sad suresi ayet (41-44)

  • 0 Cevap
  • 4206 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı iktibas

  • Cengiz sarsmazelsoy
  • ***
  • 421
sad suresi ayet (41-44)
« : 07 Şubat 2009, 03:03:03 ÖS 15 »
41- Ey Muhammed! Kulumuz Eyyüb'ü da an. O Rabb'ine "Doğrusu şeytan bana yorgunluk ve azab verdi" diye seslenmişti.
42- Biz de ona "Ayağını yere vur! İşte yıkanacak ve içilecek soğuk bir su " dedik.
43- Ona bizden bir rahmet ve sağduyu sahiplerine bir ibret olarak ailesini ve onlarla beraber bir eş daha bağışladık.
44- Ey Eyyüb: "Eline bir demet sap al, onunla vur, yeminini bozma" demiştik. Gerçekten  çok sabırlı bir kulumuzdu, daima Allah'a yönelirdi

Ayette görüldüğü gibi eyub as. Başına bir iş gelmiştir.başına gelen bu işin şeytan tarafından musallat olduğunu görmekteyiz.bu musallat olan işin hastalık olarak yada azab olarak yorumlamak yanlış olur.Allahtan başka azab yada hastalık verecek bir varlık olamadığından eyyub as. Kalem suresinde bahsedildiği üzere yunus a.s gibi öfkelenmiş olabilir.davud a.s süleyman a.s gibi peygamberlerin yaptığı hatalar gibi,tabi bu büyük hatalar değildir.bu surelerde ki ayetlerde bu hatalardan bahsedilmiş ve başına Allah tarafından bir azabın musallat olduğunu  görmekteyiz.eyyub a.s ağır hasta olma hesabı ile insanlar eşi çocukları yakın olan tanıdıkları ondan uzaklaşmış ve bu durumdan dolayı sıkıntıya düşmüş olabilir.ailesinin şeytani dürtü ile uzaklaşmış olduğunuda söyleyebiliriz.herşeyi Allah bilir.

Eyyub a.s bulunduğu hal uzere imtihanı başarıyla kazanmayı başarmıştır.yunus a.s,davud a.s,süleyman a.s. gibi bağışlanmıştır.eyyub a.s sahip olduğu iktidar ise daha önceki peygamberlere verildiği gibi  gibi Allah tarafından verilmiştir.yine babadan oğula geçen saltanatlarla karıştırılmamalıdır. Eyyub a.s yaşadığı anların imtihanını hakkıyla vermiştir.Allaha diğer peygamberler gibi hakkıyla kul olmuştur.

Rivayetlere göre gelen bilgilere göre çok vefatkar, itaatkar ,ahlaklı olan eşine bir itaatsızlığından dolayı eşine vuracağına dair yemin etmiş.bu durum bir ceza olsun diyemi yoksa başka sebeblerden dolayımı bilmiyoruz. Burda yemin etmenin yada söz vermenin önemiminide anlamış oluyoruz.bir demet ot yada çalı alıp eşine ettiği yeminden dolayı eşine vurması söylenmiş . böyle bir uygulama peygamberimizin zamanındada vuku bulmuştur. Ibni macenin. Tirmizinin ,ahmed bin hanbelin ve bir çok hadis kaynaklarında bahsedildiği üzere peygamberimiz zina yapan bir yaşlı adama bu uygulamayı gerçekleştirmiş.

Bu ayetlerden çıkarılacak ders şudur.peygamberler hayatlarındaki imtihanı hakkıyla vermişti. Onlar içinde bulunduğu günün imtihanını vererek yapmışlar. Bizim yaptığımız gibi ahlak olmadan devler kurmaya çalışmamışlar.öyle peygamberler vardırki onlara bir kişi dahi iman etmemiş ancak görevlerini yerine getirmişler.müslümanın hedefi devlet değil o anın hesabını vermek olmalıdır.devlete kurmaya karşı olduğumuzdan dolayı değil Allah izin verirse devlet öncesi basamakları gerçekleştirdiğimiz taktirde oda olucak inş.ilk basamağı gerçekleştirmeyen bir müslüman ikinciye atladığı taktirde değişik çizgide bulur kendini.
Islami devleti ve islami toplumu olmadan islam yaşanmaz anlayışı sakat bir anlayıştır. Geçmiş peygamberlerden öyleleri vardırki islami toplumu ve devleti olmamıştır. Yinede başarılı bir peygamber başarılı bir mumin olmuşlardır.bir işyerinde bugünün şartlarında namazı ikame edeiyorsak, ahlaken örnek olabılıyorsak adaletten ayrılmıyorsak , tevhid ve tağutun anlamını ,rabbin anlamını ilahın anlamını,ibadetin anlamını,zemin ve ortam bulunduğu taktirde anlatabiliyorsak o anın imtihanını veriyor ve islamı yaşıyoruz demektir.

