Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Serbest Kürsü / MEZHEPLERİN, CEMAATLERİN, TARİKATLARIN İSLAM ANLAYIŞI.
« Son İleti Gönderen: halukgta 25 Ekim 2021, 12:27:01 ÖS 12 »
Değerli dostlarım. Ömür bir su gibi akıp gidiyor. Allah a karşı sorumluluklarımızın lütfen farkında olalım. Her an emaneti teslim edip, bu dünyadan göçebiliriz. ONUN İÇİN İMANIMIZI YAŞARKEN TİTİZ DAVRANALIM VE EN GARANTİ KULBA YAPIŞALIM. İNANCIMIZI RİSKE ATMAYA DEĞERMİ? Allah a karşı verdiğimiz, inandık iman ettik sözümüzün gereklerini lütfen yerine getirmek için çaba harcayalım. Ne yazık ki bizler yapmamız gerekenleri yapmadığımız için, bu yanlışlarımızdan faydalanıp, bizleri ALLAH İLE ALDATIYORLAR VE BİZLERDE ONLARIN TUZAĞINA, FARKINDA OLMADAN DÜŞÜYORUZ.

Lütfen unutmayalım, Allah gönderdiği rehber Kur’an ile bizleri imtihan ettiğini söylüyor. Şeytanın temsilcilerinin tuzağına düşmek istemiyorsak, gelin Allah ın sizler için rehber olsun diye gönderdim dediği Kur’an a sarılalım. Doğruluğundan emin olmadığımız aklın ve mantığın kabul etmediği sözlere/hadislere kapılıp ardı sıra gitmeyelim, inanın hesap günü çok ama çok pişman oluruz. Topluma İslam ı anlattığını söyleyen Cüppeli Ahmet ismiyle bilinen kişinin video konuşmasından alıntı yapmak istiyorum sizlere. Bu sözler, yalnız Kur’an ı rehber edinmediğimizde, bizleri din adına nerelere götürdüğüne ve bizlerin din diye nelere inanacağımıza dikkat çekici bir örnek.

“ŞUNU DİYEBİLİRİZ Kİ HADİSLER KUR’AN I İZAH EDER, TEFSİR EDER, BEYAN EDER FETVA VERİLECEĞİ ZAMAN HÜKÜM NEREDEN ÇIKAR,  AYETLE HADİS ÇELİŞSE, HADİSTEN HÜKÜM ALINIR. ÇÜNKÜ HADİSTE VAHİYDİR, KUR’AN DA VAHİYDİR. MEVLA KİTAPTA VAH YETMİŞTİR,  BAZEN AYETLE VAH YETTİĞİNİ SONRA HADİSLE NESH ETMİŞTİR. ONUN İÇİN RESULULLAH BİR ŞEY BUYURDUKTAN SONRA, AYETTE BÖYLE VAR DENMEZ. ÇÜNKÜ RESULULLAH BUYURUYOR, AYETTE VAR DİYEREK KİME ANLATIYORSUN. VAHİY ONA NAZİL OLMUŞ SEN NE ANLATIYORSUN.” CÜPPELİ AHMET.

Aklını zerre kadar kullanan, hatta Kur’an ı hiç okumamış, dini konularda da hiçbir bilgisi olmayan bir insan, bu sözler karşısında irkilir hatta tedirgin olur, böyle bir inançtan korkar. Allah yemin ederek anlayalım diye Kur’an ı kolaylaştırdığını söyleyecek, ama birileri çıkacak Kur’an ı herkes anlayamaz, Allah ın Resulü Kur’an ı en doğru anlamış ve hadisleri ile açıklamış diyecek ve bizler buna inanacağız, öylemi?  İlginç olan, Allah önce Kur’an da vahyettiği ayetin hükmünü, hadisle yani sözlü olarak Elçisine hükmünün  kaldırdığının söylenmesi. Akıl devreden çıkınca işte böyle sözlere, düşüncelere inanılabiliyor. Vahiy Kur’an da duruyor ama hadis onun hükmünü kaldırıyor öylemi? ALLAH AKIL FİKİR VERSİN.

Allah Kur’an ı biz açıkladık diyor ve Kur’an ı da biz koruyoruz diyerek, en sağlam bilginin Kur’an olduğunu, yalnız onun ipine sarılmamız gerektiğini de Kur’an da bildiriyor. Ama birisi çıkıyor, doğruluğundan emin olamayacağımız, hatta birbiriyle çelişen rivayet edilen hadislerin, tıpkı Kur’an gibi vahiy olduğunu söylüyor. Yetmiyor bu hadisler ayetleri açıklıyor, gerekirse hadisler ayetlerin hükmünü kaldırıyor yani nesh ediyor diyerek, toplumu emin olamayacağı sözlere yönlendiriyor.  ADETA DİPSİZ BİR KUYU, ALLAH A VE KİTABINA ŞİRK BATAĞI.

Kur’an ı önce ezberleten, daha sonra ezberleyenlerin savaşlarda ölmeye başlamasıyla birlikte, yazdıran kayda aldıran Allah ın Resulü, acaba Kur’an ı açıkladığına inandıkları rivayet hadisleri neden Allah ın Resulü Kur’an ile birlikte yazdırmamış? Madem rivayet hadisler ayetleri açıklıyor. SORMAK İSTERİM HADİSLERİ NAKLEDERKEN BU DURUMDA, NEDEN RİVAYET KELİMESİ KULLANILIYOR DA, DİREK ALLAH IN RESULÜ ŞÖYLE BİLDİRİYOR, AÇIKLIYOR DENMİYOR? Hâşâ Peygamberimiz görevini eksik mi yaptı da, yüzlerce yıl sonra birilerinin aklına geldi kayda aldırdı ve böylece bizlerin imanını mı kurtardı ve onlardan mı naklediliyor bu hadisler. NE DEDİĞİMİZİN FARKINDA MIYIZ? Böyle dediğimizde ise nereden biliyorsun yazdırmadığını, hadisleri daha önce yasaklamış, çünkü ayetlerle karışma tehlikesi varmış, daha sonra yazdırmış dediklerini duyarsınız. MADEM RİVAYET EDİLEN HADİSLERDE VAHİY, NEDEN KARIŞSIN? SÖYLEDİKLERİ DOĞRU İSE HATTA KESİNLİKLE KUR’AN GİBİ HEMEN YAZILMASI GEREKMEZ Mİ? Çünkü hadislerin ayetleri açıkladığını, tefsir ettiğini söylüyorlar. HAŞA ALLAH KULLARINA ANLATAMIYOR MU?

