ANA DİLDE İBADET KONUSU VE KUR'AN.

  • 112 Cevap
  • 49020 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ynt: ANA DİLDE İBADET KONUSU VE KUR'AN.
« Yanıtla #45 : 01 Kasım 2010, 07:13:14 ÖS 19 »
Ben burda insanların neyi ezberleyip ezberlemeyeceğini tartışmıyorum
Bakın konumuz şu siz namaz kılarken ana dilde dua okunamayacağını bende okunabileceğini söylüyorum. konuyu başka yerlere çekmek anlamsız.
Kim neyi ezberlerse ezberlesin. Ama neden Allah ın emrini yerine getirmek için başka bi dilde dua okumamız gerekir?

Yada şöyle söyleyeyim saydığınız ingilizce karakterleri kim  gidip araştırıp ezberliyo? Sürekli önüne çıktığından dolayı insanlar öğreniyolar.
Yani özellikle gidip bunun eğitimini alann kimse tanımıyorum.


kardeş namazın içinde değil ama namazın bittikten sonra tabiki kendi dilindede dua edebilirsin...ama namazı KENDİ DİLİNDE KILAMASSIN SORUN BU....

Ynt: ANA DİLDE İBADET KONUSU VE KUR'AN.
« Yanıtla #46 : 02 Kasım 2010, 10:38:01 ÖÖ 10 »
Bütün Peygamberlerin ve bizim Peygamberimizin gönderiliş gayelerinin en önemlisi; toplumlarının Allah’a kulluk etmelerini sağlamaktır.
Namaz kulluğun en önemli ibadetidir. Bu önemli ibadeti anlaşılmadan değil de anlaşılarak yapılması gerektiğini aklı olan her insan kabul eder. Anlamadan namaz kılınmaz.
Eğer dediğiniz gibi ise Araplara uygulanan çifte standardı neden açıklamıyosunuz?
Benim ana dilim Türkçe ben neden bi Arabın dilinde ibadetimi yapmalıyım?
Haklı olmuş olsanız Araplar dışında tüm insanların itiraz hakkı doğar yani Kuran a muhalif olunur.

Kuran Peygamberimize Arapça olarak Arabistanda gönderilmiş olmasına rağmen tüm insanlara açıklanması gereken bir kitaptır. En önemli ibadet olan namazda Allah ile iletişim kurulur.
Şimdi düşünün anlamadığım şeyleri söyleyerek mi daha güzel iletişim kurulur yoksa anladığım şeyleri söyleyerek mi??

Yüce Rabbimizin Peygamberlere, Peygamberimize, onların yolunda gidenlere ve bizlere namazı emretmesindeki amaç, anlaşılmadan bazı kelimeleri tekrarlatmak olabilir mi?

Namazda; Tevekkül, Şükür, Övgü, Tevbe, ihlas, Huşu, Kulluk, Secde, Rüku, Zikir, Tenzih, Tesbih, Af dilemek, Dua etmek, Şehadet getirmek, Yalvarıp Yakarmak…vb olmalıdır. Bunların  anlaşılmadan kılınan namazda olması mümkün değildir. Bu yüzden namaz anlaşılarak kılınmalıdır. O’nunda tek yolu anadilde namaz kılınmasıdır.
Hayat bir sınavdır,bu hüküm kesin.Secde et ki;
varsın Allah’a sesin.Sanma ki önünde,seçenek çok;
Y

*

Çevrimdışı imam hüseyin

  • *
  • 601
  • MALAZGİRT
    • http://www.adilmedya.com
Ynt: ANA DİLDE İBADET KONUSU VE KUR'AN.
« Yanıtla #47 : 02 Kasım 2010, 01:27:23 ÖS 13 »
Duanın dili yoktur Namazda ve her yerde kişiler kendi lisanları ile Rabbe yakarabilirler Namazda Arapça okunması gereken kısım Fatiha ve zammı surelerdir Allah'a en yakın olunan secde ve ruku anında istediği lisan ile yakarabilir bunda sıkıntı olmamalı...
Heyhat Minez-Zilleh! (Zillete boyun eğmeyiz)
(İmam Hüseyin)

Ynt: ANA DİLDE İBADET KONUSU VE KUR'AN.
« Yanıtla #48 : 02 Kasım 2010, 02:12:56 ÖS 14 »
Sebeplerinide açıklarmısın?
Neden Fatiha ve zammısureler  Arapça okunmalı?
Hayat bir sınavdır,bu hüküm kesin.Secde et ki;
varsın Allah’a sesin.Sanma ki önünde,seçenek çok;
Y

*

Çevrimdışı m.ufukalp

  • Mehmet Ufukalp
  • ***
  • 423
Ynt: ANA DİLDE İBADET KONUSU VE KUR'AN.
« Yanıtla #49 : 02 Kasım 2010, 03:11:49 ÖS 15 »
Sebeplerinide açıklarmısın?
Neden Fatiha ve zammısureler  Arapça okunmalı?

