Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Kutsal Kuran

34:18 Biz onlarla, içini bereketlerle doldurduğumuz kentler arasında sırt-sırta vermiş kasabalar oluşturduk; bunlar arasında gidiş-gelişler belirledik. "Geceleri ve gündüzleri, güven içinde gezip dolaşın oralarda." dedik.

34:19 Ama onlar, tutup şöyle dediler: "Rabbimiz, seferimizin arasını uzaklaştır." Böylece kendilerine zulmettiler de biz de onları efsaneler haline getirdik; hepsini darmadağın ettik. İşte bunda, gereğince sabreden, yeterince şükreden herkes için elbette ibretler vardır.
2
Serbest Kürsü / BİZLER SANIRIM, İSLAM VE İMAN ARASINDAKİ BAĞLANTIYI, DOĞRU KURAMIYORUZ.
« Son İleti Gönderen: halukgta 19 Mayıs 2022, 08:57:10 ÖÖ 08 »
Bizler İslam ve İman dendiğinde ne anlıyoruz? Bu iki kelime birbirinden ayrılabilir mi, yoksa birbiriyle bütünleşmesi gereken bir anlamı mı var. Gelin bu konuyu birlikte, anlamaya çalışalım. Bir arkadaşımız, Ankebut 51. ayetinde Allah ın, “KENDİLERİNE OKUNAN KİTABI, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMEDİ Mİ?” Ayetini kast ederek, bakın bana nasıl bir cevap vermiş.

“AYETTE İSLAM I YAŞAYABİLMEK ADINA DEĞİL, İMAN ETMEK İÇİN KURANIN YETECEĞİNİ SÖYLER.”

Bu sözlerden anlaşılıyor ki, bizler İslam ı ve onu yaşayabilmemiz yani İman edebilmemizin yol ve yöntemini, sanırım doğru anlayamadık, ya da anlamak işimize gelmiyor gibi görünüyor. İMANIMIZI KALBİMİZE İNDİRMEK, ONU YAŞAMAKLA OLUR. YAŞAMADIĞIMIZ HAYATA GEÇİREMEDİĞİMİZ İMAN, SÖZDE KALMIŞ BİR İMANDIR. Siz yazdığım ayetten, Kur’an ın İslam ı yaşayabilmek adına değil de, yalnız sözde iman etmek için mi Kur’an ın yeteceğini, Allah ın söylediğini anladınız? GERÇEK İMAN EDENLERDEN OLMAMIZ İÇİN, İSLAM I HAYATIMIZA GEÇİRECEĞİMİZ TÜM BİLGİLERE DE KUR’AN DA SAHİP OLMALIYIZ Kİ, GERÇEK İMAN EDENLERDEN OLABİLELİM. ÇÜNKÜ KUR’AN ALLAH IN KORUMASINDA. Allah ın korumasında olmayan rivayetlerden, İslam ı yaşayabilmemiz için detaylı bilgileri öğreneceğimize nasıl inanırız. ALLAH IN RESULÜ, BEN YALNIZ KUR’ANA İMAN EDERİM DİYORSA, BİZLERİDE KUR’AN A DAVET EDİYORSA, NASIL OLURDA KUR’AN IN DETAYSIZ, AÇIKLANMAMIŞ OLDUĞUNA İNANIRIZ. İsterseniz önce İslam ve iman kelimelerinden ne anlamalıyız, onu anlamaya çalışalım, çünkü birbirine bağlantılı bir kelime. Eğer birisini eksik yaparsak, diğerini etkiler.

İSLAM TESLİMİYET, YANİ YALNIZ ALLAH A TESLİM OLAN ANLAMINDADIR. Tabi Allah ın dininin ismi de İslam dır. Yalnız Allah a teslim olanlara da Müslüman denir. Din adına Allah dan başkasına da muhtaç oluyorsak, onun sözlerine de teslim oluyorsak, bu durumda yalnız Allah a teslim olmuyoruz demektir. Peki iman etmek dediğimizde, ne anlamalıyız. “İMAN DİNİN ORTAYA KOYDUĞU DOGMALARA İNANMA, DİNSEL İNANIŞ ANLAMINDADIR,” Dogma kelimesi ise, “DOĞRULUĞU DENEYDEN GEÇİRİLMEDEN, SINANMADAN KABUL EDİLEN, OLDUĞU GİBİ BENİMSENEN VE BİR ÖĞRETİNİN YA DA ÜLKÜNÜN DAYANAĞI YAPILAN SAV.” Anlamına gelir. Sizce Allah ın koyduğu dogmaların, hükümlerin dışında, İslam dininde hiç tartışmadan, itiraz etmeden, Allah ın koymadığı beşerin koyduğu dogmalarında dinin emri ya da ayetlerin detayı, açıklanmış hali olabileceğine, nasıl inanırız? EĞER İNANIRSAK, ALLAH IN YANINDA DİNE DOĞMALAR/KANUNLAR KOYABİLECEK, BEŞERİ İLAHLAR EDİNMİŞ, ONLARADA İMAN ETMİŞ OLURUZ. Gerçek İman yalnız, Allah a ve onun kanunlarına uymakla yaşanır.