Lütfen kendimizi kandırmayalım, inanın çok ama çok pişman olanların safında oluruz. Cüppelinin mantığı ve inancına göre, AYETLE HADİS ÇELİŞSE, HADİSTEN HÜKÜM ALINIR DİYOR. AKLI OLAN ŞUNU SÖYLER. AYETLE HADİS ÇELİŞİYORSA, HADİS BATIL VE HURAFEDİR DEMEKTİR. ONUN İÇİN ALLAH AKLINI KULLANMAYANI, PİSLİK İÇİNDE BIRAKIRIM DİYOR. Böyle bir inançtan Rabbim beni ve cümlemizi korusun.  İşin kolayı bulunmuş, ayette Allah katından, hadiste Allah katından dır diyerek, Kur’an ın bahsetmediği binlerce rivayet, din diye işte böyle kabul ettiriliyor topluma. BUNA İNANAN BİR MÜSLÜMAN, ŞUNADA İNANMIŞ OLUYOR HATIRLATIRIM. ALLAH ÖNCE HÜKMÜNÜ GÖNDERİYOR KUR’AN DA AMA DAHA SONRA FİKRİNİ DEĞİŞTİRİYOR, ONU NESH EDİYOR, KUR’AN DA DEĞİLDE SÖZLÜ OLARAK RESULÜNE BİLDİRİYOR. HATIRLATMAK İSTERİM KUR’AN İÇİNDE ASLA HÜKMÜ KALKMIŞ, NESH EDİLMİŞ AYET YOKTUR. KUR’AN NESİHTEN BAHSEDER AMA KUR’AN İÇİNDE DEĞİL, DAHA ÖNCE GÖNDERİLEN KİTAPLAR ARASINDA NESHİN OLDUĞU BİLDİRİLİR.

Sizce Allah önce Kur’an da hükmedip, hükmünü değiştirmek istediğinde, Kur’an dışından vahiyle değiştirir mi? BU YÖNTEM BİZLERİN KAFASINI KARIŞTIRMAZ MI? TOPLUM ARASINDA KARMAŞA YARATMAZ MI? ELBETTE YARATIR. BÖYLE BİR ŞEY YAPMADIĞINI, KUR’AN I DİKKATLE OKUYAN VE AYETLER ÜZERİNDE DÜŞÜNEN HER MÜSLÜMAN FARK EDECEKTİR. LÜTFEN ALLAH A KULAK VERELİM, RİVAYETLERE DEĞİL.

Ayette hadiste Allah vahyidir diyenler, Ayetle hadis çeliştiğinde hadisi doğru kabul eder, onun hükmünü kabul ederiz dediklerinde, ALLAH GELECEĞİ GÖREMEDİĞİ İÇİN, OLAYLAR YAŞANDIKÇA HÜKMÜNÜ DEĞİŞTİRİYOR demiş olduklarının, lütfen farkına varmalıdırlar. Allah geleceği ve olacakları bilir, hükmünü de ona göre verir. Geçmiş toplumlarda verdiği bazı hükümlerini değiştirme nedenlerinin bir kısmını Allah açıklar Kur’an da, bir kısmı hakkında ise detaylı bilgi vermez. Nedenini Allah bilir, bizler doğru değerlendiremeye biliriz.  Allah en emin en doğru bilginin, Kur’an olduğunu söyler ve kaynağından emin olamadığınız sözlerin, bilgininde ardına düşmeyin diye uyarır.

Değerli kardeşlerime hatırlatmak isterim, rivayet edilen tüm hadisler, Peygamberimizin vefatından yaklaşık 200 yıl sonra kayda alınıp yazılmaya başlanmıştır. YANİ BU HADİSLER ALLAH IN RESULÜNDEN BİZLERE NAKLEDİLMİŞ DEĞİLDİR, ONUN KONTROLÜNDENDE GEÇMEMİŞTİR. O günlerde bile toplanan hadis sayısının 500 civarında olduğu rivayet edilir. Onun içindir ki hadislerden bahsedilirken söze, BİR RİVAYETE GÖRE DİYE BAŞLANIR VE HADİSLER İKİNCİ, ÜÇÜNCÜ ŞAHIŞLARIN NAKLİDİR. Sizce böyle bir bilgiyi, Allah ın vahyi kabul edip, Kur’an ile Eş tutabilir miyiz? O günlerde toplanan hadislerin sayısını hatırlayın, birde günümüzde, dinde sakın bölünmeyin emrine inat mezheplere bölünen ve onların kabul ettiği rivayet hadisleri bir araştırın bakalım, sayılarının milyonu bulduğunu göreceksiniz. BU BİLGİLERİ VAHİY DİYE KABUL EDEN, ALLAH A ASLA HESAP VEREMEZ HATIRLATIRIM.

Mezhepleri lütfen araştırınız. Her mezhebin doğru kabul ettiği rivayet hadisler farklıdır. Bazılarına inananlar kâfirlikle suçlanır. Onun içindir ki mezhepler birbirine düşmandır. Kütübi siteyi bir araştırın, Hadislerin içinde bir birine ters düşen ve Peygamberimize atfedilen öyle hadisler vardır ki, insanlar bunlara vahiy gözüyle bakarsa, ne yapacağını bilmez bir durumda kalır. Sizce Allah kullarına böyle bir yöntemle İslam ı yaşamasına izin verir mi? Karar sizin, İmtihan sizin imtihanınız.

Lütfen İslam ı cemaat, tarikat ya da mezheplerin öğretilerinden uzak, önce Kur’an ı anlayarak ve üzerinde düşünerek anlamaya ve yaşamaya çalışalım. Daha sonra taşların yerine oturduğunu ve gerçeklerle buluştuğumuzu göreceksiniz. Çünkü günümüz İslam toplumunda, bazı kişiler ortaya çıkıp, insanların inançlarını kendi çıkarları doğrultusunda yönetmeye çalışıyorlar. ALLAH IN HUZURUNDA MAHCUP OLMAK İSTEMEYEN, YALNIZ VE YALNIZ ALLAH IN İPİNE SARILIR.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/
2
İlim ve Bilim / Ynt: Marduk Mayıs'ta geliyor mu?
« Son İleti Gönderen: Emre_1974tr 10 Ekim 2021, 06:34:40 ÖS 18 »
Evet artık dünyanın dört bir yanında yanardağlar aynı anda patlıyor, ve her geçen gün Nemesis Gezegen Sistemine ait olduğu düşünülen daha fazla foto ve kanıtlar elde ediliyor gözüktüğü kadarıyla.

Dünyayı yöneten elitler denilen, İlluminati elemanlarının dağlarda vs. yaptırdıkları, kendilerine aylarca lüks yaşamı sağlayabilecek sığınaklarına yerleşme sürecine girdiği ve veya girmekte olduğu iddia edilmekte. Covid-19 sürecini tam da bu Nemesis sisteminin geçiş dönemine denk getirdikleri, hatta 3. Dünya Savaşı'nı da yine bu günlerde vücuda getirerek dünya nüfusunu azaltma projelerini bu bir kaç felaketten yararlanarak gerçekleştirmekte oldukları düşünülmekte.

