Son İletiler

Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 10
11
Kur´an-ı Kerim / 81:2 "yıldızlar ışıklarını yitirdiğinde"
« Son İleti Gönderen: Emre_1974tr 10 Kasım 2021, 11:25:53 ÖS 23 »
Kutsal Kuran 81:2 "yıldızlar ışıklarını yitirdiğinde,"

 (Ayetlerde anlatılan Big Crunch süreci belki de çoktan başladı):

12
Kur’an da birçok ayette Allah iman ettiğini söyleyen kullarına, sakın bana ortak/şirk koşmayın yoksa yaptığınız bütün işleriniz, iyi amelleriniz boşa gider diye uyarıyor. Bu konuda birçok makale yazdım, ama gerçekten bu konu çok önemli ve birbirimizi defalarca uyarmalıyız ki, yaptığımız bu korkunç hatamızın farkına varabilelim. Peki, bu kadar önemli olan Allah a ortak koşmak sözüyle Allah, nasıl bir ortak koşmaktan bahsediyor olabilir? Sanırım burası çok önemli. Sizlere makalemin başında hatırlatmak istediğim, Allah ın çok önemli bir ayeti var. Bakın Allah Yusuf suresi 106. ayetinde ne diyor. “ONLARIN ÇOĞU, ORTAK KOŞMADAN, ALLAH’A İNANMAZLAR.” Demek ki iman edenlerin genel çoğunluğunun, yaptığı çok büyük bir yanlışlık var ki, Allah bu konuda bizleri uyarıyor. Bu uyarıya lütfen kulak verelim. Bizlerde Allah ın bu çok önemli ikazını doğru anlamalıyız ki, hesabın görüleceği o çetin gün şaşkınların ve affedilmeyenlerin safında olmayalım. Mutlaka inancımızı sorgulayalım, sakın bizde farkında olmadan, Allah a ortak koşanların arasında olmayalım? Size bu konuda iki ayeti önce örnek vermek istiyorum.

Zümer 65: Yemin olsun ki sana da senden öncekilere de şöyle vahyolunmuştur. ŞÜPHESİZ Kİ (ALLAH’A) ORTAK KOŞARSAN, İŞLERİN ELBETTE BOŞA GİDER ve elbette kaybedenlerden olursun! (Mehmet okuyan meali)

Enam 88: İşte bu, Allah’ın hidayetidir, kullarından dileyeni ona iletir. EĞER ONLAR DA ALLAH’A ORTAK KOŞSALARDI, YAPMAKTA OLDUKLARI AMELLERİ ELBETTE BOŞA GİDERDİ. (Bayraktar Bayraklı)

İlk ayette Allah Elçisini uyarıyor ve diyor ki, sana da senden öncekilere de Allah a ortak koşmayın, koşarsan yaptığın tüm güzel şeyler boşa gider diyerek, Elçisini kesin bir dille uyarıyor. Bu çok ilginç, önce Allah görev verdiği Elçisini uyarıyor. Diğer ayette de, tüm iman eden kullarından bahsederek, onlarda Allah a ortak koşsalardı, yapmakta oldukları amelleri yani Allah ın rızasını kazanmak için yaptıkları güzel şeyler, boşa giderdi diyor. DEMEK Kİ ALLAH KENDİSİNE ORTAK KOŞMAYI, ASLA KABUL ETMİYOR. Bizlere de düşen bu konuyu doğru anlamalıyız ki, geçmişte yapılan hataları tekrar etmeyelim ve Allah ın bağışlamayacağı bu yanlışı yapmayalım.

ÖNCE ŞUNU UNUTMAYALIM, GEÇMİŞTE ALLAH A ORTAK KOŞANLARIN YAPTIĞI YANLIŞTA, HİÇ KİMSE BUDA İKİNCİ ALLAH TIR DEMİYOR. Çünkü tüm kitap ehli biliyor ki tek bir Allah var. Peki, nasıl bir hata, yanlış yapılıyor da, Allah’a ortak koşmakla yani başka bir tabirle ŞİRK KOŞMAK ile suçlanıyorlar, burası çok önemli.

Enam 14: De ki: “Göklerin ve yerin yaratıcısı olan, beslediği hâlde beslenmeye ihtiyacı olmayan, ALLAH’TAN BAŞKASINI MI DOST/VELİ EDİNECEĞİM.” De ki: “Bana, (Allah’a) teslim olanların ilki olmam emredildi ve sakın Allah’a ortak koşanlardan olma (denildi).” (Diyanet meali)

Enam 56: De ki “ALLAH İLE ARANIZA KOYUP YARDIM İSTEDİKLERİNİZE KUL OLMAM, BANA YASAKLANMIŞTIR. Ben, sizin arzularınıza da uymam. Öyle yapsam sapıtmış olurum ve doğru yolda olamam.” (Süleymaniye vakfı)