Müzemmil Suresi Ayet:20. (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde bulunanlardan bir topluluk da böyle yapıyor. Allah gece ve gündüzü düzenleyip takdir eder. Sizin buna (gecenin tümünde yahut çoğunda ibadete) gücünüzün yetmeyeceğini bildi de sizi bağışladı (yükünüzü hafifletti.) Artık Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun. Allah, içinizde hastaların bulunacağını, bir kısmınızın Allah’ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacağını, diğer bir kısmınızın ise Allah yolunda çarpışacağını bilmektedir. O halde, Kur’an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Allah’a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz onu Allah katında daha üstün bir iyilik ve daha büyük mükafat olarak bulursunuz. Allah’tan bağışlama dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Kuranı Kerim Kurandan kola geleni okuyun diyor, hemen ardından namazın dosdoğru kılanmasının Kuranı Kurandan okumakla olacağını belirtiyor, ana dilden değil.

Ynt: ANA DİLDE İBADET KONUSU VE KUR'AN.
« Yanıtla #50 : 02 Kasım 2010, 03:42:43 ÖS 15 »
Kuran Araplara mı özel indirildi???
Kuran sadece Arapça okunduğu zaman mı Kuran oluyor???
Kuranı anadilden okuduğumuz zaman Kuran olmuyomu???

Benim kolayıma gelen anladığım dilde okumak.
eee demekki Ayette bana kolay gelen yani anladığım dilde okumam emrediliyor.
Evet namazı dosdoğru kılmamız emrediliyor.
Anlamadığımız kelimeleri tekrar ederek değil, anlayabildiğimiz kelimelerle..
Hayat bir sınavdır,bu hüküm kesin.Secde et ki;
varsın Allah’a sesin.Sanma ki önünde,seçenek çok;
Y

*

Çevrimdışı m.ufukalp

  • Mehmet Ufukalp
  • ***
  • 423
Ynt: ANA DİLDE İBADET KONUSU VE KUR'AN.
« Yanıtla #51 : 03 Kasım 2010, 02:41:32 ÖS 14 »
farz ibadetlerde Kuran değil de mealinin okunabileceğini iddia eden kardeşlerimize soru:

Siz öyle mi yapıyorsunuz? Siz namazlarda meal mi okuyorsunuz?

Açıklayın ondan sonra konuşalım.

Kuranın manası açık. bunu kendi heva ve hevesimize göre yorumlamaya çalışmanın anlamı yok. Alah Teala ne buyuruyor Kurandan kolay geleni oku. Kuran da Hazreti Cebrail tarafından Rasulullaha Arapça olarak indirilmiştir kardeşim. Bunu zorlamanın ne gereği var.

Ha eğer türkçe meal ile namaz kılmak istiyorsanız kimse sizi tutmuyor, kılın canım. Bırakın da insanlar Kuran okusunlar Kuran meali değil. Kimlerin değirmenine su taşıdığınız hiç aklınıza gelmiyor mu?

Ynt: ANA DİLDE İBADET KONUSU VE KUR'AN.
« Yanıtla #52 : 03 Kasım 2010, 02:57:26 ÖS 14 »
Sanırım size göre Kuran ve Kuran meali farklı şeyler.
Yazınızdan anlaşılıyor bu. Çünkü Kuran ve Kuran meali aynı şeyler.

Ben arapça okuyorum. Arapça mealini de biliyorum fakat aldığım eğitimler sonucu öyle alıştım ve öyle okuyorum ki benim nasıl kıldığım kimseyi ilgilendirmez.
Bişeyleri ispat etme çabası içerisinde iseniz eğer karşınızdaki insanın sizi ilgilendirmeyecek boyuttaki fiillerini kaale almanız hiçde etik olmaz.

Bence Kuranın manası hiçde açık değil. Nasıl açık olabilir?  Bilmeyenler ne anlayabilir?
Yüzyıllar boyu bu düşünceyi savunanların amacı belliydi.
Dini kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak.
Farkındasınız veya değilsiniz bilmiyorum ama bildiğim şey bu şekilde insanları ibadet ederken bile belli bir kalıba sokmak, belli bi  ortak paydada toplamaya çalışmak doğru değildir ve islam asla böyle bir dayatma ile insanları karşı karşıya bırakmaz.
Dinimiz hoşgörü dini ve İslam kesinlikle insanları bilmedikleri bişeyi anlamadan bilmeden yapmaya teşvik etmez.

Kuran Arapça indirildi. Ama Arapça okunması farz kılınmadı.
Hatta bence herkes Kuranı anadilinde okumalı. İnanın bana islama katılım büyük ölçüde çoğalacaktır.
Bu manteliteyi anlamakta güçlük çekiyorum. Bir mümin nasıl olurda Arapçanın namazda okunması gerektiğini savunabilrir?
 Böyle bi görüş nasıl beyan edilir? Bu görüşlere saygım var ama gerçekten aklıselim insanların bunda neden bu kadar ısrar ettiklerini(HİÇ BİR KAYNAK GÖSTEREMEDEN) hiçmi hiç anlamıyorum
Hayat bir sınavdır,bu hüküm kesin.Secde et ki;
varsın Allah’a sesin.Sanma ki önünde,seçenek çok;
Y