Ayrıca salgın hastalık ve 3. Dünya Savaşı yüzünden insanlar evlerinden pek ayrılamayacaklarından, Nemesis Gezegen Sisteminin yakınlaşması sonuca ortaya çıkacak mega tsunami ve depremlerden kaçamayacakları, güvenli bölgelere göç etme imkanı bulamayacakları söylenmekte.

Ve yine bu hastalık, mrna gen terapisi ve 3. Dünya Savaşı ile iyice belleri bükülen insanların, elitlerin güvenli sığınaklarına hücum etme hali bulamayacak kıvama getirilmeleri planlanıyor gibi.

Nemesis Gezegen Sistemi belli bir yakınlığa ulaştığında bu elitler denilen kişilerin sığınaklarına yerleşip kapıları kapayacakları, hatta interneti tüm dünyaya kapatacakları ve bu sayede insanların yardımlaşma ve haberleşmelerinin de önüne geçecekleri iddia edilmekte. Tabii kendileri güvenli yaşam alanlarında kameralar aracılığıyla olup bitenleri izliyor olacaklar.

Ve tüm bu feleketler geçtiğinde dünyanın nüfusu iyice azalmış olacak. Geriye kalan insanları da kolayca zaptedip pagan komünist ve panteist tek dünya devletine kolayca geçeceklerini düşünüyor olabilirler.

Zaten onların bilim ve teknolojilerinin bize sunduklarından en az 20 yıl ileride olduğu ve artık çoğu işi bilgisayar ve robotlara yaptıracak düzeye geldikleri, bu yüzden diğer hizmetçi insanlara pek ihtiyaçları kalmadıkları da düşünülmekte/iddia edilmekte.
3
Gönül Muhabbet ister... / Ynt: Muhabbetiniz bol olsun
« Son İleti Gönderen: maxpayna 17 Eylül 2021, 05:29:53 ÖS 17 »


Sosyal medyanın hızlı ve baş döndürücü yapısına göre burası daha dingin ve huzur veren yapısı var.

Tam emekli kahvesi  :-)
4
Gönül Muhabbet ister... / Ynt: Muhabbetiniz bol olsun
« Son İleti Gönderen: Maveraî 17 Eylül 2021, 05:19:26 ÖS 17 »
Ve aleyküm selam.
Nostalji kuşağı gibi oldu,
Hatırlarla dolu forumumuz  :)
idp09 Öyle olmuş gibi ama hiçbir şey baki değil, herşey deveran halinde değişir ve dönüşür.. Popüler sosyal mecralardan bunalıp huzur, nezih ortam, güvenilir mekan, bilgi arayışında olanların eskilere dönüş ihtiyacı zuhur edip de, bir nevi ruhsal göç gibi forumda okuma yazma arzusu duyup doluşup yazıştığı günlerin gelmeyeceğini garanti edemeyiz hiçbirimiz...

Belli mi olur; "vay be, ne çok şey yazılmış paylaşılmış, ne samimi kardeşlikler bağlar kurulmuş, sohbetler yapılmış" diyecek yeni bir kuşağın olmayacağı... idp10 ;)

Kaldırımlar şiirinde geçen bir satırdaki gibi, terkedip gitmeyen muhafazakar sadık vefalı birkaç kişiden biri olarak şahsına hassaten tebriklerimi iletiyorum ve hızlı yanıt için de.. :-*
5
Videolar / Ynt: Video
« Son İleti Gönderen: Maveraî 17 Eylül 2021, 05:00:42 ÖS 17 »
6
Gönül Muhabbet ister... / Ynt: Muhabbetiniz bol olsun
« Son İleti Gönderen: maxpayna 17 Eylül 2021, 05:00:13 ÖS 17 »
Zaman ne de çabuk geçiyor..!! Dile kolay; üyeliğimin 11. yılı ve yaşar çıkarsam da, birkaç ay sonra 12. yılına girecek... Kimler yaşıyor bakınıyor bilemiyorum; ancak bende sitenin yeri anlamı hiç değişmemiş, kolayca da değişmeyecek gibi, insanın doğduğu eve bakması gibi düşünceler hatıralar eşliğinde hüzünle bakınsam da... Uğrayıp görecek eski yeni herkese; yürekten samimiyetim ve özlemimle selam vermek istedim, esenlikler olsun.. halo Raised Hand

Ve aleyküm selam.
Nostalji kuşağı gibi oldu,
Hatırlarla dolu forumumuz  :)
7
Gönül Muhabbet ister... / Ynt: Muhabbetiniz bol olsun
« Son İleti Gönderen: Maveraî 17 Eylül 2021, 04:55:18 ÖS 16 »
Zaman ne de çabuk geçiyor..!! Dile kolay; üyeliğimin 11. yılı ve yaşar çıkarsam da, birkaç ay sonra 12. yılına girecek... Kimler yaşıyor bakınıyor bilemiyorum; ancak bende sitenin yeri anlamı hiç değişmemiş, kolayca da değişmeyecek gibi, insanın doğduğu eve bakması gibi düşünceler hatıralar eşliğinde hüzünle bakınsam da... Uğrayıp görecek eski yeni herkese; yürekten samimiyetim ve özlemimle selam vermek istedim, esenlikler olsun.. halo Raised Hand
8
Serbest Kürsü / İSLAM TOPLUMUNDA, MEZHEPLERİN DAYATTIĞI ŞERİAT ALDATMACASI.
« Son İleti Gönderen: halukgta 13 Eylül 2021, 11:07:29 ÖÖ 11 »
Bu makalemde sizleri, günümüzde çok konuşulan, konu hakkında çok fazla bilgi sahibi olmadığı için, toplumun kafasının karıştığı ŞERİAT konusu üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum. Lütfen unutmayalım İslam hukuku, Allah ın şeriatı yalnız Kur’an dır. Onun için Allah, sizleri Kur’an dan hesaba çekeceğim hükmünü vermiştir. Kur’an ın bahsetmediği şeriat batıldır, hurafedir. Bakın bu konuyla ilgili, Allah Elçisine ayetinde ne diyor.

