BAŞÖRTÜSÜ KURANDA GERÇEKTEN VARMIDIR, GELİN BİRLİKTE DÜŞÜNELİM...

  • 46 Cevap
  • 27885 Görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı halukgta

  • ****
  • 1059

   Bugünlerde televizyonlarda, dini konularda sorulan en çok soru başörtüsü Allah emri olarak kuranda var mıdır? Kimi konuşmacılar hayır yoktur diyor genelde daha çoğunluğu ise evet Allah Nur suresi 31. ayetinde kesinlikle başın örtülmesini emrediyor şeklinde açıklama yapıyorlar. Biz okuma alışkanlığı olmayan toplum olarak da normal olarak, eğer isminin önünde birde kocaman bir unvan varsa, birde çoğunluk söylüyorsa hiç kuşkusuz o zaman demek ki Allah emriymiş diyor ve öyle kabul ediyoruz. Peki, bu yol doğru bir yol mu? Çoğunluğun sözlerine inanmak bizleri Allah a ulaştırır ve Rabbin katında mahcup etmez mi dersiniz? Ben doğrusu kimlerin doğru söylüyor olacağını inanın çok düşündüm ve tek hâkim ve yargılayıcının gönderdiği, bizlerin anayasası olan kitaba yani kurana danışmanın en doğru yol olduğuna karar verdim. Kuranı ilk kez okuduğumda, kuranı doğru anlamamda faydası olacak, hatta hiç unutmamam gereken bazı ayetler dikkatimi çekti. Bunları sizlerle paylaşmak isterim.

Enam sur. 116: Yeryüzündeki insanların çoğunluğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Sadece sanıya uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar.

Ankebut Sur.51: Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.

Zühruf Suresi 44: Gerçek şu, bu Kuran sana ve toplumuna elbette ki bir hatırlatıcı/bir düşündürücü/bir şeref/bir öğüttür. Bu kitaptan sorumlu tutulacaksınız.


    Yukarıda ki üç ayet üzerinde kısaca düşünelim isterseniz. Birincisi karşımıza çoğunluk diye çıkanlar her zaman haklı anlamına gelmediği gibi, onlara uyduğunuzda bizleri Allah yolundan saptırma tehlikesi ile kar karşıya gelebileceğimiz uyarısını Allah çok açık yapıyor. Ankebut suresinde ise, Rabbim indirdiği kitabı yeterli görmeyenlere tepkisini göstererek, sizlere indirdiğim kitap yetmiyor mu diyerek bu kitabın yeterli olduğunu, sitemli bir şekilde açıklıyor. İşin en güzeli ve can alıcı ayeti ise bence şu ayet, ama her ne hikmetse bu ayeti görmezden gelmek için, bahsini bile açılmıyoruz. Yüceler yücesi Rabbim sizleri bu kitaptan hesaba çekeceğim, bu kitaptan sorumlusunuz diyor, ama hala isimlerinin önünde kocaman kocaman unvanlar olan insanlar, kalkıp ne diyorlar bizlere? Bu kitapta her şey yoktur, bu kitap özet bilgidir. İslamı anlayabilmek ve yaşayabilmek için hadis kitaplarına ve fıkıh kitaplarına ihtiyaç vardır. Kuranı sizler okuduğunuzda anlayamazsınız, onu veli kişiler anlar. Peki, bu sözler yalnız yukarıda yazdığım üç ayete bile uyuyor mu sizce? Bu zihniyete göre Rabbim bizleri kurandan sorumlusunuz demesine rağmen, anlayacağımız kitap değil, herkesin okuduğunda anlayamayacağı kitap göndermiş oluyor. Peki, nasıl sorumlu olacağız anlayamıyorsak diye soranlara da, bozgunculuk yapma dine nifak mı sokmaya çalışıyorsun diye yıllarca susturmuşlardır.
  Gelelim konumuza, yine kuranı birçok kez anladığım dilden okuduğumda ise, Rabbim in bizlere indirdiği kuran hakkında bakın nasıl bir kitap olduğunu hangi ayetlerle anlatıyor, birkaç örnek verelim.( Nisa Suresi 82. ayet; Kuran'ı, iyice okuyup düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başka birinin katından gelseydi, elbette ki onun içinde birçok ihtilaf bulacaklardı.) Bu ayete baktığımızda demek ki Rabbim bizleri bu kitabı okuyup daha sonra düşünmemizi akıl etmemizi emrediyor. Ama hangimiz okuduk anlayarak lütfen kendimize bir soralım önce? Diğer birçok ayetinde buna benzer ayetlerin sonunda bakın neler söylüyor Allah? (Eğer aklınızı işletirseniz Allah size ayetlerini açık-seçik göstermiştir. Ali İmran 118) (İşte Allah, ayetleri size böyle açıklıyor ki düşünüp anlayasınız. Nur sur.61) (Hâlâ aklınızı çalıştırmayacak mısınız? Enbiya sur. 10) (Sadece aklı ve gönlü işleyenler düşünüp ibret alır. Rad sur.19) (Hâlâ düşünmüyor musunuz?" Enam sur.50) (Hala aklınızı işletmeyecek misiniz? Araf sur. 169) Şimdide kuranın nasıl bir kitap olduğunu bakın ayetlerinde nasıl açıklıyor.

Nahl sur.89:….. Sana bu Kitap'ı indirdik ki her şey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde olsun.
İsra suresi 89. ayet; Yemin olsun, biz bu Kuran'da, insanlar için her benzetmeden nice örnekler sıraladık. Ama insanların çoğu inkâr ve nankörlükten başka bir şeyde diretmediler.

Kehf Sur54. ayet; Yemin olsun, biz, bu Kuran'da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.

