İslami Düşünce Platformu (Arsiv Ana sayfa) => Kur´an-ı Kerim

Konu: AHZAB SURESİ 59. AYETİNİN TEFSİRİ HATALI VEYA EKSİK Mİ YAPILIYOR !

Sayfa: [ 1 ]

abdulhamit 26.02.2008 17:33:56
Ahzab suresi 59 ayetinin tefsiri müfessirlerce farklı yapılmaktadır. Gerçeğinin ve en doğrusunun nasıl olacağı Allah bilir demekle beraber, biz de araştıralım ve allahın inayeti ile bu ayetin tefsirnin nasıl olabileceği hakkında bilgi sahibi olalım ve görüş ve sorularımızı delillerimizi ortaya koyarak anlamaya çalışalım


AHZAB-59- "Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle: Bir ihtiyaç için dışarı çıktıklarında örtülerini üstlerine alsınlar, vücutlarını örtsünler. Bu onların hür ve namuslu bilinmelerini ve bundan dolayı inciltilmemelerini daha iyi sağlar. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir."

Tefsir bilgini bu ayeti açıklarken şöyle diyor: O yıllarda Medine'de bazı ahlâksız erkekler vardı. Bunlar gece karanlık basınca Medine sokaklarına çıkar, kadınlara sataşırlardı. O yılların Medine evleri dar ve basitti. Bu yüzden gece olunca kadınlar abdest bozmak amacı ile dışarı çıkarlardı. Sözü geçen ahlâksız erkekler de bunu kollarlardı. Sıkı örtünmüş kadın görünce "bu köle olmayan, özgür bir kadındır" diyerek ondan uzak dururlardı. Fakat sıkıca giyinmemiş kadın gördüklerinde "bu köledir" diyerek üzerine çullanırlardı.

Bir başka tefsir bilgini olan Mücahid de bu ayeti açıklarken şunları söylüyor: Kadınlar bol örtüye bürünerek köle olmadıklarını, özgür kadınlar olduklarını belli ederler. Öyle olunca ahlâksız kadın avcıları onlara sarkıntılık etmez, kimlikleri konusunda kuşkuya düşmezdi

Dinimizde iki çeşit kadın kıyafeti vardır: Hür ve cariye [köle] kıyafeti.
Cariyeler başlarını örtmezlerdi, örtmek zorunda da değillerdi. Kapanma mecburiyeti hür kadınlara idi. Tesettür âyeti gelmeden önce hür kadınlar da başları açık gezerdi. Münafıklar, cariyelere sarkıntılık ederdi. Bu arada açık olan hür kadınlara da sataşırlardı. Olay duyulunca, (Biz bunu cariye sandık) derlerdi. Allahü teâlâ, (Hür kadınlar cariyeler gibi giyinmesinler, vücutlarını tamamen örtsünler, böylece cariye olmadıkları da meydana çıksın ve münafık erkekler tarafından da sarkıntıya maruz kalmasınlar) buyurdu. Bu âyetin meali şöyledir:
(Ey Nebi, hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına [dışarı çıkarken] dış elbiselerini giymelerini söyle! Bu, onların tanınıp, eza görmemeleri için en uygun kıyafettir.) [Ahzab 59]

Bazı mezhepsizler, “Hayzdan kesilmiş, yaşlı kadınların saçlarını göstermeleri günah olmaz” diyorlar. Ama Kur’anda mealen buyuruluyor ki:
(Evlenme arzusu bile kalmayan ihtiyar kadınların ziynetlerini [ziynet yerlerini, baş, kulak, boyun, kol ve ayaklarını] göstermemek şartı ile, dışa giydikleri [manto gibi] elbiselerini çıkarmalarında bir vebal yoktur. Ama sakınmaları daha iyi olur.) [Nur 60]

DIŞ GİYSİLERİNİ ÜZERLERİNE ALSINLAR-AHZAB-33/59 : Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına söyle, dış giysilerini (cilbâb) üzerlerine alsınlar. Tanınıp incitilmemeleri için bu çok daha uygun bir yoldur…

Ayet; Peygamber ailesine mensup hanımlarla, mü’minlerin kadınları, evlerinin dışına çıktıkları zaman, tanınmaları ve dolayısıyla sarkıntılıktan korunmaları için dış giysilerini (cilbâb) üzerlerine örtmeleri için uyarmaktadır.