Bu iki ayete benzer onlarca ayet vardır ki, Allaha ortak/şirk koşmak konusunda Allah, çok dikkat çekici uyarıcı ayetler indirdiği halde, birileri bunları görmemizi engellemek ve atalarının batıl inançlarını topluma yaşatmaya devam etmek için, büyük çaba harcamaktadırlar. BU İKAZLARA KULAKLARINI TIKAYIP, DUYMAYARAK ALLAH A ORTAK /ŞİRK koşanlar, asla huzurda hesap veremeyeceklerdir. Bakın ilk ayette Allah a ortak koşmanın ne olduğuna, çok açık bir örneği nasıl veriyor. Dinimiz ve imanımız adına kuşku duymadan güveneceğimiz VELİMİZ/DOSTUMUZUN yalnız Allah olduğunu söylüyor. Onun dışında hatasız, günahsız hiç kimsenin olamayacağını, bizlerin Allah ın yanında asla bizlere yol gösteren, inancımıza yön veren hiçbir veli/dost edinemeyeceğimizi bildiriyor. EDİNDİKLERİ VELİLERİN, ŞEYHLERİN SÖZLERİNE GÜVENİP, ONLARIN ARDINA DÜŞENLERİN, ALLAH A ORTAK KOŞMAK, YANİ ŞİRK KOŞMAK OLDUĞUNU VE BUNU YAPANLARI ASLA AFFETMEYECEĞİNİ SÖYLÜYOR ALLAH. Araf suresi 3. ayetinde de Allah ne diyordu hatırlayalım. “RABBİNİZDEN SİZE İNDİRİLENE UYUN, O’NDAN BAŞKA VELİLERE UYMAYIN.” Ne dersiniz bizler bu hatayı yapıyor muyuz, yoksa yapmıyor muyuz? Eğer aramızda Allah dan başka veli edinmeyi meşrulaştırmak adına, Velisi olmayanın velisi şeytandır diyenler varsa, aslında onlar şeytanı veli edinmişler ama farkında olmayanlardır, hatırlatmak isterim. BİR MÜSLÜMANIN GÜVENİLECEK TEK VELİSİ ALLAH BENİM DİYOR. İsteyen Allah a inanır güvenir, isteyen edindikleri velilere. Allah bu yanlışları yapanlara, ortak/şirk koşanlar diyor.

Enam suresi 56. ayette ise, sanırım geçmişte ve günümüzde yapılan çok büyük yanlışa Allah açıklık getiriyor ve bizleri uyarıyor. Allah yapılan bu yanlışı Elçisi aracılığıyla bizlere anlatıyor ve deki kullarıma diyerek konuya açıklık getiriyor. Allah ın Elçisinin şöyle demesini istiyor topluma.  SİZLERİN YAPTIĞI GİBİ, ALLAH İLE ARANIZA EDİNDİĞİNİZ VELİLERİ, DOSTLARI KOYUP, ONLARDAN YARDIM İSTEDİKLERİNİZE BEN KUL OLMAM VE ONLARI ASLA ALLAH İLE ARACI YAPAMAM. ÇÜNKÜ BUNU YAPMAM BANA YASAKLANMIŞTIR DİYOR. Peki, bizler Allah ın bu yasağını dinliyor ve Allah ile aramıza veliler, dostlar, şeyhler efendiler koymuyor muyuz, yoksa bunca ikaz ve uyarıları gördüğümüz halde, aynı yanlışı yapmaya devam mı ediyoruz, ne dersiniz?

Hatırlatmak isterim Allah, Nisa 48. ayetinde, kendisine ortak, şirk koşanları asla bağışlamaz diyor. Bunların dışında kalanları, dilediği kimse için bağışlayacağı bilgisini veriyor. Devamında da, kim Allah a ortak/şirk koşarsa büyük bir günaha girmiş olacağını ve Allah a iftira edeceğini bizlere bildiriyor. Hangimiz böyle bir duruma mahşerde düşmek isteriz?

Kur’an da birçok ayetinde, Allah ın yanında hiç kimseden yardım istenmeyeceği, onları aracı yapılamayacağı, onlara dua edilemeyeceği uyarısı yapılır. ALLAH IN TEK ELİNDE OLAN YETKİLERİNİ EĞER BİZLER, EDİNDİĞİMİZ VELİLERE, ŞEYHLERE VE EFENDİLERE VERİYOR DA, ONLARI ALLAH İLE ARAMIZA ARACI, ŞEFAATÇİ YAPIYOR VE ONLARA ADETA KUL OLUYORSAK, BU YAPILANIN ALLAH A ORTAK KOŞMAK, YANİ ŞİRK KOŞMAK OLDUĞU KUR’AN DA ONLARCA AYETİNDE ANLATILIYOR.

Değerli dostlarım, geçmişte kitap ehlinin yaptığı yanlışları, ne yazık ki günümüzde genel çoğunluk devam ettiriyor. Gelin elimizde Kur’an onu anlayarak, düşünerek ve araştırarak, hiçbir etki altında kalmadan anlamaya çalışalım. Allah Nahl suresi 98. ayetinde, Kur’an ı okumaya başlamadan önce, kovulmuş şeytandan, onun yolunu izleyen insanların batıl ve hurafe sözlerinden sıyrılıp, yalnız Allah a güvenip dayanarak, Allah a sığınarak, Kur’an ı okumamızı emrediyor. Eğer Allah ın bu tavsiyesine uyar ve Kur’an ı hiçbir beşeri batıl bilginin etkisinde olmadan okur ve anlamaya çalışırsak, inanın tüm yanlışlarımızı fark edeceğiz ve Allah ın hak dini olan İslam ı ile de buluşacağız.