Nisa Suresi 174. ayet; Ey insanlar! Size Rabbinizden apaçık, çok parlak ve güçlü bir kanıt gelmiştir. Biz size, her şeyi açık seçik gösteren bir ışık gönderdik. 175. ayet; Allah'a inanıp O'na sarılanları O, kendisinden bir rahmetin ve lütfun içine sokacak ve onları kendisine ulaşan dosdoğru bir yola kılavuzlayacaktır.

Aliimran sur.105;   Kendilerine açık-seçik kanıtlar geldikten sonra, çekişmeye girip fırkalar halinde parçalananlar gibi olmayın. Böyle olanlar için çok büyük bir azap vardır.


  Sizlere yukarıdaki ayetlere benzer yüzlerce ayet sayabilirim, dikkat edin hepsinde ne diyor Allah? Ayrıntılı açıklayıcı, kılavuz, müjde, her benzetmeden nice örnekler, her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk, apaçık çok parlak güçlü bir kanıt, her şeyi açık seçik gösteren bir ışık. Bu sözleri Allah kuran için söylüyor ve bakın ne diyor nereye sarılın diyor? (Allah'a inanıp O'na sarılanları O, kendisinden bir rahmetin ve lütfun içine sokacak ve onları kendisine ulaşan dosdoğru bir yola kılavuzlayacaktır.) Peki, hani kuranda her şey yoktu, kuran özet bilgiydi, yalnız kuranla olmazdı. Ama Rabbim kurana sarılanları o kitap dosdoğru yola kılavuzlayacaktır diyor. Bizlere ise doğruya kılavuzlayacak kitap olarak özellikle söylenen beşerin yazdığı kitaplar gösterilmiyor muydu? Rabbim bu kitabı ben koruyorum diyor, acaba bizlerin okumasını istedikleri kitapları kimler koruyor dersiniz?
   Şimdide bu kadar geniş bir açıklamadan, kuranın anlatış biçimini izah ettikten sonra anlatmak istediğim konuya bakalım. Ne demiştik başörtüsü Allah emrimidir? Allah emridir diyerek bakın bu ayette Allah başörtüsünü farz kılmıştır dedikleri Nur suresi 31. ayete şimdide birlikte bakalım ve delil gösterdikleri cümleyi yazalım, daha sonrada benim vereceğim örneklerle karşılaştıralım. Ama kararı siz vereceksiniz ben değil. Çünkü insanın bizzat kendisinin düşünmesini ve karar vermesini Allah emrediyor. Nur suresi 31. ayette geçen cümleyi ve orada verilen emri yazalım. (Örtülerini göğüs yırtmaçlarının üzerine vursunlar.) Ama başörtüsünü emrini savunan kişiler burada geçen kelimenin başörtüsü olduğunu ısrarla söyledikleri için şimdide onların istedikleri şekilde yazalım. (Başörtülerini göğüs yırtmaçlarının üzerine vursunlar.) Şuanda her şeyi unutalım ve önce yukarıda yazdığım ayetleri düşünelim önce. Burada emredilen konu nedir? Yani bu cümleyi dilbilgisi kurallarına göre incelediğimizde cümlenin yüklemi nedir? Yani konunun özü ve anlatılmak istenen ne? Başın örtülmesi mi? Yoksa göğsün örtülmesi mi? Burada hem başın örtülmesi hem de göğsün örtülmesi diyenler var ki buradan başörtüsü Allah emridir diye çıkarmak istiyorlar. Diyelim bir an yine her şeyi unutup burada iki emir veriliyor diye bizde kabul edelim bir an. Kabul ettiğimizde açık olarak göğsün örtülmesi, gizli bir anlamla da aslında başın örtülmesi emrini çıkarabiliriz diyelim. Peki, Allah gizli anlamlarla, dolaylı olarak bir emir verebileceğini söylüyor muydu ayetlerin de? Yukarıda size sadece altı tane ayet örneği verdim ki bunlara yüzlercesini daha verebilirdim, hiç birisinde bu şekilde bir emir ve yasak vermeyeceğini, tam tersine açık ve anlaşılır bir şekilde verileceğini söylediği gibi ne diyordu? (Yemin olsun, biz bu Kuran'da, insanlar için her benzetmeden nice örnekler sıraladık.) (insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk) Dostlarım, kardeşlerim bu sözlere bu şekilde dolaylı bir emir verileceği hiç anlaşılmadığı gibi, tam tersini söylüyor Allah. Diyelim orada dolaylı bir şekilde anlattı, madem her benzetmeden nice örnekler verdim, her örneği değişik ifadelerle anlattım diyor da, acaba daha sonra kuranın hiçbir yerinde nedendir dersiniz, kadın saçını örtmelidir namahremdir asla demiyor? Bu sizin dikkatinizi çekip sorma gereği duymadınız mı? Şimdide bundan başka birkaç örnek daha vermek istiyorum konu daha iyi anlaşılması için. Diyelim ki Allah kuranda şöyle ayetler göndermiş olsaydı bizler bundan ne anlamalıydık? ( Kadınlar gömleklerini giydiklerinde, gömleklerinin boyunu göbeklerinin altına kadar uzatsınlar ki göbekleri görünmesin.) Şimdi soruyorum size bu ayetten neyin emredildiğini anladınız? Eğer hem gömlek giymek, hem de göbeğin örtülmesi farzdır diyorsanız o zaman Nur suresi 31. ayette başörtüsü de farzdır demekte haklısınız derim. Yok, bu ayette Allah göbeğin örtülmesini emrediyor diyorsanız o zaman Nur suresi 31. ayeti daha dikkatle okuyun ve karar verin derim. Bu örnekleri çoğalta biliriz. Daha öncede verdiğim örneği tekrarlamak istiyorum. Yine Allah kuranda şöyle bir ayet indirseydi acaba bunu nasıl anlamalıydık dersiniz? ( Ey inananlar, namaza durmaya başladığınızda elinizde veya ayağınızda bir kanama başlarsa çoraplarınızla kanayan yeri sarın ve kan durmuş ise namazınıza devam edin.) dese Allah, buradan hangi farz emri anlamalıyız? Yine eğer iki emir var, birisi çorabın giyilmesinin farz olduğu, diğeri ise kanama durduktan sonra namaza başlamalıyız emrinden bahsediliyor diyorsanız, evet Nur suresi 31. ayette geçen başörtüsü de farzdır diyebiliriz. Yok, hayır burada çorabın farzlığından bahsetmiyor, yalnız namaza durmadan önce kanın durdurulması isteniyor diyorsanız, lütfen Nur suresi 31. ayet üzerinde biraz daha düşünün derim. Tam burada size bir tartışmamız esnasında bana cevaben yazdığı Sayın Sami Hoca oğlunun yazısından bir alıntı yapmak istiyorum. Aslında bana cevap verirken bile kendi düşüncesinin yanlışlığını kendisi söylüyordu farkında olmadan. Bakın bana nasıl bir örnek vermişti.(Nur 31. ayetin başörtüsünü emreden cümlesi aslında neyi emretmektedir? Açık ve net olarak şunu: Cahiliye döneminde bir aksesuar olarak başın üzerinden sırta atılan örtüyü bütün bir boynu ve gerdanı da kapatacak şekilde mazbutça örtmeyi.) Bu sözlere baktığımızda doğru bir gerçeği önce söylediğini görüyoruz, oda Arapların başın örtülmesi erkekte de kadında da hem aksesuar yani geleneklerinde geçen bir giyim, hem de iklim şartlarının bir gerekliliği. Demek ki zaten Araplarda başın örtülmesi gelenekmiş. Peki, eğer başın örtülmesi daha önce gelenekse, Allah başın örtülme emrini verirken, başınızı o gelenekten örttüğünüz örtünüzle birazda göğüslerinizi kapatın diye mi verir başörtüsü emrini, yoksa daha önce doğru dürüst takmadığınız o aksesuarı, bundan sonra benim emrim olarak bu şekilde takacaksınız ve kadın asla saçını göstermeyecek mi diye emreder? Karar sizlerin hesabı kimse kimsenin yerine vermeyecek. Bakın Diyanet e sorduğum bu konu ile ilgili soruma nasıl bir cevap vermişti bir alıntıyla onu da aktarayım. (İslâm dini tesettüre böyle önem vermekle birlikte, örtünmenin şekli konusunda ayrıntıya girmemiş, bunu örf ve âdete bırakmıştır. Böylece her çağda ve her bölgede bu emrin yerine getirilmesine imkân verilmiştir. Sonuç olarak tesettür evrensel, sürekli bir hüküm; örtünmenin şekli ise yereldir.
 İslam'ın bütün emir ve yasaklarına uyulması, her Müslüman dan beklenir. Ancak inkâr edilmeksizin bunlardan bir veya birkaçına riayet edilmemesi kişiyi dinden çıkarmadığı gibi, diğer dinî görevlerini yerine getirmesine engel teşkil etmez. Örtünme emri de bu çerçevede değerlendirilmelidir.)
Buda Diyanetin sözleri, ama her ne hikmetse kuranın ayrıntıya girmediğini söyleyip örf ve adeta bıraktığı doğru açıklamalarından sonra, yinede başın örtülme emrinin kurandan çıktığını söyleyebilmektedirler. Bunu da düşünün doğruyu bulabilmeniz için sizlere KURAN YETER bunu söyleyen Yüceler yücesi Rabbim. Bunun tersini düşünen kurana ve Allah a karşı çıktığını bilmeli ve ona göre hareket etmelidir. Rabbim in doğru yoluna ulaşmak isteyen onun kitabına sarıldığında doğruyu bulacağını söylüyor, bunu da unutmayalım. Lütfen size söylenenlere değil Kuranın ayetlerine bakınız. SAYGILARIMLA Haluk GÜMÜŞTABAK





