'a yerleştirmiştir..
FUSSİLET SURESİ 53.İnsanlara ufuklarda ve kendi nefislerinde âyetlerimizi göstereceğiz ki onun (Kuran'ın) gerçek olduğu, onlara iyice belli olsun. Rabbinin her şeye şahit olması, yetmez mi?
Yukarıdaki ayette Yüce ALLAH Kuran ın hak olduğunun iyice belli olması için gelecekte ayetlerimizi göstereceğiz diyor..

sayın taşpınar,kuranın amacı bu tür açıklamalar olsaydı bunları rasullerde açıklar ve bu vurgular üzerinde dururdu,bu tür ispatları yapmanızın amacı nedir..bU BİRAZ BATININ KARŞISINDA KENDİNİ YENİK VE EZİK HİSSETME İLE ORTAYA ÇIKMIŞ Bİ ADIMDIR

kuran hak ve batıl hükümleri ortaya koymak ve insanların yaşama biçimi[DİN],ni şekillendirmek için indirilmiş bi SOSYAL HAYATI KAPSAYAN, TANZİM EDEN Bİ HÜKÜM KİTABIDIR..

Kuran bilimsellikten bahseder yalnız kuran bilimsel bi kitapta değildir,ÖRNEĞİN VERDİĞİNİZ FUSSİLLET SÜRESİ 53 ÜN SİYAK VE SİBAKINA BAKIN ORDA BİLE HAK VE BATIL HAYAT ŞEKLİ ORTAYA ÇIKSIN VE BU APAÇAIK ŞEKİL BULSUN VE DİLEYENDE DİLEDİĞİNİ KABUL ETSİN DİYE ALLAH TARAFINDAN İNDİRİLMİŞTİR diyor,yani siz ayeti kendinize nasıl bi bakış açısında alırsanız öyle bi delil yolu oluşturur üzerinizde....

düşünün yarın MAHŞERDE ALLAH İNSANLARA BU ALTIN ORANINI MI SORACAK...

Ynt: ALTIN ORANIN KURAN-I KERİM’DEKİ MUCİZEVİ YANSIMASI
« Yanıtla #8 : 19 Eylül 2013, 11:41:47 ÖS 23 »
"...kuranın amacı bu tür açıklamalar olsaydı bunları rasullerde açıklar ve bu vurgular üzerinde dururdu,bu tür ispatları yapmanızın amacı nedir" diyorsunuz.Yani peygamberimiz de Big Bang teorisinden ve uzaydaki karadeliklerden bahsetseydi de o zaman bunlar hakkında henüz hiç bir bilgi bulunmadığı için doğrudan,- inanca kalbi açık olan kimselerden bile- deli damgasını mı yeseydi...? Kuranı Kerim ve mucizevi özellikleri sadece vahyedildiği zamana hitap ediyor olamaz..geçmiş ve gelecek tüm zamanlara dönük mucizeleri mutlaka olmalıdır..Asıl ben sizlerdeki bu rahatsızlığın sebebini anlayamıyorum.Mucize tezimi çürütecek bir şey ileri sürseniz ve "böyle çürük iddialarla Kuranı küçük düşürmeye kalkışmayın kardeşim" deseniz anlayacağım..Ayrıca, Fussilet 53. siyakına sibakına bakmayı gerektirmeyecek kadar açık..Allah Kuran'ı hidayete erdiren kitap olarak açıklar..bahsettiğim mucizevi özellikler de aklını kullanan insanlar için birer hidayet vesilesi olacaktır..

"MAHŞERDE ALLAH İNSANLARA BU ALTIN ORANINI MI SORACAK..." DİYORSUNUZ.ALLAH MAHŞERDE ALTIN ORANI DEĞİL AMA ALTIN ORANLA İLGİLİ İŞARETİ KURAN'DA GÖRMENİZE RAĞMEN NASIL İNKAR EDEBİLDİNİZ DİYE SORACAKTIR..

*

Çevrimdışı Rahmetli

  • *
  • 1056
Temelde Kur'an'ın en doğru ve sağlıklı anlaşıldığı dönem indiği dönemdir. Belki onu en iyi anlayan Kitabın kendisine indiği kişi olan Peygamberdir. Kitabın apaçık ve anlaşılır olması -hem dil açısından hem de o dilin konuşulduğu zaman dilimi açısından- indiği dönem muhatap aldığı insanlar için geçerlidir.

Gerek günümüzde gerek bundan önceki dönemlerde gündeme getirilen 19 meselesi vb konular ilk dönem vahiy muhatapları tarafından asla mevzu bahis edilmemişken, mal bulmuş mağribi gibi ben keşfettim teraneleriyle bu türlü icatlar ortaya koyanları samimi bulmuyorum.