“SONRA SANA DA EMRİMİZDEN BİR ŞERİAT/ YASA/KANUN BELİRLEDİK, ARTIK ONA UY, BİLMEYENLERİN ARZULARINA UYMA!” (Casiye 18)

“SANA DA, DAHA ÖNCEKİ KİTABI DOĞRULAMAK VE ONU KORUMAK ÜZERE HAK OLARAK KİTAB’I (KUR’AN’I) GÖNDERDİK. ARTIK ARALARINDA ALLAH’IN İNDİRDİĞİ İLE HÜKMET; SANA GELEN GERÇEĞİ BIRAKIP DA ONLARIN ARZULARINA UYMA.  HER BİRİNİZE BİR ŞERÎAT VE BİR YOL BELİRLEDİK……. “(Maide 48)

Bu ayetlerden de çok açık anlaşıldığı gibi, ALLAH ELÇİSİNE DİN ADINA SANA ŞERİATI BİZ BELİRLEDİK, din adına yasayı, kanunu biz Kur’an da koyduk, O ŞERİATA UY, sakın kendi nefislerinde yarattıkları şeriata, din adına koydukları yasalara uyma diye Allah Elçisini uyarıyor. Bu uyarıyı ve ikazı alan Allah ın Resulü, kendiside Kur’an ın dışından şeriat kanunları koyar mı? Aklı olan Kur’an ile buluşan, tüm gerçeklerin farkında olacaktır. DEMEK Kİ ALLAH IN ELÇİSİNİN UYDUĞU ŞERİAT-KANUNLAR, KUR’AN IN KOYDUĞU ŞERİAT OLDUĞUNU ÇOK AÇIK ANLIYORUZ. Devleti yönetenler, çağın gerekleri doğrultusunda, toplumun huzuru ve mutluluğu için farklı kanunlar çıkartır. Bu kanunlar zamanı geldiğinde değiştirilebilir. Bu kanunlarla lütfen Allah ın şeriatını, dinini karıştırmayalım, çünkü Allah ın kanunu değişmez. Allah geleceği bildiği için, kullarının yaşam şekline çok fazla müdahale etmemiş, bazı konularda uyarılarda bulunmuştur. ALLAH IN ŞERİATI KUR’AN DA EMREDİLEN ŞERİATTIR VE BİZLERİ DİN ADINA İLGİLENDİREN KONULAR OLDUĞU GİBİ, DEVLETİ YÖNETENLERİN ÖZÜNDE UYMASI GEREKEN KURALLARDIR.

Peki, günümüzde bazı Müslümanların ağızlarından düşürmediği şeriat ile Allah ın emrettiği ve Kur’an da bahsedilen şeriat aynımı? Elbette hayır.  Çünkü günümüzde şeriatla yönetildiğini iddia eden ülkelerin şeriatı,  ALLAH IN KANUNLARI DEĞİL, RİVAYET VE SANI SÖZLERİN, MEZHEPLERİN FIKIH İNANCININ, YANİ İNSANLARIN YARATTIĞI VE ŞEKİLLENDİRDİĞİ ŞERİATTIR. Hatta Taliban kadınların spor yarışmalarına girmesini yasakladı ve İslam buna izin vermez dedi. İzin vermeyen Allah n İslam ı değil, kendi nefislerinde yarattıkları ve adına İslam dedikleri inanç onlara izin vermiyor. ONUN İÇİNDE BU ŞERİAT, KENDİLERİNİN YARATTIKLARI İSLAM, İNSANLARIN YAPISINA, KAREKTERİNE VE RUHUNA UYMUYOR. ALLAH YARATTIĞI KULUNUN ÖZELLİKLERİNE GÖRE, KOLAYLAŞTIRILMIŞ BİR ŞERİATI, İSLAM I BİZLERE SEÇMİŞ VE KUR’AN DA BU ŞERİATIMA UYUN EMRİNİ VERMİŞTİR.

GÜNÜMÜZDE YAŞANAN ŞERİAT, ALLAH IN ŞERİATIDIR DİYE, ALLAH A VE RESULÜNE İFTİRA ATARAK YAŞANAN ŞERİATTIR. ONUN İÇİNDİR Kİ MÜSLÜMAN TOPLUMLARIN ÇOĞU, BU ŞERİATTAN MEMNUN OLMADIKLARI İÇİN, O ÜLKELERDEN KAÇIYORLAR. İLGİNÇ OLAN İSE, MÜSLÜMAN OLMAYAN TOPLUMLARA SIĞINIYORLAR. Eğer Allah ın koyduğu bir şeriat/kanun ve kurallar olsaydı, böylemi olurdu? Elbette hayır. Günümüzde şeriatla yönetildiğini iddia ettikleri ülkelerin kanunları, Peygamberimizin hadisleridir diye iddia ettikleri sözlerin, rivayet ve sanı bilgilerin yarattığı şeriattır ki, BUNLARIN ALLAH IN ŞERİATI İLE ASLA BİR İLGİSİ YOKTUR.

Kur’an ı anlayarak ve düşünerek okuyan bir Müslüman, İslam dininde kanun koyucu, şeriat belirleyici yalnız Allah olduğunu onlarca ayetinden görür ve tebliğ alır. Çünkü Allah Elçisine, sana indirdiğim şeriatla, kanunlarla kullarıma hükmet emrini vermiş ve Allah hükmüne hiç kimseyi ortak etmeyeceğini açıkça bildirmiştir. LÜTFEN ALLAH IN ŞERİATINI, KUR’AN DAN DİKKATLE OKUYARAK ÖĞRENİNİZ. NE DEMEK İSTEDİĞİMİ, İŞTE O ZAMAN ANLAYACAKSINIZ.  Bakın İsra 77.ve fetih 23. ayetlerinde Allah ne diyor Elçisine.

“SENDEN ÖNCE GÖNDERDİĞİMİZ RESULLER HAKKINDAKİ, ALLAH IN SÜNNETİ,  KANUNU DA BUDUR. BİZİM KANUNUMUZDA, HİÇBİR DEĞİŞİKLİK BULAMAZSIN.” İsra 77

“ALLAH’IN ÖTEDEN BERİ İŞLEYİP DURAN SÜNNETİ/KANUNU BUDUR. ALLAH’IN SÜNNETİNDE/KANUNUNDA ASLA BİR DEĞİŞİKLİK BULAMAZSIN.” Fetih 23

Allah İslam şeriatında, sünnetinde, kanunlarında asla değişiklik yapmadığını, daha önce görev verdiği Resullere ne gönderdiyse, sana da özünde aynı İslam ı şeriatı, sünneti gönderdim diyor. Ama bizlerin Kur’an ile bağımızı kestikleri için, MEZHEPLERİN VE RİVAYETLERİN ŞEKİLLENDİRDİĞİ ŞERİATI, SÜNNETİ ALLAH IN ŞERİATI, SÜNNETİ ZANNEDİYORUZ. İSLAM DİNİNDE TEK BİR SÜNNET, ŞERİAT VARDIR ODA KUR’AN DA EMREDİLEN ALLAH IN SÜNNETİ, ŞERİATIDIR. ONUN İÇİNDİR Kİ PEYGAMBERİMİZ YALNIZ ALLAH IN SÜNNETİNE VE ŞERİATINA UYMUŞ, ÜMMETİNE ALLAH IN SÜNNETİNİ VE ŞERİATINI TEBLİĞ ETMİŞTİR. Ama bizler ne yazık ki kendimize, ALLAH IN ŞERİATINI YETERLİ GÖRMEDİĞİMİZ İÇİN, mezheplerin rivayetlerin etkisinde beşeri sünnetler, şeriatlar ediniyoruz. lütfen bu gerçeği Kur’an dan araştıralım ki, bizlere kurulan  BEŞERİ ŞERİAT, SÜNNET TUZAĞINA DÜŞMEYELİM. HUZUR BULMAK İSTİYORSAK, SAHTE İSLAM I DEĞİL, ALLAH N İSLAMINI YAŞAYALIM.