 Mü’minlerin kadınlarından maksat, cariye olmayan hür müslüman kadınlarıdır.

 İslâmiyet’ten evvel Arabistanda kabile savaşları oluyordu. Savaşta esir düşen insanlar diğerlerine köle oluyor, bir eşya gibi başkalarına da satılabiliyordu. İşte ayette Mü’minlerin (iman edenlerin) kadınları ifadesi cariyeler ile hür müslüman kadınları birbirinden ayırmak için kullanılmıştır.

Ayetin indiği dönemlerde Arap evlerinin içinde tuvalet yoktu. Bu ihtiyacı gidermek için hür kadınlar dışarıya çıktıklarında, o devirde devlet koruması ve otoritesi olmadığından, bazı ahlâksız serserilerin saldırısına ve cinsel tacizine uğramaktaydılar. Sarkıntılık edenler, cariye sanmıştık diye kendilerini savunuyorlardı. Olay Peygamber Efendimize anlatılmış, ayet de bunun üzerine inmiştir. Hür müslüman kadınların cariyelerden ayırt edilebilmesi için, dış elbise (cilbâb) giymeleri önerilmektedir. Cilbâb, vücudun bütün bölümünü kaplayan geniş bir örtüdür. Baş kapanacak veya saçın bir teli bile görünmeyecek diye bir kayıt yoktur.

Dışarı çıkarken cilbâb giyilmesini öneren ayet, hür müslüman kadınları ile cariyeleri ayırmak için geçici bir gerekçeye dayandığından, hükmü de geçicidir. Bugün cariyelik diye bir sınıf yoktur. Bütün insanlar hürdür, devlet otoritesi tamdır, her mensubunu koruyacak şekilde yapılanmıştır.

 Çağımızda, müslüman kadınlar dış elbise almaya lûzum görmeden dışarıya çıkabilmektedirler.

Şu halde ayetteki gerekçe kalktığı için hükmü de geçersizdir. Nitekim Ülkemizde uygulama da böyle olmuştur. Cilbâb giyilmeden Nûr 31 ayetinin öngördüğü bir giysi ile dışarıya çıkma, İslâmiyet’e uygun bir örtünme tarzıdır.
DEVAMI VAR

abdulhamit 26.02.2008 17:48:49
NUR-24/60. Evlenmekten umudunu kesmiş yaşlı kadınların, cinsel cazibelerini sergilemeksizin elbiselerini çıkarmalarında sizin için bir sakınca yoktur, bununla beraber iffetlerini korumaya özen göstermeleri kendileri için daha hayırlıdır.

Burada izin verilen açılma baş ve boyun ile ilgilidir; âyet, Ahzâb sûresindeki cilbabla değil, bu sûrenin 31. âyetindeki başörtüsü ile ilgili bir istisna getirmektedir. Çünkü Arapça'da, "elbiselerini çıkarmaları" diye tercüme ettiğimiz "vad'u's-siyâb", dış giysinin değil, başörtüsünün açılması mânasını ifade etmektedir (İbn Atıyye, V, 195; Kurtubî, X, 308). Baş ve boynu örtmenin gerekçesi cinsel cazibe idi, yaşlılarda bu sebep ortadan kalktığı için örtünme külfeti hafifletilmiştir; nitekim 31. âyetteki istisnalardan biri de "şehvetle ilgisi olmayan veya kalmayan" kimselerdir. Hafifletme dış giysinin değil, başın ve boynun açılması ile hasıl olur. Yerinde açıklanacağı üzere dış giysi (cilbab) emrinin gerekçesi iffetin korunması değil, hür kadınların cariyelerden ayırt edilmesidir. Cariyenin bulunmadığı ve ayırmanın başka yöntemlerle sağlandığı zaman ve zeminlerde tesettür için gerekli olan cilbab değil, belli yerlerin uygun şekilde örtülmesidir.