Yine de gerek insanın afak ve enfüste gözlemlediği Allah'ın ayetlerinin iz düşümünü Kur'an'da da gören kişilerin 'zorlamada bulunmaksızın' bu izdüşümlerine işaret etmelerini de sakıncalı bulmuyorum. Alaq/embriyo ilişkisi, benane/parmak ucu-parmak izi ilişkisi, uzayın derinliklerine dair insanoğlunun yeni keşif alanlarına dair yine Kuran'dan işaretleri bulmalarını da yadırgamıyorum. Zaten bu incelikleri Rahman olan Allah'ın Kur'an'ın nüzulundan milyonlarca yıl önce varettiği ilmiyle bilmesinden daha doğal ne olabilir ki?

Bu ve benzeri iddialar ile Kuranın hak katından geldiğini ispat çalışmaları ise sonuç verici çalışmalar değildir. Kitabı okuyan çelişkisiz bir kitap iddiası karşısında eğer 'akleden birisiyse' teslimiyetten başka bir yol bulamayacaktır.
İyilik su gibidir, içmeyen ölür...

Ynt: ALTIN ORANIN KURAN-I KERİM’DEKİ MUCİZEVİ YANSIMASI
« Yanıtla #10 : 20 Eylül 2013, 08:04:32 ÖS 20 »
 Sayın RAHMETLİ "Bu ve benzeri iddialar ile Kuranın hak katından geldiğini ispat çalışmaları ise sonuç verici çalışmalar değildir. Kitabı okuyan çelişkisiz bir kitap iddiası karşısında eğer 'akleden birisiyse' teslimiyetten başka bir yol bulamayacaktır." diyorsunuz.Bir kitabın sadece çelişkisiz olması onun Allah katından olduğunu kanıtlar mı? Ben size yüz binlerce basılı ve içinde hiç çelişki olmayan kitap örnek gösterebilirim..bu fikirlerle neye hizmet ettiğinizi sanıyorsunuz? Şaşıyorum..Yukarıda anlattığım konuyu insanlar bir kez daha okusunlar da asıl neyin bir kitabı ilahi kitap olduğu konusundaki inancı sağlamlaştırıyormuş görsünler..

sayın TAŞPINAR,bu tür çalışmalar yaparak islama hizmet ettiklerini öne sürenler iki türlüdür..

1. Batının karşısında kendini ezik hissetme ve ispatlama çabası,[iyi niyetle yola çıkmış olsada,islamın amacı bu değildir]

2. adnan oktar gibi olma heveslisi olmak..

yoksa RAHMETLİ abinin dediği gibi kuran insanın parmak izindeki ahengi,embriyoyu vb,durumlardan bahsetmesi ve bütün alemleri yaratanın takdirinde ve kaderinin tekeliyle düzen içerisinde olması tabiki kaçınılmaz bi sünnettulahtır, bunuda mal bulmuş magribi olmanın bi anlamıda,agresifleşmeninde bi anlamı yok,serin gel arkadaşım[abim] :)

Ynt: ALTIN ORANIN KURAN-I KERİM’DEKİ MUCİZEVİ YANSIMASI
« Yanıtla #12 : 20 Eylül 2013, 10:41:06 ÖS 22 »
Yazdığım konuda herhangi bir yanlışlıktan ya da onu çürütebilecek  bir kanıttan bahsetmeden yalnızca "biz bunları istemiyoruz,karşıyız "demek neye hizmet edebilir..? Batı karşısında eziklik vs. asıl bunlar gülünç şeyler..Batının bozulmuş tahrif edilmiş dini karşısında mı eziklik hissedecekmişiz..?

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5172
    • depo

kuranın sıradan bir beşer kitabı değil bir tanrı/allah sözü bir yaratan gücü ile söylenen yazılan bir kitap olarak düşünür ve öyle kabul edersek elbette insan idrakini aşan ya da zamanla ortaya çıkabilecek mucizeler (insanı acze-hayrete düşürecek mükkemmel yaratılış özellikleri) olabilmesi doğaldır.

    kitabı en iyi anlayan ve yaşayan peygamberimiz olduğu muhakkaktır. hatta 1500 yıl önce okuma yazma bilmeyen cahil(ilim görmemiş) bir arabın astronomiden tarihten fenden coğrafyadan vb pek çok bilinmeyen bilimden bilgiler vermesi vahyin insanüstü olduğunun delilleridir.
       ama günümüz ilimlerin keşfettiği allahın yarattığı tabiattaki düzen ve bu düzene kuranda yapılan atıflar o devri ve peygamberi bile aşan bilgiler olduğunu düşünüyorum. bu nedenle peygamberin vakıf olamadığı bilgiler olabilir

  onun haricinde allahın vahiylerde kullandığı kelimleri rastgele seçmediği edebii bir mükemmelikte oluşturduğu herkesce malumdur. bu mükemmelliğin nasıl bilimin bazı ayetlerdeki verileri yeni yeni idrak etmesi gibi kelimelerin uyum ve dizilim mucizeleri (insanı acze-hayrete düşürecek mükkemmel yaratılış özellikleri) olanaklıdır.