DİLERİM BİR GÜN CÜMLEMİZ, ALLAH IN NURU KUR’AN IN IŞIĞI İLE AYDINLANIR VE ALLAH A ŞİRK KOŞMADAN DOĞRU YOLDA YÜRÜYEN, ALLAH IN HALİS KULLARINDAN OLURUZ.

https://hakyolkuran1.blogspot.com/2019/07/nahl-suresi-98-ayet-uzerinde-dikkatle.html

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/
13
Kutsal Kuran:

6:137 Aynen bunun gibi, müşriklerden birçoğuna, Allah'a ortak koştukları putlar öz evlatlarını öldürmeyi güzel göstermiştir ki, hem onları yok etsinler hem de dinlerini karmakarışık hale getirsinler. Allah dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları, düzdükleri iftiralarla başbaşa bırak.

14:46 Tuzaklarını kurmuşlardı ama Allah katında da onlar için tuzak var. Zaten onların tuzakları dağları yerinden oynatacak türden olsa neye yarar!

2:205 Yanından ayrıldığında / işbaşına geçtiğinde yeryüzünde fesat çıkarmak, ekini ve nesli yok etmek için işe koyulur. Oysa ki Allah, fesadı sevmez.
14
Bilinç ve bilinçaltı konusunu uzmanlar anlatırken, insanların toplam davranışları içinde BİLİNCİN ORANI YÜZDE 5 KEN, BİLİNÇALTININ YÜZDE 95. OLDUĞUNU SÖYLÜYORLAR. Çok ilginç ve düşündürücü değil mi? Bu durumda bizleri çok daha fazla etkileyen, bilinçaltının ne olduğunu doğru anlamamız gerekir. Düşünmeden yaptığımız her şeyin, bilinçaltı tarafından yönlendirildiğini söylüyor bilim adamları. BUNLARDA KÜÇÜKLÜĞÜMÜZDEN BERİ ÖĞRENDİĞİMİZ VE DOĞRU KABUL ETTİĞİMİZ HER ŞEY DİYEBİLİRİZ. Bir eylemi iyi ya da kötü öğrendikten ve bilinçaltımıza kaydettikten sonra, bilinçaltı bu bilgilerle bizlere hükmeder diyebiliriz. Böyle durumlarda çok nadir bilinç devreye girer. TABİ BİLİNCİN DEVREYE GİRMESİNİ, ÖZELLİKLE BİZLERİN İSTEMESİ GEREKİR. Peki BİLİNÇ NE DEMEK burası çok önemli. Bakın bilim adamları bilinci şöyle tarif ediyor. “İNSANIN ÇEVRESİNİ VE KENDİSİNİ TANIMA YETENEĞİ, ŞUUR. TEMEL BİLGİ TEMEL GÖRÜŞ. ALGI VE BİLGİLERİN ZİHİNDE DURU VE AYDINLIK OLARAK İZLENME SÜRECİ.”

Demek ki bilinç de akıl, düşünme devrede. YANİ BİLİNÇLİ İNSAN, BİLGE İNSANDIR DİYEBİLİRİZ. Bir bilge kişi şöyle diyor bilinç için. “BİLİNÇ, GERÇEKTEN VAROLDUĞUMUZUN, TEK GERÇEK KANITIDIR.” “BİLİNÇ, DÜŞÜNCENİN FAALİYETTE BULUNDUĞU VE İLİŞKİLERİN VAR OLDUĞU ALANDIR.” Bilinçaltında ise daha önce kaydedilen alışkanlıklar, bilgiler ve inançlar düşünmeden doğruyu araştırmadan devreye girer. Tabi bilinçaltına yerleştirdiğimiz bilgi, bu durumda çok önem taşıyor.  Buradan yola çıkarak şunu söyleyebiliriz. Düşünmeden yaptıklarımızda bilinçaltı devrededir, düşünerek yaptıklarımızda ise aklımız, şuurumuz devrededir diyebiliriz. Bilim yani akıldan bir komut gelmiyorsa, bilinçaltı tüm davranışlarımızı yönetir, yönlendirir de diyebiliriz. Bu bilgilerden sonra şunu söyleyebiliriz. ÇOCUKLARIMIZI KÜÇÜK YAŞTA YETİŞTİRİRKEN, ONA DOĞRU BİLGİ YA DA DOĞRU İNANÇ, DİN ÖĞRETMEDİYSEK, ÇOCUĞUMUZUN DOĞRULARLA, HAK OLAN GERÇEK DİN İLE İLERİDE BULUŞMAS ÇOK ZOR OLACAKTIR.