*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
İlahi ben amcaa
ben yoruldum okuya okuya ya siz yorulmadınız mı yahu

töbe töbee

http://www.mustafaislamoglu.com/makaleler.php?Kat_id=8&Makale_id=1788

http://www.mustafaislamoglu.com/makaleler.php?Kat_id=8&Makale_id=1791

http://www.mustafaislamoglu.com/makaleler.php?Kat_id=8&Makale_id=1796

http://www.mustafaislamoglu.com/makaleler.php?Kat_id=8&Makale_id=1797

Bu makaleler sizin şu saçma teorileriniz için yazıldı.

tekrar okuyun
ve hatta
hangi gün aklınıza hadi bi başörtüsü farzmıdır değil midir tartışması başlatayım diye geçirdiğiniz her seferind ebi daha okuyun.. olmadı tekrar okuyun.. yine okuyun.. hep okuyunuz amca heep..
taki anlayana kadar..

vesselam..

(not: düşündüm abi başka bişey yazasım gelmiyor nedense  :-\ affola..)
'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı FECR

  • *
  • 4700
  • Selam Hidayete Tabi Olana
    • FECR
Forum sitelerinin en popüler konulardan biridir:başörtüsü meselesi
Nedense insanlar temcit pilavı gibi aynı şeyleri söyleyip dururlar.İslam düşmanlarının bile dinin şiarı,simgesi olarak gördüğü başörtüsünü bazı müslüman kardeşlerimiz islamın,müslümanlığının bir gereği olduğunu kabullenmekten kaçınıyorlar.
Bu şuradan kaynaklanıyor:
Dini anlamayı peygamberden bağımsız olarak anlamaya çalışınca böyle oluyor.Kur'anın ayetlerinin indiği toplumda vahy nasıl anlaşılmış ve yaşanmıştır.Bunu gözardı edereksek ucube yorumlar çıkar.
Başörtüsü konusunda yukardaki sözlere çok cevaplar verilmiştir.Bu konuda insanların kalbi mütmaindir.Mütmainlik yoksa anlayışlarında bir sıkıntı vardır ki düzeltilmesi gerekir.
Selam Hidayete Tabi Olanlara


http://kuranneslifecr.blogspot.com

Alıntı
BAŞÖRTÜSÜ KURANDA GERÇEKTEN VARMIDIR, GELİN BİRLİKTE DÜŞÜNELİM...