ŞİMDİ SORU VE İDDİA ŞU: AHZAB 59 AYETİNİN HÜKMÜ ORTADAN KALKMIŞTIR. NASIL MI ?
AYETİN AMACI ZATEN CARİYE İLE HÜR KADINLARI GİYİNİŞ TARZI İLE AYIRT ETMEK DEĞİL MİYDİ? YANİ HÜR KADINLAR CARİYELER GİBİ AÇIK GİYİNMESİNLER DIŞ ÖRTÜLÜ -CİLBABLI GİYİNSİNLER İDİ. o HALDE AMAÇ GERÇEKLEŞİVERDİ.


Dışarı çıkarken cilbâb giyilmesini öneren ayet, hür müslüman kadınları ile cariyeleri ayırmak için geçici bir gerekçeye dayandığından, hükmü de geçicidir. Bugün cariyelik diye bir sınıf yoktur. Bütün insanlar hürdür, devlet otoritesi tamdır, her mensubunu koruyacak şekilde yapılanmıştır
.
 

abdulhamit 26.02.2008 19:31:36
İŞTE AYETİN TEFSİRİNİ BEĞENDİĞİM VE TAKDİR ETTİĞİM ,KATILDIĞIM GÖRÜŞ BU. OKUYALIM

59- Ey peygamber, zevcelerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu, onların tanınıp eza edil­memelerine daha uygundur. Allah çok yarlıgayıcıdır, çok esirgeyicidir.

Âyetin Lafzî Tahlili

 (Ezvâcike): Ezvac, zevc'in çoğuludur. Zevç, evli çiftten her birisine verilen isimdir.  Âyetteki zevceler, Resulullah (sav)'ın hanımlarıdır.

(Yüdnîne): Atarlar, örterler.

(Celâbibihînne): Çelabib, cilbab'ın çoğuludur. Çilbab, bütün vücudu Örten elbiseye denir.

(Ednâ): En yakın demektir.

 

Âyetin İcmali Manası

 

Allahu taala sevgili peygamberine, bütün İslâm ümmetini, İslâm ada­bına, İslâmın getirmiş olduğu faziletli ahlaka ve hikmetli tanzimata, ferdin salahı ve cemiyetin saadetini temin için, çağırmasını emretmiştir. Bunlardan biri de müslüman aileye taalluk eden İçtimaî nizamdır ki, kadının örtünmesidir. Bu örtünme müslüman kadına farzdır. Çünkü onunla şerefini, namus ve İffetini yaralayıcı gözlerden, hasta kişilerden korumuş olur.

 

Bu hususta Allahu taala sevgili Peygamberine şöyle hitap etmekte­dir: Ey peygamber, Allah (cc)'ın emirlerini mümin kullarına ilet ve evvela bu emirleri kendinde uygula. Müminlerin anneleri olan temiz zevcelerine, faziletli kızlarına, İslâmın getirmiş olduğu örtünme şekliyle örtünmelerini, erkeklerin bakışlarından korunmalarını emret.

Evvela bunlar Örtünsünler ki diğer kadınlara iffet ve örtünmede örnek olsunlar. Hiçbir fasık ve facir de onları görmesin.

Örtünmeyi ( YALNIZCA HÜR OLANLARA DEĞİL ) bütün mümin kadınlara da emret. ZATEN AYET ÇOK DİKKATLİ BİR ŞEKİLDE OKUNURSA PEYGAMBERİN EŞ VE KIZLARINDAN BAŞKA MÜMİN KADINLARA DA HİTAB VAR( İNANAN MÜMİN CARİYELERE DE BU HİTAB AÇIK VE NETTİR . EĞER ÖYLE OLMASAYDI, AYET NET VE ANLAŞILIR OLARAK ONLAR HARİÇ DERDİ, ONLARA DEME DERDİ.

Onlar da güzelliklerini, ziynetlerini örtecek bir dış elbise giysinler. Bu elbise ile bütün insanların dillerinden, gözlerinden uzaklaşsınlar, kendilerini korusunlar. Bu örtüleriyle vücud azalarının tamamını kapatsınlar. Böylece ahlaksız kadınlardan seçilMESİNLER, Garazkar kimselere he­def olmasınlar, facir kadınlardan da uzak olsunlar. Hiç kimse onlara kö­tülük ve fenalık düşünemesin.