Yine bilim adamlarının ortaya koyduğu bilimsel verilere göre, BİLİNÇALTI ÇOK HIZLI VE SİNİR SİSTEMİYLE ÇALIŞIYORMUŞ. Genelde bütün duygularımız, alışkanlıklarımız ve yaşadığımız her türlü duygusal deneyimler, öğrendiklerimiz bilinçaltı tarafından kaydediliyor. Sizlere bilinçaltımızın özelliği konusunda, çok dikkat çekici bir bilgi vermek istiyorum. BİLİNÇALTININ ÇOK ÖNEMLİ BİR ÖZELLİĞİ, OLUMSUZ KOMUTLARI YANİ DAHA ÖNCE KAYDA ALDIĞI BİLGİLERİN TERSİNE SÖYLENENLERİ, KABUL ETMEDİĞİNİ, HATTA TAM TERSİNİ ANLADIĞINI BİLİMSEL ÇALIŞMALAR ORTAYA KOYMUŞ. ÖRNEĞİN BİLİNÇALTIMIZ SİGARA İÇMENİN HİÇBİR SAKINCASI OLMADIĞINI, HATTA KEYİF VERİP MUTLULUK VERDİĞİNİ BİLİNÇALTIMIZA KAYDETTİYSE, BİLİNÇALTIMIZ SİGARA İÇME ÖLÜRSÜN KOMUTUNU KABUL ETMEYİP, TAM TERSİNİ YAPTIĞI ORTAYA ÇIKMIŞ. Eğer bilinçaltımızı akılla, şuurlu bir şekilde güçlendirmiyorsak, onun kontrolünden geçirmiyorsak, geçmişte öğrendiklerimizin etkisinden kurtulmamızda mümkün olamayacağı anlaşılıyor. Bilinçaltının bir başka özelliğine gelince. “BİLİNÇALTI, SIRADAN SÖZCÜK VE İFADELERİ DEĞİL, SİZİN GERÇEKTEN DOĞRU OLDUĞUNA İNANDIKLARINIZI KABUL EDER.” Bilinçaltı konusunda, bilim adamları bakın nasıl bir tespit yapıyorlar.

“DUYGULARA SAHİP OLAN VE KONTROL EDEN, ZİHNE HÂKİM OLUR. BU GÜÇ İNSANLARIN ÇOK BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUNDA BİLİNÇALTINDADIR. BİLİNÇALTI DUYGULARIN EVİDİR. DUYGULAR ARZULARI YARATIR. BUNLAR GÜÇLÜ ARZULARDIR VE DAVRANIŞLARIMIZI YÖNETİR. YANİ BİLİNÇALTI İDARE GÜCÜNÜ ELİNDE TUTAR. DUYGULARINI KONTROL EDEMEYEN İNSAN, BİLİNÇALTININ KONTROLÜ ALTINDA KALIR. BİLİNÇALTI DUYGULARI ÜRETİR VE SAKLAR.”

“ÇATIŞAN ARZULARIMIZ OLDUĞUNDA, BİLİNÇALTI KAZANIR. YERLEŞİK DİNİ VE AHLAKİ İNANÇLAR, GÜÇLÜ BİLİNÇLİ KARAR VE İSTEKLERİ ENGELLER. BİLİNÇALTI İSTENMEYEN DAVRANIŞLARI SÜRDÜRÜR. GENELLİKLE EN ÇOK ARZU ETTİĞİMİZ ŞEYİ YAPARIZ. DAVRANIŞLARIMIZI BELİRLEYEN BAŞKA BİR ARZUYU YENEN, BASKIN DÜRTÜDÜR. BİLİNÇALTININ DOĞRUYU YANLIŞTAN AYIRT ETME GÜCÜ YOKTUR. SÖYLENEN HER ŞEYİ DOĞRU KABUL EDER.”

Tüm bu bilgilerden sonra sizleri, günümüzde yaşanan İslam ın ne kadar bilinçaltı düşünce ve inançlarımızla yaşadığımız konusunda, düşünmeye davet etmek istiyorum. HATIRLARSIN ALLAH ÖZELLİKLE KALPLERİ OLUP TA ONUNLA DÜŞÜNMEYENLERDEN BAHSEDER. Buna benzer birçok ayette de aslında Allah, bilinçaltımıza seslenerek, nefsimizin duygularımızın etkisinde kalmadan, şuurlu kararlar vermemizi ve bilinçaltına kaydettiğimiz bilgileri gözden geçirerek, duygularımızın esiri olmamamız uyarısını yapar. Kap belki düşünme organı değildir ama kalp duygumuzun merkezi olarak düşünmemizi, beynimizi etkileyen çok önemli bir merkezdir. KUR’AN’I DİKKATLE OKUYUP, AYETLER ÜZERİNDE DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDE, İNANILMAZ KUR’AN GERÇEKLERİYLE, İŞTE BÖYLE BULUŞABİLİYORUZ. Allah boşuna düşün, aklını kullan ey kulum demiyor. Hatta düşünmeyenleri, pislik içinde bırakacağı uyarısını da yapıyor.

Allah ın apaçık ayetlerini gördüğümüz ve tebliğ aldığımız halde,  bu bilgilerin etkisinde kalmamız gerekirken atalarımızdan, dedelerimizden, babalarımızdan duyduklarımızla İslam ı yaşamamız, bizlerin bilinçaltına yerleşmiş. ALLAH IN AKLINI KULLAN, DÜŞÜN ŞUURLU OL EMRİNİ DE GÖZ ARDI ETTİĞİMİZDEN, NE YAZIK Kİ BİLİNÇALTIMIZA YERLEŞTİRDİĞİMİZ VE DOĞRU KABUL ETTİĞİMİZ YANLIŞ BİLGİLERDEN KURTULAMIYOR VE O YANLIŞ İNANÇLARIMIZIN YERİNE, DOĞRULARINI KOYAMIYORUZ.