YİNE Mİ ! İLLALLAH ARTIK.

BEN DÜŞÜNMEYECEĞİM VE YETERİ KADAR DÜŞÜNDÜM DE !

AMA SİZ YAZMAYA HALA DEVAM EDEBİLİRSİNİZ

*

Çevrimdışı halukgta

  • ****
  • 1059
  Sayın karine kardeşim İslam dinini peygamberimizden bağımsız anlamak en büyük yanlışlıktır, peygamberimiz söylemediği halde bu sözler peygamberimizdendir demek ise en büyük yanlışlıktır. Kuran ayetlerinin indiği toplumda her şey çok doğru ve net anlaşılmıştı, ama ondan yüzlerce yıl sonra ne yazık ki İslam mezheplere ayrıldıktan ve her kez bu peygamber sözüdür diye sözleri kuranın ayetlerinden önce kabul eder olunca işler bozulmuştur. Başörtüsü konusu peygamberimiz devrinde asla konuşulmamış ve tartışılmamış bir konuydu, çünkü o toplumun geleneği ve hatta olmazsa olmaz giyim şekliydi, hem erkek hem kadın için. Ama nedendir bilinmez o günler örnek gösterildiğinde erkeklerin başlarının örtülü olması konuşulmuyor bile. Bizler islamı o devrin geleneklerinden öğrenmeyeceğimizi hala anlayamadık sanırım. İslamı kurandan öğreneceğiz dostlar. Rabbim istediği kadar kuranda sizleri bu kitaptan hesaba çekeceğim desin, demek ki hepsi boşunaymış. Bazı kardeşlerim temcit plavına çevirdiğimi söylüyor çok doğru,  söylüyorum çok anlatıyorum ama bir tek ayeti bile dinleyen yok, üzüntüm bundandır arkadaşlar. Ucube yorumların çıktığına katılıyorum, Rabbim ben her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle verdim diyor, beşerde ona cevap olarak kuranda her şey yoktur bu kitap özet bilgidir diyor ve kuranı anlamak için o devirdeki yaşantıya bakmalıyız diyorsunuz. Bundan büyük ucubelik olur mu sizce? Acaba hâşâ peygamberimiz bunları düşünemedi de ayrıca kuranı açıklayan bir kitap yazmayı ihmal mi etti dersiniz? Hatta yazımını yasakladı da görevini mi eksik bıraktı haşa. Ölümünden yüz küsur yıl sonra bir rivayete göre diye topladıkları bilgilerle mi biz kuranı anlayacağız dostlar? Neyse boşuna konuştuğumu artık anladım, ama ne olur ne olmaz bir kişi çıkarda faydalanır diye yazıyorum. Çok cevaplar verildi ama verdikleri cevapların nasıl tutarsız olduğunu açıkça yazmamın pek bir önemi yok sanırım. Abdülhamit kardeşimde illallah demiş onunda canı sağ olsun, değerli kardeşim Rabbin huzurunda her şeyi göreceğiz, inşallah orada sizinle karşılaşmak nasip olur, o zaman gerçekler çıkacaktır ortaya. Neyse Allah yardımcımız olsun. Ben görevimi yapmanın huzuru içindeyim, sizlerde Rabbin ayetlerine uyduğunuza eminseniz sizde huzurlu olunuz. Ben bıkmadan Rabbin ayetlerini yazmaya devam edeceğim, taki son nefesime kadar. Selametle kalın. Halukgta

Alıntı
Abdülhamit kardeşimde illallah demiş onunda canı sağ olsun, değerli kardeşim Rabbin huzurunda her şeyi göreceğiz, inşallah orada sizinle karşılaşmak nasip olur, o zaman gerçekler çıkacaktır ortaya.

ÇOK DEĞERLİ HALUK BEY KARDEŞİM,

SON SÖZÜ NE KADAR DA GÜZEL BAĞLAMIŞSINIZ. ELBETTE ALLAHIN HUZURUNDA GÖRECEĞİZ VE NASİP OLURSA DA ORADA DA KARŞILACAĞIZ. İLLALAH DEMEMDEKİ MAKSAT YANİ BU KAÇINCI DEFA OLUYOR BU AÇILAN BAŞLIK BU KONU DİYE

YAZILARINIZDAN NASİPLENEN NASİPLENDİ. TEŞEKKÜR EDİYORUM SİZE

*

Çevrimdışı Qani

  • ***
  • 496
türbanı kuranda aramanın anlamı yok çünkü yok.

bence sizde kurana dayandırmaktan vazgeçin, çünlü kuranda yazıyor olsa bile orada yazılı olan herşeyi yaşama geçirmenize olanak yok artık. iranda bile!

dolayısıyla türbanı-başörtüsünü kişisel bir hak, bir özgürlük, bir tercih yada sünnet gibi algılamak daha kestirme bir konudur.

pragmatik olarak bakarsak bile bir kere türban takmak isteyen yurttaş dakka başı bu tartışmaya tabii tutuluyor. ve bütün gayretini bu bu tercihini yerine getirmekten çok onu ıspata yönlendiriyor... zaman ve güç kaybı bence...