 

Mümin kadınların örtüleri, iffet ve namuslarını korumaya en büyük sebebtir. Arttk onlardan kalbi bozuk kimseler de birşey umamazlar. Allahu taala emirlerini yerine getirene mağfiret eder, O, bütün kullarına da en çok merhamet edendir. Onlara ancak dünyada selamete, ahirette saadete ve­sile olacak şeyleri emreder.

 

Âyetin Tefsirindeki İncelikler
 

Birinci İncelik: Allahu taala örtünme emrine evvela Resulullah (sav) ın zevceleri ve kızları ile başlamıştır. Bu, onların diğer kadınların Önderi ve İmtisal numunesi olduklarını göstermektedir. Diğer kadınlar onlara uya­cakları İçin uygun olan da şer'î emirlere, hükümlere Önce onların sarılma­ları, aynen yerine getirmeleridir. Zira bir davetin etkili olabilmesi İçin davetci, tezlerini önce kendinde ve aile efradında tatbik etmelidir. İşte bu hususta da etbetteki Resulullah (sav)'ın zevceleri ve kızlarının önder ve öncü olmaları gerekir. Bunun için Allahu taala peygamberine -kadınların örtünmesini vahyederken âyetin başında evvela kendi zevce ve kızlarını zikretmiştir.

 

İkinci incelik: Hicab âyeti, kadınların avret mahallerini örtmeleri İs­tikrar kazandıktan sonra nazil olmuştur, öyleyse bu âyette emrolunan tesettür, daha önce farz kılınan setr-i avretten başka ve fazla bir örtün­medir. Bunun İçindir ki, bütün müfessirler, tabirleri değişik de olsa mef­humda birleşerek âyetteki «cilbabtan maksadın kadının elbiseleri üzerine giyilen ve bütün vücudu örten bir örtü, elbise olduğunda ittifak etmişlerdir. Bu sebeble zamanımızda kadınların çarşaf denilen bir örtü veya onun benzeri bir örtü ile örtünmeleri gerekmektedir. Âyetteki «cilbab»tan mak­sat, bazı cahillerin sandıkları gibi setr-i avret değildir.

 

Üçüncü İncelik: Âyetteki «Zevcelerine, kızlarına ve müminlerin ka­dınlarına...» ifadesindeki tafsilat, hicabın yalnız Resulullah (sav)'ın zev­celerine farz olduğunu iddia edenlerin iddialarını açıkça reddetmektedir.

 Çünkü âyetteki «müminlerin kadınlarına» ifadesi, örtünmenin bütün mü­min kadınlara emredildiğine, onların da bu umumi hitaba dahil olduklarına kesin bir şekilde delalet etmektedir. Bu sarih emir karşısında nasıl olur da müslüman kadınların örtünmesinin farz olmadığı İddia edilebilir? ( GÜZEL BİR SORU )

 

Dördüncü incelik: «Bu onlann tanınıp eza edilmemelerine daha uy­gundur.» âyetinde hicabın farziyetinin hikmeti beyan edilmektedir. Şer'î hükümlerin hepsinde meşru hikmetler vardır. İşte kadınların örtünmelerindeki hikmet de hem onların namuslarının, hem de cemiyetin korunmasıdır.

 

Müfessirlerin cumhuruna göre, âyetteki «tanınıp» kelimesinden mak­sat, hür kadın olduklarının anlaşılması, köle ve cariyelerden temyiz edil­meleridir.

Ebu Hayyan, bu hususta cumhurun görüşünden başka bir görüşü ter­cih etmiştir. Ona göre âyetteki örtünme emri ister hür, ister cariye olsun bütün müslüman kadınlaradır. «Bu, onların tanınıp eza edilmemelerine da­ha uygundur.» âyetini de, «Namus ve iffetle tanınsınlar kî, fasit kimseler onlardan birşey beklemesinler.» şeklinde tefsir etmektedir. Ebu Hayyan'ın görüşünü Bohr-I Muhid'deki ifadeleriyle aynen aktarıyoruz:


«Ayetteki «müminlerin kadınları» ifadesinin zahiri, hür kadınları da cariyeleri de içine almaktadır. Cariyeler için fitne tehlikesi daha çoktur. Çünkü onlar hür kadınlara nisbetle dışarıda daha çok bulunurlar. Cariyeler «müminlerin kadınları» ifadesinin kapsamından çıkarabilmek için çok açık bir delil lazımdır.