Gelin şimdi, bu bilgiler ışığında düşünelim arkadaşımızın sözlerini. Allah İslam adı altında bir din gönderiyor ama bu dini yaşayabilmemiz adına gerekli detaylarını göndermiyor, ama gönderdiği Kur’an ın iman için yeteceğini bildiriyor. Bu düşünce, ne akla nede Kur’an a asla uymaz. Allah yalnız kendisine boyun eğmemizi istiyorsa, nasıl olurda gönderdiği İslam ın, dinin yaşanması adına gerekli detaylarını da göndermez. Gerçek iman edebilmemiz için, İslam ı nasıl ve ne şekilde yaşamamız gerektiğinin detaylarını da Allah göndermiş olmalı ki kitabında, O imanı kulları yaşayabilsin. ELBETTE TÜM DETAYLARI, KOLAYLAŞTIRMIŞ BİR ŞEKİLDE GÖNDERDİĞİNİ, BİZLERE KUR AN DA BİLDİRİYOR.

Öyle yanlış bir inancımız var ki, Allah Elçisine Kur’an ı vahyetmiş, detaylarını ve İslam ı nasıl yaşayacağımızı Kur’an da detaylı açıklamamış, bunu Elçisinin açıklamasına bırakmış, ümmetine O öğretmiştir deniyor. Bizlerde yüzlerce yıldır Müslümanlar, birbirinden bu detayı öğreniyor ve yaşıyoruz diye inanılmaktadır. Bu düşünce akla ve mantığa aykırı olduğu gibi, Kur’an ın tamamına da aykırı olduğunu, ancak dikkatle ve anlayarak düşünerek Kur’an ı okuyan anlayabilir. BİR BİLGİNİN HATASIZ, YANLIŞ BİLGİLER KARIŞMADAN, BU YOLLA BİZLERE ULAŞACAĞINA NASIL İNANIRIZ? Bunu yapamıyorsa, batılın ve hurafenin yarattığı bir inancı yaşayarak, Allah ın huzuruna gider. ALLAH SİZLERİ KUR’AN DAN HESABA ÇEKECEĞİM, SAKIN EMİN OLMADIĞIN BİLGİNİN ARDINA DÜŞMEYİN HESABINI SORARIM DİYECEK, DAHA SONRADA İSLAMIN HAYATA GEÇİRLİP, GERÇEK İMAN EDENLER OLMAMIZ İÇİN, BİZLER BU BİLGİLERİ HESABA ÇEKİLECEĞİMİZ KUR’AN DAN DEĞİLDE, DİLDEN DİLE DOLAŞAN RİVAYETLERDEN Mİ ÖĞRENECEĞİZ. ALLAH, AKIL FİKİR VERSİN DEMEKTEN BAŞKA SÖZÜM YOK.

Kur’an ı dikkatle ve anladığı dilden düşünerek okuyan bir Müslüman şunu çok iyi bilir. ALLAH KENDİ KOYDUĞU DOGMALARIN/KANUN VE HÜKÜMLERİN DIŞINA ÇIKMAMIZA İZİN VERMEZ. ÇÜNKÜ YALNIZ ALLAH KENDİ KOYDUĞU KURALLARIN HAYATA GEÇİRİLMESİNİ EMREDER. BAŞKA DOĞMALARA, KURALLARA UYMAMIZI YASAKLAR. ÇÜNKÜ DİNİN SAHİBİ ALLAH TIR. ALLLAH BEN HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM DİYE BİZLERİ UYARMIŞTIR. KUR’AN IN SINIRLARINI AŞMAYIN DİYE İKAZ EDEN ALLAH, AÇIKLAMADIĞI, DETAY VERMEDİĞİ HÜKÜMLERDEN, NASIL OLURDA HESAP SORAR.

Allah her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle açıkladık, Kur’an ı açıklamak bizim görevimizdir diyecek, ama hükümlerini detaylı açıklamayacak öylemi? Bu uyarıları alan bir Müslüman,  nasıl olurda Kur’an da her bilgi detaylı yoktur der. ALLAH BEDEVİ ARAPLARA KUR’AN DA, İMAN ETTİK DEDİLER AMA İMAN KALPLERİNE YERLEŞMEMİŞ DİYE UYARIR. Bunun nedeni batıl ve hurafeler ile inançlarını yaşamaya devam ettikleri, Allah ın indirdiği vahyi gereği gibi yaşamadıkları için olduğu anlatılır. Çünkü iman Allah ın koyduğu kural ve kanunlarının dışına çıkmamak, yalnız onun vahyine sarılmakla yaşanır. Eğer Kur’an ın sınırlarını aşıyorsanız, O iman kalplerimize yerleşmemiş demektir.

Kur’an ın hiç bir yerinde Allah, Kuran dışı kaynaklara yönlendirmez bizleri. Tam tersine, YALNIZ KURAN IN İPİNE SARILMAMIZI EMREDER. Allah bizlerin Kur’an a sarılmamızı emredip, Kur’an ı açıklamak bizim görevimiz diyorsa, mezheplerin, rivayetlerin ve batıl inançların dine yaptığı ilaveleri Kur’an da göremediğimizde, lütfen Kur’an dinimizi yaşayabilmemiz için yeterli değildir demeyelim. Allah ın huzurunda hesap veremeyiz.