*

Çevrimdışı serender

  • *
  • 4811
  • Dosdoğru ol!
Alıntı
türbanı kuranda aramanın anlamı yok çünkü yok.

qani yaa sen nerden biliyorsun kuran da başörtüsünün olmadığını.. açıp baktın mı?

üstteki zevata mı kandın yoksa :S

Alıntı
bence sizde kurana dayandırmaktan vazgeçin, çünlü kuranda yazıyor olsa bile orada yazılı olan herşeyi yaşama geçirmenize olanak yok artık. iranda bile!

 ne gibi . kuran da  ne geçiyor da biz bunu hayata aktaramıyoruz mesela ..

Alıntı
dolayısıyla türbanı-başörtüsünü kişisel bir hak, bir özgürlük, bir tercih yada sünnet gibi algılamak daha kestirme bir konudur.

emir değilse .. yazın sıcağınd aniye takalım ki neyin hakkı olsun niye savunayım...

Alıntı
pragmatik olarak bakarsak bile bir kere türban takmak isteyen yurttaş dakka başı bu tartışmaya tabii tutuluyor. ve bütün gayretini bu bu tercihini yerine getirmekten çok onu ıspata yönlendiriyor... zaman ve güç kaybı bence...

gündem saptırılıyor diye mi yani?

niye başörtüsü takmak istiyor ki yurttaş-MÜSLÜMAN ?



'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8

*

Çevrimdışı maxpayna

  • *
  • 5174
    • depo
Alıntı
Qani
türbanı kuranda aramanın anlamı yok çünkü yok.

bu fetvayı en azından iman etmiş birinden almak isterdim be qani. iman etmeyen bir bakış açısına göre kitap zaten başlı başına yanlış ya da yok hükmünde iken içinden bir konunun olup olmaması önemli değil.

Alıntı
Qani
bence sizde kurana dayandırmaktan vazgeçin, çünlü kuranda yazıyor olsa bile orada yazılı olan herşeyi yaşama geçirmenize olanak yok artık. iranda bile!

1- o yaratandır onun dışında kalan herşey ve biz insanlar yaratılandır.
2- kuran allahın kullarına emir ve yasaklarından oluşur.
3- allah kullarına karşı konumu bir ananın evladına karşı olan konumdan daha ötedir. o rahman ve rahimdir. esirgeyen ve bağışlayandır.

bu temel kaideleri tam olarak kavrar isek şunu çok iyi biliriz ki allah biz kullarından yapamayacağımız şeyleri istemez. gücümüzün yetmeyeceği sorumlulukları yüklemez. ama gücümüzün yettiği sorumlulukları da yerine getirmemizi bekler.
bu nedenle eğer ki allah kuranda bir hususta emir veya yasak koydu ise bu yapılınabilir olduğu içindir.
yapılmıyor olması allahın kullara zor iş yükleyerek zulmetmesi değil kulların allahın sözünü dinlememesi sonucu oluşan suçlu kul profil(leri) nedeni iledir.

eğer ki allah bizlerden yapılamayacak yükümlülükler istese idi bu zulüm olurdu. zira gücümüzün üstünde yapamayacağımız şeyler istiyor olurdu. pekiyi zalim bir tanrı inancı sence olabilir mi qani ?

kuranda başörtüsü olmadığını bilecek kadar kuranı okudu isen allahın kullarına karşı ne kadar şefkatli merhametli olduğunu adın gibi bilirsin  ;)
ve öyle bir yaradanın da zulüm değil rahmet ve bereket vereceğini yine bilirsin ama işine mi gelmez onu da ben bilmem


Alıntı
Qani
dolayısıyla türbanı-başörtüsünü kişisel bir hak, bir özgürlük, bir tercih yada sünnet gibi algılamak daha kestirme bir konudur.


islamda özgürlük yoktur.
allah aç dedi ise seçme hakkın yok açacaksın
allah kapat dedi ise tercih hakkın yok kapatacaksın
allah içme gitme yapma söyleme dedi ise değil tersini yapma eylemi; aklından bile geçirmeyeceksin
allah yap getir götür söyle sus gibi emir verdi ise emrin hikmetini gözeterek yerine getireceksin.

bu emir komuta kademesi çok keskindir. zira emri veren YARATAN emri alan YARATILAN. bu yaratan yaratılan konumlarının farkını hissedersek sorumluluğun ne kadar  ciddi olduğunu görürüz.

bizler allaha kuluz. kul kelimesinin arapça terimini incelersek köleye eşdeğer olduğunu görürüz.
islam insanları kula kulluktan kurtarıp yalnız allaha kul(KÖLE) olmayı emreder.
eğer islama dahil isek seçme hakkı olan ÖZGÜR birey değil RABBE boyun eğmiş KUL (köle) bireyler vardır.


Alıntı
Qani
pragmatik olarak bakarsak bile bir kere türban takmak isteyen yurttaş dakka başı bu tartışmaya tabii tutuluyor. ve bütün gayretini bu bu tercihini yerine getirmekten çok onu ıspata yönlendiriyor... zaman ve güç kaybı bence...

zaman ve güç kaybı dediğin inançlarını yaşamak isteyen vatandaşlarına inanç yasağı koyan devletin ayıbımıdır yoksa inancı gereği yaşamak isteyen kişilerin mi  ?

bu sorunun cevabını qani, sen biz müslümanlardan daha iyi bilirsin. zira devlet yasağını biz kadar (belki daha fazla) siz çekiyorsunuz...



Ynt: BAŞÖRTÜSÜ KURANDA GERÇEKTEN VARMIDIR, GELİN BİRLİKTE DÜŞÜNELİM...
« Yanıtla #9 : 23 Kasım 2008, 12:03:36 ÖÖ 00 »
Kuranda  nur suresi 31 ve ahzab 59 da tesettür ayetleri var..Açık açık mevcut..Kelimelerle neden  oynuyorsunuz  kuranda başörtüsü yok diyenler.