 Böyle bir delil olmadığına göre onların da örtünmeleri lazımdır. «Bu, onların tanınıp eza edilmemelerine daha uygundur.» âyetin­den maksat, «Onlar Örtüleri sebebiyle iffetli olarak tanınırlar. Bu sebeble hiçkimse onlara dokunamaz.» demektir. Çünkü hiç kimse mütesettir bir kadına bakamaz, kendisinde böyle bir cesaret bulamaz. Ama kadın açık olursa, ona herkes bakar, çıtlatma yoluyla da olsa arzularını duyurmaya çalışır. Çünkü o, açıklığı ile kendisini teşhir etmektedir.

Bu görüşü Ebu Hayyan’ın çok keskin ve isabetli bir görüşe sahip ol­duğunu göstermektedir. Biz de VE BEN  DE Ebu Hayyan'ın görüşünü tercih EDİYORUM VE ediyoruz. Zira tesettürden maksat budur. Ayrım yapılmadan hür ve cariye mümin kadınların kapanmasıdır.

abdulhamit 27.02.2008 20:01:26
OKUDUĞUMUZ AYET MEALLERİNDE Şöyle bir iddia var.
Peygamberimiz zamanında cariye ve köle Müslüman kadınlarının başları açıktı ve kapatmalarına da izin verilmezdi. Nedeni diğer hür kadınlardan ayırt edilmeleri içindi.

Madem ki, örtünme ayetleri ve başörtüsü Allahın ve Kuranın emridir O halde peygamberimiz onlara bu ayeti Neden uygulamadı ve uygallatmadı da niçin başlarının açık dolaşması istendi dersiniz.

Ahzab 59 ayetinin bana göre hatalı ve eksik tarafı işte bu.BURASI

Bu tefsirine  göre Cariyelerin de iffet ve namusu vardı CARİYE OLDUKLARI İÇİN ONLARIN İFFET VE NAMUSLARI ÖNEMSİZ Mİ OLACAKTI !

ve herşeyden evvel onlar da inanan mümin hanımlardı  ve inanan mümin hanımlar olarak da İNANAN HÜR KADININ NAMUSU NE KADAR ÖNEMLİ İSE CARİYELERİN DE O KADAR ÖNEMLİDİR, ONLAR DA İFFETLİ TANINIP İNCİLTİMEYECEKLERDİR DE.

 
AYETİN HATALI  TEFSİNDE ÇIKAN SONUÇ ŞU: Hür kadınların , hür olduğu anlaşılsın ve inciltilmesin bunun bu şekilde  en elverişli yol olduğunu ayet bize söylerken  hür kadınlar inciltilmesin de cariyeler mi incitilsin ? Bu da ne demek ?

abdulhamit 27.02.2008 20:13:29
Ey Peygamber, hanımlarına, kızlarına bütün müminlerin kadınlarına da söyle" âyeti indiği zaman

İşte, bakın bu ayet sorumuza çok net ışık tutar ( KURAN KENDİ KENDİNİ TEFSİR EDER )

AHZAB-59 :Ey Peygamber, eşlerine ve kızlarına ve inananların ( Mümin ) kadınlarına söyle; dışarı çıkacakları vakit dışarıya mahsus elbiselerini giysinler; bu, onların( Erdemli kadınlar olarak ) tanınıp incinmemelerini daha iyi sağlar ve Allah, suçları örter, rahimdir
 
İŞTE ayet açık ve net, Emir kime veriliyor. Bakalım
1- Peygamberin eşlerine
2- Peygamberin kızlarına
3- İnanan yani mümin olan her kadına ( Cariye olsun olmasın tüm inanan kadınlara, AYRIM YOK )

O halde iddanın geçersiz olduğu ortaya çıktı.