Lütfen şunu asla unutmayalım, GERÇEK İMAN EDENLERDEN OLMAK İSTİYORSAK, ALLAH IN ÖNERDİĞİ GİBİ, YALNIZ KUR’AN A SARILMALIYIZ. İSLAM I ALLAH IN EMRETTİĞİ GİBİ HAYATIMIZA GEÇİRMEK İSTİYORSAK, YİNE ALLAH IN DOGMALARININ/HÜKÜMLERİNİN DIŞINA ÇIKMADAN, ONUN AÇIKLADIĞI VE DETAYLANDIRDIĞI KANUN VE KURALLARI DİN DİYE YAŞAMALIYIZ. KUR’AN IN DIŞINDA DİNE YAPILAN HER İLAVE, DİNİ ZORLAŞTIRIR VE BİZLERİN İSLAM DİNİNDEN YAVAŞ YAVAŞ UZAKLAŞMAMIZA NEDEN OLUR. BUNU LÜTFEN UNUTMAYALIM.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/
3
Üyelerimizden / Ynt: Spesifik / Sesli Kitap
« Son İleti Gönderen: kutbay 08 Mayıs 2022, 08:25:18 ÖÖ 08 »
Kaleminize, yüreğinize sağlık
Teşekkürler
4
Üyelerimizden / Ynt: Spesifik / Sesli Kitap
« Son İleti Gönderen: spesifikay 03 Mayıs 2022, 07:49:31 ÖS 19 »
5
Serbest Kürsü / BAKARA SURESİ 183 VE 187. AYETLERİ NASIL ANLAMALIYIZ?
« Son İleti Gönderen: halukgta 03 Mayıs 2022, 12:38:33 ÖS 12 »
Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Bakara suresi 183 ile 187. ayetler arasında geçen, ORUÇ konusu ile ilgili ayetler olacak.  Önce Bakara suresi 183. ayeti hatırlayalım.

“EY İMAN EDENLER! ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKINMANIZ İÇİN ORUÇ, SİZDEN ÖNCEKİLERE FARZ KILINDIĞI GİBİ, SİZE DE FARZ KILINDI.” (Bakara 183)

Ayette çok açık bir bilgi veriyor Allah bizlere ve diyor ki, Allah a karşı gelmekten sakınmanız için, ORUÇ SİZDEN ÖNCEKİ TOPLUMLARA FARZ KILINDIĞI GİBİ, SİZLEREDE FARZ KILINDI. Siz bu ayetten ne anladınız? Sizden önceki toplumlara da Orucu emretmiştim, Orucun nasıl tutulduğunu, şartlarını onlardan öğrenin ve orucu tutmaya başlayın diye emretmiştir diye mi anladınız, yoksa Allah bu ayette, geçmiş Kitap ehline de Orucu emretmiştim, size de emrediyorum diyerek, daha sonraki ayetlerde Oruç hakkında detaylı bilgileri mi veriyor, ne dersiz? Allah sizce açıklamayıp, detay vermediği bir emri verip, detayını geçmiş toplumlardan öğrenin der mi?  Allah yoldan sapmış Allah ın emrettiği gibi oruç tutmayan, namaz kılmayan yada Haccı atalarının kendi batıl kurallları ile yapan bir toplumu örnek gösterir, onlar gibi oruç tutmaya başlayın diyeceğine nasıl inanırız. Allah daha önce gönderdiği vahiy bozulduğu için, yeni Resul ve yeni bir kitap gönderiyor. BU DURUMDA ALLAH ÖNCE KİTAP EHLİNE BAKIN, ONLAR NASIL ORUÇ TUTUYORSA SİZDE TUTUN DEMESİ MÜMKÜN DEĞİL. ÇÜNKÜ ORTADA NEREDEYSE ALLAH IN İNDİRDİĞİ DİN KALMAMIŞ, YAŞANMIYOR Kİ ONLARA SORUP, ORUÇ NASIL TUTULUR ÖĞRENSİNLER.

Konuyu detaylandırmaya devam edelim ki, sorumuza doğru cevap bulalım. Devamındaki 184. ayetinde de, farz kılınan orucun detaylarından bahsediyor ve oruç sayılı günlerdir, hasta ya da yolculuk halinde tutamadığı günler kadar başka günlerde tutsun. Oruca gücü yetmeyenler, yani sürekli rahatsız tutamayacak durumda olanlar, yoksulu doyuracak Fidye versin bilgisini de veriyor. Ayetin sonunda da, orucun bizler için çok hayırlı, faydalı olacağı bildiriliyor.

Bakara 185. ayetinde de, Allah Oruç konusunda detay vermeye devam ederek,  Kur’an ın Ramazan ayında indirildiğini, bu aya ulaşanların bu ayı oruçlu geçirmesi gerektiği açıklaması yapılıyor. Yine hasta ve yolcu olanların bu ay bitiminde tutamadığı günler kadar tutması gerektiği bilgileri veriliyor. Allah zorluk değil kolaylık sağlar diye de açıklama yapıyor. Bakara 186. ayetinde de tüm bu açıklamalardan sonra, Kullarım benim davetime uysunlar, bana güvensizler ki doğru yolu bulabilsinler diyor. Buraya kadar her şey çok normal. Gördüğünüz gibi Allah ORUÇ emrini veriyor ve gereken açıklamaları, detaylı bir şekilde yapıyor.  ELBETTE YERİNE GETİRMEMİZ GEREKEN BİR EMİR VERDİYSE ALLAH, HAYATA GEÇİREBİLMEMİZ İÇİNDE, DETAYLI BİLGİ VERMESİ GEREKİR. Nasıl salât edin, zekât verin, Hacca gidin emrini verdikten sonra, geçmiş toplumlara da bunlar farzdı, onlar nasıl uyguladıysalar öyle yapın demeden, bizzat sorumlu tutacağına hükmettiği Kur’an da bu konular da yeterli detayı verdiği gibi, Oruç konusunda da gereken bilgileri bizzat veriyor. Şimdide gelelim Bakara suresi 187. ayete. Çünkü makalemin asıl konusu, bu ayette geçen bir konuyla ilgili. Önce ayeti yazalım.