Nefsinize ağır geliyorsa örtmeyin yahu..

Biz işttik itaat ettik..elhamdulillah ..neyi düşüncez daha.


*

Çevrimdışı Qani

  • ***
  • 496
Ynt: BAŞÖRTÜSÜ KURANDA GERÇEKTEN VARMIDIR, GELİN BİRLİKTE DÜŞÜNELİM...
« Yanıtla #10 : 23 Kasım 2008, 09:27:38 ÖÖ 09 »
ya aslında bunu benden iyi biliyorsunuz.
kuranda açık ve net bir ifade yok bu konuda.

benim fetva verecek halim yok. insanların özgürlükle ilgili yüzlerce derdi var. türbanda bu konularda biri olsun. günümüz danyasında çok daha meşru bir savunma olur. elbette inanan için kurandan daha meşru bir savunma yoktur fakat türbanı kurana dayandırmak laikliğe dokunmak olarak algılandığı için, konuyu kişisel inanç, hak ve özgürlükler kapsamında değerlendirmek amacın üzüm yemek olduğu yerde daha akılcıdır bence maxpayna...

***
yok eğer ben önce türbanı alırım, sonra devlet, bürükrasi, ele geçiririm, oradan islam devletine varırım diyorsanız o zaman o başka. sizin derdiniz başka. ha ben bunu yeni keşfetmiyorum ama toplumun büyük bölümü bundan ürküyor...

şimdi siz hem türbanı bir kişisel hak, özgürlük konusu olarak görmüyorsunuz, hemde "gencecik kızlar, okula gidemiyorlar yazık değil mi" falan diyerek mazlumu canlandırıyorsunuz. oysa henüz kimse türban taktığı için hapislerde yatmadı. kimse türbanı savunuyor diye hapse girmedi. kimse türbanı takıyor veya savunuyor diye işkencede öldürülmedi. oysa hak ve özgürlükleri için ölen, işkence gören, hapislerde yatan milyonlarca insan var türkiyede bile. madem bu sizin için kuran sorunu, bu sorun için hapislerde yatmayı, ölmeyi, işkence görmeyide göze almıyorsanız e müsade buyurun bu militer devlet ölçüleriinde bir kaç kişide okulundan olsun yani. "kamusal alanda" takmayı versin ynai...

(hani kişisel olarak türbanı kişisel bir özgürlük meselesi olarak gördüğüm için kamusal alan, okul falan umurumda dğeil. dileyen dilediği yerde taksın daha öncede söylemiştim zaten. )

*

Çevrimdışı sülfile

  • ***
  • 394
  • حركة المقاومة الاسلامية
Ynt: BAŞÖRTÜSÜ KURANDA GERÇEKTEN VARMIDIR, GELİN BİRLİKTE DÜŞÜNELİM...
« Yanıtla #11 : 23 Kasım 2008, 02:52:21 ÖS 14 »
Başlığı iyi hoş bulmuşsunuz da niyetiniz birlikte düşünmek değil be arkadaşım bizi kendi düşüncenin eksenine alabilmek. Ben ortada bir beyin fırtınası görmüyorum "benim yavrum bina okur döner döner gene okur" sözüne atıflık bir dejavu söz konusu.

Size Allah'ın bak dediği yerden bakmayan gör dediğini göremez yazıcaktım ama sağolsun İslamoğlu Hülasanın sonunda öyle cevap vermiş, sonra size göğsü örtülü islamla alakasız insanlarla hemfikir ama islamla alakalı başı örtük bir sürü insana muhalif oluşunuz sizin bu konuda exper olmadığınıza en önemli kanıt dicektim sağolsun İslamoğlu yine hülasa nın sonunda kimlerle aynı fikerde kimlerle muhalif olduğunuzu yazarak yine beni zahmetten kurtarmış.

Şimdi gelelim benim hülasa ma...

Efenim yıllar yıllar evvel bir arkadaşımız boy göstermişti Ceviz Kabuğun da ve kuran'ın şifresini çözdüğünü iddia etmişti, gençti toydu ve tıbbiyeyi yeni kazanmıştı. Sonra kendisi büyüdü hala tıbbiye okulunda sürünmekte ve hala kuran'ın şifresiyle hemhal ama şimdilerde sabah sabah seda sayan a çıkıyor gece gece saba tümerle muhabbet ediyor. Eğer maksadın ünlü olmaksa buradan sana ekmek yok, eğer bizleri doğru yola iletmekse burada eğri yolda olduğunu düşünende yok. Yani boşa kürek sallayıp yorulma, Size bir site önereyim gidin orada konuşun, sohbet edin, yazın, okuyun, okutun. Kırmızıruj  diye bir siteydi. Güzellik meraklısı bir sürü kadının toplandığı bir mekandı. Bakın orada sizin fikirlerinize müşteri çıkabilir.
Ya kalkın direnin cemaat çocuklar ölmesin, yada susun saklayın korkuları çocuklar görmesin!!!

Ynt: BAŞÖRTÜSÜ KURANDA GERÇEKTEN VARMIDIR, GELİN BİRLİKTE DÜŞÜNELİM...
« Yanıtla #12 : 23 Kasım 2008, 02:58:24 ÖS 14 »
Sözün kısası ve özü Haluk bey ile qani ortak bir noktada fikirleri uyuştu. Her ikisi de kuranda yok dedi.. Gerisini yorumlayanlar yorumlasın......