Allah ın şeriatını, yani kanunlarını Kur’an da ikiye ayırabiliriz. Birincisi her Müslüman ın bizzat kendisinin uyması gereken kanun ve kurallar ki, bunların hiç birisinin yaşanması adına, hiç kimse bir başka kişiye zorlama yapamaz. ÇÜNKÜ HER MÜSLÜMAN, ALLAH IN BİZZAT KİŞİNİN ÖZGÜR İRADESİ İLE YAŞAMASI GEREKEN KANUNLARIYLA, BİZLERİ İMTİHAN EDİYOR. Zorla imtihan olur mu? Detayını çok fazla vermek istemiyorum ama birkaç tanesini sayalım. Allah a karşı ibadetlerimiz, bunu SALÂT başlığı altında toplayabiliriz. Yani Allah a karşı saygımızı belirtmek adına namaz kılmak, yalnız ona kulluk edip, yalnız ondan yardım istemek. İhtiyaç sahiplerine mal ve mülkümüzden paylaşmak, onlara yardım/infak etmek ve toplum içinde Müslümanların bir birine destek olması diye, kısaca sayabiliriz. 

Bunların dışında da Kur’an ın bahsettiği ve dikkatimizi çektiği, tek başımıza özgür irademizle yapmamızı Allah ın istediği tüm konuları da unutmayalım. ALLAH IN EMRETTİĞİ VE KİŞİSEL OLARAK YAPMAMIZI İSTEDİĞİ KONULARI YERİNE GETİRMEDİĞİMİZDE, BU DÜNYADA HİÇ KİMSE NEDEN YAPMADIN DİYE CEZALANDIRAMAZ. CEZAYI VE MÜKÂFATI VEREN YALNIZ ALLAH TIR. LÜTFEN BUNU UNUTMAYALIM. ÇÜNÜ İMTİHANINDA HİÇ KİMSE ZORLANAMAZ. Bu kanun ve kurallara, yani Allah ın şeriatına uyduğumuz takdirde, hem kişisel olarak bizlerin daha mutlu, huzurlu yaşamamızı sağlayacağı gibi, toplum olarak da adaletli ve eşit yaşamamızı sağlayacaktır. ALLAH BAKARA 256. AYETİNDE ŞÖYLE BUYURUYOR. “DİNDE ZORLAMA YOKTUR. ARTIK DOĞRU, YANLIŞTAN AYRILMIŞTIR.” Buda çok açık şunu anlatıyor bizlere. Hiç kimseyi imtihanı gereği, din adına zorlayamazsınız. Aklını Kur’an ile kullanan Allah ın kulu, doğru ile yanlışın birçok örneklerle anlatıldığı Kur’an da, yani Allah ın şeriatında gerçekleri görecektir. Yanlıştan doğruyu ayıran, huzuru ve mutluluğu bulacaktır.

Bunca açık ayetlerden sonra, Allah ın şeriatına kendi nefislerimizce, atalarımızın inançlarını ilave ederde bunlarda Allah ın şeriatı dersek, Allah ın hükmüne ortak olmuş ve hâşâ sanki doğru ve eğriyi hakla batılı Allah, tam açıklamamış ve Kur’an da bildirmemiş gibi, kendimizce ilaveler yaparak ALLAH IN ŞERİATINA KARŞI, BEŞERİ ŞERİAT YARATMIŞ OLURUZ. BUDA AÇIKÇA ŞİRKTİR. ALLAH IN DİNİNE ORTAK OLMA ÇABASIDIR. NE YAZIK Kİ GÜNÜMÜZDE ŞERİAT KELİMESİNDEN MÜSLÜMANLAR KORKUYOR VE ADETA YARATILAN BEŞERİ ŞERİATTAN KAÇIYORLAR. ALLAH ŞERİATINI KUR’AN İLE GÖNDERMİŞ VE KUR’AN İLE SINIRLARINI ÇİZMİŞTİR. ÇÜNKÜ ALLAH IN ŞERİATI, ALLAH IN YEMİNLE SÖYLEDİĞİ GİBİ, KOLAYLAŞTIRILMIŞTIR. Kur’an ın bahsettiği ikinci şeriat konusuna gelince. Bu kanun ve hükümlerde, halkın yetki verdiği ve seçtiği devlet yöneticilerini ilgilendiriyor. Allah onlara da seslenerek ne diyordu hatırlayalım.

“ALLAH SİZE, MUTLAKA EMANETLERİ EHİL OLANLARA VERMENİZİ VE İNSANLAR ARASINDA HÜKMETTİĞİNİZ ZAMAN ADALETLE HÜKMETMENİZİ EMREDER. ALLAH SİZE NE KADAR GÜZEL ÖĞÜTLER VERİYOR! ŞÜPHESİZ ALLAH, HER ŞEYİ İŞİTENDİR; HER ŞEYİ GÖRENDİR.” Nisa 58

Demek ki bizler önce, işin ehli insanları yönetici olarak seçeceğiz ve onlarda bizleri adaletle, hakkın kanunları ile yönetecek, BEŞERİN YARATTIĞI MEZHEPLERİN ŞERİATI İLE DEĞİL. İşte Allah ın şeriatının toplum yönetiminde olmazsa olmaz emri, kanunu.  Devleti yönetenler, Allah ın şeriatında hükmettiği gibi toplum, İslam ı yaşarken baskı yapmadan, imtihanlarına karışmadan, onların özgürce imtihanlarını yaşamaları için zemin hazırlanması da, şeriatın görevidir. Maide 8. ayetinde Allah Müslümanları bakın nasıl uyarıyor. “EY İMAN EDENLER! ALLAH İÇİN HAKKI AYAKTA TUTAN, ADALETLE ŞAHİTLİK EDEN KİMSELER OLUNUZ. BİR TOPLULUĞA DUYDUĞUNUZ KİN, SİZİ ÂDİL DAVRANMAMAYA İTMESİN” Demek ki Allah ın şeriatında, karşımızda kim olursa olsun, adaletli davranmak var. Bugün şeriatla yönetildiğini iddia edenler, sizce Allah ın kanunlarına/şeriatına uyuyorlar mı?

