Atatürk'ün gizli kalmış röportajı

  • 1 Cevap
  • 3789 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

esedullahmurat

Atatürk'ün gizli kalmış röportajı
« : 30 Ağustos 2007, 01:04:51 ÖS 13 »
Atatürk'ün 1918'de çıkardığı Minber gazetesindeki bir röportaj ilk defa gün yüzüne çıktı.




Yeni Aktüel dergisi Atatürk'ün ordu-siyaset ilişkisine bakışını ortaya koyan 1918 tarihli bir röportajını gün yüzüne çıkardı. Asker Mustafa Kemal, Mondros'un ardından bir gazeteciye ilginç bir yanıt veriyor.

Atatürk'ün ilk gazetesi Minber'deki yazılar, 89 yıl sonra Erzincan Üniversitesi öğretim üyesi Yard. Doç. Erol Kaya tarafından kitap haline getirildi. Minber'de 19 Kasım 1918'de yayımlanan röportajın Yeni Aktüel'de günümüz Türkçesi ile yayımlandığı röportajın tam metni şöyle:
Üç gün önce son görevi olan Yıldırım Orduları Grubu Kumandanlığı'nı bırakarak İstanbul'a gelen Fahri Yaver Mustafa Kemal Paşa Hazretleriyle bir görüşme yapması için bir muhabirimizi Paşa'nın nezdine gönderdik. Osmanlı Devleti tarafından mütareke yapılması üzerine, mütareke şartlarının uygulanma biçimleri hakkında merkezle görüşmelerde bulunmak üzere İstanbul'a gelmiş ise de, Yıldırım Ordular Grubu'nun kaldırılması ile görevi sona ermiştir. Mustafa Kemal Paşa'nın muhabirimiz ile yaptığı kıymetli görüşme aşağıdadır:

MİNBER'DEN...
-Siyasi durumumuz hakkındaki görüşlerinizi öğrenebilir miyim?


- Ben siyasetle yalnız 329 senesinde Sofya ve aynı zamanda Belgrat ve Çetine ataşemiliterlikleri görevinde bulunduğum bir sene içerisinde ilgilendim ve ilgilenme amacım da siyasi olmayıp askeri-siyasi bir durum idi. Bu ilgim dışında bütün hayatım Trablusgarb'da, Balkan Savaşları'nda savaş meydanlarında askerlikle geçmiştir. Her ne kadar kendimde ordulardan, muharebelerden ve askeri hususlardan bahsetmek için kuvvetli bir selahiyet görüyorsam da siyasetten bahsetmek hususunu ilgililere bırakmayı uygun buluyorum. Ancak bu sözlerimle, aziz vatanımızın ve bahtsız milletimizin kurtuluş ve menfaatine yönelik olarak, içinde bulunduğumuz dönemin farklı safhalarında ilgisiz kaldığımı söylemek istemiyorum. Bu konuda farklı dönemlere ait düşüncelerimin ve bu düşüncelerin gerektirdiği araştırmaların bir özetini ve sonucunu ifade etmem gerekirse diyebilirim ki; ben en iyi siyasetin her anlamda en kuvvetli olmak olduğuna inanırım. En kuvvetli olmak tabirinden kastım, yalnızca silah olarak kuvvetli olmak anlaşılmamalı. Aksine, asker olmama rağmen diyebilirim ki, silah kuvveti, kuvvetler değerlendirmesini meydana getiren unsurların sonuncusudur. Benim kastettiğim; manen, ilmen, fennen, ahlâken kuvvetli olmaktır. Çünkü bu saydığım hususlardan mahrum olan bir milletin bütün fertlerinin en son silahlarla donanmış olduğunu kabul etsek bile, kuvvetli olduğunu kabul etmek doğru olmaz. Bugünkü insanlık alemi içinde mevki sahibi olabilmek için elbette sadece silah kuvvetine sahip olmak yeterli değildir. Benim düşünceme göre, kuvvetli bir ordu dendiği zaman anlaşılması gereken manâ, her ferdi, özellikle subayı ve kumandanı, fen ilmi ve medeni alemin gereklerine göre yetişmiş ve bunlara göre düşünce ve hareketlerini uygulayan ordudur. Yüksek ahlâkta bir heyettir. Şüphesiz ki tek amacı, vazifesi, düşüncesi ve hazırlığı vatanı savunmak olan bu heyet, memleketin siyasetini idare edenlerin verecekleri karara göre faaliyete geçer. Ordulara komuta etmiş bir asker sıfatıyla bu nokta-i nazardan siyasetle temas etmiş olabilirim. Memleketi ve milleti çok iyi tanıyan ve muhtaç olduğu ilerlemeye kavuşması için huzur ve sükun içinde, fakat hürriyet ve istiklali korunmuş bir durumda çok çalışmak gerektiğine inanmış biri olarak, bu düşüncelerimi karşılayacak, yani bize huzur ve sükûn verecek ilişkilere ve dostluklara ciddi anlamda taraftarım.

-İngilizlerle ilgili düşünceleriniz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

- Bu savaşta İngilizlerle Arıburnu, Anafarta ve Filistin cephelerinde karşı karşıya gelip savaştım. Ben gerek bu cephelerde ve gerekse daha önce bahsettiğim cephelerde sürekli vatanın müdafaasından ibaret bir görev yaptım. Bununla birlikte kalbimde nefret ve düşmanlık düşünceleri yer bulmamıştır. Osmanlı milletinin hürriyetine ve devletimizin bağımsızlığına hürmet ve saygı gösterdikleri takdirde yalnız benim için değil bütün Osmanlı milleti için İngilizlerden daha hayırlı bir dost olmayacağı kanaati tabiidir.

-Memlekette en son meydana gelen fikir hareketlerini nasıl buluyorsunuz?


- Savaş meydanlarından İstanbul'a döneli iki gündür. Karargâhımın bulunduğu Adana'da fikir hareketlerini incelemeye vakit bulamadım. Bunun için henüz bu konuda bir şey söyleyemem.


Kaynak

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5166
    • depo
Ynt: Atatürk'ün gizli kalmış röportajı
« Yanıtla #1 : 29 Kasım 2007, 01:14:28 ÖÖ 01 »
Çok Ağır Suçlama
 Zaman Gazetesi yazarı Tarihçi Mustafa Armağan, Daily Mail muhabirinin tartışılacak iddiasını kaleme aldı. İddia Atatürk'ün İngilizlere yaptığı bir teklifi içeriyor..

"Atatürk, Anadolu topraklarında İngiliz idaresinde bir vali olarak çalışmayı teklif etti"

Zaman Gazetesi yazarı, Daily Mail muhabirinin tartışılacak iddiasını kaleme aldı

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu, Yazar Mustafa Armağan dünkü Zaman Gazetesi'nde yayınlanan yorumunda, Atatürk'ün 14 Kasım 1918'de Britanya resmi makamlarına "Anadolu topraklarında İngiliz idaresinde bir vali olarak çalışmayı teklif ettiğini" yazdı. Bu bilgiyi İngiliz Daily Mail Gazetesi'nin muhabiri G. Ward Price'in hatıralarını yazdığı, "Extra-Special Correspondent" (Çok Özel Yazışmalar) adlı kitabından aldığını belirtti.

Kitapta Atatürk'le ilgili anlatımları "Kim kahraman, kim hain?" başlığıyla aktaran Armağan, Atatürk'ün Price'in hatıratındaki beyanatıyla "vatan haini" olarak görülebileceğini ima etti. Armağan "Şimdi söyleyin bakalım İngilizler'le bağlantı kurmak vatan hainliği sayılabilir miymiş?" diye de sordu.