*

Çevrimdışı m.ufukalp

  • Mehmet Ufukalp
  • ***
  • 423
Ynt: ANA DİLDE İBADET KONUSU VE KUR'AN.
« Yanıtla #53 : 03 Kasım 2010, 04:30:32 ÖS 16 »
Kardeşim Kuranda Kurandan kolay geleni okuyun diyor. Kuran yine Kuranın arapça olduğunu söylüyor. Mesele çok açık. Arapça olan Kurandan kolay olanını namazda okuyunuz buyuruyor. Bu güne kadar 1400 küsur yılda yapılan uygulamalar bu güne kadar tevatürle böyle gelmiş. Rasulullahın hadislerinde islam alimlerinin görüşlerinde ebu Hanifenin şaz görüşü hariç arapça okunması yönünde. Herkes yanıldı da siz mi doğruda isabet ettiniz. Bri de sizin kafanızda olan islam düşmanı milliyetçiler, ulusalcılar, ergenekoncular mı?

Siz varın namazınızda türkçe kelimeleri tekrarlayın, bırakın insanları da nasıl istiyorlarsa öyle yapsınlar.

Ynt: ANA DİLDE İBADET KONUSU VE KUR'AN.
« Yanıtla #54 : 03 Kasım 2010, 05:26:27 ÖS 17 »
Arapçanın kolay-orta-zor diye bi ayrımımı varki kolayı seçelim.
İftira atmayın. Arapça olan kurandan kolayınıza geleni okuyun demiyor.
Kurandan kolayınıza geleni okuyun diyor.

1400 sene boyunca yapılmış olabilir ben bunun yanlış olduğunu değil diğer türlü de olabileceğini savunuyorum. Şöyle bişeyde var eğer bir yanlış varsa ortada 1400  değil milyonlarca yıl geçmesi bile bu yanlışı doğrulamaz.

Hayat bir sınavdır,bu hüküm kesin.Secde et ki;
varsın Allah’a sesin.Sanma ki önünde,seçenek çok;
Y

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5172
    • depo
Ynt: ANA DİLDE İBADET KONUSU VE KUR'AN.
« Yanıtla #55 : 03 Kasım 2010, 10:51:59 ÖS 22 »

allahın selamı üzerinize olsun arkadaşlar  benim açımdan önemli bir konu tartışılıyor bu yüzden takip ediyorum.
uzun zamandan beri ana dilde ibadet konusu kafamda bir soru işareti ya da ünlem şeklinde takılı durur.
hatta forumda konuyu açmayı ve fikirlerinizi almayı da istemiştim...

kısmet bugüneymiş...
benim dediğim kesin doğru diyemem doğrusunu rabbimiz bilir ama düşüncelerimi arz edeceğim yanıldığım noktalarda beni düzeltiniz. eğer yanlışım yok ise kesin olmayan düşünemi doğrulamış oluru(z)m.....

şimdi ülkemizde ana dilde ibadet ya da türkçe ezan iddiaları hep karşı mahalleden ve onların atalarından gelmiştir. onların bu iddiaları bizim açımızdan kayda değer değildir zira namazda gözü olmayanın ezanda da kulağı olmaz. o türkçe ezan okunsun diyenler eğer türkçe ezan okusak camiye mi gelecekler ? hayır. o zaman karışmasınlar müslümanların ibadet diline.

bizlerin kendi içerisinde ele alacağı bu konuyu onların konumu ile karıştırmamanızı rica ederim.

bizim ana konumuz ana ibadetimiz olan namaz ibadeti sdece arapça mı ifaa edilebilir yoksa başka dillerde de yerine getirilebilir mi ?

bu noktada öncelikle allahın bir emri olup olmadığına bakmalıyız ardından da namaz ibadeti nedir amacı uygulaması nedeni sonucu nedir iyi anlaşılmalı bunların ışığında bir hükme varılmalıdır. namaz üzerine kitaplar dolusu yazılar yazılmıştır düşünceler geliştirilmiştir özeti olarak namaz = salat = dua'dır

namaz belirli zaman dilimlerinde sistematik ve pratik olarak yerine getirilen ibadet biçimidir.
namaz ibadetinde kul yaradanına hem bedenen hem ruhen hem zihnen hem dil ile dua eder ve kulluğunu arz eder.
burada bir insan bünyesinde bütünlük olması gerekmektedir ki ibadetin hakkı verilmiş olsun.

yukarıda saydığımız unsurlardan dil ile dua kısmına gelince; burada allaha yapılan sözlü dua vardır. burada dikkat etmemiz gereken husus şudur ; biz ağzımızı açmadan allah bizim ne dediğimizi ne diyeceğimizi ne demiyeceğimizi zihnimizden neler geçtiğini bilmektedir. hani klasik bir söz vardırya çok doğru olarak;
"allahın bizim namazımıza ihtiyacı yoktur bizim namaza ihtiyacımız var aynen günde 3 öğün yemek ihtiyacımız olduğu gibi"

bu noktada dilimiz ile allaha dua da bulunurken allaha ne dediğimizin allahtan ziyade bizim bilmemiz gerekir. hani atalarımızın bir deyimi ile; " ağzından çıkanı kulağının duyması"...