Örneğin Allah, toplu yaşamın kuralları arasında, zinayı yasaklamıştır. Bunun nedenide toplumun huzurunu sağlamak adınadır. Eğer bizleri yönetenler Allah ın bu hükmünü görmezden geliyorlarsa, o toplumda huzur ve aile birliği olmayacaktır. Toplumu ilgilendiren kurallar, toplumun huzuru içindir ve herkezin sorumluluğundadır. Yerine getirilmediğinde de cezası vardır. Yine Allah ın şeriatında kişi ve devleti yönetenlere dikkat çekici bir uyarıda, Araf 181. ayetinde bakın ne diyor. “YARATTIKLARIMIZDAN, HAKKA SARILARAK DOĞRU YOLU GÖSTEREN VE HAK İLE ADALETİ GERÇEKLEŞTİREN BİR TOPLULUK VARDIR.” İşte Allah ın şeriatı bunları emrediyor. Allah ın emrettiği gibi ayrım yapmadan sizden, bizden demeden adaleti ayakta tutarak hakkın/Allah ın kanunları ile yaşamak. Ama bizler Allah ın kanunlarını, şeriatını yeterli görmediğimiz için, MEZHEPLERİN KENDİ ŞERİATINI YARATARAK, BUNLAR ALLAH IN VE RESULÜNÜN ŞERİATI DİYEREK, HEM ALLAH A HEMDE RESULÜNE İFTİRA ATMAKTAN KORKMUYORUZ. Elbette yaptıklarımızın sonucunu da görüyoruz. Acı, mutsuzluk, adaletsizlik, İslam toplumundan eksik olmuyor. Allah Müslüman olmayan toplumlara bile iyi davranmamızı, onlara kötülük yapmamızı emretmez, tam tersine iyilikle, adaletle karşılık verin der,

“ALLAH SİZİNLE DİN UĞRUNDA SAVAŞMAYAN VE SİZİ YURTLARINIZDAN ÇIKARMAYANLARA İYİLİK YAPMANIZI VE ONLARA ADİL DAVRANMANIZI YASAKLAMAZ. ŞÜPHESİZ Kİ ALLAH ADİL DAVRANANLARI SEVER.” Mümtehine 8

Bu ayetlere benzer birçok ayet vardır ki, Allah ın şeriatı herkesin adaletle ve huzur içinde yaşamayı arzu ettiği bir şeriattır ama ne yazık ki dünya üzerinde böyle bir şeriat yaşanmıyor. LÜTFEN İSLAM IN ŞERİATI DİYE ÖNE SÜRDÜKLERİ, BEŞERİ ŞERİATLARIN TUZAĞINA DÜŞMEYELİM. KUR’AN I DİKKATLE ANLADIĞIMIZ DİLDEN OKUYALIM VE ALLAH IN ŞERİATINI ÖĞRENELİM. DİLERİM BİR GÜN, KUR’AN DA BAHSEDİLEN ALLAH IN ADALETLİ, HUZUR VEREN ŞERİATI FARK EDİLİR VE YAŞANIR.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/
9
Bizler Kur’an dan uzak, kendimize öyle bir din yarattık ki, bu yanlış inançla eğer Allah ın huzuruna gidersek, inanın hesabını veremeyenlerin safında buluruz kendimizi. İslam toplumunda Kur’an ne yazık ki devre dışı kaldı. DAHA AÇIKÇASI KUR’AN IN İSLAM DİNİNDE ADI KALDI, ama Kur’an yani Allah ın vahyi anlaşılmayan, açıklanmamış herkesin anlayamayacağı bir kitap ilan edilip, Kur’an asıldır ama diyerek, bakın Allah ın kitabına karşı nasıl bir tavır aldık ve Yüce Rabbimizin dinine nasıl bir gözle bakarak, paralel dinler yarattık.

“KUR’AN ASILDIR, SÜNNET USUL. USUL OLMADAN VÜSUL OLMAZ. HZ. PEYGAMBERİ DEVRE DIŞI BIRAKAN, KENDİNİ ONUN YERİNE YERLEŞTİRİR. SONUÇ SAHTE DİNDİR.”

İsterseniz günümüz İslam anlayışının, bu düşünce ve inançtan yola çıkarak, farkında bile olmadıkları şirkin batağına, nasıl battıklarını anlamaya çalışalım. Kur’an asıl olandır diyorlar ama O asıl olan Kur’an ın, Peygamberimizin sünneti onun USULÜ olmadan anlaşılamayacağı iddia ediliyor. ASIL OLAN ALLAH KATINDAN GELİYORSA, NASIL OLURDA BEŞERİ BİR AÇIKLAMAYA, USULE MUHTAÇ OLUR KUR’AN. BU DÜŞÜNCE VE İNANÇ, RİVAYET EDİLEN HADİSLER OLMADAN KUR’AN IN BİR ANLAMI OLMAZ, DEME CESARETİNİ GÖSTERİYOR. Allah bu zihniyete akıl fikir versin. Peki, buradaki USUL kelimesinin anlamı nedir? Usul kelimesi bir amaca erişmek için, izlenen düzenli yol, yöntem anlamındadır. Hani deriz ya, bir işi usulüne göre yapacaksın diye.

Sizce Allah Kur’an ı usulüne göre, detaylı ve açık bir anlatımla göndermemiş olabilir mi? Kur’an ı usulüne göre açıklayan, anlaşılır yaşanacak hale getiren Allah değil de Resulümüydü? Kur’an ı bir kez anlayarak ve düşünerek okuyan bir Müslüman, Kur’an a Allah ın kitabına yapılan bu iftirayı asla kabul etmez. Birde hiç korkmadan, usul olmadan, vusul olmaz diyorlar. Yani usul kelimesiyle önce izlenecek yol yöntemi bileceksiniz ama bu Kur’an da yoktur, daha sonrada VUSULA ereceksiniz yani doğru sonuca ulaşacaksınız diyebiliyorlar. BİR BAŞKA DEYİŞLE HAŞA ALLAH IN KİTABI TEK BAŞINA, RESULÜN HADİSLERİ/SÜNNETİ OLMADAN, BİZLERİ VUSULE ERDİREMEZ, YANİ DOĞRU SONUCA ULAŞTIRAMAZ, DEME GAFLETİNE DÜŞÜYORLAR.

BUNLARI SÖYLEMEK, DÜŞÜNMEK KUR’AN A ŞİRK KOŞMAKTIR, KUR’AN A YAPILABİLECEK EN BÜYÜK SAYGISIZLIKTIR. AYRICA ALLAH IN ELÇİSİNE İFTİRA ATARAK, KENDİ NEFSİMİZCE SAHTE DİNLER YARATMAKTIR. BUGÜN YAŞANAN İSLAM IN MEZHEPLERE, CEMAATLERE, TARİKATLARA BÖLÜNMESİNİN DE TEK NEDENİ, BU YANLIŞ İNANCIN PEŞİ SIRA GİTMEKTİR.

Allah Kur’an ı açıklamak, bizim görevimizdir diyor. Yani sizlere indirdiğimiz dinin yol ve yöntemini, hangi usulle İslam ı yaşamamız gerektiğini ve böylece Vusule ereceğimizi bizlere her şeyden nice örnekler vererek açıkladığını, birçok ayetinde biz iman eden Müslümanlara iletiyor. Allah İman ettim demekle, her şeyin bitmediğini, bir Müslüman ın gerçek iman edenlerden olabilmesi için,  batıl ve hurafelerden uzak, YALNIZ KUR’AN IN İPİNE SARILMASI GEREKTİĞİ UYARISINI YAPIYOR.