“ORUÇ GECESİNDE KADINLARINIZA YAKLAŞMAK SİZE HELÂL KILINDI. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. ALLAH SİZİN KENDİNİZE KÖTÜLÜK ETTİĞİNİZİ BİLDİ VE TÖVBENİZİ KABUL EDİP BAĞIŞLADI. ARTIK RAMAZAN GECELERİNDE HANIMLARINIZA YAKLAŞIN VE ALLAH’IN SİZİN İÇİN TAKDİR ETTİKLERİNİ İSTEYİNİZ. Sabahın beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yiyiniz, içiniz, sonra akşama kadar orucu tamamlayınız. Mescitlerde itikâfa çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyiniz. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayınız. İşte böylece Allah, ayetlerini insanlara açıklar. Umulur ki korunurlar.” Bakara 187

Ayeti, diğer ayetlerin devamında okuduğunuzda, bu ayetten de çok açık şunu anlıyoruz. Geçmiş toplumlara yani diğer Kitap Ehline Oruç emredilirken, orucun tutulacağı koşullar arasında, demek ki eskiden oruç gecelerinde eşlerin cinsel ilişkileri de yasakmış. Ama Allah Kur’an indirilirken, ORUÇ emrinin detaylarını bizlere anlatırken, bu hükmü değiştiriyor ve bundan böyle sizler oruç tutarken, artık Oruç gecelerinde bu yasağı kaldırıyorum, nesih ediyorum ve eşlerinizle birlikte olabilirsiniz diyor.  AYETİN DEVAMINDA DA YİNE, ORUCUN BAŞLADIĞI VE BİTTİĞİ NOKTALARIN DETAYINI BİLDİRİYOR BİZLERE.

İyide bunu anlamayacak ne var, neden bu ayetleri makalenizin konusu yaptınız diyebilirsiniz. Bazı kişiler bu ayetleri topluma anlatırken, şöyle açıklama yapıyorlar. Oruç emri Müslümanlara Bakara suresi 183. ayetle emredilmiş ve bu ayette, SİZDEN ÖNCEKİLERE FARZ KILINDIĞI GİBİ SİZE FARZ KILNDI DENİYOR, BU DURUMDA MÜSLÜMANLAR BAKARA SURESİ 187. AYET GELENE KADAR, ORUÇ GECELERİNDE EŞLERİYLE CİNSEL İLİŞKİYE GİREMİYORLARDI, ORUCU BU ŞEKİLDE TUTUYORLARDI. Allah Bakara suresi 187. ayeti indirdikten sonra, oruç geceleri eşleriyle birlikte olması serbest oldu diyenler var. Peki, bu bilgiyi nereden alıyorlar? Allah ın böyle bir açıklaması Kur’an da yok. Daha da ilginci ve tehlikelisi, Allah çok yakın bir zaman bile geçmiş olsa, ORUÇ ayetinin bu hükmünü NESH etmiştir, hükmünü kaldırmıştır diye topluma anlatanları görüyoruz. Allah değiştireceği bir hükmü, kısa bir zaman için neden emretsin? BU YANLIŞ ÖRNEK DEN YOLA ÇIKARAK, MEZHEPLERİN ÖĞRETİSİ BATIL İNANÇLARINI AKLAYABİLMEK İÇİN, BİRÇOK AYETİN HÜKMÜNÜN KUR’AN DA KALKTIĞINA, NESİH EDİLDİĞİNE İNANILMAKTADIR. AYRICA MEZHEPLERİN, DİNE YAPTIKLARI İLAVELERİ HAKLI GÖSTEREBİLMEK İÇİN, ALLAH GEÇMİŞ TOPLUMLAR NASIL UYGULADIYSALAR ÖYLE YAPIN, EMRİNİ VERMİŞ İZLENİMİ VERİLEREK, KUR’AN IN BAHSETMEDİĞİ ONCA İTİKAT, DİNİN EMRİ GİBİ GÖSTERİLMİŞTİR.

Buna inandığımız andan itibaren, Kur’an ın özüne aykırı bir düşünceyi kabul etmiş olacağımız gibi, ayetleri de kendi düşüncelerimiz doğrultusunda, birbirinden ayırmış parçalamış kendimizce anlamlar vermiş ve bazı ayetleri hükümsüz kılmış oluruz. Bakara 85. ayetinde Allah, ”SİZ KİTABIN BİR KISMINA İNANIYOR, BİR KISMINI İNKÂR MI EDİYORSUNUZ?” diye uyararak, bizlerin eksiksiz Kur’an a iman etmemizi emretmiştir.  Bakara 183. ayet ile 187. ayetlerin tamamı, ORUÇ ile ilgili gereken detayları veriyor. Birbirinden ayrı asla düşünemeyiz. Yani Allah 183. ayette, geçmiş toplumlara farz kıldığım orucu, bizlere de farz kıldığı bilgisini veriyor ama detayını da bildiriyor. Burada anlatılmak istenen,  ORUCUN GEÇMİŞ TOPLUMLARADA, FARZ OLDUĞU BİLGİSİDİR.