*

Çevrimdışı halukgta

  • ****
  • 1059
Ynt: BAŞÖRTÜSÜ KURANDA GERÇEKTEN VARMIDIR, GELİN BİRLİKTE DÜŞÜNELİM...
« Yanıtla #13 : 23 Kasım 2008, 07:32:11 ÖS 19 »

 Sayın Qani kardeşim önce size bir şeyi hatırlatmak isterim sanırım söylemek istediğiniz bu söz yanlış anlaşıldı, ya da siz başka bir şey söylemek istediniz herhalde. (çünlü kuranda yazıyor olsa bile orada yazılı olan her şeyi yaşama geçirmenize olanak yok artık. İran da bile!) Çünkü Rabbim kuranda emretmişse onu yaşama geçirmek çok kolaydır, nedeni Allah bizlere kaldıramayacağımız bir şeyi asla emretmez. Kuran kadını ve erkeği eşit olarak gösterdiği gibi, iyice okuduğumuzda kadına daha çok tolerans tanır. Aslında Serender kardeşim çok düşünülecek bir soru sormuş Qani arkadaşımıza bakın ne demiş? (Qani yaa sen nerden biliyorsun kuran da başörtüsünün olmadığını.. açıp baktın mı?) Bence bu sözlerin çok önemi var, acaba kuranı anlayarak kaçımız okuyoruz? Bu soruyu soran arkadaşın düşüncelerinin bir yerinde gizli kalan duygu ve düşünceyle sorulan bir soru aslında. Evet, çok doğru kaçımız tarafsız bir şekilde Rabbin söylediklerini anlamaya çalışıyoruz ve kuranı anlayarak okuyoruz? Bizlere sizler anlayamazsınız kuranı diye öğretildiyse, nasıl olurda okuma cesaretini gösterebiliri ki? Hele bir kısım insanlar ve kişiler Türkçe mealinden okumanın günah olduğunu söylüyorlarsa nasıl cesaret edebiliriz buna. Belki de birilerin başka zevatlara inandığı gibi, bu kardeşimizde bendeniz zevatına kanmıştır kim bilir serenderin söylediği gibi?
   Makspayna kardeşimizde Qani kardeşimize bakın nasıl bir söz söyleyebiliyor. (bu fetvayı en azından iman etmiş birinden almak isterdim be qani.) Hâlbuki Yüce Rabbim takvaca kimin daha üstün olduğunu, yani kendi katında kimin daha doğru ve iyi insan olduğunu yalnız ben bilirim diyordu eğer kuranı okuduysanız bunu göreceksiniz. Kimin iman ettiğini asla kimse bilemez. Bunun örneklerini kuranda Rabbim özellikle veriyor. Belki de şuanda iman etmemiş olabilir, yarın iman ettiğinde sizden, benden daha iyi bir mevkide Rabbin huzurunda olmayacağını söyleyebilecek var mı aranızda?
    Maxpayna arkadaşım benim her zaman anlattığım ve anlatmaya çalıştığım sözden bahsetmiş. (bu nedenle eğer ki Allah kuranda bir hususta emir veya yasak koydu ise bu yapılanabilir olduğu içindir.) Evet, dostum eğer Allah bir yasak koyduysa bu bizim yapabileceğimiz bir konudur yürekten katılıyorum. Bende size o kadar çok örnekler verdim ki bana temcit pilavı gibi tekrarlıyorsunuz dediniz hatta. Ben Rabbim bir emir yani yasak koysaydı bunu açık ve net bir şekilde koyardı diye anlatmaya çalıştım. Hatta ayet örnekleri verdim, her türlü konuyu değişik ifadelerle anlattık ki anlayasınız, düşünesiniz diyor bakın Allah dedim. Ama sizler kuranın hiçbir yerinde kadın saçını örtmelidir, namahremdir diye bir yasak gösteremediğiniz için, sırf delil bulmak adına bir ayette geçen örtü sözcüğüne başörtüsü sözcüğü ile yer değiştirmesinden bu emri çıkardınız. Rabbim asla bahsetmemesine rağmen. İşte bunu anlatmaya çalışıyorum emir varsa kayıtsız şartsız uygulanacak demektir. Serender kardeşim aslında bakın yine nasıl bir cümle kurmuş? (allah kapat dedi ise tercih hakkın yok kapatacaksın.) Sayın arkadaşım Rabbin kuranda başını kapat dediği ayeti gösterir misiniz lütfen? Gösterirseniz ayağınıza gelir, sizin elinizi öper ve yazdığım tüm yazılar için sizlerden özür dilerim. Bunu tüm dünyaya da haykırımın hiç utanmadan. Bakın ne güzel yazmışsınız. (Allah içme gitme yapma söyleme dedi ise, değil tersini yapma eylemi; aklından bile geçirmeyeceksin.) Çok doğru demek ki içme, yapma söyleme dediğimize birçok örnek verebiliyoruz. Örneğin şarap içme, kumar oynama, yalan söyleme, yetimin malını yeme diye ne kadar güzel örnekleri sıralıyor hem de birçok kez. Acaba kadın saçını örtmelidir demesini mi unuttu dersiniz hâşâ? Elbette hayır çünkü Rabbin asla unutkan değildir diye özellikle söylüyor. Şu sözleri yazdığınız için Allah razı olsun sizden. (islam insanları kula kulluktan kurtarıp, yalnız Allaha kul(KÖLE) olmayı emreder.) Ama uygulamada da öylemi acaba dersiniz?
   Ummu Muhammet kardeşimde şöyle demiş. (Kuranda  nur suresi 31 ve ahzab 59 da tesettür ayetleri var..Açık açık mevcut..Kelimelerle neden  oynuyorsunuz  kuranda başörtüsü yok diyenler.) Çok güzel söylemişte kelimelerle oynayan kim acaba dersiniz? Ahzap 59 da asla dışarı çıkarken giyilecek kıyafeti tarif etmemişken günümüzde nice kıyafet örneklerini bu Allah emridir diye sunanlar kimler dersiniz, ben değilim onu söyleyeyim. Nur suresinde geçen göğsün örtülmesi emrine başın örtülmesi emri de burada aslında diyerek kelimelerle oynayan kimler acaba dersiniz? Hani Allah her örneği açık bir şekilde verdiğini söylüyordu en az saymadım ama 30 ayet vardır bu konu ile ilgili. Yine bakın bu kardeşimiz ne söylemiş? (Biz işittik itaat ettik..elhamdülillah ..neyi düşüncez daha.) Değerli arkadaşım bunu kimden işittiniz? Kimlerden işittiniz? Allah tan işittik diyorsanız ben neden işitmiyorum dersiniz? Eğer sizin kulaklarınız sağır diyorsanız, Rabbim önce göze sonra kulağa hitap ettiğini söyler, ama en başta aklınızda değerlendirmemizi emreder. Eğer Rabbim söyleseydi her kez işitirdi, ama bizler kurandan her şeyi anlayamayız diyenler size söylediyse onlardan işittiyseniz o zaman sözüm yok. İmtihan günü onları da yanınıza çağırmanız gerekecek sanırım.
  Sülfile kardeşimizde kendi inanç ve düşüncesini şu sözlerle anlatmış. (Eğer maksadın ünlü olmaksa buradan sana ekmek yok, eğer bizleri doğru yola iletmekse burada eğri yolda olduğunu düşünende yok. Yani boşa kürek sallayıp yorulma.) Sayın arkadaşım burası ünlü olmak için konuşulan bir arenaya benziyor mu sizce? Eğer benziyor diyorsanız benim burada işim yok, çünkü ünlü olmaya çalışanların sonunu paparazziler de görüyoruz. Kimsenin hangi yola gideceğini tespit etme gibi bir gücüm yok daha doğrusu peygamberlerin bile olmadıysa kimsenin olamaz. Allah peygamberimize bile, onu sen doğru yola çok istesen de iletemezsin, ancak ben iletirim diyor. Sizi doğru yola iletmek gibi bir misyonum yok, olmadı da, ancak âcizane Rabbim ayetlerini hatırlatmaktan öte hiçbir amacım olamaz. Burada eğri yolda olan kimsenin olmadığını söylemişsiniz, bu sözler sizin kuranı ne kadar anladığınızın göstergesidir.
   Abdülhamit kardeşimde son noktayı koymuş. Benim Qani arkadaşımızla ortak noktamızın olduğunu söylemiş. Ben kişiler bazında ortak noktayı arayan birisi olmadığımı anlamış olmanızı dilerdim. Eğer yandaş ve tastikleyici ruha ve yandaşları arayan bir kişiliğe yatkın birisi olsaydım benim gibi düşünen sitelerde yazıyor olurdum. Ama dikkat edin şimdiye kadar benim yazdıklarımı desteklemedikleri halde ben sabırla burada kaldım ve yazmaya devam ediyorum. Müsaade ettiğiniz sürece, Allah ta izin verdiği sürece devam edeceğim. Ben şahsım olarak kuranda yok derken sizler kuranda var dediğinizde gösterebildiniz mi başörtüsü emrini? Eğer benim sözlerime karşılık, işte sana Allah emri bak burada Allah kadın saçını örtmelidir, bir telini bile göstermesin diyor diye bana ayet mi gösterdiniz? Değerli arkadaşlarım işin özeti bizim iman ettiğimiz bu konular kuranın değil beşerin bizlere dayatması ve öğretisidir. İşte bunu açıkça itiraf edemediğimiz için birbirimizi üzüyor ve bazen kırıyoruz. Ama Rabbin ayetlerine kulak vermemiz gerekirken, bakın bizlerin yaptığına ve birbirimize nasıl ifadelerle hitap ettiğimize, acaba Rabbim bizlerin bu şekilde mi anlaşmasını istiyor dersiniz? En büyük hatamız sizlere bir ışık ve rehber diye gönderdim dediği kuranı yeterli görmeyip bazı velilerin sözlerine dayanmamız ve onları doğru bulmamızdan kaynaklanıyor. Her kez özgür seçimini yapıyor ve de sonra hesabını verecektir. Gerçek doğru fazla uzakta değil diyor Rabbim elbette o gün geldiğinde göreceğiz SAYGILARIMLA   Haluk GÜMÜŞTABAK