Toplumları kendi çıkarları doğrultusunda yönetmek isteyenler, insanlara bilinçaltı operasyonları yaparak, onları adeta robotlaştırılabileceği anlaşılmış. Hatırlarsınız bir insana kırk kere deli deseniz, kendisinden yavaş yavaş şüphelenmeye başlar. BİREYİN YA DA TOPLUMUN BİLİNÇALTINA GELENEK, GÖRENEK, İNANÇ VE ALIŞKANLIKLARINI SÜREKLİ TEKRAR EDİLEN MESAJLAR İLE DEĞİŞTİRMENİN mümkün olacağını bilenler, ne yazık ki toplumun inancını da, istedikleri gibi yönetmeyi başarmışlardır. TOPLUMLARA TELEVİZYON VE MEDYA ARACILIĞI İLE ADETA BİLİNÇALTI OPERASYONLARI YAPILARAK, HALK İSTEDİKLERİ GİBİ YÖNLENDİRİLİYOR AMA TOPLUM BUNUN FARKINDA BİLE DEĞİL.

Bizler eğer bilinçaltımıza depo edip, doğru diye yerleştirdiğimi yanlış bilgi ve inançları temizleme gayretinde bulunmazsak, BİLİNÇALTIMIZIN DA ETKİSİNDEN ASLA KURTULAMAYIZ. BU DURUMDA BİLİNCİMİZ BİZLERE HÜKMETMESİ GEREKİRKEN, BİLİNÇALTIMIZ BİZLERE HÜKMEDER. Kendisine güvenen, bilinçli araştıran ve aklını kullanan bir insan, bilinçaltına hükmederek BİLİNÇALTINDA TEMİZLİK YAPAR yani, buraya yerleşen yanlış bilgi ve inançlardan kurtulabilir ve bilinçaltına doğru bilgileri kaydederek, hem ruhsal hem de fiziksel rahatlama sağlayabilir.

Günümüzde yaşanan İslam ın özünde, toplumun genelini etkileyen, ne yazık ki bilinçaltına yerleşen yanlış bilgilerin etkisi çok büyük. DİLERİM TOPLUM OLARAK BU BİLİNCİN FARKINA VARARAK BİLİNÇALTIMIZA YERLEŞEN YANLIŞ BİLGİ VE İNANÇLARDAN BİR GÜN KURTULUR VE İSLAM’IN ÖZÜNÜ, DOĞRU BİLGİLERİ BİLİNÇALTIMIZA YERLEŞTİRİRİZ. ALLAH IN GERÇEKLERİ İLE BULUŞMAMIZIN, BAŞKA ÇARESİ YOK.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/
15
Serbest Kürsü / MEZHEPLERİN, CEMAATLERİN, TARİKATLARIN İSLAM ANLAYIŞI.
« Son İleti Gönderen: halukgta 25 Ekim 2021, 12:27:01 ÖS 12 »
Değerli dostlarım. Ömür bir su gibi akıp gidiyor. Allah a karşı sorumluluklarımızın lütfen farkında olalım. Her an emaneti teslim edip, bu dünyadan göçebiliriz. ONUN İÇİN İMANIMIZI YAŞARKEN TİTİZ DAVRANALIM VE EN GARANTİ KULBA YAPIŞALIM. İNANCIMIZI RİSKE ATMAYA DEĞERMİ? Allah a karşı verdiğimiz, inandık iman ettik sözümüzün gereklerini lütfen yerine getirmek için çaba harcayalım. Ne yazık ki bizler yapmamız gerekenleri yapmadığımız için, bu yanlışlarımızdan faydalanıp, bizleri ALLAH İLE ALDATIYORLAR VE BİZLERDE ONLARIN TUZAĞINA, FARKINDA OLMADAN DÜŞÜYORUZ.

Lütfen unutmayalım, Allah gönderdiği rehber Kur’an ile bizleri imtihan ettiğini söylüyor. Şeytanın temsilcilerinin tuzağına düşmek istemiyorsak, gelin Allah ın sizler için rehber olsun diye gönderdim dediği Kur’an a sarılalım. Doğruluğundan emin olmadığımız aklın ve mantığın kabul etmediği sözlere/hadislere kapılıp ardı sıra gitmeyelim, inanın hesap günü çok ama çok pişman oluruz. Topluma İslam ı anlattığını söyleyen Cüppeli Ahmet ismiyle bilinen kişinin video konuşmasından alıntı yapmak istiyorum sizlere. Bu sözler, yalnız Kur’an ı rehber edinmediğimizde, bizleri din adına nerelere götürdüğüne ve bizlerin din diye nelere inanacağımıza dikkat çekici bir örnek.