KUR’AN’DA KİTAP EHLİNİN, ATALARININ İNANCINI DİNE YAPTIKLARI İLAVELERLE ADETA KENDİLERİNE BEŞERİ BİR DİN YARATARAK, YOLDAN SAPTIKLARI ANLATILIR. BU AÇIKLAMALARI YAPAN ALLAH, ONLAR NASIL ORUÇ TUTUYORSA, SİZDE ONLARDAN ÖĞRENİN ORUÇ TUTMAYA BAŞLAYIN DERMİ? Elbette mümkün değil. Açıklanmamış, detay verilmemiş bir emri Allah ın verdiğine nasıl inanırız. Bu ayetinde Allah, Oruç emrini önce veriyor ve diğer ayetlerinde de Orucun detayları hakkında bilgi veriyor. Hatta diyor ki, daha önce Kitap Ehline oruç geceleri eşleri ile birlikte olmak da yasaktı. Ama Allah sizin kendinize, nefsinize kötülük ettiğinizi bildi, yani bu emrimi nefsinize uymayarak yerine getirmediğinizi, zaman zaman gördü ve sizlerin tövbesini kabul edip bağışladı. Artık Oruç gecelerinde sizler eşlerinizle beraber olabilirsiniz, açıklaması yapılıyor. YANİ ORUCUN KURALLARINDA, GEÇMİŞ TOPLUMLARA GEÇERLİ OLAN BİR HÜKMÜ ALLAH, BİZLERE UYGULAMIYOR, NESİH ETTİĞİNİ SÖYLÜYOR.

Kur’an içinde, tüm İslam toplumlarını ilgilendiren, bağlayıcı olan hiç bir ayet nesih edilmemiş ve hükmü kalkmamıştır. NESİH, ALLAH IN GÖNDERDİĞİ KİTAPLAR ARASINDA OLMUŞTUR, BUNU KUR’AN DAN ANLIYORUZ. Bakara suresi 106. ayetinde Allah, Biz bir ayetten her neyi nesh eder veya unutturursak, ondan daha hayırlısını yahut mislini getiririz der. Maide suresi 101. ayetinde de, SİZE AÇIKLANDIĞINDA CANINIZI SIKACAK ŞEYLERLE İLGİLİ SORU SORMAYIN. KUR’AN İNDİRİLMEKTE İKEN ONLARI SORARSANIZ, SİZE AÇIKLANIR. ALLAH ONLARDAN VAZGEÇMİŞTİR, NESH ETMİŞTİR DİYE GEÇER.  Ne yazık ki buna benzer bazı ayetleri öne sürüp, kendilerince anlamlar verip, şu ayet gelince bu ayetin hükmü kalkmıştır şeklindeki yanlış düşünceler, bizlerin Kur’an ı yanlış anlamamıza neden olmaktadır.

Bu düşüncelerimi söylediğimde, bazı kardeşlerim şu örneği veriyorlar Kur’an dan.  Mücadele suresi 12. ayetinde Allah, önce şöyle bir ayet indiriyor. “EY İMAN EDENLER! ELÇİ İLE ÖZEL BİR ŞEY KONUŞACAĞINIZ ZAMAN, BU ÖZEL KONUŞMANIZDAN ÖNCE BİR SADAKA VERİN! “ diye ayet indiriyor ama bu hükmü yerine getirmek Müslümanlara zor geldiğinde Allah, bu emrini daha sonraki ayetiyle NESH edip hükmünü kaldırıyor ve bakın ne diyor. “ÖZEL KONUŞMANIZDAN ÖNCE SADAKALARI VERMEKTEN ÇEKİNDİNİZ Mİ? ÇÜNKÜ SADAKA VERMEYİ YERİNE GETİRMEDİNİZ, ALLAH DA SİZİ AFFETTİ.” Bu iki ayet örnek gösterilip, bakın Kur’an içinde de NESH varmış, demek ki diyenleri duyarsınız. Hâlbuki bu ayetleri ile Allah ilk önce Elçisini ikide bir, olur olmaz gereksiz yere evine giderek rahatsız edilmesini engellemek ve de o günkü kullarını bu hükmü ile geçici sınadığını görüyoruz. YANİ BU EMİR TÜM MÜSLÜMANLARI DEĞİL, YALNIZ O GÜNKÜ MÜSLÜMANLARA HİTABEN, ÖZELLİKLE ELÇİSİNİN ÖZEL DURUMU İLE İLGİLİ İNDİRİLMİŞ AYETLEDİR. ÇÜNKÜ ALLAH IN RESULÜNÜN, BU RAHATSIZLIĞINI DİLE GETİREMEDİĞİ BELİRTİLİYOR ÖZELLİKLE AHZAB 53. AYETİNDE. LÜTFEN ONUDA OKUYUNUZ.