hani allah da kuran da şöyle diyor :

4 nisa 43
Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın.......


bakınız sarhoşluk hali baş örtüsü ayetinde geçen humr kelimesi ile ifade edilir. yani aklın örtülmesi bilincin yitirilmesi ne denildiğinin bilinmemesi hali. evet; allah ne söylediğimizi bilmemizi istiyor ki üstte ifade ettiğim gibi söylediklerimizin allahın ihtiyacı yok bizim ihtiyacımız var.

bu noktada kurandan ayetler örnek vermiş arkadaşlar "bu kuran arapça indirildi..." ifadeleri olan ayetleri paylaşmışlar.
amenna ve saddakna ki elbete kuran arapça indirildi. bir araba fransızca indirilecek değildi öyle değil mi ?
eğer peygamber almanyada yaşasa idi kuran da arapça değil almanca olacaktı. o zaman almanca okuyacaktık.

allah, kuran arapça indirildi diyerek ;
yani (ilk hitap ettiği kitleyi baz alarak) anlamadığınız bir dilden göndersek bu ne diyor anlamıyoruz derdiniz.
alın size sizin dilinizde bir mesaj bir kitap gönderiyoruz hala anlamayacakmısınız hala akletmeyecekmisiniz....!!!
diye soruyor allah.

pekiyi bu ilahii mesaj evrensel ise diğer dillerdeki kavimler nasıl anlayacak ? allah bunu düşünmedi mi ?

fecr abimin verdiği örnek güzeldi ama konuyu tam karşılamayabilir. çünkü evet bilgisayar dünyasından konuşurken format harddis spam  warez trojan gibi türkçe bile olmayan anlamını bilmediğimiz ama zamanla kullanım yerine göre anlamlandırarak öğrenerek dilimize yerleşen artık sıradan bir dil gibi kullandığımız kelimeler terimler bunlar. ama dikkat edilmesi gereken husus şu ki; biz bu terimleri kullanırken de türkçe cümleler kuruyoruz öyle değil mi ?

misal :
" bilgisyarıma trojan girmiş antivirüs program kurdum tarattırdım 35 tane virüs buldu karantinaya aldırdım ama yine de rundll.32 hatası veriyor format atmam gerekebilir ama harddiskimdeki dosyalarımın silinmesinden korkuyorum...."

burda yığınla yabancı kelime var ama türkçe cümle kurdum ve bilgisayara vakıf kişi bu cümleyi gayet rahat anlar.
aynı şey dinimiz için de geçerlidir ki bir çok arapça terim kelime türkçemize geçtiği gibi artık günlük dilde de bu kelimeleri kullanıyoruz. o yüzden  bazı ya da birçok arapça kelimenin kullanılması başkadır ama cümle kurarken arapça kurmak başkadır.

arapça elbette müslüman toplulukların ortak dili olmalı ve ahh keşke müslümanlar arası fiili olarak da hep arapça iletişim dili olsa. ama emperyalist dünyada ingiliz emperyalizmi o kadar güçlü ki dünyanın büyük bir çoğunluğunda ortak dil ingilizce.

türkçe namaz kılarsak başka bir ırktan kişi nasıl anlayacak iddiası var;
birincisi arapça okuyunca zaten kimse anlamıyor. tamam fatihayı hepimiz biliyoruz, ama hemen ardından okunan sure yüksek ihtimal kuranın herhangi bir yerinden olacak ve cemattin % 99'u zaten anlamayacak.

kaldı ki ülkemizde türkçe bilmeyen kaç kişi kaç camiye gidecek ?
ayrıca cuma namazında hutbe  dinleme farziyeti vardır hutbeler türkçe okunuyor o kişiler bu hutbeyi nasıl anlayacak ?

hangi mealden okunacak tartışması olabilir mi ?
bu noktada dikkat etmemiz gereken husus şurası;
motamot kelime çevirisi ile namaz kılınmaya kalkışılır ise  aynen tanrı uludur diyerek çevrilen ezana döner ki bu da ruhsuz bir dil oluşturur.  türkçe okunmasından kasıt ne söylediğini anlamak hissetmek düşünmek idrak etmek....
bu yüzden peygamber 2 rekat namazı 15-20 dakikada kılarken biz 2 rekat namazı 2 dakikada kılıyoruz.
çünkü o elhamdülillahi rabbil alemin dediği zaman bu cümle onu alır götürüken
biz ferrari imamlar gibi elhm. .... öyle süratli okuyoruz ki.
aslında bizim hatamız okumuş olmak için okuduğumuzdandır. allah namazda kuran oku diyor okudum bitti.
değil
okuyorum düşünüyorum hisssediyorum idrak ediyorum şuurlanıyorum.
namaz bir yerde ruhun gıda almasıdır. serum takarak da gıda alırsınız mükellef sofrada oturarakda öyle değil mi ?
hangisini tercih edersiniz ? biz namazımızı serum gibi kullandığımız için tadı tuzu olmuyor. ama mükellef sofraya oturur gibi otursak da her dua nın her ayetin tadına baka baka düşüne düşüne kılsak olmaz mı ?