“ŞUNU DİYEBİLİRİZ Kİ HADİSLER KUR’AN I İZAH EDER, TEFSİR EDER, BEYAN EDER FETVA VERİLECEĞİ ZAMAN HÜKÜM NEREDEN ÇIKAR,  AYETLE HADİS ÇELİŞSE, HADİSTEN HÜKÜM ALINIR. ÇÜNKÜ HADİSTE VAHİYDİR, KUR’AN DA VAHİYDİR. MEVLA KİTAPTA VAH YETMİŞTİR,  BAZEN AYETLE VAH YETTİĞİNİ SONRA HADİSLE NESH ETMİŞTİR. ONUN İÇİN RESULULLAH BİR ŞEY BUYURDUKTAN SONRA, AYETTE BÖYLE VAR DENMEZ. ÇÜNKÜ RESULULLAH BUYURUYOR, AYETTE VAR DİYEREK KİME ANLATIYORSUN. VAHİY ONA NAZİL OLMUŞ SEN NE ANLATIYORSUN.” CÜPPELİ AHMET.

Aklını zerre kadar kullanan, hatta Kur’an ı hiç okumamış, dini konularda da hiçbir bilgisi olmayan bir insan, bu sözler karşısında irkilir hatta tedirgin olur, böyle bir inançtan korkar. Allah yemin ederek anlayalım diye Kur’an ı kolaylaştırdığını söyleyecek, ama birileri çıkacak Kur’an ı herkes anlayamaz, Allah ın Resulü Kur’an ı en doğru anlamış ve hadisleri ile açıklamış diyecek ve bizler buna inanacağız, öylemi?  İlginç olan, Allah önce Kur’an da vahyettiği ayetin hükmünü, hadisle yani sözlü olarak Elçisine hükmünün  kaldırdığının söylenmesi. Akıl devreden çıkınca işte böyle sözlere, düşüncelere inanılabiliyor. Vahiy Kur’an da duruyor ama hadis onun hükmünü kaldırıyor öylemi? ALLAH AKIL FİKİR VERSİN.

Allah Kur’an ı biz açıkladık diyor ve Kur’an ı da biz koruyoruz diyerek, en sağlam bilginin Kur’an olduğunu, yalnız onun ipine sarılmamız gerektiğini de Kur’an da bildiriyor. Ama birisi çıkıyor, doğruluğundan emin olamayacağımız, hatta birbiriyle çelişen rivayet edilen hadislerin, tıpkı Kur’an gibi vahiy olduğunu söylüyor. Yetmiyor bu hadisler ayetleri açıklıyor, gerekirse hadisler ayetlerin hükmünü kaldırıyor yani nesh ediyor diyerek, toplumu emin olamayacağı sözlere yönlendiriyor.  ADETA DİPSİZ BİR KUYU, ALLAH A VE KİTABINA ŞİRK BATAĞI.

Kur’an ı önce ezberleten, daha sonra ezberleyenlerin savaşlarda ölmeye başlamasıyla birlikte, yazdıran kayda aldıran Allah ın Resulü, acaba Kur’an ı açıkladığına inandıkları rivayet hadisleri neden Allah ın Resulü Kur’an ile birlikte yazdırmamış? Madem rivayet hadisler ayetleri açıklıyor. SORMAK İSTERİM HADİSLERİ NAKLEDERKEN BU DURUMDA, NEDEN RİVAYET KELİMESİ KULLANILIYOR DA, DİREK ALLAH IN RESULÜ ŞÖYLE BİLDİRİYOR, AÇIKLIYOR DENMİYOR? Hâşâ Peygamberimiz görevini eksik mi yaptı da, yüzlerce yıl sonra birilerinin aklına geldi kayda aldırdı ve böylece bizlerin imanını mı kurtardı ve onlardan mı naklediliyor bu hadisler. NE DEDİĞİMİZİN FARKINDA MIYIZ? Böyle dediğimizde ise nereden biliyorsun yazdırmadığını, hadisleri daha önce yasaklamış, çünkü ayetlerle karışma tehlikesi varmış, daha sonra yazdırmış dediklerini duyarsınız. MADEM RİVAYET EDİLEN HADİSLERDE VAHİY, NEDEN KARIŞSIN? SÖYLEDİKLERİ DOĞRU İSE HATTA KESİNLİKLE KUR’AN GİBİ HEMEN YAZILMASI GEREKMEZ Mİ? Çünkü hadislerin ayetleri açıkladığını, tefsir ettiğini söylüyorlar. HAŞA ALLAH KULLARINA ANLATAMIYOR MU?

Lütfen kendimizi kandırmayalım, inanın çok ama çok pişman olanların safında oluruz. Cüppelinin mantığı ve inancına göre, AYETLE HADİS ÇELİŞSE, HADİSTEN HÜKÜM ALINIR DİYOR. AKLI OLAN ŞUNU SÖYLER. AYETLE HADİS ÇELİŞİYORSA, HADİS BATIL VE HURAFEDİR DEMEKTİR. ONUN İÇİN ALLAH AKLINI KULLANMAYANI, PİSLİK İÇİNDE BIRAKIRIM DİYOR. Böyle bir inançtan Rabbim beni ve cümlemizi korusun.  İşin kolayı bulunmuş, ayette Allah katından, hadiste Allah katından dır diyerek, Kur’an ın bahsetmediği binlerce rivayet, din diye işte böyle kabul ettiriliyor topluma. BUNA İNANAN BİR MÜSLÜMAN, ŞUNADA İNANMIŞ OLUYOR HATIRLATIRIM. ALLAH ÖNCE HÜKMÜNÜ GÖNDERİYOR KUR’AN DA AMA DAHA SONRA FİKRİNİ DEĞİŞTİRİYOR, ONU NESH EDİYOR, KUR’AN DA DEĞİLDE SÖZLÜ OLARAK RESULÜNE BİLDİRİYOR. HATIRLATMAK İSTERİM KUR’AN İÇİNDE ASLA HÜKMÜ KALKMIŞ, NESH EDİLMİŞ AYET YOKTUR. KUR’AN NESİHTEN BAHSEDER AMA KUR’AN İÇİNDE DEĞİL, DAHA ÖNCE GÖNDERİLEN KİTAPLAR ARASINDA NESHİN OLDUĞU BİLDİRİLİR.