Değerli kardeşlerim, lütfen ayetleri anlamaya çalışırken, Kur’an dışı bilgilerin etkisinde kalmadan, Kur’an bütünlüğünde ayetleri anlamaya çalışalım. ÇABA BİZDEN, YARDIM YÜCE RABBİMİZDEN. Dilerim cümlemiz, gönül gözleri Kur’an ile aydınlanan, Allah ın azınlık halis kulları arasında oluruz.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/
6
Üyelerimizden / Spesifik / Sesli Kitap
« Son İleti Gönderen: spesifikay 30 Nisan 2022, 08:34:05 ÖS 20 »

Merhabalar
Aslında bu platforma üyeydim ama bilgilerimi unuttum
Seslendirmelerimi paylaşmak istiyorum
Keyifle efendim
7
Gönül Muhabbet ister... / Ynt: PAYLAŞIMLAR
« Son İleti Gönderen: kutbay 27 Nisan 2022, 12:40:28 ÖÖ 00 »
8
Namaz / Ynt: Tüm insanların namazı arayışı
« Son İleti Gönderen: Emre_1974tr 18 Nisan 2022, 01:27:53 ÖÖ 01 »
Ve bu yazımda bahsettiğim Deepak Chopra Müslüman olduğunu açıkladı.
9
Günümüzde biz Müslümanların yaptığı en büyük yanlış, Kur’an kelimesinin gerçek anlamını bilmeden Kur’an ı okumamızdan kaynaklanıyor. Daha doğrusu toplumun, Kur’an ı Allah ın istediği gibi anlaşılmasının önüne dini kullanan, ondan faydalanan çıkar çevreleri geçiyor. Bizler hiç araştırmadan, Allah ın vahyi Kur’an ı  düşünerek anladığımız dilden okumadan, her söylenenlere inanıyoruz. SANIRIM BU BİZİM KOLAYIMIZA GELDİĞİ İÇİN,  ÇABA HARCAMADAN HER SÖYLENENİ DOĞRU KABUL EDİYORUZ. Okuduğumuz kitabın Kur’an olabilmesi için, Allah ın vahyini bizler aracısız okuyup anlayabilmeli, yani tebliğ alabilmeliyiz. Anlayamıyorsak ona Kur’an diyemeyiz. SÖZLERİNİ ANLAYAMADIĞIMIZ, ÜZERİNDE DÜŞÜNÜP HAYATA GEÇİREMEDİĞİMİZ BİR KİTABA, NASIL OLURDA KUR’AN DERİZ. Çünkü Kur’an vahyin bizzat tebliği için indirilmiştir. Tebliğ açıkça gerçekleşmiyorsa, yani anlayamıyorsak ayetlerin ne söylediğini, ona Kur’an dememiz sizce doğru olabilir mi? Çünkü Kur’an ın indiriliş amacı gerçeklemiş demektir. Hâlbuki Allah Kur’an ı indirirken ilk emirlerinden biriside neydi hatırlayalım.

Alak 1: YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKU! (Diyanet meali)

Lütfen bu ayeti devamında bahsedilen konuları da göz ardı etmeden anlamaya çalışalım ayeti. Ayetin devamında hayatın gerçekleri, nasıl yaratıldığımız anlatılıyor. Allah Elçisine, sen Allah ın yarattığı gücü, mucizeleri, delili gör, yani ayetlerimi OKU emriyle Allah, tüm âlemi izle, anla yani oku emri veriliyor. Ayet kelimesi Arapçada, DELİL, AÇIK ALAMET, İŞARET, MUCİZE anlamlarına gelir. Bu ayeti okuduğunuzda şöyle bir soru gelebilir aklınıza. Kur’an yeni indiriliyor, Allah ın elçisi neyi okuyacak? Bu durumda İKRA kelimesine yalnız oku anlamını vermek, büyük hata olur. Allah elçisine, sana vah yettiklerimizi topla ve iyi anla, hayatın gerçekleri ile karşılaştır, daha sonrada kullarıma tebliğ et onlarda bilgi sahibi olsun, gerçeklerle buluşsun emri veriliyor. Bu ayetin asıl amacı, ne yazık ki bizlerden saklanmıştır. Bu ayette Allah elçisine, BENİM SANA VAHYET MEDİĞİM HİÇ BİR ŞEYİ, DİNİN EMRİ DİYE TEBLİP ETME SAKIN DİYOR. Dikkat ettiyseniz ayette okunacak, yani topluma dağıtılıp, tebliğ edilecek olanların, yalnız Allah ın adıyla yani onun emirlerinin anlatılması dağıtılması isteniyor. ELÇİLİĞİNİN DAHA İLK GÜNLERİNDE, BU EMRİ ALAN ALLAH IN ELÇİSİ, KUR’AN DIŞINDA, BUNLARDA BENİM DİNE KOYDUĞUM HÜKÜMLERDİR DERMİ?

Kur’an OKUNAN ŞEY anlamına geldiği gibi, toplamak bir araya getirmek anlamlarına da gelir. Peki nasıl bir okuma şekli acaba, anlamını bilmeden de okumak Kur’an anlamında olabilir mi? Kuran kendine başka isimlerde vermektedir. Daha çok birer sıfat olmakla birlikte, Kur an şu kelimeleri de kendisi için kullanır: Hâkim (hikmetlerle dolu), Tenzil (Allah’tan indirilen), Nûr (ışık), Kitap, Furkan (ışıkla karanlığı, iyi ile kötüyü ayıran), Zikir (Allah’ın anılmasını sağlayan). Sizce böyle bir kitap, nasıl okunmalıdır? Bakın Allah Kur’an kelimesiyle bizlere nasıl bir okunan, tebliğ edilen vahiyden,  kitaptan bahsediyor onu anlamaya çalışalım.