sözün özü;
hamd alemlerin rabbi allaha mahsusdur diyerek başlamak ile
elhamdulillahi rabbil alemiiin demek arasında fark olmamalı.
önemli olan allahın değil bizim duymamız anlamamız bu mesajları....

bunca kelamdan sonra soracaksınız sen türkçe mi kılıyorsun diye :)
hayır; kuran ile aydınlanma sürecimde içimden gelerek okuduğum dua ve sureleri anlamları ile ezberledim
ve arapça okuyup türkçe düşünebilerek kıldığım için türkçe okuma ihtiyacı hissetmedim.

ama samimi olarak türkçe okuyup kılmak isteyen olursa da zinhar olmaz arapça olacak dayatmasını da kabullenemedim.

çünkü arapça bilen arap bir allaha değil; tüm dillerde ve renklerde insanların rabbi olan ve herkesin söylemediği söylediği herşeyi duyan anlayan tüm alemlerin rabbi olan allaha iman ettiğimiz için ona içimizden geldiği gibi geldiği dille samimi bir şekilde seslenmek istiyor ve isteyenlere mani olunmamasını istiyorum

çünkü biliyor ve söylüyorum ki;

dua : allah ile sanki bir dostla dertleşir sohbet eder içini döker gibi samimiyetle konuşabilmektir....

doğrusunu rabbimiz bilir, hepiniz allaha  emanet olunuz saygılarımla... maxpayna


*

Çevrimdışı m.ufukalp

  • Mehmet Ufukalp
  • ***
  • 423
Ynt: ANA DİLDE İBADET KONUSU VE KUR'AN.
« Yanıtla #56 : 04 Kasım 2010, 09:48:28 ÖÖ 09 »
Arapçanın kolay-orta-zor diye bi ayrımımı varki kolayı seçelim.
İftira atmayın. Arapça olan kurandan kolayınıza geleni okuyun demiyor.
Kurandan kolayınıza geleni okuyun diyor.

1400 sene boyunca yapılmış olabilir ben bunun yanlış olduğunu değil diğer türlü de olabileceğini savunuyorum. Şöyle bişeyde var eğer bir yanlış varsa ortada 1400  değil milyonlarca yıl geçmesi bile bu yanlışı doğrulamaz.



Kuranın arapça olduğunu yine Kuran söylemiyor mu kardeşim?

*

Çevrimdışı m.ufukalp

  • Mehmet Ufukalp
  • ***
  • 423
Ynt: ANA DİLDE İBADET KONUSU VE KUR'AN.
« Yanıtla #57 : 04 Kasım 2010, 09:55:43 ÖÖ 09 »
Sünni, şii, mütezili islam alimlerinden, müfessirlerinden fakihlerinden uzmanlarından hiç kimse farz ibadetlerde hele namazda arapca dışında başka dilin kullanılmayacağını söylemişlerdir.

Ana dilde ibadet yapılabileceğini ise, oryantalistler, islam düşmanı laikler, fitne ve fesatçı kafirler, münafıklar bir de yarım akıl ve ilimleri ile safdil kardeşlerimiz söylemektedirler.

İnsanlarda bu minval üzere karar versinler, tabii ki bir adam beş vakit namazı türkçe kelimelerle kılmak istiyorsa varsın kılsın.

Halbuki kendimizi neden kandırıyoruz. Bu gün namazda söylediğimiz arapça bütün cümleleri türkçeye çevirmeye çalışıpta türkçe ibadet yapmaya kalksak bu işin içinde bir yıl çıkamayız.

Bir şeyi iddia edenler önce o işi kendileri yapmalıdırlar. Ki bir kişinin günde beş vakit namazı  türkçeye çevrilmiş mealle yapabileceğine inanmıyorum. Ancak namaz düşmanları müminlerin elinde kalmış namaza da göz dikip onu da bozmak için ana dilde ibadeti zorlamaya çalışıyorlar.

Bunu görmeyecek kadar kör olanlara yazıklar olsun diyorum, başka bir şey demiyorum.

Ynt: ANA DİLDE İBADET KONUSU VE KUR'AN.
« Yanıtla #58 : 04 Kasım 2010, 04:34:36 ÖS 16 »
Değerli kardeşim maxpayna

Bu konudaki düşüncelerimi açıklamak isterim ki, size şöyle cevap vereyim.

Alıntı
allah, kuran arapça indirildi diyerek ;
yani (ilk hitap ettiği kitleyi baz alarak) anlamadığınız bir dilden göndersek bu ne diyor anlamıyoruz derdiniz.
alın size sizin dilinizde bir mesaj bir kitap gönderiyoruz hala anlamayacakmısınız hala akletmeyecekmisiniz....!!!
diye soruyor allah.

pekiyi bu ilahii mesaj evrensel ise diğer dillerdeki kavimler nasıl anlayacak ? allah bunu düşünmedi mi ?

Kuranın evrenselliğinden şüphe yoktur. Dolayısıyla kuran ayetleri her dilde açık ve net anlaşılır.