      ama bu kitabın ANA GÖREVİ olan yaşama rehberlik etme görevine ASLA gölge düşürmemeli manipüle etmemelidir.
kitabın böyle bir görevi olsa en iyi peygamber bilmeli idi.

bir de dikkat edilmesi gereken husus; kurandan zorla mucize çıkarma gayretleridir. eğer objektif şekilde böyle veriler çıkarılabiliyor ise amenna. ama sırf  kuranda yevm(gün) kelimesi 365 tane geçmiş yani bir yıla işaret ediyor tezini ispatlamak için ekliydi eksizdi köklüydü yalındı gibi zorlama yorumlara gidilmesi bu sayısal mucize ilminin temelsizliğini ve tutarsızlığını göstermektedir.

 kuranın verdiği ilmi bilgilerin günümüzde keşfi ile ilgili güzel bir site var ama ucu 19 'a dokunuyor : http://www.mucizeler.com/

19'u ve edip yükseli reddediyorsunuz ama siz de forum sitenizde kaynak olarak gösterdiğiniz site http://kuranmucizeleri.com/

görülüyor ki adnan oktar (harun yahya) sitesi.

vahyin bilim ile el ele tutuşması benim nazarımda olmazsa olmazdır. ama böyle şaibeli isimler bu konuya gölge düşürmektedir o da ayrı ve acı bir konudur.

sonuç olarak kuran allahın meydan okuduğu gibi

17 / İSRÂ - 88
De ki: "Yemin olsun, eğer insanlar ve cinler şu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere bir araya toplansalar, birbirlerine de destek olsalar, onun bir benzerini yine de ortaya getiremezler."

yaratılmış tüm varlıklar bir araya gelse böyle bir kitap yazamayacağı gerçeği nedeni ile kurandan sayısal uyum ve işaretler çıkması olağandır ama vahyin ana görevi hayat rehberliği yönünün önüne geçirilmemek şartı ile...


74 / MUDDESSİR - 31

Çünkü yalnızca meleki güçleri (cehennem) ateşinin gözcüleri kıldık; ve onların sayısını hakikati inkara şartlanmış olanlar için bir sınama (aracı) yaptık ki böylece daha önce vahye muhatab olanlar (bu ilahi kelamın doğruluğuna) kani olsunlar ve (ona) iman etmiş olanların imanları daha da güçlensin; ve geçmiş vahiylere muhatab olanlar ile (bu vahye) iman edenler bütün şüphelerden kurtulsunlar. Ve kalplerinde hastalık olanlar ile hakikati tamamen reddedenler: "(Sizin) Allah(ınız) bu temsil ile ne demek istiyor?" diye sorsunlar. Böylece Allah, (yoldan çıkmak) isteyeni saptırır, (doğruya ulaşmak) isteyeni ise doğru yola ulaştırır. Ve Rabbinin güçlerini Kendisinden başka kimse bilemez. Bütün bunlar ölümlü insan için yalnızca bir uyarıdır.

         

Ynt: ALTIN ORANIN KURAN-I KERİM’DEKİ MUCİZEVİ YANSIMASI
« Yanıtla #14 : 21 Eylül 2013, 08:56:20 ÖÖ 08 »
Ben sitemde sadece alıntı yaptığım bir resim için kaynak olarak Harun Yahya sitesini verdim..Kuran'da 19 rakamı ile ilgili gerçekten dikkate değer bir çok özellik vardır.Ancak E.Yüksel bunu Kuran ayetlerini inkara kadar götürmüştür..yukarıda başka bir cevabımda bahsettiğim gibi Allah 19 ile ilgili bir çok özellik koymuş olabilir ama 19 ile bağlı değildir..illa ki ayet sayıları vs. yi buna uydurmak zorunda değildir..hatta ben sitemde (www.yenimucizeler.com) bu konularla uzun yıllar araştırma yapmış bir arkadaşımın (ikizkod 7-19) çalışmalarına da yer verdim..Kuran ayetlerinin -Tevbe suresi 128-129 - inkarının yanlış olduğunu 7-19 koduyla gösteriyor..19 un tek başına değil 7 ile birlikte bir kod oluşturduğunu belirtiyor..bu türden çalışmalara karşı olabilirsiniz ancak en azından biraz inceleyip bilgi sahibi olduktan sonra itirazlarımızı ileri sürsek daha doğru olacaktır..