Hiç düşünemiyor muyuz, Allah usulünü açıkça bildirmediği rehber bir kitap gönderip, daha sonrada o kitaptan hesap sorar mı kullarına? Bu düşünce ve fikirlere ancak Kur’an ı anladığı dilden hiç okumamış ve aklını zerre kadar kullanmamış olanlar inanır. Hatırlatırım Allah ın Resulü ÜMMİYDİ. Yani daha önce dini konularda hiçbir kitap ehline tabi olmadığı için, din adına hiçbir bilgisi de yoktu. DİN ADINA NE ÖĞRENDİYSE, ALLAH IN KİTABINDAN/VAHYİNDEN ÖĞRENDİ. Bunu da Kur’an dan çok açık anlıyoruz.

Allah İslam ın yolunu, usulünü, yöntemini doğru öğrenip, vusule erebilmemiz için, Kur’an ı okumaya başlamadan önce, yapmamız gereken çok önemli bir konuda Nahl suresi 98. ayetinde bizleri uyarıyor ve şöyle ikaz ediyor.  KUR’AN I OKUMAYA BAŞLADAN ÖNCE, KOVULMUŞ ŞEYTANDAN, ONUN BATIL VE HURAFE VESVESELERİNDEN KENDİNİZİ SIYIRIN, UZAKLAŞIN, YALNIZ ALLAH’A ONUN KİTABINA GÜVENEREK, ALLAH A SIĞINARAK KUR’AN I OKUMAYA BAŞLAYIN DİYOR.

https://hakyolkuran1.blogspot.com/2019/07/nahl-suresi-98-ayet-uzerinde-dikkatle.html

Ama bizlere, öyle uydurulmuş bir dini Allah ın dini diye öğrettiler ki, şimdide hangisinin HAK, hangisinin BATIL olduğunu anlayamıyoruz.  Çünkü biz Müslümanların Kur’an ile bağını kestiler ve Allah ın gerçekleri ile buluşmamızı engellediler.  ALLAH IN KANUNLARINI, KENDİ USULLERİ İLE TOPLUMA ANLATTILAR, ALLAH IN USULÜNÜ, SÜNNETİNİ BİZDEN GİZLEDİLER. BÖYLE OLUNCADA VUSULE VARMAMIZ, YANİ DOĞRU BİR SONUCA ERİŞMEMİZ, ASLA MÜMKÜN OLAMIYOR.

DİLERİM BİR GÜN BATIL VE HURAFELERDEN UZAK, ALLAH IN HAK YOLU İLE BULUŞAN, YALNIZ KUR’AN IN İPİNE SARILARAK, KUR’AN IN AÇIKLADIĞI, DETAY VERDİĞİ VE ONUN USULÜNE GÖRE YAŞAYIP, VUSULE EREN, ALLAH IN AZINLIK HALİS KULLARINDAN OLURUZ.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 
10
Serbest Kürsü / ALİ İMRAN 173. AYET. ALLAH BİZE YETER. O NE GÜZEL VEKİLDİR.
« Son İleti Gönderen: halukgta 04 Eylül 2021, 12:32:10 ÖS 12 »
Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Ali İmran suresi 173. ayet olacak. Bu ayet üzerinde Allah ın emrettiği gibi eğer düşünürsek, çok ama çok büyük dersler alırız ve günümüzde yaptığımız y O büyük yanlışlarımızın da farkında oluruz. Önce ayeti yazalım.

Ali İmran 173: Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, “İNSANLAR SİZE KARŞI ORDU TOPLAMIŞLAR, ONLARDAN KORKUN” dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve “ALLAH BİZE YETER, O NE GÜZEL VEKİLDİR!” dediler. (Diyanet meali)

Ayeti okuduğumuzda,  Müslümanlara karşı açılmış savaştan bahsettiğini anlıyoruz. MÜSLÜMANLAR ADETA KORKUTULMAYA ÇALIŞILIYOR ve bir kısım insanlar diyorlar ki, size savaş açmak ve sizleri öldürmek üzere,  büyük ordular toplanmış ve size savaş açacaklar, onlardan korkun diyor. Bunu söyleyenlerin, Müslüman olmadıkları ve Müslümanları korkutmaya çalıştıkları anlaşılıyor.

Ayette özellikle dikkatimizi çeken ise genel çoğunluk halkın bu sözleri,  gerçek iman edenlere söylediklerinde, iman edenlerin verdikleri cevaplardır. Hatta onları korkutmak yerine, imanlarını artırdığını söylüyor.  Kendilerini zor durumda hissetmeleri gerekirken, bakın kimden güç aldığını ve kendilerinin yanında yer aldığını onun içinde asla bizlere korku yok diyerek, “ALLAH BİZE YETER, O NE GÜZEL VEKİLDİR!” diyorlar.

HATIRLATMAK İSTERİM, ALLAH IN ELÇİSİ YANLARINDA AMA BİZLERİN VEKİLİ PEYGAMBERİMİZ VAR YANIMIZDA O BİZE YETER, ALLAH IN ELÇİSİ BİZİMLE BİRLİKTEYKEN BİZLERİ KİMSE YENEMEZ DEMİYORLAR. Peki, ne diyorlar? ALLAH BİZE YETER, O NE GÜZEL VEKİLDİR DİYORLAR.  Bundan alacağımız çok büyük dersler var. Şimdide bu sözler üzerinde düşünelim. Gerçek İman edenler, Allah bize yeter derken yardım istenecek, yardım ettiği takdirde asla yenilmeyecek tek güç Allah ın olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorlar.  Onun için Allah bize yeter diyorlar. İsterseniz bu sözleri kendi yaşantımızda düşünelim. Zor bir anımızda, yardım isteme gereği duyduğumuzda bizler yardımı yalnız Allah dan mı istiyoruz, yoksa edindiğimiz velilerden, şeyhlerden, efendilerden yada Peygamberimizden mi istiyoruz? Ne dersiniz? Doğrusu bunun cevabını ben vermek istemiyorum, çünkü yazmaya utanıyorum. Sizler sanırım ne demek istediğimi çok iyi anladınız.

Ayetin son kısmında ise O NE GÜZEL VEKİLDİR diyor. Yani Allah ın bizlerin en sağlam en güçlü vekilimiz olduğunu söylüyor. Peki, ne demek isteniyor bu sözlerle. VEKİL BİRİNE GÜVENMEK, BİR İŞİ GÜVENİLİR BİRİNE BIRAKMAK ANLAMINDADIR. Bu sözlerin Kur’an diliyle açıklanmasına gelirsek,  O VEKİLDİR Kİ, İNSANLARIN GÜVENECEĞİ TEK DAYANAĞI ALLAH TIR.  Yunus suresi 108. ayetinde de özellikle Allah Resulüne, ümmetine şöyle söylemesini emrediyor. ”BEN SİZİN ÜZERİNİZE VEKİL DEĞİLİM.” Kur’an din ve iman adına, Allah dan başka hiç kimseye güvenemeyeceğimizi, ondan başkasından yardım isteyemeyeceğimizi hatırlatmak için, Ahzab 3. ayetinde de, ALLAH’A GÜVEN. VEKİL OLARAK ALLAH YETER DİYOR. Nisa suresi 109. ayetinde Allah kendilerine veliler, şeyhler, efendiler, koruyucular edinenleri bakın nasıl uyarıyor.