Alıntı
ama samimi olarak türkçe okuyup kılmak isteyen olursa da zinhar olmaz arapça olacak dayatmasını da kabullenemedim.

Namazı Kabul edecek olan Allahtır. Dolayısıyla biz onun adına hüküm veremeyiz.

Ancak Namaz esnasında ayetleri kendi anadilimizle okunması doğru mudur değil midir tartışmasını yapıyoruz.

Alıntı
sözün özü;
hamd alemlerin rabbi allaha mahsusdur diyerek başlamak ile
elhamdulillahi rabbil alemiiin demek arasında fark olmamalı.
önemli olan allahın değil bizim duymamız anlamamız bu mesajları....

Hamd alemlerin rabbi Allaha mahsusdur diyerek başlamak ile
Elhamdulillahi rabbil alemiiin demek arasında şu yönden fark olmalı


Şimdi bu anadilde gerçekten tam bir tercüme oldu mu ? Tercüme yapılırken, kelamın bütün mana ve maksatlarına itina gösterilmesi icab etmek gerekir ki, yapılan çeviri ancak  bir meallendirmedir.

Allah kelimesi anadilde kelime değil yani Türkçe kelime değil keza

Rab türkçe kelime değil

Hamd hiç değil.

Alem de Türkçe kelime değil neyi neye çeviri yaptınız.

Denilenebilir ki bu kelimler artık Türkçeleşmiştir. Diğer dillerde olduğu gibi türkçeleşmiş, manaları da biliniyor. Eğer öyle ise yani kuran ayet kelimelerinin tümü, tam karşılığı ile türkçe kelime olarak dilimize geçmiş ise kendi dilimizde kuran ayetlerini anlamamız ve namazda okumamız pek kolay olacaktır ki , ama yine de kuranın kendisinin aslı olmayacaktır. Yani Allahın biz kullarına söylediği asıl dildeki hitap şekli olmayacaktır. Kendi dilimize çevirdiğimizde ise kuranın artık mucize kelam olması ortadan kalkacaktır.

Namaz ibadetimizde orjinali Allahın mucize kelam olan sözleriyle ona kendi hitabı ile seslenemek en iyi hitap olacağı kanaatindeyim ki,

Kuran lafzı ile manası ile bir edebi eserdir. ki, bu yönü ile ile ayrıca Allahın bir mucize kelamıdır. Ayetlerin bir benzerini hiç bir dilde meydana getiremezsiniz, ne anadilde ne de arapça ile de olsa bunun bir benzeri asla getirilemez. Kuran adeta meydan okur haydi getirin diye.

BİZ İSE KURANI GETİRİYORUZ ANA DİLİMİZE VE SONRADAN DA BU KURANDIR . HİÇ FARKI YOKTUR MU DİYECEĞİZ.

Kur’an, “(Ey Peygamberim!) De ki: “Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun gibisini getiremezler” (İsrâ sûresi 88);
 
Edebi eserin bir başka dilde çevrisi onun gibi olur mu. Aslı gibi olur mu ? Kuran ne Şiir ve  ne de manzum eserdir. Ama her ikisinin de bütünüdür. Uslup, ahenk, telafuz hatta okunuşunda notalar dahi var. Belagat ( Söz söyleme sanatı ) ile bir başka dile çevrisi mümkün değildir. O zaman edebi eser olma özelliğini ve mucize kelam özelliğini kaybeder.

“Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi ALLAH’tan başka gücünüzün yettiklerini de (yardıma) çağırıp, siz de onun gibi uydurma on sûre getirin” (Hud suresi 13)

Namaz ibadetimizde orjinali Allahın mucize kelam olan sözleriyle ona kendi hitabı ile seslenemek en iyi hitap olacağı kanaatindeyim, tabii ki anlamını anlayarak




 






 





Ynt: ANA DİLDE İBADET KONUSU VE KUR'AN.
« Yanıtla #59 : 04 Kasım 2010, 08:12:51 ÖS 20 »

allahın selamı üzerinize olsun arkadaşlar  benim açımdan önemli bir konu tartışılıyor bu yüzden takip ediyorum.
uzun zamandan beri ana dilde ibadet konusu kafamda bir soru işareti ya da ünlem şeklinde takılı durur.
hatta forumda konuyu açmayı ve fikirlerinizi almayı da istemiştim...

kısmet bugüneymiş...
benim dediğim kesin doğru diyemem doğrusunu rabbimiz bilir ama düşüncelerimi arz edeceğim yanıldığım noktalarda beni düzeltiniz. eğer yanlışım yok ise kesin olmayan düşünemi doğrulamış oluru(z)m.....