Iranda yaşayan bir müslüman kardeşimden irandaki gelişmeleri anlatmasını rica ettim. Anlattıkları beni dehşete düşürdü.ıranın ticaretlerinde ,alışverişinde faiz olduğunu söyledi kendisi orda yaşayan iranlı birine faizle ilgili ayetleri anlatmış ve tağutun anlamında bahsedince o insanda şaşırmış demişki (o zaman burda herkes tağut abi)demiş tağutun hukumlerine göre alış veriş yaplıyorsa faiz alınıp veriliyorsa evet tağuttur.

Iknci konuştuğu mesele mihr ve evlilik meselesi iranda evlenecek bir kadına 200 altın mihr verilmedikçe evlenemiyor iste o an ödesin ister  yüzyıl sonra ödensin bu şart. Biriyle evlenirken 200 altın boçlanıyorsun.resmi kayıtlara geçiyor bu borç işi.ayrıca muta nikahıda yapılmasında sakınca yok iran için.
Islamda mihr ile ilgili ayeti arkadaşımız okuyor ister 1 altın ister isterse ki evlenmek isitemiyorsa 1000 altın ister . ama 200 altın istemek bir zorunluluk değildir. Diyor. Bu konudada adam şaşırmış.
Benim 20 yıllık iran hayalim artık bitti desem yeridir.artık ülkeye göre değil şahıslara bakmak lazım her milletten insanlar farklı hukmu ülkeye göre değil şahıslara göre koymak değerlendirmek lazım.kuran vahyini içine sindirmeden devlet kurulunca demek böyle oluyor.

Türkiyedede evlilik şartları o kadar kolay olmuyor. Evlenilecek insanlardan,oturma odası,yatak odası,yemek odası mutfak eşyası beyaz eşya derken ev müzelik oluyor.
Misalen önümüz kış sobanın yanıbaşı varken yatak odasındamı yatarım?
Sanki ev değil fuar düzenliyoruz.




Konu islami yaşantıya ve problemlerimize gelmişken islam adına çıkan cemaatlerede bir göz atalım.
Aralarında müthiş bir ihtilaf var bu cemaatlerin ihtilafı sona erdirmek için kuran ve sahih sünnet çerçevesinde hareket eden insanımız ihtilafı ortadan kaldırıyor. Sona erdirmek istemeyip hala cemaat taraftarlığı yapanlar yoluna devam ediyor.

Ali imran- 104- Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten sakındıran bir ümmet olsun. İşte kurtuluşa erenler bunlardır.
Bu ayeti kuran ve sünnet çerçevesinde gerçekleştirirse hayrı ve münkeri tespit ederde yaşarsa kurtuluşa erer.

Daha cemaatler 1500 yıl önceki Yahudi ve hristiyanların savunduğu fikirleri savunuyor.diyorlarki bizden günahkar olanlarımız cehennemde yanacağız ordan çıkıp tekrar cennete gireceğiz. Bu fikirleri kuran yanlış olduğunu izah etmiştir.
                                                                      BAKARA SURESİ
80- Sayılı günlerden başka katiyyen bize ateş dokunmayacak dediler. De ki; `Allah'tan bu yönde söz mü aldınız -ki Allah asla sözünden caymaz- yoksa Allah hakkında bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?
81- Hayır, öyle birşey yok. Kim kötülük işler de günahı tarafından kuşatılırsa onlar ebedi olarak kalmak üzere Cehennemliktirler.
82-İman edip iyi ameller işleyenler de orada ebedi olarak kalmak üzere Cennetliktirler.
Şefaat konusunda dahi 1500 yıl önceki arab muşriklerin savunduğu fikirleri savunuyoruz.
Allah ile kul arasına aracıları yok edemedik.
yunus 18- Onlar Allah'ı bırakarak kendilerine ne zarar ve ne de yarar dokunduramayan putlara tapıyorlar ve "Bunlar Allah katında bizim aracılarımızdır" diyorlar. Onlara de ki; "Göklerde ve yerde Allah'ın bilmediği bir şeyi mi O'na haber veriyorsunuz? Allah onların koştukları ortaklardan uzak ve yücedir.

Zümer 3- İyi bil ki, halis din yalnız Allah'ındır. O'ndan başka dostlar edinerek, "Onlar bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz " derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde hüküm verecektir. Allah, yalancı, inkârcı insanı doğru yola iletmez.

Nasılki kavmi şuayb a.s. senin mallarımızdan istediğimiz gibi harcamamayı  namazınmı emrediyor diyorlardı. Burada bu insanlar namaza karşı bir sorunları olmadığını  İslami yaşam tarzını benimsemediklerini şuayb a.s onları şunu şunu yapın eğer mumin iseniz dediğini yine kurandan biliyoruz.
Ne zaman bu konuda ayetle uyarsak bize sahih olmayan hadislerle karşı çıkıldığını görmekteyiz.
Konu peygamberlerin hakkıyla imtihan verdiğini ve bu konuda ancak vahye uyarak başardığından açıldığı için bunları tekrar zikrettik.
ALLAHA EMANET OLUN.
Ne yaparsan yap sana yakışmayanı yapma