 BİR BAŞKA DELİL
Peygamber efendimiz (sav ) de iddia edilen  tefsiri aynen yapmış olsun yani  ayetin tebliğini eşlerine, kızlarına ve inanan mümin kadınlara şöyle yaptığında

(Ey Nebi, hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına [dışarı çıkarken] dış elbiselerini giymelerini söyle! Bu, onların tanınıp, eza görmemeleri için en uygun kıyafettir.) [Ahzab 59]

Allahü teâlâ, (Hür kadınlar cariyeler gibi giyinmesinler, vücutlarını tamamen örtsünler, böylece cariye olmadıkları da meydana çıksın ve münafık erkekler tarafından da sarkıntıya maruz kalmasınlar) buyurdu. DEMİŞ OLSA

inanan cariyelerin şöyle bir sorusuna muhatap olacağı muhakkaktır( hayali ve sanal bir konuşmayı tefsire uygun canlandıracağım, bakalım nasıl bir konuşma ortaya çıkacak !

İnanan cariyeler: -Ey nebi, Allahın selamı ve bereketi üzerine olsun Kİ. Bizi bu emrin dışında niye  tuttun ! Biz de inanan mümin müslüman BAYAN olarak  MADEM Kİ, BU TANINMA İLE  BAYANLARIN İNCİLTİLMEMELERİ İÇİN EN İYİ EN UYGUN YOLUN DIŞ TESETTÜR OLDUĞU BELİRTİLMİŞ BİZ DE DIŞ ÖRTÜMÜZÜ ÜZERİMİZE ALMAK İSTERİZ VERYANSIN BİZİ DE HÜR SANSINLAR YETER Kİ, BİZ DE MÜNAFIK ERKEKLERİN PİS , HAİN  BAKIŞLARI BİZİ İNCİTMESİN VE BU ŞEHVETLİ BAKIŞLARINDAN SÖZLÜ VE FİİLİ HER TÜRLÜ SALDIRILARINDAN KORUNALIM VE İNCİNTİNMEYELİM

İnanan cariyeler:- Eğer, dış tessettürü bize yasak edecekseniz, bu ayet ile inanan hür kadınlar ile inanan cariyeler arasında bir ayrım olmuyor  mu ? Çünkü hür kadınları tanımaya, onları korumaya, inciltinmemelerine yönelik ayet işte, apaçık ortada İSE

inanan cariyeler:-Biz hür değil ,köle ve cariye olduysak, herşeyden evvel bizim geçek sahibimiz olan Allahın kölesiyiz. ayet ile hür kadınlar koruma altına alınıyor da, bizim de  bize yardım edebilecek Allahtan ve  siz NEBİDEN  başka  KİMİMİZ VAR ? Kimsemiz yok. VE BİZ mümin cariyeleriz . Bizi Allahtan ve nebiden başka kim ve nasıl koruma altına alsın    !

BÖYLECE AYET TEFSİRİNİN HATALI VE EKSİK OLDUĞU KENDİLİĞİNDEN ORTAYA ÇIKIYOR, DOĞRU  VE HATASIZ TEFSİRİN OLABİLMESİ İÇİN HÜR KELİMESİ OLMAYACAK, HİTAB GENEL TÜM MÜMİN HANIMLARA YÖNELİK OLACAK VE BAĞLAYICI OLACAK, OLMALIDIR DA,

O halde doğru ve tefsir nasıldır ? Bir daha bakalım.

AHZAB-59 :Ey Peygamber, eşlerine ve kızlarına ve inananların ( Mümin ) kadınlarına söyle; dışarı çıkacakları vakit dışarıya mahsus elbiselerini giysinler; bu, onların( Erdemli kadınlar olarak ) tanınıp incinmemelerini daha iyi sağlar ve Allah, suçları örter, rahimdir


İŞTE BAKIN BU TEFSİRE GÖRE OLMASI GEREKEN YUKARIDAKİ KONUŞMA NASIL OLACAKTI

İnanan cariyeler: -Ey nebi, Allahın selamı ve bereketi üzerine olsun. Biz DE bu emrin İÇİNDE MİYİZ YOKSA DIŞINDA MI ! Çünkü dış elbiseleri olup ta, kuşananlar hür kadınlar idi.