 Yusuf 1–2: Elif, lâm, râ. BUNLAR, APAÇIK KİTABIN AYETLERİDİR. AKLINIZI KULLANASINIZ DİYE BİZ ONU ARAPÇA BİR KUR’ÂN OLARAK İNDİRDİK. (Bayraktar Bayraklı meali)

Zümer 27–28: ANDOLSUN, ÖĞÜT ALSINLAR DİYE BİZ BU KUR’AN’DA İNSANLAR İÇİN HER TÜRLÜ MİSALİ VERDİK. Biz onu, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur’an olarak indirdik. (Diyanet meali)

Sanırım Allah’ın okumaktan neyi kast ettiğini, şimdi çok daha açık anladık. Allah Arap toplumuna, kendilerine tebliğ edilen Kur’an ayetlerini anlayabilmeleri ve ayetler üzerinde düşünüp, akıllarını kullanabilsinler diye Arap toplumuna, kendi dillerinden indirildiğini söylüyor. İlk ayette dikkat ettiyseniz, önce KİTAP ismini kullanıyor, daha sonrada aklını kullanıp düşünebilmeleri içinde ARAPÇA KUR’AN OLARAK İNDİRDİK DİYOR. BİZLER EĞER KUR’AN I ANLAMADAN, NE OKUDUĞUMUZU BİLMEDEN OKUYORSAK, O ANCAK BİR KİTAP OLABİLİR AMA KUR’AN OLAMAZ. Eğer bizler O kitabı anlayarak ve üzerinde düşünerek okuyabiliyorsak, ALLAH IN VAHYİNİ DÜŞÜNEREK ARACISIZ TEBLİĞ ALABİLİYORSAK, O ancak o zaman Kur’an vasfını kazanmış olur. Ne okuduğumuzun farkında değilsek, bizler O kitaba nasıl Kur’an deriz? BÖYLE BİR OKUMANIN BİZLERE ASLA HİÇ BİR FAYDASI OLAMAZ. BÖYLE OKUMAKLA SEVAPTA KAZANAMAYIZ. ÇÜNKÜ TEBLİĞİ ALAMIYORUZDA ONDAN.

Zümer SURESİ 27–28. ayetlerde de aynı konuya açıklık getiriyor. Yemin ederek, Kur’an ın indirilmesinin amacı olarak, ÖĞÜT ALMAMIZ İÇİN ALLAH BİZLERE, HER TÜRLÜ MİSALİ VERDİĞİNİ SÖYLÜYOR. Eğer anladığımız dilden okumuyorsak, nasıl öğüt alırız. Bu durumda Kur’an ın amacını gerçekleştiremiyorsak, okuduğumuz kitaba nasıl olurda Kur’an deriz. Ayetlerde anlatılmak istenen kitabın Kur’an olabilmesi için, Arapça olması değil, ANLADIĞIMIZ DİLDEN OKUNUP, AYETLERİN TEBLİĞ ALINMASI VE HAYATA GEÇİRİLMESİNDEN BAHSEDİLİYOR. Şimdi hatırlatacağım ayete lütfen dikkat.

Nahl 98: Şimdi Kur’ân okumak istediğin zaman, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali)

Allah Kur’an okumaya başlamadan önce, bakın ne yapmamızı istiyor. Bu ayet topluma anlatılırken, Kur’an ı okumaya başlamadan önce, EĞUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM diyerek Kur’an ı okumamız gerektiği anlatılır. Hâlbuki Allah bu ayetinde bizlere çok önemli bir uyarıda bulunuyor ve diyor ki, Kur’an ı anlayabilmeniz için, önce kafanızdaki şeytanın ve şeytanlaşmış insanların sizlere anlattığı yalan, yanlış rivayetlerden önce kurtulun, güvendiğiniz veli edindiğiniz kişilere değil, yalnız Allah a sığının ve kafanızı yanlış bilgilerden temizledikten sonra KUR’AN I OKUMAYA BAŞLAYIN Kİ, KUR’AN I ANLAYABİLESİNİZ. Eğer bunu yapmıyor da, bizlere öğretilen rivayetlerin ışığında Kur’an ı anlamaya çalışırsak, Allah asla Kur’an ı anlayamayacağımızı söylüyor. GÜVENECEĞİMİZ TEK KİTAP, EĞRİYİ DOĞRUDAN AYIRAN KUR’AN DIR, YANİ ALLAH DIR. Hâlbuki bizlere ne öğretildi, rivayet hadisler olmasaydı Kur’an kapalı kalır anlaşılamazdı, demiyorlar mı? İşte tüm bu söylemler, şeytanın ve şeytanlaşmış insanların aldatmacalarıdır. BUNLARDAN KURTULMAYAN, ASLA KUR’AN I ANLAYAMAZ. BUNU ALLAH SÖYLÜYOR HATIRLATIRIM.