şimdi ülkemizde ana dilde ibadet ya da türkçe ezan iddiaları hep karşı mahalleden ve onların atalarından gelmiştir. onların bu iddiaları bizim açımızdan kayda değer değildir zira namazda gözü olmayanın ezanda da kulağı olmaz. o türkçe ezan okunsun diyenler eğer türkçe ezan okusak camiye mi gelecekler ? hayır. o zaman karışmasınlar müslümanların ibadet diline.

bizlerin kendi içerisinde ele alacağı bu konuyu onların konumu ile karıştırmamanızı rica ederim.

bizim ana konumuz ana ibadetimiz olan namaz ibadeti sdece arapça mı ifaa edilebilir yoksa başka dillerde de yerine getirilebilir mi ?

bu noktada öncelikle allahın bir emri olup olmadığına bakmalıyız ardından da namaz ibadeti nedir amacı uygulaması nedeni sonucu nedir iyi anlaşılmalı bunların ışığında bir hükme varılmalıdır. namaz üzerine kitaplar dolusu yazılar yazılmıştır düşünceler geliştirilmiştir özeti olarak namaz = salat = dua'dır

namaz belirli zaman dilimlerinde sistematik ve pratik olarak yerine getirilen ibadet biçimidir.
namaz ibadetinde kul yaradanına hem bedenen hem ruhen hem zihnen hem dil ile dua eder ve kulluğunu arz eder.
burada bir insan bünyesinde bütünlük olması gerekmektedir ki ibadetin hakkı verilmiş olsun.

yukarıda saydığımız unsurlardan dil ile dua kısmına gelince; burada allaha yapılan sözlü dua vardır. burada dikkat etmemiz gereken husus şudur ; biz ağzımızı açmadan allah bizim ne dediğimizi ne diyeceğimizi ne demiyeceğimizi zihnimizden neler geçtiğini bilmektedir. hani klasik bir söz vardırya çok doğru olarak;
"allahın bizim namazımıza ihtiyacı yoktur bizim namaza ihtiyacımız var aynen günde 3 öğün yemek ihtiyacımız olduğu gibi"

bu noktada dilimiz ile allaha dua da bulunurken allaha ne dediğimizin allahtan ziyade bizim bilmemiz gerekir. hani atalarımızın bir deyimi ile; " ağzından çıkanı kulağının duyması"...

hani allah da kuran da şöyle diyor :

4 nisa 43
Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın.......


bakınız sarhoşluk hali baş örtüsü ayetinde geçen humr kelimesi ile ifade edilir. yani aklın örtülmesi bilincin yitirilmesi ne denildiğinin bilinmemesi hali. evet; allah ne söylediğimizi bilmemizi istiyor ki üstte ifade ettiğim gibi söylediklerimizin allahın ihtiyacı yok bizim ihtiyacımız var.

bu noktada kurandan ayetler örnek vermiş arkadaşlar "bu kuran arapça indirildi..." ifadeleri olan ayetleri paylaşmışlar.
amenna ve saddakna ki elbete kuran arapça indirildi. bir araba fransızca indirilecek değildi öyle değil mi ?
eğer peygamber almanyada yaşasa idi kuran da arapça değil almanca olacaktı. o zaman almanca okuyacaktık.

allah, kuran arapça indirildi diyerek ;
yani (ilk hitap ettiği kitleyi baz alarak) anlamadığınız bir dilden göndersek bu ne diyor anlamıyoruz derdiniz.
alın size sizin dilinizde bir mesaj bir kitap gönderiyoruz hala anlamayacakmısınız hala akletmeyecekmisiniz....!!!
diye soruyor allah.

pekiyi bu ilahii mesaj evrensel ise diğer dillerdeki kavimler nasıl anlayacak ? allah bunu düşünmedi mi ?

fecr abimin verdiği örnek güzeldi ama konuyu tam karşılamayabilir. çünkü evet bilgisayar dünyasından konuşurken format harddis spam  warez trojan gibi türkçe bile olmayan anlamını bilmediğimiz ama zamanla kullanım yerine göre anlamlandırarak öğrenerek dilimize yerleşen artık sıradan bir dil gibi kullandığımız kelimeler terimler bunlar. ama dikkat edilmesi gereken husus şu ki; biz bu terimleri kullanırken de türkçe cümleler kuruyoruz öyle değil mi ?

misal :
" bilgisyarıma trojan girmiş antivirüs program kurdum tarattırdım 35 tane virüs buldu karantinaya aldırdım ama yine de rundll.32 hatası veriyor format atmam gerekebilir ama harddiskimdeki dosyalarımın silinmesinden korkuyorum...."

burda yığınla yabancı kelime var ama türkçe cümle kurdum ve bilgisayara vakıf kişi bu cümleyi gayet rahat anlar.
aynı şey dinimiz için de geçerlidir ki bir çok arapça terim kelime türkçemize geçtiği gibi artık günlük dilde de bu kelimeleri kullanıyoruz. o yüzden  bazı ya da birçok arapça kelimenin kullanılması başkadır ama cümle kurarken arapça kurmak başkadır.

arapça elbette müslüman toplulukların ortak dili olmalı ve ahh keşke müslümanlar arası fiili olarak da hep arapça iletişim dili olsa. ama emperyalist dünyada ingiliz emperyalizmi o kadar güçlü ki dünyanın büyük bir çoğunluğunda ortak dil ingilizce.