Ynt: BAŞÖRTÜSÜ KURANDA GERÇEKTEN VARMIDIR, GELİN BİRLİKTE DÜŞÜNELİM...
« Yanıtla #14 : 23 Kasım 2008, 07:38:07 ÖS 19 »
Alıntı
Abdülhamit kardeşimde son noktayı koymuş. Benim Qani arkadaşımızla ortak noktamızın olduğunu söylemiş. Ben kişiler bazında ortak noktayı arayan birisi olmadığımı anlamış olmanızı dilerdim. Eğer yandaş ve tastikleyici ruha ve yandaşları arayan bir kişiliğe yatkın birisi olsaydım benim gibi düşünen sitelerde yazıyor olurdum

EĞER KIRILDI İSENİZ SÖZLERİMDEN DOLAYI SİZDEN ÖZÜR DİLERİM. ANCAK SÖYLEDİĞİM ŞEY ÇOK FARKLIYDI.

AMA SİZİNLE BAŞÖRTÜSÜNÜ İDDALARINIZA YANIT VERMEK ÜZERE SON DEFA TARTIŞMAYI UYGUN GÖRÜYORUM

VE İDDALARINIZA TEK TEK CEVAB VERECEĞİM. AMA SON DEFA VE BU KONUDA SON TARTIŞMAMIZ OLACAĞI DİLEĞİYLE