Lütfen Allah ın indirdiği kitabı, anladığımız dilden okuyalım. Yoksa Allah ın tebliğini alamayız. Alamadığımız içinde Allah ın gerçekleri ile de buluşamayız. Uydurdukları dinin devam edebilmesi için, toplumun Kur’an ile buluşması engelleniyor. Kur’an her dile çevrilemez deniyor. Hatırlayınız lütfen Zebur da, Tevrat ta, İncil de Kur’an da, o günkü toplumun diliyle indirildi. Ama indirilen kitaplardan, tüm toplumlar sorumluydu. Lütfen Kur’an ın bu konudaki ayetlerini okuyunuz, hepsinde ayetlerin dikkatle, iyice okunup ayetler üzerinde düşünülmesi istenmektedir. Sırf bu ayetler bile, Kur’an ı her toplumun anladığı dilden okuması gerektiğinin apaçık kanıtıdır. Lütfen şu ayete bakar mısınız?

“EĞER BİZ ONU BAŞKA DİLDE BİR KUR’AN YAPSAYDIK ONLAR MUTLAKA, “ONUN AYETLERİ GENİŞÇE AÇIKLANMALI DEĞİL MİYDİ? BAŞKA DİLDE BİR KİTAP VE ARAP BİR PEYGAMBER ÖYLE Mİ?” DERLERDİ.” (Fussilet 44)

Allah hiçbir kulunun, hesap günü bahane bulmamamsı için, tüm gönderdiği kitapları kendi dilleri ile göndermiş. Eğer göndermeseydik, bizim dilimizde göndermemişsiniz diye bahane bulurlardı diyor. Bu ayetten alacağımız kısadan hisseye gelince. Hani Kur’an gerçeklerini saklayanlar söylüyorlar ya, Kur’an diğer dillere tam olarak çevrilemez diye. Eğer doğru olsaydı, insanlar şunu söyleme bahaneleri olmaz mıydı hesap günü? “ALLAH IM BİZİM DİLİMİZDEN KUR’AN I GÖNDERMEMİŞSİN, BAŞKA DİLEDE TAM ÇEVRİLMİYOR, BU DURUMDA BİZLERİ NASIL SORUMLU TUTARSIN KUR’AN DAN.” İlginç olan, İslam dininde ruhban sınıfı da yok, güveneceğimizin yalnız Allah kendisi yani KUR’AN olduğunu söylüyor. ÇÜNKÜ VELİLER EDİNİP ARDI SIRA GİTMEYİN DİYEN, KUR’AN IN BİZZAT KENDİSİ. Bu durumda eğer Kur’an başka dillere tam ve doğru çevrilmiyorsa, Kur’an ın tüm insanlığa indirildiğini nasıl söyleriz.

Lütfen batılın ve şeytanın etkisinde kalan insanların yarattığı dine inanmayalım. ALLAH IN EMRETTİĞİ GİBİ, ARACISIZ KUR’AN I ANLAMAYA ÇALIŞALIM. Önümüze çıkartılan, toplumu tedirgin eden kendi dilimize batılın etkisiyle çevrilmiş, birçok Kur’an tercümeleri çıkacaktır. Onlardan korkmayalım, yeter ki Kur’an ı Allah ın dediği gibi, tüm batıl inançlarımızdan kurtularak, yalnız Allah a sığınarak okumaya, anlamaya çaba gösterelim. Çok şükür Kur’an ı doğru tercüme edenler var. Allah onlardan razı olsun inşallah. Aralarında, kendi çıkarlarına alet etmeye çalışarak, tercüme ettikleri ayetleri, inanın zamanla fark edeceksiniz. ÇÜNKÜ ALLAH BU FİTNELERİN OLACAĞINI BİLDİĞİ İÇİN,  KUR’AN DA AYNI KONULARI BİRÇOK AYETİNDE FARKLI ŞEKİLDE TEKRARLAMIŞ, İZAH ETMİŞ Kİ, ART NİYETLİ İNSANLARIN İFTİRALARI, AYETLERİ TAHRİF ETTİKLERİ ORTAYA ÇIKSIN.

Lütfen unutmayalım, Allah adaletlidir ve yemin ederek bizlere kolaylaştırdığı Kur’an ı gönderdiğini söylüyorsa, bizlerin samimi, içten çabalarımızın neticesinde, Kur’an gerçekleri ile buluşacağımızı unutmayalım. Allah böyle kullarımın gönül gözlerini açarım diyor ve her kulunu gücü nispetinde sorumlu tutacağınıda bildiriyor. Çaba bizden destek Allah dan. ALLAH IN BU YARDIMINI LÜTFEN UNUTMAYALIM VE EMİN OLAMADIĞIMIZ KİŞİLERİN SÖZLERİNE DEĞİL, ALLAH IN SÖZLERİNE KULAK VERELİM. ALLAH İMTİHANIMIZDA, CÜMLEMİZİN YARDIMCISI OLSUN İNŞALLAH.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/
10
Oruç / Ynt: Ramazana Dair
« Son İleti Gönderen: maxpayna 02 Nisan 2022, 09:59:11 ÖS 21 »

2022 yılının Ramazan'ı mübarek olsun.
Rabbim bereketli geçirmeyi nasip eylesin,  idp15
Herkese selam saygı ve hürmetler  Raised Hand
Sayfa: [1] 2 3 ... 10