Resulallah:- Evet, hepinize. Ayrım yok ve artık bundan böyle cariyeler olarak siz de    böyle giyineceksiniz. Rabbimin kesin hükmü ve kelamı bu. ve bu örtü, bu tessettür , bu giyim tarzı bundan böyle    asılar  nesiller boyu sürecek ve müslümanın takva örtüsü olarak adlandırılacaktır ve HERZAMAN bu isimle anılacaktır

abdulhamit 28.02.2008 18:45:50
BİR BAŞKA DELİL

Ayet, çok açık peygamber tarafından hitabın kime yapılacağını belirtiyor, tekrar bakalım

Ey Peygamber, hanımlarına, kızlarına bütün müminlerin kadınlarına da söyle" âyeti indiği zaman

İşte, bakın bu ayet sorumuza çok net ışık tutar ( KURAN KENDİ KENDİNİ TEFSİR EDER )

BÜTÜN MÜMİN KADINLARA SÖYLE DER ( İçinde cariye ve hür ayrımı yoktur . ve yapılmamıştır)


Şayet hatalı tefsirde olduğu gibi bu uygulamanın ve emrin yalnız hür kadınlara yönelik bir ifade olacağı kesin olsaydı, kesin ve kesin bu ifade çok net olarak açıklanırdı,

Ayetin içinde HÜR VEYA CARİYE kelimeleri kesin yer alırdı. Almadığına göre hitab geneldir . örneğin Zira zina eden kölenin cezası, zina eden hür'ün cezasının yarısıdır( Nisa-25 ) gibi hür, köle veya cariye kelimeleri kullanarak hitabın kime yönelik olacağı açıkça belirtilir , belli olur ve ancak böyle bir ifadeyle emir açık ve net olur ve Ayetin hükmü böyle ancak bu şekilde açıklanırdı


İNANAN KADINLARA SÖYLE DEDİKTEN SONRA, ARTIK iş bitti ve kesinleşti, İnanan hür ve inanan cariyeleri de kapsıyan çok geniş bir hitabdır bu. MÜMİN KADINLARI, Münafık erkeklerin pis- hain- ve şehvei bakışlarından , sözlü ve fiili saldırılardan korunmaya yönelik, incitilmemeye yönelik bir tedbirdir bu

BİR BAŞKA DELİL

AHZAB 59 AYETİNİ ve TEFSİRİNİ YALNIZ HÜR KADINLAR İÇİN GEÇERLİ OLDUĞUNU ANLAYAN kesimlere vereceğimiz cevab

NUR 31 ayeti ile bağlantısını ortaya koymak, yine NUR 60 ayeti ile ilişkisini ortaya koymaktır
İslamda ilk tesettür ahzab 59ayeti  ile verilmiş oldu, ondan sonra gelen nur 31 ve 60 ayetleriyle  de bu detaylandırıldı ve pekiştirilmiş oldu.

Dış tesettürün nasıl uygulanacağı Nur 31 ayeti ile detaylandırılmıştır ve zaten dış elbise, ev kıyafetinden farklı olan bir örtü, bir elbisedir( Manto veya çarşaf vs )olmaksızın böyle  bir detayın olmayacağı muhakkatır-Çünkü,nerelerin örtüneceği,  başörtüsünün nereye kadar
sarkacağı  aşikar olan bir örtüye göre yapılmaktadır ki, bu ziynetleri, kadının süsünü en iyi örten bir giysi ki, bu örtünün ev kıyafetinden farkı ADI DIŞ GİYSİDİR.

Hani , NE DİYORLARDI ! tefsirde cariyelerden farklı olarak HÜR KADININ hür tanınması ve bu bakımdan incintilmemesi vardı ve dış giysinin yalnızca hür olanlara mahsus bir giysi olduğunu iddia ediyorlardı ya

Yaşlı bayanlara da dış elbiselerini  şartlı olarak(Süslerini gizlemek üzere  )çıkarma izni verilmiştir. Bu durumda yaşlı mümin bir hanım dış örtüsünü çıkardı diye köle veya cariye mi zannedilecek ve taciz edilecek !

NOT: KURANDA BAŞÖRTÜSÜ YOKTUR DİYENLERE DUYURULUR.