Sizce Allah önce Kur’an da hükmedip, hükmünü değiştirmek istediğinde, Kur’an dışından vahiyle değiştirir mi? BU YÖNTEM BİZLERİN KAFASINI KARIŞTIRMAZ MI? TOPLUM ARASINDA KARMAŞA YARATMAZ MI? ELBETTE YARATIR. BÖYLE BİR ŞEY YAPMADIĞINI, KUR’AN I DİKKATLE OKUYAN VE AYETLER ÜZERİNDE DÜŞÜNEN HER MÜSLÜMAN FARK EDECEKTİR. LÜTFEN ALLAH A KULAK VERELİM, RİVAYETLERE DEĞİL.

Ayette hadiste Allah vahyidir diyenler, Ayetle hadis çeliştiğinde hadisi doğru kabul eder, onun hükmünü kabul ederiz dediklerinde, ALLAH GELECEĞİ GÖREMEDİĞİ İÇİN, OLAYLAR YAŞANDIKÇA HÜKMÜNÜ DEĞİŞTİRİYOR demiş olduklarının, lütfen farkına varmalıdırlar. Allah geleceği ve olacakları bilir, hükmünü de ona göre verir. Geçmiş toplumlarda verdiği bazı hükümlerini değiştirme nedenlerinin bir kısmını Allah açıklar Kur’an da, bir kısmı hakkında ise detaylı bilgi vermez. Nedenini Allah bilir, bizler doğru değerlendiremeye biliriz.  Allah en emin en doğru bilginin, Kur’an olduğunu söyler ve kaynağından emin olamadığınız sözlerin, bilgininde ardına düşmeyin diye uyarır.

Değerli kardeşlerime hatırlatmak isterim, rivayet edilen tüm hadisler, Peygamberimizin vefatından yaklaşık 200 yıl sonra kayda alınıp yazılmaya başlanmıştır. YANİ BU HADİSLER ALLAH IN RESULÜNDEN BİZLERE NAKLEDİLMİŞ DEĞİLDİR, ONUN KONTROLÜNDENDE GEÇMEMİŞTİR. O günlerde bile toplanan hadis sayısının 500 civarında olduğu rivayet edilir. Onun içindir ki hadislerden bahsedilirken söze, BİR RİVAYETE GÖRE DİYE BAŞLANIR VE HADİSLER İKİNCİ, ÜÇÜNCÜ ŞAHIŞLARIN NAKLİDİR. Sizce böyle bir bilgiyi, Allah ın vahyi kabul edip, Kur’an ile Eş tutabilir miyiz? O günlerde toplanan hadislerin sayısını hatırlayın, birde günümüzde, dinde sakın bölünmeyin emrine inat mezheplere bölünen ve onların kabul ettiği rivayet hadisleri bir araştırın bakalım, sayılarının milyonu bulduğunu göreceksiniz. BU BİLGİLERİ VAHİY DİYE KABUL EDEN, ALLAH A ASLA HESAP VEREMEZ HATIRLATIRIM.

Mezhepleri lütfen araştırınız. Her mezhebin doğru kabul ettiği rivayet hadisler farklıdır. Bazılarına inananlar kâfirlikle suçlanır. Onun içindir ki mezhepler birbirine düşmandır. Kütübi siteyi bir araştırın, Hadislerin içinde bir birine ters düşen ve Peygamberimize atfedilen öyle hadisler vardır ki, insanlar bunlara vahiy gözüyle bakarsa, ne yapacağını bilmez bir durumda kalır. Sizce Allah kullarına böyle bir yöntemle İslam ı yaşamasına izin verir mi? Karar sizin, İmtihan sizin imtihanınız.

Lütfen İslam ı cemaat, tarikat ya da mezheplerin öğretilerinden uzak, önce Kur’an ı anlayarak ve üzerinde düşünerek anlamaya ve yaşamaya çalışalım. Daha sonra taşların yerine oturduğunu ve gerçeklerle buluştuğumuzu göreceksiniz. Çünkü günümüz İslam toplumunda, bazı kişiler ortaya çıkıp, insanların inançlarını kendi çıkarları doğrultusunda yönetmeye çalışıyorlar. ALLAH IN HUZURUNDA MAHCUP OLMAK İSTEMEYEN, YALNIZ VE YALNIZ ALLAH IN İPİNE SARILIR.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/
16
İlim ve Bilim / Ynt: Marduk Mayıs'ta geliyor mu?
« Son İleti Gönderen: Emre_1974tr 10 Ekim 2021, 06:34:40 ÖS 18 »
Evet artık dünyanın dört bir yanında yanardağlar aynı anda patlıyor, ve her geçen gün Nemesis Gezegen Sistemine ait olduğu düşünülen daha fazla foto ve kanıtlar elde ediliyor gözüktüğü kadarıyla.