“HAYDİ, SİZ DÜNYA HAYATINDA ONLARA TARAF ÇIKIP SAVUNDUNUZ, YA KIYAMET GÜNÜ ALLAH’A KARŞI ONLARI KİM SAVUNACAK, YAHUT ONLARA KİM VEKİL OLACAK?” Nisa 109

Bizlerin ve Allah ın Elçisinin vekilinin, YALNIZ ALLAH OLDUĞU ikazını yapan, birkaç ayet daha hatırlayalım.

“KÂFİRLERE VE MÜNAFIKLARA İTAAT ETME! ONLARIN EZİYETLERİNE ALDIRMA VE ALLAH’A TEVEKKÜL ET. VEKİL OLARAK ALLAH YETER. Ahzab 48”

“ALLAH, HER ŞEYİN YARATICISIDIR VE HER ŞEYE VEKİLDİR. Zümer 62”

“RABBİNİZ, SİZİ EN İYİ BİLENDİR. DİLERSE SİZE MERHAMET EDER; DİLERSE SİZİ CEZALANDIRIR. BİZ, SENİ ONLARIN ÜZERİNE BİR VEKİL OLARAK GÖNDERMEDİK.” İsra 54

Dinimiz ve imanımız adına yol gösterici, Allah dan başka güvenilecek, bizlere vekil olacak hiç kimse yoktur, O hakkı anlatır ve adaletle hükmeden, yardım eden, şefaat eden yalnız Allah tır. YANİ TEK VEKİLİMİZ ALLAH TIR. ONUN İÇİN ALLAH, BİRÇOK AYETİNDE, VEKİL OLARAK ALLAH SİZLERE YETER DİYOR.

Allah yalnız, iman ettim demekle her şeyin biteceğinin zannedilmemesi gerektiğine, Kur’an da çok güzel örnekler vermiştir. Yine Müslümanların savaşları konusunda kendilerine güç ve kuvvet verebilmek adına, Enfal suresi 65 ve 66. ayetlerde çok önemli dersler vermiştir. 65. ayetinde, iman edenlerden sabırlı 20 kişinin, kâfirlerden iki yüz kişiye bedel olacağını söyleyerek, onlara moral vermiştir. Ama İman edenlerin bizzat güç sarf ederek savaşmalarını, Allah bizim yerimize işi halleder denmesini istemediğini, yine 66. ayetinde indirdiği ayette hatırlatarak, “SİZDE ZAYIFLIK OLDUĞUNU BİLDİ. O HALDE SİZDEN SABIRLI YÜZ KİŞİ BULUNURSA, ONLARDAN İKİ YÜZ KİŞİYE GALİP GELİR” diyerek, azimle savaşta güçlerini bizzat göstermeleri gerektiği uyarısını yapmıştır. Yani Allah bu ayetle, yardımın gücünü düşürdüğünü bildiriyor. Hatta hatırlayınız Uhud savaşında, nasıl olsa Allah bize yardım eder diye, zayıflık gösterdiklerinden dolayı ders vermek adına Allah, savaşı kaybetmelerine Allah göz yummuştu.

Konuyu özetlememiz gerekirse, Allah ın Elçisinin zamanında bile Müslümanlar, en zor anlarında bile yardımı Allah dan istiyorlar, yardımı Allah dan bekliyorlardı. Biz Müslümanların vekilinin, bırakın edindikleri veli ya da şeyhlerin olabileceğini, Allah ın Elçisinin bile vekilinin yalnız Allah olduğu, ondan başka yardımcı olmadığı anlatılıyor ayetlerde bizlere. Ne yazık ki bizlerin günümüzde, Kur’an ile bağımızı kestikleri ve Kur’an ı anladığımız dilden okutmadıkları için, bu uyarıları ve ikazları alamıyor, ALLAH DAN BAŞKA VEKİLLER EDİNİYORUZ KENDİMİZE. Ondan sonrada Kur’an meali Kur’an değildir, Kur’an Arapça metnidir diyerek toplumu Kur’an sız bırakıyorlar, ondan istifade etmenin önünü kesiyorlar. Kur’an ı her an yanında taşımak önemli değildir, önemli olan onun emirlerinin farkında olup, anlayarak okuyup üzerinde düşünerek hayata geçirmektir. Şimdide Ali İmran suresi 173. ayetin bir öncesindeki ayete bakalım.

Ali İmran 172: Onlar yaralandıktan sonra Allah’ın ve Resulünün davetine uyan kimselerdir. ONLARDAN GÜZEL DAVRANIP İYİLİK EDENLERE VE ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKINANLARA, BÜYÜK BİR MÜKÂFAT VARDIR. (Diyanet meali)

Bakın bu ayette de yine, savaş halinde bulunan Müslümanlardan bahsediliyor. Savaşta yara bile alsalar, Allah ın ve Resulünün davetine uymaya devam ederler diyor. Kur’an da birçok ayette Allah a ve Resulüne uyun şeklinde birlikte geçer. Bu ayetten de çok açık anlaşılacağı gibi, Allah Resulüne emrini veriyor ve Resulü de iman eden Müminlere tebliğ ediyor. Bu ayette de Müslümanlara, kendilerini savunmaları için savaşa hazırlanın daveti, Allah dan geliyor. Elçisinin bunu iletmesiyle Müminler, Allah ın davetine uymuş oluyorlar. Zaten ayetin son kısmından bunu anlıyoruz ve bakın ne diyor. “ONLARDAN GÜZEL DAVRANIP İYİLİK EDENLERE VE ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKINANLARA, BÜYÜK BİR MÜKÂFAT VARDIR.” Yani Allah ın davetine hükmüne uyanlar, karşı gelmeyip gereğini yapanlara Allah katında, büyük bir mükâfat vardır diyor. MÜKÂFAT, ÖDÜL VE ŞEFAATİN YALNIZ ALLAH KATINDAN GELDİĞİ, ÇOK DAHA AÇIK ANLAŞILIYOR.

Dilerim Kur’an ı anlayabilmek adına çaba harcayan, YALNIZ ALLAH I VEKİL EDİNEN, Allah ın vahyini anlayarak ve düşünerek okuyarak tebliğ alıp hayata geçiren, Allah ın azınlık halis kullarından oluruz.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Sayfa: [1] 2 3 ... 10