Kuran ahzab 59 ayeti ile birlikte DIŞ GİYSİNİZİ ÜZERİNİZE ALIN denmekle BAŞÖRTÜSÜ İLE YApılan tartışmaya da son noktayı koymuştur. Çünkü bildiğimiz o günkü gibi örf ve adete göre dış giysi başı da örten (Saçı ve başıda örten, Başı açıkta bırakmayan )bir örtü idi
 

abdulhamit 03.03.2008 20:18:40
BÜTÜN BU DELİL VE AÇIKLAMALARDAN SONRA AHZAB 59 AYETİNİN YANLIŞ YORUMLANIP, TEFSİR EDİLDİĞİNİ RAHATÇA SÖYLÜYORuZ Kİ

Tekrardan ve özetle  söylemek gerekirse  Bir dinin mensupları arasında 2 farklı hem de biribirine zıt iki emir birarada olamaz. Birine sen uy bu emri YALNIZ SEN uygulayacaksın bu sana allahın emridir ve mesulsun dedikten sonra bir diğerine sen uyma, bu emri uygulamayacaksın bu sana allahın emri değildir demek;

 İSLAMIN RUHUNA , ÖZÜNE, AYETE, AYETİN İNİŞ SEBEBİNE, AMACINA ,AKLA VE  VİCDANA UYMAZ . UYGUN DA OLMAZ.TEKRAR SORAYIM
UYGUN OLDU MU ? UYDUYSA NE KADARI , NE DERECE UYDU VE UYGUN OLDU.

O HALDE BEN DE İDDİA EDİYORUM Kİ, BÖYLE BİR TEFSİR İSLAMIN RUHUNA, ÖZÜNE , AYETE, AYETİN İNİŞ SEBEBİNE, AMACINA, AKLA VE VİCDANA UYMADI ve TERS DE GELDİ

Ne demek ! ( Biz bunları cariye zannediyorduk da o bakımdan biz bunlara sarkıntılık ve taciz ediyorduk da ne demek ! Madem ki siz bunları cariye zannedip sarkIntılık ediyorsunuz o halde hür hanımlar da kendisİni belli etsin ki, dış giysi ile bunlar birbirinden , cariyelerden ayırt edilsinler de  ve yalnızca hür kadınlar korunsun ve inciltilmemesinler  de ne demek !

Bunları ( O münafıkları ) Haklı çıkarabilecek böyle bir mantık ile alınan böyle bir tedbir olabilir mi ? ( Cariyelerinde iffetli olanları var ve onlar da derler ki :- Biz de iffetli cariyeleriz, namusumuzla incintilmeyi haketmedik ve inciltinmek de istemiyoruz ve bizde bundan böyle kapanacağız ve ALLAHIN EMRİ OLAN DIŞ GİYSİMİZİ GİYECEĞİZ

Ayet yalnızca hür kadınlara yönelik inmemiştir. İnanan tüm hanımlara inmiştir ve açık bir hitabdır ki bu hitab;

DOĞRU MEAL VE  DOĞRU TEFSİR AŞAĞIDAKİ GİBİ OLMALIDIR

AHZAB-59 :Ey Peygamber, eşlerine ve kızlarına ve inananların ( Mümin ) kadınlarına söyle; dışarı çıkacakları vakit dışarıya mahsus elbiselerini giysinler; bu, onların( iFFETLİ kadınlar olarak ) tanınıp incinmemelerini daha iyi sağlar ve Allah, suçları örter, rahimdir

asr27 21.07.2008 20:10:41
ayet gayet açık örtünmek açık olmaktan daha iyidir diyorki gerçekte budur. (tabbi bence)

abdulhamit 21.07.2008 20:21:22
TEŞEKKÜR EDERİM SANA ASR27 KARDEŞİM, DEMEK Kİ YAZDIKLARIM DİKKATİNİ ÇEKTİ VE KONUYA OLUMLU YÖNDE MÜDAHİL OLDUNUZ. ÇOK ARKADAŞLARIMIZIN GÖSTERMEDİĞİ HASSASİYETİ SİZ GÖSTERDİNİZ. TEKRAR TEŞEKKÜRLER


Sayfa: [ 1 ]