türkçe namaz kılarsak başka bir ırktan kişi nasıl anlayacak iddiası var;
birincisi arapça okuyunca zaten kimse anlamıyor. tamam fatihayı hepimiz biliyoruz, ama hemen ardından okunan sure yüksek ihtimal kuranın herhangi bir yerinden olacak ve cemattin % 99'u zaten anlamayacak.

kaldı ki ülkemizde türkçe bilmeyen kaç kişi kaç camiye gidecek ?
ayrıca cuma namazında hutbe  dinleme farziyeti vardır hutbeler türkçe okunuyor o kişiler bu hutbeyi nasıl anlayacak ?

hangi mealden okunacak tartışması olabilir mi ?
bu noktada dikkat etmemiz gereken husus şurası;
motamot kelime çevirisi ile namaz kılınmaya kalkışılır ise  aynen tanrı uludur diyerek çevrilen ezana döner ki bu da ruhsuz bir dil oluşturur.  türkçe okunmasından kasıt ne söylediğini anlamak hissetmek düşünmek idrak etmek....
bu yüzden peygamber 2 rekat namazı 15-20 dakikada kılarken biz 2 rekat namazı 2 dakikada kılıyoruz.
çünkü o elhamdülillahi rabbil alemin dediği zaman bu cümle onu alır götürüken
biz ferrari imamlar gibi elhm. .... öyle süratli okuyoruz ki.
aslında bizim hatamız okumuş olmak için okuduğumuzdandır. allah namazda kuran oku diyor okudum bitti.
değil
okuyorum düşünüyorum hisssediyorum idrak ediyorum şuurlanıyorum.
namaz bir yerde ruhun gıda almasıdır. serum takarak da gıda alırsınız mükellef sofrada oturarakda öyle değil mi ?
hangisini tercih edersiniz ? biz namazımızı serum gibi kullandığımız için tadı tuzu olmuyor. ama mükellef sofraya oturur gibi otursak da her dua nın her ayetin tadına baka baka düşüne düşüne kılsak olmaz mı ?

sözün özü;
hamd alemlerin rabbi allaha mahsusdur diyerek başlamak ile
elhamdulillahi rabbil alemiiin demek arasında fark olmamalı.
önemli olan allahın değil bizim duymamız anlamamız bu mesajları....

bunca kelamdan sonra soracaksınız sen türkçe mi kılıyorsun diye :)
hayır; kuran ile aydınlanma sürecimde içimden gelerek okuduğum dua ve sureleri anlamları ile ezberledim
ve arapça okuyup türkçe düşünebilerek kıldığım için türkçe okuma ihtiyacı hissetmedim.

ama samimi olarak türkçe okuyup kılmak isteyen olursa da zinhar olmaz arapça olacak dayatmasını da kabullenemedim.

çünkü arapça bilen arap bir allaha değil; tüm dillerde ve renklerde insanların rabbi olan ve herkesin söylemediği söylediği herşeyi duyan anlayan tüm alemlerin rabbi olan allaha iman ettiğimiz için ona içimizden geldiği gibi geldiği dille samimi bir şekilde seslenmek istiyor ve isteyenlere mani olunmamasını istiyorum

çünkü biliyor ve söylüyorum ki;

dua : allah ile sanki bir dostla dertleşir sohbet eder içini döker gibi samimiyetle konuşabilmektir....

doğrusunu rabbimiz bilir, hepiniz allaha  emanet olunuz saygılarımla... maxpayna


allahın selamı seninde üzerine olsun arkadaşım,

ve konu hakındaki tespitlerin ki genelde aynı görünsede ,farklı yönlerlede farklılıklar arz etmektedir .Evet bizler namazı kılmıyor namaza kıyıyor olabiliriz FERRARİ benzetmenle,ve okuduğumuz ayetlerde neler dediğimizide bilmiyoruz ki bu da tefekkürden ediyor ve namazdaki huşuyu yaklıyamıyoruz belkide bu verilen örneklerden farklı eksiklerde vardır eminim bundan dolayıoda tam bir İSLAMİ GÜNÜMÜZ NESLİNİ ORTAYA ÖRNEKLİKLERLE ÇIKARAMIYOR VE ÇAĞIMIZIN,SAHABİLERİ OLAMIYORUZ.bu farklı ama gelelimki ANA DİLİNDE NAMAZ KILMAK OLAYTI AYRI BİR FACİADIR..

Ve soruyorum arkadaşıma bize RABBİMİZ allah resulunu örnek göstermemiş mi ve Allah resulunun dönemin de ,türk,kürt,fars,rum vs. DİLLERİ KONUŞAN VE müslüman olup böyle bi r talepte bulunmamışken bunlar bizden çok mu aptal dılar vey a bizden daha mı çok teslim diler.

BAK KARDEŞİM BİRTEK ÜMMETİN NAMAZI KILRKEN KULLANDIĞI DİLDE VAHDET KALMIŞ KEN GEL ONUDA SEN YOK ETME

VE VARMI SİZİN DEDİĞİNİZ ŞEK,İLDE ALAH RESULUNUN DÖNEMİNDE Bİ UYGULAMA VE TALEP.....

SAYGILAR SUNUYORUM SAMİMİYETİNİZE...