Dünyayı yöneten elitler denilen, İlluminati elemanlarının dağlarda vs. yaptırdıkları, kendilerine aylarca lüks yaşamı sağlayabilecek sığınaklarına yerleşme sürecine girdiği ve veya girmekte olduğu iddia edilmekte. Covid-19 sürecini tam da bu Nemesis sisteminin geçiş dönemine denk getirdikleri, hatta 3. Dünya Savaşı'nı da yine bu günlerde vücuda getirerek dünya nüfusunu azaltma projelerini bu bir kaç felaketten yararlanarak gerçekleştirmekte oldukları düşünülmekte.

Ayrıca salgın hastalık ve 3. Dünya Savaşı yüzünden insanlar evlerinden pek ayrılamayacaklarından, Nemesis Gezegen Sisteminin yakınlaşması sonuca ortaya çıkacak mega tsunami ve depremlerden kaçamayacakları, güvenli bölgelere göç etme imkanı bulamayacakları söylenmekte.

Ve yine bu hastalık, mrna gen terapisi ve 3. Dünya Savaşı ile iyice belleri bükülen insanların, elitlerin güvenli sığınaklarına hücum etme hali bulamayacak kıvama getirilmeleri planlanıyor gibi.

Nemesis Gezegen Sistemi belli bir yakınlığa ulaştığında bu elitler denilen kişilerin sığınaklarına yerleşip kapıları kapayacakları, hatta interneti tüm dünyaya kapatacakları ve bu sayede insanların yardımlaşma ve haberleşmelerinin de önüne geçecekleri iddia edilmekte. Tabii kendileri güvenli yaşam alanlarında kameralar aracılığıyla olup bitenleri izliyor olacaklar.

Ve tüm bu feleketler geçtiğinde dünyanın nüfusu iyice azalmış olacak. Geriye kalan insanları da kolayca zaptedip pagan komünist ve panteist tek dünya devletine kolayca geçeceklerini düşünüyor olabilirler.

Zaten onların bilim ve teknolojilerinin bize sunduklarından en az 20 yıl ileride olduğu ve artık çoğu işi bilgisayar ve robotlara yaptıracak düzeye geldikleri, bu yüzden diğer hizmetçi insanlara pek ihtiyaçları kalmadıkları da düşünülmekte/iddia edilmekte.
17
Gönül Muhabbet ister... / Ynt: Muhabbetiniz bol olsun
« Son İleti Gönderen: maxpayna 17 Eylül 2021, 05:29:53 ÖS 17 »


Sosyal medyanın hızlı ve baş döndürücü yapısına göre burası daha dingin ve huzur veren yapısı var.

Tam emekli kahvesi  :-)
18
Gönül Muhabbet ister... / Ynt: Muhabbetiniz bol olsun
« Son İleti Gönderen: Maveraî 17 Eylül 2021, 05:19:26 ÖS 17 »
Ve aleyküm selam.
Nostalji kuşağı gibi oldu,
Hatırlarla dolu forumumuz  :)
idp09 Öyle olmuş gibi ama hiçbir şey baki değil, herşey deveran halinde değişir ve dönüşür.. Popüler sosyal mecralardan bunalıp huzur, nezih ortam, güvenilir mekan, bilgi arayışında olanların eskilere dönüş ihtiyacı zuhur edip de, bir nevi ruhsal göç gibi forumda okuma yazma arzusu duyup doluşup yazıştığı günlerin gelmeyeceğini garanti edemeyiz hiçbirimiz...

Belli mi olur; "vay be, ne çok şey yazılmış paylaşılmış, ne samimi kardeşlikler bağlar kurulmuş, sohbetler yapılmış" diyecek yeni bir kuşağın olmayacağı... idp10 ;)

Kaldırımlar şiirinde geçen bir satırdaki gibi, terkedip gitmeyen muhafazakar sadık vefalı birkaç kişiden biri olarak şahsına hassaten tebriklerimi iletiyorum ve hızlı yanıt için de.. :-*
19
Videolar / Ynt: Video
« Son İleti Gönderen: Maveraî 17 Eylül 2021, 05:00:42 ÖS 17 »
20
Gönül Muhabbet ister... / Ynt: Muhabbetiniz bol olsun
« Son İleti Gönderen: maxpayna 17 Eylül 2021, 05:00:13 ÖS 17 »
Zaman ne de çabuk geçiyor..!! Dile kolay; üyeliğimin 11. yılı ve yaşar çıkarsam da, birkaç ay sonra 12. yılına girecek... Kimler yaşıyor bakınıyor bilemiyorum; ancak bende sitenin yeri anlamı hiç değişmemiş, kolayca da değişmeyecek gibi, insanın doğduğu eve bakması gibi düşünceler hatıralar eşliğinde hüzünle bakınsam da... Uğrayıp görecek eski yeni herkese; yürekten samimiyetim ve özlemimle selam vermek istedim, esenlikler olsun.. halo Raised Hand

Ve aleyküm selam.
Nostalji kuşağı gibi oldu,
Hatırlarla dolu forumumuz  :)
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 10